EKONOMİ
Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor 30 Mart 2026 Pazartesi - 13:30:43 Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3 bin 38 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, bin 800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. Tüm paydaşlar katıldı Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. Sahada incelemeler yapıldı Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. Özgener: "Katılımcıların ilgisi önemli bir gösterge" Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, "Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza, milletvekillerimize, oda ve borsa başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz." diye konuştu. Çakan: "Yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı artırdı" Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, "Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:18 DMO, Samsun’da iş dünyasıyla buluştu: Yeni iş fırsatları kapıda Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) ev sahipliğinde, Devlet Malzeme Ofisi (DMO) Genel Müdürlüğü iş birliğinde "Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi. DMO Genel Müdür Yardımcısı Kemaleddin Metin, yakın dönemde kamu kurumlarının alımlarını artıracak yeni düzenlemelerin gündemde olduğunu belirterek, bu adımın hem kurumsal kapasiteyi güçlendireceğini hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını söyledi. DMO Genel Müdürlüğü tarafından, kamu kurum ve kuruluşlarıyla yürütülen iş birliğini güçlendirmek, yeni tedarikçilerin belirlenerek yeni iş birliği fırsatlarının oluşması amacıyla, Samsun TSO ev sahipliğinde, "Satın Alma ve Tedarikçi Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Murzioğlu: "DMO yeni iş fırsatlarının kapısını açıyor" Toplantının açılışında konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Devlet Malzeme Ofisi’nin kamu alımlarındaki rolüne değinerek, "Bugün burada, iş dünyamız için önemli fırsatlar barındıran bir başlık etrafında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Kamu alımları ve tedarik süreçleri, firmalarımızın büyümesi, sürdürülebilirliği ve yeni pazarlara erişimi açısından kritik bir alan oluşturmaktadır. Devlet Malzeme Ofisi, kamu alımlarında önemli bir rol üstlenen köklü bir kurumdur. Günümüzün değişen ve gelişen şartlarına uyum sağlayarak yürüttüğü çalışmalarla hem kamu tarafında etkinliği artırmakta hem de özel sektör için yeni iş fırsatları oluşturmaktadır. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu organizasyon da tam olarak bu amaca hizmet etmektedir" ifadelerini kullandı. DMO 100. yılında iş birliği ve yenilik vurgusu DMO Genel Müdür Yardımcısı Kemaleddin Metin, düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, buluşmanın yalnızca bir kurum tanıtım etkinliği olmadığını, kamu merkezi alım ekosistemini paydaşlarla birlikte daha güçlü hale getirmeyi amaçlayan stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Kurumun 100. yılını "gelenekten geleceğe yenilikçi dönüşüm" vizyonuyla kutladıklarını belirten Metin, DMO’nun köklü geçmişinden aldığı güçle Türkiye’nin üretim ve ekonomi temellerini desteklemeye devam ettiğini vurguladı. DMO’nun kamu alımlarında güven, şeffaflık ve verimliliğin merkezi konumunda olduğunu dile getiren Kemaleddin Metin, son dönemde sektörlerle daha yakın çalışan, sahada aktif rol alan ve paydaşlarıyla birlikte değer üreten dinamik bir yapıya dönüştüklerini söyledi. Üretici ve tedarikçilerle doğrudan temas kurduklarını kaydeden Metin, kamu alım süreçlerine katılımı kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların artırıldığını ve taşra teşkilatının yeniden yapılandırılarak daha erişilebilir bir sistem oluşturulduğunu dile getirdi. Yeni düzenlemelerle kamu alımlarında verimlilik hedefleniyor Konuşmasında ticaret ve sanayi odalarıyla geliştirilen iş birliklerinin önemine dikkati çeken Metin, bu sayede illerin üretim kapasitesinin daha etkin değerlendirileceğini ve Türkiye genelinde kapsamlı bir tedarikçi ile ürün envanteri oluşturulacağını ifade etti. Bu çalışmaların kamu alımlarına daha geniş katılım sağlayacağını vurgulayan Metin konuşmasını söyle tamamladı: "Yerli üretimin güçlenmesi ve yenilikçi çözümlerin sisteme dahil edilmesi açısından da kritik. Yakın dönemde kamu kurumlarının DMO üzerinden alımlarını artırmaya yönelik yeni düzenlemeler gündemde. Bu adım, kurumsal kapasitemizi güçlendirecek, kalite standartlarımızı yükseltecek ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sunacak. Aynı zamanda firmalar için daha sürdürülebilir ve düzenli bir pazar oluşturacak; kurulacak iş birlikleriyle tedarikçi ve ürün portföyümüzü genişleterek ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağız." Zengince: "Samsun küresel rekabet gücünü artırıyor" Vali Yardımcısı V.-Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince de yaptığı konuşmada, Samsun’un Karadeniz Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, şehrin sanayi, tarım, ticaret, eğitim, sağlık ve kültür alanlarındaki güçlü yapısı, ulaşım ve lojistik imkanları, stratejik konumu ve gelişmiş üretim kapasitesiyle Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı; Samsun’un küresel rekabet gücünü artırarak üretim merkezi olma hedefi doğrultusunda ilerlediğini ifade eden Zengince, gerçekleştirilecek tüm üretim ve ticari faaliyetlerin şehrin, bölgenin ve ülke ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlamasını temenni etti. Devlet Malzeme Ofisi III Nolu Satınalma Daire Başkanı Pınar Sönmez, II Nolu Satınalma Daire Başkanı Mustafa Orak ve V Nolu Satınalma Daire Başkanı Yusuf Demirtaş, kürsüye gelerek, Devlet Malzeme Ofisinin satın alma süreçleri, tedarik usulleri, katalog uygulamaları, müteferrik alımlar, tedarikçi kayıt süreçleri ve Sağlık Market uygulaması başta olmak üzere Kurumun güncel faaliyet ve uygulamalarına ilişkin katılımcıları bilgilendirdi. Konuşmalarda, firmaların DMO ile çalışma usulleri, ihalelere katılım süreçleri ve tedarikçi olma şartları detaylı şekilde ele alındı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:48 Devletin desteği ile kendi işinin sahibi oldu Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), engelli bireyler ve eski hükümlüler için hayata geçirdiği hibe destek programıyla, kendi işini kurmak isteyen vatandaşlara yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Program kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere ise 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Bu destekler, dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımını artırırken, istihdama da katkı sağlıyor. İŞKUR’un destek programından faydalanan isimlerden biri olan Ferhat Gül, hayalini kurduğu terzi dükkanını açarak kendi işinin patronu oldu. Projesi onaylanan Gül, aldığı hibe ile iş yerini kurdu, gerekli ekipmanları temin etti ve mesleğini icra etmeye başladı. Ferhat Gül, "Terzilik sektöründe yetiştim. İŞKUR Genel Müdürlüğü’nün sunduğu projeye başvurdum ve kendi işimi kurma fırsatı yakaladım. Çok şükür bir buçuk yıldır bu işi sürdürüyorum. Proje olmasaydı belki hayatım farklı yerlere gidebilirdi. Bize yol gösterdiler, destek oldular. 300 bin kadar hibe desteği ile makinemi alarak iş yerimi açtım ve devam ettiriyorum" dedi. İŞKUR Niğde İl Müdürü Ali Bingül ise, İŞKUR’un hibe programları ile engelli bireylerin ve eski hükümlülerin topluma kazandırılması sağlarken, aynı zamanda istihdam ortamı oluşuyor diyen Bingül başarılı projeler sayesinde birçok kişinin kendi işini kurarken, ekonomiye de aktif katkıda bulunduğunu kaydetti. Bingül, "Devletimiz, vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunmak için çok yönlü projeler yürütüyor. Engelli ve eski hükümlü projelerimiz, engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden kesilen ceza paralarıyla finanse ediliyor. Onaylanan projeler kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Projeler 3 yıl sonunda başarılı şekilde tamamlanırsa, alınan demirbaşlar tamamen vatandaşımıza kalıyor" ifadelerini kullandı. Bingül, projelerden yararlanmak isteyenler için aranan şartların ise 18 yaşını tamamlamış olmak, engelli ise en az yüzde 40 rapora sahip olmak, eski hükümlü ise belgeye sahip olmak, emekli olmamak ve aktif iş yeri sahibi olmamak, gerekli mesleki belge, diploma veya sertifikalara sahip olmak olarak açıkladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:45 Doğudaki ihracatçılardan Ermeni sınır kapısı beklentisi Erzurum’da Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ev sahipliğinde ihracat zirvesi gerçekleşti. Toplantıda konuşan DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, "Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz" dedi. Türkiye’nin ihracatının sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve ihracatçı firmaların sorunları ile taleplerini değerlendirmek amacıyla İzmir, Trabzon, Mersin, Bursa, Gaziantep, Denizli, Ankara ve Antalya’da organize edilen ’TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları’nın dokuzuncusunu, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliğinin ev sahipliğinde Erzurum’da gerçekleştirildi. 2025 yılında 3 milyarlık ihracaat DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, burada yaptığı konuşmada her türlü zorluğa rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam eden, ihracatlarıyla ülkeye değer katan tüm ihracatçılara teşekkür ettiklerini vurgulayarak, "Sizlerle gurur duyuyoruz. Bugün aslında çok önemli bir coğrafyadayız. 1937 yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türkiye’nin ilk ihracatçılar birliğinin bulunduğu bir bölgedeyiz. Bu topraklar geçmişte ticaretin ve sanayinin güçlü olduğu bir merkezdi. Biz de o gücü yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 17 ile hizmet veriyoruz. 6 ülkeye komşuyuz ve 8 sınır kapısına sahibiz. Bu gerçekten çok büyük bir avantaj. Geçtiğimiz yıl ihracatımızı 3 milyar dolar seviyesinde kapattık ve yüzde 16 büyüme sağladık. Türkiye ortalamasına göre hızlı büyüyen bir birliğiz. Ama açık konuşmak gerekirse bu rakam bize yetmez. Bu potansiyelin çok daha üzerinde bir ihracat kapasitemiz var. Özellikle sanayileşme konusunda daha fazla adım atmamız gerekiyor. Devletimizin de desteğiyle bu bölgede sanayiyi daha da güçlendireceğimize inanıyorum" dedi. Ermenistan sınır kapısı vurgusu "Eskiden de söylendiği gibi ’Güneş doğudan doğar, ihracat doğudan yükselir.’ Biz de bu anlayışla çalışıyoruz ve bu hedefi hep birlikte gerçekleştireceğiz" diyen Başkan Tanrıver, "Önümüzde önemli fırsatlar var. Özellikle Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz. Aynı şekilde Suriye hattında da hareketlilik başladı. Bu gelişmeleri çok önemsiyoruz ve buna hazırlıklı olmak zorundayız. İhracatçının en büyük sorunlarından biri finansmana erişim. Bu nedenle Eximbank irtibat ofisini bölgemize kazandırdık. Türk Ticaret Bankası da şube açtı. Bu gelişmeler, ihracatçılarımız için çok önemli. Ancak buradan bir çağrımız var: Doğu Anadolu’ya pozitif ayrımcılık yapılmalı. Batıda finansmana ulaşmak daha kolay, biz ise burada biraz daha zorlanıyoruz. 2025 yılında Türkiye olarak 273,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. 2026 hedefimiz 282 milyar dolar. Biz de birlik olarak bu yıl hedefimizi 3,5 milyar dolar olarak belirledik. Bunu da ancak birlik ve beraberlikle başarabiliriz" şeklinde konuştu. "Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı" Bölgede 10 bine yakın aktif ihracatçı olduğunu söyleyen Ethem Tanrıver, "Türkiye genelinde bu sayı 130 bin civarında. 2025 yılında 7 bine yakın firmamız ihracat yaptı. Bu sayıyı daha da artırmak istiyoruz. Coğrafi olarak çok avantajlıyız. Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye’ye çok kısa mesafedeyiz. Karayoluyla birkaç saat içinde bu ülkelere ulaşabiliyoruz. Bu avantajı iyi değerlendirmeliyiz. Bu bölgenin en büyük gücü genç nüfusu. Çalışan, üretmek isteyen bir toplumumuz var. Batıda işçi bulmak zorlaşırken, bizim böyle bir sorunumuz yok. Ancak kalifiye eleman konusunda eksiklerimiz var. Bu konuda da devletimizle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı. Biz de o günlere yeniden dönmek istiyoruz. Bu potansiyel bizde var" diye konuştu. TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin de konuşma yaptığı program "İhracatçılar Soruyor" ve "İhracatçılar için Finansman Destekleri" başlıklarıyla devam etti.
Japonya’daki raylı sistem Türkiye’de Japon Konutları’nda
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:56 Japonya’daki raylı sistem Türkiye’de Japon Konutları’nda Raylı sistem olarak bilinen sismik izolatörlü yapıları projelerinden kullandıklarını belirten Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, "Biz, projelerimizde sismik izolatör kullanıyoruz. Teknik olarak bina ve zemin arasında yer alan izolatör zeminde yaşanan depremin ve etkilerinin yukarıda bulunan yaşam alanlarında çok az hissedilmesini sağlıyor. Böylece can ve mal güvenliği korunmuş oluyor ayrıca psikolojik olarak da bireylerin rahat yaşamasına katkı sağlıyor" dedi. Dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan ‘Pasifik Ateş Çemberi’ üzerinde yer alan Japonya’da meydana gelen depremler ve akabinde yetkililerce tsunami uyarıları verildiği bilgilerini sıklıkla alıyoruz. En son geçtiğimiz ay Japonya’da 7,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi ve bu depremin ardından can kaybının yaşanmadığı ve yaralı sayısının ise yalnızca 50 olduğu açıklandı. Japonya’da depreme dayanıklı binalar ve deprem izolasyon sistemi ise yeniden merak konusu oldu. Yüksek inşaat mühendisi ve makine mühendisi olan Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, Japonya’da geliştirilen bu uygulamaları, yerinde incelemelerini ve bu teknolojileri Türkiye’de inşa etmekte oldukları Japon Konutları projesine nasıl uyguladıklarını anlattı. Japonya’daki raylı sistem Türkiye’deki konut projesinde Raylı sistem olarak bilinen sismik izolatörlü yapılar Türkiye’de 100 yatak ve üzeri kapasitesi bulunan kamu hastanelerinde kullanılmaya uzun yıllar önce başlandı. Türkiye’de bu teknolojinin kullanıldığı ilk konut projelerinden biri ise Japon Konutları. Hocaoğlu ve ekibinin Japonya’da yerinde yaptığı incelemeler doğrultusunda hem Japonların konuya yönelik bakış açıları hem de geliştirdikleri teknolojiler örnek alınarak Türkiye’de yapılan konut projesinin ikinci etabına başlandı. İstanbul Sancaktepe’de yapımı devam eden konutların sismik izolatörlü ikinci etabı yoğun ilgi gördü. "Projelerimiz kontrollü hasar değil sıfır hasar prensibiyle geliştiriliyor" Hocaoğlu, depremde hasarsızlık ilkesi ile hareket ettiklerini belirterek, "Sıfır hasar statik anlamda kolon, kiriş, duvar, döşeme dahil hiç bir aksamın hasar almayacak şekilde tasarlanması prensibidir. Japonların bir sözü var: "Binalar insanları korumak için var" bina depremden öncede sonrada vatandaşa güven vermeli" şeklinde konuştu. Deprem izolasyonu Hocaoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’de raylı sistem olarak bilinen deprem izolasyonunun farklı yöntemleri var. Biz projelerimizde sismik izolatör kullanıyoruz. Teknik olarak bina ve zemin arasında yer alan izolatör zeminde yaşanan depremin ve etkilerinin yukarıda bulunan yaşam alanlarında çok az hissedilmesini sağlıyor. Deprem kuvvetinin altta sönümlenmesiyle insanların yaşadıkları alanda rahat bir şekilde depremi atlatmalarını sağlıyor. Böylece can ve mal güvenliği korunmuş oluyor ayrıca psikolojik olarak da bireylerin rahat yaşamasına katkı sağlıyor. "Güvenlik, konfor, huzur hedefliyoruz" Üretmekte olduğumuz Japon Konutları projelerini öncelikle sağlam zemin üzerine kurguluyoruz. Sismik izolatör kullanarak depremde sıfır hasar hedefliyoruz. Binalarımızda C40 ve üzeri beton kullanıyoruz. Tüm mühendislik ve mimari tasarımlarımızı hasarsızlık prensibi ile geliştiriyoruz. Japonya’da yaşanan bu depremde de önceki depremlerde de çok az hasarla süreç atlatıldı, bu da Japonların konuya bakış açısı ve geliştirdikleri izolatörlü, güvenli binalar sayesinde mümkün oldu."
Gökova mahallesinin yolları yenileniyor
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:51 Gökova mahallesinin yolları yenileniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Ula’nın Gökova Mahallesi’nde Kozlukuyu olarak bilinen Gökova Yolu güzergâhında sıcak asfalt yenileme, kaldırım ve cep otoparkı imalatlarını sürdürüyor. Ula Belediyesi ile yapılan protokol kapsamında lokal olarak yağmursuyu boru geçişi ve zemin iyileştirme çalışmaları tamamlandı. Bin 400 metrelik hatta sıcak asfalt kaplama, çift taraflı kaldırım, cep otoparkı düzenlemeleri devam ediyor. Çalışmalarla birlikte uzun süredir altyapı ve üstyapı sorunları nedeniyle yıpranan yolun daha güvenli ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor. Muhtar Bavut: "Talebimizi karşılayan Ahmet Başkan’a teşekkür ederim" Ula Muhtarlar Derneği Başkanı ve Gökova Mahalle Muhtarı Ulaş Bavut, "Bazı altyapı çalışmaları nedeniyle yolumuz bozulmuştu. Ahmet Başkanımızdan yolumuzun yenilenmesini talep ettik. Talebimizi olumlu karşıladı. Muğla’nın her noktasına gösterilen değerin Gökova’ya da yansıtılmasından memnunuz. Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yasakçı: "Vatandaşlar daha rahat güvenli bir yolda seyahat edecek" Yapılan sıcak asfalt çalışmasıyla birlikte vatandaşların daha rahat ve güvenli bir şekilde seyahat edebileceğini söyleyen Gökova sakinlerinden Mustafa Yasakçı, "Yolumuzu yenilediği için Ahmet Başkanımıza çok teşekkür ederiz. Yolumuz önceden döşemeydi bazı yerler bozuluyordu ve bakımı zordu. Şimdi sıcak asfalt yapılıyor. Vatandaşlar daha rahat güvenli bir yolda seyahat edecek." diye konuştu. Başkan Aras: "Vatandaşlarımızın günlük hayatını kolaylaştırmaya devam ediyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızın her noktasında vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıran çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL yol yatırımı gerçekleştirirken, 180 bin metre yeni yol ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladık. 2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metreyi aşkın yol çalışmasını hayata geçirmeyi planlıyoruz. Gökova’da yürütülen bu çalışmayla, yol güvenliği artırılırken aynı zamanda mahalle dokusuyla uyumlu, düzenli bir ulaşım altyapısı oluşturuyoruz. Bizim için merkez-kırsal ayrımı yok, her mahallemiz eşit hizmeti hak ediyor. İhtiyaç olan her noktada yatırımlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.
Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:39 Memur-Sen Başkanı Yalçın: "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2025 yılının Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,89 olarak açıklandı. Bu rakamla birlikte, kamu görevlileri ve emeklilerinin zam oranı yüzde 18,60 olarak belirlendi. Açıklanan rakamların ardından Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Yalçın, son 2 toplu sözleşmenin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını ve Memur-Sen olarak imza atmadıklarını hatırlatarak, "İlkelerimizi ortaya koyduk, direncimizi ortaya koyduk. Böyle bir belirsizliğe kamu görevlisinin ve emeklisinin göz göre göre itilmesine rıza göstermedik. Kamu İşveren heyeti ve kamu yöneticileri beklentilerimize, tespitlerimize, tekliflerimize hayal diyordu. ‘Memur-Sen fazla istiyor’ diyorlardı. Ama bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen’in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğunu yıllık enflasyon oranı, enflasyon farkı göstermektedir" şeklinde konuştu. "Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" Zam oranlarının yetersiz olduğunun altını çizen Yalçın, "Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamların baskılanmasına rağmen gerçekler apaçık ortada. Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan taban aylığa bin lira ilaveyle ve 10 puan dahil 58 bin 300 lira olacak. 58 bin 300 lira maaş alan birisi nasıl evlilik hayali kuracak? Nasıl ev tutacak? Nasıl içini nasıl donatacak? 30 yıllık bir hizmetli, emekliliğe ayrıldığında 983 bin lira emekli ikramiyesi alacak. Bu parayla ev alınır mı? Başını sokacak 1 + 1 daire değil, kulübe bile alamaz. Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri artık tekrar hak ettiği seviyeye gelmek istiyor" değerlendirmesinde bulundu. Yalçın, kamu personel sistemi sorunlarının görünür hale geldiğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamuya dair asimetrik bu durum artık hem toplu sözleşme masasını hem de kurumsal ciddiyeti zedeliyor. Tali yollardan, tekil düzenlemelerden ve geçici çözümlerden vazgeçip artık doğasıyla, ruhuyla ve kapsayıcılığıyla; dağınıklığın giderildiği, kurumsal adaletsizliğin bittiği ve çalışma barışının sağlandığı kamu personel sistemine ilişkin köklü çalışmanın yapıldığı bir zemine geçilmeli. İşe alımdan yükselmeye kadar, maaş sisteminden disiplin hükümlerine kadar, kadrolardan sosyal güvenliğe kadar, sosyal haklardan emeklilik sistemine kadar yeni bir bakış açısıyla toptan ele almaya ihtiyaç var. Bu konuda devlet tarafından söylemle niyet gösterildi. Şimdi eylemle işi icraate dökme vaktidir. Memur-Sen, yapılacak çalışmanın mütemmim cüz’üdür. Her zaman olduğu gibi elimizi değil taşın altına koymaya hazırız yeter ki; sorunun varlığını kabul eden anlayışla ortak noktada buluşma hassasiyeti gösterilsin." "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" Kamu işvereninin sahanın tepkilerini ve kamu görevlilerinin tekliflerini duymadığını belirten Yalçın, "Kamu personel sistemine ilişkin yapılacak köklü çalışmanın reformist çalışmanın tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme yasamız olmalıdır" ifadelerini kullandı. "Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır" Hükümetten 3 konuda beklentileri olduklarını vurgulayan Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi geçmiş kayıplarımızı ve hakemin hatasını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılmasıdır. Kamuda çalışma barışının sağlanması ve ücret adaletsizliğinin bitirilmesi için bu şarttır. İkincisi çalışma barışı ve ücret dengesi için; Kamu Personel Sisteminde çalışma yapılması. 2026 yılı bu çalışmanın yapılıp, kamu personel sistemindeki çarpıklıkların giderildiği yıl olsun. Üçüncüsü ise 4688 sayılı Kanunun; süre, yetki, taraf, tutanak sistemi ve Hakem Kurulu yönüyle eksikliklerinin giderilmesi, evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesidir. Kamu İşvereni ve Hükümet; ajandasının en başına bu 3 başlığı not etmeli. Yıl sonuna kadar bu çalışma yapılıp tamamlamalıdır. Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır." Ayrıca Yalçın, açıklanan rakamların ardından eylem planlarının da gündemde olduğunu ifade etti.
Giresun’da tarım ve sulama yatırımları
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:37 Giresun’da tarım ve sulama yatırımları Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, 2025 yılında il genelinde gerçekleştirilen altyapı ve su yatırımlarının bilançosunu açıkladı. İl Özel İdaresi ve Devlet Su İşleri (DSİ) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, taşkın korumadan tarımsal sulamaya kadar birçok proje hayata geçirildi. Giresun’da su kaynaklarının verimli kullanılması ve afet risklerinin azaltılması amacıyla 2025 yılı yatırım yılı olarak kayıtlara geçti. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yapılan çalışmaların günü kurtarmaya yönelik değil, şehrin geleceğini inşa etmeye odaklı stratejik adımlar olduğunu vurguladı. Bölgenin coğrafi yapısı gereği en önemli risk faktörlerinden biri olan sel ve taşkınlara karşı 2025 yılında kapsamlı önlemler alındı. Açıklanan verilere göre; dere yataklarını kontrol altına almak ve taşkın riskini azaltmak amacıyla yıl boyunca toplam 14 bin 100 metre taşkın kontrol tesisi inşa edildi. Bu çalışmalar kapsamında 58 bin 926 metreküp taş duvar imalatı gerçekleştirildi. Ayrıca rüsubat kontrolünü sağlamak için dere yataklarına 12 adet tersip bendi yapılırken, vatandaşların güvenli ulaşımını sağlamak amacıyla 58 adet araç ve yaya köprüsü ile dere geçiş yapısı tamamlanarak hizmete sunuldu. Yatırımların bir diğer önemli ayağını ise içme suyu projeleri oluşturdu. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşların temiz ve sağlıklı suya erişimini güvence altına almak için 337 bin 650 metre içme suyu boru hattı döşendi. Su depolama kapasitesini artırmak amacıyla ise 39 adet polietilen su deposu inşa edildi. Giresun’un tarımsal potansiyelini artırmak amacıyla sulama altyapısına da önemli yatırımlar yapıldı. 2025 yılında şehre 1 baraj, 1 gölet ve 1 sulama tesisi kazandırıldı. Çiftçilerin üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlamak hedefiyle 8 bin 420 metre sulama hattı çekilirken, 20 adet sulama sanat yapısı tamamlandı. Vali Serdengeçti, suyun her damlasını planlayan bir anlayışla hareket ettiklerini belirtti. Serdengeçti, "Yapılan bu yatırımlar sadece bugünü değil, Giresun’un geleceğini şekillendirmektedir. Hem vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayan taşkın koruma projelerimizle hem de toprağımıza bereket katan sulama tesislerimizle şehrimizin altyapısını güçlendirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
EKK: "2026’da enflasyonla mücadeleyi yapısal reformlarla destekleyeceğiz"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 15:27 EKK: "2026’da enflasyonla mücadeleyi yapısal reformlarla destekleyeceğiz" Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ilk toplantısının ardından yaptığı açıklamada dezenflasyon sürecinin devam ettiğini belirterek "2026 yılında para ve maliye politikalarını eşgüdüm içinde uygulayarak enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ilk toplantısının ardından yaptığı yazılı açıklamada ekonomi programının sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. EKK tarafından yapılan yazılı açıklamada, uluslararası rezervlerin tarihi yüksek seviyeye ulaştığı ve rezerv yeterliliğinin uluslararası standartlarda güçlendiği belirtilerek, "Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) 2026 yılı ilk toplantısını bugün gerçekleştirmiştir. Kararlılıkla uyguladığımız ekonomi programı sayesinde elde ettiğimiz kazanımları 2025 yılında daha da ileriye taşıdık. Rezervlerimiz tarihi yüksek seviyeye ulaşmış ve uluslararası standartlarda rezerv yeterliliği sağlanmıştır. Türk lirası varlıklara duyulan güven artmış ve önemli bir koşullu yükümlülük olan Kur Korumalı Mevduat (KKM) sonlandırılmıştır. Ülke risk primimiz, 2018 yılı Mayısından sonraki en düşük seviyesine gerilemiş, böylece kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azalmış ve daha uygun koşullarla dış finansmana erişim artmıştır" ifadeleri yer aldı. "Büyüme, istihdam ve cari denge olumlu seyrini sürdürdü" Kurul açıklamasında, ekonomik büyümenin dengeli yapısına dikkat çekilerek, "Tüketim ve yatırımın dengeli görünümü ile ekonomimiz ilk üç çeyrekte yıllık yüzde 3,7 büyümüştür. Mal ve hizmet ihracatımızdaki artışın etkisiyle 2025 yılsonunda milli gelire oranla yüzde 1,4 civarında öngördüğümüz cari açık, sürdürülebilir seviyelerde korunmuştur. İşsizlik oranı 31 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Dezenflasyon süreci devam etmiş ve yıllık enflasyon son dört yılın en düşük seviyesi olan yüzde 30,89’a gerilemiş, temel mal enflasyonu ise yüzde 17,7 seviyesine inmiştir. Yüksek deprem harcamalarına rağmen mali disiplin korunmuş, kamu borçluluğu düşük seviyesini sürdürmüştür" değerlendirmesi yapıldı. "Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz" EKK açıklamasında enflasyon hedeflerine ilişkin şu değerlendirme yapıldı: "Enflasyonla mücadeleyi, kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar çok boyutlu, koordineli ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. 2026 yılında para ve maliye politikaları ile bütüncül bir yaklaşım ve eşgüdüm içinde atacağımız adımlarla enflasyonla mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu çabalarımızı sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alanda uyguladığımız arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da destekliyoruz." Cari dengede kalıcı iyileşme hedefi doğrultusunda enerjide arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılmasının önem taşıdığına yer verilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Enerji ve doğal kaynaklarımızın etkin kullanımını sağlayacak ve yenilenebilir enerji kapasitemizi artıracak yatırımlara öncelik veriyoruz. 2025 yılı Temmuz ayında yapılan kanun değişikliğiyle, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla izin ve onay süreçleri sadeleştirilmiştir. Jeotermal enerji kurulu kapasitesinde Avrupa’da ilk sırada yer alan ülkemizin, bu alanda küresel ölçekte lider konuma ulaşmasına yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz. İklim değişikliğinin getirdiği riskler ve artan gıda talebi; tarımda verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı politikaları zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda, planlı ve sözleşmeli üretime, modern tarım teknoloji uygulamalarının yaygınlaştırılmasına, yenilenebilir enerji kullanımına, sulama yatırımlarına ve organize tarım bölgelerinin artırılmasına öncelik veriyoruz. Türkiye, jeopolitik konumu ve güçlü altyapısı sayesinde uluslararası taşımacılıkta önemli bir konumdadır. Altyapı yatırımları, rekabet ve üretim gücümüzü artıracak şekilde bütüncül bir yaklaşımla önceliklendirilmektedir. Bu kapsamda, sanayi bölgeleri ve limanların mevcut demiryolu ağına bağlantısını sağlamak üzere önceliklendirilmiş iltisak hatları programı tamamlanacaktır. Böylece üretim bölgelerini demiryoluyla limanlara bağlayarak, iç ve dış pazara erişim artırılacaktır. Bu kapsamda bugün yapılan EKK toplantısında ele alınan temel hususlar şunlardır, lojistik altyapının geliştirilmesi ve demiryolu-liman bağlantılarına yönelik çalışmalarda mevcut durum değerlendirilerek atılması gereken ilave adımlar istişare edilmiştir. Ülkemizde jeotermal enerji kaynakları, kullanım alanları ve jeotermal enerji potansiyeline ilişkin konular değerlendirilmiştir. Tarım sektöründeki son dönem gelişmeler ile tarımsal desteklerin etkileri ele alınmıştır. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda uyguladığımız programla elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek, ekonomide dönüşümü sağlayarak verimliliği ve rekabet gücümüzü artırmak için politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. 2026 yılında yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizi destekleyecek, enflasyonla mücadelemizi güçlendirecek yapısal reformları hayata geçireceğiz."
Van’da yüzyılın konut projesinin kura çekimleri yapıldı
05 Ocak 2026 Pazartesi - 13:30 Van’da yüzyılın konut projesinin kura çekimleri yapıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Van’da inşa edilecek 6 bin 803 konutun hak sahiplerini belirlemek amacıyla kura çekimi gerçekleştirildi. Van Devlet Tiyatrosu Salonu’nda düzenlenen kura töreninde, Van merkez ve ilçelerinde yapılacak projeler için konut alma hakkı ve konut belirleme kurası noter huzurunda yapıldı. Kura sonucunda asil ve yedek hak sahipleri belirlendi. Yoğun katılımın olduğu kura çekimi, salonda ve canlı yayın aracılığıyla vatandaşlar tarafından büyük ilgiyle takip edildi. Kura heyecanı yaşayan binlerce aile, yeni yuvalarına kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, yüz yılın konut projesi kapsamında 81 ilin tamamında inşa edilecek 500 bin sosyal konutun Van’daki hak sahiplerini belirlediklerini belirtti. Bakan Yardımcısı Bulut, "Bu kapsamda ilimizde 6 bin 803 konutun kura çekimini gerçekleştiriyoruz. Sizlerle bir araya gelmekten, hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyor; bizleri bağrına basan her bir Vanlı kardeşime gösterdikleri vefa ve muhabbet için yürekten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, şimdiden yeni yuvalarımızın hayırlı olmasını diliyor, hak sahibi olacak vatandaşlarımıza yeni evlerinde aileleriyle birlikte ağız tadıyla oturmalarını temenni ediyorum" dedi. Barınmanın insanın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu dile getiren Bulut, "Bu nedenle ailesiyle birlikte güvenli bir çatı altında yaşamak her vatandaşımızın en doğal hakkıdır. AK Parti iktidarları olarak 23 yıldır eser ve hizmet siyasetimizin merkezine her zaman insanı aldık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye; sanayiden tarıma, çevreden şehircilik alanına kadar her alanda olduğu gibi konut alanında da vatandaşlarımızın yanında olduk. Özellikle dar gelirli ailelerimizin ev sahibi olması, öncelikli gündem maddelerimizden biri oldu. Bu anlayışla TOKİ Başkanlığımız eliyle, sosyal donatılarıyla birlikte bugüne kadar 1 milyon 750 bin konut ürettik" diye konuştu. "Van Stadyumu’nun fizibilite çalışmaları devam ediyor" Van’da yaklaşık 100-120 milyar liralık bir yatırımlarının bulunduğunu ifade eden Van Valisi Ozan Balcı ise "Bu yatırımların 3 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Projeler tamamlandığında ise Vanlı hemşerilerimize yaklaşık 30-35 bin kişilik istihdam sağlanacak. Bunun son derece önemli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Ayrıca TOKİ Başkanımızın da ifade ettiği üzere, Van Stadyumu’nun fizibilite çalışmaları devam ediyor. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a ve Gençlik ve Spor Bakanımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 500 bin konut kampanyası kapsamında Van’da yeni sosyal konutlar inşa edileceğini dile getiren TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur da "Bugün, bu kampanyanın ikinci aşaması olan hak sahiplerini belirleme kurasının heyecanını ve mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bu proje, devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut hamlesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva sağlayacaktır. Kampanyaya; Van merkez ilçelerimiz başta olmak üzere Başkale, Çaldıran, Erciş, Gevaş, Gürpınar, Muradiye, Özalp ve Saray ilçelerimizden toplam 64 bin 824 vatandaşımız başvuruda bulunmuştur. Noter ve sizlerin huzurunda birazdan kuralar çekilecek; burada bulunmayan vatandaşlarımız da süreci canlı olarak takip edebilecektir. Yapılacak kura sonucunda 6 bin 803 hak sahibi belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza, sağlık, huzur ve güven içerisinde yaşayacakları sıcak yuvalar inşa edeceğimizi şimdiden müjdelemek istiyorum" dedi. Kura törenine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, Van Valisi Ozan Balcı, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Vali yardımcıları, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
TT Ventures, CES Yatırım Ortaklığı ile küresel bağlantılarına güç katıyor
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:42 TT Ventures, CES Yatırım Ortaklığı ile küresel bağlantılarına güç katıyor TT Ventures, dünyanın en büyük teknoloji ve inovasyon etkinliklerinden Consumer Electronics Show (CES) kapsamında küresel teknoloji ve yatırım ekosistemiyle stratejik temaslarını güçlendiriyor. Türk Telekom, TT Ventures ile Türkiye’nin girişim ekosistemine destek vermeyi sürdürüyor. Türkiye’de girişim ve inovasyon kültürünün gelişmesine 10 yılı aşkın süredir önemli katkılar sunan TT Ventures, yenilikçi girişimleri destekleyerek hem Türkiye’de hem de dünyada ölçeklenebilir iş modelleri geliştirmesine destek oluyor. San Fransisco’daki ofisi ve uluslararası bağlantılarıyla yerli girişimleri küresel sahneye taşıma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren şirket, her yıl girişimleri, teknoloji devlerini ve yatırım fonlarını aynı zeminde buluşturan CES organizasyonunun Investor Partnership (Yatırımcı Ortaklığı) programına dahil oldu. Vegas’ta 6-9 Ocak 2026 tarihleri arasında "AI Her Yerde" temasıyla gerçekleştirilecek CES öncesi programa dahil olarak stratejik bir adım atan şirket, küresel yatırımcı bağlantılarına güç kattı. Yatırımcı Ortaklık Programı kapsamında CES’te gerçekleştirilecek özel buluşmalar sayesinde TT Ventures girişimleri, küresel yatırımcı ekosistemiyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Aynı zamanda bu platform, Türkiye’nin yenilikçi girişimlerini ve teknoloji yatırım ekosistemini uluslararası yatırımcılarla buluşturarak Türkiye’nin teknoloji alanındaki yetkinliğini küresel ölçekte daha da görünür hale getirecek.
Memur ve emeklinin maaş zammı belli oldu
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:28 Memur ve emeklinin maaş zammı belli oldu Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verileriyle birlikte, milyonlarca memur, memur emeklisi, SSK ve Bağ-Kur emeklisinin 2026 yılının ilk yarısında alacağı zam oranı belli oldu. TÜİK, 2025 yılının son enflasyon verisi olan aralık ayı rakamlarını açıkladı. Bu veriyle birlikte, 2025 yılının ikinci 6 aylık dönemine ait enflasyon verileri de netleşti. Enflasyon temmuz ayında 2,06, ağustos ayında 2,04 ve eylül ayında 3,23, ekim ayında 2,55 ve kasım ayında 0,87 olarak açıklanmıştı. Aralık ayında ise enflasyon 0,89 olarak açıklandı. SGK ve Bağ-Kur emeklileri aralık ayı verisinin 0,89 olarak açıklanmasıyla birlikte 6 aylık enflasyon toplamda yüzde 12,19 oldu. Böylece SGK ve Bağ-Kur emeklileri ocak ayında yüzde 12,19 zammı hak etmiş olacak Memur ve memur emeklilerinin maaş zammı, 8. Dönem Toplu Sözleşme hükümleri uyarınca belirleniyor. Toplu sözleşme gereği memurlar, bu ay yapılacak yüzde 11’lik toplu sözleşme zammına ek olarak, 2025’in ikinci 6 ayındaki enflasyonun, Temmuz 2025’te aldıkları zam oranını aşan kısmı kadar "enflasyon farkı" alıyor. Buna göre, memur ve memur emeklisi için 6 aylık enflasyon farkı yüzde 6,85 olarak gerçekleşti. Bu farka yüzde 11 toplu sözleşme zammı eklendiğinde memur ve emeklisinin 2026 yılı ilk 6 aylık dönem için maaş zammı yüzde 18,61 oldu.
Bakan Bolat: "Yıllık enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti"
05 Ocak 2026 Pazartesi - 12:25 Bakan Bolat: "Yıllık enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti" Yıllık enflasyonun Aralık ayında yüzde 30,89’a gerileyerek son 49 ayın en düşük seviyesine indiğini belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ekonomik büyüme, istihdam artışı, ihracat artışı ve cari işlemlerdeki dengeli görünümle birlikte enflasyonda görülen gerileme Türkiye ekonomisinde toparlanma ve dengelenme sürecinin başarıyla devam ettiğini göstermektedir" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, enflasyon rakamlarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede yıllık enflasyonun Aralık ayında yüzde 30,89’a gerileyerek son 49 ayın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini duyurdu. Bolat, ekonomideki toparlanma sürecinin güçlenerek sürdüğünü dile getirdi. Bolat açıklamasında, "Ekonomik büyüme, istihdam artışı, ihracat artışı, cari işlemlerdeki dengeli durum ve imalat PMI artışından sonra enflasyon oranındaki gerileme; 2025 yılında Türkiye ekonomisindeki toparlanma ve dengelenme sürecinin başarıyla devam ettiğini göstermektedir. Halkımızın alım gücü artacak ve refah seviyesinin iyileşmesine katkı yapacaktır" ifadelerini kullandı. "Yıllık enflasyon yüzde 30,89’a geriledi" Bolat, Aralık ayında enflasyonda önemli bir düşüş görüldüğünü belirterek "2025 yılı Aralık ayında aylık enflasyon yüzde 0,89 olarak gerçekleşti. Böylece yıllık enflasyon Aralık ayında yüzde 30,89’a geriledi" dedi. "Yıllık enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesinde" Bakan Bolat, düşüşün son dönemde kaydedilen en düşük seviyelerden biri olduğuna dikkati çekerek "Yıllık enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir. 2024 yıl sonu enflasyonuna göre 13,49 puanlık düşüş gerçekleşmiştir" değerlendirmesinde bulundu. "Ekonomi programının kararlı şekilde uygulanması olumlu gelişmeleri getirdi" Bolat, uygulanan ekonomi politikalarının etkisini şöyle değerlendirdi: "Ekonomi programının kararlı bir şekilde uygulanması bu olumlu gelişmeleri getirmiştir. Önümüzdeki dönemde düşen enflasyon oranlarına göre alınacak kararlar ile dezenflasyon sürecindeki kazanımlarımız güçlenecektir." "Enflasyondaki gerileme üretim ve istihdama da yansıyacak" Ticaret Bakanı Bolat, fiyat istikrarındaki iyileşmenin reel ekonomiye yansıyacağını vurgulayarak, "Enflasyondaki gerilemenin, üretim, yatırım, istihdamın artmasına, halkımızın alım gücünün ve refah seviyesinin yükselmesine yansıması daha da belirginleşecektir" ifadelerine yer verdi. Bolat, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için çalışmaların süreceğini kaydetti.