EKONOMİ
Bodrum’da turizm sezonu öncesi dev buluşma: Hotel Show kapılarını açtı 26 Mart 2026 Perşembe - 20:27:21 Muğla’nın Bodrum ilçesinde turizm sezonu öncesi sektörün nabzını tutan Bodrum Hotel Show 2026 başladı. Gıda ve içecekten konaklamaya, teknik ekipmanlardan ağırlama çözümlerine kadar geniş bir alanda ürün ve hizmetlerin sergilendiği fuarda yaklaşık 60 firma, 300’ün üzerinde markayla yer aldı. Bodrum Belediyesi ve Bodrum Otelciler Derneği başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği organizasyonda sektör temsilcileri, yeni iş birlikleri için temaslarda bulundu. Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış törenine Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek, katılımcılardan bilgi aldı. Söyleşi programları ve şef gösterimleriyle de dikkat çeken fuarın 28 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacağı bildirildi. 5 bin ziyaretçi bekleniyor Açılışta konuşan Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, turizm sektörünün sürekli yenilik gerektirdiğini belirterek, bu tür organizasyonların teknolojik gelişmelerin sektöre entegrasyonunda önemli rol oynadığını ifade etti. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise ilçede turizmin tüm zorluklara rağmen güçlü şekilde sürdüğünü belirterek, fuarın yüksek katılımla gerçekleşeceğini söyledi. BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, organizasyonun her yıl büyüdüğünü vurgulayarak, fuarın genişleyen alanıyla birlikte Bodrum’un en kapsamlı turizm buluşmalarından biri haline geldiğini kaydetti. Dengiz, çevre turizm merkezlerinden de katılımın olduğunu belirterek, fuara yaklaşık 5 bin ziyaretçinin beklendiğini açıkladı.
26 Mart 2026 Perşembe - 19:28 AB tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı tanıtıldı Karabük’ün Yenice ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı için tanıtım programı düzenlendi. Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde Yenice Ihlamur Teras’ta gerçekleştirilen programa Karabük Valisi Oktay Çağatay, Kaymakam Mert Can Çanga, Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı. Programda ilk olarak Yenice ıhlamur balının tanıtım videosu izlendi. Programda konuşan Vali Çağatay, kentin sadece sanayisi ve tarihiyle değil, zengin doğal yapısıyla da öne çıktığını belirterek, "Karabük’ün muazzam bir tabiatı var. Bu coğrafyanın çok kıymetli ürünleri bulunuyor. Bunlardan biri safran, diğeri ise Yenice ıhlamur balı. Türkiye’nin birçok bölgesinde görev yaptım ve farklı balları tatma fırsatı buldum. Tadına en çok değer verdiğim ballardan biri Yenice ıhlamur balıdır" dedi. Yenice ıhlamur balının büyük bir değere sahip olduğuna dikkat çeken Çağatay, Türkiye’nin Avrupa Birliği tarafından tescillenen 43 ürününden 2’sinin Karabük’e ait olduğunu ifade ederek, "Bunlardan biri de Yenice ıhlamur balı. Bu bizim için son derece kıymetli" diye konuştu. Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş ise, üretim sürecinin her aşamasında kamu kurumlarının destek verdiğini belirterek, "Ihlamur balımızın üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar valiliğimiz, kaymakamlığımız ve belediyemiz tüm süreçte üreticilerimizin yanında yer alıyor. Bu desteklerle üreticilerimize sahip çıkacak ve ürünümüzün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Yenice ıhlamur balının tescil sürecine ilişkin bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Önder, "Yenice ıhlamur balı 22 Ağustos 2023 tarihinde Türkiye coğrafi işaret tescilini aldı. Ardından yapılan başvuru sonucunda 20 Kasım 2025’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da tescillenerek uluslararası düzeyde koruma altına alındı. Safranbolu safranından sonra Yenice ıhlamur balımız da tescil edilen ürünler arasında yer aldı. Türkiye’de 43 ürün bulunuyor ve bunların 2’si Karabük’e ait. Bu ilimiz açısından önemli bir başarıdır" dedi. Konuşmaların ardından program üniversitelerden akademisyenlerin ve arıcıların katılımıyla gerçekleşen çalıştay ile devam etti.
26 Mart 2026 Perşembe - 19:18 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor" Türkiye Ziraat Odalar Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Adana’da 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Afetten zarar gören çiftçilerimiz için bir destek bekliyoruz" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Adana’da 18-22 Mart tarihleri arasında etkili olan sağanak yağışta sular altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ile birlikte Yüreğir ilçesinde zarar gören arazileri gezen Bayraktar, daha sonra basın mensuplarına açıklama yaptı. Bayraktar, "Birkaç yıldan beri doğal afetler tarım sektörüne önemli ölçüde zarar veriyor. Biliyorsunuz geçen yıl büyük afetler yaşadık, 65 ilimiz don felaketi ile karşı karşıya kaldı. Üreticilerimiz ve ürünlerimiz büyük ölçüde zarar gördü. Onun arkasından gelen kuraklık afeti de yine birçok bölgede, birçok ilimizde üreticimizi olumsuz etkiledi. 2026 yılına afetler açısından daha olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılı geldi, afetler yine artarak devam ediyor. Belli ki bu yıl da yine afetlerle uğraşacağız. Üreticilerimiz bölgedeki savaşlar nedeniyle artan üretim maliyetleriyle boğuşuyor. Girdi maliyetlerimiz arttı, gübre ve mazot olmak üzere bütün girdilerimizde artış var. Üreticilerimiz her türlü doğal afete maruz kalarak üretim yapmaya çalışıyor. Bu da üreticimize çok ciddi bir maliyet" ifadelerini kullandı. "36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan zarar gördü" 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alanın zarar gördüğünü vurgulayan Bayraktar, "Adana’da 18-22 Mart tarihlerinde etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış sonucu bazı ilçelerimizde tarım alanlarında su baskınları yaşandı. Yumurtalık ilçesinde 7 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 900 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı ve zarar gördü. Yüreğir ilçemizde 15 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 500 dekar mısır alanı, bin 800 dekar buğday alanı, 200 dekar hasat edilmemiş portakal, 300 dekar hasat edilmemiş mandalina olmak üzere 7 bin 800 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Karataş ilçemizde 26 mahallede sel etkili oldu. 14 bin 356 dekar mısır alanı, 5 bin dekar buğday alanı, 2 bin 715 karpuz, 300 dekar sebze, 500 dekar hasat edilmemiş narenciye olmak üzere 22 bin 865 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Yağışlar üç ilçede 48 mahallede etkili oldu. Mısır, buğday, arpa, narenciye, yem bitkisi, karpuz ve sebze olmak üzere toplam 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı" diye konuştu. "Çukurova’dan Türkiye’nin bütün vilayetlerine ürünler gidiyor" Çiftçilere nakdi yardım yapılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Tarsim kapsamında olan üreticilerimiz bir miktar zararlarını tazmin edecekler. Ama Tarsim kapsamında olmayan üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor. Burada önemli olan şu; çiftçilerimize sahip çıkmak zorundayız. Doğal afetler sonucunda çiftçilerimizin bazı ihtiyaçlarını karşılayamazsak, bunlara nakit yardımı yapmazsak, bu üreticilerimizin tarlada kalması için gerekli fedakarlığı göstermediğimizde bu bölgeler göç veriyor. İnsanlarımız bu bölgede belki tekrar göç edecekler. Çukurova bölgesi önemli bir bölge. Sadece bu bölgenin ürettikleriyle bu bölgenin gıda güvenliğini sağlamıyor. Türkiye’nin bütün vilayetlerine buradan ürünlerimiz gidiyor. Türkiye’nin gıda güvenliğinin sağlanmasına bu bölge çok büyük katkıda bulunuyor. Bu bölgede üretimin sürdürebilir olması için gayret içinde olmamız önemli. Afetten zarar gören çiftçilerimize bir destek bekliyoruz" diye konuştu.
Garanti BBVA mobilden seyahat hizmeti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:37 Garanti BBVA mobilden seyahat hizmeti Garanti BBVA, mobil uygulamasında yer alan "Seyahatim" alanını iki yeni özellikle geliştirerek seyahat planlamasından rezervasyona kadar tüm süreci tek uygulamada sunduğunu duyurdu. Garanti BBVA, mobil uygulamasında yer alan "Seyahatim" alanını iki yeni özellikle geliştirerek seyahat planlamasından rezervasyona kadar tüm süreci tek uygulamada sunuyor. Banka, Jolly’nin tatil uzmanlığıyla tüm seyahat işlemlerinin uygulamadan çıkmadan, uçtan uca ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlıyor. Seyahat Ekle özelliği sayesinde ise müşteriler seyahatlerini planlayıp yapılacaklar listesini tek yerden yönetebiliyor. Yapılan açıklamaya göre, "Seyahatim" alanına eklenen Jolly ile Seyahatini Planla özelliği, seyahat rezervasyonlarını bankacılık uygulamasının doğal bir parçası haline getiriyor. Bu iş birliğiyle müşteriler otel, uçak, tur, araç kiralama ve transfer satın alma işlemlerini tek noktadan yönetebiliyor. Kampanyalar ve ödeme kolaylıklarıyla desteklenen bu entegre yapı, seyahat planlamasını hızlı ve pratik bir deneyime dönüştürüyor. Kişisel seyahat planı ve yapılacaklar listesi Açıklamaya göre, Seyahat Ekle özelliği ile müşteriler ister yurt içi ister yurt dışı seyahatleri için seyahat türü, lokasyon ve tarih bilgilerini girerek kendilerine özel bir plan oluşturabiliyor. Bu plan kapsamında sunulan Yapılacaklar Listesi, seyahatin niteliğine göre pasaport ve vize işlemlerinden valiz hazırlığına kadar seyahat öncesi tüm adımların eksiksiz şekilde yönetilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca uygulama, seyahat süreci boyunca finansal avantajlar ve kampanyalarla ilgili yönlendirmeler sunarken, seyahat sonrasında da harcamalara yönelik çeşitli kolaylıklarla kullanıcı deneyimini destekliyor. Böylece seyahat, hazırlık aşamasından dönüş sonrasına kadar planlı ve kontrollü bir şekilde yönetilebiliyor. "Bankacılığı müşterilerimizin yaşam yolculuğuna eşlik eden bir yapıya dönüştürmeyi amaçlıyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, "Garanti BBVA’da müşterilerimizin hayatına değer katan, ihtiyaç duydukları her anda yanlarında olan çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Mobil uygulamamızı da bu anlayışla, bankacılığın ötesine geçen ve günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelen bir deneyim olarak konumlandırıyoruz. ‘Seyahatim’ alanı ve Jolly ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu yaklaşımımızın önemli örneklerinden biri. Önümüzdeki dönemde de bankacılığın ötesine geçen, müşterilerimizin hayatını daha kolay, akıllı ve keyifli hale getiren deneyimler üretmeye devam edeceğiz." dedi. "Seyahatin geleceğini teknolojiyle şekillendiriyoruz" Jolly Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Burçin Baysak, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Şirket olarak seyahatin geleceğini teknolojiyle şekillendiren çözümler geliştiriyoruz. Dijitalleşmeyi merkeze alan iki güçlü kurumun, Jolly ve Garanti BBVA’nın bu yolculukta stratejik bir güç birliği yapması, ortak vizyonumuzun bir yansımasıdır. Amacımız bu güçlü sinerjiyle seyahati herkes için daha erişilebilir, daha akıllı ve daha keyifli hale getirmek" ifadelerini kullandı.
Cezaevi lojmanlarından üretime
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:18 Cezaevi lojmanlarından üretime Malatya’nın Akçadağ ilçesinde cezaevi personeli eşleri Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen kurslarla hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Akçadağ’da Halk Eğitim Merkezi’nde ve merkez tarafından ilçedeki cezaevi lojmanlarında düzenlenen kurslarda kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Toplamda 40’a yakın kursiyerin eğitim gördüğü kurslarda çocuk kıyafetleri, yelek, pijama ve çeşitli tekstil ürünleri üretiliyor. Üretimde eski kıyafetler ve kumaş artıklarının değerlendirildiği belirtildi. Kurslara ilişkin açıklamalarda bulunan Akçadağ Halk Eğitim Merkezi Usta Öğreticisi Berna Günay, "Kursiyerlerimizin özgüvenlerini artırmak ve ailelerine hem maddi hem manevi destek sağlamalarını istiyorum. Kursiyerlerimiz çocuk kıyafetlerinden yelek ve pijamalara, fantezi giysilere kadar üretim yapıyor. Üretimde eski kıyafetleri ve kumaş artıklarını değerlendiriyoruz" dedi. Kursiyerlerden Vahide Demirhan ise "Ailemin bütçesine katkı sağlamak ve kendimi geliştirmek için buradayım. Kendi ürettiğim ürünleri çocuklarıma giydirmekten büyük keyif alıyorum" ifadelerini kullandı. Bir diğer kursiyer Özlem Yılmaz da, "Burada ailemize ve çocuklarımıza destek olmak için çalışıyoruz. Kiloyla kumaş alıyoruz, eski kıyafetleri dönüştürüyoruz. Hocamız bize gösteriyor ve eşlik ediyor. Diktiğimiz ürünlerden çok memnunuz" dedi. Halk Eğitim Merkezi Teknoloji Öğretmeni Tülay Arı ise kursun kursiyerlere psikolojik, ekonomik ve kültürel açıdan katkı sağladığını belirterek, "Kursiyerlerimiz burada meslek öğreniyor, yeteneklerini geliştiriyor ve ürettikleri ürünleri sipariş doğrultusunda satışa sunabiliyorlar. Şu anda dört-beş kursiyerimiz aile ekonomisine katkı sağlayacak şekilde pijama, etek ve pantolon üretimi yapıyor" diye konuştu.
Of’tan Senegal’e balıkçı teknesi ihracatı
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:17 Of’tan Senegal’e balıkçı teknesi ihracatı Trabzon’un Of ilçesinde yol ve dere kenarındaki küçük bir tersanede üretilen özel tasarımlı balıkçı teknesi Senegal’e ihraç edilecek. Of’ta derme çatma mütevazi tersanelerinde tasarımı kendilerine ait olan gemiler ürettiklerini belirten Zafer Dinç, son olarak yaptıkları bir balıkçı teknesinin Senegal’e gönderileceğini belirterek bu siparişin Of’tan yurt dışına gerçekleştirecek ilk tekne ihracatı olacağını söyledi. Ürettikleri teknelerin yalnızca yurt dışına değil, Türkiye’nin farklı bölgelerine de gönderildiğini belirten Dinç, denizde hareket edebilecek her türlü aracın imalatını yapabilecek kapasiteye sahip olduklarını vurguladı. Yurt dışından tercih edilmelerinin en önemli nedeninin kaliteli işçilik olduğunu dile getiren Dinç, "Buraya 100 metrelik gemi sığdırsak onu bile yaparız. Yeter ki imkân olsun" dedi. "Teknenin burun kısmı okyanusun sert dalgalarına dayanaklı" Senegal’de okyanus balıkçılığında kullanılacak olan teknenin açık deniz şartlarına uygun şekilde tasarlandığını ifade eden Dinç, "Tasarımı bize ait olan tekne Senegal’e gidecek. Yurt dışından aldığımız sipariş olarak inşallah ilk ihracatımız olacak. Okyanusta balıkçılık yapılacağından açık denizlere dayanıklı olmasını düşünerek tasarımını da ona göre yaptık. Bu balıkçı teknesi diğerlerinden daha farklı. Burun kısmı sert dalgalara dayanıklı bir şekilde imal ediliyor. Dolayısıyla uzunluğu, yüksekliği, genişliği müşterinin tercihine göre değişiyor. Burada imal ettiğimiz tekneleri Türkiye’nin farklı yerlerine de gönderiyoruz" diye konuştu. "Denizde hareket edecek her şeyi yaparız; Yeter ki imkan olsun" Denizde hareket edebilecek her türlü aracı imal edebileceklerine dikkat çeken Dinç, "Denizde hareket edebilecek her türlü aracı imal edebiliyoruz. Sürmene bu konuda bir numara diyebiliriz, dünya çapında isim yapmış bir yer. Sürmene’de çok eskilerden beri Osmanlı döneminde de gemilerin bakımı yapılırdı. Daha öncesindeki medeniyetlerde de kullanılıyordu. Biz de Of’ta, memleketimizde böyle bir girişimde bulunduk. İki yıllık bir firmayız. İmkânımız olsa her türlü yüzen gemi ya da her türlü deniz aracını yapma kabiliyetimiz var. Bunun için de yer gerekli, maddi anlamda destek gerekli. Kendi imkânlarımızla yapmaya çalışıyoruz. Anahtar teslimi hak ediş usulü çalışıyoruz. Buraya 100 metrelik gemi sığdırsak onu bile yaparız. Yeter ki imkânımız olsun. Dolayısıyla her şey yapılır, yeter ki imkân olsun" şeklinde konuştu.
Playstore.com’da yılın en çok satan oyunları belli oldu
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:13 Playstore.com’da yılın en çok satan oyunları belli oldu Türk Telekom’un dijital oyun alışveriş platformu Playstore.com’da 2025 yılının en çok satan oyunları belli oldu. Oyuncular yıl boyunca onlarca türde, binlerce oyun oynarken Playstore.com’da 2025’in en çok satan oyunu "Back 4 Blood" oldu. Yılın çıkış yapan oyunu ise "The Precinct" olurken yıl boyunca aksiyon, macera ve strateji türleri öne çıktı. Türk Telekom’un dijital oyun alışveriş platformu Playstore.com’da, oyuncuların en sevdiği türler ve oyunlar bu yıl da dikkat çekti. 2025’te en çok satın alınan oyun "Back 4 Blood" olurken, listenin ikinci sırasında "Ghost of Tsushima Director’s Cut" oyunu yer aldı. 2025 yılının en çok tercih edilen oyunu "Back 4 Blood" Oyuncular 2025 yılı boyunca çeşitli türlerden birçok oyunu deneyimledi. Yılların eskimeyen ve hala binlerce oyuncusu olan "Left 4 Dead"in yapımcılarının ellerinden çıkan 2021 yapımı co-op aksiyon oyunu "Back 4 Blood" 2025 yılının en çok satın alınan oyunu oldu. 2021 yılında ilk defa konsola, 2024 yılında ise PC’ye çıkan "Ghost of Tsushima Director’s Cut" ise yılın en çok satın alınan ikinci oyunu oldu. Türk yapımcıların hayata geçirdiği "Mount and Blade" serisinin kurucusu TaleWorlds’ün 2020 yılında çıkan devam oyunu "Mount and Blade II: Bannerlord" ise üçüncü sırada yer alarak oyuncuların beğenisini çeken bir diğer oyun oldu. Yılın çıkışı "The Precinct"den geldi 2025 yılında çıkan ve birçok oyunseverin ilgisini çeken "The Precinct" Playstore.com’da yılın en iyi çıkış yapan oyunu oldu. En çok satış yapan oyun türleri; aksiyon, strateji ve macera olurken, önümüzdeki dönem oyun kütüphanesine girecek olan ve en çok beklenen oyun Marvel’s Wolverine oldu. Dijital ürünler Playstore.com’dan alınabiliyor Platformun ürün portföyünde yer alan ve oyunseverlerin çokça tercih ettiği e-pin ve cüzdan kodlarının yanında dijital kartlar bu yıl da oyuncuların ilgi odağındaydı. 2025 yılında "PUBG mobile", "İstanbul Kıyamet Vakti Akçeleri", "Razer Gold", "FC Mobile Points" ve "Valorant"ın oyun içi marketinde geçerli olan "Valorant VP"si en çok satın alınan e-pin oldu. Dijital kartlarda ise Google Play kartları ilk sırada yer alırken iTunes kartları ise ikinci sırada yer aldı.
Dış ticaret haddi 2025 yılı Kasım ayında 92,8 olarak gerçekleşti
14 Ocak 2026 Çarşamba - 10:07 Dış ticaret haddi 2025 yılı Kasım ayında 92,8 olarak gerçekleşti İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2024 yılı Kasım ayında 84,8 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 8,0 puan artarak, 2025 yılı Kasım ayında 92,8 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayı Dış Ticaret Endeksleri verisini açıkladı. Buna göre, ihracat birim değer endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,7 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 9,5 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 9,5 arttı, yakıtlarda yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 13,2 arttı. İhracat miktar endeksi yüzde 9,3 azaldı İhracat miktar endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 8,1 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 9,3 azaldı, yakıtlarda yüzde 6,6 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 8,4 azaldı. İthalat birim değer endeksi yüzde 2,2 arttı İthalat birim değer endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 9,3 arttı, yakıtlarda yüzde 8,3 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 2,6 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,4 arttı. İthalat miktar endeksi yüzde 0,4 arttı İthalat miktar endeksi Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 17,6 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 0,4 arttı, yakıtlarda yüzde 8,6 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,8 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi yüzde 3,6 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2025 Ekim ayında 138,2 iken 2025 Kasım ayında yüzde 3,6 oranında artarak 143,2 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2024 yılı Kasım ayında 155,4 iken 2025 yılı Kasım ayında yüzde 5,6 oranında azalarak 146,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi yüzde 1,2 arttı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2025 Ekim ayında 128,4 iken 2025 Kasım ayında yüzde 1,2 oranında artarak 129,9 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2024 yılı Kasım ayında 124,7 iken 2025 yılı Kasım ayında yüzde 3,5 oranında artarak 129,1 oldu. Dış ticaret haddi 2025 yılı Kasım ayında 92,8 olarak gerçekleşti İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2024 yılı Kasım ayında 84,8 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 8,0 puan artarak, 2025 yılı Kasım ayında 92,8 oldu.
"MediaMarkt Startup Challenge" yarışmasında finale kalan 10 girişimci belli oldu
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:58 "MediaMarkt Startup Challenge" yarışmasında finale kalan 10 girişimci belli oldu MediaMarkt’ın girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla düzenlediği "MediaMarkt Startup Challenge" yarışmasında finale kalan 10 girişimci belli oldu. Geleceğin teknolojilerini kurgulayan şirketlerle, perakende dünyasını yeniden şekillendirecek girişimcileri bir araya getirmeyi hedefleyen yarışmanın finali 14 Ocak 2026’da gerçekleşecek. MediaMarkt Türkiye’nin girişimcileri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla bu yıl 8’incisini düzenlediği "MediaMarkt Startup Challenge" yarışmasında finale kalan 10 girişim belli oldu. Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden başvuru alan yarışmada girişimciler; "Perakende Satış Teknolojileri", "Satış Sonrası Teknolojiler" "Kurumsal Dijitalleşme ile Çalışan Deneyimini Güçlendirme" "Satış Sonrası Teknolojileri" ve "Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etki Çözümleri" alanlarında sundukları yenilikçi projeleriyle değerlendirildi. MediaMarkt Startup Challenge’ın kazananları, 14 Ocak Çarşamba günü düzenlenecek Challenge Day etkinliğinde belli olacak. Finale kalan 10 girişim ve çözümleri şöyle: "Actins AI: E-ticaret ekiplerinin ürün verileri, SEO, pazarlama ve içerik gibi günlük işleri otomatikleştirmesine yardımcı olur. Her mağazadan öğrenir, gerekli adımları atar ve ekstra çaba gerektirmeden operasyonların sorunsuz şekilde devam etmesini sağlar. AdBenchmarkLab: Dijital reklamlar için sektör ortalamaları sunan bir araştırma aracıdır. Google, Meta ve TikTok’ta CPM, CPC, CTR ve dönüşüm oranları gibi metriklerle markaların reklam performansını ve maliyetlerini karşılaştırmasına yardımcı olur. Veriler anonimdir ve API veya CSV ile toplanır. Eluvium: Satın alma taleplerini, tedarikçi bulmayı ve RFQ süreçlerini yöneten yapay zekâ ajanlarıyla dolaylı satın almayı otomatikleştirir. E-posta ve manuel süreçlerin yerini alan bu otomasyon sayesinde satın alma süreleri yüzde 55 kısalır, harcama uyumu 2 kat artar. Çalışanlar ve tedarikçiler için daha hızlı ve kolay bir satın alma deneyimi sunar. Factory Of Us: Yüzde 100 geri dönüştürülebilir biyo-kompozit malzemelerden 3D yazıcı teknolojisiyle mobilya ve iç mekân ürünleri üreten sürdürülebilir bir üretim girişimidir. Graffiti: Fiziksel mağazalarda müşterilerin doğru ürünü seçmesine yardımcı olan yapay zekâ destekli mağaza içi asistanlar geliştirir. Ürünleri anlık olarak karşılaştırır ve mağazanın kendi ürün kataloğuna dayalı, net ve tarafsız yönlendirme sunar. Özellikle elektronik ve beyaz eşya gibi karar süresi uzun kategorilerde dönüşümü artırmayı ve satış ekiplerini desteklemeyi hedefler. Meaningful: Dağınık verileri tek bir yerde toplayarak net ve aksiyona dönük içgörüler üreten bir pazar ve tüketici zekâsı platformudur. Birincil-ikincil araştırma, yapay zekâ destekli algı analizi ve sosyal medya takibini CRM, CX ve satış verileriyle birleştirerek daha kapsamlı analiz yapılmasını sağlar. MonitEye: Üretim, güvenlik ve operasyonel süreçleri optimize etmek için gerçek zamanlı video analizi kullanan yapay zekâ destekli bir bilgisayarlı görü çözümüdür. Modüler yapısıyla üretim hatlarında verimlilik takibi ve perakende ortamlarında güvenlik ya da davranış analizi gibi farklı sektörlerde kullanılabilir. Veriye dayalı içgörülerle daha hızlı karar almayı, çalışan verimliliğini artırmayı ve operasyonel riskleri azaltmayı hedefler. Punchline.ai: Anında yanıt veren yapay zekâ destekli bir müşteri destek asistanıdır. Canlı sipariş ve hesap verilerini kontrol eder, sipariş durumunu sorgular ve iadeleri yönetir. Hızlı kurulum için tasarlanmış olup, işletmelerin destek maliyetlerini azaltırken müşterilere daha sorunsuz ve tatmin edici bir deneyim sunmayı hedefler. Tinkery: Satış, pazarlama ve operasyon verilerini tek bir kaynaktan takip etmek isteyen perakendeciler ve KOBİ’ler için tasarlanmış yapay zekâ tabanlı bir ticari veri deposudur. CRM, ERP ve pazarlama araçları gibi dağınık sistemleri hızlıca bağlar, verileri temizler ve bağlamlandırır; gelir, dönüşüm performansı ve müşteri etkileşimi hakkında öngörüler sunar. TailorCast: Perakende ürün listelerini oluşturmayı, güncellemeyi ve optimize etmeyi otomatikleştiren yapay zekâ destekli bir içerik yönetim asistanı sunar. Farklı kaynaklardan ürün verisi toplar, satış trendlerini, rakip performansını ve müşteri geri bildirimlerini analiz eder ve eksik veya geliştirilmiş içerik üretir. İnsan ekipler sadece son çıktıları kontrol eder; böylece manuel iş yükü azalırken ürün sayfaları güncel ve yüksek performanslı kalır."
Kestel’de ahududu ve böğürtlen üretimi Sırbistan modeliyle artırılacak
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:36 Kestel’de ahududu ve böğürtlen üretimi Sırbistan modeliyle artırılacak Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Uludağ eteklerindeki köylerde ahududu ve böğürtlen üretimini Sırbistan modeliyle artırmayı, çiftçilerin gelirini yükseltmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." dedi. Kestel Belediye Başkanı Ferhan Erol, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’i ziyaretinde yaptığı açıklamada, nüfusunun yaklaşık yüzde 25’i tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir ilçe olduklarını belirterek, tarımsal üretimin daha sağlıklı sürdürülebilmesi adına bazı projeleri ve çalışmaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Çiftçilere drone ile gübreleme ve ilaçlama desteği sunduklarını, ücretsiz toprak analizi desteği verdiklerini aktaran Erol, üreticilerin birim alandan alacakları verimlerini artırmaları ve ürünlerini iyi fiyata satabilmeleri noktasında ellerinden geleni yaptıklarını anlattı. Türkiye’de ahududu ve böğürtlenin yüzde 85’inin Kestel’de Uludağ eteklerinde yetiştirildiğini vurgulayan Erol, şunları söyledi: "Üretimin daha verimli olması için neler yapılabilir noktasında üreticilerimizi, kooperatiflerimizi yurt dışına götürdük. Bosna Hersek ve Sırbistan’daki üretimi, çalışmaları ve bazı önemli detayları öğrenme fırsatı buldular. Belediyeden ekiplerimiz de o bölgede çalışmalar yürüttü, bilgiler edindi." Çiftçilerin üretimi doğru tekniklerle yapmasını ve daha fazla kazanmasını istediklerini dile getiren Erol, "Ahududu ve böğürtlenin üretim tekniklerinde bazı eksiklerimiz var. Toprağımıza uygun fidanlar kullanılmamış. 4-5 yılda fidan kendi ömrünü bitiriyor. Fidanların toprağa dikiminde bile hatalar yapıldığını gördük" dedi. Sırbistan’da 2 şehir Türkiye’nin 20 katı ahududu üretiyor Sırbıstan’da 20 yıldır aynı fidanla yüksek verimle üretim yapıldığını ve oradaki modeli Kestel’e de uygulamak istediklerini belirten Erol, "Çok basit çözümlerle ve doğal anaç fidanlarla üretimi artırabiliriz. Sırbistan’da iki bölge gezdik toplam nüfusları 50-60 bin ahududu üretimleri 130 bin ton. Gördükleri heryere ekmişler. Biz Türkiye olarak 6 bin ton ancak üretiyoruz. Türkiye’nin 20 katını Kestel kadar iki şehir üretiyor. Talep de var bu ürünlere." dedi. Kestel’de de ahududu ve böğürtlen üretiminin doğru yapılması adına ne gerekiyorsa hayata geçireceklerini ifade eden Erol, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Önümüzdeki sene ilçede doku kültürü laboratuvarını kuracağız. Kendi tohumumu ve fidanımızı kendimiz üreteceğiz. Hem kadın istihdamını artıracağız hem de kendi fidanlarımızla verimi üretimi yükselteceğiz. 7 dönümlük araziyi fidan üretimi için ayırdık. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." diye konuştu.
Jeotermal yatırımlar için 2026 yılı köprüden önceki son çıkış
14 Ocak 2026 Çarşamba - 09:30 Jeotermal yatırımlar için 2026 yılı köprüden önceki son çıkış Jeotermal enerji sektöründe 2025 yılı yatırım uykusunun bittiği yıl olarak geride kalırken, bin 758 Megavat (MW) kurulu güce ulaşan sektörün en önemli sorunu, planlama aşamasındaki santral yatırımlarının YEKDEM kapsamı dışında kalma ihtimali olarak öne çıkıyor. 1 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7189 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına göre, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı YEK Belgeli elektrik üretim tesislerinin, Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması’ndan (YEKDEM) yararlanması için 31 Aralık 2030 tarihine kadar işletmeye alınması gerekiyor. Yatırımların önündeki engel Jeotermal enerji sektöründe planlama noktasında olan pek çok yatırımın, mevzuatta öngörülen bu zaman kısıtı yüzünden bekleme dönemine girdiğini belirten Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, bu durumun ivmelenme aşamasındaki yatırımlarının önündeki en büyük engel olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 122 bin MW seviyesinde olan toplam kurulu gücü içerisinde, baz yük olarak üretim yapabilen tek yenilenebilir kaynağın jeotermal santraller olduğunu hatırlatan Kındap, "Ülkemizin son 15 yılda jeotermal enerjide tüm dünyanın alkışladığı başarısının altında YEKDEM’in çok önemli payı var" dedi. Jeotermal santral yatırımlarının rüzgâr ve güneş gibi diğer yenilenebilir kaynaklara göre önemli farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Kındap, megavat başına yatırım maliyetinin rüzgâr santrallerine göre en az üç kat fazla olduğu bilgisini verdi. "Köprüden önceki son çıkış" Lisans, izin, ruhsat, arazi alımı, ÇED, sondaj, kaynak verimliliğinin tespit edilmesi, santralin inşası ve devreye alınması aşamalarının en iyimser şartlarda beş yılda tamamlanabildiğine işaret eden JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bugün yüksek yatırım maliyetine rağmen sektöre yatırım yapmak isteyen, pek çok yatırımcımız var. Ancak bugün harekete geçseler dahi, 2030 sonuna kadar santralleri devreye almaları teknik olarak mümkün olamayacak. Bu belirsizlik ortamında hevesli yatırımcılar da haklı olarak bekleyiş dönemine giriyor. Dolayısıyla içinde bulunduğumuz 2026 yılını, köprüden önceki son çıkış yılı olarak görüyoruz. Bu yıl içerisinde ilgili yasal düzenlemeyi yapamazsak, 2027 ve sonrasında tüm yatırım planlarının askıya alınma riski bulunuyor. Talep ve beklentilerimizi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız başta olmak ilgili tüm kamu otoritelerine aktardık. Basit bir kanun değişikliği ile yatırımlarda öngörülebilirlik sağlanmış olacak." 2053’e kadar en az 10 bin MW JES 1 Mayıs 2023 tarihi yasal düzenleme ile jeotermal enerji yatırımlarının YEKDEM kapsamındaki teşvik süresinin 10 yıldan 15 yıla çıkarıldığını, bu süre uzatımının sektör açısından hayati önem taşıdığını kaydeden Kındap, Türkiye’nin "2053 Net Sıfır" vizyonuna ulaşması için ise jeotermal enerjide en az 10 bin MW kurulu gücünde santral yatırımının devreye alınması gerektiğinin altını çizdi.