Son Dakika
|
Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a 48 saat süre verdi
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Hizbullah, İsrail’i vurdu: 1 ölü
İsrail’den İran’ın başkenti Tahran’a yeni saldırı dalgası
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
2
21 Mart 2026 Cumartesi- 09:08
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır"
3
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
4
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
5
21 Mart 2026 Cumartesi- 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
23 Ocak 2026 Cuma - 17:06
Gezer Ayakkabı’dan yeşil enerji hamlesi
Gezer Ayakkabı, üretim süreçlerini yenilenebilir enerjiyle desteklemek amacıyla fabrika çatılarına güneş panelleri kurdu. Fabrika çatılarına kurulan güneş panelleriyle yüzde 75 enerji tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Son yıllarda sanayi tesisleri, artan enerji maliyetleri ve çevresel sorumluluklar doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarına yöneliyor. Bu kapsamda birçok üretim tesisi, geniş çatı alanlarını güneş enerjisi santrallerine dönüştürerek elektrik ihtiyacının büyük bölümünü yerinde karşılamaya başladı. Ayakkabı sektörünün köklü markalarından Gezer Ayakkabı, üretim süreçlerini yenilenebilir enerjiyle desteklemek amacıyla fabrika çatılarına güneş panelleri kurdu. Şirket, bu yatırımla birlikte enerji maliyetlerini düşürürken çevre dostu üretim anlayışını da güçlendirmeyi hedefliyor. Üretim tesislerinin çatılarına kurulan yüksek verimli güneş panelleri sayesinde yıllık 3 bin 802 MWh elektrik enerjisi üretilecek. Söz konusu üretim, tesislerin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 75’ini karşılıyor. Kullanılan yeni nesil panellerin bulutlu havalarda dahi enerji üretimine devam edebildiği belirtilirken, projenin markanın uluslararası pazarlardaki rekabet gücüne de katkı sağlaması bekleniyor. "Yıllık 100 bin ağaç eşdeğeri kazanım Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, güneş enerjisi yatırımlarının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Özalp, proje sayesinde her yıl binlerce ton karbondioksit salımının önlendiğini belirterek, "Bu kazanım, yılda yaklaşık 100 bin yeni ağacın doğaya kazandırılmasına eşdeğer bir çevresel fayda sağlıyor. Fosil yakıt kullanımının azaltılmasıyla birlikte hava kalitesinin korunmasına ve sanayi kaynaklı kirliliğin önlenmesine katkı sunuluyor" dedi. Avrupa Birliği düzenlemelerine uyum zorunluluğu Özalp ayrıca, Avrupa Birliği tarafından uygulamaya alınan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile çevreci üretimin ihracatçı firmalar için zorunluluk haline geldiğini hatırlattı. Bu yatırım sayesinde Özalp, şirketin özellikle Avrupa pazarı başta olmak üzere uluslararası alanda ‘çevre dostu üretici’ kimliğini güçlendirdiği ifade etti. Güneş enerjisi yatırımının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın uluslararası platformlarda vurguladığı yenilenebilir enerji ve iklim değişikliğiyle mücadele vizyonuyla da örtüştüğünü belirten Özalp, "Bu proje bizim için yalnızca bir tasarruf kalemi değil; yaşadığımız çevreye ve gelecek nesillere karşı bir sorumluluğun ifadesidir" diye konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 17:04
Samsun’da ari işletme sayısı 12’ye yükseldi
Samsun’da 400 baş kapasiteli bir işletmenin de sertifika almasıyla il genelindeki ari işletme sayısı 12’ye yükseldi. Tarım ve hayvancılık alanında yürütülen çalışmalar kapsamında Samsun’da ari işletme sertifikasına sahip işletme sayısı artmaya devam ediyor. Daha önce Bafra, Atakum, Kavak ve Çarşamba ilçelerinde toplam 11 işletme ari işletme sertifikası almışken, Bafra ilçesi Doğanca Mahallesi’nde faaliyet gösteren 400 baş kapasiteli Abdulkadir Eriş’e ait işletmenin sertifika almaya hak kazanmasıyla bu sayı 12’ye çıktı. Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası, Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz tarafından işletme sahibi Abdulkadir Eriş’e takdim edildi. Kemal Yılmaz, sertifika töreninin ardından yaptığı konuşmada, "Amacımız ilimizde süt hayvancılığı yapan tüm işletmelerimizi ari işletme statüsüne kavuşturmaktır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından sığır tüberkülozu ve sığır brucellozu hastalıklarıyla etkin mücadele edilmesi, sürdürülebilir hayvancılığın sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla Hastalıktan Ari İşletmelerin Desteklenmesi Projesi uygulanmaktadır. Bu proje, hayvan sağlığının yanı sıra kaliteli ve sağlıklı süt üretimini teşvik etmekte, ülkemiz süt sektörünün Avrupa Birliği’ne süt ve süt ürünleri ihracatı yapabilmesinin de temelini oluşturmaktadır" dedi. Ari işletmelerinin önemine de değinen Yılmaz, "Hayvanları kayıt altına alınmış, asgari teknik sağlık ve hijyenik şartları sağlanmış, tüberküloz ve brucelloz ile mücadele yönetmelikleri gereğince laboratuvar kontrolleri sonucu bu hastalıkları taşımadıkları belirlenen hayvancılık işletmelerine hastalıktan ari işletmeler denilmektedir. Tarımsal Desteklemelere İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve Hayvancılık Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği gereğince ari işletme sertifikası alan süt sığırı işletmelerinde 2026 yılı için işletmeye doğum yoluyla katılan her dişi buzağı için 5 bin 600 TL destekleme ödemesi ve ilave olarak onaylı süt çiftliklerine ise her dişi buzağı başına 840 TL destekleme ödemesi yapılmaktadır. Ayrıca süt destekleme primi ödemelerini ari işletme sertifikasına sahip işletmeler 3 katı olarak almaktadır" diye konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 16:58
DSO Yüksek İstişare Kurulu 2026 yılının ilk toplantısı model fabrikada gerçekleştirildi
Denizli sanayisine uzun yıllar boyunca önemli katkılar sunmuş, duayen 18 sanayici üyeden oluşan Denizli Sanayi Odası (DSO) Yüksek İstişare Kurulu, 2026 yılının ilk toplantısını Denizli Model Fabrika ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıya Kurul Üyeleri Müjdat Keçeci, Mehmet Tosunoğlu, Gültekin Okay Salgar, Derya Baltalı, Bekir Harun Akın, Cemal Gürsel Özdemir, Faruk İnceoğlu, Hasan Ali Turgut, Muammer Çaputçu, Raşit Akbaş ve Yüksel Arpacı katıldı. Toplantıda DSO Genel Sekreteri Dr. Sezgi Akbaş, Genel Sekreter Yardımcıları İsmail Tillem ve Cansun Özdülger ile Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk de yer aldı. "Sanayicimizin ihtiyaçlarına odaklanan bir çalışma disipliniyle hareket ediyoruz" 2025 yılının son altı aylık döneminde Oda tarafından yürütülen proje ve faaliyetler hakkında Kurul Üyelerine kapsamlı bir bilgilendirme yapan Başkan Selim Kasapoğlu, DSO’nun sanayicinin ihtiyaçlarına odaklanan, çözüm üreten ve Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmayı hedefleyen çok yönlü bir çalışma disiplini olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti. Kasapoğlu, ayrıca, Kurul üyelerinin engin tecrübe ve birikimlerinden faydalanmanın Oda için büyük bir değer olduğunu belirterek, bu katkıdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kasapoğlu, kamu kurumları ve yerel yönetimlerle yakın temas içinde olduklarını belirterek Pınarkent, Hacıeyüplü ve Bozburun bölgelerindeki altyapı sorunları, Bozkurt OSB talepleri ve Şirinköy’de bulunan Oda arazisine ilişkin konuların Sanayi Yönetişim Masasında ve ilgili kurumlarla yapılan görüşmelerde gündeme taşındığını aktardı. Kasapoğlu, Büyükşehir Belediyesi ile yürütülen iş birlikleri kapsamında Çal Bağbozumu Şenlikleri’ne uluslararası destek sağlandığını, AB-Türkiye Delegasyonu ve DESKİ iş birliğiyle düzenlenen Su Zirvesi’nin ise kentin gelecekte yaşayabileceği su kıtlığı muhtemel karşı çözüm geliştirme adına önemli bir çıktı oluşturduğunu ifade etti. Toplantıda ayrıca Denizli sanayisinin güncel durumu, DSO Akademi faaliyetleri, Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) çerçevesinde meslek liselerine verilen destekler, Teşvik Ofisi çalışmaları ve ile savunma ve havacılık sanayine yönelik başlatılan girişimler ele alındı. Bu çalışmaların Denizli için yeni bir sanayi açılımı oluşturacağı değerlendirilirken, Denizli Platformu Dönem Sözcülüğünün 1 Ocak 2026 itibarıyla yeniden DSO’ya geçtiği belirtildi. Kurul Üyelerinin Platformun işleyiş mekanizmaları ve izlemesi gereken yöntem hakkında görüş ve değerlendirmeleri alındı. Model Fabrika Denizli sanayisinin Dönüşümünde kilit rol üstleniyor Denizli Model Fabrika’nın kısa sürede somut sonuçlar üretmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kasapoğlu, "Verimlilik, dijital dönüşüm ve yalın üretim alanlarında elde edilen çıktılar sanayicilerimiz açısından son derece kıymetli" ifadelerini kullandı. DSO’nun Model Fabrika, Verimlilik Merkezi ve sürdürülebilirlik odaklı yeni hizmetlerle birlikte Denizli sanayisinin dönüşümünde kilit bir rol üstlendiğini vurgulayan Kasapoğlu, UNDP Türkiye Temsilcisi Monica Merino ve Yardımcısı Miodrag Dragisic ile beraberindeki heyetin gerçekleştirdiği ziyaretten de memnuniyet duyduklarını aktardı. Model Fabrika Direktörü Bilgehan Deniz Öztürk ise Kurul üyelerine yaptığı sunumda, 1,3 milyon dolarlık yatırımla kurulan Model Fabrika’da Eylül 2025 itibarıyla öğren-dönüş programlarının başladığını aktardı. İlk dönemde tekstil, kablo, makine ve gıda sektörlerinden 6 firmaya hizmet verildiğini belirten Öztürk, pilot uygulamalarda %50’nin üzerinde verimlilik artışı sağlandığını ve firmalardan son derece olumlu geri dönüşler alındığını söyledi. Yeni dönemde 10 firma ile çalışılacağını, 2026 sonuna kadar ise toplam 40 işletmeye danışmanlık verilmesinin hedeflendiğini ifade etti. DSO Yüksek İstişare Kurulu Üyelerinden Model Fabrika’ya Tam Not Sunumun ardından söz alan Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Model Fabrika’nın OSB sınırları içinde yer almasının sanayicilerin projeye doğrudan erişimini kolaylaştırdığını belirtti. Baltalı, bu yapının firmaların üretim süreçlerini geliştirmeleri, verimliliklerini artırmaları ve rekabet güçlerini yükseltmeleri açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayarak, Model Fabrika Hizmet Binasına OSB olarak ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 2026 dönemi için planlanan programlar ve hedefler doğrultusunda Oda olarak alınabilecek aksiyonlar Kurul üyeleri tarafından görüşüldü. Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri’nin görüş ve önerilerini aktarması ile toplantı sona erdi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:41
Salihli’de hizmet zirvesi: Yatırımlar, projeler ve koordinasyon ele alındı
Manisa’nın Salihli ilçesinde gerçekleştirilen İlçe İdare Şube Başkanları Toplantısında ilçe genelinde yürütülen kamu hizmetleri, devam eden ve tamamlanan yatırımlar ile planlanan projeler ele alındı. Manisa’nın Salihli ilçesinde, ilçe genelinde yürütülen kamu hizmetleri, devam eden ve tamamlanan yatırımlar ile planlanan projeler, İlçe İdare Şube Başkanları Toplantısı’nda ele alındı. Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan başkanlığında, Salihli İlçe Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya ilçe idare şube başkanları katıldı. Toplantıda, ilçede sunulan kamu hizmetlerinin mevcut durumu değerlendirilirken, Salihli’nin gelişimine katkı sağlayacak çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Devam eden ve tamamlanan yatırımların yanı sıra hayata geçirilmesi planlanan projelerin de ele alındığı toplantıda, hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesi için kurumlar arası koordinasyonun önemi vurgulandı. Kaymakam Güldoğan, vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin en kısa sürede karşılanması amacıyla tüm kurumların iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, kamu hizmetlerinde etkinliğin artırılmasına yönelik gerekli adımların atılmaya devam edeceğini ifade etti.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:36
Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yerel tarımsal değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hayata geçirdiği Yerel Tohum Merkezi ile ata tohumlarını yaşatmaya ve ülke genelinde yaygınlaştırmaya devam ediyor. ‘Yerel Tohum Ulusal Güç’ sloganıyla kurulan Yerel Tohum Merkezi, Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Merkez bünyesinde bugüne kadar 976 çeşit ata tohumu kayıt altına alınmış durumda. Sebze tohumlarının yanı sıra orman tohumları, kaba yem bitkileri ile tıbbi ve aromatik bitki tohumlarının da yer aldığı geniş envanter, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkı sunuyor. 22 Milyon ata tohumu toprakla buluştu Yerel Tohum Merkezi’nde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama ekimlerinin tamamlanmasının ardından laboratuvar ortamında analiz edilerek her yıl Şubat ayında ücretsiz olarak 81 ile dağıtılıyor. Merkez, bugüne kadar Türkiye genelinde 81 ile toplam 22 milyon yerel tohumu toprakla buluşturdu. 3 Milyon tohum 81 ilde üreticilerle buluşacak Ata tohumlarının yaygınlaştırılması çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2 Şubat 2026 tarihi itibarıyla da 108 çeşit tohumdan yaklaşık 3 milyon yerel tohumu yeniden üreticilere ulaştırmayı hedefliyor. Türkiye’nin En kapsamlı yerel tohum merkezi Yerel Tohum ve tıbbi-aromatik bitkiler alanında bilimsel ve sürdürülebilir hizmet sunan merkez; 4 bin 700 metrekarelik alanda kurulu Yerel Tohum Deneme Parselleri, Tıbbi-Aromatik Bitki Parselleri, eğitim alanları, distilasyon tesisi ve bünyesindeki üç laboratuvar ile Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi olma özelliğini taşıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, ata tohumlarına sahip çıkarak yerel üretimi desteklemeyi, tarımsal mirası korumayı ve yerel tohumları ulusal ölçekte yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Gıda Teknikeri Ahmet Babacık, "Envanterimizde 976 çeşit ata tohumu bulunmaktadır. Merkezimizde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama işlemleri bittikten sonra laboratuvarda analizleri yapılarak her yıl Şubat ayı itibariyle ücretsiz olarak dağıtılıyor. Yerel tohum merkezimiz bugüne kadar 81 ile 22 milyon ata tohumu dağıttı. 2 Şubat 2026 tarihi itibariyle 108 çeşit tohumla yaklaşık 3 milyon yerel tohumu toprak ile buluşturacağız" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel ve ekolojik bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Başkan Aras, yerel tohumların, bu toprakların hafızası olduğunu, ata tohumlarına sahip çıkmak; üreticinin bağımsızlığını korumak, sağlıklı gıdaya erişimi güvence altına almak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak demek olduğunu açıkladı.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:34
Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin alın terine, marka değerine göz dikenlere geçit yok"
Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) gerçekleştirilen ‘Sektör İstişare Toplantısı’nda, pastırma ve sucuk sektörünün geleceğini tehdit eden haksız rekabet, kayıt dışılık ve marka taklitçiliği ele alındı. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, sektör temsilcilerine seslenerek; "Marka hırsızlığına geçit vermeyeceğiz, ecdat mirasımızı lekeletmeyeceğiz" dedi. Düzenlenen toplantıya KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Başkan Yardımcısı Hacı Bekir Kuzucu, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Mercan, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, Gıda Mühendisleri Odası Kayseri İl Temsilcisi Ergün Türkarslan, 7. ve 8. Meslek Komitesi üyeleri ile pastırma-sucuk üreticileri ve perakendecileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Gülsoy; Kayseri pastırması ve sucuğunun şehrin ‘dünyadaki imzası’ olduğunu vurguladı. Sahadan gelen şikayetlerin ciddiyetine dikkat çeken Gülsoy, şu ifadeleri kullandı; "Bazı kötü niyetli odaklar, üreticimizin etiketlerini kopyalayarak sahte ürün sürüyor. Marka taklidi yapmak, emeğe çökmektir. Başka illerden getirilen ürünlerin ’Kayseri Pastırması’ adıyla satılması kabul edilemez. Kayseri Pastırması ve Kayseri Sucuğunun kalitesi asla münazara edilemez. Kimse Kayseri’nin ismini kullanarak niteliksiz ürün pazarlamaya kalkmasın! Coğrafi işaret bizim tapumuzdur; bu imajı zedeleyen her türlü girişimin takipçisi olacağız." "Vebal altındasınız, mahalle baskısı yapın" Başkan Gülsoy, sektöre ’tokontrol’ çağrısında bulunarak; "Şehir dışından gelen misafirlere sahte lezzetler tattırmak günahtır, vebaldir. Sektör temsilcileri birbirini kontrol etmeli, gerekirse mahalle baskısı yapmalıdır. Kendi ürünümüze sahip çıkmazsak kan kaybetmeye devam ederiz" dedi. Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise sektörün en büyük yarasının kasap sucuğu adı altında yapılan üretim olduğunu belirtti. Aras; "Kasap sucuğu diye bir sucuk yok. Ne olduğu belirsiz etlerle yapılan üretim, piyasamızı zor durumda bırakıyor. Dışarıdan ucuz ürün getirip Kayseri imajını bozan dolandırıcılar var. Başkanımızın sözü kanun olmalı; işini doğru yapmayan batıp gitmelidir" diyerek üreticileri yenilikçi olmaya davet etti. Toplantıda söz alan ve her gün tüketiciyle doğrudan temas kuran sektör temsilcileri, Kayseri pastırması ve Kayseri sucuğunun itibarını korumak adına net mesajlar verdi. Sorunları ‘haksız rekabet, ‘kalite kaybı’ ve ‘dijital kirlilik’ başlıkları altında toplayan temsilciler, sektörel bir temizlik yapılması gerektiğini vurguladı. Üretimde kaliteden ödün verilmesini ’bindiğimiz dalı kesmek’ olarak adlandıran sektör paydaşları; otokontrol mekanizmasının işletilmesi gerektiğini savundu. Kalitesiz ürünün dükkanlardan temizlenmesi gerektiğini vurgulayan temsilciler, "Kötü mal satarak uzun vadede kimse para kazanamaz. Dükkanlarından kalitesiz malı çıkarmayanlar, işini hakkıyla yapan dürüst esnafın da rızkına ve emeğine leke sürüyor" diyerek tepkilerini dile getirdi. "Kasap sucuğu haksız rekabet oluşturuyor" Bazı kasap işletmelerinin yerleşik üreticiyi mağdur ettiğine dikkat çekildi. Kasapların yetki sınırlarını aşarak büyük ölçekli satış yapmasının pazar dengesini bozduğunu belirten temsilciler, "Şu an kasaplar profesyonel üreticiden daha fazla ürün satar hale geldi. Bu haksız rekabetin önüne geçilmeli" dedi. Tüketicinin doğru ürüne ulaşabilmesi için somut bir çözüm önerisi sunan esnaf, ‘Yerli Üretim Logosu’ benzeri bir tescil sistemi talep etti. Sadece Kayseri’de, coğrafi işaret standartlarına uygun üretim yapan ve satan işletmelerin kapısına asılacak özel bir logonun, hem güveni artıracağı hem de dışarıdan gelen ucuz ve niteliksiz ürünlerin ayırt edilmesini sağlayacağı belirtildi. Şehrin ekonomik geleceği için meslektaşlarına birlik çağrısında bulunan üreticiler ve satıcılar; "Kendi memleketimizin ürünü dışında ürün satmamayı bir namus borcu ve ticari prensip haline getirmeliyiz. Kayseri’nin mirasını korumanın yolu, katma değerli ve dürüst ticaret yapmaktan geçer" diyerek sözlerini tamamladı. Kayseri Ticaret Odası; toplantı sonunda haksız rekabetle mücadele kapsamında; denetimlerin sıkılaştırılması, dijital takip sistemlerinin etkinleştirilmesi ve ilgili kurumlarla iş birliğinin artırılması noktasında tam kararlılık mesajı verdi.
23 Ocak 2026 Cuma - 15:31
Çarşamba, Karadeniz’in ticaret ve tarım merkezi
Samsun Çarşamba Ticaret Borsası (ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, Çarşamba’nın Karadeniz Bölgesi’nde ticaret ve tarım açısından önemli bir merkez konumunda bulunduğunu söyledi. ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz, Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ı makamında ağırladı. Gerçekleşen görüşmede, Çarşamba’nın geleceğine yönelik ortak akıl ve iş birliği vurgusu öne çıktı. Başkan Dündar, ilçenin ekonomik potansiyelini daha da güçlendirmek amacıyla tarım, ticaret ve yatırım alanlarında hayata geçirilebilecek ortak projelere dikkat çekti. Belediye olarak Ticaret Borsası ile yürütülecek iş birliklerinin ilçenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz ise Çarşamba’nın Karadeniz Bölgesi’nde ticaret ve tarım açısından önemli bir merkez konumunda bulunduğunu belirtti. Üretici, tüccar ve sanayiciyle birlikte ilçeyi hem bölgesel hem de ülke genelinde örnek bir ilçe haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Yılmaz, belediye ile ortak projelere açık olduklarını dile getirdi. Görüşmede ayrıca, üreticinin korunması, tarımsal yatırımların artırılması ve Çarşamba’nın önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın ticaretinin geliştirilmesi konuları ele alındı. Fındıkta katma değerin artırılması, pazarlama imkanlarının genişletilmesi ve yerel üreticinin desteklenmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Bunun yanı sıra verimli tarım arazilerinin korunması ve yerel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
23 Ocak 2026 Cuma - 14:22
Denizli OSB Teknopark inşaat alanında inceleme yapıldı
Denizli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu, Denizli OSB Teknopark inşaat alanında inceleme gerçekleştirdi. İncelemeye Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör katıldı. Heyet, devam eden inşaat çalışmalarıyla ilgili sahada incelemelerde bulunurken, basın mensuplarına Denizli OSB Teknopark projesinin hedefleri, ilerleme süreci ve bölge sanayisine sağlayacağı katkılar hakkında bilgi verdi. Denizli OSB Teknopark’ın tamamlanmasıyla birlikte Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji odaklı yatırımların desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgenin rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
23 Ocak 2026 Cuma - 14:21
Denizli OSB Yönetimi vizyon projeleri ve yeni yatırımları anlattı
Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli OSB’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında Türkiye’nin 18’inci Yeşil OSB’si olduğunu açıklayarak; çevre, sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve teknoloji yatırımlarıyla bölgenin geleceğin sanayisini bugünden inşa ettiğini vurguladı. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Denizli’de görev yapan basın mensuplarıyla Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Denizli OSB olarak sanayiyi yalnızca üretimle sınırlamadıklarını; insanı, eğitimi, teknolojiyi ve sürdürülebilirliği merkeze alan bütüncül bir kalkınma vizyonuyla geleceğin sanayisini bugünden inşa ettiklerini vurgulayan Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, bölgede yürütülen çalışmalar, yapımı devam eden ve yapılması planlanan projelerle ilgili şunları aktardı: "Bu vizyon doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda Denizli OSB, Avrupa Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında Türkiye’nin 18’inci Yeşil OSB’si olmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Türk Standartları Enstitüsü ve Dünya Bankası iş birliğiyle alınan bu sertifika; çevreye duyarlı üretim anlayışımızı, enerji verimliliği yatırımlarımızı, atıksu geri kazanımı uygulamalarımızı, yenilenebilir enerji kullanımımızı ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarımızı tescillemiştir" "Türkiye’nin 104’üncü Teknoparkını kuruyoruz" OSB’ye Teknopark kurulduğunu ifade eden Denizli OSB Başkanı Baltalı, "Yaklaşık 30 bin çalışanı ve yıllık 1 milyar dolar ihracat hacmiyle güçlü bir sanayi altyapısına sahip bölgemizde, Türkiye’nin 104’üncü Teknoparkını kuruyoruz. 2 Ocak 2026 itibarıyla inşaatına başladığımız Denizli OSB Teknoparkımızı 15 ayda tamamlamayı, 2027 yılının ilk çeyreğinde ise ilk yatırımcılarımızı ağırlamayı hedefliyoruz. Pamukkale Üniversitesi, Denizli Ticaret Odası, Denizli Sanayi Odası, DENİB ve DOSAV iş birliğiyle kurulan bu merkez; Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji geliştirme alanlarında bölgemize önemli katkılar sağlayacaktır. İhale bedeli 255 Milyon TL’dir" dedi. "Suyun her damlası geleceğe yatırım" Yeni Arıtma Tesisinin yüzde 40 oranında tamamlandığını ifade eden OSB Başkanı Baltalı, "Çevre yatırımlarımız kapsamında, Dünya Bankası finansmanıyla 30.000 m/gün kapasiteli İleri Biyolojik ve Kimyasal Atıksu Arıtma Tesisi yatırımımızı başlattık. Bu proje için 15.612.000 Euro bedelle sözleşme imzalanmış, 27 Mayıs 2025’te inşaata başlanmıştır. Bugün itibari ile inşaatın yüzde 40’ı tamamlanmıştır. 2027 Kasım ayında devreye almayı planladığımız bu tesisle çevre hassasiyetimizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Bunun yanında, Arıtılmış Atıksuyun Geri Kazanımı projemiz ile suyun yeniden kullanımını sağlayarak iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede önemli bir adım atıyoruz. Pilot geri kazanım tesisimizi başarıyla devreye aldık" ifadelerini kullandı. "Yenilenebilir enerjiyle rekabet gücünü artıran OSB" Denizli OSB’de devam eden diğer yatırımlara da değinen OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, "Enerji alanında ise 77,08 MW GES kurulu gücümüzle Türkiye’de ilk 10 OSB arasında yer alıyoruz. Dünya Bankası finansmanlı yeni GES projemizle ilave 2.674 kWp kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. GES Projemiz, 35.241 m alanda, 1.104.000 Euro yatırım bedeliyle gerçekleştirilecektir. Aynı zamanda GES destekli elektrikli araç şarj istasyonumuzu da hizmete sunduk. Bu yatırımlarla hem karbon ayak izimizi azaltıyor hem de sanayicilerimizin enerji maliyetlerini düşürüyoruz. Altyapı yatırımlarımız kapsamında, TEİAŞ’a ait enerji nakil hatlarının 2026 yılında yer altına alınmasını planlıyoruz. Ayrıca içme suyunda hayata geçirdiğimiz Reverse Osmoz Sistemi ile hem çevresel fayda sağlıyor hem de önemli işletme tasarrufu elde ediyoruz. Denizli OSB Yönetim Kurulumuzun aldığı stratejik kararlar ile sanayicilerimize yüzde 17 elektrik maliyet avantajı sağlanmaktadır. Çalışanlarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak PAÜ OSB Polikliniğimizi gündüz hastanesine dönüştürüyoruz. Branş sayılarının artırılması, 24 saat acil servis, laboratuvar kurulumu ve yeni tıbbi cihaz yatırımlarıyla sağlık hizmetlerini güçlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, Mehmet Çalışkan, İsmail Aslan ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Osman Nuri Boyacı ve gazeteciler katılım gösterdi.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:24
Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan dev yatırım
Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59’a ulaşırken, yatırımların en büyük payı ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrıldı. Vali Şefik Aygöl başkanlığında düzenlenen 2026 Yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda 2025 yılı yatırım verileri paylaşıldı. İl genelinde 175 projede 27 milyar TL’yi aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranının yüzde 85,59’a ulaştığı belirtildi. Ulaştırma ve haberleşme sektörünün yüzde 64’ün üzerinde pay aldığı yatırımların tarım, konut, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere yedi temel sektörde kentin altyapısını güçlendirdiği, ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklediği kaydedildi. "Bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir" 2025 yılı için Tunceli’ye tahsis edilen ödenek miktarının yüzde 85,59’a ulaştığını belirten Vali Aygöl, "2025 yılında toplam bütçesi 27 milyar 39 milyon 193 bin TL olan 175 proje başarıyla yürütülürken, bu projelerin büyük bir kısmı önemli aşamalara gelmiştir. Yine 2025 yılı için ilimize tahsis edilen toplam ödenek miktarı 2 milyar 727 milyon 482 bin TL olup, bu ödenekten 2 milyar 334 milyon 424 bin TL harcama gerçekleştirilmiş ve yıl bazında projelerin nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59 olmuştur. Yatırımlarımız önemli atılımlara vesile olurken, dönem sonu itibarı ile 97 proje bitirilmiş, 55 projede çalışmalar hızla devam etmekte, 9 proje ihale sürecinde, 14 proje ise henüz başlamamıştır. Bu yatırımlar ulaştırma ve haberleşme, konut, tarım, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere 7 temel sektör üzerine yapılmış olup, yüzde 64,77 oran ile en fazla pay ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrılmıştır. Bu yatırımları sırasıyla tarım ve konut sektörleri takip etmiş, enerji, imalat, sağlık ve eğitim sektörlerine de kalkınmayı destekleyici nitelikte yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlarla bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir. Unutmayalım ki koordinasyon, gücün yönünü, emeğin anlamını bulduğu noktadır" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:22
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik olarak sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti ve rekabetçi finansman imkanlarını uygulamaya aldı. Müjdeyi Türk Eximbank’ın Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat verdi. Türkiye İhracat Kredi Bankası-Türk Eximbank’tan, ihracatçılara müjde geldi. Banka, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletti, ülke ve banka ağını büyüttü. İhracatçılar için müjde niteliğindeki kararları Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat duyurdu. Bakan Bolat, Türk Eximbank’ın düzenlediği Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, "Alıcı kredilerinde; Türk Eximbank’ın uyguladığı faiz oranı ile OECD’nin belirlemiş olduğu referans faiz oranı (CIRR) arasındaki farkın Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmesini öngörüyoruz" dedi. Yeni düzenleme ile akreditif iskontosu gibi dış ticaret ürünlerinin de kapsama alındığını belirten Bakan Bolat, "Yeni model ile yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da alıcı kredisi finansman maliyeti desteği sağlanacak. Böylelikle yabancı alıcıya sunulan finansman imkânları uluslararası standartlarda ve rekabetçi maliyetle sağlanabilecek. İhracatçılarımız ise peşin tahsilat imkânına kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. Desteklenen ülke sayısı 94 oldu Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ticaret Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgür Volkan Ağar, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, Türk Eximbank Yönetim Kurulu Üyeleri Didem Bahar Özgün Yılmaz ile Şeyh Mehmet Boz, ihracatçı birlik başkanları ve ihracatçıların katıldığı toplantıda konuşan Bolat, "Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası Tazmin Desteği ile ihracatçılarımızın ticari ve politik risklerini güvence altına alan alacak sigortalarımızı özellikle riskli pazarlarda güçlendirmeyi hedefliyoruz. İlaveten, alıcı kredisi destek sistemimizin etkin ve sürdürülebilir yapıda kullanılabilmesi, özellikle riskli pazarlarda sunulabilmesi amacıyla Alıcı Kredisi Tazmin Desteği de sağlamaya da başlandık. Bu destekler ile ihracatımızı sadece ürünle değil finansman imkânı ile de rekabetçi olmasını temin ediyoruz. Ayrıca, söz konusu destek mekanizmasına konu olacak yatırım mallarının da kapsamını genişleterek desteklediğimiz yatırım malı sayısını (GTIP bazında) 821’e çıkararak; alıcı kredileri destek mekanizmamızı, toplam mal ihracatımızın yüzde 26,8’ini kapsar hale getirdik. Bununla birlikte, yurt dışındaki muhabir bankalara limit tahsis çalışmalarımızı hızlandırdık ve 94 ülkede 1 milyar doların üzerinde alıcı kredisi limiti kullanılabilir hale getirdik. Bu limitin kısa süre içerisinde daha fazla ülkede daha yüksek tutarlarda tahsisi konusunda da çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bilgilendirme programları düzenlenecek Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yatırım malı ihracatçılarına yönelik alıcı kredileri tanıtım toplantıları ve geniş katılımlı bilgilendirme programları düzenleneceğini dile getiren Bakan Bolat, "Bakanlığımız bunun yanında, Türk Eximbank ve ihracatçı firmaların katılımıyla hedef ülkelere yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenlenecektir. Ticaret Müşavirliklerimiz de networkleri kullanılarak yerel yatırım malı ithalatçılarına yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülecektir. Alt yapı ve insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla da destek programının etkin ve sürdürülebilir uygulanması için Destek Yönetim Sistemi (DYS) entegrasyonu tamamlanmıştır. Türk Eximbank’ın alıcı kredileri ve akreditifli işlemlerine yönelik sistem alt yapısı ve insan kaynağı yatırımları da hızlandırılmıştır" dedi. ’’Misyonumuz ihracatçılarımızın yanında olmak’’ Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik de yaptığı konuşmada, "Türk Eximbank’ın kurulduğu günden beri temel misyonu hiç değişmedi: Üreten, ihraç eden ve küresel pazarlarda rekabet eden firmalarımızın yanında olmak. Dünyada ticaretin dinamikleri hızla değişirken, artık ihracatın finansmanı da çok boyutlu ve stratejik bir nitelik kazanmıştır. Bugün ihracat sadece bir satış faaliyeti değil; üretimden yatırıma, risk yönetiminden proje finansmanına kadar uzanan bütüncül bir ekosistemdir. Banka olarak bu dönüşümü doğru okuyarak; güçlü bilanço yapımız sayesinde uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli kaynaklar ve geniş ürün yelpazemizle ihracatçılarımıza daha etkin destek sunmayı sürdürüyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonu ve desteğiyle alıcı kredilerinde yeni bir atılım sürecine girdiklerini belirten Çelik, "Yatırım malı ihracatı ve yurt dışı müteahhitlik projelerinde daha kapsamlı ve rekabetçi finansman imkânları sunulabilecek şekilde Ticari Faiz Referans Oranından (CIRR) sağladığımız desteğin kapsamını genişletiyoruz. Diğer taraftan, ihracatçılarımıza tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı da hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin şekilde erişebilmesidir" ifadelerini kullandı. Desteklenen ihracatçıların yüzde 83’ü KOBİ Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de konuşmasında Türk Eximbank’ın bu zamana kadar ihracatçılara verdiği destekleri anlattı. Güney, Türk Eximbank’ın faaliyete başladığı 1987 yılında bu yana, ihracatçıların en güçlü ve en güvenilir destekçisi olduğuna vurgu yaptı. Güney, "2024 yılında ihracatçılarımıza toplam 48,7 milyar ABD doları destek sağladık. 2025 yıl sonu itibariyle ise 26,8 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları sigorta olmak üzere, bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 artışla toplam 54,3 milyar dolar tutarında rekor seviyede destek sunduk. Bugün itibariyle, aktiflerimizin yüzde 90’ını ihracatçılarımıza kredi olarak tahsis ediyoruz. Toplam aktif büyüklüğümüz 1,3 trilyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yılında uluslararası sermaye piyasaları ve finansal kuruluşlardan 8,7 milyar dolar tutarında kaynak temin ettik. Yine 2025 itibariyle aktif olarak destek verdiğimiz 18 bin 500 ihracatçımızın yüzde 83’ünü KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Son beş yılda 6 bin yeni KOBİ firmamız Türk Eximbank desteklerinden faydalanmaya başlamış, ihracat ekosistemimizin kapsayıcılığı önemli ölçüde artmıştır" dedi. Güney, alıcı kredilerinin yeni küresel ticaret düzeninde tüm ihracat destek kuruluşları tarafından etkin bir şekilde kullanılan, dış ticarette rekabeti belirleyen stratejik bir ihracat destek aracı haline geldiğini vurguladı. Güney, alıcı kredilerini, dış ticaretin finansmanı ürünleri ile tamamlayarak ihracatçılara uçtan uca çözümler sunduklarını sözlerine ekledi. Toplantının ardından Türk Eximbank Yönetim Kurulu Osman Çelik ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, günün anısına istinaden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a bir hediye takdim etti.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:19
Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM’nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi; "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder