Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14
Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı
Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
2
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
3
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
4
17 Mart 2026 Salı- 10:50
Olgunlaşma Enstitüsünde bayram için alınan tatlı siparişleri doğal malzemelerle hazırlanıyor
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:09
Erciyes hafta sonu 320 bin kişiyi ağırladı
Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden olan Erciyes, hafta sonu 320 bin kişiyi ağırladı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:09
"Türkiye ekonomisine 1 milyar dolar üretim katkısı sağladık"
McDonald’s Türkiye, yüzde 98 yerli girdi yaklaşımıyla 2025 yılı için belirlediği, Türkiye ekonomisine 1 milyar dolarlık üretim katkısı hedefine ulaştığını açıkladı. Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığı 1986 yılından günümüze kadar sunduğu hizmetle ve oluşturduğu ekonomik değerle Türkiye’ye katkı sağlayan McDonald’s Türkiye, 2025 yılında da büyümesini sürdürdü. Yerel tedarik ekosistemine dayalı yaklaşımıyla Türkiye ekonomisine sağladığı üretim katkısını 1 milyar dolara çıkaran şirket, dijitalleşme yatırımlarının yanı sıra istihdamda fırsat eşitliğini destekleyen uygulamalarıyla öne çıktı. "5 yıl içinde 500 restorana ulaşmayı hedefliyoruz" 2025 yılında 36 yeni restoranı devreye alan şirket, İstanbul ve İzmir’in yanı sıra Antalya, Ankara, Eskişehir ve Bursa’da da lezzet severlerle buluştu. Turizm hattındaysa Fethiye, Göcek, Kuşadası, Selçuk, Bodrum ve Altınoluk’ta restoran açılışları gerçekleştirdi. "2025’te büyümemizi ülke genelinde sürdürdük" diyen McDonald’s Türkiye CEO’su Mwaffak Kanjee, "306 restoranımız ve 10 bini aşkın çalışanımızla hizmet ağımızı genişletmeye devam ediyor, yüzde 98 yerlilik oranımızla güçlü bir biçimde bağlı olduğumuz bu topraklara katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz. 2026 yılında da gerçekleştirmeyi planladığımız 38 yeni restoran açılışıyla misafirlerimizi memnun etmeyi ve ülkemiz için değer üretmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Kanjee, beş yıl içinde 500 restorana ulaşmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. "Bu yıl 2 bin kişiyi daha istihdam edeceğiz" Şirketin güçlü ve kapsayıcı bir istihdam politikasına sahip olduğunu belirten Mwaffak Kanjee; "Büyüme planlarımız dahilinde geçen yıl 2 bin kişilik istihdamla çalışma arkadaşlarımızın sayısını 10 bine yükseltmiştik. Bu yıl 2 bin kişi daha istihdam ederek büyümemizi sürdüreceğiz" dedi. Kadın çalışma oranına da değinen Kanjee, "Toplam çalışanlarımız içinde kadınların payı yüzde 50,5’e ulaştı. Restoranlarda ekip üyeliğinden yöneticiliğe uzanan tüm pozisyonlarda aktif rol alan kadın çalışanlarımız, markamızın sahadaki iş gücü yapısında önemli bir yer tutuyor. İŞKUR ve yerel belediyelerle yürüttüğümüz iş birlikleriyle kadın istihdamını desteklemeye, esnek çalışma düzeniyle daha fazla kadına istihdam fırsatı oluşturmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "ABD’den Güney Kore’ye pek çok ülke başarımızı görmeye geldi" 2025’te restoran içi deneyimi bir üst noktaya taşıyan dijital yatırımlara da ağırlık veren şirket, "Geleceğin Restoran Deneyimi" kapsamında ülke genelinde 594 sipariş kioskunu devreye aldı. "Ortaya koyduğumuz bu standart, global ölçekte yakından takip ediliyor" diyen Kanjee, bu dönüşümün sahadaki karşılığını görmek üzere Amerika Global Yönetim Kurulu’nun da aralarında bulunduğu Dubai, Güney Kore, Latin Amerika ve Güney Afrika’dan yönetim ekiplerini yıl boyunca Türkiye’de ağırladıklarını belirtti. İletişim çalışmaları uluslararası ödülleri getirdi Yapılan açıklamaya göre şirket, yıl boyunca yüksek görünürlük oluşturan kampanyalarıyla da gündeme geldi. Minecraft, Friends, Sekizinci Aile, Grimace ve McHesaplı Menüler gibi çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşan marka, iletişim ve pazarlama alanında önemli ödüllere layık görüldü. 2025 yılında Kristal Elma’dan gümüş ödülle dönen McDonald’s Türkiye; IPRA Golden World Awards ve Altın Pusula Halkla İlişkiler Ödülleri gibi prestijli yarışmalarda iletişim alanında büyük ödüller kazandı. Etkili reklam ve kampanyaların ödüllendirildiği Effie ve Mixx Awards’ta da ikişer altın ödül elde eden şirket, Great Place to Work’ün "Genç Kuşaklar İçin En İyi İşverenler" listesinde yer aldı. Ayrıca 2024 EMEA Development ve 2025 T3 Market Zero gibi uluslararası ödüller de markanın başarılı çalışmalarının nişanesi oldu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:44
Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri Ocak’ta yüzde 52,08 oldu
Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,15 puan azalarak yüzde 22,20 seviyesine, reel sektör için 1,90 puan azalarak yüzde 32,90 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ocak ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri raporunu yayımladı. Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek Sektörel Enflasyon Beklentileri elde edildi. 2026 yılı Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,15 puan azalarak yüzde 22,20 seviyesine, reel sektör için 1,90 puan azalarak yüzde 32,90 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:41
Android YazarkasaPOS Vestel bayilerinde satışa sunuldu
Android YazarkasaPOS, Türkiye genelindeki bin 200 Vestel mağazasında satışa sunuldu. Vestel, işletmelerin dijital dönüşümünü destekleyen B2B çözümler vizyonu kapsamında ürün gamına Worldline lisanslı PAX A910SF Android YazarkasaPOS modelini ekledi. Yeni ürünüyle ödeme çözümleri pazarına güçlü giriş yapmayı hedefleyen Vestel’in satışa sunduğu cihaz, geniş ekranı, uzun pil ömrü ve Android işletim sistemiyle, yalnızca ödeme almak için değil, işletmelerin günlük operasyonlarını daha hızlı, pratik ve verimli yönetebileceği çok yönlü bir iş terminali olarak konumlanıyor. Türkiye genelinde bin 200 Vestel mağazasında satışa sunulan A910SF, modern işletmeler için mobil, hafif ve güvenli bir kullanım deneyimi sunuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, ürünün işletmelere sunduğu avantajlara dikkat çekerek, "Vestel olarak yalnızca bireysel tüketiciye değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki işletmelerin ihtiyaçlarına yanıt veren B2B çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijitalleşen iş dünyasında işletmelerin hız, güven ve verimlilik beklentilerini karşılayan çözümler sunmak kritik hale geldi. Geniş entegrasyon yelpazesiyle fark oluşturan Worldline lisanslı Android YazarkasaPOS, ödeme süreçlerini tek platform altında toplayarak işletmelere operasyonel kolaylık sağlıyor. Bu ürünle amacımız, esnafın ve işletmelerin günlük iş akışlarını daha hızlı, daha güvenli ve daha sorunsuz hale getirerek rekabet güçlerini desteklemek" diye konuştu. Worldline Türkiye Genel Müdürü Gökşin Öney Yılmaz ise "Türkiye genelinde 300 bin iş yerinde 500 binden fazla yazarkasa ile işletmelerin verimliliğini artıran çözümler sunuyoruz. Vestel iş birliğiyle A910SF Android YazarkasaPOS’un yaygın erişilebilirliği, modern teknolojiyi uygun fiyatlarla mükelleflerle buluşturuyor" dedi. Tüm ödeme yöntemlerini destekliyor Ürün, chip & pin, temassız, akıllı kart ve mobil ödeme dahil olmak üzere tüm ödeme türlerini destekliyor. Cihaz, 361 gramlık hafif tasarımı ve 4G/3G/2G/Ethernet bağlantı seçenekleriyle özellikle kuryeler, saha ekipleri ve yoğun operasyon yürüten işletmelere göre tasarlandı. A910SF, geniş kapsama alanında kesintisiz iletişim sağlarken, Worldline Türkiye Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilen özel kilit mekanizması ile opsiyonel iletişim ve şarj ünitesi sayesinde masaüstü cihaza dönüşebiliyor. Bu özellik, özellikle perakende zincirleri ve eczaneler için pratik kullanım avantajı sunuyor. Ayrıca opsiyonel pinpad desteği sayesinde masaüstü kullanımda kartlı işlemlerde güvenli PIN girişi sağlıyor. Sunduğu geniş entegrasyon yelpazesiyle yemek kartı sistemleri, banka uygulamaları ve çeşitli yazılım çözümleriyle uyum içinde çalışan cihaz, özellikle ERP ve B2B iş süreçlerinde, işletmelerin dijital dönüşümüne önemli destek sunuyor. Önde gelen bankalarla native uygulama uyumluluğu, BKM TechPOS aracılığıyla 21 bankaya erişim, yemek kartı sistemleriyle hazır çalışma imkânı, cihazı B2B işletmeler için özel bir platform haline getiriyor. 397 farklı VAS uygulamasıyla uyumluluk, restoran yönetim sistemlerinden sadakat programlarına kadar birçok alanda işletmelere tek cihaz üzerinden kapsamlı dijital altyapı sunuyor.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:39
Güven endeksi inşaat sektöründe arttı
Güven endeksi hizmet sektöründe yüzde 1,3 arttı, perakende ticaret sektöründe yüzde 2,4 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 1,5 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri’ni açıkladı. Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe yüzde 1,3 oranında artarak 113,8 değerini, perakende ticaret sektöründe yüzde 2,4 oranında azalarak 112,6 değerini ve inşaat sektöründe yüzde 1,5 oranında artarak 85,7 değerini aldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:36
Traktör sayısı 80 ilde arttı sadece o ilde düştü
Türkiye’nin 81 ilinden 80’inde geçen yıl traktör sayısı artarken sadece Şanlıurfa’da düştü. 2025 yılına ait "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267’den 50 bin 237 artış ve yüzde 2,2 yükselişle 2 milyon 315 bin 504’e çıktı. Türkiye’de en fazla traktöre sahip il olan Manisa’da geçen yıl traktör sayısı, 2 bin 944 adet artışla 111 bin 999’a ulaştı. İkinci sıradaki Konya’da trafiğe bin 86 adet yeni kayıt yapıldı ve traktör sayısı 105 bin 42’ye çıktı. İzmir’de 2 bin 709 adetlik artışla 87 bin 213’e, dördüncü sıradaki Bursa’da 2 bin 301 adetlik yükselişle 81 bin 204’e geldi. Ülkedeki 81 ilin 80’inde trafiğe kayıtlı traktör sayısında geçen yıl artış yaşanırken Şanlıurfa’da düştü. Trafikten kaydı silinen traktör sayısı Şanlıurfa’da yüksek olunca 2025’te kentteki azalış 186 adet oldu ve toplam sayı 45 bin 652’den 45 bin 466’ya geriledi. Şanlıurfa Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Faruk Akbaş, zirai don ve kuraklık gibi tarım sektörünü sıkıntıya düşüren iklim olaylarının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, "Sulama imkanı olmayan kuru arazilerde çiftçi masraflarını karşılayamaz duruma geldi. Fıstık fiyatlarındaki dalgalanmalar da çiftçiye olumsu yansıdı. Çiftçi bırakın traktör almayı, elindekini satar duruma geldi. Kent içinde satamadığını başka illere sattı" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:32
Kütahya’da emlak sektörünün yıllık hacmi 55 milyar TL’ye ulaştı
Tüm Emlak Danışmanları Birliği Kütahya İl Başkanı Kenan Uzman, kentteki konut satışları, kira fiyatları ve yetkili emlak danışmanı sayılarıyla ilgili dikkat çeken verileri kamuoyuyla paylaştı. Tüm Emlak Danışmanları Birliği Kütahya İl Başkanı Kenan Uzman, Kütahya’daki emlak sektörünün büyüklüğüne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uzman, il genelinde yılda ortalama 9 bin konut satışı gerçekleştiğini belirterek, Aralık ayı itibarıyla ortalama konut fiyatının 2 milyon 850 bin lira seviyesinde olduğunu ifade etti. Bu rakamların yalnızca konut satışlarında yaklaşık 25 milyar 650 milyon TL’lik bir hacme karşılık geldiğini vurgulayan Uzman, konut dışı satışlar ve kiralamaların da eklenmesiyle emlak sektöründe yıllık cironun yaklaşık 55 milyar TL’ye ulaştığını söyledi. Kütahya’nın Türkiye genelindeki konut satışlarındaki payına da değinen Uzman, "Türkiye’de satılan her 200 konuttan yaklaşık 1,2’si Kütahya’da satılmaktadır" dedi. Aralık ayı itibarıyla il genelinde ortalama aylık kira bedelinin 15 bin TL olduğunu belirten Uzman, kira piyasasında da ciddi bir hareketlilik yaşandığını kaydetti. Yetki belgesine sahip emlak danışmanlarının ilçe bazındaki dağılımını da paylaşan Kenan Uzman, Kütahya merkezde 193, Tavşanlı’da 27, Gediz’de 13, Altıntaş’ta 4, Domaniç’te 3, Emet’te 3, Simav’da 2, Çavdarhisar ve Şaphane’de ise birer yetki belgeli emlak danışmanı bulunduğunu söyledi. İl genelinde toplam 247 yetki belgeli emlak danışmanı olduğunu ifade eden Uzman, Aslanapa ve Pazarlar ilçelerinde ise yetki belgesine sahip emlak danışmanı bulunmadığını belirtti. Uzman, bu ilçelerin nüfus ve piyasa büyüklüğü açısından daha küçük ölçekli olduğuna dikkat çekti. Sahada yetkisiz ve kayıt dışı çalışanların sayısının da en az yetkili danışmanlar kadar olduğuna işaret eden Uzman, "Bu durum hem haksız rekabete yol açıyor hem de mesleğimizin itibarını zedeliyor" diyerek kayıt dışı faaliyetlere karşı mücadele çağrısında bulundu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:29
Bursa’nın umudu Çınarcık Barajı’nda "maden tehdidi"
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Çınarcık Barajı havzasındaki madenciliğe dikkati çekerek, "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor." dedi. Bozbey, bilim adamlarının iklim, kuraklık ve susuzluk üzerine yaptığı araştırmaların, "küresel su iflası" olarak tanımlanan geri dönülmez süreci ortaya koyduğunu belirtti. Aralık ayında bilim insanlarının raporunun Bursa için önemine işaret eden Bozbey, şunları söyledi: "Sadece Bursa için söylüyorum. 2023 ile 2024 su arasında barajlarımızda su birikmiş durumda. 2024 ekimiyle 2025 ekimi arasında barajlardaki su miktarı ciddi düşüş yaşıyor. Yani 2024 ekiminde yüzde 30 seviyelerinde olan Doğancı ve Nilüfer barajları 2025 ekiminde sıfıra geldi. Son yıllarda yağış miktarına bakıldığında azalma olduğu görülüyor. 2026 yazının 2025’ten daha sıcak geçeceğini ifade ediliyor. Bunun için kent yöneticileri olarak özellikle suyun çok kıymetli değer olduğunu aynı zamanda Bursa’nın su şehri olmadığını bilmemiz gerektiğinin altını çizerek suyu asla siyaset malzemesi yapmamamız gerekiyor." Çınarcık Barajı için DSİ Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür eden Bozbey, "Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı daha kötü günleri bekliyor olabilirdik. Kimin emeği varsa katkısı varsa yürekten teşekkür ediyorum." dedi. Bozbey, bugün en büyük havzaya sahip olan barajın Çınarcık Barajı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor. Özellikle Çınarcık Havzası, Kütahya ve Eskişehir’e kadar uzanıyor. Çok büyük alana sahip. O havza üzerinde maden arama gibi ruhsatları vermememiz gerekiyor. Orada maden faaliyeti gösteren kurumların da su için Bursa’nın geleceği için faaliyetlerini iptal etmenin doğru olduğunu düşünüyoruz."
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:17
Akçaabat’ın meyve sebze fabrikasının ürünleri market raflarında yerini aldı
Trabzon’da Akçaabat ilçe Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Akçahasat Tesisi’nde işlenen yerel meyveler artık market raflarında yerini almaya başladı. Trabzon hurması, aronya ve kokulu üzüm gibi yöresel ürünler; kurutma, işleme, meyve suyu, reçel ve marmelat gibi ürün süreçlerinden geçirilerek Akçahasat markasıyla tüketiciyle buluşturuluyor. Projenin; yerel üreticiyi destekleme, tarımsal çeşitliliği artırma, ekonomiye katma değer sağlama ve Akçaabat’ı markalaştırma açısından önemli bir adım olduğu ifade ediliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçahasat’ın yalnızca bir gıda üretim tesisi değil, aynı zamanda yerel kalkınma modeli niteliği taşıdığını söyledi. Ekim "Akçahasat markamızla yöremizin bereketini teknolojiyle buluşturuyoruz. Trabzon hurması, aronya ve kokulu üzüm gibi meyveleri işleyerek meyve suyu, reçel ve marmelat gibi ürünlere dönüştürüyoruz. Böylece yerel üretim katma değerli hale geliyor; üreticimiz kazanıyor, tüketicimiz kaliteli ve sağlıklı ürünlerle buluşuyor. Amacımız üreterek büyüyen bir Akçaabat" dedi. Başkan Ekim özellikle tesislerinde işlenen aronya meyvesine dikkat çekerek "Aronya, son yıllarda dünyada önemli bir süper gıda olarak kabul edilen, antioksidan değeri çok yüksek bir ürün. İlçemizde de yetişmesi mümkün olan bu meyveyi tesislerimizde işleyip paketleyerek raflara taşıyoruz. Hem üreticiyi teşvik ediyor hem de Akçaabat’ı bu alanda marka haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşıyoruz. Yerel ürünün yerel markaya dönüşmesi bizim için çok kıymetli. Akçaabat sadece kültür ve turizm değil; tarım ve gıda işleme alanında da güçlü bir marka olabilir. Bu tesiste yürüttüğümüz çalışmalar bunun ilk örneğidir" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:12
OYAK Çimento ARKE Arama ve Kurtarma Ekibi kuruldu
Çimento sektörünün önde gelen firmalarından OYAK Çimento, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) vizyonunu toplumsal sorumlulukla birleştirerek şirket çalışanlarından oluşan arama kurtarma ekibi ARKE’yi hayata geçirdi. AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurulan ARKE, şirketin afetlere karşı kurumsal hazırlık kapasitesini sürdürülebilir bir modele dönüştürüyor. 6 Şubat depremleri sonrası deprem bölgesinde hem arama kurtarma hem de yardımların ulaştırılması konusunda etkin bir rol alan OYAK Çimento, sahadaki deneyimlerini profesyonel bir yapıya kavuşturma kararı alarak, "ARKE - OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi"ni kurdu. Farklı üretim tesislerinden gönüllü çalışanların katılımıyla oluşturulan ARKE ekibi; arama-kurtarma teknikleri, ilk yardım, enkazda çalışma ve kriz yönetimi gibi kritik alanlarda yoğun teorik ve uygulamalı eğitim süreçlerini tamamladı. 5 Aralık 2025 itibarıyla eğitimlerini başarıyla bitiren ekip, AFAD Kentsel Arama Kurtarma Hafif Seviye Akreditasyon sürecinin ardından profesyonel düzeyde operasyonlara katılabilecek yetkinliğe sahip olacak. "Afet hazırlığını somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürdük" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela şunları söyledi: "OYAK Çimento olarak afetlere karşı hazırlıklı olmayı bir kurumsal ve sosyal sorumluluk olarak görüyoruz. Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede şirketimizin iş sürekliliğini düşünürken, insan hayatını önceleyen bir yaklaşımı benimsemek ve içselleştirmek zorundayız. Afetlere hazırlığı somut bir kurumsal kapasiteye dönüştürmek çok önemli bir karar, bunun sonucu olarak AFAD Kentsel Arama Kurtarma akreditasyon süreci kapsamında kurduğumuz ARKE - OYAK Çimento Arama ve Kurtarma Ekibi, bu yaklaşımın sahadaki karşılığı olarak konumlanıyor. Farklı tesislerimizden oluşturulan ekibimiz, yoğun eğitimler ile gerçek operasyon senaryolarına hazır hale geldi. ARKE, sadece OYAK Çimento tesisleri için değil ihtiyaç duyulması halinde bulunduğumuz bölgelerde de destek verebilecek donanıma sahiptir. Bu yapıyı sürekli geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz." Sürdürülebilir afet yönetimi ve toplumsal katkı Yapılan açıklamaya göre; ARKE, OYAK Çimento’nun sadece kendi tesis ve çalışan güvenliğini korumakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin genel afet müdahale kapasitesine de katkı sunma hedefini taşıyor. Şirketin İSG odaklı dönüşüm stratejisinin bir parçası olan bu girişim, çalışan bağlılığını artırırken kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını da pekiştiriyor.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:02
Erzurum "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı"nda ikinci sırada
Erzurum’da elde edilen sütün daha sağlıklı şartlarda tüketiciye ulaşması için 2025 yılında 6 adet süt soğutma tankı ve toplamda süte değer projesi kapsamında 764 süt soğutma tankı dağıtıldığını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, "2025 yılı içerisinde 128 adet süt sağım makinesi dağıtıldı" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger , 2025 yılı itibariyle; Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönetmelik kapsamında Erzurum’da 4 çiftçi örgütü, 2 serbest olmak üzere çalışan 6 danışman hizmet verdiklerini ifade ederek, "Devlet Destekli Tarım Sigortaları kapsamında yıl içerisinde 18.022 poliçe düzenlenmiş; 9 ürün çeşidi için toplam 42 milyon 300 bin 319 TL hasar ödemesi gerçekleştirildi. 2025 yılında 79 bin 745 dekarı yeni başlanan alan olmak üzere toplam 5 adet Mera Islah Projesi kapsamında 1 milyon 65 bin 520 TL ödenek kullanıldı. Erzurum İlinde tarım sektöründe faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör arasında koordinasyonu sağlamak, sektörün sürdürülebilir büyüme stratejilerinin belirlenmesinde kamu-özel sektör eşgüdümünü, sektör kümelenme ve güç birliğini hayata geçirmek amacıyla 23.12.2024 tarihinde Erzurum Valisi Sayın Mustafa Çiftçi imzası ile Tarım Konseyi yönergesi yayınlandı. Bu kapsamda 8 alt başlıkta çalışma grupları oluşturuldu. Çalışma grupları, konuları ile ilgili toplantılarını yaparak Sayın Valimiz Mustafa Çiftçi’ye sunulmak üzere rapor hazırlandı" diye konuştu. "128 adet süt sağım makinesi dağıtıldı" Kenger 2025 yılında DAP İdaresine sunulan ve idare tarafından kabul edilen Sağlıklı Anne Sağlıklı Buzağı Projesi ile ilgili yaptığı açıklamada, "İşletme altyapılarının düzeltilip, anaç hayvanların daha sağlıklı olabilmesi ve döl tutma kabiliyetlerinin artması için aşılama ve vitamin mineral takviyelerinin yapılması, yeni doğan buzağılara sindirim yolu enfeksiyonlarını önlemek için immunserum uygulamalarının yapılması ve ilimizde yaygın olarak buzağı ölümlerine sebep olan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı buzağılara aşılama çalışmalarının yapılıp buzağı kayıplarının en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. İlimizde elde edilen sütün daha sağlıklı şartlarda tüketiciye ulaşması için 2025 yılında 6 adet süt soğutma tankı ve toplamda süte değer projesi kapsamında 100 ile 1000 litre arasındaki kapasitelerde 764 süt soğutma tankı dağıtılmıştır. 2025 yılı içerisinde 128 adet süt sağım makinesi dağıtılmıştır" dedi. "Sera OSB kurulumu ile alakalı ön inceleme" Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Dumlu hizmet binasının tamamlanmasına müteakip çiftçi uygulamalı eğitim merkezi olarak hizmet veremeye başlayacaklarını vurgulayarak, "Eğitim Merkezi Planı; tarımsal potansiyelimize önemli katkı sağlayacağı gibi Bakanlığımızın bölgede planlayacağı tüm toplantılara ev sahipliği yapması ilimizde kısıtlı olan yer ve konaklama arayışını sonlandıracaktır. İlimizin sahip olduğu jeotermal potansiyelin, ekonomik ve çevreci jeotermal ısıtmalı seralar vasıtasıyla tarımsal üretimde kullanılmasını kapsayan Sera OSB kurulumu ile alakalı ön inceleme çalışmaları yapılmaktadır. İlimiz, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı başvurularında başvuru sayısı bakımından Türkiye’de ikinci sırada gelmektedir. İlimizde Kırsalda Bereket Projesi Kapsamında 10 bin 604 adet başvuru yapılmıştır. Proje kapsamında 138 asil 207 yedek olmak üzere toplam 345 üreticimiz 4 bin 581 adet hayvan almaya hak kazanmıştır" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 09:57
Başkan Ayhan, ’Marmaris’te satılık otel’ haberlerine yanıt verdi
Son günlerde "Marmaris’te satılık otel ve kapanacak otel sayısındaki artış" yönünde çıkan haberlere dikkat çeken Marmaris Ticaret Odası (MTO) Başkanı Mutlu Ayhan, bu sürecin sadece Marmaris’e özgü olmadığını ifade ederek "Önceliğimiz turizmde sürekliliği korumak" dedi. Son dönemde basında yer alan "Marmaris’te satılık otel ve kapanacak otel sayısındaki artış" haberleri, turizm sektöründe yaşanan dönüşüm sürecini yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Ticaret Odası (MTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mutlu Ayhan, mevcut ekonomik şartlar ve 31 Mayıs’a kadar tamamlanması gereken bina yangın mevzuatına uyum sürecinin, sektördeki işletme kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Başkan Ayhan, özellikle yüksek finansman maliyetleri, işletme giderlerindeki hızlı artış ve döviz kurundaki yükselişin enflasyonun altında kalması gibi nedenlerle, konaklama sektöründe maliyet dengesinin bozulduğunu ifade etti. Bu tablo nedeniyle bazı işletmelerin yatırım planlarını gözden geçirmek, işletme modellerini yeniden kurgulamak ve farklı seçenekleri değerlendirmek zorunda kaldığını belirtti. Marmaris’te yaşanan gelişmelerin Türkiye genelindeki turizm destinasyonlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Başkan Ayhan, "Benzer süreçler bugün Türkiye’nin tüm turizm bölgelerinde yaşanıyor. ‘Satılık Otel veya Kapanan Otel’ başlığı, aslında sektörün üzerinde biriken ekonomik ve operasyonel baskıların daha görünür hale gelmiş halidir" dedi. "Binalar mevcut yönetmeliğe uyum sağlıyor" Yangın güvenliği sürecine ilişkin kamuoyunda zaman zaman yanlış bir algı oluştuğuna dikkat çeken Ayhan; "Burada altını çizmemiz gereken önemli bir nokta var. Yeni yayımlanmış bir yönetmelik söz konusu değil. Mevcut binalar, 2007 yılında yayımlanmış Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen eksiklerini gidermek üzere bir uyum süreci yürütüyor" şeklinde konuştu. Başkan Ayhan, Marmaris’te bazı konaklama tesislerinin halihazırda yönetmeliğe uygun olduğunu ve onay raporlarını aldığını, eksikleri bulunan tesislerin ise denetimler ve teknik değerlendirmeler doğrultusunda çalışmalarını hızlandırdığını belirterek "İşletmelerimiz misafir ve çalışan güvenliğini her şeyin önünde tutuyor. Sahada ciddi bir emek ve yatırım süreci var. Nisan ayı sonuna kadar tesislerimizin çok büyük bir bölümü tadilatını tamamlamış ve yangın onay raporunu almış olacak" dedi. "Sorumluluk paylaşımı netleşmeli" Uyum sürecinde en kritik başlıklardan birinin, özellikle kiralama modeliyle işletilen tesislerde yaşanan mal sahibi-kiracı anlaşmazlıkları olduğunu ifade eden Ayhan, yangın güvenliği yatırımlarının bazı yapılarda yüksek maliyetli dönüşümler gerektirdiğini, bu nedenle sorumluluk paylaşımı konusunda ciddi uyuşmazlıklar yaşandığını söyledi. Bazı kira sözleşmelerinde tadilat ve yatırım sorumluluğu açık biçimde tanımlanmadığı için uygulamada anlaşmazlıkların doğabildiğini ifade eden Ayhan; "Bu durum, ne yazık ki bazı tesislerin faaliyetlerine son vermesine kadar uzanabiliyor. Süreci hızlandıracak, tarafları koruyacak ve sorumlulukları netleştirecek daha güçlü bir çerçeveye ihtiyaç var. Aksi halde kapanan tesis sayısında artış olması kaçınılmaz" ifadelerini kullandı. "Yatak arzı azalırsa doluluk artar" Sektörün genel görünümüne ilişkin dengeli bir öngörü paylaşımı yapan Başkan Ayhan; "İşin geneline baktığımızda, bu süreçte kapanan ya da faaliyetine ara veren tesisler olacaktır. Satılık ya da işletme modelini değiştiren tesis sayısındaki artış, yalnızca ekonomik baskıların değil, aynı zamanda sektörün yeniden yapılanma sürecinin de bir sonucudur. Bu durum, bazı tesisler için pazardan çıkış anlamına gelirken, bazıları için de yenilenme, el değiştirme ve daha güçlü bir yapıyla yeniden faaliyete geçme fırsatı oluşturmaktadır. Burada aslında bir kriz değil, sektörün ve rekabetin doğası gereği bir dönüşüm söz konusudur. Bununla beraber Marmaris, 703 konaklama tesisinde, 70 bine yakın yatak kapasitesine sahip bir turizm kentidir. Yıl genelinde ortalama yüzde 62 doluluk oranı söz konusu. Bu çerçevede yatak arzında yaşanabilecek muhtemel bir azalma, doğal olarak doluluk oranlarında artış yönünde bir dengeyi de beraberinde getirecektir" dedi. "Önceliğimiz turizmde sürekliliği korumak" Marmaris Ticaret Odası olarak sürecin sağlıklı yönetilebilmesi için kamu otoriteleri ve sektör paydaşlarıyla başından bu yana temasların sürdüğünü belirten Başkan Ayhan, oda olarak üyelerin finansman sıkıntısını hafifletmek amacıyla mevcut piyasa şartlarının altında faiz oranlarıyla kredi kullandırılması noktasında da destek mekanizmaları oluşturduklarını söyledi. Ayhan açıklamasının devamında, "Marmaris güçlü ve güvenli bir destinasyondur. Önceliğimiz, güvenlik standartlarını yükseltirken sektörün sürekliliğini korumak, istihdamı ve hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde desteklemektir" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder