EKONOMİ
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Torik tezgahlara geç geldi ama yüzleri güldürüdü
29 Ocak 2026 Perşembe - 09:34 Torik tezgahlara geç geldi ama yüzleri güldürüdü Çanakkale’de torik tezgahlara geç geldi ama yüzleri güldürdü. Kilosu 700 liradan satılan torik vatandaşların gözdesi oldu. Çanakkale Boğazı’nda beklenen torik balığı akımı geç de olsa geldi. Normal iklim şartlarında kasım ve aralık aylarında gelmesi beklenen torik balığı oak ayı sonunda geldi. Kilosu 700 liradan satılan torik balığı yüzleri güldürdü. Çanakkale’de balık hali esnaflarından Hasan Doğuş Tunç, "Mevcut torik bolluğunu gırgır tekneleri buldu. Hem vatandaşlarımız hem balıkçılar sevindi" dedi. Denizlerimizde torik balığı bollaştı Torik balığının geç de olsa denizlerde kendini gösterdiğini söyleyen balıkçı Hasan Doğuş Tunç, "Denizlerimizde torik balığı bollaştı. Bu balığın kasım, aralık aylarında olması gerekirdi ama ocak sonuna doğru piyasaya çıktı. Biz bunu iklim değişikliğine bağlıyoruz. Torik balığının kilosunu tezgahlarda 700 liraya satıyoruz. Balıklar 3-5 kilo arasında oluyor. İsteyenlere somon balığı gibi dilim dilim de satabiliyoruz. Torik tezgahlarda yerini aldı gayet lezzetli, yağlı ve omega 3 bakımından çok faydalı bir balık" dedi. Her bütçeye uygun vatandaşlarımızın alabileceği balıklar tezgahlarımızda mevcut Av sezonu içerisinde balık fiyatlarında iniş ve çıkışların gözlemlendiğini ifade eden Hasan Doğuş Tunç, şunları söyledi: "Vatandaşlarımız torik balığı tüketebilirler. Onun yanı sıra hamsimiz güzelleşmeye başladı, son 2 gündür lezzetli bir hamsi atağı var 250-300 lira banında değişiyor fiyatları. İstavritimiz bol miktarda, fiyatı 250 lira. Onun haricinde tekir, mezgit gibi balıklar da havlara göre fiyat değişikliği yaşanabiliyor. Bu balıklar havalar estiğinde azalıyor ve fiyatları yükseliyor, güzel havalarda ise fiyatlarda düşüş yaşanıyor. Boğaz’dan deniz çupralarımız geliyor. Deniz levreğimiz başladı. Sezon başında lüferimiz boldu. Yaklaşık 1-1,5 aylık bir lüfer bolluğumuz oldu. Lüferin fiyatı mevsimsel olarak azaldığı için 3-4 katına çıktı. Palamut yoktu bu sezon denizlerimizde hala daha yok. Torik sezon başında yoktu şimdi görülmeye başlandı. Hamsi ve istavrit güzel devam ediyor, fiyatları da aynı şekilde uygun. Sardalya balığının bolluğundan dolayı bir düşüş var. Deniz levreğinde ve deniz çuprasının fiyatında bolluktan dolayı düşüş var. Genel olarak baktığımızda sezon başına göre fiyatlar arttı ama bazı balıklarda da fiyatın düştüğünü gözlemleyebiliyoruz. Her bütçeye uygun vatandaşlarımızın alabileceği balıklar tezgahlarımızda mevcut."
Erzurum’da kırmızı et üretimi için pilot proje masaya yatırıldı
29 Ocak 2026 Perşembe - 09:07 Erzurum’da kırmızı et üretimi için pilot proje masaya yatırıldı Erzurum Büyükşehir Belediyesi Encümen Salonunda kırmızı et üretimi konulu geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, et üreticileri birlikleri, veteriner hekimler ve ilgili paydaş kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda; kırmızı et sektörünün mevcut durumu, üretim kapasitesinin artırılması, verimlilik, sürdürülebilirlik ve sahadaki uygulamalar ele alındı. Etçi ırk melezi besilik hayvan üretimi hedefleniyor Bakanlık ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği iş birliğiyle hazırlanan ve cinsiyeti belirli (erkek) sperma kullanımıyla suni tohumlamanın yaygınlaştırılmasını amaçlayan projenin Erzurum’da pilot uygulaması toplantıda tanıtıldı. Proje kapsamında, besilik materyal üretiminin desteklenmesi amacıyla etçi ırk erkek sperma kullanılarak, özellikle melez ve damızlık üretimi dışında kalan anaç hayvanlardan etçi ırk melezi besilik hayvan üretimi hedefleniyor. Projeye katılan yetiştiricilere, doğan buzağılar için Kırmızı Et Üreticileri Birliği tarafından destekleme sağlanmasının planlandığı belirtildi. Erzurum’un geniş çayır ve mera alanlarına sahip Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Erzurum’un sahip olduğu geniş çayır ve mera alanları ile büyükbaş hayvan varlığının proje için önemli bir avantaj sunduğu vurgulandı. Pilot uygulamanın başarılı olması hâlinde, projenin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Ayrıca uygulamanın sahada başarıya ulaşabilmesi için hayvan seçiminin doğru yapılmasının, infertil hayvanların kapsam dışında tutulmasının ve uygulamanın daha dar, kontrol edilebilir alanlarda yürütülmesinin önemine dikkat çekildi. Veteriner hekimlerin sürecin merkezinde yer alacağı, izleme ve denetimlerin mobil suni tohumlama sistemi üzerinden yürütüleceği bildirildi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Çorum’un ihracatı son 10 senede 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıktı"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 22:40 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Çorum’un ihracatı son 10 senede 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıktı" Türkiye Odalar ve Borsalar Başkanı (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Çorum makinenden konfeksiyona kadar geniş alanda üretim ihracat yapan, yıldızı parlayan bir şehir. Sadece son 10 senede ihracatı 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıkmıştır" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Kültür ve Konferans Salonu’nun açılış töreninde konuştu. Çorum’un son dönemdeki sanayi yatırımlarıyla parlayan bir yıldız haline geldiğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Çorum’un en çok ihracat yapan 12. şehir konumuna geldiğini dile getirdi. "Çorum’un ihracatı son on senede ihracatı 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıkmıştır" Çorum’da sanayi yatırımlarıyla önemli bir ihracat rakamına ulaşıldığını ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Burada faaliyette bulunan üç tane OSB’miz var. Ama artık yetmiyor iki tane daha yapıyorsunuz. Ben de geçmişte burada organize sanayi bölgesinde. Yatırım yapmış olan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Ben çorum insanını buraya yatırım yapmadan önce tanımıyordum. Yatırım yapınca anladım. Ne kadar vefakar, cefakar ve çalışkan insan olduklarını burada yatırım yapınca anladım. Çorum makinenden konfeksiyona kadar geniş alanda üretim ihracat yapan, yıldızı parlayan bir şehir. Sadece son 10 senede ihracatı 100 milyon dolardan 5 milyar doların üzerine çıkmıştır. 2025 yılında tüm Türkiye’de, ihracatını en fazla arttıran üç şehir konumuna çorum gelmiştir. Son bir yılda Çorum’un tam 2 milyar dolar yaklaşık bir nokta 9 milyar dolar arttırdık. Çorum’un nasıl bir başarı hikayesi yazdığını göstermek için şu karşılaştırmayı da yapmakta fayda var. Yıllık ihracat artışında İstanbul, Bursa gibi şehirlerin önüne geçti. O zaman işte sağ olsun Ticaret Bakanlığımızın bu sonucunda Çorum’un kaynaklı ihracat 5 buçuk milyar dolar olduğu ortaya çıktı. Yani sevinerek söyleyeyim, bunu da her tarafta kullanabilirsiniz. Bizim ihracatımız, Çorum’un ihracatı Adana’yı, Konya’yı, benim memleketim olan Kayseri’yi de geçtiriniz. Ve bugün Çorum 12. büyük ihracatçı şehir haline geldi" dedi. "Bu kadar sanayisi gelilmiş bir şehrin muhakkak limanlara ulaşması lazım" Çorum’da yapılan demiryolu projesinin önemine de dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Özellikle sayın vekillerim ne olur bunu çok sık anlatın ki siyaset, iktidar, hükümet Çorumun değerinin farkına varsın. Üstelik bunu da demiryolu olmadan yaptık. Çorumlu çalışkan ve marifetlidir bak açık söyleyeyim. Tren de inşallah yatırım programına alındı ama bir an önce bu kadar sanayisi gelilmiş bir şehrin muhakkak limanlara ulaşması lazım. Tabii buna bağlı olarak da hızlı trene ihtiyacımız var. Ankara’da bugün Eskişehir’in çehresi değişti. Ankara’dan günü birlik biniyorlar. Özellikle kadınlar gün yapacağına Eskişehir’i geziyorlar ve böylelikle Eskişehir’in ekonomisine katkı veriyorlar. İnşallah Çorum’da bu şekilde gelişecek başkan da çalışacak daha çok görünür hale geleceğiz. Türkiye’de marka olan şehirlerde bir hikaye var. Bir şehrin valisi, belediye başkanı, milletvekilleri, sivil toplum ve meslek örgütleri bir ve beraber hareket ederse o şehirler marka şehir olur" diye konuştu. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan da Bankalar Birliği’nin de KOBİ’lere yönelik açıklayacağı destek programı olduğunu ve ekonomi yönetiminin sanayi sektörüne önemli katkılar sağlayacak programlar oluşturduğunu dile getirdi. Törene Çorum Valisi Ali Çalgan, AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Başaranhıncal katıldı.
Tarım arazilerinden alınan emlak vergisine tepki
28 Ocak 2026 Çarşamba - 22:15 Tarım arazilerinden alınan emlak vergisine tepki Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım arazilerinden emlak vergisi alınmaması gerektiğini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı itibarıyla tarımda artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını ifade etti. Doğan, "Çiftçimiz üretimden vazgeçme noktasına gelirken, birçok belediye fiilen tarım yapılan, üzerinde hiçbir yapı bulunmayan arazilerden emlak vergisi almaya devam ediyor. Bu uygulama üreticiyi daha da çıkmaza sürüklüyor" dedi. "Tarla, bağ, bahçe ve zeytinliklerden emlak vergisi alınamaz" Mevzuatın açık olduğunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 15. maddesine dikkat çeken Doğan, "Kanuna göre ekili ve dikili tarım arazileri emlak vergisinden muaftır. Tarla, bağ, bahçe ve zeytinliklerden emlak vergisi alınamaz. Bir arazinin büyükşehir sınırları içinde yer alması tek başına vergi gerekçesi değildir. İmar planında arsa olmayan ve fiilen tarım yapılan arazilerden emlak vergisi alınamaz. Buna rağmen bazı belediyeler uygulamada tarım arazilerini arsa olarak değerlendirmektedir. Bu durum üreticiler açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Bugün birçok belediyede tarımsal üretim yapılan araziler için emlak vergisi uygulamasıyla karşılaşıyoruz. Yüreğir Belediyesi’nde de benzer sorunların yaşandığını görüyoruz. Bu durum hukuka ve vicdana aykırıdır. Üretim yapılan alanların vergiye konu edilmesi, çiftçilerimizin yükünü artırmakta ve çözüm bekleyen bir sorun olarak karşımızda durmaktadır" ifadelerini kullandı. Bazı belediyelerin kırsal mahallelerde tarım yapılan arazilerden emlak vergisi almadığına dikkat çeken Doğan, diğer belediyelerinde bunu uygulamasını istedi. Vergi çıkarılan tarım arazileri konusunda çiftçilerin haklarını arayacaklarını söyleyen Doğan, "ÇKS kayıtları veya Tarım ve Orman Müdürlüklerinden alınacak belgelerle tarımsal faaliyeti belgeleyebilirler. Üreticilerimiz bu konuda geri adım atmayacak ve gerekirse dava açma haklarını kullanacaklardır" diye konuştu. Tarımın stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Doğan, "Tarım arazilerinden haksız şekilde emlak vergisi alınmasına son verilmelidir. Çiftçiye yük değil, destek verilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.
BTSO’da yılın ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:28 BTSO’da yılın ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) 2026 yılının ilk Meclis Toplantısı, Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümden BTSO’nun gelecek vizyonuna, üretim gücünün korunmasından stratejik projelere kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. BTSO Meclis Toplantı Oda Hizmet Binası’nda Meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis üyelerinin faaliyet gösterdikleri sektörlerde yaşanan gelişmeleri dile getirdiği toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO’nun bir uzmanlık merkezi olarak konumlandığını ifade etti. Meclis, komiteler ve konseylerin her birinin kendi alanında Türkiye’nin en güçlü sivil toplum yapıları arasında yer aldığını söyleyen Başkan Burkay, Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odalarından biri olan BTSO’da yönetim anlayışının ortak akla dayandığını belirterek, "Bu süreçte hepimiz Bursa’yı ve Bursa iş dünyasını her platformda gururla temsil ediyoruz. Bu duruş, sorunların çözümünde de etkili oluyor." diye konuştu. Görevlerin bir makam değil, bir sorumluluk olduğunun altını çizen Burkay, hayata geçirilen projelerin de kalıcı eser olarak kentin ve ülkenin ekonomi tarihine geçtiğini dile getirdi. İbrahim Burkay, "Bu eserler bizi tarif edecek. Çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatacağımız hizmetler bunlar." dedi. "BTSO bugünü değil, geleceği planlıyor" Dünya ekonomisinin zor bir dönemden geçtiğini işaret eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, yaşanan sürecin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte bir dönüşüm yaşandığını ifade etti. Pandemi sonrası dünyanın eski dünya olmadığını belirten Burkay, "Dünyayı bir yerden alıp başka bir yere koydular. Eski alışkanlıklarla o dünyayı arıyoruz ama o dünya artık yok." dedi. Küresel ekonomide devletlerin yerini büyük şirketlerin aldığına, ciddi bir servet transferi yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi 12 yıldır doğru okuduğunu vurguladı. GUHEM, BUTEKOM, TEKNOSAB, Model Fabrika ve Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerin bu vizyonun ürünü olduğunu ifade eden İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Bugün içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçişin kaçınılmaz olduğu konuşuluyor. Bizler bu alanda 4 yıl önce adım attık. Türkiye’de Elektrikli Araçlar Mükemmeliyet Merkezi’ni hayata geçiren ilk ve tek odayız. Üstelik bunu AB Fonlarıyla yaptık. Biz bugünün değil, 5-10 yıl sonra karşımıza çıkacak sorunların adımlarını atıyoruz. Kurumlar bunun için var." Dijital dönüşüm konusunda da öncü adımlar attıklarını belirten Burkay, Türkiye’de e-ticaret komitesini kuran ilk odanın BTSO olduğunu hatırlattı. Uzmanlaşmanın önemine değinen Burkay, komite sayısının 47’den 70’e çıkarılmasının da bu anlayışın bir sonucu olduğunu söyledi. "Bursa devler liginde olmalı" Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çeken Başkan Burkay, "Bursa ligden düştüğü anda Türkiye de ligden düşer. Bursa devler liginde yer almalı." ifadelerini kullandı. Bursa’nın 20 milyar dolarlık ihracat, 200’ü aşkın ülkeye ihracat yapan bir ekonomiye sahip olduğunu belirten İbrahim Burkay, dış ticaret ve yüksek küresel entegrasyon gücüne rağmen geleceğin alanlarında yatırım yapmamanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kapasite fazlası ve haksız rekabet uyarısı Küresel ölçekte yaşanan kapasite fazlasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Burkay, bunun gerçek bir fiyat ya da kalite rekabeti olmadığını, özellikle Uzakdoğu’dan yapılan ve üretim kaslarını hedef alan bir "kapasite istilası" olduğunu söyledi. Bu durumun ülkeleri üretimden kopardığını ifade eden Burkay, Türkiye’nin üretim gücünü koruması gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı’nın bu konuda sektöre duyarlı ve iş birliğine açık bir yaklaşım sergilediğini de belirten Burkay, gerekli düzenlemelerin kararlılıkla ele alınması gerektiğini ifade etti. GSYF modeliyle lojistik teknopark BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Lojstik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun, Türkiye’de bir sivil toplum kuruluşu tarafından kurulan ilk fon olma özelliği taşıdığını vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, fonun nitelikli yatırımcı sayısı açısından da Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer aldığını ifade etti. Toplamda 537’nin üzerinde girişim sermayesi yatırım fonu bulunan Türkiye’de, BTSO fonunun büyüklük açısından dokuzuncu sırada yer aldığını belirten Burkay, yaklaşık 650 nitelikli yatırımcının projeye ortak olduğunu söyledi. Bu yatırımcıların 430’unun esnaf ve KOBİ’lerden, yaklaşık 200’ünün ise 17 organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren sanayicilerden oluştuğunu dile getiren Burkay, sanayici ile çarşı esnafını aynı projede buluşmasının son derece kıymetli olduğunu vurguladı. "Tüm yatırımcılar için değer üretiyor" Fon kapsamında hayata geçirilecek Lojistik Teknopark projesinin temelinin Mart sonu - Nisan başı itibarıyla atılmasının planlandığını aktaran Burkay, sözleşme ve yatırım süreçlerinin başladığını belirtti. Projenin, riskleri minimize eden yapısıyla Bursa iş dünyasının ortak akıl ve paylaşım kültürünü yansıttığını ifade eden Burkay, küçük ya da büyük ölçekli tüm yatırımların büyük bir değere dönüştüğünü kaydetti. Başkan Burkay, bu modelin yalnızca bir yatırım projesi değil, aynı zamanda 60 bin üyenin tamamını ortak etme vizyonunun somut bir örneği olduğunu vurgulayarak, "Bu proje, önümüzdeki dönemde yatırımcıların ‘İyi ki bu yapının içinde yer aldık’ diyeceği, duasıyla hepimizin nasipleneceği bir değer oluşturuyor." dedi. "Firmalarımızın rekabet gücünü artırıyoruz" BTSO’nun ihracat ve pazar çeşitliliği çalışmalarına da değinen Burkay, KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen Junioshow Fuarı’nın büyük başarı sağladığını söyledi. 47 UR-GE projesi kapsamında Japonya’dan Çin’e, ABD’den Avrupa’ya kadar yoğun bir uluslararası temas trafiği yürütüldüğünü belirten Burkay, bu çalışmaların firmaların vizyonunu ve rekabet gücünü artırdığını ifade etti. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Burkay, "Bu mecliste derdi koltuk olanlar değil, derdi Bursa ve Türkiye olanlar var. Niyet halis olunca sonuç da hayır oluyor." dedi. "Bursa Türkiye ekonomisine değer katmaya devam ediyor" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da, 2025’in küresel ölçekte jeopolitik risklerin ve ekonomik belirsizliklerin yoğun hissedildiği bir yıl olduğunu belirterek, Türkiye’de iş dünyasının en önemli gündeminin enflasyonla mücadele, finansmana erişim ve yatırım ortamının iyileştirilmesi olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracatla ülke ekonomisine katkı sunduğunu vurgulayan Uğur, kentin 2025 yılında 19,5 milyar dolarlık ihracat performansına ulaştığını kaydetti. BTSO’nun KFA, UR-GE, alım heyetleri ve fuar organizasyonlarıyla firmaların dış ticaretine rehberlik etmeyi sürdürdüğünü dile getiren Uğur, yılın ilk fuarı Junioshowun sektöre önemli bir ivme kazandırdığını söyledi.
Belediyenin et satış noktası açıldı, ilk gün yüzde 50 indirimle ürünler kapışıldı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:00 Belediyenin et satış noktası açıldı, ilk gün yüzde 50 indirimle ürünler kapışıldı Bursa’nın İznik ilçesinde belediyenin hayata geçirdiği Et Satış Noktası hizmete girdi. Yerli hayvanların etlerinin satışa sunulduğu satış noktasında kıyma 695, kuşbaşı ise 750 liradan tüketiciye ulaşacak. İlk gün açılışa özel yüzde 50 indirim yapılınca izdiham yaşandı. Milli İrade Meydanı, eski belediye binası alt katında oluşturulan et satış noktası açılış programına İznik Kaymakamı Arif Karaman, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Metin Albayrak, AK Parti İznik İlçe Başkanı İnanç Şahin, meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve İznikli vatandaşlar katıldı. Et Satış Noktası’nda kıymanın kilogram fiyatının 695 TL, kuşbaşının kilogram fiyatının ise 750 TL olarak belirlendiği bildirildi. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, açılışa özel uygulama kapsamında ilk gün kıymanın kilogram fiyatının 347,5 TL olduğunu duyurdu. Açılışta konuşan İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, "Tarım A.Ş. marifetiyle ilçemize kazandırdığımız Et Satış Noktamızın hayırlı olmasını diliyorum. Sosyal belediyecilik anlayışımızla hemşerilerimizin yanında olmaya, vatandaşımıza destek olacak yeni hizmetleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi. İznik Kaymakamı Arif Karaman ise konuşmasında "Et Satış Noktasının planlanması, hazırlanması ve halkımıza sunulması aşamalarında emeği geçen başta başkanımız olmak üzere ekibini ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. İznik’imize, vatandaşlarımıza hayırlı olsun" diye belirtti. Ayrıca Et Satış Noktası bünyesinde faaliyet gösterecek olan et nakil aracı ile sosyal hizmetler bünyesinde faaliyet gösterecek olan hasta nakil aracı da faaliyete alındı.
Mersin tekstilinde hedef, markalaşma ve doğrudan ihracat
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:59 Mersin tekstilinde hedef, markalaşma ve doğrudan ihracat Güçlü üretim altyapısı ve yaygın iç pazar hakimiyetiyle Türkiye’nin önde gelen tekstil merkezlerinden biri olan Mersin, rotasını doğrudan ihracata çevirdi. Bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Akdeniz Tekstil Fuarı ile kentin sektördeki potansiyelinin somut biçimde ortaya konmasının ardından, ihracatı geliştirmeye yönelik çalışmalar hız kazandı. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), ihracata hazırlık, eğitim ve uluslararası fuar katılımlarını kapsayan UR-GE çalışmalarıyla firmaların küresel pazarlara açılmasına öncülük etmeye hazırlanıyor. Zor bir dönemden geçen tekstil sektörüne can suyu olması hedefiyle bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Akdeniz Tekstil Fuarının değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Mersin Valisi Atilla Toros’un başkanlığında, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Meclis Başkanı Hamit İzol’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda fuarın genel performansı ele alındı, gelecek dönem için yapılması gerekenler değerlendirildi. Toplantıda sektör temsilcilerinin talep ve beklentileri de dinlendi. Toplantıya MTSO Başkan Yardımcısı Mustafa Özdamar, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan, fuar komitesi üyeleri, tekstil dernekleri, sektör temsilcileri ve çok sayıda üretici de katıldı. Güçlü iç pazarın ardından ihracat hedefi Toplantıda, Mersin’in tekstil üretiminde oldukça güçlü bir yapıya sahip olduğu ancak bu gücün büyük ölçüde iç pazarda kaldığı vurgulandı. Katılımcılar, sektörün sürdürülebilir büyümesi için ihracatın artık bir zorunluluk haline geldiği konusunda görüş birliğine vardı. Uluslararası standartlarda bir tekstil kenti kurulması, markalaşma sürecinin hızlandırılması ve teknolojinin sektörde daha etkin kullanılması gerekliliği dile getirilirken, bu hedeflerin doğal sonucu olarak daha büyük ve uluslararası katılımı yüksek bir fuar alanı oluşturulması konusu da gündeme alındı. "Tekstil, Mersin’de uyuyan bir devdi" Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Akdeniz Tekstil Fuarının kısa sürede önemli bir etki oluşturduğunu belirterek, "4 bin metrekarelik bir alanda düzenlenen fuarın etkisi beklediğimizin çok üzerinde oldu. Sektör temsilcilerinin bir araya gelmesi en büyük kazancımızdı. Bu birliktelik sağlanınca gelişim de hızlandı. Tekstil, Mersin’de adeta uyuyan bir devdi; bu fuarla kendini gösterdi" dedi. Fuarın firmalar açısından beklentilerin üzerinde geçtiğini ifade eden Çakır, ilk kez fuar deneyimi yaşayan firmaların dahi memnuniyetle ayrıldığını, gelecek yıl için daha büyük alan taleplerinin oluştuğunu söyledi. Çakır, Tekstil Üretim Merkezi ve Tekstil Kent hedeflerinin de bu fuarla birlikte daha somut hale geldiğini kaydetti. "İhracat UR-GE ile desteklenecek" Sektörün ihtiyaçları doğrultusunda UR-GE Projesi başlattıklarını belirten Çakır, amaçlarının Mersinli tekstil firmalarını ihracatçı kimliğe kavuşturmak olduğunu söyledi. Proje kapsamında firmalara Ekonomi Bakanlığı desteğiyle 90 saatlik kapsamlı dış ticaret eğitimleri verileceğini ifade eden Çakır, ardından 5 farklı ülkede düzenlenecek 5 uluslararası fuara katılım sağlanacağını belirtti. Bu süreçte firmaların yurt dışı pazarlara MTSO moderatörlüğünde hazırlanacağını kaydeden Çakır, yurt dışı fuar katılımlarının yüzde 75’inin devlet destekli olacağını da sözlerine ekledi. "Mersin eski fuar günlerinin heyecanını yaşadı" MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ise fuarın başarısını şehir ekonomisine etkisi üzerinden değerlendirdi. İzol, "İlk kez bir tekstil fuarında bu kadar çok misafir Mersin’e geldi. Oteller doldu, şehirde ciddi bir hareketlilik yaşandı. Bu atmosfer bize Mersin’in 70’li yıllardaki fuar günlerini hatırlattı. Bu fuar sektöre umut oldu. En önemli konu ise bu yapının sürdürülebilir olmasıdır" diye konuştu.