EKONOMİ
20 Mart 2026 Cuma - 14:23 Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Ağrı’da, jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:08 Ağrı’da, jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretiminin yapıldığı seralarda yıllık yaklaşık bin 200 ton üretim gerçekleştirilirken, proje istihdam ve ihracata sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretimi yapılan seralar, bölge ekonomisini canlandırırken kadınların iş hayatında daha aktif rol almasına da imkân sağlıyor. Diyadin Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında hem domates üretim kapasitesi artırılıyor hem de istihdama önemli katkı sunuluyor. Kış aylarında hava sıcaklığının eksi 25 dereceye kadar düştüğü bölgede, jeotermal enerji sayesinde seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Altı etaptan oluşan proje kapsamında şu anda iki etapta aktif olarak domates üretimi gerçekleştiriliyor. Her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapılırken, bu alanlarda yıllık yaklaşık bin 200 ton domates elde ediliyor. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olması, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki doğal enerji sayesinde seralarda yapılan domates üretiminde ısınma maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Bu durum hem üretim maliyetlerini azaltıyor hem de seraların dört mevsim verimli şekilde faaliyet göstermesine imkan tanıyor. "Kalan etapların tamamlanmasıyla birlikte tarım sektörüne önemli bir katma değer sağlanmış olacak" Ağrı Valisi Önder Bozkurt, Diyadin Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunarak proje kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Bozkurt, altı etaptan oluşan projede hâlihazırda iki etapta üretimin devam ettiğini belirterek, her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapıldığını ifade etti. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olmasının projeye önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Bozkurt, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki jeotermal enerji sayesinde ısınma maliyetlerinin ciddi ölçüde düştüğünü, bunun da üretime önemli bir katma değer kazandırdığını söyledi. Kalan dört etabın da en kısa sürede projelendirilerek Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Bozkurt, mevcut iki serada yaklaşık 60 kişinin istihdam edildiğini, yeni etapların faaliyete geçmesiyle birlikte ilave 60 kişilik istihdam daha sağlanmasının planlandığını kaydetti. Toplam bin 300 dekar büyüklüğündeki sahada, 850 dekarlık alanda üretim yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Bozkurt, şu anda üretim yapılan 40 dekarlık alanda yıllık yaklaşık bin 200 ton domates üretildiğini, kalan etapların devreye girmesiyle birlikte çok daha büyük bir üretim potansiyelinin ortaya çıkacağını ifade etti. Vali Bozkurt ayrıca, tesiste üretilen ürünlerin hem iç piyasaya hem de başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara yönelik önemli bir ihracat kalemi oluşturduğunu belirterek, projenin hızlı, etkin ve verimli şekilde işletilmesi için gerekli tüm çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
Ağrı’da jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:00 Ağrı’da jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretiminin yapıldığı seralarda yıllık yaklaşık bin 200 ton üretim gerçekleştirilirken, proje istihdam ve ihracata sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretimi yapılan seralar, bölge ekonomisini canlandırırken kadınların iş hayatında daha aktif rol almasına da imkân sağlıyor. Diyadin Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında hem domates üretim kapasitesi artırılıyor hem de istihdama önemli katkı sunuluyor. Kış aylarında hava sıcaklığının eksi 25 dereceye kadar düştüğü bölgede, jeotermal enerji sayesinde seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Altı etaptan oluşan proje kapsamında şu anda iki etapta aktif olarak domates üretimi gerçekleştiriliyor. Her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapılırken, bu alanlarda yıllık yaklaşık 1.200 ton domates elde ediliyor. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olması, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki doğal enerji sayesinde seralarda yapılan domates üretiminde ısınma maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Bu durum hem üretim maliyetlerini azaltıyor hem de seraların dört mevsim verimli şekilde faaliyet göstermesine olanak tanıyor. "Kalan etapların tamamlanmasıyla birlikte tarım sektörüne önemli bir katma değer sağlanmış olacak" Ağrı Valisi Önder Bozkurt, Diyadin Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunarak proje kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Bozkurt, altı etaptan oluşan projede hâlihazırda iki etapta üretimin devam ettiğini belirterek, her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapıldığını ifade etti. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olmasının projeye önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Bozkurt, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki jeotermal enerji sayesinde ısınma maliyetlerinin ciddi ölçüde düştüğünü, bunun da üretime önemli bir katma değer kazandırdığını söyledi. Kalan dört etabın da en kısa sürede projelendirilerek Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Bozkurt, mevcut iki serada yaklaşık 60 kişinin istihdam edildiğini, yeni etapların faaliyete geçmesiyle birlikte ilave 60 kişilik istihdam daha sağlanmasının planlandığını kaydetti. Toplam 1.300 dekar büyüklüğündeki sahada, 850 dekarlık alanda üretim yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Bozkurt, şu anda üretim yapılan 40 dekarlık alanda yıllık yaklaşık 1.200 ton domates üretildiğini, kalan etapların devreye girmesiyle birlikte çok daha büyük bir üretim potansiyelinin ortaya çıkacağını ifade etti. Vali Bozkurt ayrıca, tesiste üretilen ürünlerin hem iç piyasaya hem de başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara yönelik önemli bir ihracat kalemi oluşturduğunu belirterek, projenin hızlı, etkin ve verimli şekilde işletilmesi için gerekli tüm çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. (MG-
Norveç’ten gelen deriler Erzincan’da gelenekle buluşuyor
30 Ocak 2026 Cuma - 08:38 Norveç’ten gelen deriler Erzincan’da gelenekle buluşuyor Erzincan’da üretilen ve Norveç’ten ithal edilen özel koyun derilerinden hazırlanan deri tulumlar, Türkiye’nin dört bir yanındaki peynir üreticilerine ulaştırılarak hem geleneksel üretimi destekliyor hem de şehir ekonomisine katkı sağlıyor. Türkiye’de sadece iki ilde üretimi yapılan deri tulumların önemli bir kısmı Erzincan’da hazırlanıyor. Yüzyıllardır süregelen tulum peyniri geleneğinin yaşatıldığı kentte, Norveç’ten getirilen doğal beyaz koyun derileri, modern tesislerde işlenerek peynir üretiminde kullanılmaya hazır hale getiriliyor. Erzincan’daki deri işleme tesislerinde özenle hazırlanan tulumlar; başta Erzincan tulum peyniri olmak üzere Çorum, Erzurum, Tunceli, Elazığ, Malatya, Van, Bingöl, İstanbul, Mardin ve Adana gibi birçok ildeki peynir üreticilerine gönderiliyor. Ürünler, peynirin doğal koşullarda olgunlaşmasına katkı sağlarken, Erzincan ekonomisine de doğrudan gelir kazandırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan işletme sahibi Onur Eraslan, deri tulumların üretim sürecini şu sözlerle anlattı: "Derilerimizin yolculuğu Norveç’ten başlıyor. Dünyanın en doğal beyaz koyun derilerini getiriyoruz. Erzincan’da önce uzun tüylerinden arındırıyoruz, ardından pres makinelerinde istenilen ebatlarda kesiyoruz. Dinlendirme ve mayalama sürecinden sonra özel makinelerde dikiş işlemi yapılıyor. Kalite kontrolden geçen tulumlarımız paketlenerek müşterilerimize gönderiliyor." Geleneksel yöntemlerin modern teknolojiyle birleştiği üretim süreci sayesinde Erzincan, tulum peyniri kültürünü yaşatırken Türkiye genelindeki peynir üretimine de önemli katkı sunmaya devam ediyor.
ETSO Başkanı Özakalın, ASKON heyetini ağırladı: Gündem 2. OSB ve Zengezur
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:57 ETSO Başkanı Özakalın, ASKON heyetini ağırladı: Gündem 2. OSB ve Zengezur Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ve yönetim kurulu üyelerini makamında ağırladı. İade-i ziyaret kapsamında gerçekleşen görüşmede, kentin üretim vizyonuna ivme kazandıracak stratejik hamleler ele alındı. Geçtiğimiz günlerde ASKON yönetimini ziyaret eden Başkan Özakalın’a yapılan bu nezaket ziyaretinde, iş dünyası temsilcileri arasındaki koordinasyonun önemi vurgulandı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen toplantının ana gündemini, yatırım talepleri ve bölgesel kalkınma projeleri oluşturdu. 2. OSB’ye yoğun ilgi: 300 yeni yatırımcı sırada Görüşmede Erzurum’un sanayi altyapısındaki son durum detaylıca masaya yatırıldı. Şehrin üretim üssü olma hedefine büyük katkı sağlayan 2. Organize Sanayi Bölgesi (2. OSB) ile ilgili verileri paylaşan Başkan Özakalın, yatırımcı ilgisinin artarak devam ettiğini belirtti. Özakalın, 2. OSB’de tahsis süreci tamamlanan alanların haricinde, şu an itibarıyla 300’e yakın firmanın ve yatırımcının başvurusunun bulunduğunu açıkladı. Bu yoğun talebin, Erzurum’un yatırım cazibesini kanıtladığına dikkat çekilirken, taleplerin karşılanması ve sürecin hızlandırılması adına yürütülen çalışmalar hakkında ASKON heyetine bilgi verildi. Zengezur koridoru ve bölgesel fırsatlar Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Zengezur Koridoru oldu. Bölgenin lojistik haritasını değiştirecek olan koridorun, Erzurum’un ihracat potansiyeline doğrudan etkileri ve iş dünyasının bu yeni ticaret yoluna entegrasyonu konuları değerlendirildi. ETSO Başkanı Saim Özakalın ve ASKON Şube Başkanı Yavuz Selim Turan başkanlığındaki heyetlerin istişaresinde şu başlıklar öne çıktı: "Yatırım Talepleri: 2. OSB genişleme sahaları ve altyapı projeksiyonları. Zengezur Koridoru: Lojistik avantajlar ve dış ticarete sunacağı yeni olanaklar. Ekonomik Gelişim: Erzurum’un ticari hayatına ivme kazandıracak stratejiler. Güç Birliği: Şehirde katma değerli üretimi artıracak ortak çalışma alanları." Ziyaret, şehrin kalkınma hedefleri doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisiyle sona erdi.
Son 20 ayda istihdama 1 milyar TL’nin üzerinde destek
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:21 Son 20 ayda istihdama 1 milyar TL’nin üzerinde destek Erzincan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Oran, 2025 yılı faaliyet değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentteki istihdam verilerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda konuşan Oran, 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar, istihdam verileri, uygulanan programlar ve sağlanan destekler hakkında bilgi verdi. Erzincan’a son 20 ayda 1 milyar TL’nin üzerinde kaynak aktarıldığını belirten Oran, iş gücü piyasasının mevcut durumu ve gelecek yıl planlamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oran, 2025 yılı itibarıyla Erzincan’da kuruma kayıtlı işsiz sayısının yaklaşık 9 bin 500 olduğunu, bunların 4 bin 800’ünün kadın, 4 bin 600’ünün erkek olduğunu söyledi. Uygulanan kurslar, istihdam programları ve özel sektör destekleriyle işsiz sayısının 7 bin seviyelerine kadar düşürüldüğünü ifade eden Oran, üniversite öğrencilerinin gençlik programlarına başvuruları sonrası bu sayının yeniden 9 bin bandına çıktığını, hedeflerinin işsizliği tekrar 7 binin altına indirmek olduğunu kaydetti. İşsizlerin yaş dağılımına ilişkin de bilgi veren Oran, kayıtlı işsizlerin yaklaşık yüzde 20’sinin 15-24 yaş grubunda olduğunu, 25-39 yaş grubunun ise önemli bir paya sahip olduğunu belirtti. Eğitim durumuna göre dağılımda işsizlerin yüzde 34’ünün ilköğretim, yüzde 43’ünün ortaöğretim mezunu olduğu ifade edildi. 2025’te 4 bin 93 kişi işe yerleştirildi 2025 yılı Aralık ayı verilerine göre Erzincan’da 5 bin 498 açık iş ilanı açıldığını belirten Oran, bu ilanlardan 4 bin 93’üne işe yerleştirme yapıldığını söyledi. Yaklaşık bin 400 açık iş ilanının karşılanamadığını dile getiren Oran, bunun nedenleri arasında nitelikli iş gücü eksikliği ve iş beğenmezlik gibi faktörlerin bulunduğunu ifade etti. İşe yerleştirilenlerin yaş dağılımında yüzde 15’inin 15-24, yüzde 34’ünün 25-34 yaş grubunda olduğu, öğrenim durumuna göre ise yüzde 28’inin ilköğretim, yüzde 45’inin ortaöğretim mezunu olduğu bildirildi. Yerleştirilenlerin yaklaşık bininin sanatkârlık alanlarında, 930’unun ise nitelik gerektirmeyen işlerde istihdam edildiği açıklandı. 2026’ya 1500 kişilik İUP kontenjanı Gelecek yıla ilişkin planlamalar hakkında da bilgi veren Oran, 2026 yılı için Erzincan’a 1500 kişilik İş Gücü Uyum Programı (İUP) kontenjanı ayrıldığını belirtti. Söz konusu programların ekonomik karşılığının 300 milyon TL’yi aşmasının beklendiğini ifade eden Oran, istihdamı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.
Erzurum’da 2026’nın ilk koordinasyon zirvesi: Ekonomi ve yatırımlar masada
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:24 Erzurum’da 2026’nın ilk koordinasyon zirvesi: Ekonomi ve yatırımlar masada Erzurum Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, şehrin idari ve ekonomik dinamiklerini bir araya getirdi. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin başkanlık ettiği oturumda, kamu yatırımlarının son durumu ve yeni dönem projeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Ekonomi ve iş dünyasından güçlü temsil Şehrin kalkınma stratejilerinin belirlendiği toplantıda, bürokrasi ile reel sektör arasındaki köprüyü kuran isim Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın oldu. Vali yardımcıları, kaymakamlar, belediye başkanları ve kurum müdürlerinin hazır bulunduğu salonda, Saim Özakalın’ın katılımı, koordinasyonun sadece kamu yatırımlarıyla sınırlı kalmayıp, ticaret ve sanayi eksenli bir kalkınma modeline odaklandığını gösterdi. Özakalın’ın masada yer alması, Erzurum’un ekonomik beklentilerinin ve iş dünyasının taleplerinin en üst düzeyde ele alınması açısından kritik bir önem taşıdı. Projeler ve hedefler mercek altında Vali Mustafa Çiftçi’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, bölge müdürleri tarafından 2026 yılı yatırım programları ve devam eden projelerin fiziki gerçekleşme oranlarına dair sunumlar yapıldı. Toplantıda, Devam eden kamu yatırımlarının güncel durumu, Kurumlar arası koordinasyonu gerektiren hususlar, İlin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ve Ortak akıl vurgusu öne çıkan başlıklar oldu. Toplantının son bölümünde, katılımcılar Erzurum’un öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda görüş alışverişinde bulundu. Özellikle kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki eş güdümün, yatırımların verimliliğini artıracağı vurgulandı. Zirve, alınan kararların şehre değer katması temennisiyle sona erdi.
Pazarda zam şampiyonu salatalık
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:33 Pazarda zam şampiyonu salatalık Kayseri’de semt pazarlarında haftanın zam şampiyonu artan fiyatıyla salatalık oldu. Yarım asırdır pazarcılık yapan Ahmet Cumaoğlu bu haftanın zam şampiyonunun salatalık olduğunu söyledi. Salatalık semt pazarında 150 TL’ye satışa sunulurken, geçen haftalara göre fiyatında artış olduğu görüldü. Antalya ve Mersin’de yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle fiyatların yüksek olduğunu söyleyen Cumaoğlu; "Pazarcılık mesleğine başlayalı yarım asrı geçti. Pazarda fiyatlar yüksek. Antalya’yı sel vurması, Mersin’de fırtına ve rüzgarın yüksek olmasından kaynaklı fiyatlar yüksek. Bu hafta pazarda zam şampiyonu salatalık. Yerinde 120 TL toptan alındığında ama bizde ise halden aldığımız için 150 TL’ye satıyoruz. Şu anda domatesin yerlisi 90 TL, salkım domates ise 100 TL bandında. Biberler yerinde 100 TL biz 120 TL’ye satıyoruz. Bulursak uygun alıp uygun satmaya çalıyoruz. Pazardaki mallarımız kaliteli daha kalitelisi market ve manavlarda oluyor ama onlar da yüksek fiyat biçiyor" dedi. Cumaoğlu, mümkün olduğunca kaliteli ürünler satmaya çalıştıklarını söyleyerek; "Pazara uygun şekilde bizlerde temiz mallar bulup almaya çalışıyoruz. En temiz mallar şuanda pazarlarda. Pazarlarda da rekabet var yok değil. Pisten kastım 2. ve 3. kalite mallar satanlar var. Biz mümkün olduğunca tezgâhımızda 1. kalite mal satmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.