EKONOMİ
Karsan 2025’te 330 milyon euro ciro gerçekleştirdi 20 Mart 2026 Cuma - 14:23:25 Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon euroya çıkardığını duyurdu. Cironun 220 milyon euroluk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden şirket, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon euro seviyesine çıkardı. Yeni nesil toplu ulaşımda dünyanın teknoloji odaklı mobilite markası olan Karsan, 2025 yılında cirosunu yüzde 11 artırarak 330 milyon Euro’ya çıkardı. Cironun 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araç satışlarından elde eden Karsan, ihracatını da yüzde 43 artırarak 197 milyon Euro seviyesine çıkardı. Avrupa’daki büyümesini sürdürmeyi hedefleyen Karsan, 2026’da otonom toplu ulaşımda sürücüsüz operasyona başlamayı planlıyor. Toplu ulaşımda elektrikli ve otonom araçlarıyla güçlü bir ivme yakalayan Karsan, 27 ülkeye ulaşan araç parkı ile dünya üzerindeki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. 2 bin 100’ün üzerindeki elektrikli aracıyla toplu ulaşımın dönüşümüne önemli katkı sağlayan marka, 2026 yılında hedef büyüttü. Karsan e-JEST ve e-ATAK Avrupa’da liderliği bırakmıyor 2025 yılını 330 milyon euro ciro ile tamamladıklarını söyleyen Karsan CEO’su Okan Baş, "2024 yılındaki 296 milyon Euro’ya göre toplam ciromuzu yüzde 11 artırmış olduk. Bu rakamın 220 milyon Euro’luk kısmını elektrikli araçlar oluşturuyor. Böylece elektrikli araç ciromuzu da 59 milyon Euro tutarında artırdık. Yüzde 37’lik önemli bir büyüme yaşadığımız elektrikli araç ciromuz, aynı zamanda toplam ciromuzun yüzde 67’sini oluşturdu. Geçtiğimiz yıl ihracat ciromuzu da yüzde 43 artışla 197 milyon Euro’ya çıkardık. 2024’te 32 milyon Euro seviyesinde olan FAVÖK’ümüzü, geçtiğimiz yıl 54 milyon Euro’ya yükselttik" dedi. Karsan olarak elektrikli, otonom ve hidrojen olmak üzere 3 teknolojiye odaklandıklarını ifade eden Okan Baş, şöyle devam etti: "2021’den bu yana, 6-8-10-12 ve 18 metrelik full elektrikli ürün gamımız ile pazarda varız. Geçen yıl yüzde 39 büyüyen Avrupa şehir içi elektrikli toplu ulaşım pazarında, bir basamak yukarı çıkmayı başardık. 2025 yılında Avrupa’da pazar payımızı 0.5 puan artırarak yüzde 5’e çıkardık. Böylece sıralamada 8’incilikten 7’nciliğe yükseldik. Bu dönemde e-JEST, yüzde 30 pay ile elektrikli toplu ulaşım minibüs pazarının lideri olurken, e-ATAK da yüzde 25 pay ile elektrikli midibüs sınıfının lideri oldu. 2020 yılında ilk kez segmentinin lideri olan Karsan e-JEST, 6 yıldır aralıksız olarak liderliğini hiçbir rakibine bırakmadan sürdürüyor. 2025’te e-ATA 10m modelimiz de yüzde 26 pay ile, 10m boyutundaki elektrikli otobüs pazarının Avrupa’da lideri oldu." "Hedef, ciro içinde ihracatın payını yüzde 70’in üzerine taşımak" Avrupa’da 9 ülkede ilk 4’e girdiklerini vurgulayan Okan Baş, "Bu kapsamda Romanya’da yüzde 34, Hırvatistan’da ise yüzde 50 ile pazar lideriyiz. İtalya’da yüzde 12.5 ve Bulgaristan’da yüzde 19.5 ile Karsan ikinci marka konumunda. Bunun yanı sıra Fransa, Portekiz ve Yunanistan pazarlarında üçüncü; Polonya ve İsviçre’de ise ilk 4 marka arasında yer alıyoruz" diye konuştu. Marka olarak Türkiye elektrikli toplu ulaşım pazarının da öncüsü ve lideri olduklarını belirten Baş, şunları söyledi: "2025 yılında Türkiye’de 69 adet elektrikli toplu ulaşım aracı satışı gerçekleşti. Bunların tamamını Karsan olarak biz sattık. Türkiye’de toplam 139 elektrikli Karsan aracı dolaşıyor. Türkiye, aynı zamanda otobüs ve midibüs üretiminde Avrupa’nın üretim üssü konumunda. Avrupa’daki her 2 otobüsten biri Türkiye’de üretiliyor. 2019-2025 yılları arasında Türkiye’den Avrupa’ya yapılan elektrikli minibüs ve otobüs ihracatının yüzde 80’ini Karsan gerçekleştirdi. 2025 yılında elektrikli araç ihracatımızı satış adedi olarak yüzde 15 artırdık ve 555 araca ulaştık. Bugün itibarıyla toplam ciromuzdaki ihracat oranımız yüzde 60 seviyesinde. Hedefimiz 3 yıl içinde bu oranı yüzde 70’in üzerine çıkarmak." Karsan’ın global elektrikli araç parkının 2 bin 130 adede ulaştığını ifade eden Okan Baş, "Bugün itibarıyla 3 kıtada 27 ülkede elektrikli araçlarımız yolcu taşımaya devam ediyor. 2025 yılında elektrikli araç parkımızı yüzde 40 büyüttük. Girdiğimiz ihalelerin yüzde 40’ını kazanarak çok önemli bir başarıya imza attık. Otonom mobilite alanında da önemli bir deneyim ve operasyonel yetkinlik kazandık. Dünyada biletli yolcu taşıyan ilk Seviye-4 Otonom otobüs olan Karsan Otonom e-ATAK ile 12 ülkede 16 projeye imzamızı attık. Bunların 12’si devreye alındı, 4’ü yakında devreye girecek. Bu çalışmalar sonucunda 160 bin kilometrelik yol deneyimine ulaştık ve otonom olarak 60 bin yolcuya hizmet verdik. Otonom çözümlere yönelik talebin giderek arttığını gözlemliyoruz. İlk 3 yılımızda 7 proje devreye almıştık, sadece 2025 yılında 9 yeni projeye imza attık. Otonom mobiliteye ilgiyi artıran en önemli etkenler, işletme maliyet yüksekliği, sürücü bulma zorluğu ve tabii ki kazalar. Buradaki potansiyeli görerek e-JEST modelimizin de otonom versiyonunu hazırlayıp lanse ettik. Otonom e-ATAK’tan elde ettiğimiz 4 yıllık deneyimi, e-JEST’in 7 yıllık toplu ulaşım tecrübesiyle Otonom e-JEST’te bir araya getirdik. Lansman sonrası ABD’den hemen 10 adet Otonom e-JEST siparişi aldık. Bu araçları 2026’nın ikinci yarısında teslim edeceğiz ve araçlar Dünya Kupası’nda kullanılacak." "Satış hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk" Karsan’ın 2026 yılı hedeflerini de açıklayan Okan Baş, "60 yıllık otomotiv tecrübemiz var. 2 bin 500 kişilik bir güce ulaştık. Ben hep şunu söylüyorum, bu 2 bin 500 çalışan, her birinin beyniyle beraber ortak hedefe odaklandığında, bambaşka bir güç ortaya çıkıyor. Biz bundan yararlanmak üzere sistemimizi kurduk. Öncelikli hedefimiz, elektrikli satışlarımızda daha da büyütmek ve toplam satışlarımız içerisindeki payını yüzde 80’lere çıkarmak. 2026 yılında yüzde 5 pazar payını koruyarak büyümek istiyoruz. Orta vadede, önümüzdeki 5 yıl içinde Avrupa’da ilk 5 marka arasına girmek istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde önce yapılanmayı başlatacağız. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da da güçlenmemiz lazım, oraya da 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var" dedi. Bu senenin üretiminin bir kısmını, geçen seneki siparişlerle doldurduklarını hatırlatan Okan Baş, şöyle devam etti: "Bugün elimizdeki kesin siparişler ile 2026 hedefimizin yüzde 65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4-5 yıl önce yıla sıfıra yakın siparişle başlarken, bugün büyüyen iş hacmimiz sayesinde yeni yıla güçlü bir sipariş portföyüyle giriyoruz. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak. Avrupa’da ise elektrikli satışlarımızı yüzde 30’un üzerinde artışla 2 bin 800’ün üzerine çıkarmak için planlarımızı yaptık. Otonom mobilite de odak alanlarımız arasında yer alıyor. 8 metrelik Otonom e-ATAK ile Avrupa’ya, 6 metrelik Otonom e-JEST ile Amerika’ya odaklanacağız. Hedefimiz pazarı büyütmek ve etkin şekilde yönetmek. İki tane kritik nokta var, ilki güvenlik sürücüsünü araçtan çıkarmak, ikincisi ise Tip onayı. 2027’nin ilk yarısında biz otonomda Tip onayını almak istiyoruz. Güvenlik sürücüsünü tamamen devreden çıkarmaya yönelik testlerimiz de başladı. 2026’nın 3’üncü çeyreğinde Stavanger’de tamamen sürücüsüz operasyona başlamayı hedefliyoruz. Karsan’ın iki tane temel stratejisi var. Bir tanesi kendi markamızla, global pazarda bu değişim içinde güçlü bir marka olmak istiyoruz. İkincisi de global markalar adına üretim yapmak. Karsan olarak biz de bu değişen dünyada, klasik bir otomotiv şirketinden mobilite teknoloji şirketine dönüşüyoruz. Kendimizi net biçimde bu şekilde konumlandırıyoruz. Yani biz gelecekte hiçbir klasik otomotiv şirketinin uzun vadede yaşayamayacağına inanıyoruz. Bu değişimi de böyle ele alıyoruz. Bu evrilmede odaklandığımız yerde yoğunlaşıyoruz. Ayrıca bu yıl sene sonuna doğru ürün gamına yeni bir elektrikli araç daha ekleyeceğiz. Yani biz varlığımızı hem ürün gamımızla hem teknolojilerdeki gelişimimizle sürekli geliştirme yönünde gidiyoruz. Hidrojen pazarının özellikle toplu ulaşımda, otobüs tarafında yüzde 10 civarında bir payı olacaktır toplam otobüs pazarının içerisinde diye düşünüyoruz. Burada da Toyota ile stratejik bir birlikteliğimiz var ve ilk 2 aracımızı geçen sene İtalya’ya sattık, 3 tane de yeni sipariş aldık. Burada da adım adım büyüyeceğiz."
20 Mart 2026 Cuma - 13:06 Bayramda Ege adalarına talep beklentinin altında kaldı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Ramazan Bayramı tatilinde Midilli Adası’na yönelik talepte geçtiğimiz yıllara kıyasla yüzde 30 ila 40 oranında düşüş yaşandı. Türkiye’nin en batısındaki deniz hudut kapısı konumundaki Ayvalık iskelesinden, arife günü ve bayram sabahında kalkan feribotlarla yaklaşık bin kişinin Midilli’ye geçiş yaptığı öğrenildi. Her bayram döneminde yoğunluk ve uzun kuyrukların oluştuğu Ayvalık Deniz Hudut Kapısı’nda bu yıl gözlenen azalmanın en önemli nedenlerinden birinin Aliağa ilçesinde hizmete giren deniz hudut kapısı olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra, İsrail-ABD-İran hattında yaşanan gerilimler, ekonomik şartlar ve Midilli Adası’nda görülen şap hastalığı vakalarının da talebi olumsuz etkilediği ifade ediliyor. Ayvalık-Midilli seferlerini düzenleyen Meis Turizm’in sahibi Öztürk Turhan, Türk tatilcilerin Midilli’ye ilgisinin devam ettiğini ancak bu yıl çeşitli nedenlerle düşüş yaşandığını belirtti. Turhan, "Aliağa’daki deniz hudut kapısının açılması Ayvalık’tan geçişleri etkiledi. Ayrıca Yunanistan sınır kapılarında uygulanan retina taraması gibi ek formaliteler ile Midilli’de görülen şap hastalığı da tatilcileri tedirgin etti" dedi. Öte yandan, Ayvalık-Midilli hattında faaliyet gösteren Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale ise bayram sabahında yaklaşık 700 kişinin Midilli’ye geçiş yaptığını belirterek, bu yıl talebin düşük kaldığını söyledi. Jale, "Bayram tatilinin kısa olması, bölgedeki savaş ortamı ve ekonomik şartlar talebi etkiledi. Ayrıca Ayvalık Belediyesi tarafından hudut kapısında yapılan düzenleme çalışmaları da halen sürüyor. Bu çalışmaların ardından yolcularımız daha konforlu ve daha iyi şartlara sahip bir hudut kapısına sahip olacaklar. Bunun da olumlu sonuçları beraberinde getireceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Midilli Adası’na girişlerde kapı vizesi uygulamasının devam ettiğini hatırlatan Jale, firmalarının tatilcilere bu süreçte destek verdiğini belirtti. Ayrıca bu yıl ilk kez Aliağa’dan Midilli’ye başlattıkları seferlerin de iyi bir başlangıç olduğunu kaydetti.
20 Mart 2026 Cuma - 09:44 Limon ve turunç kabukları kadınların elinde değerleniyor Adana’nın Kozan ilçesinde kadınlar, turunç ve limon kabuklarını kurutarak ekonomiye kazandırıyor. Dalında 20 TL’ye alıcı bulan limonun kurutulmuş kabukları 65 TL’den satılıyor. Kozan ilçesine bağlı Turunçlu Mahallesi’nde kadınlar, dalında kalan ve dökülen limon ile turunçların kabuklarını imece usulü soyarak değerlendiriyor. Her yıl bahar ayında toplanarak meyvelerin kabuklarını soyan kadınlar, kuruttukları kabuklarla ve turunçtan elde ettikleri ekşi ile ev ekonomisine katkı sağlıyor. 70 yaşındaki Suzan Yıldırım, her yıl bu mesainin sürdüğünü belirterek, "Boş durmak olmaz. Komşularıma yardıma geldim. Oturduğumuz yerden kabukları soyuyoruz. Çok da bir zorluğu yok, bizler için uğraş oluyor" dedi. "Harçlığımı çıkarıyorum" Okul harçlığını limon ve turunç kabuklarından çıkardığını söyleyen Nimet Su Yiğenoğlu, "Babamla annemle birlikte tatilde aileme yardım ediyorum. 60-65 TL’ye alıcı buluyor. Ben de harçlığımı çıkarıyorum. Bahçelerden topluyoruz, soyuyoruz ve kuruyan kabukları satıyoruz" diye konuştu. Bu yıl ürünün az olduğunu kaydeden Ahmet Yiğenoğlu ise, "Turunçların kabuğunu satıyoruz, hem de ekşisini çıkarıyoruz. Geçen sene çoktu, bu sene az. Kabuklar kozmetikte kullanılıyor, 60-65 TL’ye alınıyor. Ekşinin de kilosu 500 TL’den satılıyor. Elle tek tek sıkılıyor, zahmetli ama ek gelir çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Başkan Aras, 502 milyonluk yol ve altyapı yatırımını yerinde inceledi
30 Ocak 2026 Cuma - 14:59 Başkan Aras, 502 milyonluk yol ve altyapı yatırımını yerinde inceledi Muğla Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yaşam kalitesini artırmaya yönelik yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, üniversite bölgesi olması nedeniyle yoğun öğrenci nüfusuna ev sahipliği yapan Kötekli ve Yeniköy mahallelerinde kapsamlı bir dönüşüm çalışması yürütülüyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, saha ekiplerinden proje süreci hakkında bilgi aldı. Beş etap halinde yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 3 bin 700 metre sıcak asfalt serimi gerçekleştirilecek. Kötekli Mahallesi Sıtkı Koçman Caddesinde 2 bin 200 metre, Yeniköy Mahallesi 404. Sokakta ise bin 500 metre olmak üzere yol ve kaldırım düzenleme çalışmaları yapılacak. Proje çerçevesinde 7 bin metre yağmur suyu hattı ve 6 bin metre içme suyu hattı döşenirken, 200 metrelik dere ıslahı gerçekleştirilecek ve güzergâh üzerinde iki adet köprü niteliğinde menfez inşa edilecek. Bu çalışmalar sayesinde özellikle yağışlı dönemlerde yaşanan su taşkınlarının önüne geçilmesi, bölgedeki altyapı kaynaklı sorunların kalıcı olarak çözülmesi, yaya ve araç güvenliğinin artırılması ve ulaşımın daha kesintisiz hale getirilmesi hedefleniyor. Başkan Aras: "Geleceği düşünen, insan odaklı yatırımlar yapıyoruz" Sahadaki incelemelerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yapılan yatırımların yalnızca bugünü değil, Muğla’nın geleceğini de planlayan çalışmalar olduğunu vurguladı. Başkan Aras, "Kötekli ve Yeniköy, öğrencilerimizin yoğun olarak yaşadığı, her geçen gün büyüyen bölgelerimizden biri. Burada yaptığımız çalışmalarla sadece yolları yenilemiyor, günlük yaşamı kolaylaştıran, güvenli ve konforlu bir çevre oluşturuyoruz. Altyapısı güçlü, planlı ve yaşanabilir bir Muğla için çalışmaya devam edeceğiz. Büyükşehir-ilçe ayrımı yapmadan, tüm ekiplerimizle sahadayız" dedi. Yatırımların planlı ve koordineli şekilde devam ettiğini kaydeden Başkan Aras, "2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırımla 236 bin 800 metre yeni yol yapımı ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladık. 2026 yılında ise 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metrenin üzerinde yol çalışmasını hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda Muğla’nın her ilçesinde yol yatırımlarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Çameli’ye 300 bin avroluk hibe
30 Ocak 2026 Cuma - 14:57 Çameli’ye 300 bin avroluk hibe Çameli Yerel Eylem Grubu (ÇAMYEG) Başkanı Cengiz Arslan öncülüğünde hazırlanan proje, ilçeye önemli bir hibe desteği kazandırdı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen IPARD III Programı (2026-2030) kapsamında yer alan M5-Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması (LEADER Yaklaşımı) projesi, yapılan değerlendirmede 80,40 puan alarak 300 bin avro hibe almaya hak kazandı. Çameli Yerel Eylem Grubu (ÇAMYEG) Başkanı Cengiz Arslan öncülüğünde hazırlanan proje, ilçeye önemli bir hibe desteği kazandırdı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen IPARD III Programı (2026-2030) kapsamında yer alan M5 - Yerel Kalkınma Stratejilerinin Uygulanması (LEADER Yaklaşımı) projesi, yapılan değerlendirmede 80,40 puan alarak 300 bin avro hibe almaya hak kazandı. Projenin sözleşmesi, Denizli TKDK İl Koordinatörlüğünde düzenlenen törende imzalandı. Törende; Denizli TKDK İl Koordinatörü Bilal Taştepe, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan ve Proje Koordinatörü Emirhan Akşit yer aldı. Hayata geçirilecek proje ile Çameli’de kırsal kalkınma, tarım, turizm, doğa sporları, üretim ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli çalışmalar yapılması hedefleniyor. Projenin, ilçenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunacak güçlü bir yol haritası oluşturması bekleniyor. Yetkililer, elde edilen bu başarının Çameli’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgularken, projenin ilçeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Büyüksimitci’den Orta Anadolu Üretim Havzası için teşekkür
30 Ocak 2026 Cuma - 14:49 Büyüksimitci’den Orta Anadolu Üretim Havzası için teşekkür KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Orta Anadolu Üretim Havzası sürecine verdikleri destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a teşekkür etti. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya, Meclis Üyeleri, Meslek Komitesi Üyeleri, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyeleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya; küresel ve ulusal ölçekte yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkaya; "2026 yılı da 2025 yılı gibi benzer birçok özelliğin olduğu dalgalı bir yıl olacak gibi görünmektedir. Küresel ekonomilerde ve Türkiye ekonomisinde politik gelişmelerin ve sıcak çatışmaların etkisiyle fiyat istikrarı kadar risk yönetiminin öne çıktığı bir yıl olacak gibi durmaktadır" dedi. 2025 yılının oldukça zor geçtiğini ifade eden Özkaya; "Küresel ölçekte sıcak çatışmaların arttığı, hemen yanı başımızdaki savaşların sürdüğü, gümrük duvarlarının yükseltildiği, ham madde fiyatlarında ani değişimlerin yaşandığı ve belirsizliğin hâkim olduğu bir yılı geride bıraktık" diye konuştu. Küresel piyasalarda yaşanan belirsizliklerin günlük, hatta saatlik krizlere dönüştüğüne dikkat çeken Özkaya; "Dünya genelinde öngörülebilirliğin azaldığı, güçlünün haklı olduğu garip bir düzenle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özkaya; "Sınırlarımızdaki gerilimler devam ederken, yüksek enflasyon, yüksek faiz, düşük kur ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicilerimizin üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan Özkaya; "2026 yılında büyüme beklentimizin yüzde 3,5 olacağı, tüm ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmekte ve teyit edilmektedir. Ancak sıkı para ve kredi politikaları nedeniyle iç talebin ve kamu yatırımlarının büyümeye katkısının sınırlı kalacağı görülmektedir. Faizlerin beklenenden daha yavaş düşürülmesi, yatırımlar ve üretim üzerinde baskı oluşturmaya devam etmektedir. Alternatif ve spekülatif kazançlar da üretime dayalı büyüme iştahını baskı altında tutmaktadır" dedi. Konuşmasında enflasyonla mücadeleye de değinen Özkaya; "Enflasyonla mücadelede 2025 yılına göre daha belirgin ve olumlu gelişmeler olacak gibi görünmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, üretimi zorlaştırarak ve üretimi azaltarak değil, aksine üretimi kolaylaştırarak ve talepten çok üretim yaparak mücadele edilmesidir. Ekonomide en basit fiyat kuralının arz-talep dengesine göre kurulduğu gerçeği unutulmamalıdır. 2026 yılında beklenen enflasyonun yüzde 23’ler civarında olması öngörülürken, bu oranın da hâlâ yüksek olduğu bir gerçektir" dedi. Cari denge ve rezervlerdeki iyileşmelere de değinen Özkaya; "Merkez Bankası rezervlerinin tarihi seviyelere ulaştığı bu dönemde döviz kısıtlamalarının gevşetilmesi, ihracatçının döviz gelirlerini daha serbest kullanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Faiz politikalarının da beklenen enflasyonla uyumlu hale getirilmesi sanayicilerimizin en temel beklentisidir" diye konuştu. Kayseri sanayisinin üretim gücüne dikkat çeken Özkaya; "Ürün ve üretim çeşitliliğimiz yüksek olmasına rağmen, yüksek teknolojili üretimin payı hâlen yetersizdir. Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımızın yurt dışına yöneldiğini görmekteyiz. Bu noktada emek yoğun sektörler başta olmak üzere, üretimi ve istihdamı koruyacak desteklerin daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu destekler büyük-küçük işletme ayrımı yapılmadan uygulanmalı, üretici üzerindeki ilave maliyet unsurları yeniden gözden geçirilmelidir" ifadelerini kullandı. "2025 zor bir yıl oldu" Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; geride kalan 2025 yılının ekonomik açıdan kolay bir yıl olmadığına dikkat çekerek, küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin ve ekonomik dalgalanmaların yoğun şekilde hissedildiği bir dönemden geçildiğini ifade etti. Bu küresel tablonun Türkiye ekonomisini de doğrudan etkilediğini belirten Büyüksimitci, yıl boyunca uygulanan sıkı para politikaları ve enflasyonla mücadele adımlarının, sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya yol açtığını söyledi. Sanayi sektörünün bu süreçten daha fazla etkilendiğini vurgulayan Büyüksimitci; "İç talepteki yavaşlama, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve artan maliyetler nedeniyle sanayi sektörü diğer sektörlere kıyasla daha sınırlı bir performans sergiledi. Enflasyonla mücadelenin yükü büyük ölçüde üretim kesiminin omuzlarında kaldı" dedi. Buna rağmen sanayicilerin üretimden, istihdamdan ve ihracattan vazgeçmeden süreci büyük bir özveriyle yönetmeye devam ettiğini belirten Büyüksimitci, sanayinin desteklenmesinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığını vurguladı. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen KAYSO Başkanı Büyüksimitci, Suriye konusunda Türkiye’nin benimsediği ’tek toprak, tek bayrak, tek devlet’ ilkesini güçlü şekilde desteklediklerini vurgulayarak; "Bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın ancak bu anlayışla mümkün olacağına inanıyoruz" dedi. Orta Doğu’da yaşanan ABD-İran geriliminin de yakından takip edilmesi gereken önemli bir risk başlığı olduğuna dikkat çeken Büyüksimitci, bu tür gelişmelerin küresel ticaretin seyrini doğrudan etkileyebileceğini belirterek, firmalar açısından pazar çeşitliliğini önceleyen bir yaklaşımın hayati önem taşıdığını ifade etti. "Enflasyonla mücadelede daha somut sonuçlar bekliyoruz" 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Büyüksimitci, enflasyonla mücadelede somut sonuçların daha belirgin şekilde hissedileceği bir döneme girildiğine inandığını ifade etti. Kalıcı ekonomik istikrar için yapısal adımların kararlılıkla atılması gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci; "Üretimi ve yatırımı merkeze alan ekonomi politikaları, sanayimizin güçlenmesine ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlayacaktır" dedi. Konuşmasında Orta Anadolu Üretim Havzası vizyonuna da değinen Büyüksimitci, 2016 yılında gerçekleştirdiğimiz Sanayi Gecemizde, Orta Anadolu Üretim Havzası vizyonunu ilk kez Kayseri Sanayi Odası olarak Cumhurbaşkanımıza arz etmiş, bölgemizin üretim gücünü ve potansiyelini o gün açık bir şekilde ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada, bu vizyonun somut adımlarla hayata geçiriliyor olması, üretimin Anadolu’ya yayılması, sanayide sürdürülebilir büyümenin sağlanması ve bölgemizin rekabet gücünün artırılması açısından son derece kıymetlidir. Orta Anadolu Üretim Havzası’nın hayata geçirilmesi noktasında ortaya koydukları güçlü irade ve desteklerinden dolayı başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmasında firmaların verimliğine ve sektörlerin sürdürülebilirliğine değinen Başkan Büyüksimitci, bu noktada, firmalarımızın yalın üretim anlayışını benimsemeleri, dijital dönüşüm süreçlerini tamamlamaları ve yeşil üretim modeliyle rekabet avantajı elde etmeleri büyük önem taşıyor. Verimlilik artışı, maliyetlerin kontrol altına alınması ve küresel pazarlarda güçlü bir konum elde edilmesi ancak bu dönüşümle mümkündür. Kayseri Model Fabrikamız aracılığıyla, yalın üretim, verimlilik ve dijital dönüşüm alanlarında uygulamalı eğitimler vermeye, mentörlük hizmetleri sunmaya 2026 yılında da kararlılıkla devam edeceğiz. Bu sayede işletmelerimizin verimliliğini, dolayısı ile rekabet gücünü artırmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. Yapay zekâ teknolojilerinin sanayinin geleceğini şekillendiren en kritik başlıklardan biri haline geldiğine dikkat çeken Büyüksimitci; "Üretimden planlamaya, tedarik zincirinden kalite kontrol süreçlerine kadar birçok alanda yapay zekâ destekli uygulamalar, firmalarımıza hız, esneklik ve verimlilik kazandırmaktadır. Oda olarak, yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı değil, stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. KAYSO Akademi başta olmak üzere yürüteceğimiz eğitim ve bilgilendirme faaliyetleriyle, sanayicilerimizin bu alandaki farkındalığını artırmayı ve dönüşüm sürecine güçlü bir şekilde hazırlamayı hedefliyoruz" dedi. Kayseri’nin güçlü sanayi kültürü ve yüksek yatırım iştahına sahip bir şehir olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, şehrin 4’üncü Organize Sanayi Bölgesi olan Erciyes OSB’de arsa ön tahsislerinin devam ettiğini, önümüzdeki aylarda altyapı çalışmalarına başlanacağını açıkladı. Ayrıca Geri Dönüşüm İhtisas OSB ile Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi İhtisas OSB projelerinin de sürdüğünü belirten Büyüksimitci, yaklaşık 323 hektarlık alanda kurulacak olan Uzay, Havacılık ve Savunma Sanayi İhtisas OSB’nin Kayseri sanayisi açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Bu projenin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 4 bin nitelikli istihdam sağlanmasının ve ihracata 1 milyar doların üzerinde katkı sunulmasının öngörüldüğünü belirten Büyüksimitci, projenin yerli ve milli üretime önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Konuşmasının sonunda tüm paydaşlarla istişare içinde, ortak akılla hareket ettiklerini vurgulayan Büyüksimitci; "Üyelerimizden gelen sorun ve talepleri, benim de yönetiminde yer aldığım çatı kuruluşumuz Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere ilgili tüm mercilere aktarmaya devam ediyoruz. Bu anlamda desteklerinden TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıkılıoğlu’na teşekkür ediyorum. İnancım odur ki; 2026 yılı, sanayimiz için dönüşümün hızlandığı, yatırımların güçlendiği ve geleceğe dair umutlarımızın daha da pekiştiği bir yıl olacaktır. Hep birlikte çalışarak, Kayseri sanayisini hak ettiği noktaya taşıyacağımıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuşmasını tamamladı.
Tokyo Camisi’nin halıları 26 yıl sonra yeniden Demirci’de dokundu
30 Ocak 2026 Cuma - 14:29 Tokyo Camisi’nin halıları 26 yıl sonra yeniden Demirci’de dokundu Japonya’nın başkenti Tokyo’da 2000 yılında ibadete açılan ve halıları Manisa’nın Demirci ilçesinde dokunan Tokyo Camisi’nin yeni halıları da 26 yıl sonra yeniden Demirci’de üretildi. Cami ve otel halıcılığında Türkiye’nin önemli üretim merkezleri arasında yer alan Demirci’de, tarihi camiler ve farklı mabedler için özel halı üretimleri yapılıyor. Bu kapsamda Tokyo Camisi’nin yenilenen halıları için Demirci’de desen ve dokuma çalışmaları tamamlandı. Yaklaşık 800 metrekare olarak hazırlanan cami halısının üretiminin ardından sevkiyatı gerçekleştirilirken, Tokyo Camisi’nde döşeme çalışmalarına başlandı. El emeği ve geleneksel dokuma teknikleriyle hazırlanan halının, Ramazan ayı öncesinde tamamen döşenerek ibadete hazır hale getirileceği bildirildi. Demirci’de üretilen halılar, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerindeki cami ve otellerde kullanılmaya devam ederken, Tokyo Camisi için yeniden Demirci’nin tercih edilmesi ilçenin halıcılık alanındaki uluslararası önemini bir kez daha ortaya koydu. Özkul Halı Firması yöneticisi Ali Rıza Özkul, yaptığı açıklamada, Tokyo Camisi için 2000 yılında dokunan halının yıllar sonra yenilenmesine karar verildiğini belirterek, "2000 yılında Tokyo Camisi’ne uyguladığımız aynı renk ve desenle halıyı yeniden dokuduk. Kullanılan desen Osmanlı dönemine ait Rumi deseni. Bu desen Ayasofya Camisi’nde de kullanılmıştır." dedi. Renk düzenlemesinde ördekbaşı yeşil ve ayak basma alanlarında bordo rengin tercih edildiğini aktaran Özkul, yün boyamada ise en kaliteli reaktif boyaların kullanıldığını ifade etti. Demirci’de dokunan halıların kalite açısından kendini kanıtladığını vurgulayan Özkul, "Üretimlerimiz yüzde 100 yün ve tamamen doğal malzemelerle yapılıyor. Tokyo Camisi’nde kullanılan halının metrekare ağırlığında 4,5 kilogram yün kullanıldı. Zelanda yünü karışımlı bu halılar, gramaj olarak en uygun olduğu için yıllardır tercih ediliyor," diye konuştu. Özkul, Demirci’de dokunan halıların Türkiye’de birçok tarihi camide kullanıldığını belirterek, Ayasofya Camii, Süleymaniye Camii, Eminönü Yeni Camii, Sivas Divriği Ulu Camii ve Edirne Selimiye Camii’nin halılarının da Demirci’de dokunarak döşendiğini söyledi. "Demirci halıları alev almaz, yanmaz ve güve yemez özelliğe sahip" Demirci halılarının alev almaz ve yanmaz özelliğe sahip olduğuna dikkati çeken Özkul, "Kullanılan özel yün ve dokuma sistemi sayesinde cami ve otel halılarımız alev almaz ve yanmaz özelliktedir. Ayrıca yünün harmanlanması ve dokumada uyguladığımız özel yöntemle güve yemez özelliğe sahip olan halılarımız, uzun yıllar camilerimizi ve otelleri süslemektedir." ifadelerini kullandı. (SC-
Konya’da Ramazan öncesi fahiş fiyat denetimleri
30 Ocak 2026 Cuma - 14:07 Konya’da Ramazan öncesi fahiş fiyat denetimleri Konya’da Ramazan öncesinde fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla gıda işletmelerine yönelik denetimler gerçekleştirildi. Konya Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince kentte özellikle temel gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde etiket, kasa fiyatları ile fahiş fiyat uygulamaları yapıldı. Denetimlere katılan Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan her gün sahada olduklarını belirterek, "Ramazan öncesi biraz daha denetimlerimizi artırdık. Vatandaşlarımızın Ramazan öncesi mağdur olmamaları adına sahaya ekiplerimizi biraz daha fazla çıkartarak denetimlerimizi Ramazan’ı hayırlı bir şekilde problem olmadan atlatmak için el birliğiyle çalışıyoruz" dedi. "2025 yılında 5 bin firma denetlendi ve 8 milyonun üzerinde cezai işlem uygulandı" Marketlerdeki tüm ürünleri denetlediklerini söyleyen Çağlayan, "Geldiği ürünün birim fiyatına bakıyoruz. Fiyat son değişikliği ne zaman yapılmış ona bakıyoruz. En önemlisi kasa ve reyon farkı var mı yok mu, ona bakıyoruz. Eğer bunlarda herhangi bir olumsuzluk tespit edersek cezai işlem uyguluyoruz. Bir üründe cezamız 3 bin 964 lira. 2025 yılında da denetimlerimizi yoğun bir şekilde yaptık. Konya’da yaklaşık 5 bin firma denetlendi ve 8 milyonun üzerinde cezai işlem uyguladık. Haksız fiyatla ilgili de 600 civarında firmayı Haksız Fiyat Kurulumuza değerlendirmek üzere gönderdik. Onlar, değerlendirmelerini, araştırmalarını yaptıkları var, devam ettikleri var, sorun olanlara cezai işlem uyguladılar, uyguluyorlar. Yoğun bir şekilde denetimlerimiz devam ediyor" şeklinde konuştu. Vatandaşların herhangi bir kusur gördüğünde hakkını arayabileceği çeşitli yollar olduğunu ifade eden Çağlayan, "CİMER üzerinden yazarlarsa bize düşer. E-Devlet’ten Haksız Fiyat Kuruluna girer yazarsa bize gelir. Bakanlığımız sistemine maille başvurabilir. Alo 175’i arayıp başvurabilir. İl müdürlüğümüzü direkt arayabilir. Yazılı veya canlı olarak gelip bize başvurabilir. Bu noktalarda bize ulaşan şikayetleri her gün ekiplerimize veriyoruz. Ekiplerimiz hemen sahaya çıkıyor ve gerekli denetimleri yapıp olumsuz durumda da gerekli yaptırımlarını uyguluyoruz" diye konuştu.
Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı
30 Ocak 2026 Cuma - 14:05 Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklama ile, kentteki işletmecileri müşterilerinden masa ücreti, zorunlu servis ücreti, kuver ücreti gibi ilave ödeme talebinde bulunmamaları konusunda uyardı. Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından 6 bin 502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği değiştiği hatırlatarak, "Restoran, lokanta, kafe, pastane ve benzeri yiyecek, içecek hizmeti sunulan işletmelerdeki menü ve fiyat listesinde servis ücreti, masa ücreti ve kuver ücreti başlığı altında ilave ücret alınmayacak" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından, hizmet sunucu kuruluşlar ile tüketiciler arasında ihtilafları önlemek ve tüketici mağduriyetini engellemek amacıyla yürütülen mevzuat değişikliği çalışması ilgili kuruluşlardan alınan görüşler dikkate alınarak tamamlanmış olup, Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Önceki düzenlemede, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne göre, işletmeler, tarife ve fiyat listesinde gösterilen fiyatlar dışında, servis ücreti gibi herhangi bir ad altında başka bir ücreti, menü ve fiyat listesinde açıkça yer vermek kaydıyla tüketicilerden talep edebilmekteydi. Bununla beraber, Ticaret Bakanlığı tarafından Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan son değişiklik sonucunda, Resmî Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, işletmeler tüketicilerden zorunlu olarak servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceklerdir. Tüketici sadece, bahşiş gibi, gönüllük esasına dayalı ödeme yapabilecek. Tüketiciler, sipariş verdikleri yiyecek ve içeceklerin bedeli dışında, yalnızca bahşiş gibi gönüllülük esasına dayalı olarak ve kendi istekleriyle ilave ödeme yapabilecekler, tüketicilerden zorunlu bir servis ücreti, masa ücreti talep edilmeyecektir" denildi.
Edirne’de Ticaret Bakanlığı ekipleri sahada: Ramazan öncesi işletmeler mercek altında
30 Ocak 2026 Cuma - 14:05 Edirne’de Ticaret Bakanlığı ekipleri sahada: Ramazan öncesi işletmeler mercek altında Edirne’de Ramazan ayının başlamasına sayılı günler kala gıda denetimleri arttı. Ticaret Bakanlığı tarafından Ramazan ayı öncesinde Türkiye genelinde başlatılan eş zamanlı denetimler kapsamında Edirne’de de sıkı kontrol gerçekleştirildi. Edirne Ticaret İl Müdür Vekili Mustafa Kurt ve beraberindeki denetim ekipleri market, kasap ve yeme-içme hizmeti sunan işletmelerde fiyat ve etiket denetimleri yaptı. Edirne’de Ramazan ayına kısa süre kala vatandaşların yoğun olarak tükettiği gıdalar üzerinde denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde özellikle fahiş fiyat artışları, fiyat etiketi bulunup bulunmadığı, raf fiyatı ile kasa fiyatı arasındaki uyum detaylı şekilde incelendi. Yapılan kontrollerde mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilen işletmeler hakkında idari para cezası uygulanması için gerekli işlemler başlatıldı. Ekipler ayrıca işletme yetkililerine, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Fiyat Etiketi Yönetmeliği, indirimli satış uygulamaları ile raf-kasa fiyat karşılaştırmalarında dikkat edilmesi gereken hususlar başta olmak üzere güncel mevzuat hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yeme-içme hizmeti sunan işletmelerde ise fiyat listelerinin görünür şekilde bulundurulması, ürün gramajlarının belirtilmesi ve yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemelere uyulması konusunda bilgilendirici çalışmalar yapıldı. Denetimlerin yapıldığı tatlı dükkanının sorumlusu Emine Sincar, denetimlerin olması gereken bir şey olduğunu ve sürekli yapıldığını aktardı. Gıda olduğu için ayda 2 kez denetimlerin düzenli olarak yapıldığını belirten Sincar, "Ramazan ayı yaklaşıyor öncesinde de bu denetimleri doğru buluyoruz" dedi. Ramazan ayı boyunca tüketicinin korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız olarak süreceği belirtildi.
TÜRES’ten işletmelere çağrı: ‘‘Masa ve kuver kalktı, bedeli menüye yansıtılmamalı’’
30 Ocak 2026 Cuma - 13:59 TÜRES’ten işletmelere çağrı: ‘‘Masa ve kuver kalktı, bedeli menüye yansıtılmamalı’’ Masa, kuver ve servis ücretlerinin yasaklanmasının ardından gözler menü fiyatlarına çevrildi. TÜRES Başkanı Ramazan Bingöl, ücretlerin kaldırılmasının zam gerekçesi yapılmaması gerektiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan "Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle birlikte lokanta, kafe, restoran, pastane ve benzeri yiyecek-içecek hizmeti sunan işletmelerin tüketicilerden servis, masa, kuver ücreti ve benzeri herhangi bir ad altında ilave ücret alması yasaklandı. Düzenleme tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanırken, söz konusu ücretlerin bu kez menü fiyatlarına yansıtılıp yansıtılmayacağı konusunda endişeler gündeme geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, bu endişelere karşı işletmelere çağrıda bulundu. "Bu ücretler müşteri tepkisine yol açıyordu" Bingöl, masa, kuver ve servis ücretlerinin son yıllarda ciddi müşteri tepkisine neden olduğunu belirterek, "Müşteri tarafından çok şikâyet edilen uygulamalardı. Eskiden sınırlı sayıda restoranda görülüyordu ancak son yıllarda ciddi bir artış yaşandı. Hatta bazı işletmeler sandalyeye oturulduğu anda ücret almaya başladı. Bu uygulamalar nedeniyle yüzde 30’lara varan iş düşüşleri yaşanıyordu. Restoranlarda adı konulmamış bir müşteri protestosu vardı" dedi. Bu ücretlerin kaldırılmasının sektör açısından olumlu bir adım olduğunu vurgulayan Bingöl, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın menü fiyatları olduğunu söyledi. Bingöl, "Bu ücretler kalktı ama bunun yerine menülere zam yapılmamalı. İşletmeler bu bedelleri farklı kalemler altında menü fiyatlarına yansıtmaya çalışmamalı. Bunun yerine sürümden kazanmayı denemeliler" ifadelerini kullandı. Masa, kuver ve servis ücretlerinin dünya genelinde uygulandığını ancak Türkiye’de karşılık bulmadığını dile getiren Bingöl, "Bizim geleneğimizde bahşiş memnuniyete dayalıdır. Ancak servis ücretlerinde memnun kalınsa da kalınmasa da yüzde 20’ye varan bedeller alınıyordu. Masa, kuver ve servis ücretinin birlikte alınması şikâyetleri daha da artırdı. Müşteri bu ücretlerin kalkmasından memnun" diye konuştu. "Zorunlu servis ücreti bahşiş kültürümüze uymadı" Bu uygulamaların hangi hizmet karşılığında alındığına da açıklık getiren Bingöl, "Kuver, masaya sunulan ikramlardı ve restorandan restorana değişirdi. Masa ücreti daha çok lüks restoranlarda, sadece oturulduğu için alınan bir bedeldi. Servis ücreti ise zorunlu bahşiş gibiydi. Bahşiş kültürümüz nedeniyle bu zorunluluk tepki çekti. Bu ücretler sektörle müşteri arasında görünmez bir gerilim oluşturuyordu" dedi. "En etkili denetçi müşteridir" Yeni düzenleme sonrası denetimde tüketicinin rolüne dikkat çeken Bingöl, "Bu ücretlerin kalkması sonrasında denetimi en etkili yapacak olanlar müşteriler. Menülerde ya da fişlerde farklı adlar altında bu bedelleri gören tüketiciler tepkisini göstermeli. En etkili denetçi müşteridir" ifadelerini kullandı.
Altınok; "Erzurum’un tarım ve hayvancılığına desteğimiz sürecek"
30 Ocak 2026 Cuma - 13:38 Altınok; "Erzurum’un tarım ve hayvancılığına desteğimiz sürecek" Erzurum’da tarım sektörünün temsilcilerinin de katılımıyla mini bir zirve yapıldı. AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, üreticilerin sorunlarını çözmede her zaman gayret içinde olduklarını ifade etti. Erzurum’da düzenlenen buluşmada özellikle et ve süt üretimi yapan işletmelerin temsilcileri karşılaştıkları sorunlar dile getirdiler. AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok ve Mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkan Hakan Oral, Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger ile üretici birliklerinin temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan AK Parti Erzurum Milletvekilleri Selami Altınok, ülkemiz için değerli bir sektör olan tarım ile hayvancılıkta önemli potansiyele sahip olan Erzurum’da sorunların çözümünün ve mevcut durumunu daha iyi noktalara getirmenin birlik ve beraberlik içinde harekete edilerek ulaşılabileceğini ifade ederek, "Burada üreticilerimizin desteklenmesi kadar vatandaşlarımızın sağlıklı, kaliteli ve uygun ürüne kavuşması da gözden kaçırılmamalı. Benzeri toplantıları devam ettirerek, ilimizde tarım ve hayvancılık noktasında yapılması gerekenleri de konuşarak yolumuza devam edeceğiz. İlimizin potansiyeli kadar diğer bölgelerle rekabet etmesinde iklimsel ve coğrafi etkenlerde unutulmamalı. Hep birlikte hareket ederek tarım ve hayvancılık sektörünü kalkındıracağız " dedi.
Gaziantep’te Ramazan öncesi fahiş fiyat denetimleri sıklaştırıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 13:16 Gaziantep’te Ramazan öncesi fahiş fiyat denetimleri sıklaştırıldı Gaziantep’te Ramazan öncesi fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesine yönelik denetim faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. Ticaret Bakanlığı ekiplerince Türkiye genelinde 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen denetimler kapsamında Gaziantep’te gıda işletmelerine yönelik denetimler artırıldı. Ramazan öncesi fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi amacıyla fırın, kasap, lokanta, restoran ve zincir marketlerde denetim yapıldı. Ekipler, haksız rekabetin ve fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla fiyatları not aldı. Ürünlerin raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, ürünlerin son kullanma tarihlerini de kontrol etti. Denetimlerde, fiyat tarifelerinin iş yerlerinin giriş kapısında ve hizmet sunulan masaların üzerinde, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde bulundurulup bulundurulmadığı kontrol edildi. Ayrıca menü fiyatları ile kasa fiyatları karşılaştırılarak uyumsuzluk olup olmadığı incelendi. Marketlere yönelik yapılan denetimlerde, marketlerin kasap reyonu başta olmak üzere et ürünlerinin alış ve satış fiyatları karşılaştırılarak fahiş fiyat artışı yapılıp yapılmadığı denetlendi. Manav ve bakliyat gibi reyonlarda da fiyat tarifelerinin görünür şekilde asılı olup olmadığına, ürünlerin gramajlarına, tezgah ve kasa fiyatlarının uygunluğuna bakıldı.
Bolu’da Ramazan ayı öncesi fahiş fiyat denetimi
30 Ocak 2026 Cuma - 12:52 Bolu’da Ramazan ayı öncesi fahiş fiyat denetimi Bolu Ticaret İl Müdürlüğü tarafından yaklaşan Ramazan ayı öncesi işletmelere yönelik fiyat, etiket ve kasa-raf fiyat uyumu denetimleri gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı ülke genelinde haksız fiyat artışı, fiyat etiketi ve iç ticarete ilişkin mevzuat kapsamında denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Bolu Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri de, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması amacıyla kentte bulunan zincir marketlere yönelik fahiş fiyat denetimleri gerçekleştirdi. Bu kapsamda ekipler marketlerdeki fiyat, etiket ve kasa-raf uyumuna yönelik kontroller yaptı. Öte yandan, kurallara uygun faaliyet gösteren işletmelerin haksız rekabetten korunmasının da hedeflendiği belirtildi. "Denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir" Bolu Ticaret İl Müdürü Ersin Terzi, yaptığı açıklamada, "Yaklaşan Ramazan ayı öncesinde haksız fiyat artışlarını önlemek, tüketicilerimizin menfaatlerini ve ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla, ayrıca tüketicilerimizin yanıltıcı eylemlerinin önüne geçmek amacıyla başta temel gıda ve ihtiyaç maddelerinin satışının yapıldığı yerel ve zincir marketlerde, kasaplarda, fırınlarda, yine aynı şekilde lokanta, restoran, kafe, pastane gibi yiyecek içecek hizmetinin sunulduğu işletmelerde Ticaret Bakanlığımızın talimatları ve valiliğimiz koordinesinde denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir" dedi. "Tüketicilerimizin kolaylıkla görebileceği bir şekilde yer alıp almadığı kontrol edilmektedir" Raflardaki ürünlerin kasa fiyatlarıyla karşılaştırmaların yapıldığını ifade eden Müdür Terzi, "Ticaret İl Müdürlüğümüz ekipleri tarafından yapılan denetimlerde raflarda yer alan ürünlerin fiyat etiketlerinin mevzuata uygun olarak yer alıp almadığı, raftaki ürün fiyatı ile kasadaki fiyat arasında fiyat uyuşmazlığının mevcut olup olmadığı, yine aynı şekilde lokanta, restoran gibi yiyecek içecek hizmetinin sunulduğu işletmelerde de fiyat listelerinin, fiyat menülerinin iş yerlerinin giriş kapılarının önünde, içeride masalarda tüketicilerimizin kolaylıkla görebileceği bir şekilde yer alıp almadığı kontrol edilmektedir" diye konuştu. "Mevzuatta yazılı olduğu şekliyle 3 bin 973 TL idari para cezası uygulanmaktadır" Mevzuata aykırı bir şekilde zam yapıldığında her ürün için ayrı ayrı ceza yazıldığını dile getiren Ersin Terzi, "Yapılan kontrollerde aykırılık tespit edilmesi halinde her bir aykırılık için, her bir ürüne ayrı ayrı mevzuatta yazılı olduğu şekliyle 3 bin 973 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Yine haklı bir gerekçeye dayanmaksızın yapılan fiyat artışlarıyla ilgili olarak söz konusu ürünlere ait son 3 aya ilişkin alış satış faturaları ve ilgili firmanın savunması istenilmekte, söz konusu savunma yazısı ve ekleri incelendiğinde bir rapor halinde gereği için Bakanlığımız bünyesindeki Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gereği için gönderilmektedir" şeklinde konuştu. "Ramazan ayı içerisinde ve tüm yıl boyunca devam edecektir" Denetimlerin devam edeceğine dikkati çeken İl Müdürü Ersin Terzi, "Denetimlerimiz Ramazan ayı öncesinde, Ramazan ayı içerisinde ve tüm yıl boyunca devam edecektir. Malumunuz olduğu üzere Bolu, İstanbul-Ankara güzergahı üzerinde yer alan iki tane aktif karayolunu içinde barındıran bir şehir. Dolayısıyla bu karayollarımız üzerinde yer alan dinlenme tesisleri, içinde marketleri barındıran akaryakıt istasyonlarında da denetimlerimiz aralıksız devam etmektedir. Gerek fiyat etiketi gerekse de haksız fiyat artışı ile ilgili olarak karşılaşmış oldukları sorunları, şikayetlerini ALO 175 Tüketici Hattı’na, telefonlarına indirebilecekleri çok kolay bir uygulama olan Haksız Fiyat Artışı Şikayet Sistemi’ne, CİMER’e ve yazılı olarak İl Müdürlüğümüze iletmeleri durumunda ivedilikle denetimler gerçekleştirilecektir" ifadelerini kullandı.