EKONOMİ - 30 Ocak 2026 Cuma 14:05

Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı

A
A
A
Bartın’da restoran ve kafelere ilave ücret uyarısı

Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklama ile, kentteki işletmecileri müşterilerinden masa ücreti, zorunlu servis ücreti, kuver ücreti gibi ilave ödeme talebinde bulunmamaları konusunda uyardı.


Bartın Valiliği yaptığı yazılı açıklamada, Ticaret Bakanlığı tarafından 6 bin 502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği değiştiği hatırlatarak, "Restoran, lokanta, kafe, pastane ve benzeri yiyecek, içecek hizmeti sunulan işletmelerdeki menü ve fiyat listesinde servis ücreti, masa ücreti ve kuver ücreti başlığı altında ilave ücret alınmayacak" dedi.


Ticaret Bakanlığı tarafından, hizmet sunucu kuruluşlar ile tüketiciler arasında ihtilafları önlemek ve tüketici mağduriyetini engellemek amacıyla yürütülen mevzuat değişikliği çalışması ilgili kuruluşlardan alınan görüşler dikkate alınarak tamamlanmış olup, Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.


Önceki düzenlemede, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında çıkarılan Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne göre, işletmeler, tarife ve fiyat listesinde gösterilen fiyatlar dışında, servis ücreti gibi herhangi bir ad altında başka bir ücreti, menü ve fiyat listesinde açıkça yer vermek kaydıyla tüketicilerden talep edebilmekteydi. Bununla beraber, Ticaret Bakanlığı tarafından Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan son değişiklik sonucunda, Resmî Gazete’de yayımlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, işletmeler tüketicilerden zorunlu olarak servis ücreti, masa ücreti, kuver ücreti veya benzeri adlar altında ilave ödeme talep edemeyeceklerdir. Tüketici sadece, bahşiş gibi, gönüllük esasına dayalı ödeme yapabilecek. Tüketiciler, sipariş verdikleri yiyecek ve içeceklerin bedeli dışında, yalnızca bahşiş gibi gönüllülük esasına dayalı olarak ve kendi istekleriyle ilave ödeme yapabilecekler, tüketicilerden zorunlu bir servis ücreti, masa ücreti talep edilmeyecektir" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Hekimsen’den ocak ayı verilerine ilişkin değerlendirme Hekimsen, Ocak 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan ocak ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamada, gıda enflasyonun bir ayda yüzde 4,18 arttığı, açık sınırının 32 bin TL’ye ulaştığı bildirildi. Açıklamaya göre, Türkiye’de hanelerin temel yaşam maliyetlerindeki artış hız kesmeden devam etti. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken asgari aylık gıda harcamasının, aralık 2025’te 30 bin 873 TL iken ocak 2026’da 32 bin 163 TL olarak hesaplandığı aktarıldı. Açıklamada, "Bu artış, yalnızca bir ayda gıda fiyatlarında yüzde 4,18 enflasyon yaşandığını ortaya koydu. Açlık sınırının yalnızca gıda harcamalarını kapsamasına rağmen, bugün milyonlarca çalışanın ve emeklinin gelirinin bu seviyenin altında kalması, tablonun ciddiyetini artırıyor. Barınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer zorunlu harcamaların da eklenmesiyle, 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 104 bin 767 TL olarak hesaplandı. Bir ayda yaklaşık 4 bin 200 TL’lik artış, yaşam maliyetlerinin artık orta gelirli haneler için dahi sürdürülemez bir noktaya geldiğini gösteriyor" denildi. Açıklamada, Ocak 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 9 bin 361 TL, yetişkin kadın 8 bin 85 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 485 TL ve 7 yaş erkek çocuğu ise 7 bin 231 TL" olarak ifade edildi. En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Gıda gruplarına göre harcama dağılımı incelendiğinde, ocak ayında en dikkat çekici artışlar şu kalemlerde yaşandı; süt ve süt ürünleri yüzde 7,15, sebze ve meyve yüzde 6,73, isteğe bağlı ürünler (atıştırmalık) yüzde 3,27, et, balık, yumurta, kurubaklagiller yüzde 1,37, ekmek ve tahıl yüzde 0,80. Özellikle süt ve süt ürünlerindeki sert yükseliş, çocukların dengeli beslenmesi açısından önemli riskler barındırıyor" denildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in görüşü de yer aldı. Açıklamada, "Asgari ücret, açlık sınırını karşılayamıyor. Emekli maaşları, açlık sınırının çok altında kalıyor. Kamu çalışanlarının büyük bölümü için dahi yoksulluk sınırı erişilemez durumda. Bu tablo, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ve mevcut gelir politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Gıda fiyatlarındaki artış hızının kontrol altına alınamaması, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler için beslenme ve yaşam kalitesi açısından ciddi riskler doğuruyor" denildi. Hekimsen, ücret politikalarının, vergi düzenlemelerinin ve sosyal destek mekanizmalarının, açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.