EKONOMİ
19 Mart 2026 Perşembe - 13:36 Bayramda ’merdiven altı’ tatlıya dikkat Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Ramazan Bayramı’nda merdiven altı üretilen tatlılara karşı vatandaşları uyararak, "Vatandaşlarımız işletmeye girdiklerinde ilk olarak belgelerini kontrol etmeli" dedi. Vatandaşların işletmelerde ilk olarak belgelere bakması gerektiğini söyleyen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, "Tabi ki Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimimiz daha fazla oluyor. Biz vatandaşlarımıza her zaman bir işletmeye girdiklerinde ilk olarak iş yeri açma ruhsatına, imalathane ruhsatı gibi belgelerine bakmalarını istiyoruz. Güvendikleri, bildikleri yerlerden alışveriş yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Ruhsatsız yani merdiven altı dediğimiz yerlerde burası uygun gibi düşüncelere kapıldıklarında neyin nerede üretildiğini bilmediğimiz yerlerden alışveriş yapmamalıyız. Bu yüzden bildiğimiz ve güvendiğimiz yerlerden alışverişimizi yaparsak ağız tadıyla güzel bir şekilde bayramımızı geçirebiliriz. Ben bu vesile ile de herkese hayırlı bayramlar diliyorum" dedi. Aydemir, vatandaşların olumsuz durumlarda ALO 174 ihbar hattına ve kendilerine ulaşabileceklerini söyleyerek, "Böyle durumlarda Tarım Bakanlığı’nın ALO 174 ihbar hattı var. Buradaki şikayetler direkt CİMER’e gidiyor zaten. Oraya da bizlere de şikayet edebilirler. Bizlerle irtibata geçerlerse biz de gerekli iletişimi sağlar ve gerekli işlemleri de hem yaparız hem de yaptırırız. Bu yüzden de vatandaşlarımızın önce ALO 174’e sonrasında da bize ulaşmaları hem kendileri hem de şehrimiz için iyi olur. Bundan önce şehrimizde böyle bir durumla karşılaşmadık, bundan sonra da karşılaşmayız diye ümit ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
İş Bankası’ndan Visa altyapısıyla Logo Yazılım Platformuna ticari kredi kartı entegrasyonu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49 İş Bankası’ndan Visa altyapısıyla Logo Yazılım Platformuna ticari kredi kartı entegrasyonu Türkiye İş Bankası, Visa ve Logo Yazılım iş birliğiyle ticari kredi kartı hareketlerinin işletmelerin ERP sistemlerine otomatik olarak aktarılmasını sağlayan entegrasyonu hayata geçirdi. İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmeler, kart hareketlerinin Logo ERP sistemlerine otomatik olarak aktarılması ve izlenebilirliğinin sağlanmasıyla operasyonel verimlilik elde edecek. Şube ağı ya da dijital kanalların artık bankalar için tek temas noktası olmadığı günümüzde İş Bankası; ERP & muhasebe yazılımları, e-ticaret siteleri ve pazaryerleri gibi alanlarda da hesap, kredi ve ödeme gibi birçok finansal servisi arka planda görünmez bir şekilde sağlıyor; müşterilerinin ihtiyaç duydukları anda finansal çözümlere hızlı ve kolay ulaşabilmesine imkân tanıyor. Bankanın, bu yaklaşımla Visa ve Logo Yazılım ile hayata geçirdiği iş birliğiyle Logo Yazılım platformunda İş Bankası ticari kredi kartlarının entegrasyonu tamamlandı. Yapılan açıklamaya göre, İş Bankası ticari kredi kartı sahibi müşteriler, kart hareketlerini otomatik olarak Logo Yazılım’ın ERP çözümlerine aktararak kaynaklarını etkin kullanabilecek. Ayrıca, söz konusu entegrasyon ile banka müşterileri, muhasebe ve masraf yönetimi gibi alanlarda da verimliliğini artırabilecek. "İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmelere kolaylık" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle açıklamasında iş birliğinin İş Bankası ticari kredi kartına sahip işletmelere kolaylık sağladığına dikkat çekti. Bankanın insanı odağına alan yenilikçi yaklaşımını vurgulayan Lüle, "Haziran 2021’de hayata geçirdiğimiz hesap özeti entegrasyonu ile işletmeler, tüm hesap bilgilerini tek platformdan ERP çözümlerine aktarabiliyordu. Şimdi ise Visa ve Logo Yazılım ile olan iş birliği ile birlikte ticari kredi kartı hareketlerini ERP sistemlerine otomatik olarak entegre ediyoruz. Bu iş birliğini, gömülü finans çözümlerinin geleceği ve işletmelerin dijital dönüşümü açısından son derece önemli bir adım olarak görüyoruz. Çözümlerimizle, işletmelerin yalnızca muhasebe gibi iç süreçlerini kolaylaştırmanın ötesinde sürdürülebilirliklerine katkı sunmayı, akıllı ve çevik ticari kararlar almalarına imkân sağlamayı hedefliyoruz" dedi. "İşletmelerin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz" Bankalarla gerçekleştirilen entegrasyon projelerinin işletmelere değer kattığını vurgulayan Logo Grup Finansal Teknolojiler Genel Müdürü Başak Kural, "Proje ile İş Bankası ticari kredi kartlarıyla yapılan işlemler Logo ERP çözümlerinde otomatik olarak muhasebeleştirilebiliyor. Harcamalar, muhasebe fişlerine ve ilgili hesaplara otomatik yansıtılarak hata riski azalıyor. Kredi kartı işlemleri tek platformdan güncel şekilde takip edilebiliyor; süreçler ERP dışına çıkmadan bütünsel olarak yönetilebiliyor. Müşteri deneyimini odağımıza aldığımız bu projede, işletmelere zaman ve maliyet tasarrufu sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni banka entegrasyonlarıyla ekosistemimizi genişletmeye ve daha fazla işletmenin hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Dünya çapındaki ağımız ve teknolojimiz ile işletmelerin operasyonel yüklerini azaltıyoruz" Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, iş birliği ile ilgili değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: "İşletmeler için bugün en kritik konulardan biri, finansal veriye hızlı, doğru ve zahmetsiz şekilde erişebilmek. İş Bankası ve Logo Yazılım ile hayata geçirdiğimiz bu entegrasyon sayesinde, ticari kredi kartı harcamaları muhasebe ve ERP sistemlerine manuel işlem gerektirmeden, iş süreçlerinin doğal bir parçası olarak aktarılıyor. İşletmelerin zamanlarını operasyonel detaylara değil, büyüme hedeflerine ayırabilmeleri için küresel ağımızı ve teknoloji gücümüzü onların hizmetine sunuyoruz. Visa olarak 200’ü aşkın ülkede sahip olduğumuz küresel ağ ve farklı iş kollarını bir araya getirme kabiliyetimizle, finansal çözümlerin günlük operasyonlara sorunsuz biçimde entegre edilebilmesi için çalışıyoruz. Bu iş birliğinin, işletmelerin verimliliklerini ve büyüme potansiyellerini destekleyeceğine inanıyoruz."
MediaMarkt’ın kombi ve petek bakım hizmetine talep 2 ayda yüzde 40 arttı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:20 MediaMarkt’ın kombi ve petek bakım hizmetine talep 2 ayda yüzde 40 arttı MediaMarkt Türkiye’nin geçtiğimiz aylarda müşterileriyle buluşturduğu Kombi ve Petek Bakım Hizmeti, havaların soğumasıyla birlikte tüketicilerden yoğun ilgi gördü. MediaMarkt satış verilerine göre, bakım paketinin kullanım oranı son 2 ayda yüzde 40 arttı. Evde kullanılan cihazlardan daha uzun süre verim alınabilmesi için geçtiğimiz aylarda Kombi ve Petek Bakım Paketini müşterilerine sunan MediaMarkt Türkiye, son 2 aya dair satış verilerini paylaştı. Buna göre tüketiciler özellikle kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte Kombi ve Petek Bakım Hizmetine yoğun ilgi gösterdi. Şirketin satış verilerine göre, bakım paketinin kullanım oranı ilk bir ayda yüzde 26, iki ay toplamında ise yüzde 40 oranında arttı. Kombi bakımı hem güvenlik hem de tasarruf için önemli Kombi ve peteklerin düzenli bakımının yapılmaması öncelikle güvenlik söz konusu olduğunda tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca kombinin performansını da etkilediğinden verimliliğin azalmasına ve yakıt masrafının artmasına neden olabiliyor. Ayrıca kombilerde fan, genleşme tankı ve pompa gibi parçalar kirden zarar gördüğü için arızaya yol açabiliyor. Peteklerde ise çamur ve tortu oluşumu sıcak suyun eşit dağılımını engelliyor ve kombi bakımlı olsa dahi optimum ısınma sağlanması mümkün olmuyor. Bunun yanında sık karşılaşılan basıncın azalması (su eksilmesi), peteklerin hava yapması, sensörlerin kirlenmesi neticesinde su basıncı dengesinin bozulması, peteğin bir kısmının sıcak diğer kısmının soğuk kalması ve kombinin sesli çalışmaya başlaması gibi sorunlar da kullanıcılar için daha büyük sıkıntılara yol açabiliyor. Kombi bakımından baca temizliğine detaylı hizmet Yapılan açıklamaya göre, Kombi ve Petek Bakım Paketi kapsamında, kombi ya da petekler nereden alınmış olursa olsun MediaMarkt güvencesiyle tüm bakım ve temizlik işlemleri bizzat evde veriliyor. Uzman hizmet sağlayıcılar; kombinin genel kontrolü, baca temizliği, gaz kaçağı testi, eşanjör kontrolü, peteklerde iç temizlik ve su dolaşımı testi, elektronik kart ve su basıncı kontrolü gibi işlemlerle derinlemesine bakım yapıyor, böylece olası arızaların önüne geçiliyor. Cihazların performansı korunurken kullanım ömrü de uzatılıyor. Kombi ve Petek Bakım Paketi 1 yıllık kullanım seçeneğiyle sunuluyor. Satın alma işlemi tamamlandıktan sonra hizmet paketi 24 saat sonra aktifleşiyor. Paket kapsamında kombi bakımına ek olarak petek temizliği hizmeti de yer alıyor ve hizmet 3 taksit fırsatı ile sunuluyor.
Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar sezona hazırlanıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:07 Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar sezona hazırlanıyor Türkiye’de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu’da arıcılar 2026 yılı sezonu için hazırlıklarına başladı. 600 bin kovan varlığı ile Ordu, Türkiye’de en fazla bal üretimi yapan il konumunda. 3 bin 500 kayıtlı arıcının bulunduğu ilde yaklaşık 10 bin aile, geçimini bu sektörden sağlıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerini dolaşarak bal üreten Ordulu gezgin arıcılar, 2025 yılında yaklaşık 18 bin ton üretim yaptı. 2025 yılını verimli geçiren arıcılar, kar yağışı ve soğuk havaların ardından bahar bakımları için hazırlıklara başladı. Arıcılar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kendilerine ödenen kovan başı destekleri can suyu olarak gördüklerini, sahte ballara karşı yapılan denetimlerin ise balın hak ettiği değere ulaşması adına önemli olduğunu söyledi. "Desteklerin bakım öncesi ödenmesi arıcıları memnun etti" Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, kovan başı destek ödemelerinin, bu sene arı bakımlarının başlayacağı zamanın öncesinde hesaplara yatırılmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi. Bu desteklemeleri alan arıcıların bakım hazırlıklarına başladıklarını ifade eden Çiftçi, arıcıların 2026 sezonuna en iyi şekilde hazırlanacaklarını kaydetti. "Balımızın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" Çiftçi, 2025 yılında Ordu’da yaklaşık 18 bin ton bal üretimi yapıldığını belirterek, "Ordu’da 600 bin kovan varlığımız var. Sezon şartları ne getirir bilinmez, şu anda küresel ısınma var, bunlardan etkilenmezsek en iyi şekilde üretim yapacağız diye düşünüyoruz. 2026 yılının tüm arıcılarımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Tüm maliyetleri hesaplayıp balın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" dedi. Arıcılar, sahte bala karşı yürütülen mücadelelerden memnun Bakanlık tarafından geçen yıllarda belirli yerlere yapılan baskınlar olduğunu ifade eden Çiftçi, "Bu baskınlardan dolayı bal fiyatlar hak ettiği değere gidiyor. İnşallah bundan sonra da bakanlığımızın denetimleri devam eder. Hem üreticilerimiz, hem de tüketicilerimiz kazanır" diye konuştu. "Şu anda yapacağımız bakımlar önemli" Yaklaşık 33 yıldır arıcılık yapan Coşkun Baş ise yeni sezona hazırlandıklarını belirterek, "Hazırlıklarımızı tamamladık, kış sezonu sonrası bakımlarımıza başlıyoruz. Geçimimizi arıcılıktan sağlıyoruz, sene boyunca bal üretimlerimizi yapıyoruz. Şu anda yapacağımız bakımlar önemli. Arılarımız kar altından yeni çıktı. Yiyecek ve ilaçları var mı diye kontrol ediyoruz. Beslemelerini kontrol edip, yayla zamanına hazırlayacağız" ifadelerine yer verdi.
Fahiş fiyat ve stokçuluk yapanların canı çok yanacak
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:57 Fahiş fiyat ve stokçuluk yapanların canı çok yanacak Ticaret İl Müdürlükleri, Ramazan ayına yönelik denetimlerini başlatırken, fahiş fiyat ve stokçuluk yapanlara ciddi para cezaları yazılacak. Ramazan ayına sayılı günler kala Ticaret İl Müdürlükleri, denetimlerini hızlandırdı. Fiyat, etiket ve menü kontrollerini yapan görevliler, ramazan ayına girildiğinde karşılaştırma yapacak ve uygunsuzluk durumunda gerekeni yapacak. İftar ve sahur menülerini denetim kapsamına alan ekipler, özellikle gıda toptan ve marketlere yönelik daha ciddi adımlar atacak. Haksız fiyat ya da fahiş fiyat denilen uygulamalar karşısında 180 bin 617 liradan 1 milyon 816 bin liraya kadar idare para cezası uygulayacak görevliler, stokçuluk yapanlara ise 21 milyon 674 bin 133 liraya kadar ürün başına eza yazabilecek. İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, tüketicilerin haklarının korunması için ilgili kanun ve yönetmeliklerle piyasa denetimleri yaptıklarını belirtti. Paylaşım ve kardeşlik ayı Ramazan’da talep artışından kaynaklı olduğu söylenen ama az da olsa fırsatçı olarak değerlendirilen fiyat artışlarıyla karşılaştıklarına dikkati çeken Menteşe, bu konuda işletme ve kişilere ciddi yaptırımlar uygulandığını anlattı. Fiyat etiketinden kaynaklı, ürün üzerinde bulunması gereken özelliklerin bulunmaması halindeki her bir işlem için ceza miktarının 3 bin 973 liraya çıkarıldığına işaret eden Menteşe, "Haksız fiyat ya da fahiş fiyat dediğimiz uygulamalar karşısında idari para cezası tutarı 1 milyon 816 bin liraya kadar çıkarıldı" dedi. Sahur ve iftar menüleri denetim kapsamına alındı Etiketin düzgün olması, fahiş fiyata gidilmemesi, vatandaşların aldatıcı reklamlarla kandırılmaması gerektiğini vurgulayan Menteşe, özellikle Ramazan ayına yönelik denetimlere bugünden başladıklarını kaydetti. Ramazan ayında iftar ve sahur menülerini denetim kapsamına aldıklarını ve yoğun denetim yapacaklarını belirten Menteşe, şöyle konuştu: "Tüketici restorana girmeden dışarıdan fiyatları görebilsin ve tercih yapabilsin. Özellikle fahiş fiyat konusunda duyarlıyız. Fahiş fiyat tespit edimesi durumunda, artışı makul olmayan bize makul gelmeyen artış espit edilirse gerekeni yapacağız. Fahiş fiyatta, makul olmayan, gerçekleri uyuşmayan durumlarda uygulacayacağımız idari yaptırımın alt limiti ilk kez yapılmışsa 180 bin 617 lira oldu. İkinci üçünçü kez yapılmışsa etki alanına ve satış ebatına bakılarak fahiş fiyat tespit edilmesi durumunda ürün başına 1 milyon 816 bin 177 liraya kadar çıkabiliyor." Menteşe, "Ürüne ulaşılmasını engelleyici yani stokçuluğa ise 1 milyon 816 bin 177 liradan başlıyor ve 21 milyon 674 bin 133 liraya kadar ürün başına cezai işlem uygulayabiliyoruz" ifadesini kullandı.
Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:32 Osmangazi Belediyesinden dağ köylerinde ahududu seferberliği; hedef 100 dönüm Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, dağ köylerinde ahududu üretimine ilişkin çalışma yürüttüklerini belirterek, ilk etapta 10 dönümlük ahududu bahçesi kurduklarını ve bunu 100 dönüme çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Aydın, yakmaşık 1,5 yıl önce Gazi Tarım A.Ş’yi kurduklarını belirterek, özellikle çok önemsedikleri ata tohumlarının korunması, geleceğe aktarılması konusunda çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Yerel tohumlara ilişkin baharda takas şenliği düzenleyeceklerini dile getiren Aydın, "Malumunuz üretimde ilaç ve zehir kullanılıyor. Toprağın zehirlenmesi, ilacın fazla atılması, tohumların genetiğiyle oynanması nedeniyle kanserler ve diğer genetik hastalıklar çok fazla arttı. Biz daha doğal üretim ve tüketim olsun diye çaba içindeyiz" dedi. Özellikle dağ köylerinde gelir artırıcı alternatif ürünlere ilişkin çalışmalar yaptıklarını aktaran Aydın, şöyle konuştu: "Yiğitali’de 10 dönümlük alanda ahududu üretimi başlattık. Sertifikalı ilaçsız katkısız üretim yapıyoruz. Bu sene daha da artıracağız ve çiftçiye sağlanacak desteklerle 100 dönüme kadar çıkartacağız. Kırsalı bu şekilde üretime endeksli destekleme modelini benimsiyoruz. Bir kere ürünün pazarı hazır alıcısı var.  Organik üretim dediğinizde ise tarladan satılıyor, talebi yüksek oluyor." Altın gibi ürün ahududu Bugün işsizlik çeken, köyü terkedip buraya göç yaparak aslında geçim sıkıntısı yaşayan bir çok insanın 10 dönümlük bir alanda yıllık 1 -1,5 milyon lira gibi ekstra gelir sağlayabileceği bir ürün sunduklarını dile getiren Aydın, "Altın gibi bir ürün. Altını madende aramayın alın size altın gibi ürün ahududu." ifadesini kullandı. Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesiyle iş birliği içinde çalışma yürüttüklerini belirten Aydın, "Liseye ait tarım alanında üretimimiz var. Patlıcan, karnahabar, pırasa, domates, biber gibi birçok çeşitte üretim yapıp belediyeye ait Kent Lokantası’nda vatandaşlarımıza sunuyoruz. Tamamen organik, ilaçsız, kimsayal gübresiz üretim yapıyoruz ve hasıdını da yemeğini de kendimiz yapıyoruz" diye konuştu. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin yüzde 2’si kullanılıyor Aydın, çiftçiyi üretim endeksli desteklediklerini vurgulayarak, şunları söyledi: "Bedelini hasatta ödemek üzere çiftçiyi desteklerseniz çiftçi sahipleniyor katma değer üretiyor. Hasat ettiğinde para kazanıyor borunu ödüyor iş büyüyor. Biz alım garantisiyle köylüyü destekleme modelini seçtik. Biraz daha ayakları yere basarak gidiyoruz bir anda çok büyük yapmak istemiyoruz. Birkaç sene sonra dağ yöresinde daha fazla alanda üretimin yapılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Dağ yöresindeki tarımsal potansiyelin sadece yüzde 2’si kullanılıyor. Biz yüzde 98’lik kısımda da üretimi sağlarsek tersine göçü bile başlatabiliriz."
Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:17 Traktörde "50 binler kulübü"ne 2 şehir daha katıldı Türkiye’deki 2 milyon 315 bin 504 traktörün yüzde 34’ü 10 şehirde yer alırken, geçen yıl 50 binden fazla traktörün bulunduğu "50 binler kulübü"ne Afyonkarahisar ve Gaziantep de katıldı. TÜİK’in geçen yıla ilişkin açıkladığı "Motorlu Kara Taşıtları" verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre ise kamyonette yüzde 49,6 ve otomobilde yüzde 35,3 artarken motosiklette yüzde 38,1 ve traktörde yüzde 33,2 geriledi. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267’den 50 bin 237 artışla (yüzde 2,2 yükseliş) 2 milyon 315 bin 504’e çıktı. Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu Manisa’da sayı 2 bin 944 artarak 111 bin 999’a ulaşırken, takip eden Konya’da bin 86 adetlik ilaveyle 105 bin 42’ye çıktı. Üçüncü sıradaki İzmir’de traktör sayısı 2 bin 709 adetlik yükselişle 87 bin 213, bu kenti izleyen dördüncü sıradaki Bursa’da 2 bin 301 adet artarak 81 bin 204 oldu. En fazla traktörün bulunduğu illerde sırasıyla Ankara’da 2 bin 684 artışla 75 bin 82’ye, Balıkesir’de bin 684 yükselerek 73 bin 816’ya, Denizli’de bin 309 ilaveyle 65 bin 715’e, Samsun’da bin 759 artarak 65 bin 328’e, Antalya’da bin 563 yükselerek 64 bin 927’ye ve Adana’da 344 ilaveyle 63 bin 157’ye ulaştı. Ülkedeki her 3 traktörden biri 10 kentte bulunuyor Türkiye’de en fazla traktörün bulunduğu 10 tarım kentindeki toplam sayısı 18 bin 351 adetlik artışla 793 bin 483’e çıktı. Ülkedeki traktörlerin yüzde 34,3’ü, başka bir ifadeyle her üç traktörden biri bu 10 kentte yer aldı. Traktör sayısında 11’ince sırada yer alan Aydın’da ise artış bin 502 adet oldu. Bu kentte traktör sayısı 61 biz 547’ye çıktı. 50 binler kulübüne Afyonkarahisar ve Gaziantep katıldı Türkiye’de 50 bin adedin üzerinde traktör bulunan şehir sayısı 2024’te 11 iken, geçen yıl 13’e ulaştı. Afyonkarahisar, 970 adetlik artışla 50 bin 645 traktöre ulaşarak 12’nce sıraya yerleşirken; Gaziantep, 1387 adetlik ilaveyle 50 bin 34 adede çıktı ve 13’ncü sırada yer aldı.
"Yapamazsın" diyenlere inat yetiştirdiği safran ve salebi evinde tüketiyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 08:55 "Yapamazsın" diyenlere inat yetiştirdiği safran ve salebi evinde tüketiyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan 20 yıllık çiftçi Kerim Erişmiş, "Burada yetişmez, başaramayacaksın" diyenlere inat ürettiği dünyanın en pahalı bitkileri arasında yer alan safran ve salebin tadını çıkarıyor. Genellikle yüksek rakımlı dağ yamaçlarında yabani olarak yetişen salep ve iklim seçiciliğiyle bilinen safran, bu kez Yüksekova’nın uçsuz bucaksız ovasında hayat buldu. 52 yaşındaki tecrübeli çiftçi Kerim Erişmiş, iki yıl önce çevresinden gelen "Boşuna uğraşma, bu iklimde bu ürünler tutmaz, başaramayacaksın" diyenlere kulaklarını tıkadı ve tarlasını bir inovasyon merkezine dönüştürdü. Erişmiş’in 20 yıllık çiftçilik tecrübesini sabırla harmanladığı deneme süreci, geçtiğimiz günlerde muazzam bir sonuç verdi. İlk hasadını başarıyla gerçekleştiren Erişmiş, şimdi kendi elleriyle topladığı safranları demliyor, saleplerini pişiriyor. Kerim Erişmiş, "Toprağımın gücüne inandım. İnat ettim ve başardım. Şimdi ’olmaz’ diyenlerin hayret içerisinde bakışları arasında kendi ürettiğim safran çayımı yudumluyorum. Bundan büyük bir huzur yok" dedi. Başarılı çiftçiyi evinde ziyaret eden Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat İnan, bu girişimin bölge için stratejik önemine dikkat çekerek tam destek sözü verdi. Erişmiş de başarısının arkasındaki teknik gücü şu sözlerle vurguladı: "Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ziraat Odası’nın teknik desteği ve teşvikleri, bugün bu ürünleri evimde içebiliyor olmamın en büyük sebebidir." Bu başarı, sadece bireysel bir zafer değil; Yüksekova Ovası’nın prestijini değiştirecek bir adım olarak görülüyor. Geleneksel tarım ürünlerinin dışına çıkmak isteyen bölge çiftçileri için Kerim Erişmiş’in tarlası artık bir "başarı rehberi" niteliğinde. Yüksek katma değerli bu ürünlerin yaygınlaşmasıyla Hakkari tarımında yepyeni bir gelir kapısı aralanmış oldu.
ATO Başkanı Baran: "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır"
01 Şubat 2026 Pazar - 18:02 ATO Başkanı Baran: "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır" dedi. ATO Başkanı Baran, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi değerlendirdi. Baran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine yönelik olarak getirilen kısıtlayıcı kararları dikkatle takip ediyoruz. Enflasyonla mücadele hedefi çerçevesinde atılan her adımı önemsiyor, mali disiplinin korunmasını destekliyoruz. Ancak kredi kartı limitlerine getirilen bu tür sınırlamaların reel sektör ve vatandaşlarımızın günlük hayatı üzerindeki etkilerinin de bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bugünün ortamında kredi kartları sadece tüketim aracı değil, ticaretin, hizmet sektörünün ve hane halkı ödemelerinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Eğitim ücretleri, özel okul ve üniversite ödemeleri, hastane ve sağlık harcamaları, sigorta primleri, ulaşım, konaklama gibi pek çok gider, kişinin ödeme gücüne göre bankalar tarafından verilen kredi kartları aracılığıyla ödeniyor. Kredi kartı limitlerinin daraltılması, vatandaşlarımızı ve işletmelerimizi ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır. Öte yandan parasal gelişmelere paralel olarak nakit taşıma imkanları da fiilen sınırlanmış durumda. Artan fiyatlar karşısında yüksek tutarlı ödemelerin nakit olarak yapılması hem güvenlik hem de pratiklik açısından mümkün olmaktan çıktı. Nakit para kullanımının azalması yönündeki genel eğilim de dikkate alındığında, kredi kartı limitlerinin kısıtlanması ekonomik hayatın işleyişini zorlaştıracaktır. Bu durumun en önemli yansımalarından biri de ticarette hissedilecektir. Kredi kartı kullanımının daralması iç talebi baskılayarak, özellikle perakende, hizmet ve KOBİ ölçeğindeki işletmelerin satışlarını ve nakit akışını olumsuz etkileyecektir. Finansmana erişimde güçlük yaşanan bu süreçte nakit döngüsünün yavaşlaması, zincirleme bir reaksiyonla üretimden istihdama kadar pek çok alanı etkileme potansiyeline sahiptir. Finansal istikrarı korumaya yönelik düzenlemelerde ticari hayatın gerçekleri ve vatandaşlarımızın zorunlu harcamalarının dikkate alınmasının hem ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği hem de toplumsal refah açısından faydalı olacağı kanaatindeyiz. Ekonomide kalıcı istikrarın yolunun üretimi, ticareti ve tüketimi birlikte gözeten, sahadaki etkileri doğru okuyan düzenlemelerle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede tüm kurum ve kuruluşlarımızla istişareye açık olduğumuzu ve reel sektörün sesini aktarmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururum."
Bulgar levası ile alışveriş sona erdi: Sınır ticaretinde euro dönemi
01 Şubat 2026 Pazar - 13:27 Bulgar levası ile alışveriş sona erdi: Sınır ticaretinde euro dönemi Bulgaristan’da euro ve levanın birlikte kullanıldığı bir aylık geçiş süresi, 31 Ocak 2026 Cumartesi gece yarısı itibarıyla sona erdi. 1 Şubat 2026’dan itibaren euro, ülkede tek yasal para birimi oldu. Leva artık mal, hizmet veya yükümlülük ödemelerinde kabul edilmeyecek. Bulgaristan Maliye Bakanlığı’ndan yapılan basın açıklamasında, vatandaşların tüm ödemelerini euro cinsinden yapmak zorunda olduğu, tüccarların leva kabul etme yükümlülüğünün sona erdiği ve tüm işlemlerde para üstünün yalnızca euro olarak verilmesi gerektiği bildirildi. Şeffaflığın sağlanması ve spekülatif uygulamaların önlenmesi amacıyla, Bulgaristan Cumhuriyeti’nde Euronun Uygulanması Yasası kapsamında fiyatların 8 Ağustos 2026 tarihine kadar hem leva hem de euro cinsinden gösterilmeye devam edeceği belirtildi. Elinde leva bulunan vatandaşların, 30 Haziran 2026 tarihine kadar ticari bankalar ile banka şubesi bulunmayan yerlerdeki Bulgaristan Postanesi şubelerinde levalarını ücretsiz olarak euroya çevirebileceği, bu tarihten sonra ise Bulgaristan Merkez Bankası’nın (BNB) dönüşüm işlemini süresiz ve ücretsiz sürdüreceği kaydedildi. Edirne’de alışveriş alışkanlıkları değişiyor Euroya geçiş kararı, Türkiye-Bulgaristan sınırında ticaretin yoğun olduğu Edirne ve çevresinde de yakından takip ediliyor. Uzun yıllardır Bulgar vatandaşlarının Edirne’de yaptığı alışverişlerde leva kullanımı yaygınken, yeni dönemde alışverişlerin tamamen euro üzerinden yapılması bekleniyor. Saraçlar Caddesi esnafından Metin Barmanbay, kur farkının geçmişte kafa karışıklığına neden olduğunu belirterek, "Leva döneminde sürekli kur hesabı yapılıyordu. 1.95 mi, 1.98 mi derken hem esnaf hem müşteri zorlanıyordu. Şimdi tek düzen euro oldu, hesaplama daha net. Daha önce 100 leva olan bir ürün şimdi 50 euro olarak etiketleniyor" dedi. "Her şey euro ile olacak" Sofya’dan alışveriş için Edirne’ye gelen Gorian Mrijeviç ise euroya geçiş sürecinin artık tamamen tamamlandığını vurgulayarak, "31 Ocak gecesinden itibaren her yerde leva ile alışveriş bitti. Artık tüm alışverişlerde ve bankalarda euro banknotları veriliyor. Her şey euro ile olacak" ifadelerini kullandı. Sınır ticaretinde yeni dönem Uzmanlar, Bulgaristan’ın euroya geçişinin sınır ticaretinde kısa vadede bir alışma süreci olacağını ancak orta ve uzun vadede kur belirsizliğinin ortadan kalkmasıyla daha istikrarlı ve öngörülebilir bir ticaret ortamı oluşturacağını belirtiyor. Fiyatların çift para birimiyle gösterilmeye devam etmesinin ise hem tüketici hem de esnaf açısından koruyucu bir rol oynayacağı ifade ediliyor. Bulgaristan, 1 Ocak 2026 tarihinde resmen euroyu benimseyerek, Avrupa Birliği’ne katılımından 19 yıl sonra avro bölgesinin 21’inci üyesi oldu.