EKONOMİ
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 20 ay sonra yapıldı 20 Mart 2026 Cuma - 03:23:07 Vergi Dairesi Başkanlıkları unvanının, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 1 Eylül 2024’te‘Defterdarlık’ olarak değiştirilmesinin ardından Denizli Defterdarı olarak göreve başlayan Mustafa Özdemirci’nin ataması Resmi Gazete’de yayımlanırken, Denizli Vergi Dairesi Başkanı Halil Tekin de aynı kararnameyle Bursa Defterdarı olarak atandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2024 yılında kamuda tasarruf düzenlemeleri kapsamında teşkilat yapılanmasında değişikliğe gitmiş, bu kapsamda birçok defterdarlık ve vergi dairesi başkanlıkları ‘defterdarlık’ bünyesinde birleştirmişti. Kararname ile Hazine ve Maliye Bakanlığı taşra teşkilatında sunulan hizmetlerin, Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) bağlı olarak kurulan defterdarlıklar bünyesinde yerine getirileceği bildirilirken, GİB’in taşra teşkilatının "defterdarlık" olarak tek çatı altında toplanması nedeniyle 29 ildeki vergi dairesi başkanlıkları defterdarlığa dönüştürülmüş, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan 52 ilde defterdarlık kurularak, 1 Eylül 2024’ten itibaren 81 ilde Gelir İdaresi Başkanlığına doğrudan bağlı Defterdarlık hizmet vermeye başlamıştı. Kurumdaki dönüşüm sonrası Denizli Vergi Dairesi Başkanı Halil Tekin’in yerine Mustafa Özdemirci, Denizli Defterdarı olarak 1 Eylül 2024 tarihinde göreve başlarken; Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararnameye göre Bursa Defterdarlığına Denizli Defterdarı Halil Tekin atanırken, Denizli Defterdarlığına da Mustafa Özdemirci resmen atandı. Kararname ile çok sayıda atama yapıldı Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararlı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren atama kararlarına göre, Adalet Bakanlığı’nda, Ceza İşleri Genel Müdürü Oğuzhan Yaşar görevden alınırken yerine Hazım Aslancı, Hukuk İşleri Genel Müdür Hakan Öztatar görevden alınırken yerine Erdinç Avşar, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım görevden alınırken yerine Çelebi Yılmaz, Personel Genel Müdürü Yusuf Soner Çiftçioğlu görevden alınırken yerine Cahit Cihad Sarı, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Abdurrahim Taş, görevden alınırken yerine Mücahit Gülşen, Bilgi İşlem Genel Müdürü Servet Gül, görevden alınırken yerine Mehmet Murat Tuzcu, Teftiş Kurulu Başkanı Cihan Yıldız görevden alınırken yerine Murat Gülaç, İcra İşleri Dairesi Başkanı Hasan Özçelik, görevden alınırken yerine Yusuf Kılıç, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı İbrahim Çetin, görevden alınırken yerine Murat Akınbingöl, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkaya, görevden alınırken yerine Berkay Altuğ atandı. Ayrıca Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’na Metin Yıldırım atandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Ayşe Yıldırım Kara, görevden alınırken yerine Hasan Basri Alagöz atandı. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda açık bulunan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Samiye Korkmaz atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezinde açık bulunan 1’inci Hukuk Müşavirliğine Damla Sezer Okur atanırken, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nda açık bulunan 1’inci Hukuk Müşavirliğine Işıl Gürel atandı. Ayrıca El Salvador Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Letonya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Şule Öztunç atandı. Ayrıca, Letonya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Protokol ve Diplomatik İşlemler Genel Müdürü Ahmet Cemil Miroğlu atandı. Kolombiya Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Malezya nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Emir Salim Yüksel atandı. Ayrıca Kamboçya Krallığı nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mesut Özcan atandı. Göç İdaresi Başkanlığı’nda ise, Adana Defterdarlığına, Malatya Defterdarı Ahmet Balıkçı, Adıyaman Defterdarlığına Mustafa Kurt, Afyonkarahisar Defterdarlığına İbrahim Gündüz, Ağrı Defterdarlığına Mustafa Yılmaz Şimşek, Amasya Defterdarlığına Ali Çakır, Aydın Defterdarlığına, Trabzon Defterdarı A. Günçavdı, Batman Defterdarlığına, Muhittin Çelebi Şenses, Bingöl Defterdarlığına Veysel Uçur, Burdur Defterdarlığına Veysel Sezgin, Bursa Defterdarlığına, Denizli Defterdarı Halil Tekin, Çanakkale Defterdarlığına Mustafa Çelik, Çorum Defterdarlığına Erkan Ciğer, Denizli Defterdarlığına Mustafa Özdemirci, Diyarbakır Defterdarlığına, Muğla Defterdarı Mustafa İnceçayır, Düzce Defterdarlığına, Reyhan Kökçü, Erzincan Defterdarlığına Ramazan Özdemir, Eskişehir Defterdarlığına, Hatay Defterdarı Cemil Müsevitoğlu, Gaziantep Defterdarlığına, Adana Defterdarı Ümit Güner, Giresun Defterdarlığına Hüsna Yıldız, Hatay Defterdarlığına, Eskişehir Defterdarı Ahmet Çelik, Isparta Defterdarlığına Mustafa Erdem, Kahramanmaraş Defterdarlığına, Bursa Defterdarı Hüseyin Erol, Karabük Defterdarlığına Hülya Yelimlieş, Karaman Defterdarlığına Aliaddin Karpınar, Kars Defterdarlığına Fatih Polat, Kırıkkale Defterdarlığına Serdar Esen, Kırşehir Defterdarlığına İsmail Bilici, Kilis Defterdarlığına Musa Koçulu, Konya Defterdarlığına Yusuf Hamzaoğlu, Kütahya Defterdarlığına Hatice İşcen Ercoşman, Malatya Defterdarlığına Nazmi Erol, Mersin Defterdarlığına, Samsun Defterdarı Metin Uzun, Muş Defterdarlığına Mehmet Akkaya, Nevşehir Defterdarlığına Sezer Sarı, Ordu Defterdarlığına, Gaziantep Defterdarı Mehmet Tarık Törer, Osmaniye Defterdarlığına Mithat Önalan, Rize Defterdarlığına Ümit Kökdemir, Samsun Defterdarlığına Halil İbrahim Temiz, Sinop Defterdarlığına Mutlu Şahin, Sivas Defterdarlığına Murat Aydın, Trabzon Defterdarlığına, Diyarbakır Defterdarı Ramazan Yaşar, Tunceli Defterdarlığına Salih Gökal, Yalova Defterdarlığına, Şanlıurfa Defterdarı Seyit Tekin, Zonguldak Defterdarlığına ise Recep Serdar atandı. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı’nda açık bulunan Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Yaşar Ciğer atandı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünde açık bulunan 5’inci Bölge Müdürlüğü’ne Kemal Can, 6’ıncı Bölge Müdürlüğü’ne Hakan Mumcuoğlu, 9’uncu Bölge Müdürlüğü’ne Ahmet Çörtük, 10’uncu Bölge Müdürlüğü’ne Ali Bozkurt, 13’üncü Bölge Müdürlüğü’ne Akif Ümüzer, 14’üncü Bölge Müdürlüğü’ne Melikunnas Özkaya, 2’nci Bölge Müdürlüğü’ne Hacı Ahmet Çiçek, 11’inci Bölge Müdürlüğü’ne ise Resul Doğan atandı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nda açık bulunan Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Yardımcılığına ise Neşat Onur Şanlı atandı. Ticaret Bakanlığı’nda ise, İthalat Genel Müdür Yardımcısı görevden alınırken, Gümrükler Genel Müdür Yardımcılıklarına Ahmet Akdemir ve Yakup Sefer, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdür Yardımcılıklarına İsmail Hak ve Veysel Çiftçi, Personel Genel Müdür Yardımcılığına ise Buğrahan Manav atandı. Ticaret Bakanlığı’nda açık bulunan Batı Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Mehmet Yapıcı, Orta Anadolu Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Ali Topçu, Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü’ne Ali Topçu atandı. Ayrıca Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Kapadokya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Şebnem Kavaklı, Kadir Has Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ayşe Başar, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. İsmail Küçük atandı.
19 Mart 2026 Perşembe - 13:36 Bayramda ’merdiven altı’ tatlıya dikkat Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Ramazan Bayramı’nda merdiven altı üretilen tatlılara karşı vatandaşları uyararak, "Vatandaşlarımız işletmeye girdiklerinde ilk olarak belgelerini kontrol etmeli" dedi. Vatandaşların işletmelerde ilk olarak belgelere bakması gerektiğini söyleyen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, "Tabi ki Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimimiz daha fazla oluyor. Biz vatandaşlarımıza her zaman bir işletmeye girdiklerinde ilk olarak iş yeri açma ruhsatına, imalathane ruhsatı gibi belgelerine bakmalarını istiyoruz. Güvendikleri, bildikleri yerlerden alışveriş yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Ruhsatsız yani merdiven altı dediğimiz yerlerde burası uygun gibi düşüncelere kapıldıklarında neyin nerede üretildiğini bilmediğimiz yerlerden alışveriş yapmamalıyız. Bu yüzden bildiğimiz ve güvendiğimiz yerlerden alışverişimizi yaparsak ağız tadıyla güzel bir şekilde bayramımızı geçirebiliriz. Ben bu vesile ile de herkese hayırlı bayramlar diliyorum" dedi. Aydemir, vatandaşların olumsuz durumlarda ALO 174 ihbar hattına ve kendilerine ulaşabileceklerini söyleyerek, "Böyle durumlarda Tarım Bakanlığı’nın ALO 174 ihbar hattı var. Buradaki şikayetler direkt CİMER’e gidiyor zaten. Oraya da bizlere de şikayet edebilirler. Bizlerle irtibata geçerlerse biz de gerekli iletişimi sağlar ve gerekli işlemleri de hem yaparız hem de yaptırırız. Bu yüzden de vatandaşlarımızın önce ALO 174’e sonrasında da bize ulaşmaları hem kendileri hem de şehrimiz için iyi olur. Bundan önce şehrimizde böyle bir durumla karşılaşmadık, bundan sonra da karşılaşmayız diye ümit ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Bulgar levası ile alışveriş sona erdi: Sınır ticaretinde euro dönemi
01 Şubat 2026 Pazar - 13:27 Bulgar levası ile alışveriş sona erdi: Sınır ticaretinde euro dönemi Bulgaristan’da euro ve levanın birlikte kullanıldığı bir aylık geçiş süresi, 31 Ocak 2026 Cumartesi gece yarısı itibarıyla sona erdi. 1 Şubat 2026’dan itibaren euro, ülkede tek yasal para birimi oldu. Leva artık mal, hizmet veya yükümlülük ödemelerinde kabul edilmeyecek. Bulgaristan Maliye Bakanlığı’ndan yapılan basın açıklamasında, vatandaşların tüm ödemelerini euro cinsinden yapmak zorunda olduğu, tüccarların leva kabul etme yükümlülüğünün sona erdiği ve tüm işlemlerde para üstünün yalnızca euro olarak verilmesi gerektiği bildirildi. Şeffaflığın sağlanması ve spekülatif uygulamaların önlenmesi amacıyla, Bulgaristan Cumhuriyeti’nde Euronun Uygulanması Yasası kapsamında fiyatların 8 Ağustos 2026 tarihine kadar hem leva hem de euro cinsinden gösterilmeye devam edeceği belirtildi. Elinde leva bulunan vatandaşların, 30 Haziran 2026 tarihine kadar ticari bankalar ile banka şubesi bulunmayan yerlerdeki Bulgaristan Postanesi şubelerinde levalarını ücretsiz olarak euroya çevirebileceği, bu tarihten sonra ise Bulgaristan Merkez Bankası’nın (BNB) dönüşüm işlemini süresiz ve ücretsiz sürdüreceği kaydedildi. Edirne’de alışveriş alışkanlıkları değişiyor Euroya geçiş kararı, Türkiye-Bulgaristan sınırında ticaretin yoğun olduğu Edirne ve çevresinde de yakından takip ediliyor. Uzun yıllardır Bulgar vatandaşlarının Edirne’de yaptığı alışverişlerde leva kullanımı yaygınken, yeni dönemde alışverişlerin tamamen euro üzerinden yapılması bekleniyor. Saraçlar Caddesi esnafından Metin Barmanbay, kur farkının geçmişte kafa karışıklığına neden olduğunu belirterek, "Leva döneminde sürekli kur hesabı yapılıyordu. 1.95 mi, 1.98 mi derken hem esnaf hem müşteri zorlanıyordu. Şimdi tek düzen euro oldu, hesaplama daha net. Daha önce 100 leva olan bir ürün şimdi 50 euro olarak etiketleniyor" dedi. "Her şey euro ile olacak" Sofya’dan alışveriş için Edirne’ye gelen Gorian Mrijeviç ise euroya geçiş sürecinin artık tamamen tamamlandığını vurgulayarak, "31 Ocak gecesinden itibaren her yerde leva ile alışveriş bitti. Artık tüm alışverişlerde ve bankalarda euro banknotları veriliyor. Her şey euro ile olacak" ifadelerini kullandı. Sınır ticaretinde yeni dönem Uzmanlar, Bulgaristan’ın euroya geçişinin sınır ticaretinde kısa vadede bir alışma süreci olacağını ancak orta ve uzun vadede kur belirsizliğinin ortadan kalkmasıyla daha istikrarlı ve öngörülebilir bir ticaret ortamı oluşturacağını belirtiyor. Fiyatların çift para birimiyle gösterilmeye devam etmesinin ise hem tüketici hem de esnaf açısından koruyucu bir rol oynayacağı ifade ediliyor. Bulgaristan, 1 Ocak 2026 tarihinde resmen euroyu benimseyerek, Avrupa Birliği’ne katılımından 19 yıl sonra avro bölgesinin 21’inci üyesi oldu.
TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF, bir yılda yüzde 126 değer kazandı
01 Şubat 2026 Pazar - 12:29 TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF, bir yılda yüzde 126 değer kazandı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.
KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım"
01 Şubat 2026 Pazar - 11:53 KTO Başkanı Öztürk: "Sanayi Alanları Master Planı Türkiye için kritik bir adım" KTO Başkanı Selçuk Öztürk, geçtiğimiz günlerde açıklanan Sanayi Alanları Master Planı’nın önemine değinerek; "Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir" dedi. Konya Ticaret Odası’nda (KTO) Ocak ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak katılan Türkiye Hayat Emeklilik İç Anadolu Bölge Müdürü İbrahim Boğa, PTT Bölge Müdürü Mustafa Çalışkan ve Karatay Özel Eğitim Meslek Okulu Müdürü Soner Selçuk Tekeli kurumlarıyla ilgili sunum gerçekleştirirken, toplantıda oda faaliyetleri ve güncel ekonomik konular ele alındı. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerine Mardin’in Nusaybin ilçesinde, Suriye sınır hattında dalgalanan şanlı bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı kınayarak başladı. Başkan Öztürk, "Türk Bayrağı’na uzanan her el, doğrudan devletimizin varlığına, birliğine ve bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı anlamı taşımaktadır. Bu tür provokatif girişimlerin, milletimizin birlik ve beraberlik şuurunu daha da güçlendireceğine inanıyorum" ifadeleriyle birlik ve beraberlik mesajı verdi. "Ortaya konulan vizyon son derece önemli" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Alanları Master Planı çerçevesinde Samsun-Mersin hattı üzerinde, Konya’nın da aralarında bulunduğu 13 ilde sanayi yatırım alanı ilan edilmesinin Türkiye’nin geleceği adına önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Başkan Öztürk şunları kaydetti: "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız Konya’nın da arasında bulunduğu 13 ili kapsayan bir sanayi aksı açıkladı. Master Plan’ın ilk fazında Samsun - Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat olmak üzere 13 şehirde toplam 59 bin hektarlık alanda 16 yeni yatırım alanı oluşturuldu. Bu illerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ve mal taşımacılığında öncelikli yatırım alanları olarak belirlendi. Gelinen aşamada, Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’da sıkışmış sanayi yapımızın Anadolu’da büyütülmesine yönelik ortaya konulan bu vizyon; ülkemizin sanayi geleceği, bölgesel dengelerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece kıymetlidir. Bu vesileyle, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza teşekkür ediyor; alınan kararların ülkemize, Konya’mıza ve iş âlemimize hayırlı olmasını diliyorum." "2026 dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olacak" 2026 yılının ilk ayının, dünya siyasetinin ve küresel ekonominin belirsizlik ve kırılganlık ortamının daha da derinleştiği bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, yalnızca siyasi dengeleri değil; ekonomik beklentileri, ticaret ilişkilerini ve yatırım kararlarını da doğrudan etkilediğine değindi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerle birlikte Türkiye açısından 2026 Ocak ayının, hem bölgesel gelişmelerin yakından izlendiği hem de ekonomik beklentilere odaklanılan bir dönem olduğunu belirten Başkan Öztürk, "2025’ten 2026’ya uzanan süreç, yalnızca bir takvim değişikliğini değil; ekonomi politikalarında denge arayışının ve güvenin yeniden inşasının öne çıktığı bir geçiş dönemini ifade etmektedir. 2025 yılı boyunca yüksek enflasyonla mücadelede kararlı bir duruş sergilenmiş; para politikasında uygulanan sıkı çerçeve ile fiyat istikrarı temel öncelik haline getirilmiştir. Yılın son aylarında enflasyon tarafında gözlenen kademeli gerileme, bu politikanın somut sonuçlar üretmeye başladığını göstermiştir. Enflasyonun hız kesmesi, yatırımcıdan sanayiciye, ihracatçıdan tüketiciye kadar tüm kesimler için daha öngörülebilir bir ekonomik ortam anlamına gelmektedir. Bu sürecin önemli göstergelerinden biri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısında attığı adımdır. Politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 37 seviyesine çekilmesi, piyasa beklentilerinin altında kalmış olsa da; dezenflasyon sürecine olan bağlılığın ve temkinli yaklaşımın korunduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Bu çerçevede 2026 yılı, Türkiye ekonomisi açısından yalnızca rakamların değil; güvenin, öngörülebilirliğin ve dengeli büyüme anlayışının güçlendiği bir yıl olma potansiyeli taşımaktadır. Temel hedefimiz; enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirirken, üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen sürdürülebilir bir büyüme patikasını güçlendirmektir" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk ayrıca KOSAM tarafından hazırlanan "Dünya Ne Konuşuyor" başlıklı sunumunu ve Konya Ticaret Odası Ocak ayı faaliyetlerini Meclis Üyeleriyle paylaştı.
Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:54 Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" dedi. Hatay’daki BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisine ziyaret gerçekleştiren Bakan Bayraktar, iki yeni gazlaştırma kapasitesi yatırımı açıkladı. BOTAŞ’ın Hatay’daki Dörtyol Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Tesisindeki kapasiteyi yanına yapılacak yeni bir tesisle 28 milyon metreküp daha artırarak iki katına çıkaracaklarını belirten Bayraktar, Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU tesisi yapacaklarını bildirdi. Bayraktar, "Günlük 200 milyon metreküplük gazı gemilerle alır hale geleceğiz" diye konuştu. Transfer Operasyonu Türkiye’nin ilk yerli ve milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi’nin de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, tesisteki 139’uncu gemiden gemiye transfer (ship-to-ship) operasyonunu takip etti. Çeşitlendirme ve uygun fiyat Türkiye’nin doğal gazı boru hatlarıyla almasının yanı sıra son dönemde yaptığı yatırımlarla sıvılaştırılmış şekilde de alabildiğini belirten Bayraktar, "Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir miktarda doğal gazı da gemilerle alır hale geldik. Bu hem çeşitlendirme açısından hem de daha uygun fiyatlı, rekabetçi fiyatlarla gaza erişimimiz için önemli" şeklinde konuştu. "Günde 28 milyon metreküp ile 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden sağlamış oluyoruz" Türkiye’ye sıvılaştırılmış şekilde gemilerle gelen doğal gazın sistemde kullanılabilmesi için yeniden gazlaştırılması gerektiğini anlatan Bayraktar, Ertuğrul Gazi FSRU’nun bu işlevi yerine getirdiğini kaydetti. Ertuğrul Gazi’nin günde yaklaşık 28 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gazı yeniden gaz fazına çevirdiğini ifade eden Bayraktar, "Günde 28 milyon metreküp ile Hatay, Osmaniye ve bu civardaki yaklaşık 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden, bu gemimizden sağlamış oluyoruz" dedi. Dörtyol FSRU Tesisini 8 yıl önce devreye aldıklarını belirten Bayraktar, 8 yılda yaklaşık 140 gemiden gemiye transfer gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yeni tesisler yolda Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesi yatırımlarıyla ilgili iki yeni haberi de duyurdu. Bakan Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte bu tesisin yanında bir tane daha 28 milyon metreküplük gazlaştırma yapacak yeni bir FSRU’nun planlaması ve çalışması içerisindeyiz. En kısa zamanda mühendislik çalışmasını bitirip BOTAŞ aracılığıyla buradaki kapasiteyi iki katına çıkaracağız. Yine Akdeniz’de bir başka FSRU planımız var; Dörtyol’daki kapasite yeni bir FSRU ile iki katına çıkacak, buraya yeni bir tesis daha yapıyoruz. Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU ile artık çok daha güçlü bir şekilde doğal gaz altyapımızı hazır hale getireceğiz" ifadelerine yer verdi. "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Türkiye’nin toplam gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu ifade eden Bayraktar, "Önümüzdeki iki yılda, ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:45 Bakan Bayraktar: "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" dedi. Hatay’daki BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisine ziyaret gerçekleştiren Bakan Bayraktar, iki yeni gazlaştırma kapasitesi yatırımı açıkladı. BOTAŞ’ın Hatay’daki Dörtyol Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) Tesisindeki kapasiteyi yanına yapılacak yeni bir tesisle 28 milyon metreküp daha artırarak iki katına çıkaracaklarını belirten Bayraktar, Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU tesisi yapacaklarını bildirdi. Bayraktar, "Günlük 200 milyon metreküplük gazı gemilerle alır hale geleceğiz" diye konuştu. Transfer Operasyonu Türkiye’nin ilk yerli ve milli FSRU gemisi Ertuğrul Gazi’nin de bulunduğu BOTAŞ Dörtyol FSRU Tesisinde gazetecilerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, tesisteki 139’uncu gemiden gemiye transfer (ship-to-ship) operasyonunu takip etti. Çeşitlendirme ve Uygun Fiyat Türkiye’nin doğal gazı boru hatlarıyla almasının yanı sıra son dönemde yaptığı yatırımlarla sıvılaştırılmış şekilde de alabildiğini belirten Bayraktar, "Son yıllarda yaptığımız yatırımlarla çok önemli bir miktarda doğal gazı da gemilerle alır hale geldik. Bu hem çeşitlendirme açısından hem de daha uygun fiyatlı, rekabetçi fiyatlarla gaza erişimimiz için önemli" şeklinde konuştu. "Günde 28 milyon metreküp ile 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden sağlamış oluyoruz" Türkiye’ye sıvılaştırılmış şekilde gemilerle gelen doğal gazın sistemde kullanılabilmesi için yeniden gazlaştırılması gerektiğini anlatan Bayraktar, Ertuğrul Gazi FSRU’nun bu işlevi yerine getirdiğini kaydetti. Ertuğrul Gazi’nin günde yaklaşık 28 milyon metreküp sıvılaştırılmış doğal gazı yeniden gaz fazına çevirdiğini ifade eden Bayraktar, "Günde 28 milyon metreküp ile Hatay, Osmaniye ve bu civardaki yaklaşık 17 ilin kış aylarında ihtiyaç duyduğu gazı biz bu tesisimizden, bu gemimizden sağlamış oluyoruz" dedi. Dörtyol FSRU Tesisini 8 yıl önce devreye aldıklarını belirten Bayraktar, 8 yılda yaklaşık 140 gemiden gemiye transfer gerçekleştirdiklerini kaydetti. Yeni tesisler yolda Bakan Bayraktar, gazlaştırma kapasitesi yatırımlarıyla ilgili iki yeni haberi de duyurdu. Bakan Bayraktar, "Önümüzdeki süreçte bu tesisin yanında bir tane daha 28 milyon metreküplük gazlaştırma yapacak yeni bir FSRU’nun planlaması ve çalışması içerisindeyiz. En kısa zamanda mühendislik çalışmasını bitirip BOTAŞ aracılığıyla buradaki kapasiteyi iki katına çıkaracağız. Yine Akdeniz’de bir başka FSRU planımız var; Dörtyol’daki kapasite yeni bir FSRU ile iki katına çıkacak, buraya yeni bir tesis daha yapıyoruz. Akdeniz’de Gazipaşa-Anamur arasındaki bir lokasyonda da yeni bir FSRU ile artık çok daha güçlü bir şekilde doğal gaz altyapımızı hazır hale getireceğiz" ifadelerinde bulundu. "Günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" Türkiye’nin toplam gazlaştırma kapasitesinin 160 milyon metreküp olduğunu ifade eden Bayraktar, "Önümüzdeki iki yılda, ülke olarak ihtiyaç duyduğumuz gazın neredeyse yarısını sıvılaştırılmış şekilde karşılama hedefini biraz daha ileri götüreceğiz ve günlük 200 milyon metreküplük bir gazı gemilerle alır hale geleceğiz" şeklinde konuştu.
Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Rekabet kuralları her gün yeniden yazılıyor"
01 Şubat 2026 Pazar - 10:42 Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Rekabet kuralları her gün yeniden yazılıyor" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, "Küresel ticaret artık kabuk değiştiriyor. Özellikle ABD seçimleri sonrası gümrük vergileri stratejik bir politika aracı olarak kullanılmaya başlandı. Rekabetin kuralları her gün yeniden yazılıyor. Biz sanayiciler için üretim bandındaki verimlilik ne kadar önemliyse, ürettiğimiz malın gümrük kapılarından geçerken sahip olduğu kimlik, yani ’menşe’ kavramı da o kadar hayati önem taşıyor" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğiyle, Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde düzenlenen "Pan Avrupa Akdeniz Tercihli Menşe Kuralları Eğitimi" iş dünyasının katılımıyla gerçekleştirildi. "Küresel ticaret artık sadece mal üretmekten ibaret değil" Toplantının açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ticaretin artık sadece mal üretip satmaktan ibaret olmadığına dikkat çekti. ABD ve AB eksenli gelişmelere vurgu yapan Kıvanç, Türk sanayicisini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: "Bildiğiniz üzere küresel ticaret artık kabuk değiştiriyor. Özellikle ABD seçimleri sonrası gümrük vergileri stratejik bir politika aracı olarak kullanılmaya başlandı. Rekabetin kuralları her gün yeniden yazılıyor. Biz sanayiciler için üretim bandındaki verimlilik ne kadar önemliyse, ürettiğimiz malın gümrük kapılarından geçerken sahip olduğu kimlik, yani ’menşe’ kavramı da o kadar hayati önem taşıyor. Yeni kurallar, malların AB’ye imtiyazlı giriş vizesi, yani bir nevi ticari Schengen’idir." AB’nin Mercosur ve Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın (STA) Türk sanayisi için tehdit oluşturduğuna da değinen Kıvanç, "Bu anlaşmalar, AB pazarındaki imtiyazlı konumumuzu erozyona uğratabilir. Türk sanayisi için Gümrük Birliği’nin revize edilmesi artık önemli bir zorunluluk halini almıştır" diye konuştu.
Çöpten gelen enerji: Bu tesiste yılda 5 milyon kilovat elektrik üretiliyor
01 Şubat 2026 Pazar - 09:46 Çöpten gelen enerji: Bu tesiste yılda 5 milyon kilovat elektrik üretiliyor Kırıkkale’de faaliyet gösteren katı atık tesisinde evsel atıklar elektriğe dönüştürülüyor. Yılda üretilen 5 milyon kilovat elektrikle bin 500 evin enerji ihtiyacı karşılanıyor. Kırıkkale’de katı atık tesisine getirilen evsel atıklar, çevreye zarar vermeden bertaraf ediliyor. Çöpten elektrik üretilerek hem çevre kirliliğinin önüne geçiliyor hem de enerji üretimiyle ekonomiye katkı sağlanıyor. Tesiste yılda yaklaşık 65 bin ton evsel atık işlenerek elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Üretilen 5 milyon kilovat elektrikle bin 500 evin yıllık enerji ihtiyacı karşılanıyor. Atıklardan oluşan metan gazının enerjiye dönüştürülmesiyle sera gazı salınımının azaltılması amaçlanıyor. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, katı atıkların tesiste bertaraf edilerek metan gazından elektrik üretildiğini söyleyerek, "Kırıkkale’de topladığımız katı atıkları bu tesisimizde bertaraf ediyoruz. Geçtiğimiz yıl Kırıkkale’de 65 bin ton evsel atığı bertaraf ettik. Bu atıklardan oluşan metan gazından elektrik enerjisi elde ediyoruz. Böylece yaklaşık bin 500 evin enerji ihtiyacını karşılamış oluyoruz" dedi. Elektrik Santrali Tesis Müdürü Cafer Narin, çöplerin yaklaşık 3 ay içinde çürüyerek metan gazı oluşturduğunu, bu gazla çalışan motorlarla üretilen elektriğin enterkonnekte sisteme verildiğini belirterek, "Santralimizde metan gazıyla çalışan motorlarımız bulunuyor. Bu motorlar elektrik üretimi yapıyor. Üretilen elektriği anlık olarak enterkonnekte sisteme veriyoruz. Yılda ortalama 5 milyon kilovat elektrik üretiyoruz" diye konuştu. Katı Atık Yönetimi Belediyeler Birliği Müdürü Hacer Şeran, atıkların kontrollü şekilde depolanmasıyla çevre kirliliğinin önlendiğini, metan gazından enerji üretilerek sera gazı salınımının azaltıldığını ifade etti. Şeran, "Yer altı ve yer üstü su kaynaklarını korumaktayız. Çöpün parçalanmasıyla oluşan metan gazını elektrik enerjisine çevirerek karbon ayak izinin ve sera gazı salınımının düşürülmesine katkı sağlamaktayız" şeklinde konuştu. Öte yandan, çöp depolama sahası, yiyecek arayışıyla bölgeye gelen çeşitli kuş türlerine de ev sahipliği yapıyor.
Görgün: "2026’da Kızıl Elma’nın ilk teslimatına başlayacağız"
01 Şubat 2026 Pazar - 09:09 Görgün: "2026’da Kızıl Elma’nın ilk teslimatına başlayacağız" Antalya’da düzenlenen 5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı kapsamında gerçekleştirilen "2025 Yılı Gerçekleşmeler ve 2026 Yılı Hedefler Basın Buluşması"nda konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 2025 ihracat performansını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Görgün, 2026 yılına ilişkin en kritik eşiğin havacılık ve insansız sistemlerde olduğunu vurgulayarak, "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatını son kullanıcılarımıza teslim etmeye başlayacağız" dedi. Antalya’nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen basın buluşmasına, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıda 2025 yılı performansı ve 2026 yol haritası ele alındı. Görgün, ihracatı bir satış kalemi olarak görmediklerine dikkat çekerek, "Bizim için ihracat; stratejik etki, sürdürülebilir üretim ve jeopolitik dayanıklılık anlamına geliyor. Savunma sanayi ihracatına bu perspektifle bakıyor ve tüm planlamamızı buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "10 milyar dolar ihracat, 18 milyar dolar yeni sözleşme" 2025 yılı ihracat verilerini değerlendiren Görgün, ulaşılan seviyenin tarihi bir eşik olduğuna işaret etti. Son 20 yılda savunma sanayiinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Görgün, şunları söyledi: "10 milyar doların üzerindeki ihracat gerçekten çok önemli bir rakam. Yirmi yıl önce 250 milyon dolar seviyesinde olan bir ihracattan bugün bu noktaya gelmek, yaklaşık kırk katlık bir büyümeyi ifade ediyor. Bununla birlikte, 2025 yılında şirketlerimizin yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalaması da sektörün sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir." "Ekosistem yönetimi" 2025 yılında sanayileşmeyi "ekosistem yönetimi" yaklaşımıyla ele aldıklarını belirten Görgün, tedarik zincirinin tamamına yayılan bir yapı oluşturduklarını söyledi. Yan sanayi ve KOBİ’lerin bu yapıdaki rolüne dikkat çeken Görgün, "Başkanlığımız yalnızca tedarik süreçlerini yönetmez; stratejik yönlendirme, kapasite geliştirme ve teknoloji transferini birlikte yürütür. Bu nedenle sözleşme bedellerinin en az yüzde 21’inin yan sanayi ve KOBİ’lere verilmesini zorunlu kılıyoruz. Ayrıca bu işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından yapılmasını esas alıyoruz" diye konuştu. "22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz" 2026 yılı hedeflerinde havacılık ve insansız sistemlerin öne çıktığını belirten Görgün, Kızıl Elma, KAAN ve TB3 projelerine ilişkin takvimi paylaştı. Görgün, şu değerlendirmelerde bulundu: "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatlarını son kullanıcılarımıza yapmayı hedefliyoruz. KAAN projesinde geliştirme ve prototip aşamalarına ilişkin sözleşmeleri daha önce imzalamıştık; bu kapsamda altı prototipin üretilmesine yönelik sürecimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde Savunma Sanayii İcra Kurulu’nda KAAN’ın seri üretimine ilişkin kararların alınmasını bekliyoruz ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Gemiden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip TB3 insansız hava araçlarımız, TCG Anadolu ile birlikte uluslararası tatbikatlara katılmaya başladı. TB3’ün, yapay zekâ yetenekleriyle desteklenen yapısı sayesinde hem ulusal hem de uluslararası görevlerde öne çıkacağını değerlendiriyoruz. Aynı şekilde TB2 platformunda da yapay zekâ destekli yeni kabiliyetler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Gökbey helikopterimizde TS1400 turboşaft motorunun platform üzerindeki testlerini sürdüreceğiz. Hürkuş eğitim uçağımızın teslimatları bu yıl başlıyor; kullanıcılarımıza ilk uçakları teslim edeceğiz ve toplamda 22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz. KAAN’ın özgün motoru kapsamında ise 2026 yılı içerisinde PDR süreçlerini tamamlamayı ve CDR sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz." Deniz ve denizaltı platformları: AKYA, MİDLAS, Murat Reis Stratejik sistemlerde deniz ve denizaltı kabiliyetlerinin 2026 hedeflerinde önemli yer tuttuğunu vurgulayan Görgün, seri üretim ve teslimat sürecine girilecek projeleri şöyle anlattı: "Stratejik sistemlerde 2026 yılı hedeflerimiz, caydırıcılığı artıran kabiliyetlerde yüksek adetli teslimatların gerçekleştirilmesi ve kritik eşiklerin tamamlanması üzerine odaklanıyor. Seri üretim süreçlerine giren ürünlerimizin, daha önce imzalanan sözleşmeler kapsamında ordumuza teslimatları hız kazanacak; Roketsan başta olmak üzere ilgili şirketlerimiz bu teslimatları sözleşme takvimlerinden önce gerçekleştirmek üzere gerekli altyapı çalışmalarını yürütüyor. Bu altyapıların bir bölümü hâlihazırda faaliyete geçmiş durumda, kalan kısmının da bu yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Hava savunma ve füze sistemleri projeleri kapsamında yüksek adetli teslimatlar yapılacak; bu süreçte Makine ve Kimya Endüstrisi de üretim kabiliyetleriyle önemli bir rol üstlenecek. Önemli seri üretim başlangıçlarımızdan biri olan AKYA torpidosunda 2026 yılı itibarıyla seri üretim sürecine fiilen geçilmiş olacak. Deniz ve denizaltı platformlarımız için kritik bir güç çarpanı olan torpido sistemlerinde, testleri tamamlanan ürünlerin seri üretime alındığı bir yıl yaşayacağız. Muharip gemilerimizde MİDLAS entegrasyonunu tamamlayarak bu kabiliyeti envantere kazandıracağız. Bunun yanı sıra, ihracat lisansına sahip farklı silah ve mühimmat sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesine yönelik sözleşmeleri imzalayacağız. Geniş bir kalibre yelpazesinde yürüttüğümüz çalışmaların bir bölümü tamamlandı, kalan kısmında ise yerlileştirme süreçleri devam ediyor; prototip ve ön geliştirme aşamalarını tamamlayan projelerimizi seri üretime geçireceğiz. 2026 yılı, aynı zamanda yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler arasına katılacağımız bir dönem olacak. Bulut programı da bu hedefler arasında önemli bir yer tutuyor; tasarım çalışmalarını tamamlayarak pilot uygulamayı belirleyecek ve ilk merkezde bulut altyapısını faaliyete geçireceğiz." Radar ve elektronik harp Radar ve elektronik harp kabiliyetlerine ilişkin 2026 hedeflerini de paylaşan Görgün, yüksek adetli teslimatlara vurgu yaparak, "Katmanlı hava savunma konsepti kapsamında, ALP radarları serisinden 100G ve 300G radarlar ile erken ihbar radarlarımızı en az ikişer adet olmak üzere bu yıl envantere kazandırmayı planlıyoruz. ASELSAN, bu projelerde sözleşme sürecini beklemeden stoka üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Elektronik harp alanında ise KORAL Harp Sistemi’nin gelişmiş versiyonu olan KORAL 200’ü bu yıl envantere dahil edeceğiz. Elektronik harp ve taarruz sistemlerimizden İLGAR’ın ikinci versiyonunun teslimatlarını tamamlayacağız. Kara sistemleri tarafında, seri üretim kapsamında çift haneli sayılarda tank üretimini gerçekleştirerek bu yıl Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Ayrıca farklı konfigürasyonlara sahip orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak yeni projeleri de başlatacağız. Deniz Kuvvetlerimiz için Murat Reis denizaltısı envantere girecek; TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyon süreci bu yıl tamamlanacak. Yerli füze ve radar sensörlerine sahip altıncı gemimiz TCG İzmir de bu kapsamda hizmete alınacak" şeklinde konuştu. Uzay, askeri 5G-6G ve ağ merkezli harp Uzay tabanlı kabiliyetler ile askeri haberleşmenin 2026 hedeflerinde belirleyici olduğunu belirten Görgün, Gökbağı projesine dikkat çekti. Görgün, "Yakın yörünge uydularında askeri 5G ve 6G haberleşme altyapısını hedefleyen Gökbağı projesini 2026 yılında başlatacağız. Bu proje, ağ merkezli harp, platformlar arası veri paylaşımı ve gerçek zamanlı komuta-kontrol açısından kritik öneme sahip. Uzay, savunma sanayiinde artık tamamlayıcı değil, ana bileşen haline gelmiştir" dedi. Kara sistemleri ve amfibi kabiliyetler Kara ve amfibi unsurlara ilişkin hedefleri de açıklayan Görgün, yeni platformların envantere gireceğini belirterek, "Farklı konfigürasyonlarda orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak projeleri başlatacağız. Seri üretim kapsamında tank üretimlerini hızlandırarak Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Amfibi harekât için 4 adet LCT’yi Deniz Kuvvetlerimize, 70 botu da Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kuantum, lazer ve bulut programı Ar-Ge yönetimi kapsamında ileri teknoloji başlıklarına da değinen Görgün, 2026 yılında bu alanlarda önemli adımlar atılacağını söyleyerek, "Kuantum teknolojilerinde süperiletken kuantum işlemci birimi QPU geliştirme projesini başlatıyoruz. Yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler sınıfına giriş yapacağımız sözleşmeleri imzalayacağız. Bulut programında ise tasarım çalışmaları tamamlanacak ve pilot merkezde altyapı faaliyete geçecek" dedi. Roketsan: "750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik" Basın buluşmasında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de 2025 performansına ve küresel büyüme stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektör ihracatının 10 milyar doları aşmasının önemli bir eşik olduğunu vurgulayan İkinci, Roketsan’ın bu tabloya güçlü katkı sağladığını belirtti. İkinci, "10 milyar doları geçmiş bir sektör ihracatı var ve bu ihracata büyük oranda katkı sağlayan Roketsan, 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. 2025 yılı bizim için çok ciddi başarılar elde ettiğimiz bir yıl oldu; mevcut sipariş miktarımızı iki katına çıkardık. Hem ihracat hem de yeni sözleşmelerle proje büyüklüğümüz iki katına çıktı; yılı yüzde 55’in üzerinde artışla kapattık ve büyümemiz dolar bazında yüzde 50’nin üzerinde devam ediyor" dedi. İkinci, seri üretime geçen yeni ürünlerle birlikte teslimatların sürdüğünü, Ar-Ge ve test faaliyetlerinin de yoğun biçimde devam ettiğini belirterek, "AKATA ve Tayfun gibi yeni ürünlerin seri üretimlerine 2025 yılı içerisinde başladık; bu yıl da teslimatlar sürecek. Bununla birlikte yeni ürünlerimizin geliştirme faaliyetlerini de eş zamanlı yürütüyoruz. 2025 yılı boyunca 850 gün test gerçekleştirdik; ekiplerimizin sahada farklı testleri eş zamanlı yürüttüğü, son derece yoğun bir yılı geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Küresel pazarlarda büyüme hedefinin altını çizen İkinci, uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Roketsan olarak en büyük stratejimiz globalde ve yurt dışında büyümek. Bu kapsamda birçok uluslararası şirketle iş birlikleri kurarak üretimlere başladık; bu üretimler müşteri portföyümüzü hızla genişletiyor. Ürünlerimiz Uzak Doğu’dan Amerika kıtasına kadar 40’tan fazla ülkede kullanılıyor; bazı bölgelerde üretim faaliyetleri de başlamış durumda. Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu’da Avrupa ile birlikte hızlı bir büyüme potansiyeli yakalamış durumdayız" diye konuştu. MUGEM, TCG Anadolu’nun 3 katı büyüklüğünde Milli uçak gemisi projesi MUGEM’e ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Haluk Görgün, Türkiye’nin mevcut bayrak gemisi TCG Anadolu ile karşılaştırmalı değerlendirmede bulundu. Görgün, MUGEM’in ölçek ve kabiliyet açısından çok daha ileri bir platform olacağını belirterek, "Şu anda Türkiye’nin bayrak gemisi olan TCG Anadolu’nun yaklaşık üç katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir geminin inşa edilmesini planlıyoruz" dedi. Projenin kurumlar arası eş güdümle yürütüldüğünü vurgulayan Görgün, "Savunma Sanayii Başkanlığımız, İstanbul Tersane Komutanlığımız ve Deniz Kuvvetleri Komutanımızın bizzat proje yönetiminde sorumluluk aldığı, son derece önem verdiğimiz platformlardan bir tanesidir. Denizcilik, askerî denizcilik ve tersanecilik alanlarında kabiliyeti bulunan, katkı sunabilecek tüm üreticilerle birlikte bu platformu mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak donanmamıza teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.