Son Dakika
|
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir video mesaj yayımladı
Beykoz’da İETT otobüsü kaldırıma çarptı: 4 yaralı
Trump’tan İran’a Güney Pars doğalgaz sahası uyarısı
İşgal altındaki Batı Şeria’ya füze saldırısı: 3 ölü, 13 yaralı
İsrail’e balistik füze saldırısı: 1 ölü
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
EKONOMİ
TESK Genel Başkanı Palandöken’den Ramazan Bayramı mesajı
19 Mart 2026 Perşembe - 12:12:09
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, dostlukların güçlendiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı müstesna zamanlardır" dedi. TESK Genel Başkanı Palandöken, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan ayını geride bırakırken, bayramın getirdiği huzur ve mutluluğun tüm esnaf ve sanatkâr camiamıza, milletimize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu, dostlukların güçlendiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı müstesna zamanlardır. Bayram dönemleri esnafımız için sadece ticari hareketlilik değil, aynı zamanda gönül köprülerinin kurulduğu özel günlerdir. Bu duygu ve düşüncelerle başta alın teriyle çalışan esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın sağlık, huzur, bereket ve bol kazanç getirmesini temenni ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve esenlik getirmesini diliyorum" dedi.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:41
McDonald’s Türkiye’den sürüş güvenliğine dikkat çeken kampanya
McDonald’s Türkiye, Ramazan Bayramı öncesinde sürüş güvenliğine dikkat çeken "Yola Kahvenle Çık" kampanyasını hayata geçirdi. Bayram ve tatil dönemlerinde artan seyahatlerden hareketle McCafé odağında kurgulanan çalışma, dünya genelinde sürüş güvenliği için kullanılan evrensel bir uyarıyı üretici görsel tasarımlarla yeniden yorumluyor. McDonald’s Türkiye, tatil dönemlerinde artan seyahat hareketliliğinden ilhamla hazırladığı yeni kampanyasıyla küresel ölçekte bilinen bir mesajı üretici bir yorumla ele alıyor. Açık hava mecraları, dijital ve basılı yayınlara yönelik hazırlanan "Yola Kahvenle Çık" kampanyası, McCafé’yi sürüş sırasında uyanıklık ve dikkat çağrışımı üzerinden konumlandırıyor. Ramazan Bayramı öncesinde devreye alınan kampanyanın fikri, dünya genelinde trafik güvenliği konusunda uzun yıllardır kullanılan "Don’t Drink and Drive - Alkollü Araç Kullanmayın" uyarısından ilham alıyor. Kahve odağında "Drink and Drive" sloganı McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "McDonald’s Türkiye olarak iletişim çalışmalarımızda günlük hayatın gerçek anlarına dokunan fikirler üretmeye önem veriyoruz. ‘Yola Kahvenle Çık’ kampanyamız da bu yaklaşımın üretici bir örneği oldu. Herkesin zihninde güçlü bir karşılığı olan ‘Don’t Drink and Drive’ uyarısını, yeni kampanyamızla birlikte kahve odağında yeniden kurgulayarak kendi dilimizle ‘Drink and Drive’ dedik. McCafé’yi ise anlatının doğal bir parçası haline getirdik. McDonald’s’ın ikonik görsel diliyle birleşen bu fikirle akılda kalıcı bir anlatım ortaya koymayı hedefledik. Yola çıkarken ya da mola verirken kendini iyi hissetmek ve tazelenmiş şekilde devam etmek isteyen herkesi kahvemizi tercih etmeye davet ediyoruz." Kampanya için Türkiye’nin zorlu rotaları seçildi Reklam ve pazarlama dünyasına başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken TBWA/Istanbul tarafından tasarlanan kampanyanın görsel iletişiminde yer verilen güzergahlarda Türkiye’nin dikkat gerektiren rotaları arasından seçildi. 65 kilometrelik dağ hattıyla öne çıkan Konya Kuşyuvası Geçidi, 330 kilometrelik sahil rotasıyla uzun bir sürüş deneyimi sunan Mersin - Alanya yolu ile bin 500 metreye ulaşan rakımıyla zorlu bir rota olan Bursa - Domaniç yolu kampanyanın görsel anlatısını taşıyan başlıca güzergahlar olarak dikkat çekiyor.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:30
Şubat ayında 2,2 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Şubat ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47 artarak 2,2 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Şubat ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, 2,2 trilyon TL tutarında 1,6 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52 büyüme ile 675,0 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Şubat ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 144,7 milyon, banka kartı sayısı 213,4 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 111,5 milyon adet oldu. 2025 yılının Şubat ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 3’lük düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 469,6 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Şubat ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47 artarak 2.241,0 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 1.919,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 313,5 milyar TL’sinde banka kartları, 7,9 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 49, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 54 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -75 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Şubat ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarak 1,6 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 916,8 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 617,3 milyon adedinde banka kartları, 30,6 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 25 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -73 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 52 artarak 675,0 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 224,9 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 15. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1.032,9 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 714,5 milyar TL oldu. Şubat ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:29
Aydem Yenilenebilir Enerji kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti
Tamamen yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak RES’te gerçekleştirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile kurulu gücünü 1.210 MW’a taşıdı. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Aydem Yenilenebilir Enerji, Uşak Rüzgâr Enerji Santrali’nde (RES) hayata geçirdiği 12 MW’lık kapasite artışı ile toplam kurulu gücünü 1.210 MW’a yükseltti. Bu yatırımla birlikte şirketin rüzgâr kurulu gücü de 268,5 MW’a ulaştı. Yapılan açıklamaya göre, Uşak RES’te devreye alınan kapasite artışı, kurulu gücü artırmasının yanı sıra çevresel ve toplumsal faydaya da önemli katkılar sağlıyor. Söz konusu 12 MW’lık kapasite artışıyla tesisin mevcut üretimine ek olarak, yıllık yaklaşık 40 milyon kWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi öngörülüyor. Bu üretim miktarı yaklaşık 15 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına karşılık geliyor. Proje kapsamında ayrıca yılda yaklaşık 20 bin ton karbon emisyonunun önlenmesi hedefleniyor. Kapasite artışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydem Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Uğur Yüksel, projenin stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Ülkemizin enerji dönüşümüne katkı sağlama yolunda önemli bir kilometre taşına daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Uşak RES’te gerçekleştirdiğimiz kapasite artışı, yenilenebilir enerjiye olan kararlılığımızın ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesidir. Bu yatırımla birlikte toplam kurulu gücümüz 1.210 MW’a, rüzgâr kurulu gücümüz ise 268,5 MW’a yükseldi. Temiz ve sürdürülebilir enerji üretimine olan bağlılığımızla yatırımlarımızı büyütmeye ve ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki aylarda Uşak’ta kapasite artışı kapsamında 6 MW kurulu güce sahip bir türbini daha devreye almayı planlıyoruz."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Mart 2026 Salı- 10:52
Kütahya’da kıyafet pazarı vatandaşların akınına uğruyor
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
3
18 Mart 2026 Çarşamba- 09:54
Sarp Sınır Kapısı’nda yolcu geçişi 5 milyonu aştı
4
18 Mart 2026 Çarşamba- 14:53
Gezer Ayakkabı 160 bin çift çizme satışıyla Avrupa hedefini aştı
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 12:40
Bayram öncesi balık tezgahlarında bolluk
03 Şubat 2026 Salı - 10:52
Burger King, iki yeni menüyü tüketicilere sunuyor
Burger King, Ranch Sos’u odağına alarak hazırladığı iki yeni tadı tüketicilerin beğenisine sunuyor. Gençlerin yaşam tarzına, damak tadına eşlik etmeyi hedefleyen Burger King, Türkiye’nin lezzet haritasını yeniden yorumluyor. Bağımsız araştırma şirketi Akademetre ile gerçekleştirilen kapsamlı çalışma sonucunda, katılımcıların favorisi olarak zirveye yerleşen Burger King Ranch Sos, markanın inovatif mutfağında hayat bularak iki lezzete dönüşüyor. Yapılan açıklamaya göre, Ranch Sos, Burger King’in yeni ürünleriyle birlikte menülerin yıldızı konumuna yükseliyor. Gençlerin her öğünde aradığı o ferah ve karakteristik lezzet, "Ranch’iz Güzeliz" mottosuyla hem damaklara hem de ekranlara taşınıyor. Yayınlanan yeni reklam filmiyle de dikkat çeken bu kampanya; lezzetin birleştirici gücünü ve Ranch Sos ile her şeyin çok daha "güzel" olduğunu vurguluyor. Yeni seri, 30 Ocak itibarıyla tüm restoranlarda ve paket servis kanallarında satışa sunuldu.
03 Şubat 2026 Salı - 10:44
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, yükseköğretimde lisans eğitiminin üç dönem esasına göre yeniden yapılandırılabileceği, başarılı ve isteyen öğrencilerin lisans eğitimini üç yılda tamamlamasına imkân tanınacağı yönündeki haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu noktada önemli olan hususun eğitimde nicelik değil, nitelik olduğunu belirten Geylan, "Türk Eğitim-Sen olarak altını önemle çiziyoruz: Eğitimde nicelik (süre) değil, nitelik (etkililik) esastır. Bu denli köklü bir sistem değişikliği; pedagojik, akademik, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla kapsamlı bir gereklilik ve etki analizi yapılmadan hayata geçirilemez" dedi. Amerika-Avrupa Yükseköğretim Alanı’nda lisans programlarının çoğunlukla 180-240 AKTS-3-4 yıl aralığında yapılandığı, Avrupa Kredi Transfer Sisteminde 60 AKTS’nin bir akademik yıla karşılık geldiğini dile getiren Geylan, ancak bu durumun, Türkiye’deki tüm üniversiteler ve her program için ‘üç döneme geçiş’ gibi köklü bir değişimin gerekli olduğu anlamına gelmeyeceğini kaydetti. Bu ölçekte bir düzenlemenin pedagojik, akademik, sosyal ve iktisadi sonuçları olan sistem değişikliği olduğunu söyleyen Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üç dönem modeli hangi somut probleme çözüm getirmektedir? Hangi programlarda, hangi veriler ışığında ihtiyaç doğmuştur? Mezun niteliği, ders yükü, ölçme-değerlendirme kalitesi, staj ve uygulama süreleri, öğrenci refahı ve akademik üretkenlik açısından beklenen kazanımlar nelerdir? Öğrenci, aile, üniversite, personel ve kamu açısından bir maliyet-fayda analizi yapılmış mıdır? Bu sorular yanıtlanmadan ve paydaşlarla tartışılmadan atılacak adımlar, kamuoyunda ve akademik dünyada haklı tereddütler oluşturmaktadır. Ayrıca kamuoyuna yansıyan model tartışmaları, yaz tatilinin üçüncü döneme dönüştürülmesi ve eğitim-öğretim takviminin sıkışması ekseninde yoğunlaşmaktadır." Türkiye’de birçok lisans programının 240 AKTS ile tamamlandığını söyleyen Geylan, teknik olarak AKTS’nin; öğrenci iş yüküne dayalı bir planlama olduğunu ve disiplinli, başarılı öğrenciler için hızlandırılmış mezuniyete zaten imkân tanıdığını kaydetti. Geylan asıl sorunun, sistemin kendisinden çok uygulamadaki kısıtlar olduğunu ifade ederek, "Önerimiz açıktır; üç döneme geçmeden, mevcut iki dönem sistemi korunarak; dönemlik alınabilecek AKTS/kredi üst sınırı, tüm öğrenciler ya da belirli başarı ölçütlerini sağlayan öğrenciler için yüzde 25-yüzde 30 oranında artırılmalıdır. Böylece isteyen ve yeterliliği olan öğrenciler, akademik takvimi kökten değiştirmeden üç yılda mezun olabilir" şekline konuştu. "‘Koşullu artırma’ senaryoları ve esnek kayıt modülleri güncellenmelidir" Birçok üniversitede öğrencilerin ders alma kapasitesini fiilen belirleyen unsurun yalnızca akademik kurul kararları olmadığına dikkat çeken Geylan, Öğrenci İşleri Bilgi Sistemi (ÖİBS) yazılımlarındaki kısıtlar, entegrasyon sorunları ve ders kayıt süreçlerindeki yapısal darboğazların da belirleyici rol oynadığını ifade etti. Geylan, "ÖİBS yazılımlarında yer alan kredi-AKTS tavanı tanımları, ‘koşullu artırma’ senaryoları ve esnek kayıt modülleri güncellenmelidir. Ders çakışması, kontenjan yönetimi, şube planlaması ve danışman onayı süreçleri ise veriye dayalı ve sorunsuz biçimde işletilecek şekilde iyileştirilmelidir. Ayrıca ‘hızlandırılmış mezuniyet’ seçeneği, pilot uygulamalar ve program bazlı düzenlemeler yoluyla kontrollü biçimde yaygınlaştırılmalıdır" dedi. "Üç dönem modeli; öğrenci yaşamı, staj ve çalışma hayatı açısından risklidir" Türkiye’de öğrencilerin önemli bir bölümünün yaz aylarında çalıştığına, staj yaptığına, saha uygulamalarına katıldığına, yurt içi ve yurt dışı hareketlilik programlarıyla deneyim kazandığına, gönüllülük faaliyetleri yürüttüğüne dikkat çeken Genel Başkan Talip Geylan, "Üç dönem; bu alanları daraltma, öğrencinin iş-staj-seyahat-dil-mesleki gelişim dengesini bozma ve dolayısıyla mezuniyet sonrası çalışma hayatına hazırlığı zayıflatma riski taşır. Üç dönem düzenlemesinin yalnızca ders haftaları değil, ölçme-değerlendirme döngüsü, bütünleme süreçleri, ders planlama, danışmanlık, kayıt-intibak-mezuniyet işlemleri gibi çok katmanlı iş yükünü de yıl içine yayar" ifadelerine yer verdi. Geylan, bu durumun, öğretim elemanlarının araştırma-geliştirme, proje, yayın ve laboratuvar-saha çalışmalarına ayırdığı zamanı daraltabileceğine; idari personelde ise dönemsel yoğunlukları kalıcı yoğunluğa dönüştürerek tükenmişlik riskini yükseltebileceğine dikkat çekti. Geylan, yükseköğretimin, ticari bir hizmet sektörü gibi ele alınamayacağını söyleyerek, "Yükseköğretim, ticari mantıkla yılın 12 ayı işletilen bir hizmet sektörüne indirgenemez. Kampüslerdeki işletmelerin gelirleri veya bazı programlarda azalan öğrenci sayıları üzerinden daha uzun süre kampüste tutma gibi bir algı oluşması düzenlemenin toplumsal meşruiyetini zedeler. Bu nedenle karar süreçleri azami şeffaflıkla yürütülmelidir" ifadelerini kullandı. "Üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik yapılmasını zorunlu görüyoruz" Geylan, sözlerini "Türk Eğitim-Sen olarak; üniversitelerde üç dönem uygulamasına geçilmeden önce kapsamlı bir gereklilik ve etki analizi yapılmasını, paydaş görüşlerinin alınmasını zorunlu görüyoruz. Yükseköğretimde alınacak her karar; yalnızca ‘süre’ odaklı değil, nitelik, etkililik, öğrenci refahı, akademik üretkenlik ve toplumsal fayda ekseninde bütüncül olarak değerlendirilmelidir. Sürecin tüm paydaşlarıyla istişare edilmeden, getirisi ve götürüsü hesaplanmadan, pilot uygulamalarla test edilip sonuçları analiz edilmeden hiçbir düzenleme plansız biçimde hayata geçirilmemelidir" şeklinde tamamladı.
03 Şubat 2026 Salı - 10:44
Manisa TSO’dan Rusya’ya ihracat hamlesi
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), Manisa’dan Rusya’ya yönelik ihracatın geliştirilmesi amacıyla "Rusya Pazarında Ticari Fırsatlar Bilgilendirme Toplantısı" düzenledi. Toplantı, Manisalı iş insanlarını Rusya pazarıyla bir araya getirdi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, özellikle soğuk savaşın sona ermesinin ardından iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin stratejik bir boyut kazandığını ifade etti. Yılmaz, ilişkilerin 2010 yılında kurulan Üst Düzey İşbirliği Konseyi ile kurumsallaştığını hatırlattı Rusya’nın Türkiye açısından en önemli dış ticaret ortaklarından biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, TÜİK verilerine göre 2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin Rusya’dan yaklaşık 42 milyar dolarlık ithalat, Rusya’ya ise 7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini söyledi. Manisa’nın Rusya’ya ihracatının ise yaklaşık 100 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, bu rakamların artırılmasının mümkün olduğunu vurguladı. Enerji alanındaki iş birliğinin iki ülke ilişkilerinde önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Yılmaz, Akkuyu Nükleer Santrali ve TürkAkım projeleriyle bu alandaki iş birliğinin daha da ileri bir safhaya taşındığını dile getirdi. Turizmin de önemli bir iş birliği başlığı olduğuna değinen Yılmaz, 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Rus turist sayısının 7 milyona yaklaştığını kaydetti Manisa’nın sanayi, tarım ve ihracat potansiyeline de değinen Başkan Yılmaz, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin uluslararası yatırım yapılabilirlik sıralamalarında ilk sırada yer aldığını, ilin son iki yılda 5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini ve Türkiye ihracat sıralamasında ilk 10 il arasında bulunduğunu söyledi. Tarımda ise Manisa’nın üzüm, zeytin, zeytinyağı, kanatlı hayvancılık ve birçok üründe Türkiye’de ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Manisa’nın tarım ürünleri ihracatının 1 milyar dolara yaklaştığını belirtti Toplantıya, Rusya Federasyonu Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Mümessili Aydar Gaşigullin, Rusya Federasyonu Ticaret Müşaviri Şamil Yanmurdin ve Rusya Federasyonu Ekonomi Bakanlığı Türkiye Temsilcisi Ruslan Bekuzarov katıldı. Heyet üyeleri tarafından Rusya pazarı, ikili ticaretin geliştirilmesi ve iş dünyasına sunulan fırsatlar hakkında sunumlar gerçekleştirildi. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi. Manisa TSO, üyelerinin uluslararası ticarette daha etkin rol alabilmesi amacıyla bilgilendirme ve iş geliştirme faaliyetlerine devam edeceğini bildirdi.
03 Şubat 2026 Salı - 10:43
Ocak’ta en çok hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı pahalandı
Ocak ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 57,08 fiyat artışı görülen hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığı en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 7,64 azalışla kadın ve kız çocuk giysileri oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,65 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,98 artış olarak gerçekleşti. Ocak ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Ocak ayında en fazla fiyat artışı yüzde 57,08 ile hava yolu ile yurt dışı yolcu taşımacılığında yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 7,64 azalışla kadın ve kız çocuk giysileri ürünleri oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; meyvesi yenen sebzeler, taze veya soğutulmuş (domates, biber, salatalık, kabak vb.) yüzde 51,58, yeşil baklagil sebzeleri, taze veya soğutulmuş yüzde 33,09, ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler yüzde 32,29, havale ücretleri yüzde 30,87 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; bebek giysileri (0-2 yaş) yüzde 6,28, erkek ayakkabıları yüzde 3,05, erkek ve erkek çocuk giysileri yüzde 3,01, bebek ve çocuk ayakkabıları yüzde 3,01 olarak gerçekleşti.
03 Şubat 2026 Salı - 10:37
Ocak ayında 75 bin 362 adet otomobil ve hafif ticari araç satışı gerçekleşti
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,77 oranında artarak 75 bin 362 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 11 bin 304 adetle yüzde 18,5 pay aldı. Ocak ayında yerli marka Togg ise 2 bin 29 adet satış gerçekleştirdi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,77 oranında artarak 75 bin 362 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak ayında geçen yıla göre yüzde 9,14 oranında artarak 61 bin 55 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 12,56 artarak 14 bin 307 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı on yıllık ortalamalara göre; Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 77,0 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 84,8 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 49,7 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 83,7’sini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 32 bin 428 adetle yüzde 53,1 pay, B segmenti otomobiller 18 bin 589 adetle yüzde 30,4 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 60,3 pay, 36.786 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 21,2 pay ve 12 bin 966 adet satış ile Sedan, yüzde 18,3 pay ve 11 bin 152 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 26 bin 671 adetle yüzde 43,7 pay, hibrit otomobil satışları 18 bin 774 adetle yüzde 30,7 pay, elektrikli otomobil satışları 11 bin 304 adetle yüzde 18,5 pay ve dizel otomobil satışları 4 bin 203 adetle yüzde 6,9 pay, otogazlı otomobil satışları 103 adetle yüzde 0,2 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 87,4 artarak yüzde 17,1 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 32,7 artarak yüzde 1,4 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 15,8 azalarak yüzde 27,9 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 9,1 artarak yüzde 22,4 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 20,8 azalarak yüzde 0,4 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 51,9 azalarak yüzde 0,1 pay aldı. Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 16 bin 176 adetle yüzde 26,5 pay, 140-160 gr/km arasındaki otomobiller 14 bin 796 adetle yüzde 24,2 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 59 bin 455 adetle yüzde 97,4 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller bin 600 adetle yüzde 2,6 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 73,7 pay ve 10 bin 538 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; pickup gövde tipi yüzde 10,8 pay ve bin 546 adetle 2’nci sırada yer aldı. Ocak ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Renault: 9 bin 247 adet Toyota: 8 bin 700 adet Volkswagen: 6 bin 580 adet Fiat: 6 bin 133 adet Ford: 5 bin 339 adet Hyundai: 4 bin 700 adet BYD: 3 bin 866 adet Opel: 3 bin 523 adet Citroen: 3 bin 437 adet Peugeot: 2 bin 644 adet Ocak ayında Togg, 2 bin 29 satış rakamına ulaşırken, Çinli otomobil markası Chery, Ocak ayında 2 bin 257 adet satış gerçekleştirdi.
03 Şubat 2026 Salı - 10:17
Şubat ayı kira artış tavanı belli oldu
Şubat ayı için kira artış tavan oranı yüzde 33,98 olarak gerçekleşti. Ocak ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte Şubat ayı kira artışlarındaki tavan oran belli oldu. Şubat ayı kira artış tavanı yüzde 33,98 olarak gerçekleşti.
03 Şubat 2026 Salı - 10:16
Garanti BBVA’dan gençlere yönelik yeni fikir yarışması
Garanti BBVA, üniversite öğrencilerine yönelik hayata geçirdiği "Fikrinle Parla" fikir yarışmasıyla gençleri sürdürülebilir bankacılık, yapay zekâ ve gençler için kişiselleştirilmiş bankacılık deneyimi alanlarında yenilikçi fikirler geliştirmeye davet ediyor. Garanti BBVA, bankacılığın geleceğini gençlerin fikirleriyle birlikte şekillendirmek amacıyla "Fikrinle Parla" fikir yarışmasını hayata geçirdi. Türkiye genelindeki üniversite öğrencilerinin 2-4 kişilik takımlar halinde katılabildiği yarışma, gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri kapsamlı bir inovasyon yolculuğu sunuyor. Yarışmada birinci olan takıma 220 bin TL, ikinci takıma 160 bin TL, üçüncü takıma 120 bin TL olmak üzere, ilk üç takım için toplam 500 bin TL ödül ve ayrıca birinci olan takıma BBVA Madrid ofis ziyareti fırsatı sunulacak. Yarışma; Sürdürülebilir Bankacılık, Yapay Zekâ ile Geleceğin Bankacılığı ve Gençler için Kişiselleştirilmiş Bankacılık Deneyimi olmak üzere üç ana tema etrafında kurgulandı. Katılımcılar, bu başlıklarda bankacılığın dönüşümüne katkı sağlayacak yenilikçi projeler geliştirirken; mentorluk ve gelişim fırsatı elde ediyor. 10 Şubat 2026’ya kadar devam edecek başvuru sürecinin ardından, finale kalan takımlara sunulacak mentorluk desteği başlayacak. Yarışma 7 Nisan 2026’da Garanti BBVA Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşecek final günü etkinliği ile son bulacak. Yarışmanın jüri üyeleri arasında Garanti BBVA liderlerinin yanı sıra Teknoloji ve Sürdürülebilirlik İletişimcisi Sertaç Doğanay ve Girişimcilik Vakfı’ndan bir temsilci de yer alacak. Toplam 500 bin TL para ödülü ve BBVA Madrid ofis ziyareti ile desteklenen "Fikrinle Parla", yalnızca bir yarışma ile sınırlı bir süreç değil, bankacılığın geleceğinin gençlerin projeleri ile dönüştürebilecekleri bir platform olarak konumlanıyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, yarışmayı şu sözlerle değerlendirdi: "Garanti BBVA’da gençliği geleceği şekillendiren en önemli değer kaynağı olarak görüyoruz. Bu nedenle gençlerin fikir üretme cesaretini desteklemenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bankacılık bugün; yapay zeka başta olmak üzere teknolojinin üretici gücünün yanı sıra sürdürülebilirlik ve kişiselleştirilmiş deneyimler etrafında hızla dönüşüyor. Bu dönüşümde gençlerin alacağı role bugünden hazırlanmalarını sağlamak için, onlara denemek ve fikir üretmek konusunda alan açma ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. ‘Fikrinle Parla’, tam da bu ihtiyaçtan doğan bir platform. Biz Garanti BBVA’da gençlerin yanında yürüyen, gelişimlerini destekleyen bir yol arkadaşı olmayı önemsiyoruz. Onlara doğru anda, doğru desteği sunarak potansiyellerini görünür kılarak, yeteneklerini parlatmaları için yardımcı oluyoruz. Dijitalleşme, veri ve yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojiler hem stratejik önceliklerimizde hem de yetenek kazanımı gündemimizde yer alıyor. BBVA Grubu’nun bir parçası olmanın sağladığı global imkânları da bu yolculukta gençlerle buluşturuyoruz. Empati, kapsayıcılık ve birlikte başarma anlayışıyla; gençleri finansal, sosyal, duygusal ve girişimcilik boyutlarıyla bütünsel bir öncelik alanı olarak ele alıyor, onların gelişim yolculuklarında yanlarında durmaya devam ediyoruz." Yarışmaya başvurular 10 Şubat 2026 tarihine kadar anbeankampus.co/garanti-bbva-genc-fikrinle-parla/ adresi üzerinden yapılabilecek.
03 Şubat 2026 Salı - 10:09
Ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 30,65 oldu
Ocak ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,84 artarken, yıllık yüzde 30,65 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,65 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,98 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 31,69 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 31,69 artış, ulaştırmada yüzde 29,39 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,36 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 7,82, ulaştırmada 4,64 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,74 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 6,59 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59 artış, ulaştırmada yüzde 5,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 4,43 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,61, ulaştırmada 0,88 ve konutta 0,51 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla, 14 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 3 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 157 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,11 arttı, aylık yüzde 4,22 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,22 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,22 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,82 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,17 arttı, aylık yüzde 2,67 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 2,67 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 2,67 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,17 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,39 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,10 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,97 artış, imalatta yüzde 27,10 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 25,94 artış ve su temininde yüzde 37,21 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 25,69 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,07 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,44 artış, enerjide yüzde 22,14 artış ve sermaye mallarında yüzde 29,24 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,24 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,84 artış, imalatta yüzde 3,24 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,57 azalış ve su temininde yüzde 2,02 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,96 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 4,02 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,16 artış, enerjide yüzde 1,69 azalış ve sermaye mallarında yüzde 2,82 artış olarak gerçekleşti.
03 Şubat 2026 Salı - 10:04
Manisa Ticaret Borsası’ndan Türkiye-Mısır ticaretine güçlü katkı
Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti öncesinde Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katılarak Manisa iş dünyasını uluslararası platformda temsil etti. Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na katılarak önemli temaslarda bulundu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte 227 oda ve borsa başkanının yer aldığı forumda, iki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesi hedeflendi. Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen foruma, Mısır Maliye Bakanı Ahmed Kouchouk çevrim içi olarak katılırken; Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ile çok sayıda Türk ve Mısırlı iş insanı hazır bulundu. Forumda sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat sektörlerinde yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Forum kapsamında Başkan Özkasap ile birlikte yönetim kurulu üyeleri Alper Alhat ve Sami Karaoğlan, Manisa’nın tarımsal üretim gücü, özellikle üzüm, zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere katma değerli ürün potansiyeli ile güçlü sanayi altyapısını Mısırlı iş insanlarına aktardı. Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın uluslararası iş birliklerine hazır bir üretim ve ticaret altyapısına sahip olduğunu vurgulayarak, "Türkiye ile Mısır arasında yeniden güçlenen ekonomik ve ticari ilişkiler, yerel üretim merkezleri için önemli fırsatlar barındırıyor. Tarımsal üretim gücümüz ve gelişen sanayi altyapımızla bu sürecin doğal paydaşlarından biriyiz. Kahire’de kurulan temaslar, somut ticaret ve yatırım adımlarına dönüşebilecek bir zemin oluşturdu. Manisa ve Akhisar iş dünyası olarak, karşılıklı güvene dayalı, sürdürülebilir ve uzun vadeli iş birliklerine hazırız" ifadelerini kullandı. Görüşmeler sonunda, karşılıklı heyet ziyaretlerinin artırılması ve iki ülke iş insanları arasında doğrudan temasların güçlendirilmesi konusunda mutabakata varıldı.
03 Şubat 2026 Salı - 10:03
Kestel’e 400 milyon liralık dev meyve tesisi kuruluyor
Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçeye 400 milyon liralık yatırımla meyve kurutma tesisi ve soğuk hava deposu kazandıracaklarını söyledi. Erol, tarımsal üretimde önde gelen ilçelerden olduklarını belirterek, nüfusunun yüzde 25’inin tarım ve hayvancılıkla uğraştığını anlattı. Armut, ahududu, böğürtlen, şeftali, kiraz ve elma üretiminin yaygın olduğunu dile getiren Erol, dış mekan süs bitkileri ve meyve fidancılığının da İlçe ekonomisinde önemli bir yer tuttuğunu aktardı. Erol, Türkiye’de yapraklı süs bitkileri üretiminin yüzde 50’sini Kestel’in ürettiğine dikkati çekerek, çiftçilerin doğru tekniklerle üretim yapması için çaba gösterdiklrini kaydetti. İlçede meyveciliği desteklediklerini, çiftçilerin maliyetlerini düşürücü ve gelirlerini artırıcı çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Erol, "Tarım A.Ş kurduk. Üreticilerimizin ürettiklerini daha iyi fiyata satmasını, katma değerinin artırmasını ve pazarlamasını biz sağlayacağız." dedi. Çiftçileri tüccarın eline bırakmadan daha fazla kazanması için pazar oluşturacaklarını dil getiren Erol, "Kooparartiflerle beraber çalışacağız. Armut ve şeftali üretiminde önemli potansiyelimiz bulunuyor. Bu ürünlerde kaliteli üretim yapılıyor. Yurt içi ve dışına pazarlanmasında öncülük edeceğiz, üreticilerin kırsalda kazanmasını sağlayacağız" ifadesini kullandı. Üreticilerin kendilerinden en çok istediği meyve kurutma tesisi ve soğuk hava deposunu kurmak amacıyla çalışmalara başladıklarını belirten Erol, "Tesisi Erdoğanköy bölgesinde 2027’de hayata geçireceğiz. Yaklaşık 400 milyon liralık bir yatırım yapılacak ve belediye bütçesinden bir kuruş harcamadan hayata geçereceğiz. Farklı bir projeyle hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu.
03 Şubat 2026 Salı - 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 30,65 arttı, aylık yüzde 4,84 arttı
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 30,65 arttı, aylık yüzde 4,84 arttı
03 Şubat 2026 Salı - 09:58
SelectUSA Heyeti, Türkiye programına TABA-AmCham ev sahipliğinde başladı
ABD’ye doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmeyi amaçlayan SelectUSA Programı kapsamında Türkiye’ye gelen üst düzey heyet, Türkiye temaslarının ilk buluşmasını Türk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri’ne doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmeyi amaçlayan SelectUSA Programı kapsamında Türkiye’ye gelen üst düzey heyet, Türkiye temaslarının ilk buluşmasını Türk-Amerikan İşadamları Derneği ( Turkish-American Business Association, American Chamber of Commerce in Türkiye - TABA-AmCham) ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Bu buluşma, SelectUSA heyetinin Türkiye programının başlangıç noktası olması açısından Türk-Amerikan ekonomik ilişkileri adına stratejik bir önem taşıdı. İstanbul’da düzenlenen akşam yemeği ve toplantı, Türk iş dünyası temsilcileri ile SelectUSA heyetini aynı platformda bir araya getirdi. Kamu ve özel sektörün buluştuğu program, yüksek profilli ve çok paydaşlı bir istişare zemini sundu. Program; TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, Başkan Yardımcısı Eren Derinkök ve Washington DC Temsilcisi Soner Babüroğlu’nun açılış konuşmalarıyla başladı. Toplantının özel konukları arasında, bölgesel ekonomik kalkınma ve yatırım teşvikleri alanında uzman İş Geliştirme Direktörü Henry Gaston ile küçük ve orta ölçekli şehirlerde yabancı yatırım çekme stratejileri konusunda deneyimli Ekonomik Kalkınma ve Yatırım Teşvikleri Kurumu Başkanı ve CEO’su Karl Heck yer aldı. Programa ayrıca derneğin yönetim kurulu üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri, temsilciler ile komite başkanları ve üyeleri katıldı. Toplantı kapsamında; ABD yatırım ortamı, eyalet ve bölgesel teşvik mekanizmaları, şirket kuruluş süreçleri ile ileri üretim, teknoloji, lojistik ve dağıtım sektörlerindeki güncel yatırım fırsatları ele alındı. Katılımcılar, SelectUSA heyetiyle doğrudan temas kurarak yatırım olanaklarına ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulundu. ’’Türkiye-ABD iş birliklerinde somut yatırımlar dönemi’’ TABA-AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, SelectUSA heyetini İstanbul’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu buluşmanın Türk iş dünyasının ABD’deki yatırım fırsatlarını daha yakından tanıması ve somut iş birlikleri geliştirmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin uzun vadeli ve stratejik bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirten Sanlı, ABD pazarına yatırım yapmayı planlayan Türk iş insanlarını SelectUSA Programı üzerinden aktif şekilde harekete geçmeye davet etti. Küresel ekonomide öngörülebilirlik, güven ve sürdürülebilir iş birliklerinin belirleyici hale geldiğini ifade eden Sanlı, derneğin 1987 yılından bu yana iki ülke arasında güçlü bir köprü görevi üstlendiğini hatırlatarak, bu tür temasların hedeflenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Sanlı ayrıca, sürece sağladıkları katkılar dolayısıyla Henry Gaston ve Karl Heck’e teşekkür ederken, koordinasyondaki rolleri nedeniyle Başkan Yardımcısı Eren Derinkök ve Washington DC Temsilcisi Soner Babüroğlu’na da özel olarak teşekkür etti. ’’SelectUSA, Türk yatırımcılar için stratejik bir rehber’’ TABA-AmCham Başkan Yardımcısı Eren Derinkök, SelectUSA Programı’nın Türk yatırımcılar için stratejik bir rehber niteliği taşıdığını belirterek, TABA-AmCham’in somut, sürdürülebilir ve tabana yayılan yatırım süreçlerini desteklemeyi sürdürdüğünü ifade etti. Derinkök, özellikle orta ölçekli Türk firmaları için ABD pazarına erişimde SelectUSA’nın önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. ’’Güvene dayalı iş birliğinin somut göstergesi’’ Toplantıya ABD’den telekonferans yoluyla katılan TABA-AmCham Washington DC Temsilcisi Soner Babüroğlu, SelectUSA heyetinin Türkiye programına dernek ev sahipliğinde başlamasının, iki ülke iş dünyası arasında tesis edilen güvene dayalı ilişkilerin somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Babüroğlu, teknoloji temelli çözümler ve hızlı iletişim altyapılarının Türkiye-ABD ticari ilişkilerine sürdürülebilir bir ivme kazandırdığını ifade etti. ’’ Türk yatırımcılar için ABD’de ölçeklenebilir ve güvenli alanlar var’’ Ekonomik Kalkınma ve Yatırım Teşvikleri Kurumu Başkanı ve CEO’su Karl Heck, ABD’de özellikle küçük ve orta ölçekli şehirlerin sunduğu öngörülebilir maliyetler, güçlü altyapı, nitelikli iş gücü ve uzun vadeli teşvik paketleriyle yabancı yatırımcılar için elverişli bir ekosistem sağladığını belirtti. Türk şirketlerinin üretim, lojistik ve teknoloji başta olmak üzere pek çok alanda bu şehirlerde hızlı biçimde ölçeklenebileceğini vurguladı. ’’Enerji, savunma ve lojistikte uzun vadeli iş birliğine açığız’’ Henry Gaston, derneğe ev sahipliği için teşekkür ederek; enerji, savunma, lojistik ve bilgi temelli sektörlerde uzun vadeli iş birliklerine açık olduklarını ifade etti. AmCham ağı üzerinden kurulan temasların ve ABD enerji sektörüne yönelik artan ilginin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Türk mutfağı eşliğinde kurumsal networking Toplantı, Türk mutfağının seçkin lezzetleri ve geleneksel Türk kahvesi eşliğinde gerçekleşirken; program sonunda SelectUSA heyeti temsilcilerine TABA-AmCham Kurumsal Tabağı ve özel hediyeler takdim edildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi, B2B görüşmeler ve networking oturumlarıyla sona erdi. Derneğin, Türk firmalarının ABD’deki yatırım fırsatlarına erişimini kolaylaştırmak ve sürdürülebilir iş birliklerini güçlendirmek amacıyla, SelectUSA başta olmak üzere ABD kamu kurumları ve eyalet yatırım ofisleriyle yakın iş birliğini sürdürdüğü belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder