EKONOMİ
Türkiye, yat üretiminde dünya sıralamasında üst sıralarda 11 Ocak 2026 Pazar - 09:10:30 Ülkemizde üretilen yatlar dünya sıralamasında üst sıraları zorluyor. Trabzon’un Of ilçesinde inşa edilen 22 metrelik iki yat, tersaneden iki tıra yüklenerek yaklaşık 1 kilometrelik mesafenin ardından Of limanında denize indirildi. Yatlar, İstanbul Boğazı’nda turistik amaçlı hizmet vereceği belirtildi. Yatların tersaneden tırlarla yüklenmesi ve denize indirilme işlemi bir günü bulurken, yaklaşık 1 kilometrelik yolculuğu ise 5 dakika sürdü. Trabzon’un Of ilçesi Kıyıcık mevkiinde, Hayrat yolu üzerinde gemi, tekne ve deniz araçları imalatı yapan Zafer Dinç, bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, yaptıkları iki adet yatın İstanbul’da hizmet vereceğini belirtti. Üretimi talep doğrultusunda yaptıklarını vurgulayan Dinç, "Yatları İstanbul’da gezinti teknesi olarak kullanılmak üzere tasarladık ve bu doğrultuda imalatını yaptık. Buradan denize doğrudan bağlantımız olmadığı için tekneleri karayoluyla taşıyıp vinç yardımıyla denize indirdik. Bu bölgenin gemi imalatında köklü bir geçmişi var. Bunu sadece Of için söylemiyorum; bu işin merkezi Sürmene’dir. Bizim de bu alanda tecrübemiz ve işçiliğimiz iyi. Talep doğrultusunda üretim yapıyoruz. Kimi müşteri iç donanımı kendisi yapmak istiyor, kimi müşteri ise anahtar teslimi tercih ediyor" dedi. "Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız" Yat işletmecilerinden Gürkan Dayıoğlu yat üretimi bakımından dünyada üst sıralarda yer aldıklarını belirterek, "Yatları sıfırdan yaptırdık. İnce işçiliklerini biz üstlendik, dolayısıyla oldukça emek harcadık. Sonuç çok güzel oldu ve emeğimizin karşılığını aldık. İstanbul Beykoz’dan geliyoruz. Burayı tercih etmemizin nedeni işçiliğin kaliteli olması. Tekneler İstanbul Boğazı’nda turistik amaçlı çalışacak ve turizm sektörüne hizmet edecek. Yat yapımı konusunda dünyada üst sıralardayız. Teknelerimiz 22 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde. Her biri dört kamaralı, çift makineli ve full donanımlı. Teknelerde 50 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyoruz. Denize indirme işlemi riskliydi ama biz Karadenizli olarak riski severiz. Çift tırla iki tekneyi peş peşe deniz kenarına getirdik ve vinç yardımıyla denize indirdik. Tırlara yükleme işlemi bir gün sürdü ve oldukça riskliydi. Tersaneden tırlara yükleme ve denize indirme süreci bir gün sürdü. Ortalama bir kilometreyi beş dakikada katettik. Ekip son derece profesyoneldi" diye konuştu. Teknelerin yapımları 1 yıl sürdü Yat işletmecilerinden Sefa Zengin de teknelerin yaklaşık bir yıllık çalışma sonucunda tamamlandığını belirterek, "Teknelerimiz tam donanımlı şekilde yaklaşık bir yıl içerisinde tamamlandı. Trabzon’u tercih etmemizin nedeni ustalarının son derece maharetli olması. İşçiliklerini adeta sanatsal bir şekilde yapıyorlar. Tekne ve yat yapımında Türkiye dünyada beşinci sırada ve gittikçe de yükseliyor. Trabzon’un bu alandaki başarısı gerçekten çok farklı. Genellikle balıkçı tekneleri yapılıyor ancak farklı tekne türleriyle de üretim geniş bir alana yayılıyor. Buradan İstanbul’a gitmemiz hava şartlarına bağlı. Havanın durumuna göre yolculuk 3-4 gün sürüyor" dedi.
10 Ocak 2026 Cumartesi - 20:54 2025 yılı üzümlerini 2026’da bitirdi Sarıgöl’de üzüm üreticisi Musa Topdemir, 70 dönüm bağını örtü altında tutarak 2025 yılı üzümlerinin hasadını 2026 yılının ocak ayında tamamladı ve yeni yıla dalında taze üzümle giren ilçedeki tek üretici oldu. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticisi Musa Topdemir, 2025 yılına ait üzüm ürünlerinin hasadını 2026 yılının ocak ayında tamamlayarak sezonu kapattı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da üzümlerini yeni yılın ilk ayına kadar dalında taze olarak muhafaza eden Topdemir, ilçede bu uygulamayı sürdüren tek üretici olarak biliniyor. Yaklaşık 70 dönüm üzüm bağını örtü altında tutarak üretim yapan Musa Topdemir, üzümlerini doğal şartlarda adeta açık soğuk hava deposu gibi muhafaza ettiklerini belirtti. Son hasadını yaptığı üzümleri Uşak’ın Karahallı ilçesinde satan Topdemir, Crimson cinsi üzümlerinin kilosunu 70 liradan tüketiciye sunduğunu belirtti. Üzümlerin büyük bölümünü İzmir ve Aydın’dan gelen toptancılara sattığını ifade eden Topdemir, bağında az miktarda Sultaniye üzüm kaldığını, bunları da keserek eşine dostuna vereceğini söyledi. Üretici Musa Topdemir, "Üzümler örtü altında dalından kesilerek doğrudan tüketiciye ulaşıyor. Bağ adeta açık bir soğuk hava deposu gibi. Bu sezonu kapattık. İnşallah gelecek yıl da nasip olur, yine yeni yıl üzümleri benden olacak" dedi.
Oba Makarna’ya Turquality’den "En Çok Ülkeye İhracat Yapan Turquality Şampiyonu" Ödülü
05 Aralık 2025 Cuma - 17:42 Oba Makarna’ya Turquality’den "En Çok Ülkeye İhracat Yapan Turquality Şampiyonu" Ödülü Türkiye’nin makarna üreticilerinden Oba Makarna, Turquality Ödülleri kapsamında "En Çok Ülkeye İhracat Yapan Turquality Şampiyonu" ödülüne layık görüldü. Ödül, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde düzenlenen Turquality Vizyon Buluşması ve Markalaşma Konferansı’nda takdim edildi. Turquality, Türkiye markalarının uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyümesini, kurumsal altyapılarının güçlendirilmesini ve global marka dönüşüm süreçlerinin desteklenmesini amaçlayan dünyadaki ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı olarak öne çıkıyor. Oba Makarna ise 2023 yılında makarna sektöründe Turquality Marka Destek Programı’na dahil olan ilk marka olarak programdaki yolculuğuna güçlü bir başlangıç yaptı ve global marka görünürlüğünü artırmayı sürdürüyor. Türkiye’nin markalaşma vizyonuna yön verme amacıyla bu yıl ilk kez düzenlenen Turquality Vizyon Buluşması ve Markalaşma Konferansı; Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tüm Turquality ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetler Derneği Başkanı Kürşad Tüzmen’in katılımıyla gerçekleşti. Organizasyonda Oba Makarna, "En Çok Ülkeye İhracat Yapan Turquality Şampiyonu" ödülünün sahibi oldu. İhracat başarısı bir kez daha tescillendi Türk makarnasını dünya sofralarına taşıyan Oba Makarna, ihracattaki başarısını farklı platformlarda da kanıtlıyor. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu’nun (OSBÜK) değerlendirmesinde de "En Çok İhracat Yapan Firma" seçilen Oba Makarna, 100’ün üzerinde ülkeye yaptığı ihracatla sektörün küresel konumunu güçlendirmeye devam ediyor. Turquality kapsamında kazanılan bu ödül, markanın uluslararası başarı yolculuğunda önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. "Turquality programı, marka yolculuğumuzu güçlendiren önemli bir rehber oldu" Ödüle ilişkin değerlendirmede bulunan Oba Makarna Yönetim Kurulu Üyesi İpek Cıncıkcı, "Turquality kapsamında ‘En Çok Ülkeye İhracat Yapan Turquality Şampiyonu’ ödülüne layık görülmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu başarı, Türkiye’nin üretim gücünü ve markalaşma vizyonunu uluslararası pazarlara taşıma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesidir" dedi. Cıncıkcı, "2023 yılında programa dahil olan ilk makarna markası olarak Turquality; stratejik yönetimden marka konumlandırmaya, operasyonel yetkinliklerimizin geliştirilmesinden global pazarlarda marka bilinirliğimizin artırılmasına kadar bize çok değerli bir farkındalık kazandırdı. Programın sağladığı sistematik yaklaşım, markamızın uluslararası büyüme yolculuğuna güçlü bir ivme katıyor. Hedefimiz, Türk makarna sektörünün dünya pazarındaki liderliğini daha da ileri taşımak" diye konuştu.
Başkan Güngör, başkan Hisarcıklıoğlu’na dosya sundu
05 Aralık 2025 Cuma - 16:26 Başkan Güngör, başkan Hisarcıklıoğlu’na dosya sundu MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek üyelerden gelen talep ve sorunları içeren dosya sundu. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek Manavgat iş dünyasının taleplerini içeren kapsamlı dosyayı takdim etti. Gerçekleştirilen görüşmede Manavgat ekonomisinin mevcut durumu, sektörlerde yaşanan güncel gelişmeler, işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansal sıkıntılar ile MATSO tarafından hazırlanan çözüm önerileri detaylı şekilde ele alındı. Başkan Güngör, Manavgat iş dünyasının sahadaki taleplerini doğrudan TOBB nezdinde dile getirdi. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, özellikle küresel ekonomik yavaşlama, artan girdi maliyetleri, piyasalardaki fiyat dengesizliklerinin işletmelerin gelir–gider dengelerini bozduğunu, bunun da sektördeki hizmet kapasitesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Turizm sektöründeki son gelişmelere de dikkat çeken GÜNGÖR, 2025 sezonunda turizm gelirlerinin öngörülen seviyenin altında seyretmesinin Manavgat ekonomisinin temel taşı olan turizm sektöründeki işletmelerin ayakta kalabilmesi ve istihdamın korunabilmesi için destek mekanizmalarına olan ihtiyacın arttığını vurguladı. Manavgat iş dünyası turizm gelirlerindeki düşüş nedeniyle destek talep ediyor Oda tarafından hazırlanan talep dosyasını TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na sunan Başkan Güngör, yaptığı değerlendirmede, "2025 yılı turizm gelirlerinin beklentilerin altında seyretmesi, şehir ekonomisinin temel dinamiğini oluşturan işletmelerimizi ciddi şekilde zorlamaktadır. Bu sürecin en az hasarla atlatılabilmesi için destek ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissedilmektedir. MATSO olarak bizlere her şartta güçlü destek sağlayan ve Manavgat iş dünyasının taleplerine daima yakın ilgi gösteren Başkanımıza, Manavgat İş Dünyası adına teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Tokat’ta halk ekmek büfe sayısı 11’e çıktı
05 Aralık 2025 Cuma - 16:24 Tokat’ta halk ekmek büfe sayısı 11’e çıktı Tokat Belediyesi, Halk Ekmek büfe sayısını 6’dan 11’e çıkararak uygun fiyatlı ekmeğe erişimi şehir genelinde daha da kolaylaştırdı. Tokat Belediyesi, ekonomik ekmeğe erişimi kolaylaştırmak amacıyla yürüttüğü Halk Ekmek hizmetini şehir geneline yaymaya devam ediyor. Vatandaşlardan gelen yoğun talep doğrultusunda mevcut büfeler yenilenirken, 5 ayrı mahallede yeni büfeler hizmete alındı. Mevcut 6 büfeye ek olarak yapılan çalışmalarla Halk Ekmek büfe sayı 11’e yükseltildi. Mevcut halk ekmek büfeleri daha modern hale getirildi Tokat Belediyesi ekipleri daha önce kullanılan küçük halk ekmek büfelerini ise vatandaşların daha rahat hizmet alabileceği büyük, modern ve kullanışlı yeni büfelerle değiştirdi. Yeni noktalarda Halk Ekmek hizmeti başlıyor Tokat Belediyesi, nüfusun yoğun olduğu bölgelerde yeni büfelerin kurulumunu tamamladı. Doğukent Mahallesi 2. Etap TOKİ Konutları bölgesinde, Esentepe Mahallesi Atatürk Caddesi’nde, Yeşilırmak Mahallesi Çağgölü Caddesi’nde, Karşıyaka Mahallesi Geksi Caddesi’nde ve Büyükbeybağı Mahallesi Sermet Doğan Koç Parkı bölgesine yeni büfelerin montajında ise sona gelindi. Bu yeni noktalarla birlikte Halk Ekmek büfe sayısı 11’e yükseltildi. Başkan Yazıcıoğlu: "Halk Ekmek, sosyal dayanışmanın güçlü bir parçasıdır" Halk Ekmek hizmetinin sosyal belediyeciliğin önemli adımlarından biri olduğunu vurgulayan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, "Hemşehrilerimizin temel gıda ihtiyacına uygun fiyatlarla ulaşabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Göreve geldiğimizde 6 noktada sunduğumuz Halk Ekmek hizmetini yaptığımız çalışmalarla 11 noktaya çıkardık. Halk Ekmek Fabrikamızda ürettiğimiz ekmeği bugün çok daha geniş bir kesime ulaştırmış olacağız. Sosyal dayanışmayı güçlendirdiğimiz ve üretken belediyeciliği sahada hissettirdiğimiz çalışmalarımıza, Tokat’ımızın her mahallesine değer katacak projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Yeni Halk Ekmek büfelerimizin mahallelerimize, Tokat’ımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "İş dünyası olarak her şartta üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat yapmaya kararlıyız"
05 Aralık 2025 Cuma - 16:21 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "İş dünyası olarak her şartta üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat yapmaya kararlıyız" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Biz iş dünyası olarak her şartta üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat yapmaya kararlıyız" dedi. TOBB tarafından Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları ile Deniz Ticaret Odaları Müşterek Konsey Toplantısı yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Konsey üyelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda reel sektör ve iş dünyasına ilişkin sorunlar ele alındı. Toplantıda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomide zor bir süreçten geçildiğini aktararak, "Dünyada ticaret savaşları ve korumacılık yayılıyor. Küresel büyüme ve ticaret, eski ivmesini kaybediyor. Ülkemiz ekonomisi de tüm bu gelişmelerden olumsuz etkileniyor. Ama bizler enseyi karartmıyor, mücadeleden vazgeçmiyoruz. Biz iş dünyası olarak her şartta üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat yapmaya kararlıyız. Bugünkü gibi devletimizi hep yanımızda görmeyi arzu ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur" diye konuştu. "KOBİ’lere pozitif ayrımcılık sağlamalıyız" Firmalara ve sektörlere ziyaretler düzenlediğini belirten Hisarcıklıoğlu, en büyük sıkıntının krediye erişim olduğunu anlattı. Hisarcıklıoğlu, "Hem kredi büyümesine getirilen kısıtlamalar ve hem de yüksek faiz oranları, özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, alışveriş azalıyor, neticede ekonominin büyümesi yavaşlıyor. Bu sıkıntıları aşmak üzere KOBİ’lere pozitif ayrımcılık sağlamalıyız. Aylık kredi büyüme sınırı dışında tutmalıyız. KOBİ kredi hacmini reel olarak büyütecek adımlar atmalıyız. KOBİ dediğimiz işletmeler, istihdamın dörtte üçünü, toplam özel sektör satış hacminin yarısını ve ihracatın yüzde 40’ını sırtlıyor. Dolayısıyla burada atılacak her olumlu adım, zincirleme biçimde tüm ekonomiye nefes aldıracaktır" dedi. "Emek yoğun sektörlere ek destekler sağlanmalı" İhracat için de desteklerin artırılması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "İhracata muhakkak yeni ve proaktif destekler getirmeliyiz. Özellikle de emek yoğun sektörlere öncelik vermeliyiz. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere emek yoğun sektörlere ek destekler sağlanmalı. Pandemi döneminde olduğu gibi işletmelerimizin mevcut istihdamlarını koruyabilmeleri için kısa çalışma ödeneği devreye alınıp, aktif şekilde kullanılmalı" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 60 bin KOBİ’mize, 80 milyar lira kefalet temin ederek, düşük faizli krediye ulaşmalarını sağladık" Hisarcıklıoğlu, nefes kredilerinin yeniden başlatıldığını hatırlatarak, "Kredi Garanti Fonu (KGF), bu kefaletleri tamamen kendi özkaynaklarından üreterek verdi. Böylece yaklaşık 60 bin KOBİ’mize 80 milyar lira kefalet temin ederek, onların uygun koşullarda ve düşük faizli krediye ulaşmalarını sağladık. Hükümetimizin sağladığı desteklerin boşa gitmediğini de memnuniyetle vurgulamak istiyorum" açıklamasında bulundu. "Tarımsal üretimdeki gelişmeler kaygı verici boyuta ulaştı" Hisarcıklıoğlu, tarımsal üretimdeki gelişmelerin kaygı verici boyuta ulaştığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son olarak bir konuya özellikle dikkat çekmek isterim. Tarımsal üretimdeki gelişmeler kaygı verici boyuta ulaştı. Bu durum sadece bu seneye özgü değil. Son 5 senenin 4’ünde aynısını yaşadık. Yani giderek büyüyen ve yapısal hale gelen bir sorun var. Bir tarafta iklim değişikliği, kuraklık ve su sıkıntısı, diğer tarafta kırsal nüfusun azalması ve elbette üretim ve lojistik maliyetlerindeki artışlar. Tüm bunlar gıda enflasyonu, hayat pahalılığı, sanayi ve ihracatta yüksek girdi maliyeti demek. Bu alanlarda çözümler aramalı, tarımı tekrar nasıl cazip hale getirebileceğimizi tartışmalıyız. Tarımda ve sanayide su verimliliğini ön planda tutmalı, tarımsal üretim desenimizi buna uygun şekilde yeniden düzenlemeliyiz." Program, Hisarcıklıoğlu’nun konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
İliç’te tüm siyasi partilerin ve muhtarların ortak talebi: Çöpler Altın Madeni açılsın
05 Aralık 2025 Cuma - 15:50 İliç’te tüm siyasi partilerin ve muhtarların ortak talebi: Çöpler Altın Madeni açılsın Erzincan’ın İliç ilçesinde faaliyet gösteren Çöpler Altın Madeni’nin 22 aydır kapalı kalmasının ilçe yaşamındaki olumsuz etkisi katlanarak devam ediyor. İliç’te her partiden siyasi temsilci ortak bir basın açıklaması düzenleyerek ilçenin eski refahına kavuşması için madenin yeniden açılmasını talep etti. Çöpler Altın Madeni’nin 22 aydır kapalı olması nedeniyle, İliç ve çevre köylerde derinleşen işsizlik, gelir kaybı, göç, esnafın çöküşü ve sosyal yapının bozulması karşısında artık sürdürülebilir bir yaşam kalmadı. Siyasi parti temsilcilerinden köy muhtarlarına kadar herkes, madenin ilçenin ekonomik omurgası olduğunu, belirsizliğin toplumda psikolojik ve sosyoekonomik tahribata yol açtığını açıkladı. İliç’te herkesin ortak talebi, güvenlik ve çevresel şartlar eksiksiz sağlanmak kaydıyla madenin bir an önce yeniden açılması, halkın sesinin duyulması, mağduriyetlerin giderilmesi ve ilçenin yeniden ekonomik canlılığa kavuşması. Öte yandan şirket, gerekli tüm tedbirleri aldığını, artık kapalı devre üretimle çevre ve insan sağlığı konusunda en risksiz yöntem olan sülfit tesisi ile üretime hazır olduğunu açıklamıştı. Basın açıklamasında konuşan İliç Belediye Başkanı Mehmet Elçi, madenin kapalı kaldığı her gün yalnızca İliç’in değil, Erzincan’ın, bölge illerinin ve hatta Türkiye ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını söyledi. Sadece makinelerin susmadığını dile getiren Elçi, "Esnafın dükkânı sessizleşti, ocaklarda tencereler kaynamaz oldu. Esnaf iş hacmini yüzde 70 oranında kaybetti. İliç’te alternatif bir ekonomik çark yok. Nasıl ki Ege’de, Akdeniz’de turizmle; İç Anadolu’da tarımla geçim sağlanıyorsa İliç halkı da madencilik ile geçimini sağlıyor. Bu bir tercih değil, bu coğrafyanın bize sunduğu doğal bir gerçek. Bu ilçenin yeniden ayağa kalkmasını istiyorsak, esnafımızın nefes almasını istiyorsak ve en önemlisi ailelerimizin huzuru bozulmasın, gençlerimiz göç etmek zorunda kalmasın istiyorsak çevreyi ve insanı merkeze alan madencilik anlayışı ile İliç madeni yeniden açılmalı, bacası yeniden tütmelidir. Mağduriyetimiz noktasında devletimize ve hükümetimize güvenimiz tamdır" diye konuştu. "Madenin açılmasının önünde engel kalmadı" AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Yılmaz ise Çöpler Altın Madeni’nin önce insan, sonra çevre ve ardından güvenli madencilik ilkeleri çerçevesinde, gerekli şartlar sağlandığında ülke ekonomisine yeniden kazandırılmasının önemine değindi. Yılmaz, madenin yeniden faaliyete geçmesi yönünde görüşmelerin aralıksız sürdüğünü de belirtti. Kazadan sonra maden sahasının kapanmasıyla birlikte ilçede ekonomik daralma yaşandığını bildiren Yılmaz, yapılan çalışmalar ve hazırlanan raporlar sonucunda gerekli bütün tedbirlerin alındığını, madenin yeniden açılmasının önünde bir engel kalmadığını aktardı. "Bu belirsizlik bir netliğe kavuşmalı" CHP İlçe Başkanı Gökmen Yıldırım da ilçede yaşayan herkesin Çöpler Altın Madeni’ndeki olaydan etkilenerek manevi ve ardından ekonomik olarak zor günler yaşadığını söyledi. İliç’te madenciliğin uzun süre durmasının her yaştan bireyi olumsuz etkilediğini belirten Yıldırım, CHP olarak madencilik faaliyetinin devam etmesinde insan sağlığı, iş güvenliği ve çevre bütünlüğünü öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. Yıldırım, "İlçe sakinlerimiz hâlen umutlarını madenciliğe bağlamış bir vaziyette ve sosyoekonomik olarak zor şartlarda yaşamını sürdürmektedir. Bu belirsizliğin bir netliğe kavuşturulması halkımızı rahatlatacaktır" dedi. "İlçemizin toplumsal ve ekonomik geleceği için önemli" Anahtar Parti İlçe Başkanı İbrahim Özhan, ilçe dışına ani göçün sosyolojik uyumsuzluk ve aile bütünlüğünde bozulmalara yol açabileceğini vurguladı. Ticari faaliyetlerin madencilik olmadan sürdürülebilirliğini yitireceğini söyleyen Özhan, "Tüm gereklilikler sağlandığında, teknik ve idari koşullar tamamlandığında madenin yeniden faaliyete geçmesi, ilçemizin toplumsal ve ekonomik geleceği için önemlidir" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlarımızın aylarca süren mağduriyetine seyirci kalınamaz" Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanı Hakan Gürbüz, maden faaliyetlerinin durmasıyla ilçede işsizliğin hızla arttığını söyledi. Yüzlerce ailenin gelir kaybına uğradığını ve esnafın işlerinin durma noktasına geldiğini belirten Gürbüz, "Bizler Yeniden Refah Partisi olarak hem güvenliğin eksiksiz sağlanması hem de ilçemizin yeniden ekonomik canlılığına kavuşması gerektiğini savunuyoruz. Vatandaşlarımızın aylardır süren mağduriyetine seyirci kalınamaz. Madenin yeniden faaliyete alınması süreci insan sağlığı ve çevre güvenliği temelinde ilerlemeli, ancak ilçemizin ekonomik çöküşe sürüklenmesine de izin verilmemelidir" dedi. "Çocuklar dahi etkilendi" Deva Partisi İlçe Başkanı Burhan Demir ise İliç nüfusunun büyük bir kısmının düzenli bir işleyişe sahip iş hayatının maden kazası sonrasında sekteye uğradığını söyledi. Bu durumdan esnafların, ailelerin ve çocukların dahi doğrudan etkilendiğini belirten Demir, halkın istekleri ve içinde bulunduğu zor koşulların görmezden gelinmesinin ve sessiz kalınmasının mümkün olmadığını ifade etti. "Maden toplum menfaatleri gözetilerek yeniden üretime geçmeli" MHP İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Ayçiçek, madenin yeniden açılmasının sosyoekonomik olarak elzem olduğunu belirtti. Ayçiçek, "Ancak bunun çevre ve insan hassasiyetlerini ön plana alan bir yaklaşımla yapılması gerekir. Ülkemiz ve yöre halkının isteği, madenin yeniden açılması yönündedir" ifadelerini kullandı. AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Mahmut Gün de yetkililerden, Erzincan’ın ve Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayan madenin toplum menfaatleri gözetilerek yeniden üretime geçmesini talep ettiklerini aktardı. "Neden kimse bizim sesimizi duymuyor?" Çöpler Köyü Muhtarı Celal Çoban, "Köyümüzün temel yaşam faaliyetleri dışında başka bir gelir kaynağı yoktur. Tarım arazimiz, hayvancılık için gerekli mera alanımız bulunmamaktadır. Çöpler Köyü’nün mevcut koşullarda maden kapalıyken ekonomik olarak varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Bugün gelinen noktada maden işletmesi gerekli iyileştirmeleri yapmış ve eksiklerin giderilmesi konusunda önemli adımlar atmıştır. Köyümüzün beklentisi nettir: Maden faaliyetleri gerekli denetim ve şartlar sağlanarak bir an önce yeniden başlatılmalıdır. Bir madenin nasıl çıkarıldığını, üretimin nasıl yapıldığını bilmeyenlerin bizim adımıza karar verip ‘Maden açılmasın’ deme hakkı yok maalesef. Biz bu topraklarda yaşıyoruz, burası bir maden şehri. Neden kimse bizim sesimizi duymuyor? Maden açılmasın diyenler, neden bize hiçbir şey sormuyor? Eğer burada bir sağlık riski, bir tehlike olsaydı en önce biz karşı çıkardık. Çünkü biz bu coğrafyanın insanıyız, bu madenin çevresinde yaşıyoruz" diye konuştu. "Bölgenin kaderi bizlerin ellerinde olsun" İbrahim Çeçen Mahallesi Muhtarı Yakup Tunç, maden kapandıktan sonra bölgede işsizliğin arttığını, birçok ailenin gelir kaybettiğini ve esnafın zor günler yaşadığını söyledi. Muhtar, "Bizim talebimiz nettir: Madenin sağladığı katkının güvenli, şeffaf ve çevreye duyarlı bir şekilde devam etmesi ve yerel istihdamın tam anlamıyla desteklenmesidir. Bölgemizin kaderi başkalarının değil, bu topraklarda yaşayan bizlerin ellerinde olsun" dedi. Sabırlı Köyü Muhtarı Veysel Berşe de kazadan önce köyde 85 hane bulunduğunu, ekonomik şartların ağırlaşmasıyla bu sayının 35’e düştüğünü belirtirken, Doruksaray Köyü Muhtarı Muharrem Karaman ise, İliç’te sosyolojik yapı sarsıldığını, aile düzeninin bozulduğunu ve geçim sıkıntısının kendini gösterdiğini, hayat şartlarının zorlaştığını vurguladı. Kazım Karabekir Mahallesi Muhtarı Ömer Talanay, Çöpler Altın Madeni faaliyetlerinin durdurulmasının yalnızca bir işletmenin kapanması değil, tüm ilçenin geleceğini etkileyen ciddi bir süreç olduğunu belirterek yetkililerden madene yeniden faaliyet izni verilmesini talep etti.
OKA, gıda imalatında teknoloji ve inovasyonu destekliyor
05 Aralık 2025 Cuma - 15:04 OKA, gıda imalatında teknoloji ve inovasyonu destekliyor Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), TR83 Bölgesi’ndeki gıda işletmelerinin teknik personeli ve Kadın Mühendis Okulu mezunlarıyla birlikte TÜGİP Gıda İnovasyon Merkezi’ne çalışma ziyareti düzenledi. Katılımcılar, Türkiye’nin en gelişmiş gıda Ar-Ge altyapılarından biri olan merkezde yeni ürün geliştirme, süreç iyileştirme ve gıda güvenliği alanlarında kapsamlı bilgiler edindi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından Orta Karadeniz Bölgesi’nde (TR83) faaliyet gösteren gıda işletmelerinin teknik personeli ile Organize Sanayi Bölge Müdürlüklerinde istihdam edilen Kadın Mühendis Okulu mezunlarının katılımıyla Türkiye Gıda İnovasyon Platformu (TÜGİP) Gıda İnovasyon Merkezi’ne çalışma ziyareti gerçekleştirildi. Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bulunan merkez, 9 farklı pilot işleme tesisi, 200’ü aşkın işleme makinesi, ileri seviye laboratuvar olanakları ve TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü uzmanlarının sunduğu teknik danışmanlık imkânlarıyla Türkiye’nin en gelişmiş gıda Ar-Ge altyapıları arasında yer alıyor. Ziyaret kapsamında katılımcılar, yeni ürün geliştirme, süreç iyileştirme, alternatif hammadde kullanımı, pilot ölçekli üretim, gıda güvenliği ve kalite yönetimi konularında kapsamlı bilgi edindi. Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsayan TR83 Bölgesi’nde yaklaşık 2 bine yakın işletme ve 20 bini aşkın istihdamla temsil edilen gıda ürünleri imalatı sektörü, bölge ekonomisi için stratejik önem taşıyor. Bu nedenle teknolojik kapasitenin ve rekabet gücünün artırılması kritik bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. OKA’nın Katma Değerli Üretim ve İhracat Sonuç Odaklı Programı kapsamında düzenlenen çalışma ziyareti ile bölgedeki işletmelerin TÜGİP Gıda İnovasyon Merkezi’nin ileri teknolojili altyapısından yararlanması ve önümüzdeki dönemde teknik destek programları üzerinden eğitim ve danışmanlık süreçlerine yönlendirilmesi hedefleniyor.
Yurtiçi Kargo, sektörünün ‘En İtibarlı İş Ortağı’ seçildi
05 Aralık 2025 Cuma - 14:52 Yurtiçi Kargo, sektörünün ‘En İtibarlı İş Ortağı’ seçildi Yurtiçi Kargo, Marketing Türkiye ve Kuantum Araştırma tarafından gerçekleştirilen B2B Excellence Awards araştırmasında sektörünün ‘En İtibarlı İş Ortağı’ unvanına layık görüldü. Yurtiçi Kargo, sektörünün ‘En İtibarlı İş Ortağı’ unvanına layık görüldü. Her yıl iş dünyasının farklı kategorilerde en güvenilir markalarını belirleyen araştırmada şirket, hizmet kalitesinden dijitalleşme performansına, operasyonel başarısından iş ortaklarıyla kurduğu sürdürülebilir ilişkilere kadar birçok alanda gösterdiği istikrarlı performansla birinci oldu. Ödül töreninde şirket adına plaketi Yurtiçi Kargo Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Soner Arslan aldı. Yapılan açıklamaya göre, araştırmanın metodolojisi, verilen ödülün önemini pekiştiriyor. Kuantum Araştırma tarafından gerçekleştirilen çalışmada, Türkiye’nin önde gelen B2B şirketlerinin iş ortaklarıyla binlerce görüşme yapılırken, her marka güvenilirlik, iş birliği kapasitesi, şeffaf iletişim, çözüm üretme becerisi ve teknolojiye uyum gibi çok boyutlu kriterler üzerinden değerlendirildi. İş ortaklarının markalara duyduğu güveni ve algılanan itibarı ölçen model, tüm sektörler için özel bir ‘İtibar Performans Skoru’ oluşturdu. Bu skor doğrultusunda yapılan sıralamada, Yurtiçi Kargo kendi sektöründe en yüksek sonuçlara ulaşarak 2025 yılının en itibarlı iş ortağı seçildi. Ödülü teslim alan Soner Arslan, bu başarının uzun yıllara yayılan stratejik bir yaklaşımın ve müşteri odaklı kültürün sonucu olduğunu vurguladı. Arslan, "Bu ödül bizim için çok değerli çünkü iş ortaklarımızın gözünden nasıl değerlendirildiğimizi ortaya koyuyor. Müşterilerimizin güvenini kazanmayı, şeffaflık ve çözüm odaklılıkla pekiştirmeyi her zaman önceliğimiz haline getirdik. Dijitalleşme yatırımlarımız ve operasyonel süreçlerimizi sürekli geliştirmeye yönelik adımlarımızın sahada karşılık bulduğunu görmek bizi son derece mutlu ediyor. Bu başarıyı tüm iş ortaklarımızla birlikte büyüteceğiz" dedi. Açıklamaya göre, Türkiye’nin en geniş dağıtım ağlarından birine sahip olan şirket, teknoloji odaklı yaklaşımı, uçtan uca dijital takip sistemleri ve müşteri deneyimi süreçlerinde yaptığı yatırımlarla B2B iş dünyasında güçlü bir konum elde etmiş durumda. Şirket, lojistik sektöründe kalite standartlarını yükselten hizmet anlayışıyla hem bireysel müşteriler hem de işletmeler tarafından güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.
Edirne’de polis eşleri tek yürek oldu, tüm ürünler tükendi
05 Aralık 2025 Cuma - 14:50 Edirne’de polis eşleri tek yürek oldu, tüm ürünler tükendi Polis Eşleri Derneği Edirne Şubesi tarafından emniyet mensuplarının ailelerinin eğitim, sağlık, sosyal destek ve diğer ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla destek panayırı düzenlendi. Edirne’de Keleiçi Polis Parkı’nda düzenlenen destek panayırı yoğun ilgi gördü ve tüm ürünler kısa sürede tükendi. Günler öncesinden bir araya gelerek hazırlık yapan polis eşleri, el emeği göz nuru ürünlerini düzenlenen panayırda görücüye çıkardı. Poğaça, börek, sarma, lokma, gözleme, pasta gibi çeşitli ürünlerin yanı sıra temel gıda malzemeleri, elektronik eşyalar, tekstil ve zücaciye ürünleri de uygun fiyatlarla satışa sunuldu. Panayırda bulunan stantları ziyaret eden Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan ve Eşi Polis Eşleri Derneği Edirne Şube Başkanı Canan Ayhan, hem alışveriş yaptı hem de emek veren polislere ve eşlerine teşekkür etti. Panayırın açılışı şehitler anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Daha sonra günün anla m ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Panayırın açılışında konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, polislik mesleğinin zorluklarına dikkat çekerek emniyet mensupları kadar onların ailelerinin de büyük fedakârlık gösterdiğini vurguladı. "Bu etkinlik de bu birlik ve dayanışmanın bir sonucudur" Teşkilatın gücünün, sahada görev yapan personelin kararlılığı kadar ailelerinin desteğinden de geldiğini söyleyen İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, "Polis eşlerimizin sabrı, emeği ve özverisi, teşkilat mensuplarımızın görevlerini daha motive, daha sağlıklı ve daha etkin şekilde sürdürebilmelerine büyük katkı sağlamaktadır. Düzenlenen bu etkinlik de birlik ve dayanışmanın bir sonucudur. Bizler, bu büyük ailenin bir parçası olarak hem teşkilat mensuplarımızla hem de Edirne halkımızla olan bağımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. Ayhan, etkinlikten elde edilecek gelirlerin Polis Eşleri Derneği’nin personele yönelik yürüttüğü sağlık giderlerine katkı sağlama, personelin çocuklarına öğrenci burs desteği gibi faaliyetlerde kullanılacağını belirtti. Konuşmaların ardından şehit ailelerinin de katılımıyla kurdele kesilerek panayırın açılışı yapıldı. Açılışa katılan Edirne Valisi Yunus Sezer ve Eşi Canan Sezer, Jandarma Komutanı Kasım Ermiş, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar stantları dolaşarak yaptıkları alışverişlerle destek oldu. Programda konser veren Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Morİz Ritim Grubu’nun gösterisi de ilgiyle izlenerek telefonlara kaydedildi. Katılımcılar ve vatandaşlar hem alışveriş yaptı hem de müzik eşliğinde gönüllerince eğlendi.
Sunar Mısır Paris’te sahneye çıktı: Fi Europe 2025’te küresel müşterisiyle buluştu
05 Aralık 2025 Cuma - 14:33 Sunar Mısır Paris’te sahneye çıktı: Fi Europe 2025’te küresel müşterisiyle buluştu Küresel gıda endüstrisine sürdürülebilir, yenilikçi ve güvenilir ürünler sağlayan Sunar Mısır, tüm dünyadan gıda alanında inovatif çalışmaların sergilendiği Fi Europe 2025’te görücüye çıktı. Sunar Mısır Genel Müdürü Hakan Yüzer, "Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen mısırı işleyerek farklı endüstrilerde, çeşitli ihtiyaçlara çözüm üretiyoruz. Sunar Mısır olarak hem ulusal hem de küresel arenada önemli bir sorumluluk üstlendik" dedi. Gıda, tarım ve biyoendüstri alanında faaliyet gösteren Sunar Yatırım’ın grup şirketi Sunar Mısır, gıda sektörünün küresel oyuncularının yenilikçi çalışmalarını sergilediği Fi Europe 2025’e katıldı. 2-4 Aralık 2025 tarihleri arasında Paris Expo Porte de Versailles’da düzenlenen organizasyonda 135’ten fazla ülkeden profesyonel yer alırken Sunar Mısır, geniş ürün portföyü, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve Ar-Ge kapasitesiyle fuarda yoğun ilgi gördü. "Doğadan gelen hammaddeleri ileri teknolojiyle dönüştürüyoruz" Uluslararası fuarlara katılımla hem mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini derinleştirmeyi hem de yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Sunar Mısır Genel Müdürü Hakan Yüzer, "Bu tür küresel organizasyonlar sayesinde özellikle Avrupa ve Amerika pazarları için stratejik öneme sahip ürünlerde görünürlüğümüzü artırıyor ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik teknik ve ticari çözümlerimizi yüz yüze aktarma imkânı buluyoruz. Sunar Mısır olarak doğadan gelen ürünleri, ileri teknolojiyle dönüştürerek sürdürülebilir ve yüksek kaliteli hammadde haline getiriyoruz. Uzun yıllardır, uluslararası pazarlarda güvenilir bir tedarikçiyiz. Fi Europe gibi dünyanın en büyük fuarlarından birine katılmak, uluslararası pazarlarda marka bilinirliğimize katkı sağlıyor" diye konuştu. İthalata bağımlılığı azaltacak üretim hamlesi Sunar Mısır’ın düşük glisemik indeks, yağ azaltma, şekersiz çözümler sunma, yüksek kalite ve sürdürülebilir üretim gibi avantajlarla üreticilere fonksiyonel fayda sağladığına dikkat çeken Hakan Yüzer, "Şirketimizin teknolojiden ve bilimden beslenen üretim anlayışı; enerji verimliliği, gıda güvenliğine tam uyum ve sürdürülebilirlik üzerine kurulu. Bu vizyonun bir diğer parçası ise ülkemizin ithalata bağımlılığını azaltacak üretim gücünü genişletmek. Bu doğrulta Çukurova’nın bereketli topraklarında yetişen mısırı işleyerek farklı endüstrilerde, çeşitli ihtiyaçlara çözüm üretiyoruz. Sunar Mısır olarak hem ulusal hem de küresel arenada önemli bir sorumluluk üstlendik" açıklamasını yaptı. Ar-Ge odaklı ürün portföyü sergilendi Fuarda polioller, nişasta, modifiye nişasta, dekstrin, glukoz şurupları, glukoz-fruktoz şurupları ve maltodekstrin şuruplarından oluşan geniş ürün portföyünü tanıtan Sunar Mısır’ın bu ürünleri şekerleme, içecek, fırıncılık, sos, hazır gıda ve kaplama uygulamaları gibi pek çok alanda fonksiyonel fayda sağlıyor. İlaç ve kozmetik sanayisinde kullanılan toz sorbitolü Türkiye’de üreten tek şirket olan Sunar Mısır’ın, Sunsorb Sorbitol, Sunsorb Toz Sorbitol, Maltitaste Maltitol, SMT Gum Modifiye Nişasta, SM Fdex Dekstrin ve sert şeker uygulamalarına yönelik Maltitaste Dulce 6040 ürünleri fuarda öne çıktı. Ziyaretçiler, Sunar Mısır’ın hammadde ürünlerinin yanı sıra bu ürünlerle hazırlanmış son ürün örneklerini tat, doku ve homojenlik açısından inceleme fırsatı buldu.
Bakan Şimşek: ‘‘Enflasyon düşüyor ve düşmeye devam edecek’’
05 Aralık 2025 Cuma - 14:10 Bakan Şimşek: ‘‘Enflasyon düşüyor ve düşmeye devam edecek’’ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘En büyük önceliğimiz enflasyonu düşürmek. Hedefimiz gelecek sene enflasyonu yüzde 20’nin altına düşürmek. Enflasyon düşüyor, düşmeye devam edecek Hükümetimizin nihai amacı kapsayıcı büyümeyi ve adil gelir dağılımını sağlamak’’ dedi. Halkbank Gençİz Gençlik Zirvesi’nin ikincisi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleşti. Bakan Şimşek, yaptığı konuşmada Türkiye’nin uyguladığı ekonomi programa ilişkin bilgi verdi. Enflasyon rakamları hakkında bilgi paylaşan Şimşek, ‘‘En büyük önceliğimiz enflasyonu düşürmek. Enflasyonda 2025 yılını büyük ihtimalle yüzde 31 seviyelerinde bitireceğiz. Enflasyon düşüyor ve düşmeye devam edecek’’ dedi. ‘‘Nihai amacımız kapsayıcı büyümeyi ve adil gelir dağılımını sağlamak’’ Hükümetin nihai amacının kapsayıcı büyümeyi ve adil gelir dağılımını sağlamak olduğunun altını çizen Şimşek, ‘‘Nihai amacımıza ulaşmak için yapısal dönüşümü başarmamız gerekiyor. Cumhurbaşkanımız liderliğinde bu programı uyguluyoruz. Bu programın üç evresi var; birinci evre makro risklerin yönetimi, ikinci evrede mali disiplini tesis ettik cari açığı düşürdük, kur korumalı mevduat mekanizmasından çıktık enflasyon düşmeye başladı. Üçüncü evre ise kazanımların pekiştirildiği tek haneli enflasyonun kalıcı olduğu, cari açığın sorun olmaktan çıktığı, verimlilik ve rekabet gücünün artması için reformların hızlandığı dönem olacak. Üçüncü evreye gelecek sene geçiyoruz’’ şeklinde konuştu. Temel mallarda enflasyonun yüzde 20’nin altına düştüğünü hatırlatan Şimşek, ‘‘Gıda enflasyonu yüzde 27 civarı. Buna rağmen manşet enflasyon yüzde 31. Çünkü Türkiye’de kira, eğitim ve hizmet enflasyonu hala yüksek seyrediyor. Hizmet enflasyonu yüzde 97’den yüzde 44’e kadar düştü. Bunu düşürmek için deprem bölgesinde konut inşa ediyoruz 350 bin konutu teslim ettik. Gelecek sene 600 bin konut teslim edilecek. Sosyal konut projeleri devam ediyor, kentsel dönüşüm projelerini uyguluyoruz. Bütün bunları bütçeden yapıyoruz. Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 90’ı devlet okullarına gidiyor. Yüzde 10’un gittiği özel okullarda ise yüksek rakamlar görüldü, oralarda da makul fiyatlar görülecek’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Kamuda tasarruf çabası var ve sonuç alıyoruz’’ Önümüzdeki dönemde kamu maliyesinde önemli reformlar planladıklarını dile getiren Şimşek, ‘‘Bütçe açığımız deprem nedeni ile milli gelire oranı yüzde 5’e çıkmıştı. Bütçe açığımız bu sene yüzde 3’e düştü, gelecek senelerde daha düşük seviyelere düşüreceğiz. Tasarruf konusunda kamu giderlerini kontrol altına almada başarılı olduk. 10 yıllık ortalamaya göre bu harcamaların (kamu giderleri) bütçeye oranı yüzde 4,6. Biz geçen sene yüzde 3,1’e indirdik, bu sene 3’ün de altında olacak. Kamuda tasarruf çabası var ve sonuç alıyoruz’’ sözlerini ifade etti. KKM’nin de 143 milyar dolar azaltıldığını da ifade eden Şimşek, "Türkiye’nin bilançosunda 250 milyar doları aşan bir iyileşme var" dedi. Altın ithalatına ilişkin de bilgi paylaşan Şimşek, ‘‘Altın ithalatı sadece sanayide kullanmak için yapılmıyor. Altın bir portföy tercihidir, saygı duyuyoruz. Vatandaşımızın ithal ettiği altınları bir kenara bırakırsak Türkiye’de cari açık kalmıyor. Osmanlı’nın son 100 yılına da baksanız, Türkiye’nin ilk 100 yılına da baksanız en büyük darboğaz döviz darboğazıdır. Cari açıkla ilişkilidir. İlk defa biz yapısal olarak biz bu sorunu aşma noktasındayız’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Yatırım yapılabilir kategoriye doğru hızla ilerlemeye devam edeceğiz’’ Bakan Şimşek Merkez Bankası rezervlerinin arttığına da dikkat çekerken, ‘‘Çünkü her an bir takım şoklarla karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle rezerve ihtiyaç var. Biz net rezervlerimizi son 2 yılda programımız dahilinde 118 milyar dolar artırdık. Kur korumalı mevduatı 143 milyar dolar azalttık, bitiyor 400 milyon dolar kaldı vadesini bekliyoruz. Türkiye’nin bilançosunu 250 milyar dolar iyileştirdik. Türkiye’nin risk pirimi son 7,5 yılın en iyi seviyesine geldi. Son 2 yılda Türkiye’nin risk pirimi 472 baz puan düştü. Bize benzer ülkeler 49 baz puan düştü. Türkiye’nin kredi notu en az 2 kademe artırıldı. Yatırım yapılabilir kategoriye doğru hızla ilerlemeye devam edeceğiz’’ açıklamasında bulundu. Şimşek, ‘‘2002’de dünya ekonomisinde 21’inci sıradayken şimdi 16’ıncı sıradayız. Satın alma gücü paritesinde 16’ıncı sıradan 11’inci sıraya yükseldik’’ diye konuştu.