EĞİTİM
02 Ocak 2026 Cuma - 14:17 Uzmandan ebeveynlere sömestr tatili uyarısı Uzmanlar, yaklaşan sömestr tatili öncesinde velileri denge konusunda uyardı. Tatilin, eğitimden tamamen kopulan bir rehavet sürecine ya da yoğun bir ders kampına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan eğitimciler, özellikle ebeveynlere önemli bilgiler verdi. Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, sömestr tatili öncesinde ailelere ve öğrencilere uyarılarda bulundu. Sömestr tatilinin yalnızca öğrenciler için bir dinlenme arası olarak görülmemesi gerektiğini belirten Pınar Kalaycı Zehir, bu dönemin doğru yönetildiğinde çocukların hem akademik hem de psikolojik olarak ikinci döneme güçlü başlaması için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Velilere seslenen Zehir, tatil sürecinde en sık yapılan hatanın çocukları ya tamamen serbest bırakmak ya da yoğun akademik programlara zorlamak olduğunu ifade ederek, "Tatil, öğrenmeden kopmak anlamına gelmediği gibi, ikinci bir dönem stresine de dönüştürülmemelidir" dedi. "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor" İlk dönemde derslerinde zorlanan öğrenciler için sömestr tatilinin bir telafi yarışına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Zehir, ailelerin öncelikle çocuklarının neden zorlandığını anlamaya çalışması gerektiğini belirtti. Zehir, zorlanmanın yalnızca akademik bilgi eksikliğinden değil; dikkat, planlama, motivasyon kaybı ya da kaygıdan kaynaklanabileceğine dikkati çekti. Tatil dönemlerinde artan ekran süresi ve bozulan uyku düzeninin çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini vurgulayan Zehir, "Uzun süreli ve sınırsız ekran kullanımı dikkat süresini azaltıyor, motivasyonu düşürüyor ve uyku problemlerine yol açıyor. Uyku düzeninin tamamen bozulması ikinci döneme uyumu zorlaştırıyor" diye konuştu. "Önemli bir fırsat" Düşünür Kolejleri Rehberlik Koordinatörü Pınar Kalaycı Zehir, ebeveynlere ekranı yasaklamak yerine net sınırlar koymalarını ve çocuklara ekran dışı alternatifler sunmalarını önerdi. Sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerin çocukların ruh sağlığı açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayan Zehir, "Kendini yalnızca akademik başarıyla tanımlamayan çocuklar, başarısızlıkla karşılaştıklarında çok daha dayanıklı oluyor" şeklinde konuştu. Tatil dönemlerinin bu alanlara zaman ayırmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Zehir, bu faaliyetlerde temel amacın mükemmeliyet değil, çocuğun keyif alması ve kendini yeterli hissetmesi olduğunu dile getirdi. Velilere yönelik değerlendirmesinde, tatilin çocukların kendileriyle temas kurabildiği bir dönem olması gerektiğini ifade eden Zehir, ikinci döneme sağlıklı bir başlangıç için düzenli uyku, sınırlı ama sürdürülebilir çalışma alışkanlığı, aileyle kaliteli zaman ve gerçekçi hedefler belirlemenin önemine dikkati çekti. Zehir, "Çocuğun yeni döneme ’daha çok çalışmalıyım’ baskısıyla değil, ’daha bilinçli ve dengeli ilerleyebilirim’ düşüncesiyle başlaması hem başarı hem ruh sağlığı açısından belirleyicidir" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:28 İhlas Kolejinden bursluluk sınavına giren her öğrenciye ücretsiz rehberlik hizmeti İhlas Koleji, 10 Ocak Cumartesi günü düzenleyeceği bursluluk sınavına başvuran tüm öğrencilere, ücretsiz olarak "Öğrenme Stilleri Envanteri" ve "Enneagram Mizaç Testi" uygulayacağını açıkladı. Eğitimde 30’uncu yılını kutlayan İhlas Koleji, Bahçelievler, Beylikdüzü ve Ispartakule kampüslerinde gerçekleştirilecek bursluluk sınavıyla öğrencilere yalnızca burs imkânı değil, aynı zamanda profesyonel rehberlik desteği sunmayı amaçlıyor. 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerine "Öğrenme Stilleri Envanteri" uygulanırken bu sayede öğrencilerin görsel, işitsel ve kinestetik öğrenme eğilimlerinin belirleneceği hedeflenecek. 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine ise kişilik yapılarını ve güçlü yönlerini analiz eden "Enneagram Mizaç Testi" uygulanacak. Yapılacak uygulamalarla öğrencilerin sınav sonuç karnesinin yanı sıra öğrenme biçimlerini ve kişilik özelliklerini ortaya koyan detaylı bir değerlendirme raporu hazırlanacak. Bu raporlar, öğrencilerin potansiyellerinin, yeteneklerinin ve mizaç özelliklerinin daha yakından tanınmasına katkı sağlayacak. Sınava başvuran her öğrenciye uygulanacak olan rehberlik envanterlerinin sonuçları ayrıca velilerle de paylaşılacak. İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur: "Her çocuk keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir" Konuyla ilgili konuşan İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur, "Çocukların öğrenme stillerini bilmek ve onların mizacına uygun bir yaklaşımı geliştirmek çok kritik bir öneme sahip. Bu yüzden velilerimiz sınav sonucunu almaya geldiklerinde çocuklarının akademik durumunun yanı sıra, ’Çocuğum en iyi nasıl öğrenir?’ veya ’Çocuğumun mizaç özellikleri nelerdir?’ sorularının cevabını içeren profesyonel bir dosyayı da teslim alacaklar" ifadelerini kullandı.
Minik başkanın sınıftaki seçim sözü yerine getirildi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:23 Minik başkanın sınıftaki seçim sözü yerine getirildi Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Naşide Halil Gelendost İlkokulu 3/E sınıfı öğrencilerinden Bilge Mercan Orhan’ın sınıf başkanlığı seçimlerinde, "Seçilirsem Şükrü başkanımızı sınıfımıza getireceğim" diyerek verdiği sözü yerine getirerek, okula gitti, öğrencilerle bir araya geldi. Naşide Halil Gelendost İlkokulu 3/E sınıfı öğrencilerinden Bilge Mercan Orhan, "Seçilirsem Şükrü başkanımızı sınıfımıza getireceğim" diyerek girdiği sınıf başkanlığı seçimini kazandı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, minik Başkan Bilge Mercan Orhan’ın vaadini yerine getirdi. Naşide Halil Gelendost İlkokulu 3/E sınıfını ziyaret eden Başkan Başdeğirmen, okul girişinde öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. 3/E sınıfında, sınıf başkanı Bilge Mercan Orhan tarafından çiçekle karşılanan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencilerle ve sınıf öğretmeni Mehmet Kadıoğlu ile sohbet etti. Başkan Başdeğirmen’e okul müdürü Hakan Susam eşlik etti. Başkan Başdeğirmen: "En güzel tarafı Mercan’ın sözünü yerine getirmesi" Bilge Mercan Orhan’ın sınıf başkanlığı seçimlerinde ’eğer beni seçerseniz ben de okula Şükrü başkanı davet edeceğim’ şeklinde bir söz verdiğini belirten Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Mercan’ın vermiş olduğu sözü yerine getirdik. Hayatta en önemli şey yapabileceğin bir sözü vermektir. Söz çok değerlidir. Söz verdiyseniz onu yapmalısınız. En güzel tarafı Mercan’ın sözünü yerine getirmesi. Mercan’a teşekkür ediyoruz" dedi. "Mücadeleci olmak zorundayız" Bilge Mercan Orhan’ın sınıf başkanlığı seçimlerinden önce kendisini aradığını kaydeden Başkan Başdeğirmen, "Mercan seçimden önce beni aradı. Başkan adayı olacağını söyledi ve kazanırsam ziyarete gelir misin diye sordu. Ne yaptı, sözünü garantiye aldı. Ben de kendisine ’kazanırsan geleceğim’ dedim. Burada verdiğimiz sözlerin kıymetini anlıyoruz. Kazanana saygı göstermesini bilmemiz gerekiyor. Kaybetmenin bu işin sonu olmadığını bilmemiz gerekiyor. Biz mücadeleci olmak zorundayız. Medeni cesaretlerinden dolayı adayların hepsini tebrik ediyorum. Seçilen Mercan’a da başarılarının devamını diliyorum" şeklinde konuştu. Orhan: "Teşekkür ederim" Sınıf başkanı Bilge Mercan Orhan da sınıf başkanlığına aday olduğunu ve demokrasinin gereği olarak başkan seçildiğini söyledi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i sınıfa davet için arkadaşlarına söz verdiğini ifade eden Orhan, "Başkanımız sınıfımıza kadar geldi. Geldiğiniz için teşekkür ederim" dedi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencilerin sorularını da yanıtladı. Bir öğrencinin ‘Belediye başkanlığı yapmak kolay mı?’ sorusunu cevaplayan Başkan Başdeğirmen, hiçbir mesleğin kolay olmadığını belirterek, severek iş yapmanın öneminden bahsetti. Daha sonra Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencilerin hep bir ağızdan söylediği ‘Benim Babam’ şarkısını dinledi. "Kitap Fuarı’na mutlaka gelin" Öte yandan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 12-21 Aralık tarihleri arasında Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezi’nde 8. Isparta Kitap Fuarı’nı düzenleyeceklerini ifade ederek, öğrencileri fuara davet etti. Başkan Başdeğirmen, "12 Aralık Cuma günü fuarımız kapılarını açacak ve 10 gün devam edecek. Daha kolay alışveriş yapın diye sizlere her biri 50 lira olan kuponlar vereceğiz. 50 lira olan bir kitabı bu kuponla alabilirsiniz. 70 liralık bir kitap alacaksınız kuponu verdikten sonra 20 lira daha ilave etmeniz gerekir. Öğretmeninize rica edelim, anne ve babalarınıza da söyleyin bir kez değil en az iki kez sizi kitap fuarına getirmelerini isteyin" dedi. Ziyaretin sonunda Başkan Başdeğirmen, öğrencilere kalem ve kalemlik hediye etti.
Niğde’de aşçılık öğrencileri beyaz önlüklerini giydi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:09 Niğde’de aşçılık öğrencileri beyaz önlüklerini giydi Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı öğrencileri için Beyaz Önlük Giyme Töreni düzenlendi. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, geleceğin aşçıları mesleğe ilk adımlarını simgeleyen beyaz önlüklerini giydi. Törene, Rektör Prof.Dr. Hasan Uslu, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Serkan İbiş, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve aileleri katıldı. Törende, Prof. Dr. Serkan İbiş’in yanı sıra öğrenciler adına Aşçılık Programı birinci sınıf öğrencisi Esma Şengül de bir konuşma yaptı. Törende konuşan Prof. Dr. Serkan İbiş, önlük giyen öğrencileri tebrik ederek, katkılarından dolayı Rektör Hasan Uslu’ya teşekkür etti. Rektör Prof.Dr. Hasan Uslu mutfak kültürünün milletlerin kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, Türk ve Niğde mutfağının medeniyet tarihinin zenginliklerini yansıttığını ifade etti. Uslu, Aşçılık Programı’nın yedinci yılına girdiğini hatırlatarak, programın sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırmanın yanı sıra yerel mutfak kültürünü yaşatmayı hedeflediğini vurguladı. Ahilik geleneğinin önlük giyme törenleriyle yaşatıldığını belirten Uslu, öğrencilerin gastronomi ve turizm alanında üniversiteyi en iyi şekilde temsil edeceklerine inandığını söyledi. Açılış konuşmalarının ardından öğrencilere belgeleri takdim edildi ve beyaz önlükler giydirildi.
MCBÜ’de Dünya İnsan Hakları Günü paneli
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:04 MCBÜ’de Dünya İnsan Hakları Günü paneli Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) İnsan Haklarını Güçlendirme ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında "İnsan Hakları" konulu panel düzenlendi. Rektörlük Seminer Salonu’nda yapılan panele üniversite akademisyenleri, öğrenciler ile Manisa Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu üyeleri katıldı. Panelin moderatörlüğünü İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatice Yurtsever üstlendi. Panelde, İİBF öğretim üyesi Doç. Dr. Dilek Dulay Yangın, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceyhun Akın Cengiz ve MCBÜ Engelli Danışma ve Koordinasyon Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Özhan Kalaç konuşmacı olarak yer aldı. Panelin açılış konuşmasını yapan Merkez Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Seda Seyman, 10 Aralık 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin "tarihi bir adım" olduğunu vurguladı. Bildirgenin tüm dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlandığını hatırlatan Seyman, bu tarihin toplumun haklar konusunda bilgilendirilmesi için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. "İnsan hakları sadece teorik bir kavram değil" Prof. Dr. Hatice Yurtsever ise insan haklarının yalnızca teorik bir kavram olmadığını, dünyanın birçok bölgesinde çatışmalar, göçler, ayrımcılık ve şiddetin sürdüğünü kaydetti. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet, engelli bireylerin karşılaştığı zorluklar ve çalışma hayatındaki eşitsizliklere dikkat çeken Yurtsever, "Hakların korunması ve geliştirilmesi adına sorumluluk almak zorundayız" dedi. Panelin ilk konuşmacısı Doç. Dr. Dilek Dulay Yangın, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) çalışma hayatında cinsiyete dayalı ayrımcılık konusundaki kararlarına değindi. Hamilelik döneminde kadınların uğradığı ayrımcılığın hâlâ ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Yangın, işe alımın hamilelik gerekçesiyle durdurulması, görev verilmemesi veya farklı çalışma koşullarının uygulanmasının ayrımcılık olarak değerlendirildiğini, TİHEK tarafından idari para cezaları kesildiğini belirtti. Doç. Dr. Ceyhun Akın Cengiz ise "Yoksulluk ve İnsan Hakları" başlıklı sunumunda, yoksulluğun bir insan hakları ihlali olduğunu vurguladı. Yoksul bireylerin yaşam, sağlık, eğitim ve barınma gibi temel haklardan yeterince yararlanamadığını ifade eden Cengiz, yoksulluğun kişinin potansiyelini ortaya koymasını engellediğini ve güvencesiz bir yaşamı zorunlu kıldığını söyledi. Türkiye Engelsiz Bilişim Platformu Koordinatörü ve MCBÜ Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Özhan Kalaç, Türkiye’nin engelli hakları alanındaki dönüşümünü ele aldı. 2005 tarihli Engelliler Kanunu ile engellilik anlayışında hak temelli bir yaklaşımın benimsendiğini belirten Kalaç, 2009’da BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin onaylanmasıyla "makul düzenleme, bağımsız yaşam ve katılım" gibi kavramların ulusal politikalara yerleştiğini ifade etti. Türkiye’nin 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi ile erişilebilirlik, afet durumları, kamusal hizmetler ve istihdam alanlarında önemli ilerlemeler kaydettiğini aktardı. Panel, Prof. Dr. Hatice Yurtsever ve Dr. Öğr. Üyesi Seda Seyman’ın panelistlere teşekkür belgelerini takdim etmesinin ardından katılımcıların sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.
Anadolu Üniversitesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Arasında Stratejik İş Birliği Protokolü imzalandı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:33 Anadolu Üniversitesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Arasında Stratejik İş Birliği Protokolü imzalandı Anadolu Üniversitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında kurumlar arası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından imzalanan protokol; gençlik alanındaki çalışmaların akademik birikimle güçlendirilmesini, gençlik politikaları, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal projeler alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir model oluşturulmasını hedefliyor. Gençlik çalışmalarında akademik ve uygulamalı iş birliği Eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında nitelikli çalışmalar yürüten Anadolu Üniversitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile kapsamlı bir iş birliği protokolünü hayata geçirdi. Protokol; gençlik alanında yürütülen çalışmaları bilimsel veriye dayalı stratejilerle desteklemeyi, ortak araştırmalar geliştirmeyi ve üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerine aktif katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor. İş birliği; akademik yayın ve araştırmaların yanı sıra gençlerin ihtiyaçlarına yönelik etkin çözümler geliştirilmesini ve sahada uygulanacak sosyal sorumluluk projelerinin desteklenmesini de kapsıyor. Bu çerçevede, teorik bilginin pratikle bütünleştiği sürdürülebilir bir model oluşturulması hedefleniyor. "Bu protokol, gençlik politikaları, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal projeler alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir model oluşturacak" Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile uzun süredir çeşitli projeler yürütüldüğünü, imzalanan bu protokolün ise gençlere yönelik çalışmaların daha sistemli ve kapsayıcı bir çerçevede geliştirilmesine imkân sağlayacağını belirtti. Sporun Anadolu Üniversitesinin yaşam kültürünün önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Adıgüzel, Bakanlık tarafından yapımı tamamlanan Yunus Emre Spor Salonunun faaliyete geçtiğini ifade etti. Adıgüzel, salonun 20’ye yakın spor branşına imkân tanıyan ve dört ayrı spor tesisini bünyesinde barındıran büyük bir kompleks olduğunu söyledi. Üniversite yerleşkesindeki çim sahanın da Bakanlık tarafından yenilendiğini aktaran Adıgüzel, bu yatırımların Eskişehir başta olmak üzere bölgemizdeki öğrencilerin, gençlerin ve spora ilgi duyan tüm bireylerin spor imkanlarına erişimini önemli ölçüde güçlendirdiğini ifade etti. Üniversitenin spor alanındaki zamansal birikimine de değinen Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinde bugüne kadar çeşitli branşlarda 20 binin üzerinde sporcu yetiştirildiğini ve 1000’in üzerinde millî sporcunun Türk sporuna kazandırıldığını kaydetti. Protokolün; farklı üniversitelerden araştırmacıları, gençlik çalışanlarını ve ilgili profesyonelleri ortak bir zeminde buluşturacağını belirten Rektör Adıgüzel, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın gençlik çalışmalarına verdiği güçlü desteğin ve Bakanlığın sahadaki kurumsal birikiminin, Üniversitenin akademik ve uygulamalı çalışmalarıyla birleşmesinin gençlik politikaları, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal projeler alanında kalıcı ve sürdürülebilir bir model oluşturacağını ifade etti.
Demirci’de öğrenciler insan haklarını atölyelerde keşfetti
10 Aralık 2025 Çarşamba - 14:07 Demirci’de öğrenciler insan haklarını atölyelerde keşfetti 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrenciler hem insan haklarını öğrendi hem de kurulan atölyelerde hazırladıkları çalışmalarla farkındalık oluşturdu. Demirci Kaymakamı Fatih Bayram ve Belediye Başkanı Erkan Kara, yaşam hakkının evrenselliğine vurgu yaptı. Manisa’nın Demirci ilçesinde 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında Cengiz Topel Enver Armağan İlkokulu’nda kutlama programı düzenlendi. Programa Demirci Kaymakamı Fatih Bayram, Belediye Başkanı Erkan Kara, MCBÜ Demirci Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatma Şaşmaz Ören, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bilal Çetinkaya ve ilçe protokolü katılarak öğrencilerin etkinliklerine eşlik etti. Öğrencilerin bilinç düzeyini artırmayı hedefleyen programda, insan haklarının temel maddeleri öğrencilere sade ve anlaşılır bir şekilde aktarıldı. Her bireyin doğuştan sahip olduğu haklar, eşitlik ilkesi ve çocuk haklarının önemi üzerinde duruldu. Programın ilgi çeken bölümlerinden biri, Demirci Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğrencileri tarafından hazırlanan insan hakları konulu atölyeler oldu. Öğrenciler hazırladıkları posterler, el çalışmaları ve kısa mesaj kartlarıyla hak ve özgürlüklerin anlamını kendi ifadeleriyle anlatarak renkli görüntüler oluşturdu. Belediye Başkanı Erkan Kara konuşmasında, insan haklarının evrensel olduğuna dikkat çekerek, "Dil, din, ırk, mezhep farkı gözetmeksizin herkesin en temel hakkı yaşam hakkıdır. Ne yazık ki bugün dünyada Gazze başta olmak üzere birçok yerde insanların yaşam hakkı gasp ediliyor. İnsan hakları sadece kâğıt üzerinde kalmamalı, uygulanmalıdır. Gelecekte daha yaşanabilir bir dünya siz gençlerle mümkün olacaktır" dedi. Kaymakam Fatih Bayram ise insan haklarının tarihi gelişimine değinerek, "İnsan haklarının geçmişi 1215 Magna Carta’ya kadar dayanıyor. Anayasamızın 2. maddesi de Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına saygılı bir devlet olduğunu vurgular. İlçe İnsan Hakları Kurulumuz ile ihlalleri değerlendirip gerekli mercilere iletiyoruz. En temel hak yaşam hakkıdır. Bugün Gazze’de ve Doğu Türkistan’da yaşananlar bunun en acı örnekleridir" diye konuştu. Demirci’de gerçekleştirilen İnsan Hakları Günü etkinliği, öğrenciler ve katılımcılar tarafından büyük ilgiyle takip edildi.
ÖSYM Başkanı Ersoy: "YDS’de yapay zeka ile hazırlanan sorular tam not aldı, kapsamı genişleteceğiz"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:46 ÖSYM Başkanı Ersoy: "YDS’de yapay zeka ile hazırlanan sorular tam not aldı, kapsamı genişleteceğiz" ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, kurumun sınav süreçlerinde yapay zekâ kullanımının giderek artacağını belirterek, özellikle yabancı dil sınavlarında önemli adımlar atıldığını söyledi. Ersoy, "Yaptığımız iki Yabancı Dil Sınavı’nda (YDS) yapay zekâ tarafından hazırlanmış soruları kullandık. Geçerlilik ve güvenlik açısından tam not aldı. Bunu artırarak devam edeceğiz" dedi. Samsun Üniversitesi(SAMÜ), British Council, The Open University ve Oxford University iş birliğiyle düzenlenen Quality in English Medium Instruction Forum-A Decade of Progress and the Road Ahead başlıklı uluslararası organizasyona Ballıca Kampüsünde ev sahipliği yaptı. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nde düzenlenen etkinlik açılış programıyla başladı. SAMÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy ve British Council Direktörü Denise Waddingham’ın açılış konuşmalarıyla başlayan forum, İngilizce Eğitim (EMI) alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getirerek yükseköğretimde küresel ölçekte yürütülen akademik tartışmalara önemli bir zemin oluşturdu. Oxford University’den Prof. Dr. Ernesto Macaro, NILE’dan James Thomas ve The Open University’den Prof. Anna Kristina Hultgren’in katkılarıyla gerçekleştirilen oturumlar ve atölye çalışmaları, EMI alanında yeni eğilimleri ve geleceğe yönelik yol haritalarını masaya yatırdı. "Yapay zeka dönemi geliyor" ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, programın ardından basın mensuplarının soruları cevapladı. Ersoy, her yıl 60–70 sınav ve yaklaşık 25–30 yerleştirme işlemi gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, soru havuzunu genişletme ihtiyacına dikkat çekti. Ersoy, "2 tane yapmış olduğumuz Yabancı Dil Sınavı’nda (YDS) yapay zekâ tarafından hazırlanmış soruları sorduk. Geçerlilik ve güvenlik anlamında tam not aldı. Bunu artırarak devam edeceğiz. Sadece dil sınavlarında kalmayacağız. Biz her yıl 60 ile 70 arasında sınav yapıyoruz. Bunların beraberinde 25–30 civarında yerleştirmeler yapıyoruz. Dolayısıyla bu sınavlarda ‘soru havuzu’ denilen ciddi bir problemimiz var. Soru havuzunu artırma anlamında yapay zekâyı aktif bir şekilde kullanacağız. Özellikle dil sınavlarına ilişkin değerlendirmede yapay zekâ çalışmalarımız devam ediyor. Tabii bu uzun soluklu bir süreçtir. Bu hemen yarın olacak bir süreç değildir. Bununla ilgili projelerimiz başladı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu sonuca da ulaşacağız. Her hafta randevulu sistemle dil sınavı yapmak istiyoruz. On binlerce insanı aynı anda sınava alma derdimiz var. Değerlendirmelerde de hem yapay zekâyı hem de bir değerlendirici kullanıp inşallah daha hızlı sonuç verecek dil sınavları yapacağız" dedi. "E-TEP 14 yıllık bir rüyaydı, hayata geçirdik" Türkiye’de ilk kez ÖSYM tarafından geliştirilen ve dört beceriyi ölçen E-TEP sınavının yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayan Ersoy, "Artık biz yeni bir çığır açtık. E-TEP sınavını Türkiye’de hayata geçirdik. 14 yıllık bir rüya bizim dönemimizde hayata geçti. Artık bundan sonra Türkiye’de ÖSYM tarafından üretilen, dört beceriyi ölçen bir sınavımız var. Bu sene sınavı temmuz ve kasım ayında iki kez gerçekleştirdik. Hedefimiz önümüzdeki sene bu sınavı dört kere yapmak. Şu anda bu sınavı dört merkezde yapıyoruz. İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’da yapıyoruz. Beş bin kapasite ile yapıyoruz. YÖK Başkanı ile görüşmelerimiz sonucunda her merkezde bir sınav merkezi açarak her ilde ve her üniversitede E-TEP adını verdiğimiz bu sınavı yaygınlaştıracağız. Bu sınavın etkisiyle Türkiye’deki dil öğretiminde bir kelebek etkisi yaparak ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitedeki dil eğitimine büyük katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Yabancılar için Türkçe sınavını inşallah hayata geçiriyoruz. Onunla ilgili tüm çalışmalarımız tamamlandı. 2026 yılının başlarında inşallah YÖK Başkanımızın destekleriyle dört becerili Türkçe sınavını hayata geçireceğiz. Herhangi bir dilin dört becerili olarak sınavının yapılmasının temelini oluşturuyoruz. ÖSYM’de İngilizceden sonra en fazla yaptığımız sınav Arapçadır" diye konuştu. "Sınav güvenliği açısından uluslararası ölçekte bir kurumuz" Sınav güvenliğinin en üst düzeyde olduğu kurumun kendileri olduğunu ifade eden Ersoy, "Yaygınlık ve kapsam anlamında uluslararası düzeyde bir kurum olduğumuz için bu tip uluslararası etkinliklere katılıyoruz. Biz ÖSYM olarak tek beceri ölçen bir sınav yapıyoruz. YDS ve YÖK-Dil adını verdiğimiz sınavı yapıyoruz. Öğrencilerin dersleri anlama anlamında bir çalışma burada yapılıyor. Tüm Türkiye’de şikâyet ettiğimiz şey; bu kadar eğitim aldığı hâlde öğrencilerin İngilizceyi konuşamaması, yazamaması ve dinleyememesidir. Biz ÖSYM olarak, evet, Türkiye’nin yeni bir sınavı var: dört beceriyi ölçecek. Bu dört beceriyi ölçen sınavlarla birlikte, etki olarak hem üniversite hem de lise ve ortaokul düzeyinde öğrencilere daha nitelikli eğitimde katkıda bulunacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Programa, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın da katıldı. Forum, iki gün boyunca gerçekleştirilecek. Sunumlar, paneller ve atölye çalışmalarının ardından katılımcılara teşekkür edilmesi ve sertifika takdimiyle sona erecek.
’Altın Gençler’ geleneğiyle 54 yılda 4 bine yakın genç ödüllendirildi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 13:22 ’Altın Gençler’ geleneğiyle 54 yılda 4 bine yakın genç ödüllendirildi Türkiye İş Bankası’nın üniversite sınavında üstün başarı gösteren öğrencilere yönelik olarak 1971 yılında başlattığı ‘Altın Gençler’ geleneğiyle 54 yılda 4 bine yakın genç ödüllendirildi. 2025 yılında Yüksek Öğrenim Kurumları Sınavı’nda (YKS) üstün başarı gösteren ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde eğitim hakkı elde eden ‘Altın Gençler’, ödüllerini İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın katıldığı törenle aldı. Altın Gençler ödül törenine; 2025 yılında YKS’de sayısal, eşit ağırlık, sözel ve dil ham puan türlerinden birinde ilk 30’a giren öğrencilerin yanı sıra aileleri ve öğretmenleri katıldı. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, törende yaptığı konuşmada, Altın Gençler töreninin yarım asrı aşan bir gelenek haline geldiğine işaret ederek, kurum olarak ilgilendikleri, gönül verdikleri konulara hep uzun soluklu baktıklarını vurguladı. Aran, "İlk olarak 1971 yılında başlayan Altın Gençler geleneğimizde yine hep beraberiz. Söz konusu olan gençlerimizin başarısının kutlanması ise 54 yıldır bu konunun içindeyiz ve inanıyorum ki bir 50 yıl sonra da başarının tanımını geliştirerek de olsa aynı heyecanla, aynı coşkuyla bu geleneği sürdüreceğiz" diye konuştu. "Ülkemizde akademide, bilimde, eğitim-öğretim alanında başarıyı kutlama kültürü yaygınlaşsa" Başarının tanımının zamanın ruhuna göre değişebileceğini söyleyen Aran, "Burada gençlerimizin başarısını kutluyoruz. Bundan daha fazla keyif veren, insanı daha çok motive eden başka bir şey olduğunu sanmıyorum. Keşke ülkemizde başarı kültürü; akademide, bilimde, eğitim-öğretim alanında başarıyı kutlama kültürü yaygınlaşsa ve gençlerimiz bununla motive olsa. Bugün bana sınava girerken Altın Gençler arasında yer alma fikrinin de motive edici olduğunu söyleyen bir gencimiz oldu. Altın Gençler geleneğimiz böyle bir hüviyet kazanmışsa ne mutlu bize." dedi. Altın Gençlerin kendileri için güzel bir geleceğin ilk adımını üniversite sınavındaki başarılarıyla attıklarını söyleyen Aran, "Bu ilk başarıyı uzun yıllara yayılmış istikrarlı bir başarı yolculuğu ile sürdürebilenlerin ortak özelliğinin başardım duygusundan bir an evvel sıyrılmaları olduğunu söyleyebilirim. Engellerden sadece birini daha aştınız, çok güzel bir aşamaya geldiniz. Ama asıl yolculuk şimdi başlıyor. Bu yolculukta en keyifli yılların içindesiniz. Okumaya hak kazandığınız üniversitelerde alacağınız akademik eğitimle, değerli hocalardan alacağınız derslerin kazanımlarıyla hayata 1-0 önde başladınız. Bu başarının sizlere sağladığı avantajı edebiyata, tarihe, spora, bilim ve sanata dair kazanımlarınızla taçlandıracağınız keyifli ve heyecanlı bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve yolculuğunuzda siz değerli öğrencilerimize ve kıymetli ailelerine yürekten başarılar diliyorum." 54 yılda 4 bine yakın genç Yapılan açıklamaya göre, 54 yıl önce başlayan Altın Gençler geleneğinde bugüne kadar 4 bine yakın öğrenci ödüllendirildi. 2025 yılında YKS’de sayısal, eşit ağırlık, sözel ve dil ham puan türlerinden birinde ilk 30’a girerek Altın Genç olan 102 öğrenciye başarı plaketi, 30 bin TL para ödülü ve Avrupa’da trenle seyahat olanağı sağlayan InterRail Global Pass bileti verildi.