EĞİTİM
HKÜ’de "Modern Hayatın Ritmine Karşı Ramazan’ın Ruhu" konferansı düzenlendi 11 Mart 2026 Çarşamba - 16:08:31 Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) İslam Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Ramazan ayının manevi atmosferini paylaşmak ve modern yaşamın hızına karşı Ramazan’ın anlamını yeniden düşünmek amacıyla "Modern Hayatın Ritmine Karşı Ramazan’ın Ruhu" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan ve neyzen ile devam eden programa; HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Latife Özaydın, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Hanifi Aslan, HKÜ Öğrenci Dekanı Dr. Öğr. Üyesi Özgür Osman Demir, Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Bilir, HKÜ İslam Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Murat Erkoç, öğrenciler ve davetli konuşmacı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Kadıköy Vaizesi Dr. Ayşe Nur Özkan katıldı. "Ramazan, tüketim çarkına verilen bir moladır" Program kapsamında Dr. Ayşe Nur Özkan, "Haz ve Hız Çağında Bir Mola: Ramazan ve Anlam" başlıklı bir konferans verdi. Günümüz dünyasında hız ve tüketim kültürünün insan psikolojisi ve sosyal hayat üzerindeki etkilerine değinen Özkan, Ramazan ayının modern insan için bir "duraklama noktası" olduğunu vurguladı. Özkan, "Modern hayat bizi sürekli bir yerlere yetişmeye ve durmaksızın tüketmeye zorluyor. Bu ’hız ve haz’ sarmalı içerisinde insan, en çok kendi ruhunu ihmal ediyor. İşte Ramazan, bu acımasız ritme karşı durabileceğimiz, ruhumuzu dinlendirebileceğimiz muazzam bir moladır. Oruç sadece aç kalmak değil, aynı zamanda hayatın temposunu yavaşlatarak ’ben kimim ve nereye gidiyorum?’ sorusuna cevap arama sürecidir. Bu ay, bizi tüketim çarkının bir dişlisi olmaktan çıkarıp, paylaşmanın ve tefekkürün huzuruna davet eder" dedi. Ramazan ayının bireyin iç dünyasına yönelmesi, hayatın temposunu yeniden değerlendirmesi ve anlam arayışını güçlendirmesi için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirten Özkan, öğrencilere modern dünyanın gürültüsünden sıyrılıp Ramazan’ın sessizliğine kulak vermeleri tavsiyesinde bulundu. Programın sonunda, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan tarafından günün anısına Dr. Ayşe Nur Özkan’a ağaç dikim sertifikası takdim edildi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:44 ALKÜ, ÜNİDES’te bölgenin zirve üniversitesi oldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin (ALKÜ) 12 projesi, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. dönemde destek almaya hak kazandı. ALKÜ, bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. ALKÜ, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen ÜNİDES 6. dönem sonuçlarında büyük bir başarıya imza attı. ALKÜ’lü öğrenci topluluklarınca hazırlanan 12 proje destek almaya hak kazanırken, üniversite bu sonuçla bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. Elde edilen bu başarı, ALKÜ’de gelişen proje kültürünü, öğrenci topluluklarının üretkenliğini ve üniversitenin genç odaklı vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. ALKÜ’nün destek almaya hak kazanan projeleri, dijital okuryazarlık, gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım, sağlık, gastronomi, bilim, münazara, zekâ oyunları, siber güvenlik ve eğitim gibi farklı alanlara yayıldı. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ öğrencileri güçlü bir potansiyele sahip" ÜNİDES’te 12 projenin kabul edilmesiyle büyük bir gurur yaşadıklarını söyleyen ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Bu tablo, ALKÜ öğrencilerinin yalnızca akademik alanda deği,; sosyal fayda üretme, çözüm geliştirme ve yenilikçi bakış açısı ortaya koyma noktasında da güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi. ALKÜ, öğrenci topluluklarının geliştirdiği projelerle hem üniversite içinde hem de şehir ve bölge ölçeğinde etkisini artırmayı sürdürürken, ÜNİDES 6. dönem sonuçları üniversitenin üretimi teşvik eden, gençlerin fikirlerini destekleyen ve toplumsal katkıyı önceleyen yaklaşımının güçlü bir yansıması oldu. Elde edilen bu başarıyla ALKÜ, proje odaklı öğrenci topluluklarıyla bölgesinde örnek gösterilen üniversiteler arasında yerini bir kez daha sağlamlaştırdı. Öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu başarıların arkasında emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve ALKÜ ailesine teşekkür eder, öğrencilerimizi yürekten tebrik ederim" dedi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:35 Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "MEB bünyesinde 123 bin 724 öğretmenimiz, emekli olma hakkını elde ettiği halde fiilen göreve devam ediyor" Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "MEB bünyesinde 123 bin 724 öğretmenimiz, emekli olma hakkını elde ettiği halde fiilen göreve devam ediyor. Bu meslektaşlarımızın kahir ekseriyeti, haklı olarak ekonomik gerekçelerle emekli olmaktan imtina ediyor" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan ve emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen görevine devam eden öğretmen sayısının 123 bin 724 olduğuna dikkat çekerek, ekonomik gerekçelerle öğretmenlerin emekli olmak istemediğini belirtti. Öğretmenlerin emekli olduklarında alacakları maaşın, görevdeyken elde ettikleri ücretin yaklaşık yüzde 45’i seviyesine tekabül ettiğini kaydeden Geylan, emekli şartlarının iyileştirilmesini istedi. Ayrıca Geylan, öğretmenlerin emekli olmaları halinde alacakları maaşın, çalışırken elde ettikleri ücretin neredeyse yarısına tekabül ettiğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. "10 binlik atama kontenjanlarıyla hangi derde derman olacağız?" Öğretmenlerin emekli olması durumunda genç öğretmenlere de istihdam imkanı doğacağını belirten Geylan, "Yıllardır söylüyoruz. Ek ders ücretleri, uzman ve başöğretmenlik tazminatları, yani her türlü ilave ödeme emekliliğe esas kazanca dahil edilmeli ki, emekli maaşları ve ikramiyesi makul seviyeye gelebilsin. MEB bünyesinde 123 bin 724 öğretmenimiz, emekli olma hakkını elde ettiği halde fiilen göreve devam ediyor. Bu meslektaşlarımızın kahir ekseriyeti, haklı olarak ekonomik gerekçelerle emekli olmaktan imtina ediyor. Çünkü halihazırda emekli olduklarında alacakları maaş, çalışırken elde ettikleri ücretin neredeyse yüzde 45’ine tekabül ediyor. Oysa emeklilik şartları iyileştirilmiş olsa, yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş bu öğretmenlerimiz hayatlarının son deminde huzur ve rahatlıkla emeklilik yaşamına devam edebilecekler. 100 bini aşkın öğretmenimiz emekli olabilse, bir o kadar genç meslektaşımıza istihdam imkanı doğacak. 500 bini aşkın fakülte mezunu öğretmen adayı atama beklerken, 10 binlik atama kontenjanlarıyla hangi derde derman olacağız?" ifadelerine yer verdi.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:08 Türkiye SiberVatan NÖHÜ ev sahipliğinde başladı Türkiye’de 26 kalkınma ajansı bölgesi ve 81 ilde yürütülen Türkiye SiberVatan Programı’nın Niğde ayağındaki eğitimleri, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi ev sahipliğinde Ahiler Kalkınma Ajansı iş birliğiyle başladı. Öğrencilerin dijital ve siber güvenlik teknolojilerine yönelik kariyer planlamalarını destekleme, bilgi işlem ve dijital teknolojilere ilgi duyan öğrencilerin yeteneklerini tespit ederek bunları eğitim ve uygulamalarla geliştirme ve siber güvenlik alanında sektör ihtiyaçlarına uygun uzmanlar yetiştirme amacıyla ilgili paydaşlarla yürütülen programın Niğde’deki etabına yaklaşık 170 kişi başvurdu, ön değerlendirme ve çevrim içi eğitime ise 70 öğrenci katıldı. Network ve Linux konularında verilen eğitimleri başarıyla tamamlayan 40 öğrenci ise yüz yüze eğitimlere katılmaya hak kazandı. Bu kapsamda 40 öğrenci Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde yürütülen CEH (Beyaz Şapkalı Hacker) eğitim modüllerine katılarak teorik ve uygulamalı eğitim alacak ve sektörel beceriler kazanacak. Çevrim içi ve yüzyüze yapılacak eğitimlerin 2026 yılı Haziran ayında tamamlanması hedefleniyor. "81 ilde düzenlenen programın birisinin Niğde’de gerçekleştiriliyor olması gurur verici" Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde başlayan eğitimlerin ilk etabını ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, ziyaret esnasında konuyla ilgili yaptığı açıklamada ülkemizin siber güvenlik alanındaki geleceği için böylesine stratejik bir öneme sahip olan eğitimlere ev sahipliği yapıyor olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. 81 ilde düzenlenen programın birisinin Niğde’de gerçekleştiriliyor olmasının ise ayrıca gurur verici bir gelişme olduğunu kaydeden Rektör Uslu, iş birliği ve desteklerinden dolayı Niğde Valiliği ile Ahiler Kalkınma Ajansı’na teşekkür etti.
Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:10 Satrançta Gaziantep’in hamle Şampiyonu GKV Özel Liseleri Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakaları Genç A Genel Kategorisinde takım halinde yenilgisiz şampiyon olan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri öğrencileri, büyük bir başarıya imza atarak Gaziantep’i bölge şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Okul sporları içerisinde ferdi ve takım sporlarındaki başarılarıyla adını sıkça duyuran Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri bu kez de satrançta hamlenin şampiyonu unvanını kazandı. Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Okul Sporları tarafından düzenlenen ve Atatürk Spor Salonunda gerçekleştirilen Okullar Arası Gençler Satranç Müsabakalarında 35 takımın kıyasıya mücadele ettiği turnuvada; zekice hamleleri ve disiplinli oyunlarıyla turnuvayı yenilgisiz tamamlayan Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri takımları İl Birincisi olarak Gaziantep’i bölge müsabakalarında temsil etme hakkı elde etti. Şampiyon sporcuları makamında kabul eden GKV Mütevelli ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Esra İbanoğlu öğrencileri kutlayarak, "Strateji, sabır ve takım ruhuyla bu başarıya imza atan tüm öğrencilerimizi ve başta kurumlarımızın Beden Eğitimi Öğretmeni Murat Tarhan olmak üzere emeği geçen bütün öğretmenlerimizi yürekten kutlar, öğrencilerimizin bundan sonraki eğitim öğretim hayatlarında başarılarının artarak devam etmesini dilerim" dedi. Şampiyon öğrencileri makamında kabul eden ve kutlayan GKV Özel Liseleri Müdürü Murat Sadık Öngen’de öğrencileri kutlayarak bölge şampiyonasında başarılar diledi.
Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:54 Anadolu Üniversitesi ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü Anadolu Üniversitesi, Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen Avrupa Türk Medya Zirvesi kapsamında ’Eğitime Katkı Ödülü’ne layık görüldü. Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında, Avrupa’daki Türk toplumunun yeni nesillerine ana dillerini ve kültürel bağlarını kazandırmaya yönelik yürütülen çalışmalar dolayısıyla verilen ödül Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından alındı. Elde edilen başarıya ilişkin ödül töreninde değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi olarak, Avrupa Türk toplumu başta olmak üzere dünyanın neresinde Türk toplumu varsa onların hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Günümüzde yeni neslin en önemli sorunlarından biri, Türkçeyi yeterince bilmemek ve ana dillerini yetkin bir şekilde konuşamamak. Biz de Anadolu Üniversitesi olarak bu durumu fark ettiğimiz için, yalnızca Türkiye dışındaki Türk toplumuna hizmet edebilecek Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hayata geçirdik. Akademik anlamda gençlerimize ve yeni neslimize Türkçe öğretmeyi amaçlıyoruz. Bu eğitimlerin, gazeteci arkadaşlarımızın katkılarıyla daha fazla kişiye ulaşacağına ve daha iyi tanıtılacağına inanıyoruz. İnşallah Anadolu Üniversitesi olarak önümüzdeki nice kırk yıllarda da Avrupa Türk toplumu ile birlikte olmaya devam ederiz" dedi. "Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyüteceğiz" Rektör Adıgüzel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: "Bu program bir dil kursu değildir. TÖMER gibi kurumlar Türkçenin öğretimine odaklanırken, biz burada Türk kültürüne dair algıyı derinleştirmeyi, farkındalığı artırmayı ve öğrencilerimizin mezuniyetlerinden sonra da Türkiye ile bağlarını sürdürmelerini hedefliyoruz. Uluslararası öğrencilere de kendi bölümlerini aksatmadan, Açıköğretim sistemi üzerinden ’İkinci Üniversite’ kapsamında bu programa dâhil olmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Anadolu Üniversitesi olarak şu anda 123 farklı ülkeden 3 bin 750 uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan bu oran sizlerin katkılarıyla her geçen gün artacak. Türk Dili ve Kültürü Programı’nı hep birlikte büyütecek, geliştirecek ve dünya çapında bir marka hâline getireceğiz." Öğrenciler için sınırsız imkanlar sunuluyor Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Türk Dili ve Kültürü Programı kapsamında öğrencilere haftalık canlı dersler, etkileşimli öğrenme materyalleri ve özel olarak hazırlanan güncel dijital içerikler sunuluyor. Canlı derslerde öğrenciler, alanında uzman akademisyenlerle birebir etkileşim kurma imkânı bulurken; ders kayıtları sayesinde öğrenme süreçlerini kendi hızlarında sürdürebiliyor. Türk Dili ve Kültürü Programı için hazırlanan içerikler; dil bilgisi, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Kültürel temalı ders materyalleri aracılığıyla öğrencilerin Türkiye’yi ve Türk kültürünü daha yakından tanımaları hedefleniyor. A1 seviyesini tamamlayan öğrenciler, akademik takvim doğrultusunda bir üst seviyeye geçerek Türkçe öğrenme yolculuklarına devam edeceği bildirildi. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin Türk Dili ve Kültürü Programı ile uluslararası alanda Türkçenin öğretimini yaygınlaştırmayı ve erişilebilir, sürdürülebilir bir dil eğitimi sunmayı amaçladığı belirtildi.
ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:29 ERÜ’de ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans düzenlendi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (İVMER) Müdürü ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz; Erciyes Üniversitesi’nde (ERÜ) Araştırma ve İnovasyon Seminerleri kapsamında ’Uzay Radyasyonunda Hayatta Kalmak’ konulu konferans verdi. ERÜ Araştırma Dekanlığı tarafından Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Ayyıldız, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Alper Öner, Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Emrah Tıraş ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliği açılışında konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Prof. Dr. Bilge Demirköz’ü BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi seçilmesinden dolayı tebrik ederek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu’nun açılış konuşmasının ardından etkinliğin konuşmacısı ODTÜ İVMER Müdürü TÜBA Asli Üyesi ve geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu tarafından yeni kurulan Bağımsız Uluslararası Bilimsel Yapay Zeka Paneli Üyesi Prof. Dr. Bilge Demirköz, konuşmasında Erciyes Üniversitesi’nde olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında ev sahipliğinden dolayı Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’a teşekkür ederek, ODTÜ İVMER’de yürütülen çalışmaları anlattı. Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Demirköz, şunları kaydetti; "Uzay ve fırlatma merkezlerinin dünyadaki dağılımıyla hızlandırıcıların dünyadaki dağılımı neredeyse birebir aynı. Neden bu böyle diye baktığımızda da şunu görüyoruz aslında. Uzayda da yüksek radyasyon yüksek vakum ve yüksek sıcaklık var. Tasarım alt yapıları da çok benzer. Yani ikisinde de yüksek elektrik kapasitesi, hızlı geri besleme ve düşük hata payı ihtiyaçları bulunmakta. İşletme sinerjisi de benzer. İkisine de ulaşım zor. Uzaya gitmek çok zor. Ama hızlandırıcılar da çoğunlukla yer altında ve veya radyasyondan dolayı girilemeyen yerlerde olduğu için ulaşım zor. Diğer taraftan bakıldığında veri aktarma zor. Yine çok gerek içsel veri var." Soru- cevapların ardından etkinlik, Prof. Dr. Bilge Demirköz’e teşekkür belgesi takdiminin ardından sona erdi. Prof. Dr. Bilge Demirköz, konferans öncesi ayrıca ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’u da makamında ziyaret etti.
Bilim Demirci bölgenin eğitim üssü oldu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:03 Bilim Demirci bölgenin eğitim üssü oldu Manisa’nın Demirci ilçesinde, Demirci Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Türkiye’nin 41’inci bilim merkezi olma özelliğini taşıyan "Bilim Demirci", kısa sürede binlerce öğrenciyi bilim ve teknolojiyle buluşturdu. Açıldığı günden bu yana geçen 4 aylık sürede merkezden 4 bin 500 öğrencinin faydalandığı öğrenildi. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) 4003 Küçük Ölçekli Bilim Merkezi Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan ’Bilim Demirci’ Prosi, Demirci Belediyesi tarafından hazırlanarak ilçeye kazandırıldı. Proje kapsamında ilçede bulunan eski Demirci Lisesi binası baştan sona yenilenerek modern bir bilim merkezine dönüştürüldü ve "Bilim Demirci" adıyla hizmet vermeye başladı. Bilim Demirci, çocuklar ve gençlerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi, bilime olan ilgilerini artırmayı ve uygulamalı eğitimlerle öğrenmelerini sağlamayı hedefliyor. Merkez, yalnızca Demirci’deki öğrencilere değil, çevre ilçe ve kırsal mahallelerde yaşayan öğrencilere de hizmet vererek bölgesel ölçekte önemli bir eğitim yatırımı olarak öne çıkıyor. Projeye, TÜBİTAK’ın yanı sıra Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) da destek veriyor. Bu desteklerle birlikte merkez, modern eğitim materyalleri ve donanımlı atölyeleriyle öğrencilerin bilimsel süreçleri uygulamalı olarak deneyimleyebileceği bir ortam sunuyor. Merkez bünyesinde Doğa Bilimleri Atölyesi, Matematik Atölyesi, Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi, Tasarım Atölyesi ile Teknoloji Atölyesi yer alıyor. Bu atölyelerde öğrenciler; deney düzenekleri, gözlem çalışmaları, proje tabanlı eğitimler ve interaktif etkinliklerle bilimsel kavramları uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buluyor. Bilim Demirci’de düzenlenen atölye çalışmaları, bilim etkinlikleri ve eğitim programları sayesinde öğrencilerin erken yaşta bilimle tanışması, araştırma ve keşfetme becerilerinin gelişmesi hedefleniyor. Bilim Demirci uygulamalı eğitimlere zaman zaman ailelerde katılım sağlayarak çocukları ile birlikte merkezin çalışmalarında yer alıyorlar. Merkezin, geleceğin mühendisleri, bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Öğrencilerden Ahsen Korkmaz, "Buraya geldiğim zaman heyecan duyuyorum. Kendi evimizde yapamayacağımız deneyler öğreniyoruz. Bilim Demirci’de matematikten tasarıma kadar birçok konuda önemli çalışmalar yapıyorum" dedi. Ayşe Hafize Çetin isimli öğrenci, "Bilim Demirci her öğrenci için büyük bir avantaj. Teorik öğrenmenin yanında uygulamaları çalışmalarla da güzel projeler ortaya çıkarıyoruz" derken bir diğer öğrenci Muhammed Eymen Çelebi ise "Fizik ve Biyoloji de çok güzel deneyler yaptık. Mikroskobu çok merak ediyordum. Mikroskop ile çok güzel çalışmalar yaptık" ifadelerini kullandı. Astronomi, Uzay ve Havacılık Atölyesi Öğretmeni Duygu Aci de şunları söyledi: "Bilim Demirci 2025 Eylül ayı itibariyle faaliyete geçti. Bilim Merkezindeki amacımız öğrencilerimizin yaşayarak ve severek öğrenmelerini sağlamak. Sürekli etkinlik yaparak öğrendikleri akademik bilgileri uygulama eğitimleri ile proje alanına yöneltmek." Demirci’nin bir eğitim kenti olduğuna dikkat çeken Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara ise şunları söyledi: "Türkiye’nin 41. Bilim Merkezini TÜBİTAK’a hazırladığımız proje ile kazandırdık. 4003 B küçük ölçekli TÜBİTAK destekli Bilim Demirci’ye T3 Vakfı ’da destek veriyor. Eski Demirci Lisesinin 2. Katını restore ederek Bilim Demirci’ye dönüştürdük. Eğitim kenti olan Demirci’miz için bu yatırım geleceğimiz olan öğrencilerimizin eğitim hayatına büyük katkı sunacak. Bu projeyi destekleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Bakan yardımcılarımıza, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a ilçem adına teşekkür ediyorum"
İhlas Koleji STEM Fuarı’nda öğrencilerden gerçek hayat sorunlarına projeler
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:27 İhlas Koleji STEM Fuarı’nda öğrencilerden gerçek hayat sorunlarına projeler Eğitimi yalnızca sınav başarısı üzerinden değil; üretim kültürü, yetkinlik gelişimi ve değer temelli yaklaşım üzerinden yeniden tanımlayan İhlas Koleji, üç kampüsünde gerçekleştirdiği STEM Fuarı 2026 ile yeni nesil okul modelini gözler önüne serdi. Bahçelievler, Beylikdüzü ve Ispartakule kampüslerinde dört gün süren etkinlikte öğrenciler, dönem boyunca geliştirdikleri projeleri veliler ve ziyaretçilerle buluşturdu. Fuar, klasik bir proje sergisinin ötesine geçerek; bilgiyi ezberleyen değil, bilgiyi kullanarak çözüm üreten bir neslin sahneye çıkışına dönüştü. Velilerin yoğun ilgi gösterdiği fuarın açılışında, öğrencilerin ellerinde Türk bayraklarıyla yaptığı gösteri büyük bir coşkuya sahne oldu. Fikirden ürüne sistemli bir yolculuk Sınıfların duvarlarını aşan ve müfredatın dışına taşan bir eğitim anlayışının somut göstergesi olan STEM uygulamaları kapsamında öğrenciler, dönem boyunca beş aşamalı bir süreç izledi: Gerçek hayattan bir problem belirlediler Disiplinler arası araştırma yaptılar Takım çalışmasıyla çözüm geliştirdiler Prototip üreterek test ettiler Ürününü topluluk önünde savundular Bu modelin analitik düşünme, problem çözme, işbirliği ve iletişim becerilerini aynı anda geliştiren bütüncül bir yapı sunduğu belirtildi. Fuarda öğrencilerin projelerini velilere bizzat anlatmaları ise özgüven ve ifade gücünün en somut göstergesi oldu. Hakkı Okur: "Diploma kapıyı açar, yetkinlik kalıcı olmayı sağlar" İhlas Koleji Genel Müdürü Hakkı Okur, fuarın kurum vizyonunun sahadaki karşılığı olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Biz öğrencilerimizi yalnızca bilgiyi öğrenen değil, bilgiyi kullanarak çözüm üreten bireyler olarak yetiştiriyoruz. STEM çalışmalarımız bu anlayışın en somut yansımasıdır. Diploma bir kapıyı açar; yetkinlik ise o kapının ardında kalıcı olmayı sağlar. Bu fuarda gördüğümüz her proje, öğrencilerimizin analitik düşünerek üretim yaptığını ortaya koyuyor." Akademik başarı ile üretim kültürü birlikte İhlas Kolejinin benimsediği eğitim yaklaşımı; akademik disiplini üretim kültürüyle birlikte yürütmeye dayanıyor. Sınav başarısı disiplin kazandırırken proje kültürü vizyon kazandırıyor. Eğitimde kalıcı dönüşüm ise bu iki alanın dengeli biçimde ilerlemesiyle mümkün oluyor. İhlas Koleji STEM Fuarı 2026, değişen dünyada yalnızca diploma değil; yetkinlik, karakter ve üretim gücünün belirleyici olacağı gerçeğini ortaya koydu.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi TÜBİTAK desteği aldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:53 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi TÜBİTAK desteği aldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Nanoteknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Ali Çiriş’in yürütücülüğünü üstlendiği proje, TÜBİTAK 2218-Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. "Perovskit/Silisyum Tandem Güneş Hücrelerinde TOPCon Silisyum Alt-Hücre Performansının Geliştirilmesi: Atomik Katman Depolama (ALD) Yöntemi ile Büyütülen Kalay Oksit (SnO) İnce Filmlerinin Rolü" başlıklı proje, güneş enerjisi teknolojileri alanında yenilikçi çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek araştırmalar, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güneş Enerjisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ODTÜ-GÜNAM) Silisyum Fotovoltaik Birimi Koordinatörü Raşit Turan danışmanlığında ODTÜ-GÜNAM bünyesinde yürütülecek. Yapılacak çalışmalarla yüksek performanslı perovskit/silisyum tandem güneş hücrelerinin geliştirilmesine katkı sağlanması ve güneş pili araştırmaları alanında Türkiye’nin bilimsel altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, üniversitenin TÜBİTAK 2218 - Yurt İçi Doktora Sonrası Araştırma Burs Programı kapsamında destek almaya hak kazanmasının gurur verici olduğunu belirtti. Uslu, yapılan çalışmaların hem üniversiteye hem de ülkeye önemli katkılar sunacağını ifade ederek projede görev alan akademisyenleri tebrik etti ve başarılarının devamını diledi.
Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:26 Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı Türk dilinin zenginliğini ve kadim Türk kültürünün derin mirasını dünyaya tanıtan Yunus Emre Enstitüsü ile Moğolistan’ın en eski ve en köklü devlet üniversitesi olan Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında kültürel ve akademik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı imzalandı. Moğolistan Devlet Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Ulanbatur Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hayata geçiriliyor. Merkez aracılığıyla Türkçe öğretiminin yanı sıra ortak akademik projeler ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor. Anlaşmanın, iki ülke arasındaki akademik ve kültürel iş birliğini kurumsal bir zemine taşıması bekleniyor. Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkoloji Bölümü’nün, gerçekleştirilecek faaliyetler için güçlü bir akademik altyapı oluşturacağı belirtiliyor. Bölümün uzman kadrosu ve akademik birikimi sayesinde gerçekleştirilecek etkinliklerin sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Özellikle Yunus Emre Enstitüsünün farklı kıtalarda uyguladığı ‘Tercihim Türkçe Projesi’nin, Türkoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler için yeni bir saha oluşturacağı ifade ediliyor. Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların, öğrencilerin uluslararası düzeyde akademik deneyim kazanmalarına katkı sağlaması öngörülüyor. Öğrencilere sunulacak değişim programları ve burs imkânları ile iki ülke gençleri arasında kalıcı bağların tesis edilmesi de amaçlanıyor. Kültürel diplomasi boyutu öne çıkıyor İş birliğinin en dikkat çekici yönlerinden birini ise kültürel faaliyetler oluşturuyor. Merkez bünyesinde düzenlenecek sergiler, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, atölye çalışmaları ve akademik söyleşiler aracılığıyla Türkiye’nin köklü sanat ve düşünce birikimi Moğol kültürü ile bir araya getirilecek. Karşılıklı kültürel etkileşimi artırmayı hedefleyen bu etkinliklerin, toplumlar arasında kalıcı bir anlayış ve yakınlaşma zemini oluşturması bekleniyor. Kültürel programların, yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayarak daha geniş kitlelere ulaşması ve kamu diplomasisine katkı sunması hedefleniyor. Hayata geçirilecek bu çok boyutlu iş birliği modelinin, yükseköğretim alanında sürdürülebilir ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlaması ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri uzun vadede daha da güçlendirmesi bekleniyor.
OMÜSEM’den lise öğrencilerine proje eğitimi: 120 öğrenci sertifika aldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:41 OMÜSEM’den lise öğrencilerine proje eğitimi: 120 öğrenci sertifika aldı Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (OMÜSEM) tarafından düzenlenen "Lise Öğrencileri için Bilimsel Araştırma, Proje Yazma ve Proje Geliştirme Eğitimi Sertifika Programı"nı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikaları verildi. Dr. Öğr. Üyesi İsmail Çetin’in koordinatörlüğünde, OMÜ bünyesinde oluşturulan proje ekibi tarafından yürütülen eğitim programının ardından iki ayrı okulda tören düzenlendi. Sertifika törenlerinin ilki Aziz Atik Fen Lisesi’nde, ikincisi ise Garip Zeycan Yıldırım Fen Lisesi’nde yapıldı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten’in de katıldığı törenlerde, eğitim programını başarıyla tamamlayan toplam 120 öğrenciye sertifikaları takdim edildi. Program kapsamında öğrencilerin bilimsel araştırma basamaklarını tanıması, proje yazım tekniklerini öğrenmesi ve 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na yönelik proje geliştirme sürecine hazırlanması hedeflendi. Törenlerde ayrıca programa destek veren okul yöneticilerine katkılarından dolayı teşekkür belgeleri sunuldu. OMÜSEM yetkilileri, bu tür eğitimlerle lise öğrencilerinin bilimsel düşünme becerilerinin güçlendirilmesini ve proje kültürünün yaygınlaştırılmasını amaçladıklarını vurguladı. "Sizler geleceğimizi inşa edecek gençlersiniz" Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, konuşmasında öğrencilere hitaben, "Sizler Türkiye’nin en başarılı okullarında eğitim gören, geleceğimizi inşa edecek gençlersiniz. Hayalleriniz çok kıymetli ancak o hayalleri gerçeğe dönüştürmek için teknik bilgiye, yöntem bilgisine ve disiplinli çalışmaya ihtiyaç var. Bu eğitim bir son değil, bir başlangıçtır. Proje yazma eğitimi bir araçtır; asıl amaç burada kazandığınız bakış açısını ve yöntem bilgisini hayatınıza yansıtmanızdır. Hayatın kendisi başlı başına bir projedir" dedi. Öğrencilerin ilerleyen yıllarda önemli görevler üstleneceğine inandığını belirten Kesten, "On, on beş yıl sonra aranızdan bazılarını çok önemli görevlerde göreceğiz. Belki bu kürsülerde sizler olacaksınız. Aldığınız her eğitim, her deneyim sizi o hedeflere bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu süreçte yapay zekâ araçlarını kullanabilirsiniz; ancak üretimi tamamen onlara bırakmayın. Onları yardımcı olarak görün, asıl üretimi siz yapın. Bugün hayal gibi görünen birçok fikir, yarının gerçeği olabilir. Hayal etmekten ve üretmekten vazgeçmeyin" diye konuştu. Program, sertifikaların takdimi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.