EĞİTİM
Gastronomi öğrencileri ve işitme engelli gençler mutfakta buluştu 15 Mayıs 2026 Cuma - 10:49:14 Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü ile Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu arasında beş aydır yürütülen anlamlı iş birliği, uygulama mutfağında düzenlenen coşkulu bir kapanış etkinliğiyle taçlandı. Üniversitenin toplumsal katkı faaliyetleri kapsamında hayata geçirilen protokol çerçevesinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri ile işitme engelli ortaokul öğrencileri mutfakta bir araya gelerek sadece yemek yapmayı değil, iletişimin sınırlarını aşmayı da deneyimledi. "Onlar bana gönül dilini öğrettiler" Projenin yürütücülerinden Yaşar Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Uygulama Mutfağı Yönetici Şefi Selin Güloğlu, beş ay süren bu yolculuğun kendisi için en özel deneyim olduğunu vurguladı. Başlangıçta iletişim kurma konusundaki endişelerini dile getiren Güloğlu, şunları söyledi: "İlk beş dakikada o aradaki boşluğu nasıl kullanacağımı çok düşünmüştüm. Ama anladım ki aslında çok fazla konuşmaya gerek yokmuş. Ben onlara pasta, makarna veya kurabiye yapmayı öğrettim; ama onlar bana gönül dilini, dokunarak anlaşmayı öğrettiler. Bu, yaptığım projeler arasında en iyisiydi." Kabukları kıran iş birliği Tülay Aktaş İşitme Engelliler Ortaokulu Rehber Öğretmeni ve Projenin Koordinatörü Özen Güventürk de Bornova’daki iki kurumun komşuluğuyla pekişen projenin, öğrencilerin hayatı tanıması ve toplumdaki "engelli birey" algısının olumlu yönde değişmesi adına büyük bir adım olduğunu söyledi. Güventürk, Yaşar Üniversitesi’ne ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencilerine ve akademik kadroya teşekkür etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:40 AXA Sigorta ve Dünya Engelliler Birliği’nden kapsayıcı iş birliği AXA Sigorta, kapsayıcılık vizyonu doğrultusunda Dünya Engelliler Birliği ile anlamlı bir iş birliğine imza attı. Dünya Engelliler Haftası’nda duyurulan proje kapsamında, engelli bireylerin sigorta sektöründe eğitim alarak yetkinlik kazanmasını ve istihdama daha güçlü katılım sağlamasını destekleyecek erişilebilir bir eğitim platformu hayata geçirilecek. AXA Sigorta, kapsayıcılık vizyonu doğrultusunda engelli bireylerin eğitim ve istihdama erişimini destekleyecek yeni bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. Dünya Engelliler Birliği ile yapılan iş birliği kapsamında geliştirilecek erişilebilir eğitim platformu sayesinde, katılımcıların sigorta sektöründe yetkinlik kazanması ve mesleki gelişimlerini güçlendirmesi hedefleniyor. Dünya Engelliler Haftası’nda duyurulan proje, eğitimden sertifikasyona uzanan kapsamlı yapısıyla sektörde kapsayıcılık anlayışına katkı sağlamayı amaçlıyor. "Engelli bireylerin yaşamlarına dokunmaya devam edeceğiz" Değerler ortaklığına ilişkin açıklamada bulunan AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken şunları söyledi: "AXA Sigorta olarak, insanların hayatına dokunan işlerin gerçek anlamda değer oluşturduğunu görüyoruz. Dünya Engelliler Birliği ile bizi bir araya getiren unsur da bu ortak bakış açısıdır. Hayata geçirdiğimiz projeyle engelli bireylerin bilgiye ve gelişim fırsatlarına çok daha kolay erişebilmelerini amaçlıyoruz. Eğitim, teknoloji ve sektör deneyimlerini bir araya getiren bu yapının, sigortacılık ekosistemi için de değerli bir örnek oluşturacağına inanıyoruz. Başta Metin Şentürk olmak üzere tüm paydaşlara, gönül ve destek verenlere teşekkür ederiz. Bu iş birliğiyle, engelli bireylerin yaşamlarına dokunmaya ve sektörde kalıcı bir etki oluşturmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Bu proje üretim ve hayatta güçlü kalma projesidir" Bu iş birliğinin, erişilebilir eğitim ve mesleki gelişim açısından önemine dikkat çeken Dünya Engelliler Birliği Başkanı Metin Şentürk, "Farklı sektörlerde kapsayıcılığı güçlendirecek çalışmaların yaygınlaşmasının büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Eğitimin sonunda mezunlarımızın sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde, acente dağıtım kanallarında, çağrı merkezlerinde, operasyon birimlerinde ve dijital kanallarda aktif olarak istihdam edilmeleri için arz ve talebin buluşmasına destek olacağız. Bu proje bir STK tarafından yapılan en büyük istihdam projesi. Bu proje AXA, Arts-B-Rock ve Dünya Engelliler Birliği iş gücüdür. 2 bin engellinin Engelliler Haftası’nda umut, üretim ve hayatta güçlü kalma projesidir. Geçen hafta Cumhurbaşkanımıza dosyayı bizzat ilettim. Kendisi bu çalışmanın destekçisi olduğunu, hayırlısı olması dileklerini bizlerle paylaşarak engelli kardeşlerime iletmemi istedi. Bu bir başlangıç. Biz 2 bin diyoruz, inşallah o güzel insanlarımız; 2 bin olacak, 22 bin olacak. Yanımızda 52 ülkede faaliyet gösteren çok büyük bir AXA var. Şunu söylemek istiyorum: Ben bu aileye gelmeden önce AXA ismini biliyordum ama bu kadar içine girmemiştim. O kadar güzel her şeyi empati yaparak onların yerine koymuşlar. Birçok yerde hiçbir şey isteyemedik, o kadar içten, o kadar güzel ki. O yüzden bu aileye çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Kütahya’dan Avrupa’ya uzanan eğitim köprüsü
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:46 Kütahya’dan Avrupa’ya uzanan eğitim köprüsü Kütahya Ahteri İmam Hatip Ortaokulu, dezavantajlı bölgelerdeki öğrencilerin karakter gelişimine katkı sağlamayı ve öğretmenlerin mesleki yeterliliklerini güçlendirmeyi hedefleyen örnek bir çalışmaya imza attı. Ahteri İmam Hatip Ortaokulu’nun, Erasmus+ Okul Eğitimi programı kapsamında yürüttüğü "Bize Değer, İnsanlığa Değer" adlı öğretmen hareketliliği projesi çerçevesinde, 12 öğretmen, İtalya’nın Milano kentindeki Istituto Comprensivo Rinovata Pizzigoni okulunda işbaşı gözlem, İspanya’daki Plus Project European Academy kurumunda ise kurs faaliyetlerine katıldı. Atölye çalışmaları, sunumlar ve grup etkinlikleriyle öğretmenler; kapsayıcı sınıf yönetimi, kültürel farkındalık, etik karar alma ve değerler temelli öğretim yöntemleri üzerine bilgi ve deneyim kazandı. Ahteri İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Kazım Gündüz ve projede görev alan öğretmenler, İl Millî Eğitim Müdür Vekili Hakan Gölpınar’ı ziyaret ederek proje hakkında bilgi verdiler. Okul Müdürü Kazım Gündüz, yaptığı açıklamada,"Bize Değer, İnsanlığa Değer’ projemizle hem öğretmenlerimizin mesleki gelişimine katkı sunduk hem de öğrencilerimizin karakter gelişimini destekleyecek değerler temelli bir eğitim anlayışını güçlendirdik. Avrupa’daki eğitim kurumlarıyla kurduğumuz iş birliği sayesinde evrensel değerleri yerel kültürümüzle harmanlayarak daha kapsayıcı ve bilinçli bireyler yetiştirme yolunda önemli bir adım attık" dedi. İl Millî Eğitim Müdür Vekili Hakan Gölpınar da projede emeği geçenlere teşekkür ederek öğretmenlere belgelerini takdim etti.
Prof. Dr. Rektör Savaş, "Çok çalışarak üniversitemizi önemli bir noktaya getirdik"
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:32 Prof. Dr. Rektör Savaş, "Çok çalışarak üniversitemizi önemli bir noktaya getirdik" Uşak Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu 2025-2026 eğitim öğretim yılı akademik kurul toplantısı, Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kenan Taş, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Rıza Kara ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Üniversitede bugüne kadar yaptıkları çalışmaları vurgulayan Rektör Prof. Dr. Savaş, çok çalıştıklarını, üniversitenin çıtasını yükseltmek için çok emek verdiklerini ve üniversiteyi önemli bir konuma getirdiklerini ifade etti. Üniversitenin 5 yıllık kalitesini tescillediklerini belirten Rektör Savaş, "Bu süreçte katkı sağlayan akademik ve idari personelimize çok teşekkür ederim. Bu üniversitenin yükseltilmesinde emek veren herkese çok teşekkür ederim" dedi. Konuşmasında kalite süreçleri, Erasmus anlaşmaları, akademik alanda yapılan araştırmalara ve projelere değinen Rektör Prof. Dr. Savaş, tasarım merkezinin çalışmaları, akredite edilen ve edilecek olan programlar, akademik ve öğrenci sayıları, kütüphanenin imkanları, BAP destekleri, projeleri, üniversitenin aldığı ödülleri ve uluslararası alandaki konumu hakkında güncel bilgileri akademisyenlerle paylaştı. "Daha çok üretmeliyiz, daha çok çalışmalıyız" Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, "Ülkemizin gelişmesi için daha çok çalışmalı ve daha çok üretmeliyiz. Ülkemize en güzel katkı, mesleğimizi layıkıyla yerine getirerek donanımlı öğrenciler yetiştirmektir. Bu konuda en büyük görevler de siz değerli akademisyenlere düşmektedir. Yeni akademik yılda daha fazla üretkenlik hedefliyoruz" dedi. Rektör Savaş konuşmasında ayrıca, Uşak Üniversitesi’nin son yıllardaki gelişimine değinerek YÖKAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon alan sayılı üniversitelerden biri olduklarını vurguladı. Üniversitenin araştırma-geliştirme, sanayi iş birlikleri ve toplumsal katkı alanındaki faaliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Savaş, şunları kaydetti: "Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulumuz, nitelikli ara eleman yetiştirme konusunda önemli bir misyona sahip. Sizlerin gayretiyle hem bölgemizin hem de ülkemizin sanayisine katkı sağlayacak mezunlar yetiştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte uygulamalı eğitim imkanlarını daha da geliştirmeyi, proje ve patent sayımızı artırmayı hedefliyoruz. Akademik üretkenliğimiz, şehrimizle ve sanayicilerimizle kurduğumuz iş birlikleriyle daha da güçlenecek. Hep birlikte öğrencilerimizin geleceğini şekillendirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Çalışmalarınızda başarılar dilerim" Rektör Prof. Dr. Savaş’ın konuşmasının ardından toplantıda Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Rıza Kara, geçtiğimiz akademik yılın değerlendirmesini yaparak yeni eğitim-öğretim yılına yönelik planlanan çalışmaları paylaştı.
Menemen Belediyesi’nden öğrencilere kırtasiye desteği
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:22 Menemen Belediyesi’nden öğrencilere kırtasiye desteği Yeni eğitim öğretim yılının başında Menemen Belediyesi, 2 bin çocuğun yüzünü güldürdü. Çocukların okul çantası, pastel boya, beslenme çantası, kalem kutusu gibi birçok kırtasiye ihtiyacı Menemen Belediyesi tarafından karşılandı. Eğitim yatırımlarıyla örnek gösterilen Menemen Belediyesi, yeni eğitim öğretim yılının başlangıcında, dar gelirli ailelerin çocukları için harekete geçti. Bu kapsamda öğrencilere, okul çantası, kurşun kalem, kırmızı kalem, silgi, kalemtıraş, kalem kutusu, çizgili ve kareli defter, sulu boya, kuru boya, pastel boya, keçeli kalem, resim defteri ve beslenme çantasından oluşan geniş kapsamlı bir set hediye edildi. Tam iki bin öğrenci için hazırlanan "Okula hoş geldin" projesi kapsamındaki setler, minik yürekleri mutlu ederken, aileler de yapılan destek için teşekkür etti. "Evlatlarımız kırmızı çizgimiz" Eğitimin ve öğrencilerin Menemen Belediyesi için kırmızı çizgi olduğunu vurgulayan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın eğitim yolculuklarında her zaman olduğu gibi yanlarında olmaya devam edeceğiz. Her bir öğrencimizin ve evladımızın başarısını görmek, onları mutlu görmek bizleri gururlandırıyor. Bu kapsamda YKS harçlarının ödenmesinden, eğitim yardımlarına, dijital eğitim setlerimizden ücretsiz sınav hazırlık kursumuz olan MEBGEM’e kadar tüm imkanlarımızla öğrencilerimizin yanındayız. Tüm öğrencilerimize şimdiden başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum." dedi.
Yaşar Üniversitesi ve EBSO’dan örnek üniversite-sanayi iş birliği
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:19 Yaşar Üniversitesi ve EBSO’dan örnek üniversite-sanayi iş birliği Yaşar Üniversitesi ile Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) arasında imzalanan protokolle akademik bilgi iş dünyası ile buluşacak, öğrencilerin mezun olmadan sektörde deneyim kazanmasını sağlanacak. Selçuk Yaşar Kampüsü’nde düzenlenen protokol imza törenine Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aylin Güney ve Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu ile EBSO Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Arda Yüksel ve Cüneyd Temel katıldı. Rektör Prof. Dr. Levent Kandiller, öğrencilerin akademik bilgilerini iş dünyasında uygulama fırsatı bulacağı uygulamalı bir program olan YU-COOP’u (Yaşar Üniversitesi Ortak Eğitim Programı) hayata geçirdiklerini belirterek, "EBSO ile yaptığımız geniş çaplı iş birliği kapsamında öğrencilerimizi mezun olmadan iş dünyasıyla buluşturmayı ve sektörel tecrübe kazandırmayı amaçlıyoruz. Ders müfredatlarımızı YU-COOP programına entegre edecek şekilde değiştiriyoruz. Öğrencilerimiz derslerin yanı sıra uzun süreli staj ve ortak eğitim sayesinde kurumlarla iç içe deneyim kazanacak. EBSO’nun desteği bizim için çok önemli. Böylece öğrencilerimizin mezun olmadan iş deneyimi kazanarak istihdam olanakları da artacak. EBSO’ya verdikleri destek için teşekkür ediyoruz" dedi. EBSO’DAN destek EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ise, programın teorik bilgi ile pratiği birleştirerek nitelikli iş gücü yaratacağını vurguladı. Yorgancılar, "Böyle bir iş birliğine gitmekten mutluyuz. Hem oda çalışanlarımız hem üyelerimiz geniş bir akademik eğitim desteğinden yararlanacak, hem de Yaşar Üniversitesi öğrencileri EBSO üyesi 800’e yakın işletmede sektörel deneyim kazanacak. Bu program hem teorik bilginin pratiğe aktarılması hem de sürdürülebilir bir üniversite-sanayi iş birliği modeli açısından örnek teşkil ediyor. Yaşar Üniversitesi’ne bu iş birliği için teşekkür ediyoruz" dedi. Üniversite-sanayi modeli örnek teşkil ediyor İmzalanan geniş kapsamlı protokolde Yaşar Üniversitesi Ortak Eğitim Programı’nın yanı sıra lisansüstü eğitim programları, sertifika programları ve kurumsal akademiler, staj ve iş olanakları, AR-GE ve bilimsel projeler, danışmanlık hizmeti gibi iş birliği alanları da yer alıyor.
Genç iletişimcilere çağrı: "Dijital beceriler tek başına yetmez"
18 Eylül 2025 Perşembe - 09:14 Genç iletişimcilere çağrı: "Dijital beceriler tek başına yetmez" İstanbul Arel Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mehmet Yakın, dijital çağda iletişim stratejilerinin müşterileri sadık destekçilere dönüştürdüğünü belirterek, "Başarı yalnızca mesaj göndermekte değil, hedef kitleyi markaya bağlı birer taraftara çevirmekte yatıyor" dedi. Hızla gelişen teknolojiyle birlikte iletişim dünyasında köklü bir değişim yaşanıyor. Artık markalar, müşterileriyle sadece bilgi alışverişi yapmakla kalmayıp onları sadık destekçilere, yani ‘taraftarlara’ dönüştürmek için stratejiler geliştiriyor. "Bu dönüşümde halkla ilişkiler ve reklamcılık alanlarının önemi giderek artıyor" diyen İstanbul Arel Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Yakın, dijital çağda iletişim stratejilerinin tarafları nasıl gerçek taraftarlara dönüştürdüğüne dair kapsamlı değerlendirmeler yaptı. İletişimde taraftarlık stratejisi Doç. Dr. Yakın, günümüzde halkla ilişkiler ve reklamcılıkta başarının anahtarının hedef kitleyle sadece iletişim kurmak değil, onları markaya ya da kuruma bağlı, destekleyen taraftarlara dönüştürmek olduğunu belirtiyor. Bu sürecin; etkili hikâye anlatımı, doğru mesajın uygun kanallarda paylaşılması ve toplumsal duyarlılık ile şekillendiğini ifade ediyor. İstanbul Arel Üniversitesi’nde eğitim alan öğrencilerin, gerçek markalarla iş birliği yaparak sadece reklam kampanyaları hazırlamakla kalmadığını; aynı zamanda kitlelerin gönlünü kazanacak stratejiler geliştirmeyi öğrendiğini aktarıyor. Yapay zekâ süreci hızlandırıyor Yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu fırsatların bu dönüşümü hızlandırdığını söyleyen Doç. Dr. Yakın, verilerle de bu durumu destekledi. Linkedln verilerine göre, 2023 ve 2024 yıllarında dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimi gibi alanlarda iş ilanları küresel çapta yüzde 70’in üzerinde artış gösterdi. Türkiye’de ise medya ve reklam yatırımları 2024’te yüzde 78,9 büyüyerek 253,6 milyar liraya ulaştı. "Bu veriler, dijital yetkinliklere sahip profesyonellere olan talebin her zamankinden yüksek olduğunu ortaya koyuyor" diyen Doç. Dr. Yakın, büyük veri analizleri sayesinde markaların kitlelerin ilgi ve beklentilerini daha iyi anlayarak kişiselleştirilmiş, zamanında mesajlarla taraftar oluşturabildiğini vurguladı. İnsan zekâsı ve samimiyet olmazsa olmaz Teknolojinin yalnızca bir araç olduğunu, samimiyetin ve özgünlüğün insan zekâsıyla mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yakın, sözlerine şunları ekledi: "Yapay zekâ içerik üretiminde özgünlük ve derinlik konusunda sınırlı kalabilir; bu nedenle insan zekâsı ve duygusal bağ kurma yeteneği ile dengeli bir iş birliği şart. Ayrıca, etik ve şeffaflık tarafların güvenini kazanmanın temel taşları arasında yer alıyor. Yanlış bilgi ve manipülatif mesajlar uzun vadede marka itibarına zarar verebilir." Dijital beceri ve iletişim yetkinlikleri ön planda Doç. Dr. Yakın, işverenlerin de dijital becerilere verdiği önemin giderek arttığını belirtti. Raporlara göre 2024 yılında iletişim alanında en çok aranan yetkinlikler arasında sosyal medya yönetimi, dijital pazarlama, veri analizi, etkili iletişim, liderlik ve proje yönetimi bulunuyor. Uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla güçlü iletişim becerilerinin öneminin daha da arttığını söyleyen Yakın, bu durumun gençlerin hem teknik hem de sosyal becerilerini geliştirmelerinin gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Eğitim programları geleceğe hazırlıyor Üniversitelerindeki eğitim programlarının bu gelişmelere uygun biçimde sürekli güncellendiğini dile getiren Doç. Dr. Yakın, öğrencilerin teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı projelerle dijital dünyada kitleleri harekete geçirecek kampanyalar geliştirdiklerini söyledi. Yakın, gerçek markalarla iş birlikleri ve staj imkânlarının, gençlerin profesyonel hayata sağlam adımlarla başlamalarını sağladığını bu sürecin, öğrencilerin hem dijital yetkinliklerini artırdığını hem de etik değerler ve toplumsal sorumluluk bilinci kazanmalarını desteklediğini aktardı. "Mesaj göndermek yetmez, taraftar kazanmak gerek" Doç. Dr. Mehmet Yakın, halkla ilişkiler ve reklamcılıkta başarılı olmanın yalnızca mesaj göndermek olmadığını belirterek son olarak şunları söyledi: "Karşı tarafı gerçek bir destekçiye yani taraftara dönüştürmek esastır. Dijital çağda iletişim alanında kariyer yapmayı planlayan gençlerin, teknolojik becerilerle güçlü iletişim ve etik değerlerle donanmış olmaları gerekiyor. Bu alanda kendini geliştirenler, hem kariyerlerini güçlendirecek hem de markaların kalıcı ve sağlam taraftarlar kazanmasına katkı sağlayacaktır."
Gölbaşı Belediyesi’nden öğrencilere ‘Renkli Bir Yıla Merhaba’ etkinliği
17 Eylül 2025 Çarşamba - 17:40 Gölbaşı Belediyesi’nden öğrencilere ‘Renkli Bir Yıla Merhaba’ etkinliği Gölbaşı Belediyesi, 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı kapsamında öğrencilere ‘Renkli Bir Yıla Merhaba’ etkinliği düzenledi. Gölbaşı Belediyesi, eğitim sektörüne yönelik hizmetlerine devam ediyor. İhsan Köksal İlkokulu’nda 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı İlköğretim Haftası kapsamında ‘Renkli Bir Yıla Merhaba’ etkinliği düzenlendi. Düzenlenen etkinliğe Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, İlçe Jandarma Komutanı Soner Ergün, İlçe Milli Eğitim Müdürü Serap Yılmaz, ilçe protokolü, veliler ve çocukları katıldı. Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, öğrencilerin geleceği için her türlü katkıyı sunmaya devam edeceklerini belirterek, bu kapsamda öğrenciler için sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler düzenleneceğini sözlerine ekledi. "Onların gözlerindeki umut, ülkemizin yarınlarına dair bizlere büyük bir güven veriyor" Yeni eğitim-öğretim yılında öğrencilere ve öğretmenlere başarılar dileyen Başkan Odabaşı, "Geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimiz ‘Renkli Bir Yıla Merhaba’ etkinliğiyle yeni bir döneme başladı. Onların gözlerindeki umut, ülkemizin yarınlarına dair bizlere büyük bir güven veriyor. Gölbaşı Belediyesi olarak eğitimi her zaman öncelikli bir alan olarak görüyoruz. Okullarımızın ihtiyaçlarının karşılanması, öğrencilerimizin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle desteklenmesi için her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Bizler inanıyoruz ki bilgiyle donanmış, özgüveni yüksek ve milli değerlerine bağlı nesiller yetiştirmek, ülkemizin en önemli güvencesidir" dedi. Programda öğrenciler tarafından hazırlanan oratoryo, halk oyunu, şiir ve müzik gösterileri sunuldu. Etkinlik, öğrencilerin gösterileriyle sona erdi.
Sınav endişesi olan öğrencilere Nilüfer Belediyesi’nden destek
17 Eylül 2025 Çarşamba - 17:18 Sınav endişesi olan öğrencilere Nilüfer Belediyesi’nden destek Nilüfer Belediyesi’nin "Sağlık Buluşmaları"nda Klinik Psikolog Başak Mutlu, lise öğrencilerine sınav endişesi ve stresiyle başa çıkma konusunda tavsiyelerde bulundu. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Sağlık Buluşmaları"nda Şehit Hakan Ünver Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerine "Sınav Endişesi ve Sınava Hazırlık" konusunda konferans verildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki etkinlikte Medicana Hastanesi Klinik Psikolog Başak Mutlu, öğrencilere stresle başa çıkma yolları hakkında tavsiyeler verdi. Sınav döneminde yaşanan endişenin normal bir duygu olduğunu söyleyen Mutlu, doğru yönetilmediğinde zararlı hale gelebileceğini anlattı. Stresin yararlı ve zararlı yönlerini örneklerle açıklayan Mutlu, öğrencilere endişeyi avantaja çevirmenin yolları hakkında bilgiler verdi. Stresle başa çıkabilmek adına kısa ve uzun vadeli öneriler sunan Mutlu, kısa vadede meditasyon veya gevşeme tekniklerinden yararlanılabileceğini belirterek, "Etrafınızdakileri stresli olduğunuza dair bilgilendirin, destek isteyin. Üzüntü kızgınlık, yorgunluk gibi duygularınızı dürüstçe güvendiğiniz yakınlarınızla paylaşın. Geriliminizi sakinleştirebilecek aktivitelerde bulunun. İhtiyaçlarınızla temas halinde olun. Günlük program yapmak, öncelikleri belirlemek ve zamanı verimli kullanmak stresle başa çıkmada etkilidir" dedi. Uzun vadeli önerilerde de bulunan Mutlu, sağlıklı beslenme ve iyi dinlenmenin önemini vurguladı. Düzenli fiziksel aktivitenin stresi azaltmada uzun vadeli faydalar sağlayacağına dikkat çeken Mutlu, "Aşırı kafein tüketmeyin. Kendinizi iyi hissettiren faaliyetlerde bulunmaya çalışın. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sosyal destek almak stresin etkilerini hafifletir. Bildirimleri kapatmak, sosyal medyayı sınırlı kullanmak, dikkat dağınıklığını azaltabilir ve zihinsel yenilenmeye yardımcı olabilir. Sürdürülebilir ders çalışma planları yapmak uzun vadeli başarıyı getirir. Yanlışları başarısızlık değil, öğrenme fırsatı olarak görmek en akıllıca stratejidir" diye konuştu. Konferansın ardından geçilen soru-cevap kısmında Mutlu, öğrencilerin merak ettikleri sorulara yanıt verdi. Öğrenciler daha sonra Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ni gezdi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da okul açılışını okulun öğrencileriyle birlikte yaptı
17 Eylül 2025 Çarşamba - 17:17 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da okul açılışını okulun öğrencileriyle birlikte yaptı Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı törenle açıldı.Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile başlayan törende Halk Oyunları ekibi gösteri yaptı. Okulun yapımını gerçekleştiren hayırsever Evyap şirketi adına Mehmet Evyap, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuştu.Evyap ailesine teşekkürAçılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan olduğu günden beri resmi bütçeyle yaptıkları hiçbir okulun açılışını yapmadığını ifade ederek, "Sadece hayırsever statüsünde yapımı tamamlanan okullarımızın açılışına gittim. Burada da Evyap ailesinin böyle bir Erzurum’a memleketlerine, memleketimize böyle bir katkısının olacağını duyunca bu açılışta bulunmak istedim. Huzurlarınızda Evyap ailesine hayatta olanlara şükranlarımı sunuyorum. Teşekkür ediyorum Aramızdan ayrılmış olanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Böyle güzel evlatlar bıraktıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Mekanları, makamları cennet olsun İnşallah" dedi.Eğitim yatırımlarında büyük mesafe alındıTürkiye’de eğitim öğretim sürecinde yapılanların unutulduğunu belirten Bakan Tekin, "Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yapılanlar çok çabuk unutuluyor. Ben şunu her orta ifade ediyorum. İsmini yazmadan bir ülkede dünyanın herhangi bir ülkesinde yirmi yılda eğitim öğretim süreçleriyle ilgili o güne kadarki seksen yıllık geçmişte yapılanlardan daha nasıl yapıldı dersek ismini yazmasak Türkiye demesek eğitim fakültelerimizde eğitim devrimi gerçekleştiren bir ülke diye hikayesi anlatılır. Türkiye’de aynen böyle hikayesi sürekli anlatılacak bir eğitim öğretim süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın birebir takibi ve destekleriyle yirmi yılda yaşadık" dedi.Ecevit’in başlattığı proje2002 üç Kasım seçimleri öncesinde başbakan olarak hizmet eden rahmetli Ecevit’in başbakanken başlattığı bir projeyi hatırlatan Bakan Tekin, "Diyor ki cumhuriyetimizin yüzüncü yılı yaklaşıyor. Bir kampanya başlatalım. Herkes cumhuriyetin yüzüncü yılına mektup yazsın. Ve cumhuriyetin yüzüncü yılında nasıl bir Türkiye görmek istediklerini anlatsınlar. Allah nasip etti, Cumhuriyetin Yüzüncü yılında Milli Eğitim Bakanı olarak hizmet etmek bize nasip oldu. Ve o gün sayın Bülent Ecevit’in direktifleriyle başlayan projenin takipçisi olan o gün yazılan mektupları cumhuriyetin yüzüncü yılında yani olay mektupların yazılmasının üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçtikten sonra bize takdim ettiler. Biz açtık, bir baktık O gün Cumhuriyet’in yüzüncü yılındaki Milli Eğitim Bakanı’na mektup yazan öğretmenlerimiz. Mektup yazan velilerimiz, mektup yazan okul yöneticilerimiz öğrencilerimiz mektuplarında nasıl bir eğitim öğretim ortamında bulunduklarını anlatıyor. Yani bu siyasi bir dil değil. O gün o kişilerin anlattıkları. Mesela bir öğretmenimiz diyor ki inşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında kırk elli kişilik sınıflarda ders anlatabilirim diyor. Yani kaç kişilik sınıf dersi anlatıyorsa artık öğretmenimiz diyor ki hayali bu. İnşallah yüzüncü yılda kırk elli kişilik sınıfta ders anlatırım diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında öğretmen olarak çocuklarıma hizmet etmek için kıyas Başımdaki örtü bir engel olarak gösterilmez diyor. Bu ayıptan Türkiye inşallah kurtulur diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki, İnşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında okullarımızda bir tane bir bilgisayar olur. Bütün okula inşallah diyor. Temennisi bu. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında çocuklarımız ihtiyaçlarını gidermek için okul binasının dışında tuvaletlere gitmek zorunda kalmazlar diyor. Şimdi 3 Kasım 2002’ye geldiğimizde Türkiye’nin profili bu. Sayın Cumhurbaşkanımız 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurarken ve 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi seçim beyanına hazırlarken şu hususların altını çizmiş. Demiş ki bu iki belgede Sayın Cumhurbaşkanımız. Adalet ve Kalkınma Partisi eğitim alanında köklü bir reform hareketi hedefliyor. Diyor ki: Biz iktidara gelirsek Türkiye’nin nitelikli bir eğitim öğretimi altyapısına kavuşması için burası çok önemli. İnsanın merkezi alan bir yaklaşım benimseyeceğiz diyor. Yani insan Temel hak ve hürriyetlerini merkeze alın. Bunu önceleyen bir eğitim, öğretim felsefesi benimseyeceğiz diyor. Yine diyor ki, zorunlu eğitimi sekiz yıllık kesintisiz, zorunlu eğitim dayatmasını tercih ve yönlendirmeye imkan sağlayacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz Ve zorunlu eğitim süresini makul bir zaman içerisinde on bir yıla çıkaracağız diyor. O günün şartlarında hatırlayın. İmam Hatip Ortaokullarını daha doğrusu imam hatip liselerini ve meslek liselerinin içeren bir düzenleme yapılmıştı 28 Şubat’ta. Bu okulların ortaokulları kapatılmıştı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim. Yani imam hatip lisesine giden öğrenci sayısı azalsın, imam hatipler kapansın diye alınan bir tedbir. O tarihte bu söyleniyor. Bir başka husus diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımızın o tarihte partiyi kurarken kuruluş beyannamesi kamu okullarının eğitim kalitesini artıracağız diyor. Teknoloji imkanlarını geliştireceğiz. İlk şu anda arkadaşlar bunu ben söylemiyorum. Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü var. MHP’nin raporu. Diyor ki Türkiye dünyada neredeyse bütün dersliklerinde akıllı tahta olan tek ülke. Biz şu anda kıymetli hemşehrilerim, 65 bin civarında resmi okulumuz var. Bu okullarımızın tamamında internet erişim hizmeti var. Bu okulların tamamında altı yüz elli bin derslikle İnternete bağlı, internet üzerinden bakanlık merkez teşkilatında dünyanın en büyük eğitim öğretim içeriği, içerik portal olan EBA’da veri transferi yapılabilen ve çocuklarımız her konuyu öğretmenlerimiz tarafından çok farklı şekillerde anlatan Bir platformumuz var EBA. Yani Narman’ın bir öğretmenimiz çocuklarımıza bir başka öğretmenin dersini anlatmak istiyorsa yani kendisine ilave olarak EBA’dan da faydalanabilir. Açıyor EBA’yı Türkiye’nin herhangi bir ilindeki okulundaki bir Öğretmenin anlatın. EBA’ya yüklediği aynı konuyla ilgili örnek uygulamayı çocuklarına seyrettirebiliyor. Bu üzerinde çok konuşulacak bir devrim. Çok konuşulması gereken bir nitelik."Eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik"Bakın ben bir şey anlatmaya çalışıyorum. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bundan yirmi yıl önce eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik. Ve adım adım o gün çizdiğimiz projeksiyona ülkemizi taşıdık Mesela diyor ki yine o gün ikinci sınıftan itibaren çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre seçmeli derslerin oluşturularak çocuklarımız ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilecek ilk ve ortaöğretimde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin dışında velilerin rızasına bağlı olarak çocuklarımıza seçmeli din derslerinin verilmesini hayata geçireceğiz diyor. Bunu ne zaman diyoruz? 2001. Bir sürü vardı. Ben birkaç tane buradan seçtiklerimi söyleyeceğim. Mesela Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız o gün. Çocuklarımızın ana dil becerilerini geliştireceğiz. Türkçelerini iyileştireceğiz. Türkçeyi bir bilim dil haline dönüştüreceğiz. 2023 ben Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladığım tarihte o günden beri yürüttüğümüz bir süreç var. Türkçe temel eğitim kurumlarında Türkçe, ortaöğretim kurumlarında Türk Dili Edebiyatı dersini biz ana ders haline dönüştürdük. Çocuklarımızın bu derste başarılı olabilmeleri için yetmiş alma şartı getirdik. Ve bu dersin ölçme ve değerlendirme mekanizmalarını değiştirdik. Türkiye’nin her tarafında çocuklarımız hangi derse olursa olsun başarılı olmaları için Türkçe de kendilerini doğru ifade edebilmelerini istedik. Çünkü ana dilde kendisini doğru ifade edebilen bir çocuğumuz, gencimiz sadece eğitim öğretim hayatında değil, aynı zamanda aile hayat toplumsal hayatında ve sonrasında da iş hayatında daha başarılı olacaktır diye düşünüyoruz. Yine o gün demiş ki AK Parti seçim beyannamesinde engelli öğrencilerin eğitimine özel bir önem vereceğiz demiş. Bugün şu anda bakın engelli öğrencilerimiz Kaynaştırma eğitimimiz var. Özel eğitim okullarımız var. Evde bakım evde eğitim hizmetimiz var. Hastanede eğitim hizmetimiz var. Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim var. Bütçesi tamamen kamu tarafından karşılanıyor. Yani Beş farklı kategoride özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyoruz. Yine o gün diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız, eğitimin önündeki bütün yasakları kaldıracağız diyor. Bugün Türkiye’de yatak yok. Bakın bugün ana gündem konularından bir tanesi olduğu için söyleyeyim. O gün Kürtçe şarkı söylediği için linç edilen sanatçılar vardı ülkenin. Popüler sanatçıları. Bugün devletin resmi eğitim kurumlarında çocuklarımız kendi tercihlerine bağlı olarak seçmeli, Kürtçe ve işte Çerkezce, Lazca bütün bu dersleri alabiliyorlar. Bunların hepsi o dönemde yapılmış şeyler. Bir de istatistik rakam vereyim size Bütün bunları yapmak için o başta söylediğim öğretmen mektuplarında ifade edilen şeylerle ilgili olarak size bir tane rakam vereyim. O gün yani iki bin iki yılında Türkiye’de öğrencilerimiz üç yüz altmış yedi bin dersliğimizde Eğitim alıyorlarmış. Yani cumhuriyetin başından o güne kadar toplam üç yüz altmış yedi bin dersliğimiz varmış. Süreç içerisinde bunlardan yaklaşık doksan bin tanesinin de bugüne kadar yıkılıp yeniden yapıldığı güçlendirildiğini düşündüğümüzde Yaklaşık iki yüz elli, iki yüz altmış bin civarında o günden kalan dersimiz var bugün. Peki şu anda kaç dersimiz var? Yani iki yüz altmış bin bir tarafta dursun. Bugün yaklaşık olarak resmi okullarımızda altı yüz yirmi altı bin derslik var. Yani iki yüz altmış bin Altı yüz yirmi altı bin nere? O güne kadar yapılanın iki katından daha fazla derslik yapılmış durumda. Başka örnekler de verilebilir. Şöyle söyleyeyim. Mesela o gün on sekiz tane bilim sanat merkezi varmış. Bugün üç yüz altmış dört tane bilim sanat merkezimiz var. O gün iki bin yedi yüz okulumuza spor salonu varmış. Bugün on iki bin iki yüz on dört okulumuzda spor salonu var. O gün yirmi bir gün okulumuzda laboratuvar varmış. Bugün elli bin okulumuzda laboratuvar var. Bir de şunu söyleyeyim. Bugün yaklaşık bir milyon yüz bin öğretmenimiz var ve bu öğretmenlerimizin yüzde sekseni AK Parti hükümetleri döneminde atanmış. O gün çocuklarımız okula gidiyorlardı. Okula gittiklerinde ders kitaplarını satın almak için kırtasiyelerin önünde kuyruklar haftalarca ders kitapları gelsin diye beklerdik. Bugün çocuklarımız okula başladığında üstünde devletin bastırdığı ders kitapları onları bekliyor. Toplam o günden bugüne kadar dört milyar adet dert kitabı dağıtmış. Sadece bu sene iki yüz milyona yakın adet ders kitabı okullarda dağıtmış olduk Bütün bunları söylüyorum.Eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sundukBen daha önce 2013 - 2018 yılları arasında da müsteşarlık yaptım. O yıllarda da Erzurum’un eğitim öğretim altyapısını güçlendirilmesi için çok yoğun bir çaba içerisindeydim. Ciddi okullaşma göstergelerinde çok ciddi değişiklikler yaptık. Sadece bir rakam söyleyeyim size. 2002 Erzurum’da ortalama ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı otuz iki. Bugün ortalaması yirmi dört. Ders başına düşen öğrenciler ilköğretim kurumlarında otuz iki, bugün on altı. O gün ortaöğretim kurumlarında yirmi dört, bugün on sekiz. Yani Erzurum’da dahil olmak üzere, Türkiye’nin tamamında eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sunduk. Bakın ben siyaset bilimci dünyada ülkelerin demokratikleşme endekslerini hesap ederken genel bütçenin genel bütçeden ayrılan paylara bakılır. Bir ülkede eğer eğitim bütçesi en üst sıradaysa bu ülkenin demokratikleşme göstergesi açısından Bizim açımızdan önemli bir ülkedir. Ülkedir ve şu anda Türkiye AK Parti iktidarı döneminde neredeyse bütün bütçe dönemlerinde, bütçeden en büyük payı Milli Eğitim Bakanlığı’na aldı. Bu yıl da öyle. Önümüzdeki yıl da böyle olacak. Bu çok önemli bir gösterge. Bütün bu süreçleri yaparken Bize toplumu çok farklı kesimlerinden destekler var. Sivil toplum örgütlerinin destekleri var. Meslek örgütlerinin destekleri var. Bu destekleri almaya da devam edeceğiz. Bunu açık yüreklilikle de söylüyorum. Çünkü eğitim öğretim hizmetleri Sadece bir bakanın ya da bakanlığın yürütebileceği bir iş değil. Topyekün hizmet edeceğiz. Topyekün bu sürecin altında olacağız ki başarılı olabilelim. Ben bize destek olan, bu anlamdaki herkese, gerek, gerçek kişilere gerek tüzel kişilere teşekkür ediyorum. Ancak iki grubu burada ayırmam lazım. Bunlardan bir tanesi bugün burada bulunmamıza vesile olan Evyap ailesinin şahsında teşekkür edeceğimiz Türkiye’deki hayırseverlerimiz. Ben Türkiye’nin her tarafında bize eğitim öğretim desteği sunan bütün hayırseverlere teşekkür ediyorum. Allah kendilerinden razı olsun. Hayatta olmayan büyüklerine Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün hayırseverlerimiz için bunu söylüyorum. Bu katkıları almaya da devam edeceğiz. Benim bugün burada bulunma sebebim Bunu bir bakan olarak yapmayı bir zorunluluk olarak hissediyorum. Bize bu süreçte destek olan kişilere gidip yüz yüze teşekkür etmek istiyorum"