EĞİTİM
Manisa CBÜ’de kariyer rüzgarı 12 Mayıs 2026 Salı - 22:50:50 "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla ilk kez düzenlenen MCBÜKAF’26 Kariyer Fuarı, binlerce öğrenci ve mezunu iş dünyasıyla buluşturdu. 71 kurumun destek verdiği fuarda eğitimler, paneller, atölyeler ve networking etkinlikleri yoğun ilgi gördü. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) tarafından "Gelecek Burada Başlıyor" mottosuyla bu yıl ilk kez düzenlenen Kariyer Fuarı MCBÜKAF’26 kapılarını açtı. Üniversite öğrencileri ve mezunlarını iş dünyasıyla bir araya getiren fuar, yoğun katılımla başladı. Manisa CBÜ koordinasyonunda gerçekleştirilen fuar, üniversitenin ev sahipliğinde düzenlenen ilk kariyer fuarı olma özelliği taşıyor. Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi himayesinde düzenlenen Ege Kariyer Fuarı’na ev sahipliği yapan Manisa CBÜ, bu kez kendi kariyer fuarını organize etti. Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Alanı’nda gerçekleştirilen MCBÜKAF’26’da; eğitimler, seminerler, atölye çalışmaları, firma tanıtımları, sunumlar, mülakatlar, yarışmalar ve sosyal etkinlikler yer aldı. Açılış töreni Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde düzenlenirken programa Manisa Vali Yardımcısı Dr. Mustafa Harputlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatih Zeren, Manisa İşkur İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, Manisa OSB Müdürü Funda Karaboran, Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, akademisyenler, sanayiciler, öğrenciler ve mezunlar katıldı. Programda konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, ilk kez kendi bünyelerinde kariyer fuarı düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Fuarda 3 ana sponsorun yanı sıra 13 kamu kurumu ve STK dahil toplam 71 kurumun yer aldığını belirten Kibar, yaklaşık 110 oturumla öğrencilere önemli katkılar sunmayı hedeflediklerini söyledi. Yaklaşık 10 bin öğrencinin fuardan faydalanmasının beklendiğini ifade eden Kibar, öğrencilerin sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurabileceği networking etkinlikleri ve iş birliği toplantılarının da gerçekleştirileceğini kaydetti. Kariyer fuarının üniversite-sanayi, üniversite-kamu ve üniversite-toplum iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Kibar, "Öğrencilerimizi yalnızca akademik anlamda değil sosyal ve mesleki anlamda da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Konuşmaların ardından fuara destek veren kurum ve firma temsilcilerine plaket ve teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra protokol üyeleri, Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde kurulan stantları ziyaret etti. İki gün sürecek olan MCBÜKAF’26 Kariyer Fuarı, öğrenciler ve mezunları iş dünyasıyla buluşturmaya devam edecek.
12 Mayıs 2026 Salı - 20:35 Kastamonu’da öğrenciler yaptıkları bilimsel çalışmaları sergiledi Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde öğrenciler tarafından yıl boyunca yapılan projeler, düzenlenen bilim fuarında sergilendi. Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nda öğenciler, yıl boyunca üzerinde çalıştıkları projelerini protokol üyeleri ve vatandaşlara anlattı. Hanönü Şehit Faruk Karagöz Yatılı Bölge Ortaokulu ve Hanönü İmam Hatip Ortaokulu’nun ortaklaşa düzenlediği fuarının açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, öğrencilerin projelerini inceledi. Fen bilimlerinden teknolojiye, çevreden matematiğe kadar geniş bir yelpazede hazırlanan çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi alan Hanönü Kaymakamı Emre Oktay ve Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, gençlerin heyecanına ortak oldu. Öğrencileri tebrik eden Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, "İlçemizdeki okullarımızın bu denli başarılı projelere imza atması bizleri gururlandırıyor. Öğrencilerimizin araştırma azmini ve öğretmenlerimizin onlara kattığı vizyonu bugün burada bizzat müşahede ettik. Hanönü Belediyesi olarak eğitime ve bilime yönelik her türlü girişimin destekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Hanönü Kaymakamı Emre Oktay ise projelerin hazırlanma sürecinde emeği geçen idareci, öğretmen ve öğrencileri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. Bilim fuarına Hanönü Kaymakamı Emre Oktay, Hanönü Belediye Başkanı Metin Yamalı, Hanönü İlçe Milli Eğitim Müdürü Serkan Demirkıran, İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Mertcan Demil, İlçe Emniyet Amiri Şenol Demirata, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aydın Arukan, İlçe Milli Eğitim Müdürü İhsan Yabaneri ve öğretmenler katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:35 Edirne’de nefes kesen sel-taşkın tatbikatı Edirne’de Meriç Nehri’nde düzenlenen tatbikatta, sel ve taşkın afetlerine karşı kurumların müdahale kapasitesi sahada test edildi. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) 2026 Yılı Bölge Düzeyi Sel-Taşkın Müdahale Tatbikatı, Edirne’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Tatbikat gereği taşkın nedeniyle bölgede mahsur kalan vatandaşların kurtarılması, tahliye çalışmaları ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak canlandırıldı. AFAD başta olmak üzere emniyet, su altı arama kurtarma dalgıçları, jandarma, sağlık, itfaiye, Kızılay ve ilgili kurum ekipleri tatbikatta aktif görev aldı. Edirne dâhil 9 ilden takviye ekip, afet anında koordinasyonun en üst seviyede tutulması çerçevesinde Meriç Nehri üzerinde ortak operasyonla kabiliyetlerini sergiledi. Senaryo gereği nehrin ortasında mahsur kalan vatandaşların kurtarılması için harekete geçildi. Botlarla suya açılan dalgıç polisler ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, mahsur kalanları kurtararak tahliye etti. Meriç Nehri’nde su seviyesinin yükselmesi sonucu Karaağaç bölgesinde taşkın meydana geldiği varsayılarak arama-kurtarma, tahliye, sağlık, iletişim ve altyapı çalışmaları uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Programda açıklamalarda bulunan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek kurumlar arası koordinasyonun güçlü tutulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Subaşı, gerçekleştirilen tatbikatların afet durumlarında müdahale hızını ve etkinliğini artırdığını ifade etti. Gerçeğini aratmayan görüntüler Tatbikat ile ilgili açıklama yapan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne’nin özellikle Meriç ve Tunca nehirlerinden kaynaklı taşkın riski taşıdığını belirterek tatbikatın bu nedenle büyük önem taşıdığını vurguladı. Subaşı, "Karaağaç bölgesinde taşkın yaşanabileceği varsayımıyla senaryomuzu oluşturduk. Nehir kenarında bulunan vatandaşların ve araçların zarar görme ihtimaline karşı tüm müdahale gruplarımız görev aldı" diye konuştu. Tatbikatta sadece Edirne merkezden 996 personel, 146 araç, 15 bot, 5 dron, 1 mobil koordinasyon tırı, Kızılay ikram aracı ve 1 mobil baz istasyonunun katıldığını söyleyen Subaşı, "Ayrıca 18 saha olayı senaryosu ve 622 masa başı olayı üzerinden faaliyet icra edilmektedir. Dokuz destek ilinden ise 43 araç ve 194 personel katılmıştır. Yani toplamda 1200 kişiye yakın personelimiz burada tatbikata fiilen katılmaktadır" dedi. Tatbikatta 23 AFAD çalışma grubunun aktif rol aldığını ifade eden Subaşı, Edirne merkezle birlikte ilçelerde de kriz merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Programda konuşan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, Edirne’nin Arda, Meriç ve Tunca nehirlerinin birleşim noktasında bulunması nedeniyle sel ve taşkın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bölgesel tatbikatların afet risklerine göre planlandığını belirten Ergin, "Türkiye Afet Müdahale Planı afetin anayasasıdır. Kurumlarımızın görevleri bu plan kapsamında net şekilde belirlenmiştir. Edirne’de her geçen yıl artan müdahale kapasitemizi test etmiş olduk" dedi. Ergin, AFAD’ın 2025 yılında 79 tatbikat gerçekleştirdiğini, bu yıl ise deprem, sel, orman yangını, çığ ve endüstriyel kazalar gibi farklı afet türlerine yönelik yeni tatbikatların planlandığını ifade etti. Afet yönetiminin dört seviyede yürütüldüğünü kaydeden Ergin, il, bölge, ulusal ve uluslararası kapasitenin gerektiğinde devreye alındığını söyledi.
BEUN, Türkiye’nin enerji hamlesine yerli ve milli insan kaynağı yetiştiriyor
23 Eylül 2025 Salı - 11:52 BEUN, Türkiye’nin enerji hamlesine yerli ve milli insan kaynağı yetiştiriyor Türkiye’nin Karadeniz’deki enerji keşiflerinin ardından başlattığı yerli ve milli insan kaynağı yetiştirme seferberliği ilk meyvelerini verdi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center (TP-OTC) iş birliğiyle Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) bünyesinde kurulan ve alanında Türkiye’de bir ilk olan Açık Deniz Sondaj Teknolojisi Programı, ilk mezunlarını sektöre kazandırdı. Geleceğin sondaj uzmanlarını yetiştiren program, yüzde 90’a varan istihdam oranıyla dikkat çekiyor. Yükseköğretim Kurulu ile Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center arasında imzalanan protokol kapsamında, YÖK, TP-OTC ve BEUN iş birliğinin bir ürünü olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulunda ’Açık Deniz Sondaj Teknolojisi Programı’ açıldı. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ilk kez öğrenci alan bölüm ilk mezunlarını da verdi. İş birliği kapsamında; bu programa kaydolan tüm öğrencilere TP-OTC tarafından ’Burs Yönergesi’ndeki şartlara göre, (Hazırlık sınıfı da dahil olmak üzere) yılda 12 ay boyunca Eğitim Bursu veriliyor. Ayrıca TP-OTC tarafından staj, teknik gezi, mezuniyet sonrası iş fırsatı gibi destekler de sağlanıyor. Filyos Limanı ve Karadeniz Gazına komşu bir eğitim merkezi Türkiye’nin enerji stratejisinde kilit rol üstlenen Filyos Limanı ve Karadeniz doğal gaz rezervlerinin bulunduğu bölgenin hemen yanı başında açılan bu bölüm, öğrencilere teorik bilginin yanı sıra sahaya yakın uygulama imkânı da sunuyor. 2023 yılında kampüsteki 10 bin metrekarelik alana F125 tipi 55 metre yüksekliğindeki sondaj kulesi de kuruldu. Öğrenciler, sınıftaki teorik bilgilerini kule üzerinde uygulamayla pekiştiriyor. Çaycuma MYO bünyesindeki Madencilik ve Maden Çıkarma Bölümü bünyesinde elektrik-elektronik, haberleşme, sondaj akışkanları, mekanik gibi alanlarda olan 9 adet laboratuvardan oluşan Uygulama Laboratuvarlarında eğitim gören öğrenciler, yabancı dillerini de hazırlık sınıflarından itibaren geliştiriyor. Türkiye Yüzyılı’nın enerji neferleri rekor istihdamla göreve başladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Türkiye’nin milli enerji politikaları doğrultusunda açılan ve alanında ilk olan Açık Deniz Sondaj ve Taban Teknolojileri programlarından mezun olan ilk öğrencilerin, yüzde 90’lık bir oranla sektörün aranan personelleri haline geldiğini bildirdi. Rektör Özölçer; programların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu ve Filyos’taki Karadeniz gazının keşfi sonrası ortaya çıkan "yerli ve milli insan kaynağı" ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğunu belirtti. "Aranan insan kaynağı oldular" YÖK ve Türkiye Petrolleri-Offshore Technology Center (TP-OTC) ile imzalanan protokol kapsamında "Açık Deniz Sondaj Teknolojisi" ve "Açık Deniz Tabanı Teknolojisi" olmak üzere iki programa öğrenci aldıklarını ifade eden Özölçer, ilk mezunların başarısına dikkat çekerek şöyle dedi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın enerji ve Türkiye Yüzyılı politikasıyla birlikte Filyos’ta başlayan çalışmalarla büyük bir doğal gaz rezervi keşfedildi. Bunun yanı sıra bu keşfin yanı sıra burada yerli ve milli insan kaynağının değerlendirmesi için belli çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalardan bir tanesi de bizim üniversitemizin de içinde yer aldığı TP-OTC Türkiye Petrolleri ile YÖK arasında imzalanan protokol ile birlikte aslında 4 tane program açıldı. İkisine öğrenci alındı. Yabancı Dil Hazırlık Okulu ile beraber bu öğrencilerimizi kendi yerli ve milli insan kaynağımızı yetiştirmek için açtık. Türkiye Petrolleri, TP-OTC de bizi destekliyor. YÖK’ün de desteğiyle beraber destekliyor. İnşallah burada bu sene itibariyle de ilk mezunlarımızı verdik. Bu ilk mezunlarımız yüzde 90’ı iyi firmalarda iş buldular, aranan insan kaynağı oldular. İnşallah bu hızla devam edersek diğer bölümlerimizi de açacağız. Bu açmış olduğumuz bölümler doğalgazla ilgili, doğalgaz arama çalışmalarla ilgili bir tanesi açık deniz sondaj teknolojisi, bir tanesi de açık deniz tabanı teknolojisi olmak üzere iki program. Bunun yanı sıra iki programımız daha var. İnşallah onları da açabilir isek. Aynı zamanda bu birlikteliğimiz bizim üniversite sanayi iş birliğine de iyi bir örnek oluşturuyor. Beraberce oluşturduğumuz. Türkiye Petrollerinin öğrencilerimize burs verdiği ve en iyi şekilde yetişmeleri için en modern laboratuvarlarda öğrencilerimizin yetişmesini de sağladılar. Bu açıdan hem YÖK’e hem de Türkiye Petrolleri Yönetimi’ne çok teşekkür ediyoruz. Son derece modern laboratuvarlarda öğrencilerimize eğitim verebiliyoruz. Onların sayesinde ve bu yetiştirmiş olduğumuz insan kaynağı yakında Türkiye Yüzyılıyla beraber daha başka ülkelerde biliyorsunuz sondaj teknolojimiz, sondaj ekipmanlarımız giderek artıyor ve yurt dışına açılma imkanları var. Kendi yerli milli insanımızla beraber çalıştığımız zaman daha güçlü olacağız. Bu öğrencilerimiz de bize bunu sağlayacaklar. Öğrencilerin ne kadar kaliteli yetiştiği İngilizceleriyle ve yetiştikleri derslerle, laboratuvarlarla zaten test ediliyor şu anda. İnşallah daha faydalı olurlar. Üniversitemize de ülkemize de." Kardeş ülkeden gelip geleceğe hazırlanıyorlar Program, sadece Türkiye’den değil, kardeş ülke Azerbaycan’dan da öğrencilerin ilgisini çekiyor. SOCAR bursuyla eğitim alan 1. sınıf öğrencisi 23 yaşındaki Galiba Samedzade, kadınların da bu alanda başarılı olabileceğini göstermek istediğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Burada Açık Deniz Sondaj Teknolojilerini seçmem de maksadım kızların da petrol sahasında ilerleyebileceğini ve kendini, yeteneğini toplumsal olarak kanıtlayabileceğine inanıyorum. Benim için birçok nitelikte imkanlar sağlıyor açık deniz sondaj teknolojileri. Böyle ki sondaj teknolojileri alanında bir mühendisin yapabilecekleri bence sınırsız. Hatta böyle düşünüyorum ki sondaj teknolojilerinde o kazma yani düşünün ki sanki bir keke kaşıkla kaşıklar gibi öyle ki katları birbirlerine karışmamalı ve nasıl söylesem orada da toprağın katmanları birbirine karışmamalı. İlk önce gelirken bu programın olduğunu işitirken çok heyecanlanmıştım. Ve öğrendiğimde kızları da alabiliyorlar ve kızlara da sondaj niteliğinde avantajlar sağlıyorlar. Bu benim için çok heyecanlı oldu ve bu fırsatı değerlendirmeliyim diye düşündüm. Bu alanda kendimi çok yüksek nitelikte geliştirebileceğimi düşünüyorum. Gerçekten Türkiye’nin çok büyük bir projesi kadınlara da yer verdiği için ben ayrıca mutluyum." "Deniz cesaret sever" Yine Azerbaycan’dan gelen 33 yaşındaki mühendis Kamran Asgarov ise deniz tutkusunu ve Türkiye’ye katkı sağlama arzusunu dile getirdi. Asgarov, öğrenim gördüğü BEUN Çaycuma MYO’daki niteliğe de dikkat çekerek şöyle dedi: "Denizi çok seviyorum. Petrol gaz üzerinden zaten denizde gördüğüm şeyler hepsi. Biz Azerbaycan’la zaten Türkiye bir devlet, iki millet. Orada da çalıştık. Burada da bir katkımız olması için ne mutlu bize. Karadeniz’in en büyük rezervleri en yakınımızdan çıkıyor. Onun için de biz de buradayız. Bir katkımız olması için çok gururluyuz, çok seviniyoruz. İnşallah projeyi bitirdikten sonra da yine de bu sektörde çalışıp becerilerimizi göstermek için dediğim gibi kardeş ülke ile birlikte çalışıp katkımızı göstermeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Burada da aynı kendi ülkemizde nasıl ise burada da aynıyız. Yani hiçbir farkı yok. Dil konusundan olsun ister medeniyet konusundan olsun yani çok benzeriz. Burada evimizde olduğumuz gibiyiz. Her şey çok iyi, okul çok iyi yani modern tecrübelerden dolayı desem yani tüm şeylerde o kadar titizler ki ister öğretmenlerden tutun ister akademisyenlerden her şey çok iyi. Umudumuz çok büyük. Uygulamalı burada kulemiz var. O dersleri göreceğiz. Bu zaten öyle bir şey ki zaten üniversiteler çok her ülkede var ama derslerin uygulamalı geçmesi bu nadir şeylerden yani şimdiki zamanımızda nadir olan şeylerden biri. Hem teorik hem pratik olarak dersleri öğrenmek, geçmek bu daha üst bir şey." Sektörden eğitime tam not BEUN Çaycuma Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Zikrullah Samet Güloğlu ise programın başarısını somut verilerle açıkladı: "Öğrencilerimizin avantajlarından birazcık bahsedecek olursak laboratuvar imkanları, derslikler, iyi bir İngilizce almaları öğrencilerimiz için çok büyük bir artı olacak ve oldu. Geçen sene ilk mezunlarımızı verdik. Hâlihazırda şu anda çalışmaya devam ediyorlar. Yüzde yüzlük bir mezuniyet var ve bunun devamında da öğrencilerimiz şu anda sahada, sektörde çalışmaya başladılar. Bölgedeki yöre halkının öğrencilerin buraya gelmesi, buradaki sahanın yakınlığı, çalışma ortamları hepsi öğrencilerimiz açısından bir avantaj. Türkiye’nin her yerinden öğrencilerimizin bize geldiğini görüyoruz. Bu da bizim açımızdan çok iyi bir şey çünkü Türkiye’nin her yerine yayılmış bir şekildeyiz öyle söyleyebilirim. Öğrencilerimiz aslında hepsi memnun. Çünkü bu şartlarda okuyup bu şartlarda bu süreçleri geçirmeleri, iyi bir eğitim almaları bile onlar açısından çok büyük bir artı. Biz aslında öğrencilerimizden daha da fazla mezun verdikten sonra öğrencilerimizin geri dönüşleri var. Hatta şu anda çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Sektörde çalışanlardan, onların şeflerinden burada almış oldukları kaliteli eğitimin etkisini biz hissediyoruz."
Açıköğretim Fakültesi ÖTAG yapay zekâ eğitimine başladı
23 Eylül 2025 Salı - 11:51 Açıköğretim Fakültesi ÖTAG yapay zekâ eğitimine başladı Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Öğrenme Teknolojileri Geliştirme (ÖTAG) Birimi, ilk kez yapay zekâ odaklı bir eğitim programı başlattı. ÖTAG personeli ve öğrenci işçilerine yönelik olarak planlanan program, katılımcılara temel kavramlardan uygulamalı senaryolara kadar geniş bir yelpazede yapay zekâ uygulamalarını öğrenme fırsatı sunuyor. Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük açılışı yaparken, Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt, ÖTAG Yöneticisi Dr. Öğr. Üyesi Emel Güler ve ÖTAG Yönetici Yardımcısı Öğr. Gör. Melda Beyaz Korkut da derse katılım gösterdi. İlk derste, yapay zekânın eğitimdeki önemine vurgu yapılarak üniversitenin teknolojiye ve yenilikçi öğrenme yöntemlerine verdiği önem bir kez daha ortaya kondu. Eğitim programında; yapay zekânın temel prensipleri, günlük iş süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları, Açıköğretim sisteminde yapay zekâ ile öğrenci destek hizmetleri ve uygulamalı proje çalışmaları gibi konular ele alınacak. ÖTAG öncülüğünde başlatılan bu eğitim, bireysel gelişimin yanı sıra Açıköğretim Fakültesinin dijital dönüşüm vizyonuna da katkı sağlayacak. AÖF tarafından düzenlenecek olan programlarla öğrencilerden çalışanlara kadar geniş bir kitlenin teknolojiyle daha güçlü bağlar kurması hedefleniyor.
"Yer Altından Yer Üstüne, Geçmişten Günümüze Zonguldak-2" projesi başladı
23 Eylül 2025 Salı - 11:15 "Yer Altından Yer Üstüne, Geçmişten Günümüze Zonguldak-2" projesi başladı Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Bilim ve Sanat Merkezi koordinesinde ve Burcu Atabey Özdemir yürütücülüğünde, TÜBİTAK 4004 Doğa ve Bilim Okulları Programı kapsamında hayata geçirilen "Yer Altından Yer Üstüne, Geçmişten Günümüze Zonguldak-2" projesi başladı. Projeye, Zonguldak’ın yanı sıra Bartın, Karabük ve Bolu illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinden gelen toplam 25 ortaokul öğrencisi katılıyor. Beş gün sürecek eğitim kliniklerinde öğrenciler; bölgenin kültürel, tarihi ve doğal değerlerini yerinde gözlemleme ve uygulamalı etkinliklerle deneyimleme fırsatı bulacak. Projenin ilk günü Devrek’te gerçekleştirildi. Öğrenciler, Devrek Baston Parkı’nı ziyaret ederek hem baston ustalığı geleneğini yakından tanıdı hem de Zonguldak’ın önemli kültürel miras unsurlarından biri hakkında bilgi edindi. "Yer Altından Yer Üstüne, Geçmişten Günümüze Zonguldak-2" projesi; öğrencilerin kültürel mirasa yönelik farkındalıklarını artırmayı, doğa ve bilimle iç içe öğrenme ortamları sunmayı ve kalıcı öğrenme deneyimleri kazandırmayı hedefliyor. Projenin yürütücülüğünü Burcu Atabey Özdemir, proje uzmanlığını Mehtap Öz üstleniyor. Proje ekibi, öğrenciler için bilimsel, kültürel ve eğitsel yönden zengin içerikli bir program hazırlayarak Bulganin değerlerini genç nesillere aktarmayı amaçlıyor. İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin; "Yer Altından Yer Üstüne, Geçmişten Günümüze Zonguldak-2’ adlı TÜBİTAK 4004 projesi, öğrencilerimizin hem kültürel mirasımıza sahip çıkma bilincini geliştirmesi hem de doğa ve bilimle iç içe öğrenme fırsatlarını deneyimlemesi açısından son derece kıymetlidir. Bu proje ile çocuklarımız; Zonguldak’ın köklü tarihini, yer altı ve yer üstü zenginliklerini yakından tanıma imkânı bulmakta, aynı zamanda bilimsel bakış açısıyla çevresine ve yaşadığı şehre değer katmayı öğrenmektedir. Böylelikle öğrencilerimiz, sadece akademik açıdan değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal yönleriyle de gelişmektedir. İnanıyoruz ki bu tür projeler; Bakanlığımızın tarafından "Köklerden Geleceğe" düsturu ile geliştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin bileşenlerine de hizmet edecektir. Gençlerimizin kalıcı öğrenme deneyimleri kazanmasına, araştırma ve gözlem becerilerini geliştirmesine, doğaya ve tarihe daha duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacaktır. Projede emeği geçen Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı Bilim ve Sanat Merkezimize, tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve destek veren kurumlarımıza, üniversitelerden katkı sunan akademisyen hocalarımıza teşekkür ediyorum." dedi.
Rektör Savaş ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde zirveye yerleşti
23 Eylül 2025 Salı - 10:43 Rektör Savaş ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde zirveye yerleşti UŞAK (İHA) – Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Türkiye’den ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesine giren sayılı rektörler arasında yer aldı. Stanford Üniversitesi’nin 2024 yılı verilerine göre hazırlanan ve Elsevier veri tabanında yayımlanan "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi" açıklandı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Stanford Üniversitesi’nden bilim insanlarının öncülük ettiği bir ekip tarafından oluşan, "nitelikli yayın sayısı", "yayınlara yapılan atıflar", "h-indeksi", "hm-indeksi" gibi göstergeler dikkate alınarak yapılan başarı sıralamasında dünyada yüzde 2’lik dilime giren bilim insanları 22 anabilim dalı ile 176 alt bilim dalında değerlendirildi. Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Türkiye’den listeye giren sayılı rektörler arasında yer aldı. Rektör Savaş, 2020-2024 yılları arasında her yıl listedeki yerini korudu. ’’Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’’ listesinde yer alan öğretim üyelerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, Uşak Üniversitesinin uluslararası sıralamalarda yer almaya devam ettiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Savaş, Uşak Üniversitesi akademisyenlerinin bilimsel çalışma, proje ve yayınlarıyla geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları’ listesinde yer almasından duydukları memnuniyeti dile getirerek "Uşak Üniversitesi olarak uluslararası başarılarımız tesadüf değildir. Kalite odaklı çalışmalarımız uluslararası başarıları da beraberinde getiriyor. Bir kez daha açıklanan listede yer almaktan dolayı büyük bir onur ve mutluluk duyduk. Öğretim üyelerimizin başarıları genç akademisyenlerimize rol model olmaktadır." dedi. Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları listesinde "Kariyer Boyu Etki" kategorisinde; Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş (Matematik Alanında), Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çalışkan (Enerji Alanında), Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Asi (Makine Mühendisliği Alanında), Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Uğulu (Çevresel Bilimler Alanında) "Yıllık Etki" kategorisinde şu bilim insanları listede yer aldı; Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş (Matematik), Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çalışkan (Enerji Alanında), Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Uğulu (Çevresel Bilimler Alanında), Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Ciğercioğlu (Kimya Mühendisliği Alanında)
Uşak Üniversitesinde ilk derslerde Gazze konuşuldu
23 Eylül 2025 Salı - 10:37 Uşak Üniversitesinde ilk derslerde Gazze konuşuldu Uşak Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) tüm üniversitelere gönderdiği yazıya istinaden, yeni eğitim-öğretim yılının açılış dersleri kapsamında "İlk Ders Gazze" başlığıyla Gazze’yi konuştu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversitelerden 2025-2026 akademik yılı açılış törenlerinde ve derslerinde eğitim ve öğretim ile ilgili konularla birlikte Gazze’de yaşanan insan hakları ihlallerinin de gündem yapılmasını istedi. Yükseköğretim Kurulunca üniversitelere gönderilen yazıda, İsrail’in iki yıla yakın bir süreden beri Gazze’de, çoğunluğunu bebeklerin, kadınların, hasta ve yaşlıların oluşturduğu sivil halkı hedef alarak, hiçbir hukuki, ahlaki ve vicdani sınır tanımaksızın gerçekleştirdiği vahşi katliamın, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiği belirtildi ve "Alenen ve pervasızca sürdürülen bu vahşete bir an önce son verilmesi yegâne temennimizdir." ifadelerine yer verildi. Yazıda, yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretim yılı açılış töreninde ve açılış derslerinde bu hususun da gündem yapılmasının insani ve vicdani görev olduğu vurgulanarak, gerekli hassasiyetin gösterilmesi istendi. Uşak Üniversitesi, Filistin halkına yönelik insanlık dışı saldırılara karşı duyarlılığını sürdürerek, farklı fakültelerde gerçekleştirilen açılış derslerinde Gazze’de yaşananlara dikkat çekildi. Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Gazze’de yaşananların bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, "Gazze, tüm insanlığın gözleri önünde yok ediliyor. Bu soykırımın bir an önce durdurulması gerekiyor. Biz, Uşak Üniversitesi olarak ilk günden itibaren Filistin halkının yanında olduk. Onların sesi olmak için basın açıklamaları, konferanslar, boykotlar ve yürüyüşler düzenledik. ‘İlk Ders Gazze’ uygulaması da bu çabamızın bir parçasıdır. Gazze meselesi hepimizin meselesidir. Bu konuyu diri tutmak ve çözüm için çalışmak hepimizin sorumluluğudur" dedi. Uşak Üniversitesi, bundan sonraki süreçte de Filistin halkının haklı mücadelesine destek vermeye ve bu konuda çeşitli etkinlikler düzenleyerek farkındalık oluşturmaya devam edeceğini bildirdi.
MSKÜ’den 7 Akademisyen, dünyanın en etkili bilim insanları arasında
23 Eylül 2025 Salı - 10:34 MSKÜ’den 7 Akademisyen, dünyanın en etkili bilim insanları arasında Stanford Üniversitesi tarafından, Hollanda merkezli yayıncılık şirketi ELSEVIER iş birliğiyle yapılan çalışmada yer alan 2025 yılı "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" listesinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden (MSKÜ) 7 bilim insanı yer aldı. Her yıl Stanford Üniversitesi’ndeki bilim insanları tarafından gerçekleştirilen bu çalışma; nitelikli yayın sayısı, yayınların yer aldığı derginin etkisi, patent sayısı, yapılan atıf sayısı, h-indeks, hm-indeks, makale sayısı, atıf alan makale sayısı ve yayımlandığı derginin etkisi gibi uluslararası ölçütler kullanılarak yapılıyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi de "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" listesinde geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Bu kapsamda "Yıllık etki" kategorisinde Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Taşcıkaraoğlu, Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Keçebaş, Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öztürk, Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Utkucan Şahin ve Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ülkü Anık "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" arasında gösterildi. "Kariyer boyu etki" kategorisinde ise yine Prof. Dr. Ali Keçebaş, Prof. Dr. Mehmet Öztürk, Doç. Dr. Akın Taşcıkaraoğlu, Prof. Dr. Ülkü Anık, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arslan Kaya ve Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Baysal listede yer alarak büyük bir başarı elde etti. Üniversitemiz, akademisyenlerimizin bu tür prestijli listelerde yer almasıyla yalnızca bilimsel üretkenliğini değil, aynı zamanda gelecekte yapacağı katkılarla Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki uluslararası konumunu güçlendirme potansiyelini de ortaya koydu.