EĞİTİM
15 farklı ülkeden gelen öğrenciler, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlandı 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:34:28 Cumhurbaşkanlığı himayelerinde yürütülen "Maziden Atiye" programı kapsamında düzenlenen 31. Dönem Eğitim ve Gezi Kampı çerçevesinde 15 farklı ülkeden gelen uluslararası öğrenciler, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlandı. Kamp programı kapsamında öğrenciler; kültürel geziler, eğitim faaliyetleri ve çeşitli sosyal etkinlikler aracılığıyla Türkiye’nin köklü medeniyet mirasını yakından tanıma fırsatı bulurken, farklı kültürlerden gelen katılımcılar arasında güçlü bir etkileşim ortamı oluşturuldu. Düzenlenen program boyunca öğrencilerin Türkiye’nin tarihi, kültürel ve akademik birikimine yönelik ilgileri dikkat çekti. Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, uluslararası öğrencilerle sohbet ederek onların eğitim süreçleri, Türkiye’ye dair gözlemleri ve gelecek hedefleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada öğrenciler, Bitlis Eren Üniversitesi’nin akademik imkanları, şehir yaşamı, sosyal faaliyetler ve uluslararası öğrencilere sunulan destekler hakkında çeşitli sorular yöneltti. Rektör Elmastaş ise öğrencilerin sorularını tek tek yanıtlayarak üniversitenin uluslararasılaşma vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Türkiye’nin kültürel zenginliğini yerinde tanımalarının son derece kıymetli olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hayata geçirilen ‘Maziden Atiye’ programı, gençlerimizin medeniyet değerlerimizi yakından tanımaları açısından çok önemli bir projedir. Bugün burada 15 farklı ülkeden öğrencilerimizi Ahlat gibi tarih ve medeniyet açısından son derece önemli bir merkezde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bitlis Eren Üniversitesi olarak uluslararası öğrencilerimizin akademik gelişimlerinin yanında kültürel ve sosyal anlamda da güçlü bir aidiyet duygusu kazanmalarını önemsiyoruz. Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin aynı çatı altında buluşması, kültürlerarası diyaloğun gelişmesine de önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Program, öğrencilerle gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimi ardından sona erdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:25 Geleceğin diş hekimleri ve eczacıları sektörün nabzını tuttu Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ), Diş Hekimliği ve Eczacılık fakültesi öğrencileri tarafından iki kapsamlı kongre eş zamanlı olarak düzenlendi. Diş hekimliğinde geleceğin vizyonu ve dermokozmetikte bilimsel yaklaşımların masaya yatırıldığı eş zamanlı kongreler, öğrencilerin profesyonel yaklaşımıyla takdir topladı. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 9-10 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. KOSTUDSA Öğrenci Kongresi ile DERMOCOS Dermokozmetik Kongresi, sektör profesyonelleri ile öğrencileri bir araya getirdi. Geleceğin diş hekimlerinin vizyonunu genişleten kongre, sektördeki yeniliklerin yakından takip edilmesini sağladı. İki gün süren etkinlikte katılımcılar, bilimsel sunumlarla mesleki bilgilerini pekiştirirken, kurulan yeni dostluklarla akademik ve sosyal ağlarını güçlendirdi. "Öğrencilerimizle gurur duyuyorum" Diş Hekimliği Öğrenci Kulübü (KOSTUDSA) tarafından düzenlenen kongrenin açılışında konuşan KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, değişimin artık çok hızlı yaşandığına ve öğrencilerin buna çabuk uyum sağladığına dikkati çekti. Kongre organizasyonunu gerçekleştiren öğrencilerle gurur duyduğunu belirten Elmas, "Yıllardır üzerinde konuşulan gelecek artık gelmiştir. Özellikle yapay zekanın eğitimdeki önemli yeri tartışılmazdır. Biz KOSTÜ olarak Türkiye’de yapay zekayı ilk olarak eğitime uygulayan üniversitelerden biriyiz. Yaptığımız çalışmaları diğer üniversitelerle paylaşarak bilgiyi çoğaltıyoruz. Bugün bu organizasyonu gerçekleştiren öğrencilerimiz de burada bilgiyi çoğaltıyor ve paylaşıyor, kendilerini bilim dolu bu organizasyon için kutluyorum" dedi. "Sıradan bir öğrenci kongresinde değiliz" KOSTÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Asutay ise öğrencilerin organizasyonu düzenlerken büyük çaba sarf ettiğine dikkati çekerek, "Etkinlik, profesyonel bir yaklaşımla düzenlendi. Biz bugün sıradan bir öğrenci kongresinde değiliz. Tüm aşamaları titizlikle planlanmış, içeriği dopdolu, bilgi odaklı, bilgiyi paylaşma odaklı bir kongredeyiz. Üniversitem ve Dekanlığım adına kendilerini tebrik ediyorum" diye konuştu. Dermokozmetikte bilimsel yaklaşım Eş zamanlı olarak düzenlenen bir diğer dev organizasyon ise Eczacılık Kulübü tarafından hayata geçirilen DERMOCOS Dermokozmetik Kongresi oldu. Eczacılık ve dermokozmetik dünyasının nabzını tutan bu etkinlik, zengin içeriği ve uzman konuklarıyla ilgi topladı. Açılış bölümünde Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Yusufoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Seval Çınar, SKS Daire Başkanı Öğr. Gör. Furkan Albayrak ve Eczacılık Kulübü Başkanı Ceyda Nur Ağın konuşmalarıyla kongrenin önemine değindi. Gün boyu süren oturumlarda; Ecz. Çağla Yeşil sosyal medyada güvenilir bilgiye, Ecz. Deniz Mortazazadeh marka stratejilerine, Mısra Berna Özdemir cilt bariyerine, Ecz. Tuba Çalık kozmetikteki gizli tehlikelere ve Ecz. Ruşa Bulut Sarışın eczacının rehberlik rolüne odaklanan sunumlar yaptı. Yoğun katılımla gerçekleşen her iki kongrenin organizasyon komiteleri; kulüp üyelerine, desteklerini esirgemeyen üniversite yönetimine, konuşmacılara ve katılımcılara teşekkürlerini iletti.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:03 MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Şehrin tüm yönleri Eskişehir Sempozyumu’nda masaya yatırılacak
27 Eylül 2025 Cumartesi - 17:01 Şehrin tüm yönleri Eskişehir Sempozyumu’nda masaya yatırılacak Eskişehir’in tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik yapısı 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek "Eskişehir Sempozyumu"nda bilimsel bir zeminde ele alınacak. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası, Eskişehir Ticaret Borsası, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek sempozyum, şehrin tüm paydaşlarını bir araya getirecek. 42 ana başlıkta eskişehir konuşulacak 42 ana başlık altında yapılacak oturumlarda Eskişehir’in tarihinden kültürel mirasına, sanayisinden turizmine, eğitiminden sosyal yapısına kadar geniş bir yelpazede bilimsel ve toplumsal değerlendirmeler yapılacak. Bu yönüyle sempozyum, yalnızca akademik bir toplantı değil; aynı zamanda şehrin geleceğine ortak akılla yön verilmesini sağlayacak önemli bir buluşma niteliği taşıyor. Kent demokrasisine katkı Kent demokrasisi ve katılımcı yönetim kültürü açısından da dikkat çeken organizasyon, üniversitelerin bilgi birikimini şehir yönetimi ve halkla buluşturarak Eskişehir’in geleceğine ışık tutmayı amaçlıyor. Katılımın ücretsiz olacağı sempozyuma bildiri sunmak isteyen araştırmacılar, özetlerini 13 Şubat 2026’ya kadar gönderebilecek.
ERÜ’de ‘1. Erciyes FMF Günleri’ düzenlendi
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:30 ERÜ’de ‘1. Erciyes FMF Günleri’ düzenlendi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastaneleri tarafından 1. Erciyes FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) Günleri düzenlendi. Tıp Fakültesi Sınıfları Dönem 3 Amfisi’nde düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, "Bazı rahatsızlıklar vardır. Literatürde bizlerle yaşamaya devam eder. O zaman bunu tamamen silmek mümkün değilse, biz onunla yaşamayı öğrenmek zorundayız. FMF hastalığı da bu şekilde bir hastalık" dedi. Erciyes Üniversitesi’nin temeli sağlam atılmış bir üniversite olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun, "Üniversitemizde Tıp Fakültemiz, araştırma merkezlerimiz, tedavi süreçlerindeki imkânlarımız devletimizin ve hayırseverlerimizin desteğiyle aralıksız devam ediyor" diye konuştu. Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Sempozyum başkanı Doç. Dr. Soner Şenel de konuşmasında FMF hastalığı ve sempozyum hakkında bilgi verdi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma geçildi. Prof. Dr. Munis Dündar ve Doç. Dr. Ayşenur Paç Kısaarslan’ın oturum başkanlığında gerçekleştirilen ilk oturumda Doç. Dr. Soner Şenel tarafından "FMF Patogenez", Dr. Öğr. Üyesi Sümeyra Özdemir Çiçek tarafından "FMF Kliniği" ve Uzm. Dr. Özlem Şen tarafından ise "FMF Tanı" konularında sunumlar gerçekleştirildi. FMF Hastalığına yönelik tanı ve güncel tedavilerin ele alındığı sempozyum düzenlenen bilgi yarışmasının ardından sona erdi.
İhracat Akademisi ERÜ’de başladı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:28 İhracat Akademisi ERÜ’de başladı Ticaret Bakanlığı ile Erciyes Üniversitesi (ERÜ) arasında imzalanan iş birliği protokolü ile ihracatçılara yönelik yürütülen eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin akademik ve kurumsal bir çatı altında güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen İhracat Akademisi’nin eğitim programının ilk dersi, İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya tarafından verildi. ERÜ Turizm Fakültesi’nde düzenlenen ilk derse; ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan Güllü, ERÜ Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cem Sinanoğlu, oda ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve iş insanları ile kursiyerler katıldı. Programın açılışında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, hayat boyu öğrenmenin önemine dikkat çekti. Üniversite-sanayi iş birliğinde son dönemlerde yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarının altını çizen Rektör Prof. Dr. Altun, "Eğitim süreçleri olmazsa olmazlar olarak karşımıza çıkınca burada üniversiteler ciddi rol üstlenmek zorundadır. Bizler de Türkiye’nin sayılı araştırma üniversitelerinden olmamız dolayısıyla bu konulara da ekstra hassasiyet gösteriyoruz. Akademi konusunda da üniversitemizin düşünülüyor olması, Erciyes Üniversitesi ile bunu yapabiliriz denilmesi de aslında Erciyes Üniversitesi’nin ne kadar köklü bir üniversite olduğunun da göstergesidir" dedi. Konuşmasında İhracat Akademisi’ne önem verdiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Altun, "İhracat uzmanlığı eğitim programının ihracat akademisi olarak tanımlanması bence konuyu çok daha güçlü hale getirmiş. Akademik olarak da bunun ortaya konulması katılımcılarımızın pratik hayattaki uygulamalarını bilgilerle harman edecek olması bence son derece önemli" şeklinde konuştu. Akademinin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Altun, "Çalışarak üretmeye, ürettiğimizi satmaya ve ülkemize daha çok kazanımlar elde etmekten başka çaremizin olmadığı aşikardır" diyerek konuşmasını tamamladı. Açılış konuşmalarının ardından İhracat Akademisi eğitim programının ilk dersi İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya tarafından verildi. İhracat Akademisi hakkında katılımcılara bilgi veren Genel Müdür Kılıçkaya konuşmasında insan kaynağına yapılan yatırımın önemine dikkat çekti. Genel Müdür Kılıçkaya, şunları kaydetti: "İhracat Akademisi’ndeki amacımız, buradan mezun olan arkadaşlar sertifikalarla birlikte daha değerli hale gelsinler. Kurum yöneticileri, patronları veya amirleri o arkadaşlarımıza daha farklı gözle baksınlar diye bir niyetimiz vardı. Çünkü en önemli şey insan kaynağına yapılan yatırım." Açılış dersi hatıra fotoğrafı çekiminin ardından Ticaret Uzmanı Asım Çalış’ın ‘İhracat İşlemlerine İlişkin Temel Esaslar: Nasıl İhracatçı Olunur?’ dersi ile devam etti.
Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 13:00 Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, yapay zeka destekli tanılama sistemleri ve modern klinik uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Fakülte, 60 ünite kapasiteli hastanesi ve uygulamalı eğitim modeliyle geleceğin hekimlerini hem teoride hem pratikte donatarak yetiştiriyor. Yapay zekanın her alana girdiği günümüzde, eğitimde de teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan üniversiteler dikkat çekiyor. Modern altyapısı ve uygulamalı eğitim modeliyle öğrencilerini mesleğe adım adım Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi de özellikle yapay zeka ve uygulama destekli eğitim ile öne çıkıyor. KOSTÜ Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülhan Ünal, teorik ve pratik eğitimin nasıl bütünleştiğini, öğrencilerin yaşadığı zorlukları ve fakültenin sunduğu avantajları anlattı. Ünal, "Biz yalnızca tedavi başarısına değil, hasta memnuniyeti ve etik değerlere odaklanıyoruz. Diş hekimliği teknik bir meslek değil, insana dokunan bir meslektir" dedi. "Teoriden kliniğe, öğrenciler birebir eğitimle yetişiyor" 60 üniteli modern hastanesi ve birebir akademisyen desteğiyle öğrencilere teoriden kliniğe uzanan prestijli bir eğitim sunduklarını aktaran Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Hastanemiz, 60 ünite kapasitesine sahip olup bir genel anestezi ameliyathanesi bulunan, bölgenin en prestijli ve ileri teknolojiyle eğitim veren kurumlarından bir tanesidir. İlk olarak birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda öncelikli olarak teorik eğitim veririz. Bunun üzerine simülasyon eğitimleriyle teknik uygulamaları sağlarız. Ancak öğrencilerimizin manipülasyon ve el yeteneklerini geliştirmelerine rağmen gerçek hastayla henüz temas edemedikleri için mesleki açıdan teorik ve pratiğin birleşmesi ancak staj ve klinik eğitimlerde mümkün olmaktadır. Klinik eğitimlerimiz dördüncü sınıf itibarıyla başlar. Dördüncü ve beşinci sınıflarda sadece araştırma görevlilerimiz değil, anabilim dallarında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir katılımıyla stajlar ve klinik eğitimler devam etmektedir" diye konuştu. "Geniş imkanlarla desteklenen eğitim" Geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla öğrencilerin güvenli ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabileceğini ifade eden Ünal, "Türkiye’de eğitim iki kısma ayrılmaktadır. Birincisi, afiliye hastane üzerinden yürütülen diş hekimliği eğitimleri, ikincisi ise kendi özel üniversite hastanesi bünyesinde eğitim veren diş hekimliği fakülteleridir. Sağlık Bakanlığı’yla afiliye olarak çalışıldığı zaman, eğitim ve araştırma imkânları bakanlığın sunduğu ölçülerle sınırlı kalmaktadır. Ancak kendi üniversite hastanesi bulunan kurumlarda, üniversitelerin desteklediği bilimsel araştırma projeleri sayesinde daha geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla eğitim verilebilmektedir. Hastanemizin en büyük avantajı, stajlarda araştırma görevlilerinin değil, anabilim dalında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir öğrencilerle temas ediyor olmasıdır. Bu sayede öğrencilerimiz çok daha güvenli bir ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabilmektedir. Bu süreçlerin her birinde öğrencilerimizin yanlarında oluyoruz" şeklinde konuştu. "Diş hekimliği insana dokunan bir meslektir" Sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Diş hekimliği teknik bir meslek değildir; insana dokunan bir meslektir. Bu sebeple hastayı yalnızca bir materyal olarak değil, duyuları ve hisleri olan bir canlı olarak algılamak önemlidir. Öğrencilerimiz, yalnızca tedavi uygulamayı değil, hastanın kliniğe ilk girdiği andan itibaren temas kurmayı, korkularını yönetebilmeyi, anlamayı ve buna uygun tedavi alternatifleri geliştirmeyi öğrenmektedir. Eğitimimizde sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için empati ve iletişim yeteneklerinin yanı sıra liderlik, grup yönetimi ve ekip çalışmasını vurgulayan seçmeli derslerle öğrencilerimize bu donanımı kazandırıyoruz. Klinik uygulamalarımızda ise teorik bilgileri pratiğe dönüştürmelerini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sunduğumuz hizmet, makine ya da eşya üretmek değil" Son olarak öğrencilerin insan sevgisiyle yola çıkmaları gerektiğini belirten Gülhan Ünal, "Biz insana dokunan bir meslek icra ediyoruz. Dolayısıyla diş hekimliğini seçmek isteyen öğrencilerimizin insan sevgisiyle bu yola çıkmaları gerekir. Çünkü sunduğumuz hizmet bir makine ya da eşya üretmek değil, doğrudan insanın sağlığına dokunmaktır. Diş hekimliğinin üç önemli avantajı vardır: Çiğneme fonksiyonuna, estetiğe ve konuşmaya doğrudan etki eder. Eğer öğrencinin estetik algısı yüksekse, şifa dağıtma ve iyileştirme üzerine hekimlik yeteneği olduğunu hissediyorsa ve insan ilişkilerinde güçlü ise diş hekimliği doğru tercihtir. Birçok kurumda görev yapmış bir hekim olarak tavsiyem, kendi üniversite hastanesi olan diş hekimliği fakültelerinin tercih edilmesidir. Bunun yanında akademik kadronun yeterliliği, hasta imkanlarının varlığı, kampüs şartları, eğitim içerikleri ve teknolojik altyapı da önemlidir. Hastanemizde yapay zeka teknolojileriyle tanılama sistemlerini, RVG teknolojilerini ve dijital diş hekimliği uygulamalarını rutin olarak kullanıyoruz. Modern eğitim sistemini benimsemiş sağlık kurumlarının tercih edilmesini özellikle öneriyorum" dedi.
Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:54 Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, yapay zeka destekli tanılama sistemleri ve modern klinik uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Fakülte, 60 ünite kapasiteli hastanesi ve uygulamalı eğitim modeliyle geleceğin hekimlerini hem teoride hem pratikte donatarak yetiştiriyor. Yapay zekanın her alana girdiği günümüzde, eğitimde de teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan üniversiteler dikkat çekiyor. Modern altyapısı ve uygulamalı eğitim modeliyle öğrencilerini mesleğe adım adım Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi de özellikle yapay zeka ve uygulama destekli eğitim ile öne çıkıyor. KOSTÜ Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülhan Ünal, teorik ve pratik eğitimin nasıl bütünleştiğini, öğrencilerin yaşadığı zorlukları ve fakültenin sunduğu avantajları anlattı. Ünal, "Biz yalnızca tedavi başarısına değil, hasta memnuniyeti ve etik değerlere odaklanıyoruz. Diş hekimliği teknik bir meslek değil, insana dokunan bir meslektir" dedi. "Teoriden kliniğe, öğrenciler birebir eğitimle yetişiyor" 60 üniteli modern hastanesi ve birebir akademisyen desteğiyle öğrencilere teoriden kliniğe uzanan prestijli bir eğitim sunduklarını aktaran Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Hastanemiz, 60 ünite kapasitesine sahip olup bir genel anestezi ameliyathanesi bulunan, bölgenin en prestijli ve ileri teknolojiyle eğitim veren kurumlarından bir tanesidir. İlk olarak birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda öncelikli olarak teorik eğitim veririz. Bunun üzerine simülasyon eğitimleriyle teknik uygulamaları sağlarız. Ancak öğrencilerimizin manipülasyon ve el yeteneklerini geliştirmelerine rağmen gerçek hastayla henüz temas edemedikleri için mesleki açıdan teorik ve pratiğin birleşmesi ancak staj ve klinik eğitimlerde mümkün olmaktadır. Klinik eğitimlerimiz dördüncü sınıf itibarıyla başlar. Dördüncü ve beşinci sınıflarda sadece araştırma görevlilerimiz değil, anabilim dallarında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir katılımıyla stajlar ve klinik eğitimler devam etmektedir" diye konuştu. "Geniş imkanlarla desteklenen eğitim" Geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla öğrencilerin güvenli ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabileceğini ifade eden Ünal, "Türkiye’de eğitim iki kısma ayrılmaktadır. Birincisi, afiliye hastane üzerinden yürütülen diş hekimliği eğitimleri, ikincisi ise kendi özel üniversite hastanesi bünyesinde eğitim veren diş hekimliği fakülteleridir. Sağlık Bakanlığı’yla afiliye olarak çalışıldığı zaman, eğitim ve araştırma imkânları bakanlığın sunduğu ölçülerle sınırlı kalmaktadır. Ancak kendi üniversite hastanesi bulunan kurumlarda, üniversitelerin desteklediği bilimsel araştırma projeleri sayesinde daha geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla eğitim verilebilmektedir. Hastanemizin en büyük avantajı, stajlarda araştırma görevlilerinin değil, anabilim dalında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir öğrencilerle temas ediyor olmasıdır. Bu sayede öğrencilerimiz çok daha güvenli bir ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabilmektedir. Bu süreçlerin her birinde öğrencilerimizin yanlarında oluyoruz" şeklinde konuştu. "Diş hekimliği insana dokunan bir meslektir" Sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Diş hekimliği teknik bir meslek değildir; insana dokunan bir meslektir. Bu sebeple hastayı yalnızca bir materyal olarak değil, duyuları ve hisleri olan bir canlı olarak algılamak önemlidir. Öğrencilerimiz, yalnızca tedavi uygulamayı değil, hastanın kliniğe ilk girdiği andan itibaren temas kurmayı, korkularını yönetebilmeyi, anlamayı ve buna uygun tedavi alternatifleri geliştirmeyi öğrenmektedir. Eğitimimizde sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için empati ve iletişim yeteneklerinin yanı sıra liderlik, grup yönetimi ve ekip çalışmasını vurgulayan seçmeli derslerle öğrencilerimize bu donanımı kazandırıyoruz. Klinik uygulamalarımızda ise teorik bilgileri pratiğe dönüştürmelerini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sunduğumuz hizmet, makine ya da eşya üretmek değil" Son olarak öğrencilerin insan sevgisiyle yola çıkmaları gerektiğini belirten Gülhan Ünal, "Biz insana dokunan bir meslek icra ediyoruz. Dolayısıyla diş hekimliğini seçmek isteyen öğrencilerimizin insan sevgisiyle bu yola çıkmaları gerekir. Çünkü sunduğumuz hizmet bir makine ya da eşya üretmek değil, doğrudan insanın sağlığına dokunmaktır. Diş hekimliğinin üç önemli avantajı vardır: Çiğneme fonksiyonuna, estetiğe ve konuşmaya doğrudan etki eder. Eğer öğrencinin estetik algısı yüksekse, şifa dağıtma ve iyileştirme üzerine hekimlik yeteneği olduğunu hissediyorsa ve insan ilişkilerinde güçlü ise diş hekimliği doğru tercihtir. Birçok kurumda görev yapmış bir hekim olarak tavsiyem, kendi üniversite hastanesi olan diş hekimliği fakültelerinin tercih edilmesidir. Bunun yanında akademik kadronun yeterliliği, hasta imkanlarının varlığı, kampüs şartları, eğitim içerikleri ve teknolojik altyapı da önemlidir. Hastanemizde yapay zeka teknolojileriyle tanılama sistemlerini, RVG teknolojilerini ve dijital diş hekimliği uygulamalarını rutin olarak kullanıyoruz. Modern eğitim sistemini benimsemiş sağlık kurumlarının tercih edilmesini özellikle öneriyorum" dedi. (RBA-BCT-
TÜBİTAK projesi kapsamında Uşak Üniversitesi’ne gelen Prof. Dr. Mursaleen çalışmalarını tamamladı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:28 TÜBİTAK projesi kapsamında Uşak Üniversitesi’ne gelen Prof. Dr. Mursaleen çalışmalarını tamamladı Aligarh Muslim Üniversitesi (AMU) Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mursaleen, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen "2221 Konuk veya Akademik İzinli Bilim İnsanı Destekleme Projesi" kapsamında 6 ay süreyle Uşak Üniversitesi’nde akademik çalışmalar yürüttü. Süresini başarıyla tamamlayan Prof. Dr. Mursaleen, ülkesine dönmeden önce Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş ile bir araya geldi. Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette Rektör Prof. Dr. Savaş, Prof. Dr. Mursaleen’in üniversitede bulunmasının önemli bir kazanım olduğunu belirterek şunları söyledi: "Üniversitemiz uluslararasılaşma stratejisi doğrultusunda dünyanın farklı ülkelerinden değerli bilim insanlarını ağırlamaya devam ediyor. Prof. Dr. Mursaleen, bilgi birikimi ve araştırmalarıyla öğrencilerimize ve akademisyenlerimize büyük katkılar sundu. Kendisine emekleri için teşekkür ediyor, ülkesine dönüşünde başarılarının devamını diliyoruz. Bundan sonraki süreçte de ortak çalışmalarımızı sürdürmekten memnuniyet duyacağız. Uluslararası bilim insanlarını üniversitemizde ağırlamaya devam edeceğiz." Prof. Dr. Mursaleen ise Uşak Üniversitesi’nde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Burada geçirdiğim süre boyunca son derece verimli bir akademik ortamda çalışma fırsatı buldum. Rektörümüz başta olmak üzere tüm meslektaşlarıma misafirperverlikleri ve iş birlikleri için teşekkür ediyorum." dedi. Prof. Dr. Mursaleen, özellikle matematik alanında öğretim üyeleri ve öğrencilerle ortak çalışmalar gerçekleştirdiğini belirtti. Uluslararası yayın ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlayan Prof. Dr. Mursaleen, Uşak Üniversitesi’nin akademik iş birlikleri vizyonuna değer kattığını ifade etti.
Akran Kabulünde Sanat ve Doğa Eğitimi Projesi başarıyla tamamlandı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:27 Akran Kabulünde Sanat ve Doğa Eğitimi Projesi başarıyla tamamlandı Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen "Akran Kabulünde Sanat ve Doğa Eğitimi" projesi, 30 öğrencinin katılımıyla tamamlandı. Öğrenciler drama, müzik, spor ve sanat etkinlikleriyle kaynaşırken Tralleis Antik Kenti gezisiyle kültürel mirası da tanıdı. Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen "Akran Kabulünde Sanat ve Doğa Eğitimi" projesi, 5 gün süren yoğun ve keyifli çalışmaların ardından başarıyla sona erdi. Toplam 30 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen proje, sanatı ve doğayı araç olarak kullanarak öğrencileri kaynaştırmayı ve akran kabulünü güçlendirmeyi amaçladı. Proje boyunca öğrenciler, drama, görsel sanatlar, müzik ve spor uygulamaları alanlarında birbirinden keyifli ve öğretici etkinliklere katıldı. Ayrıca, tarihi ve kültürel miras bilincini pekiştirmek amacıyla Tralleis Antik Kenti’ne unutulmaz bir gezi düzenlendi. Projenin kapanış töreni, öğrencilerin 5 gün boyunca ortaya koyduğu emeğin ve öğrendiklerinin sahnelendiği özel bir etkinliğe dönüştü. Kapanışta, öğrencilerin atölyelerde hazırladıkları çalışmaların yer aldığı sergi ve gösteriler büyük beğeni topladı. Projenin açılışında sanatın birleştirici gücüne vurgu yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan, kapanışın bu amacın gerçekleştiğini net bir şekilde gösterdiğini belirtti. Özcan, projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ışığında öğrencilerin sosyal ve duygusal gelişimine sağladığı katkının önemini vurguladı. Etkinlik sonunda, projenin başarısında büyük rol oynayan tüm uzman, eğitmen ve rehber kadro ile birlikte katılımcı öğrencilere emeklerinin karşılığı olarak katılım sertifikaları takdim edildi. Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bu tür projelerle öğrencilerin bilimsel, sanatsal ve sosyal gelişimlerini desteklemeye devam edeceğinin mesajını verdi.
2600 okul öncesi öğrenciye eğitim seti desteği
27 Eylül 2025 Cumartesi - 11:01 2600 okul öncesi öğrenciye eğitim seti desteği Başiskele Belediyesi, okul öncesinde eğitim gören öğrencilerin ilkokula geçişte uyum ve oryantasyon sürecini kaliteli geçirebilmeleri adına ilçe genelinde tüm anaokullarına ve 4-6 yaş kurslarına "Okul Öncesi Eğitim Seti" dağıtımı gerçekleştirdi. Başiskele Belediye Başkanı M. Yasin Özlü öncülüğünde eğitime ve gelecek nesillere desteğini sürdüren Başiskele Belediyesi, 2025-2026 Eğitim ve Öğretim Yılı’nın başlamasıyla ilkokul 1. sınıflara sağladığı kırtasiye seti desteğinin ardından okul öncesi öğrencilere de eğitim seti desteği sundu. Okul öncesi dönemden üniversite hayatına kadar öğrencilere destek Başkan M. Yasin Özlü, Başiskele Gül Bahçesi Anaokulu’nda düzenlenen Okul Öncesi Öğrencilere Eğitim Seti Dağıtım Programı’na katıldı. Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şendoğan ile birlikte minik öğrencileri sınıflarında ziyaret eden Başkan Özlü, hediyeleri kendi elleriyle teslim etti. Hediye setlerini çok beğenen çocuklar, sevinçli anlar yaşarken teşekkürlerini Başkan Özlü’ye sarılarak iletti. Başiskele Gül Bahçesi Anaokulu’ndan itibaren başlatılan "Okul Öncesi Eğitim Seti Dağıtımı" ilçe genelindeki 46 okulda eğitim gören 2600 öğrenciye yapılacak. " Her çocuğumuza eşit imkanlar sunacağız" Başkan Özlü konuyla ilgili sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Başiskele’mizin en kıymetli emaneti olan evlatlarımız için eğitime yatırım yapmayı sürdürüyoruz. Bir şehir, ancak güçlü bir eğitimle geleceğe yürür. Gül Bahçesi Anaokulu’nda gerçekleştirdiğimiz okul öncesi eğitim seti dağıtımı ile Başiskele’mizdeki tüm okul öncesi kurumlarına ulaştıracağımız bu önemli desteğin temsili ilk adımını gerçekleştirdik. Her mahallemize, her ailemize ve her çocuğumuza eşit imkânlar sunma gayretiyle Başiskele’mizin yarınlarını inşa ediyoruz" dedi.