EĞİTİM
Arnavutköy’de geleceğin sporcuları ’Yetenek Taraması’yla keşfediliyor 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:12:25 Arnavutköy Belediyesi tarafından düzenlenen "Sporda Yetenek Taraması" programıyla çocukların ve gençlerin sportif potansiyeli uzman ekipler eşliğinde değerlendiriliyor. Program kapsamında yetenekli sporcular keşfedilerek uygun branşlara yönlendiriliyor. Arnavutköy Belediyesi, çocukların ve gençlerin spora yönlendirilmesi amacıyla hayata geçirdiği ‘Sporda Yetenek Taraması’ programını bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirdi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan taramalarda çocukların fiziksel yeterlilikleri, koordinasyon becerileri, dayanıklılık seviyeleri ve spora yatkınlıkları bilimsel veriler ışığında analiz edildi. Program kapsamında yetenekli olduğu tespit edilen öğrenciler, Akademi Arnavutköy bünyesinde uygun spor branşlarına yönlendirilerek profesyonel eğitim süreçlerine dahil edilecek. "Bir şehrin gerçek gücü gençleridir" Programda konuşan Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemine dikkat çekerek, "Bir şehrin gerçek gücü; yetiştirdiği gençlerde, çocuklarında, onların hayallerinde ve başarılarında saklıdır. Bu anlayışla sporu; disiplinin, özgüvenin, kardeşliğin ve sağlıklı yaşamın en önemli yapı taşlarından biri olarak görüyoruz" dedi. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen yetenek taramalarıyla çocukların sportif potansiyellerinin erken yaşta keşfedildiğini belirten Candaroğlu, "Çocuklarımızın içinde var olan cevheri ortaya çıkarmak, onların yeteneklerini doğru alanlara yönlendirmek ve hayallerine giden yolda yanlarında olmak en temel sorumluluklarımız arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "Spor yatırımlarımız artarak devam ediyor" Arnavutköy’de spor yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Başkan Candaroğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı destekleriyle ilçeye tam olimpik spor kompleksi kazandırılacağını ifade etti. Candaroğlu ayrıca 10 kapalı halı saha projesinin yanı sıra geçtiğimiz günlerde temeli atılan Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi’nin de ilçenin spor vizyonuna büyük katkı sağlayacağını söyledi. Vadipark Spor ve Yaşam Merkezi içerisinde kapalı tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları ile kapalı buz pistinin yer alacağını belirten Candaroğlu, çocukların ve gençlerin dört mevsim boyunca modern tesislerde spor yapma imkanına kavuşacağını kaydetti. Program sonunda çocuklarını yetenek taramalarına getiren ailelere de teşekkür eden Başkan Candaroğlu, Arnavutköy’den Türkiye’ye örnek olacak başarılı sporcular yetişeceğine inandığını ifade etti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:28 Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı Osmangazi Belediyesi, Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi’nin temelini attı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, hedeflerinin görev süresi sonunda 20 kreşi Osmangazi’ye kazandırmak olduğunu söyledi. Osmangazi Belediyesi, Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi’nin temel atma törenini gerçekleştirdi. Hayırsever iş insanı Mustafa Bakraç’ın katkıda bulunduğu Emek Adnan Menderes Mahallesi’ndeki projenin temel atma törenine Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, eski Milli Savunma ve Milli Eğitim Bakanı Turhan Tayan, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Emek Adnan Menderes Mahalle Muhtarı Naci Özbay ve Bakraç ailesinden Mustafa Bakraç ve kızı Esra Bakraç ile belediye başkan yardımcıları, Osmangazi Belediyesi meclis üyeleri, muhtarlarla mahalle sakinleri katıldı. "Hedefimiz 20 Kreş ile Osmangazi’yi Buluşturmak" Atatürkçü, Cumhuriyetçi, ülkesini, milletini seven çocuklar yetiştirmek için çıktıkları süreçte yeni bir adım daha attıklarını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, hedeflerinin 20 kreşi Osmangazili vatandaşlarla buluşturmak olduğunu kaydetti. Hayırsever iş insanı Mustafa Bakraç ve ailesiyle birlikte emeği geçen herkese teşekkür eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Şu anda altıncı kreşimiz, iki tane kreşimizi de yaz aylarında bitirmeyi ve 8 kreşi bu yaz sonunda tamamlayıp 2027’de de 10 kreş hedefine ulaşmayı planlıyoruz. İnşallah görev sonuna kadar da hedefimiz 20 kreş ile Osmangazi’yi buluşturmak. Bu hedefleri koymak kolay ancak yerine getirmek çok kolay olmuyor. Malumunuz içerisinde bulunduğumuz süreç, ekonomik şartlar, enflasyon, birçok olumsuzluğa rağmen bu konuda elimizden gelen her çalışmayı yapıyoruz, inşallah da hedefimize ulaşacağız. İlk kreşin temelini atarken de değerli genel başkan yardımcımız Gökan Zeybek, o gün oradaydı, 5 ay sonra açılışını yaptığımızda yine oradaydı. Biz Osmangazi’de Atatürkçü, Cumhuriyetçi, ülkesini, milletini seven çocuklar yetiştirmek istiyoruz dedik, o hedef için uğraşacağız dedik. Çok şükür, bugün de bu hedefe bir adım daha yaklaştık ve çalışmaya devam edeceğiz. Emeği geçenlere, herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah hem Osmangazi’de, hem Bursa’da, hem de ülkemizde güzel günler bizimle olacak, güzel günler göreceğiz, her şey çok güzel olacak. Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi’miz hayırlı, uğurlu olsun." "Eğitim Bir Milletin Rekabetçi Olmasını Sağlayan En Temel Unsur" Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde hanım olmak üzere tüm annelerin, Anneler Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, kreşin hayata geçirilmesinde herkese teşekkür etti. Eğitimin bir milletin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmasını, ekonomik ve siyasal anlamda dünyada rekabetçi olmasını sağlayan en temel unsur olduğunu belirten Zeybek "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışından hemen sonra Anadolu’ya bir talimat gönderiyor; 1921 yılından itibaren Türkiye’nin bütün yerleşim yerlerinde ilk öğretim okulları, açılamıyorsa da üç sınıfın okullarının açılmasının emrini veriyor. Eğitim aslında bütün dünyada ülkelerin birbiriyle rekabet ederken, en çok değer verdikleri konu başlığı. Türkiye’de ortalama 1 milyon çocuk dünyaya geliyor. 3-4-5 yaşlarını esas aldığımızda 3 milyon çocuktan bahsediyoruz, bugün temelini attığımız tesis ile birlikte tam 803 tane gündüz bakımevi ve kreşi Türkiye’de CHP’li belediyeler milletimizin hizmetine sunmuş olacak. Memleketimizin, ileride teknolojinin bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada başka memleketlerin üzerine çıkaracak olan kendi çocuklarımızı iyi yetiştirmek, onları gelecekte bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olmasını sağlamaktır. Mustafa bey size de çok teşekkür ediyorum. Allah sizden razı olsun. Erkan başkanım siz, gündüz bakımevi ve kreşlerin temelini atın, ben her zaman yanında olacağımın sözünü veriyorum, nerede bu millete kim hizmet ediyorsa, sayın Genel Başkanımız Özgür Özel de söylüyor, gün cesaretle hareket edenlerin, millet için çalışanların başı dik, alnı açık toplumda uzun süre yürüyecekleri günlerdir. Tesisimiz Osmangazi’mize hayırlı olsun." açıklamalarında bulundu. "Dayanışmanın, Sevginin, İnsan Olma Değerini Yaşatacak" Annesinin adını taşıyan Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi’nin temel atma töreninde konuşan hayırsever Mustafa Bakraç da, teşekkürlerini sunarak sözü kızı Esra Bakraç’a bıraktı. Böyle bir projede bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Esra Bakraç, "Babaannemizin adının böyle bir projede yaşayacak olması bizim için çok kıymetli ve özel. Bir yandan geleceğimiz olan çocuklarımızın sevgiyle eğitim alacağı kreş, diğer yandan bizlere yol gösteren büyüklerimizin huzurla zaman geçireceği merkez. Aynı çatı altında iki neslin buluşacağı bu anlamlı projenin sadece bir bina değil, dayanışmanın, sevginin, insan olma değerini yaşatan bir yapı olacağına inanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz." şeklinde konuştu. Kreş 7 derslikten Oluşacak 1824 metrekarelik alanda hayata geçirilecek Hatice Bakraç Kreş ve Gündüz Bakımevi, zemin ve birinci katta yer alan toplam 7 derslikli kreş bölümü ile ikinci katta bulunan kurs merkezinden oluşacak. Proje çerçevesinde zemin katta 3 kreş dersliği, yemekhane, mutfak, etkinlik alanı, giriş holü, depo, teknik alanlar ve sığınak; birinci katta 4 kreş dersliği, geniş etkinlik alanı, idari birimler, rehberlik ve öğretmenler odası yer alacak. İkinci katta ise 5 derslikli kurs merkezi, çok amaçlı salon, kafeterya, koordinatör ve idari odalar ile teras bulunacak. Bahçe düzenlemesi kapsamında ise otopark, çocuk oyun alanı ve yeşil alan planlanıyor.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:58 Ağrı’da "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinliklerinde Anneler Günü sürprizi Ağrı’nın Hamur ilçesinde meslek lisesi öğrencileri, "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinlikleri kapsamında Anneler Günü dolayısıyla kadın öğretmenleri, anneleri ve ilçede görev yapan kadın kurum amirleri için mutfak önlüğü ve toka dikerek hediye etti. Başsavcı İhsan Eroğul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi moda tasarımı alanı öğrencileri, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde ve Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülen etkinlikler kapsamında çalışma gerçekleştirdi. Öğrenciler, Anneler Günü’ne özel hazırladıkları mutfak önlüğü ve tokaları kendi emekleriyle dikti. Titizlikle hazırlanan hediyeler, öğrencilerin el emeği ve ince düşüncesiyle beğeni topladı. Etkinlikte öğrenciler hem mesleki becerilerini geliştirme fırsatı buldu hem de üretmenin ve paylaşmanın önemini uygulamalı olarak öğrendi. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, yaptığı açıklamada, meslek liselerinde yürütülen çalışmaların öğrencilerin gelişimine katkı sunduğunu belirtti. Öğrencilerin eğitim sürecinde teorik bilgiyi uygulamayla birleştirdiğini ifade eden Kökrek, "Öğrencilerimizin kendi emekleriyle hazırladıkları hediyeler, Anneler Günü’nün anlamına güzel bir katkı sundu. Gençlerimizin üretime katılması, paylaşma duygusunu yaşaması ve toplumsal farkındalık kazanması bizleri memnun ediyor. Meslek liselerimizde yürütülen çalışmalar sayesinde öğrencilerimiz hem meslek öğreniyor hem de sosyal yönlerini geliştiriyor. Bu tür etkinlikler okul ortamındaki dayanışmayı güçlendiriyor." dedi. Kökrek, etkinlikte emeği bulunan okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrencileri tebrik etti. Öğrenciler, etkinlik sayesinde mesleki becerilerini geliştirdiklerini ve Anneler Günü’nün manevi atmosferini daha yakından hissettiklerini belirtti. Hazırladıkları hediyeleri annelerine, öğretmenlerine ve kadın kurum amirlerine vermekten mutluluk duyduklarını ifade eden öğrenciler, bu tür etkinliklerin kendileri için anlamlı olduğunu dile getirdi. Veliler de çocuklarının kendi emekleriyle hazırladığı hediyelerin kendilerini duygulandırdığını belirterek, öğrencilerin üretime yönelmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti.
Artvin’de köy okulunda 5 öğrenci 2 öğretmenle eğitim devam ediyor
03 Ekim 2025 Cuma - 10:10 Artvin’de köy okulunda 5 öğrenci 2 öğretmenle eğitim devam ediyor Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı Meydancık köyünde bulunan ilkokul ve anaokulunda toplam 5 öğrenciye 2 öğretmenle eğitim verilmeye devam ediliyor. Devletin kırsalda eğitimi destekleyen politikaları sayesinde okul, öğrenci sayısının az olmasına rağmen açık tutuluyor. Şavşat ilçe merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Meydancık köyünde yer alan Meydancık İlkokulu ve Anaokulu, sadece 5 öğrenciye hizmet vermeye devam ediyor. Okulda ilkokul kademesinde 2, anaokulu kademesinde ise 3 öğrenci eğitim alıyor. Öğrencilere, 2 öğretmen eşliğinde birebir ilgiyle eğitim veriliyor. Köydeki eğitim faaliyetlerini yerinde incelemek amacıyla okulu ziyaret eden Artvin İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Acar, öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilere çeşitli hediyeler veren Acar, devletin kırsalda eğitime verdiği önemin altını çizdi. "Bir öğrenci bile olsa okullarımızı açık tutuyoruz" Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Acar, "Şu an memleketimizin cennet köşelerinden biri olan Meydancık köyündeyiz. Okulumuzda 2 ilkokul, 3 anaokulu öğrencisi olmak üzere toplam 5 öğrencimiz eğitim görüyor. İki öğretmenimiz burada görev yapıyor. Devletimizin sosyal devlet anlayışıyla, bir ya da iki öğrenciyle dahi olsa okullarımızı açık tutmaya gayret ediyoruz." dedi. Daha önceki yıllarda öğrenci sayısı 10’un altına düşen okulların kapatılabildiğini hatırlatan Acar, yeni uygulamayla bu şartın kaldırıldığını belirtti. Acar, "Bugün geldiğimiz noktada, kırsalda eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak adına okullarımızı açık tutuyoruz. Buralar yalnızca eğitim kurumları değil, aynı zamanda köylerin sosyal ve kültürel merkezleri haline gelmiş durumda." ifadelerini kullandı. "Öğrenciler yaşıtlarıyla eşdeğer hatta daha avantajlı eğitim alıyor" Meydancık köyünün kış aylarında yoğun kar yağışı aldığını ve ulaşımın zorlaştığını söyleyen Acar, öğrencilerin taşımalı sisteme dahil edilmediğini belirtti. Acar, "Çocuklarımızın burada sağlıklı ve güvenli bir şekilde eğitim almaları için öğretmenlerimiz özveriyle görev yapıyor. Öğrencilerimiz birebir ilgi görüyor, bu da onların akademik ve sosyal gelişimlerine olumlu yansıyor. Şehirlerdeki imkânlar burada da mevcut. Bu çocuklarımızın geleceği için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Öğrencilerin tek isteği ise teneffüslerde birlikte oyun oynayabilecekleri daha kalabalık arkadaş grupları.
Kastamonu Üniversitesi, ‘Kastamonu Odaklı Raporlar’ dizisini başlattı
03 Ekim 2025 Cuma - 10:07 Kastamonu Üniversitesi, ‘Kastamonu Odaklı Raporlar’ dizisini başlattı Kastamonu Üniversitesi, yakın bir zamanda başlattığı "Kastamonu Raporları" dizisi çerçevesinde "Kastamonu Nüfusu: Geçmiş, Günümüz ve Gelecek Perspektifinden Bir Değerlendirme" başlıklı ilk dizini yayınladı. Kastamonu Üniversitesi, şehrin tarihi, coğrafi, sosyal, ekonomik, demografik, bilim, kültür, sanat, spor ve turizme dair konuları veriler ışığında çok yönlü olarak ele almayı amaçlayan "Kastamonu Raporları" dizisini başlattı. Dizinin ilk yayını, "Kastamonu Nüfusu: Geçmiş, Günümüz ve Gelecek Perspektifinden Bir Değerlendirme" başlıklı rapor oldu. İlerleyen dönemlerde planlanan yeni raporlarla diziye devam edilecek. Dizinin ilk raporunda Kastamonu’nun nüfus yapısı tarihi gelişimi ayrıntılı bir biçimde ele alındı. Buna göre 1927 yılında 335 bin 601 olan Kastamonu nüfusunun 1980’de 450 bin 946 ile en yüksek seviyesine ulaştığı, sonrasında ise azalma eğilimine girdiği ifade edildi. 2024 yılı itibarıyla ilin toplam nüfusu 381 bin 991 olarak kaydedildi. Raporda ayrıca Kastamonu’nun demografik yaşlanma sürecine girdiği vurgulandı. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte doğurganlık verileri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. 2009’da binde 12,4 olan kaba doğum hızı 2023’te binde 7,8’e gerilerken, doğum sayısındaki yüzde 32,8’lik düşüş Kastamonu’nun Türkiye ortalamasının üzerinde bir hızla doğurganlık kaybı yaşadığını gösterdi. Raporda ayrıca göç hareketlerine ilişkin veriler de geniş yer buldu. 1980’li ve 1990’lı yıllarda yoğun göç kaybı yaşayan Kastamonu’nun son yıllarda göç alan bir profile yöneldiği, 2022-2023 döneminde ise net göç hızının binde 33,1 ile son kırk yılın en yüksek seviyesine ulaştığı belirtildi. Raporda verilerin yanı sıra Kastamonu’nun yaşlanan nüfus yapısı ve düşük doğurganlık hızına dikkat çekilerek hem ulusal hem de yerel düzeyde politika önerileri sunuldu. Bu kapsamda doğurganlığı teşvik edecek aile politikalarının uygulanması, istihdam imkanlarının artırılması, tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi ile yaşlı nüfus için sağlık ve bakım hizmetlerinin artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, eğitim, kültür ve sağlık projeleriyle hayat kalitesinin yükseltilmesi ve yaşlı nüfusun sosyal hayata daha etkin katılımını sağlayacak projelerin hayata geçirilmesi önerildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yapılan çalışmanın önemine dikkat çekerek, "Kastamonu Raporları dizisi, üniversitemizin bilimsel üretkenliğini şehrimizin geleceği ile buluşturan önemli bir girişimdir. Bu çalışmaların Kastamonu’nun demografik yapısından ekonomik kalkınma potansiyeline, tarihî mirasından turizm fırsatlarına kadar pek çok alanda yol gösterici olması hedeflenmektedir. Ortaya konulan bilgiler yalnızca günümüzü yansıtmayacak, geleceğe yönelik oluşturulacak projeksiyonların ve yapılacak planlamaların da temelini oluşturacaktır. Raporda sunulan geniş kapsamlı öneriler ise üniversitemizin sadece bilimsel alanda faaliyet gösteren değil, aynı zamanda şehrin geleceğine katkı sunan ve şehir için çalışan bir kurum olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır. Bu vesileyle katkı sunan tüm akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi.
Kocaeli’de Büyükşehir’in eğitim desteği başvuruları sona erdi
03 Ekim 2025 Cuma - 09:59 Kocaeli’de Büyükşehir’in eğitim desteği başvuruları sona erdi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2026 eğitim öğretim dönemi için dar gelirli ailelerin öğrencilerine yönelik sağladığı burs desteği başvuruları tamamlandı. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından koordine edilen destek programı kapsamında, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine 9 ay boyunca aylık bin 250 TL, üniversite öğrencilerine ise 10 ay boyunca aylık 2 bin 500 TL ödeme yapılacak. Değerlendirme sürecinin ardından desteğe hak kazanan öğrencilerin ödemeleri, 41 Kartlarına yatırılacak. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi ve ailelerin maddi yükünü hafifletmeyi amaçlayan destekle öğrencilerin kırtasiye, ulaşım ve giyim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması hedefleniyor. 8-20 Eylül tarihleri arasında alınan başvuruların sonuçları, 29 Ekim Çarşamba günü "www.kocaelibursu.com" adresi üzerinden duyurulacak. Büyükşehir Belediyesi, yeni eğitim öğretim döneminin başında 16 bin hanede bulunan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisine yönelik kırtasiye ve giyim desteği ödemelerini de gerçekleştirdi. Bu kapsamda her öğrenciye bin 500 TL kırtasiye ve bin 500 TL okul kıyafeti olmak üzere toplamda 3 bin TL destek sağlandı. Toplam destek tutarının 48 milyon TL’ye ulaştığı ve ödemelerin 41 Kart sistemi üzerinden ailelere ulaştırıldığı bildirildi.
Minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:50 Minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Akgedik TOKİ Ortaokulu öğrencileri, kendi elleriyle diktikleri sebzelerden turşular yaparak hem gelir elde ediyor hem de ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Öğrenciler, "Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz" dedi. Okulun bahçesinde oluşturulan alanda biber, salatalık, domates, patlıcan ve lahana gibi sebzeler yetiştiren öğrenciler, topladıkları ürünlerden doğal turşular kurarak satışa çıkarıyor. Elde edilen gelirlerle hem okulun ihtiyaçları karşılanıyor hem de yeni sezon için bahçe hazırlanıyor. Öğrenciler ayrıca kazançlarının bir kısmıyla ihtiyaç sahiplerine de yardım ediyor. Bahçedeki çalışmaların derslerine de olumlu yansıdığını söyleyen öğrencilerden Yaman Efe, "Bahçemizde biberler yetiştirdik ve bunları turşu yapıyoruz. Satarak yeni bahçemizi kuracağız. Başladığımızda çok küçüktü, yani fidanları biz diktik. Buradaki sebzelerin hepsini biz diktik. Şimdi kocaman oldular. Bunlarla turşular yaptık, sattık ve gelir elde ettik. Okulumuza yardımda bulunduk" dedi. "Her alanda becerimiz artıyor" Elif Zeynep isimli öğrenci, "Biz bahçemizde sebzeler yetiştiriyoruz ve yetiştirdiğimiz sebzelerden turşular yapıp satışa çıkarıyoruz. Satıştan kazandığımız parayla da yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Bu benim derslerimi de etkiliyor. Çünkü üretim yapmayı öğreniyorum. Matematikte hesap yapma becerim gelişiyor ve sosyalleşmeyi öğreniyorum. Elde ettiğimiz gelirlerden ihtiyaç sahibi insanlara yardım ediyoruz. Böylece yardımlaşma becerimiz artıyor" diye konuştu. Bahçedeki her alanın sosyal bilgiler derslerinde öğrenilen Türk bilim insanlarının isimlerini taşıdığını belirten Enes Duman isimli öğrenci, "Bu bahçeden topladığımız biberler, salatalıklarla turşu yapıyoruz ve bunları satıyoruz, bazı ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Hem de elde ettiğimiz gelirlerle bahçemizi daha çok büyütmeye çalışıyoruz. Sosyal olarak çok keyifli bir etkinlik. Sosyal bilgiler dersimizde bu bahçelerimizin isimlerinden bahsediyorlar. Bunlarla ilgili araştırmalar yapıyoruz ve bu bize derslerimizde kolaylık sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Okulumuz ikinci evimiz oldu" Okulun ikinci evi olduğunu belirten Azra Sevinç ise, "Burada kendimiz sebzeler yetiştiriyoruz. Biberlerimiz, patlıcanlarımız ve domateslerimiz var. Onlarla turşu yapıyoruz. Turşularımızı satıyoruz. Turşularımızı sattıktan sonra da gelir elde ediyoruz. O gelirlerle okulumuzdaki bahçemize yeni sezon için katkı sağlıyoruz. Okulumuz bizim ikinci evimiz gibi. Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz" dedi. "Projenin çok büyük faydasını gördük" Projeyle ilgili bilgi veren Okul Müdürü Mehmet Emin Efe, "TOKİ Ortaokulu 548 öğrenciyle eğitim öğretime devam etmekte. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Erdem Değer Eylem Modeli ya da diğer okul temelli planlama modeli açısından, 5. sınıf öğrencilerimiz için böyle bir bahçe tasarladık. Kendileri ektiler, biçtiler. Okul temelli planlama kapsamında fen bilgisi dersiyle başladık. Matematikte hesap öğrenmeyi, sosyal bilgilerde bahçeye verdiğimiz isimleri öğrenmeyi, tarihçelerini, hayatlarını öğrenmeyi, daha sonra matematik dersinde alışverişin nasıl yapılacağını, hesaplamaların nasıl yapılacağını öğrenmeyi; öğrencilerin birbirleriyle sosyal ilişkiler kurmalarını, yardımlaşma ve benzeri davranışları erdem, değer, eylem modeliyle birleştirerek çocuklarımıza böyle bir bahçe sunduk. Çok faydalı oldu. Diğer aşamada bir sera daha açmayı düşünüyoruz. 6’ncı sınıflarımız için ata tohumu üretmek adına sera planlıyoruz. Buraya başladığımızda 5. sınıflar şu anda 6. sınıf ve kardeşlerine burayı devredecekler. Daha sonra 6. sınıflar için de ata tohumu üretme adına bir sera yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca ’Yeşil Vatan’ kapsamında 40-50 tane zeytin ağacımızı ektik okulumuzun bahçesine. Okulumuzun etrafı şu anda zeytin ağaçlarıyla dolu. Buradan 4-5 yıl sonra bu okula en azından zeytinyağı katkısı da olacak. Buradan elde edilen gelirler tekrar bu bahçelerin yeniden yeşermesi için kullanılıyor. Velilerimiz de bu açıdan sürekli yanımızda. Ayrıca bu yıl aile yılı. Bütün velilerimiz de öğrencilerimizle birlikte burada etkinliklerimize katılıyor, bahçemizde faaliyet gösteriyor. Ayrıca burada kullanılan bütün malzemeler tamamen sıfır atıktan, inşaat malzemelerinden ve çöpe gitmeden kullanılabilir malzemelerden yapıldı. Bu kapsamda da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık Projesi’ne kapsamında yapılmış bir çalışma. Hiçbir malzemeyi ekstra bir yerden temin edip yapmadık, tamamen sıfır atık, tamamen atık malzemeden üretilmiş bir alan yaptık" dedi. Hem okula hem ihtiyaç sahiplerine yardım Okul Aile Birliği Başkanı Fatma Özdemir, "Bahçemizden gelen mahsulleri toplayıp bir sonraki sezona hazırlık için satıyoruz. Turşu yapıp satıyoruz. Bir tane velimiz de sağ olsun bize destek oluyor. Ürünlerimizi turşuya çeviriyoruz. Ondan sonra da satıyoruz. İhtiyaç sahibi bir ailemize destek oluyoruz. Gelen ücretlerle de okulumuzun eksiklerini tamamlıyoruz" şeklinde konuştu. Öğrencilerden Yılmaz Çetin, "Şu an böyle bir proje yaptık. Turşu yapıyoruz ve bunları uygun fiyattan satıyoruz. Bu beni çok sevindiriyor. Çünkü böyle etkinlikler yapmak güzel oluyor. Mesela nasıl yapıldığını öğrendim. İleride annemle de yapabilirim" derken, Habibe Aldemir ise, "Annemin bana öğretmesiyle birlikte turşu kurmayı öğrendim. Turşu malzemelerini kavanozun içine koyuyoruz. Üstüne bir yemek kaşığı tuz, üstüne bir çay kaşığı limon tuzu koyuyoruz. Bir küp de şeker koyup sıcak suda kaynattığımız kapaklarımızı da sıkıca kapatıyoruz. Turşularımız 5-6 gün duruyor. Çünkü sıcak su ile kurduğumuz için daha hızlı oluyorlar. 5-6 gün durduktan sonra kıtır kıtır turşularımız olmuş oluyor. Doğal bir şekilde turşu kuruyoruz" diye konuştu. Okulun 6’ncı sınıfta okuyan öğrencilerinden Türkan, "Okulumuzda yaptığımız bahçede sebzeler, meyveler, mesela örneğin soğan, domates, patlıcan gibi şeyler ekiyoruz. Bu ektiğimiz şeylerin bazılarını turşu haline getirip satıyoruz. Sattığımızda da kazandığımız gelirle yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Burada az önce lahana ektik. Mesela o lahanalar büyüyünce onları turşu haline getireceğiz ve yiyeceğiz. Yaptığımız şeyler yani bayağı katkıda bulunuyor okulumuza. Bize de çok katkıda bulunuyor" dedi. Rahmi Enes Kökçü isimli öğrenci de diktikleri karnabaharları okulları için önümüzdeki sezon hasat edeceklerini ve ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını belirtti.
Manisa’da minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:40 Manisa’da minik eller, turşuyla büyük işlere imza atıyor Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Akgedik TOKİ Ortaokulu öğrencileri, kendi elleriyle diktikleri sebzelerden turşular yaparak hem gelir elde ediyor hem de ihtiyaç sahiplerine destek oluyor. Öğrenciler, "Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz" dedi. Okulun bahçesinde oluşturulan alanda biber, salatalık, domates, patlıcan ve lahana gibi sebzeler yetiştiren öğrenciler, topladıkları ürünlerden doğal turşular kurarak satışa çıkarıyor. Elde edilen gelirlerle hem okulun ihtiyaçları karşılanıyor hem de yeni sezon için bahçe hazırlanıyor. Öğrenciler ayrıca kazançlarının bir kısmıyla ihtiyaç sahiplerine de yardım ediyor. Bahçedeki çalışmaların derslerine de olumlu yansıdığını söyleyen öğrencilerden Yaman Efe, "Bahçemizde biberler yetiştirdik ve bunları turşu yapıyoruz. Satarak yeni bahçemizi kuracağız. Başladığımızda çok küçüktü, yani fidanları biz diktik. Buradaki sebzelerin hepsini biz diktik. Şimdi kocaman oldular. Bunlarla turşular yaptık, sattık ve gelir elde ettik. Okulumuza yardımda bulunduk." dedi. "Her alanda becerimiz artıyor" Elif Zeynep isimli öğrenci, "Biz bahçemizde sebzeler yetiştiriyoruz ve yetiştirdiğimiz sebzelerden turşular yapıp satışa çıkarıyoruz. Satıştan kazandığımız parayla da yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Bu benim derslerimi de etkiliyor. Çünkü üretim yapmayı öğreniyorum. Matematikte hesap yapma becerim gelişiyor ve sosyalleşmeyi öğreniyorum. Elde ettiğimiz gelirlerden ihtiyaç sahibi insanlara yardım ediyoruz. Böylece yardımlaşma becerimiz artıyor." diye konuştu. Bahçedeki her alanın sosyal bilgiler derslerinde öğrenilen Türk bilim insanlarının isimlerini taşıdığını belirten Enes Duman isimli öğrenci, "Bu bahçeden topladığımız biberler, salatalıklarla turşu yapıyoruz ve bunları satıyoruz, bazı ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Hem de bahçemizi daha çok büyütmeye çalışıyoruz elde ettiğimiz gelirlerle. Sosyal olarak çok keyifli bir etkinlik. Sosyal bilgiler dersimizde bu bahçelerimizin isimlerinden bahsediyorlar. Bunlarla ilgili araştırmalar yapıyoruz ve bu bize derslerimizde kolaylık sağlıyor." ifadelerini kullandı. "Okulumuz ikinci evimiz oldu" Okulun ikinci evi olduğunu belirten Azra Sevinç ise, "Burada kendimiz sebzeler yetiştiriyoruz. Biberlerimiz, patlıcanlarımız ve domateslerimiz var. Onlarla turşu yapıyoruz. Turşularımızı satıyoruz. Turşularımızı sattıktan sonra da gelir elde ediyoruz. O gelirlerle okulumuzdaki bahçemize yeni sezon için katkı sağlıyoruz. Okulumuz bizim ikinci evimiz gibi. Hem ders çalışıyoruz hem de üretmeyi öğreniyoruz." dedi. "Projenin çok büyük faydasını gördük" Projeyle ilgili bilgi veren Okul Müdürü Mehmet Emin Efe, "TOKİ Ortaokulu 548 öğrenciyle eğitim öğretime devam etmekte. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Erdem Değer Eylem Modeli ya da diğer okul temelli planlama modeli açısından, 5. sınıf öğrencilerimiz için böyle bir bahçe tasarladık. Kendileri ektiler, biçtiler. Okul temelli planlama kapsamında fen bilgisi dersi ile başladık. Matematikte hesap öğrenmeyi, sosyal bilgilerde bahçeye verdiğimiz isimleri öğrenmeyi, tarihçelerini, hayatlarını öğrenmeyi, daha sonra matematik dersinde alışverişin nasıl yapılacağını, hesaplamaların nasıl yapılacağını öğrenmeyi; öğrencilerin birbirleriyle sosyal ilişkiler kurmalarını, yardımlaşma ve benzeri davranışları erdem, değer, eylem modeliyle birleştirerek çocuklarımıza böyle bir bahçe sunduk. Çok faydalı oldu. Bir dahaki aşamada bir sera daha açmayı düşünüyoruz. 6’ncı sınıflarımız için ata tohumu üretmek adına sera planlıyoruz. Buraya başladığımızda 5. sınıflar şu anda 6. sınıf ve kardeşlerine burayı devredecekler. Daha sonra 6. sınıflar için de ata tohumu üretme adına bir sera yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca Yeşil Vatan kapsamında 40-50 tane zeytin ağacımızı ektik okulumuzun bahçesine. Okulumuzun etrafı şu anda zeytin ağaçlarıyla dolu. Buradan 4-5 yıl sonra bu okula en azından zeytinyağı katkısı da olacak. Buradan elde edilen gelirler tekrar bu bahçelerin yeniden yeşermesi için kullanılıyor. Velilerimiz de bu açıdan sürekli yanımızda. Ayrıca bu yıl aile yılı. Bütün velilerimiz de öğrencilerimizle birlikte burada etkinliklerimize katılıyor, bahçemizde faaliyet gösteriyor. Ayrıca burada kullanılan bütün malzemeler tamamen sıfır atıktan, inşaat malzemelerinden ve çöpe gitmeden kullanılabilir malzemelerden yapıldı. Bu kapsamda da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Sıfır Atık Projesi’ne kapsamında yapılmış bir çalışma. Hiçbir malzemeyi ekstra bir yerden temin edip yapmadık, tamamen sıfır atık, tamamen atık malzemeden üretilmiş bir alan yaptık." dedi. Hem okula hem ihtiyaç sahiplerine yardım Okul Aile Birliği Başkanı Fatma Özdemir, "Bahçemizden gelen mahsulleri toplayıp bir sonraki sezona hazırlık için satıyoruz. Turşu yapıp satıyoruz. Bir tane velimiz de sağ olsun bize destek oluyor. Ürünlerimizi turşuya çeviriyoruz. Ondan sonra da satıyoruz. İhtiyaç sahibi bir ailemize destek oluyoruz. Gelen ücretlerle de okulumuzun eksiklerini tamamlıyoruz." şeklinde konuştu. Öğrencilerden Yılmaz Çetin, "Şu an böyle bir proje yaptık. Turşu yapıyoruz ve bunları uygun fiyattan satıyoruz. Bu beni çok sevindiriyor. Çünkü böyle etkinlikler yapmak güzel oluyor. Mesela nasıl yapıldığını öğrendim. İleride annemle de yapabilirim." derken, Habibe Aldemir ise, "Annemin bana öğretmesiyle birlikte turşu kurmayı öğrendim. Turşu malzemelerini kavanozun içine koyuyoruz. Üstüne bir yemek kaşığı tuz, üstüne bir çay kaşığı limon tuzu koyuyoruz. Bir küp de şeker koyup sıcak suda kaynattığımız kapaklarımızı da sıkıca kapatıyoruz. Turşularımız 5-6 gün duruyor. Çünkü sıcak su ile kurduğumuz için daha hızlı oluyorlar. 5-6 gün durduktan sonra kıtır kıtır turşularımız olmuş oluyor. Doğal bir şekilde turşu kuruyoruz." diye konuştu. Okulun 6’ncı sınıfta okuyan öğrencilerinden Türkan, "Okulumuzda yaptığımız bahçede sebzeler, meyveler, mesela örneğin soğan, domates, patlıcan gibi şeyler ekiyoruz. Bu ektiğimiz şeylerin bazılarını turşu haline getirip satıyoruz. Sattığımızda da kazandığımız gelirle yeni sezon bahçemize hazırlık yapıyoruz. Burada az önce lahana ektik. Mesela o lahanalar büyüyünce onları turşu haline getireceğiz ve yiyeceğiz. Yaptığımız şeyler yani bayağı katkıda bulunuyor okulumuza. Bize de çok katkıda bulunuyor." dedi. Rahmi Enes Kökçü isimli öğrenci de diktikleri karnabaharları okulları için önümüzdeki sezon hasat edeceklerini ve ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını belirtti.
Türkiye’de bir ilk: Meslek yüksekokulunda veteriner sağlık eğitimi simülatörlerle veriliyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:10 Türkiye’de bir ilk: Meslek yüksekokulunda veteriner sağlık eğitimi simülatörlerle veriliyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu, Laborant ve Veteriner Sağlık Programı öğrencileri için kurduğu donanımlı klinik beceri laboratuvarı ile meslek yüksekokulları arasında Türkiye’de bir ilke imza attı. BEUN Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu, Laborant ve Veteriner Sağlık Programı öğrencilerinin mesleki becerilerini geliştirmeleri amacıyla kurduğu laboratuvarla, meslek yüksekokulları arasında Türkiye’de ilk donanımlı uygulama merkezi olma özelliğini taşıyor. İleri teknoloji simülatörlerle donatıldı İleri teknolojiye sahip simülasyon sistemleriyle donatılmış olan bu yenilikçi laboratuvar; hayvan sağlığı, anatomi, klinik müdahale ve acil durum yönetimi gibi alanlarda kapsamlı uygulamalı eğitim imkânları sunuyor. Laboratuvar bünyesinde yer alan başlıca eğitim materyalleri arasında; İnek Güç Doğum Simülatörü, Sığır Klinik Uygulama Simülatörü, İnek-Sığır Anatomi Modeli, Geliştirilmiş Kardiyo-Pulmoner Resüsitasyon (KPR) Köpek Modeli ve Köpek Entübasyon Baş Modeli bulunuyor. Tam boyutlu sığır simülatörlerinde intravenöz uygulama (kan alımı, ilaç ve serum uygulaması), intramusküler enjeksiyon (boyun, sağrı ve bacak bölgeleri), klinik muayene, operasyon bölgeleri seçimleri ve zapturapt teknikleri gibi çok çeşitli uygulamalar sınırsız sayıda gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca, fonksiyonel doğum kanalına sahip olan inek doğum simülatörleriyle güç doğum senaryoları, doğum kanalının muayenesi, doğuma yardım yöntemleri ve doğum sonrası buzağı bakımı uygulamaları da gerçeğe yakın şekilde deneyimlenebiliyor. Öğrenciler risksiz ortamda deneyim kazanıyor Laboratuvar sayesinde öğrenciler, doğum, entübasyon, KPR gibi kritik müdahaleleri simülatörler üzerinde pratik ederek temel veterinerlik uygulamalarını risksiz ve kontrollü bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak. Bu durum, eğitim amaçlı canlı hayvan kullanımını azaltarak hayvan refahı açısından son derece önemli bir alternatif oluşturuyor ve uluslararası hayvan hakları standartlarıyla da uyumluluk sağlıyor. Ayrıca öğrencilerin hayvanlara zarar verme endişesi olmadan, daha özgüvenli bir şekilde beceri kazanmalarını mümkün kılıyor. Bununla birlikte Klinik Beceri Laboratuvarı, veteriner sağlık alanındaki pratik eğitim kalitesini yükselterek mezunların iş hayatına daha hızlı ve etkin adaptasyonunu sağlıyor ve mesleki standartların yükseltilmesine katkı sunuyor. Bu laboratuvar, uygulamalı eğitime verdiği önemle Meslek Yüksekokulunun kurumsal vizyonunu yansıtan ve örnek teşkil eden nitelikli bir eğitim alanı olarak konumlanıyor. Rektör Özölçer: "Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor" BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, laboratuvarın öğrencilere gerçek hayvanlar yerine maketler üzerinde beceri kazandırma amacını taşıdığını vurguladı. Özölçer, "Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği programının alt bünyesinde yer alan Klinik Beceriler Laboratuvarı’ndayız. Burada Türkiye’de ilk defa Çaycuma Gıda Tarım Meslek Yüksekokulu’nda açılmış bir laboratuvar. Öğrencilere gerçek hayvanlar üzerinde değil de maket üzerinde klinik beceriler kazandırabilmek amacıyla açılmış bir laboratuvar. Hayvan maketlerimiz var. Hayvanların doğum yapmasından, kalp masajı yapılmasına, hayvanlarına dikiş atılmasına, entübasyon yapılmasına kadar pek çok beceri burada maketler üzerinde öğrencilere Türkiye’de ilk olmak üzere bir laboratuvar hizmetiyle verilmeye çalışılıyor. Hem burada öğrenciler klinik beceriler elde ediyor hem de gerçek hayvanlar üzerinde çalışma yapılmıyor. Biz burada maketler üzerinde çalışıyoruz ama birebir gerçek beceriler öğrencilerin elde etmesini sağlıyoruz" ifadelerine yer verdi. Öğrenciler uygulamadan memnun Laborant ve Veteriner Sağlık Programı 1. sınıf öğrencisi İrem Kavilci (18), hayvan sevgisiyle tercih ettiği bölümde böyle bir imkana sahip olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Hayvanları gerçekten çok sevdiğim için bu bölümü tercih ettim. Bu laboratuvarda bizim için çok iyi oldu. Burada hayvanlar üzerinde yapacağımız çalışmaları deneyimleyebiliyoruz. Herhangi bir hayvana zarar vermeden neyi nasıl yapmamız gerektiğini öğrenebiliyoruz. Bu yüzden çok mutluyum. Aynı şekilde hocalarımız da bize çok iyi davranıyorlar. Bize gayet her şeyi o kadar iyi açıklıyorlar ki şu an ilk dönem olmasına rağmen birçok şey öğrendim. Kendimi çok şanslı hissediyorum burada okuduğum için. Yani bu ilk deneyimlere de şahit olduğum için. Bu yüzden yani çok güzel hissediyorum" dedi. Aynı bölüm 2. sınıf öğrencisi Akif Akça (20) da hayvanlara zarar vermeden öğrenme fırsatı buldukları için şanslı olduklarını ifade etti. Laboratuvarın Türkiye’de bir ilk olma özelliğinden dolayı kendilerini özel hissettiklerini belirten Akca, "Bu çok güzel hissettiriyor. Hayvanlarımıza zarar vermeden böyle şeylerin öğrenilebileceği çok güzel bir alan oluşturuldu. Sayın Rektörümüze de çok teşekkür ediyoruz böyle bir alan oluşturduğu için. Maket olarak hayvanları doğurtabiliyoruz zarar vermeden. Dikişleri tecrübe ediyorum. Hani dikiş nasıl atılır, damar yolu nasıl açılır, aşı nasıl vurulur. Böyle şeyleri canlı olmayan hayvanlarda maketler üzerinde öğrenebiliyoruz. Türkiye’de ilk olması, beni çok mutlu ediyor. Böyle bir bölümün Çaycuma’ya gelmesi çok güzel bir şey. Bizim bölümümüze gelmesi çok mutlu etti beni daha doğrusu. Hedefim 4 yıllık veterinerliğe geçmek. Öğrencilerin burayı tercih etmeleri bence çok önemli. Sayın Rektörümüz de çok yardımcı oluyor her konuda okulumuz da çok güzel, ortamı da çok güzel. Türkiye’de ilk bir laboratuvara sahip bir okulda yazılmaya değer bence" ifadelerine yer verdi.
Türkiye’de bir ilk: Meslek yüksekokulunda veteriner sağlık eğitimi simülatörlerle veriliyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:06 Türkiye’de bir ilk: Meslek yüksekokulunda veteriner sağlık eğitimi simülatörlerle veriliyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu, Laborant ve Veteriner Sağlık Programı öğrencileri için kurduğu donanımlı klinik beceri laboratuvarı ile meslek yüksekokulları arasında Türkiye’de bir ilke imza attı. BEUN Çaycuma Gıda ve Tarım Meslek Yüksekokulu, Laborant ve Veteriner Sağlık Programı öğrencilerinin mesleki becerilerini geliştirmeleri amacıyla kurduğu laboratuvarla, meslek yüksekokulları arasında Türkiye’de ilk donanımlı uygulama merkezi olma özelliğini taşıyor. İleri teknoloji simülatörlerle donatıldı İleri teknolojiye sahip simülasyon sistemleriyle donatılmış olan bu yenilikçi laboratuvar; hayvan sağlığı, anatomi, klinik müdahale ve acil durum yönetimi gibi alanlarda kapsamlı uygulamalı eğitim imkânları sunuyor. Laboratuvar bünyesinde yer alan başlıca eğitim materyalleri arasında; İnek Güç Doğum Simülatörü, Sığır Klinik Uygulama Simülatörü, İnek-Sığır Anatomi Modeli, Geliştirilmiş Kardiyo-Pulmoner Resüsitasyon (KPR) Köpek Modeli ve Köpek Entübasyon Baş Modeli bulunuyor. Tam boyutlu sığır simülatörlerinde intravenöz uygulama (kan alımı, ilaç ve serum uygulaması), intramusküler enjeksiyon (boyun, sağrı ve bacak bölgeleri), klinik muayene, operasyon bölgeleri seçimleri ve zapturapt teknikleri gibi çok çeşitli uygulamalar sınırsız sayıda gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca, fonksiyonel doğum kanalına sahip olan inek doğum simülatörleriyle güç doğum senaryoları, doğum kanalının muayenesi, doğuma yardım yöntemleri ve doğum sonrası buzağı bakımı uygulamaları da gerçeğe yakın şekilde deneyimlenebiliyor. Öğrenciler risksiz ortamda deneyim kazanıyor Laboratuvar sayesinde öğrenciler, temel veterinerlik uygulamalarını risksiz ve kontrollü bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak; doğum, entübasyon, KPR gibi kritik müdahaleleri simülatörler üzerinde pratik ederek mesleki yeterliliklerini arttırıyor. Bu durum, eğitim amaçlı canlı hayvan kullanımını azaltarak hayvan refahı açısından son derece önemli bir alternatif oluşturuyor ve uluslararası hayvan hakları standartlarıyla da uyumluluk sağlıyor. Ayrıca öğrencilerin hayvanlara zarar verme endişesi olmadan, daha özgüvenli bir şekilde beceri kazanmalarını mümkün kılıyor. Bununla birlikte Klinik Beceri Laboratuvarı, veteriner sağlık alanındaki pratik eğitim kalitesini yükselterek mezunların iş hayatına daha hızlı ve etkin adaptasyonunu sağlıyor ve mesleki standartların yükseltilmesine katkı sunuyor. Bu laboratuvar, uygulamalı eğitime verdiği önemle Meslek Yüksekokulunun kurumsal vizyonunu yansıtan ve örnek teşkil eden nitelikli bir eğitim alanı olarak konumlanıyor. Rektör Özölçer; "Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor" BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, laboratuvarın öğrencilere gerçek hayvanlar yerine maketler üzerinde beceri kazandırma amacını taşıdığını vurguladı. Özölçer, "Laborant ve Veteriner Sağlık Teknikerliği programının alt bünyesinde yer alan Klinik Beceriler Laboratuvarı’ndayız. Burada Türkiye’de ilk defa Çaycuma Gıda Tarım Meslek Yüksekokulu’nda açılmış bir laboratuvar. Öğrencilere gerçek hayvanlar üzerinde değil de maket üzerinde klinik beceriler kazandırabilmek amacıyla açılmış bir laboratuvar. Hayvan maketlerimiz var. Hayvanların doğum yapmasından, kalp masajı yapılmasına, hayvanlarına dikiş atılmasına, entübasyon yapılmasına kadar pek çok beceri burada maketler üzerinde öğrencilere Türkiye’de ilk olmak üzere bir laboratuvar hizmetiyle verilmeye çalışılıyor. Hem burada öğrenciler klinik beceriler elde ediyor hem de gerçek hayvanlar üzerinde çalışma yapılmıyor. Biz burada maketler üzerinde çalışıyoruz ama birebir gerçek beceriler öğrencilerin elde etmesini sağlıyoruz" ifadelerine yer verdi. Öğrenciler uygulamadan memnun Laborant ve Veteriner Sağlık Programı 1. sınıf öğrencisi İrem Kavilci (18), hayvan sevgisiyle tercih ettiği bölümde böyle bir imkana sahip olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti: "Hayvanları gerçekten çok sevdiğim için bu bölümü tercih ettim. Bu laboratuvarda bizim için çok iyi oldu. Burada hayvanlar üzerinde yapacağımız çalışmaları deneyimleyebiliyoruz. Herhangi bir hayvana zarar vermeden neyi nasıl yapmamız gerektiğini öğrenebiliyoruz. Bu yüzden çok mutluyum. Aynı şekilde hocalarımız da bize çok iyi davranıyorlar. Bize gayet her şeyi o kadar iyi açıklıyorlar ki şu an ilk dönem olmasına rağmen birçok şey öğrendim. Kendimi çok şanslı hissediyorum burada okuduğum için. Yani bu ilk deneyimlere de şahit olduğum için. Bu yüzden yani çok güzel hissediyorum." Laborant ve Veteriner Sağlık 2. sınıf öğrencisi Akif Akça (20) da hayvanlara zarar vermeden öğrenme fırsatı buldukları için şanslı olduklarını ifade etti. Laboratuvarın Türkiye’de bir ilk olma özelliğinden dolayı kendilerini özel hissettiklerini belirten Akca, "Bu çok güzel hissettiriyor. Hayvanlarımıza zarar vermeden böyle şeylerin öğrenilebileceği çok güzel bir alan oluşturuldu. Sayın Rektörümüze de çok teşekkür ediyoruz böyle bir alan oluşturduğu için. Çok güzel yani. Maket olarak hayvanları doğurtabiliyoruz mesela zarar vermeden. Geçen sene mesela bizim ikinci sınıflarımız doğrusu iken ben izlemiştim. Biz daha uygulamaya geçememiştik. Dikişleri tecrübe ediyorum. Hani dikiş nasıl atılır, damar yolu nasıl açılır, aşı nasıl vurulur. Böyle şeyleri canlı olmayan hayvanlar da maketler üzerinde öğrenebiliyoruz. Türkiye’de ilk olması, beni çok mutlu ediyor. Böyle bir bölümün Çaycuma’ya gelmesi çok güzel bir şey. Bizim bölümümüze gelmesi çok mutlu etti beni daha doğrusu. Hedefim 4 yıllık veterinerliğe geçmek istiyorum. Öğrencilerin burayı tercih etmeleri bence çok önemli. İnsanlar olsun, Sayın Rektörümüz olsun çok iyi çok yardımcı oluyor her konuda vesaire ama okulumuz da çok güzel, ortamı da çok güzel. Türkiye’de ilk bir laboratuvara sahip bir okulda yazılmaya değer bence" ifadelerine yer verdi.