EĞİTİM
Bakan Tekin: "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:29:19 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin teknolojinin sürekli olarak gelişmesi hakkında, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır" dedi. Bakan Tekin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen "İnsan Değer ve Teknoloji" temalı eğitim zirvesine katıldı. Eğitimde dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve insan odaklı eğitim anlayışının ele alındığı programda konuşan Bakan Tekin, teknolojinin eğitim süreçlerinde önemli bir araç olduğunu ancak insan değerlerinin her zaman ön planda tutulması gerektiğini söyledi. ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede eğitim dünyasının temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları bir araya geldi. Programda teknolojinin eğitim sistemine etkileri, dijital dönüşüm süreci ve geleceğin eğitim modelleri masaya yatırıldı. Yapay zeka ve dijital uygulamaların eğitim süreçlerine entegrasyonunun önemine değinen Tekin, öğrencilerin sadece akademik başarıyla değil; ahlaki, sosyal ve kültürel yönleriyle de desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca zirve kapsamında eğitimde teknoloji kullanımı, dijital okuryazarlık ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin çeşitli oturumlar gerçekleştirildi. "Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızı kolaylaştıracak birçok alanlar oluştuğunu belirten Bakan Tekin, "Bugün teknoloji başlığını ele aldığımızda ekranlarımızdaki yeni uygulamaları, hayatımızı kolaylaştıran araçları ve üretimi hızlandıran yazılımları aşan, insanlığın geleceğine doğrudan temas eden kritik bir eşiğin önünde bulunduğumuzu hep beraber görüyoruz. İnsan hayatına dair bilginin kimlerin elinde toplanacağı, bu bilginin hangi maksatla işleneceği, hangi karar süreçlerine yön vereceği, insanın mahrem alanına nerede temas edeceği ve nihayetinde insan iradesinin bu büyük dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi hayati başlıklarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla teknoloji meselesi, çağımızın bugün en temel egemenlik başlıklarından birisi dönüşmüş durumda. Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve göremediğimiz karar sistemleri eklenmiştir. İnsanlığın geleceğine dair mücadele artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında, insan davranışlarını okuyan sistemlerde ve toplumların kaderine temas eden dijital iktidar alanlarında şekillenmekte" diye konuştu. "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiler için birçok proje geliştirdiklerinin altını çizen Bakan Tekin, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır. İnsana nasıl bakıyorsanız, kurduğunuz sistem, geliştirdiğiniz yazılım, kullandığınız veri, inşa ettiğiniz dijital düzen de o bakışın rengini taşır. İnsanı haysiyetiyle, iradesiyle, vicdanıyla ve anlam arayışıyla birlikte kavrayan bir akıl, teknolojiyi hayatı mamur kılan bir imkana dönüştürecektir. İnsanı araç eden bir zihin ise en parlak buluşları dahi insanlığın omzuna yüklenmiş ağır bir yük haline getirebilir. MEB olarak biz, evlatlarımızın dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele almaya çaba gösteriyoruz. Çocuklarımızın teknolojiyle teması, ekran karşısında geçirdiği zamanla, kullandığı programla, öğrendiği kodla sınırlı görülmemeli. O temas, çocuklarımızın aynı zamanda düşünme biçimine, sabrına, dikkatine, mahremiyet duygusuna, vatan sevgisine doğruyu arama cesaretine ve insanla kurduğu ilişkinin ahlakına kadar uzanan çok geniş bir perspektifle ele alınmalıdır. Bizim için asıl mesele ise çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgü muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır" şeklinde konuştu. "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekanın mesleklerde köklü bir değişim oluşturduğunu ifade eden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız. Dördüncü sanayi devrimi olarak tanımlanan dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm gibi başlıkları gündemimizi belirlediği bu süreçte hayatımız, üretim biçimimiz ve mesleklerimiz köklü bir şekilde yeniden şekilleniyor. Bu gelişmeler iş piyasalarında yeniden yapılanmaya itiyor. Yeni meslekler ortaya çıkarken bazı meslekler dönüşüyor. Bazıları ise tamamen ortadan kalkıyor. Böylesine hızlı ve derin bir dönüşümün yaşandığı bir çağda, insanı inşa etmenin en temel yolu olan eğitimin aynı kalması da elbette düşünülemez. Eğitim her ne kadar ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilere okumayı, yazmayı, matematiği, fiziği, kimyayı öğretmek bilgi aktarmak gibi görülse de esasen insanı yetiştirmek, toplumu inşa etmek demektir. Eğitim bilgiden başlar, pratikle gelişir. Onu tamamlayan ve anlamlı kılan şey ise değerlerle buluşmasıdır. Değerler olmadığı zaman topluma fayda sağlayan bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir" dedi. "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız" MEB’in projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin teknoloji konusunda son derece önemli bir gelişim olduğunu vurgulayan Baran, "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız ama bunun ötesinde tüm bu yetkinlikleri güçlü bir değerler zemini üzerinde inşa etmek durumundayız. Çünkü ilk üç sanayi devrimi de dördüncüyü de gerçekleştiren ve yönlendiren unsur sadece insandır. İnsanı güçlü, hayatı anlamlı kılan ise sadece teknik bilgi değil, ahlak, vicdan ve sorumluluk bilincidir. Tam bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği, bizzat sayın Bakanımızın projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu da özellikle ifade etmek isterim. Bu model bilgiyi, beceriyi ve değeri bir arada ele almasıyla sadece akademik bir başarıyı değil karakter ve şahsiyet inşasını merkezi koymasıyla çok önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akça, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, öğrenciler ve akademisyenler katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafları çekimi ile son buldu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:05 BŞEÜ Ar-Ge ve teknoloji odaklı iş birliği toplantısına katıldı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Ar-Ge ve teknoloji odaklı iş birliği toplantısına katıldı. Eskişehir’de üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik düzenlenen Ar-Ge ve teknoloji odaklı iş birliği toplantısına Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi de katıldı. Anadolu Teknoloji Araştırma Parkı A.Ş. (ATAP) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, ortak projelerin artırılması, teknoloji odaklı üretimin geliştirilmesi ve Ar-Ge çalışmalarının güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Toplantıya, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı’nın yanı sıra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ile Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan katıldı. Program kapsamında ATAP A.Ş. Genel Müdürü Duygu Yalnızoğlu tarafından teknoparkın yapısı, faaliyet alanları ve yürütülen çalışmalar hakkında sunum gerçekleştirildi. Eskişehir Tasarım ve İnovasyon Merkezi A.Ş. (ETİM) Genel Müdürü Zafer Gökavdan ise kurumun faaliyetleri ve devam eden projelere ilişkin bilgi verdi. Toplantıda ayrıca bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak ortak çalışma alanları, üniversitelerin akademik bilgi birikiminin sanayiye aktarılması ve yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemiz, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalara katkı sunmayı ve bölgesel kalkınmaya destek sağlayacak projelerde aktif rol almayı sürdürmektedir" dedi.
Diyarbakır’da öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlayan eğitimler devam ediyor
05 Ekim 2025 Pazar - 14:48 Diyarbakır’da öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı sağlayan eğitimler devam ediyor Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen mesleki gelişim eğitimlerine ek olarak, Öğretmen Akademisi Vakfı iş birliğiyle öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemeye yönelik eğitim ve atölye çalışmaları düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda, 4-5 Ekim 2025 tarihlerinde Kayapınar Şirinler Anaokulunda düzenlenen eğitimlerde okul öncesi öğretmenleri için "Erken Çocukluk Döneminde Sosyal Gelişimin Desteklenmesi", sınıf öğretmenleri için ise "Temel Eğitim Döneminde Sosyal Gelişimin Desteklenmesi" konulu programlar gerçekleştirildi. Eğitimlere 6 farklı grupta yaklaşık 200 öğretmen katılım sağladı. Katılımcılar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde öğrenci merkezli yaklaşımlar, sosyal gelişimi destekleyen etkinlik örnekleri ve sınıf içi uygulamalara yönelik yeni yöntem ve teknikler üzerine deneyim kazandı. Eğitimlere katılan öğretmenler, burada edindikleri bilgi, yöntem ve teknikleri sınıf ortamında öğrencileriyle uygulayarak öğrenme süreçlerini daha etkin hale getiriyor. Ayrıca deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaşarak okul temelli mesleki gelişim kültürüne katkı sağlıyor. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünde proje ve koordinatör görevi yapan Nevzat Can, "Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak öğretmenlerimizin mesleki gelişimi için, Bakanlığımızın eğitimlerine ek olarak nitelikli eğitimler düzenliyoruz. Bu eğitimlerde öğretmenlerimiz için yenilikçi öğretim yöntemleri ve sınıfta uygulayabilecekleri öğretim tekniklerinin kazandırılması hedefleniyor. Dün ve bugün toplam 200 öğretmenle bu eğitim planlandı. Dün 100 okul öncesi öğretmenimiz, bugün ise 100’e yakın sınıf öğretmenimiz bu eğitimlere katılım sağladı. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak her yıl öğretmenlerimizin mesleki gelişimini desteklemek amacıyla hem Bakanlığımız hem de iş birliği yaptığımız vakıflar aracılığıyla çeşitli eğitimler düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıl Öğretmen Akademisi Vakfı ile iş birliği içerisinde 60’tan fazla eğitim ve şenlik gerçekleştirdik, toplamda 2 bin 500’e yakın öğretmene ulaştık. Bu yıl da aynı şekilde planlamalarımız devam ediyor ve şu ana kadar 300 öğretmene ulaştık. Bu eğitimlerin amacı, öğretmenlerimizi mesleki olarak desteklemek, burada kazandıkları bilgi, beceri ve yöntem-teknikleri sınıflarında öğrencileriyle uygulamaları ve meslektaşlarıyla paylaşmalarını sağlamaktır" dedi. Öğretmen Akademisi Vakfı kısmi zamanlı eğitmeni Songül Boybeyi, dün ana sınıfı öğretmenleriyle, bugün ise ilkokul sınıf öğretmenleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği temalı eğitim gerçekleştirdiklerini aktardı. Boybeyi, "Eğitimimiz tamamen interaktif bir sistemle yürütülüyor. Bu programla amacımız, ön yargılardan ve kalıp yargılardan uzaklaşarak farkındalık oluşturmak, öğretmenlerimizin sınıf içi uygulamalarını bu bakış açısıyla zenginleştirmelerine katkı sunmak. Ayrıca bu eğitimle, öğrencilerimizin ve çocuklarımızın sosyal ve duygusal öğrenme ortamlarını güçlendirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Katılımcılardan öğretmen Kübra Aksoy, birçok oyun öğrendiklerini ifade etti. Aksoy, "Özellikle balon oyunu çok hoşuma gitti. Zaten öğrenciler, özellikle de renkli balonları çok sever. Balonların üzerine isim yazıp herkesin gitmek istediği şehirleri paylaşması çok keyifliydi. Aslında bu etkinliği farklılaştırabileceğimi de fark ettim. Sadece gitmek istedikleri şehirleri değil, sevdikleri şeyleri de yazabilirler. Böylece birbirlerini daha iyi tanımalarını sağlayabilirim. Bu oyunu kendi öğrencilerime de oynatmayı düşünüyorum. Eğitimde birçok farklı oyun öğrendik ve bunların yalnızca toplumsal cinsiyet eşitliği açısından değil, aynı zamanda çocukların zihin ve hafıza gelişimine de katkı sağladığını düşünüyorum. Eğitimin oldukça verimli geçtiğini ve bundan gerçekten fayda sağladığımı söyleyebilirim" şeklinde konuştu. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 2024-2025 eğitim öğretim yılı boyunca Öğretmen Akademisi Vakfı iş birliğiyle toplam 60 eğitim, atölye çalışması ve öğretmen şenliği düzenledi. Bu etkinliklere yaklaşık 2 bin 500 öğretmen katıldı.
Öğretmenler ’okul terkinin önlenmesi’ne yönelik uygulamaları İspanya’da inceledi
05 Ekim 2025 Pazar - 14:07 Öğretmenler ’okul terkinin önlenmesi’ne yönelik uygulamaları İspanya’da inceledi MANİSA (İHA) – Manisa Borsa İstanbul Kız Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi öğretmenleri, okul terk oranlarını azaltmaya yönelik Avrupa’daki iyi uygulamaları yerinde incelemek amacıyla İspanya’nın Granada kentine gitti. Manisa Borsa İstanbul Kız Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Erasmus+ KA122 Okul Eğitimi Projesi kapsamında 5 öğretmen, "Okul Terk Oranlarımızı Azaltmaya Yönelik Avrupa’daki İyi Uygulamaları Yerinde İnceleme" başlıklı projeyle İspanya’da önemli temaslarda bulundu. Proje çerçevesinde gerçekleştirilen işbaşı gözlem hareketliliği, Granada’da bulunan Novaschool Medina Elvira adlı uluslararası okulda yapıldı. Öğretmenler, Avrupa’da okul terkinin önlenmesi konusunda geliştirilen yenilikçi ve kapsayıcı eğitim modellerini yakından inceleme fırsatı buldu. Katıldıkları sınıf gözlemlerinde; özel ihtiyaçlı, farklı kültürel arka planlara sahip öğrencilerin eğitim sürecine dahil edilmesine yönelik stratejiler, dijital araçların kullanımı, öğrenci motivasyonunu artırma yöntemleri ve öğrenci-veli-okul iletişimini güçlendiren uygulamalar ön plana çıktı. Proje süresince öğretmenler, sadece akademik gözlemlerle sınırlı kalmayarak, duygusal iyi oluşu destekleyen uygulamalar, okul güvenliği, şiddetin önlenmesi ve kapsayıcı okul iklimi oluşturma konularında da bilgi ve deneyim kazandı. Ayrıca farklı branşlardan öğretmenlerle bir araya gelen katılımcılar, kültürlerarası iletişim, ekip çalışması, organizasyon ve planlama becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Hareketlilik, katılımcıların pedagojik, dijital ve dil yeterliklerini artırarak mesleki gelişimlerine de katkı sundu. Manisalı öğretmenler, İspanya’da edindikleri bu bilgi ve deneyimleri kendi okullarına taşıyarak, okul terk oranlarını azaltmaya yönelik yeni yöntem ve stratejiler geliştirmeyi hedefliyor. Proje sonucunda elde edilen kazanımların, okulun öğretim uygulamaları ve politikalarında önemli bir dönüşüme yol açması bekleniyor.
Kepez Belediyesi’nden Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi’ne müzik sınıfı
05 Ekim 2025 Pazar - 11:19 Kepez Belediyesi’nden Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi’ne müzik sınıfı Kepez Belediyesi tarafından Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi yönetiminin talebi doğrultusunda okula müzik sınıfı kazandırdı. Öğrenciler, yeni sınıflarında yeteneklerini sergileyerek enstrümanlarla mini bir konser verdi. Kepez Belediyesi, Habibler Mahallesi’nde bulunan Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi’ne müzik sınıfı kazandırdı. Okul yönetiminin talebi üzerine hayata geçirilen proje kapsamında, mevcut 48 metrekarelik sınıf tadilatla baştan sona yenilendi. Zeminden boyaya, perdeden mobilyalara kadar her ayrıntının düşünüldüğü sınıf, öğrencilerin müzik eğitimine uygun şekilde donatıldı. Müzik sınıfında öğrencilere daha konforlu bir ortam sunulması için ses yalıtımlı bir alan oluşturularak bateri için özel bir bölüm hazırlandı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, okul yönetiminin talebi doğrultusunda müzik sınıfı kazandırılan Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti. Burada genç yeteneklerin saz, gitar ve piyano gibi çeşitli enstrümanlarla hazırladığı mini konseri ilgiyle dinleyen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, öğrencilerin seslendirdiği eserlere alkışlarla eşlik etti. 7 gün 24 saat hizmet Okul yönetimi ve öğretmenlerle sohbet eden Kocagöz eğitimcilerin istek ve taleplerini dinleyerek belediyenin "Anında Çözüm Ekibi" hakkında bilgi verdi. Kocagöz, vatandaşlardan gelen taleplerin hemen değerlendirmeye alındığını ve belediye olarak 7/24 hizmet verdiklerini söyledi. Hayattaki en büyük mutluluğun öğrencilerin gözlerindeki mutluluk olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Çocuk ve gençlerimizin mutluluğu bizim görevimiz, sorumluluğumuz. Kepez’de 172 okulumuz ve 122 bin öğrencimiz var. 120’den fazla okulun çevre düzenlemesi ve donanım ihtiyaçlarını karşıladık. Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Öğretmenlerimiz baş tacımız. ‘O bizim işimiz değil’ demeden hizmet ediyoruz. Bu çocuklar bizim evlatlarımız. Okul yönetimimiz müzik odası talebinde bulundu, biz de yerine getirdik. Mutluyuz" dedi. Şehit Celal Özcan Anadolu Lisesi Müdürü Ali Ünlü de, okullarına müzik sınıfı kazandırılmasından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Müzik atölyesinin genişletilmesi için bir talebimiz olmuştu. Bugün gelinen noktada, hayal ettiğimizin de ötesinde bir ortam sağlandı. Öğrencilerimiz için çok güzel bir müzik sınıfı oluşturuldu" diye konuştu.
Kepez Belediyesi’nden çalışanlara iş güvenliği eğitimi
05 Ekim 2025 Pazar - 11:16 Kepez Belediyesi’nden çalışanlara iş güvenliği eğitimi Kepez Belediyesi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında, Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü personelinin katılımıyla iş güvenliği eğitimi düzenledi. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde Gerçekleştirilen eğitimde, sahada ve ofiste görev yapan tüm personele iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Özellikle sıcak hava koşullarında çalışmaya ilişkin alınması gereken önlemler detaylı şekilde aktarıldı. Asfalt ve inşaat ekipleri ile marangoz ve kaynak atölyelerinde görev yapan personele ise işyeri düzeni, tertip ve güvenli çalışma ortamının önemi vurgulandı. Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü personeline ise sahne kurulumu gibi faaliyetlerde sağlıklı ve güvenli çalışma planlarının hazırlanarak uygulanmasının önemi anlatıldı. Dikkat edilmesi gereken unsurlar üzerinde duruldu Eğitim kapsamında ayrıca ergonomi ve antropometri konularına da değinildi. Ofis çalışanları için tekrarlayan hareketlerin kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabileceği belirtilerek, düzenli ara molalarının önemi vurgulandı. İş etiği başlığı altında, personelin çalışma alanlarında sosyal medya paylaşımlarına ve canlı yayınlara karşı dikkatli olması gerektiği hatırlatıldı. Bunun yanı sıra, mobbing kavramı, psikolojik etkileri ve bu tür durumlara karşı alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirme yapıldı. Son olarak, çalışanlara hayati tehlike içeren durumlarda çalışmaktan kaçınma hakları hatırlatılarak, bu gibi durumların ivedilikle yönetime bildirilmesi gerektiği ifade edildi. Eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve geri bildirimlerin alınmasıyla sona erdi.
Erbaa’da okul bahçesi sınıfa dönüştü: Minikler doğayla öğreniyor
05 Ekim 2025 Pazar - 10:34 Erbaa’da okul bahçesi sınıfa dönüştü: Minikler doğayla öğreniyor Tokat’ın Erbaa ilçesinde bir anaokulu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında dersleri okul bahçesine taşıyarak miniklere doğayla iç içe beceri temelli eğitim imkânı sundu. Erbaa ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Ali Rıza Önder Anaokulu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında dersleri okul bahçesine taşıdı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bilgi temelli eğitim yerine beceri temelli öğrenmeyi öne çıkaran yeni modeliyle birlikte okul yönetimi, çocukların öğrenme süreçlerinde doğayla iç içe olacağı açık hava sınıflarını hayata geçirdi. Okul bahçesinde oluşturulan etkinlik alanlarında öğrenciler; oyun, deney ve uygulama temelli etkinliklerle bilgilerini pekiştiriyor. Minikler hem eğleniyor hem de teorik bilgilerini günlük yaşamla ilişkilendirerek öğreniyor. Kurulan stantlarda ev eşyaları, mutfak araçları ve çeşitli günlük kullanım gereçleri bulunuyor. Çocuklar bu materyalleri oynayarak tanıyor ve nasıl kullanıldıklarını öğreniyor. Böylece eğitim süreci hem daha eğlenceli hem de kalıcı hale geliyor. Doğayla temas halinde yapılan etkinliklerin öğrencilerin dikkat, iş birliği ve sorumluluk becerilerini geliştirdiği gözlemleniyor. "Çocukların yenilik becerileri gelişiyor" Uygulamanın çocuk gelişimine büyük katkı sağladığını belirten okul müdürü Elif Doğan, "Açık hava sınıfı oluşturmak, çocukların doğayla daha fazla iç içe olmasını sağlamak, fiziksel aktivite imkanlarını artırmak ve öğrenme sürecini daha eğlenceli hale getirmek amacıyla başlattığımız bir dönüşüm. Çocukların motivasyonu çok yüksek. Doğayla temas halinde olmak dikkat seviyelerini artırıyor, problem çözme ve yenilik becerilerini geliştiriyor. Ayrıca iş birliği yapma, kendini ifade etme ve sorumluluk alma konularında da önemli gelişmeler gözlemliyoruz" dedi. Veliler de çocuklarının açık havada, doğayla iç içe eğitim almasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Tunceli’de KYK yurtları yeni döneme hazır: 4 bin öğrenciye barınma imkanı
05 Ekim 2025 Pazar - 10:13 Tunceli’de KYK yurtları yeni döneme hazır: 4 bin öğrenciye barınma imkanı Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü Aytaç Keklik, 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesinde il genelindeki KYK yurtlarında bakım ve onarımların tamamlandığını belirterek, 4 bine yakın öğrencinin modern şartlarda barınacağını söyledi. Tunceli’de 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesi KYK yurtlarında kapsamlı bakım ve onarım çalışmaları tamamlandı. İl merkezinde Tunceli, 100’üncü Yıl, Ehli Beyt ve Munzur yurtları ile Çemişgezek’teki kız öğrenci yurdu, toplam 4 bin öğrenciye barınma imkânı sunacak şekilde hazır hale getirildi. Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü Aytaç Keklik, yurtlarda fiziki düzenlemelerin yanı sıra içme suyu kalitesinin artırılması için arıtma sistemleri devreye alınırken, öğrencilerin sadece barınma değil, sosyal ve sportif faaliyetlerle de destekleneceğini belirtti. "Öğrencilerimize hazır hale getirilmesi için tüm hazırlıklar yapıldı" Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü Aytaç Keklik, "Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak ilimizde 2025-2026 eğitim öğretim dönemine hazırlık öncesinde tüm yurtlarımızda büyük bakım ve onarımlar yapıldı. Öğrencilerimize hazır hale getirilmesi için tüm hazırlıklar yapıldı. Tunceli il merkezinde Tunceli, 100’üncü Yıl, Ehli Beyt ve Munzur olmak üzere 4 tane KYK yurdumuz var. İlçe merkezi olarak da Çemişgezek’te bir kız öğrenci yurdumuz var. Toplam 5 yurttan oluşmakta. Yaklaşık 2 bin 950 kız öğrencimiz, bin 70 adet erkek öğrencimiz şu an KYK yurtlarımızda barınmaktalar. İlimizdeki yurtlarımızda kalan öğrencilerin daha sıhhatli suya ulaşmaları için, kireçli sulardan arındırdık ve tüm yurtlarımıza arıtma taktırdık" diye konuştu. "Öğrencilerin buradan dolu dolu gitmesini sağlıyoruz" Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Türkiye genelinde başarı sıralamasında 7’nci olduğunu aktaran Keklik, "Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü il karnemiz, Türkiye genelinde 7’nci sırada. Bunları eğitim, sosyal, kültürel faaliyetlerle birleştiriyoruz. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca sadece derslerle ilgilenmelerini değil, onların boş zamanlarında GSB İl Müdürlüğü olarak hem sportif, hem kültürel anlamda katkılar sağlıyoruz. Deneyimli antrenörlerimizle, deneyimli liderlerimizle faaliyetlerimiz oluyor ve öğrencilerin buradan dolu dolu gitmesini sağlıyoruz. Tunceli bu anlamda çok güzel bir coğrafyaya sahip, ülkemizin saklı cennetlerinden bir tanesi. İlimizde öğrencilerimizin tamamını yaz boyunca spora yönlendirme programı kapsamında, yaz spor okulları kapsamında, birçok branşta yaz tatillerini boşa geçirmeden, öğrencilerimizi hem bir branşla tanıştırarak sportif faaliyetlere yönlendirilmelerini sağladık. ‘Yüzme bilmeyen kalmasın’ projesi kapsamında yaklaşık bin 500 çocuğumuz yüzme havuzumuzdaki deneyimli antrenörlerimiz tarafından kurslara alındı. 8 seanstan oluşan antrenmanlarla yüzmeyi öğrendiler. İlimizde 18 branşta yapılan çeşitli faaliyetlerde de öğrencilerimizin tamamı yetişti. Öğrencilerimizin her biri karate, judo, tekvando, güreş, jimnastik, hentbol, voleybol, basketbol branşlarında deneyimli antrenörlerimizle bir branşta tanışma fırsatı buldu ve ilimizi en iyi şekilde temsil edecek bireyler haline gelmeye başladılar. Bu anlamda Tunceli özellikle belirtmek istiyorum rafting branşında dünya 3’üncüsü çıkarmış bir il. Biz en iyi şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz ve öğrencilerimizi, sporcularımızı tüm tesislerimize bekliyoruz"
Görme engelli eğitmen öğrencilerine ’bağımsızlığı’ hediye ediyor
05 Ekim 2025 Pazar - 09:36 Görme engelli eğitmen öğrencilerine ’bağımsızlığı’ hediye ediyor Kocaeli’de görme engelli eğitmen Sinan Avcı, kendi tecrübelerinden yola çıkarak verdiği eğitimlerle görme engelli bireylerin sokağa tek başına çıkmasını sağlıyor. Ancak Avcı, kazanılan bu özgüvenin önündeki en büyük engelin yollardaki duyarsızlık olduğuna dikkati çekerek vatandaşlara "sarı çizgilere saygı" çağrısı yapıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit’teki eski Vinsan Kampüsü’nde hayata geçirdiği merkez, özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımını sağlamak ve ailelerine destek olmak amacıyla uzman eğitmenlerle hizmet veriyor. Merkezde eğitmenlik yapan yüzde 90 görme engelli Sinan Avcı (27) da, kendisi gibi görme engelli bireylere baston kullanımı ve Braille alfabesi eğitimi vererek onların hayata bağımsızca katılmalarını sağlıyor. Merkezde eğitimlere katılan bireyler, Avcı’nın öncülüğünde aldıkları eğitimlerle hem özgüven kazanıyor hem de hayata daha güçlü tutunuyor. "Hayatlarını daha aktif hale getiriyoruz" Görme engellilere bastonun nasıl kullanılacağını dışarıda birebir uygulamalı olarak öğrettiğini belirten Avcı, "Ayrıca Braille alfabesi, Kur’an-ı Kerim eğitimi, golbol ve satranç gibi sosyal ve sportif faaliyetlerle hayatlarını daha aktif hale getiriyoruz. Onlara dışarıda yürürken, kaldırımda ya da karşıdan karşıya geçerken en ince detayları aktarmaya çalışıyorum" dedi. "Tavsiyem, mutlaka baston eğitimi almanızdır" Baston kullanmanın sanıldığı kadar zor olmadığını vurgulayan Avcı, şöyle devam etti: "Hayat devam ediyor. Bu süreçte dışarı çıkmak ve tek başına bir şeyler yapmak gerekir. Anne babamız ya da aile fertleri bir noktaya kadar yardımcı olabilir ama bireyin kendini geliştirmesi gerekir. Baston kullanmak ve özgürce dolaşmak sanıldığı kadar zor değildir. Tavsiyem, mutlaka baston eğitimi almanızdır." "İnsanların daha duyarlı olması gerekiyor" Avcı, günlük hayatta karşılaştıkları en büyük zorluklardan birinin ise yaya yollarının ve sarı çizgilerin işgal edilmesi olduğunu ifade etti. Toplumsal duyarlılık çağrısında bulunan Avcı, "Sarı çizgiler bizim için çok önemli. Ancak esnaf tezgahlarını ya da masalarını, sürücüler ise araçlarını bu çizgilerin üzerine koyunca ilerleyemiyoruz. Bu durum sadece görme engelliler için değil, tekerlekli sandalyeli bireyler için de sorun. İnsanların daha duyarlı olması gerekiyor" diye konuştu. "Azim ve istek olduktan sonra başarı geliyor" Merkezde eğitim alan öğrencilerden Eren Aladağ ise bağımsız hareketini geliştirdiğini belirterek, şunları söyledi: "Buraya başlamadan önce özgüvenim çok zayıftı, bastonum da eskiydi. Uzun yollarda ya da şehir içinde tek başıma dolaşmakta zorlanıyordum. Sinan Hocam sayesinde özgüven kazandım. Buradan bütün görme engellilere sesleniyorum. Azim ve istek olduktan sonra başarı geliyor." Aladağ, kaldırımların işgal edilmesinin kendilerini çok zorladığını yineleyerek, insanların bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini sözlerine ekledi.