EĞİTİM
Bayburt’ta öğrencilere bilinçsiz takviye kullanımının riskleri anlatıldı 22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:33:53 Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü kapsamında Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü tarafından planlanan etkinliklerin ilki Bayburt Fen Lisesinde gerçekleştirildi. Öğrencilere yönelik düzenlenen seminerde, sınav döneminde kullanılan takviye ürünler ile bilinçsiz tüketimin yol açabileceği riskler anlatıldı. ’Vitamin mi, Performans Dopingi mi? Sınav Hazırlığında Gizli Riskler’ başlıklı seminerde Dr. Öğretim Üyesi Umut İrfan Üçel, öğrenciler arasında yaygınlaşan nutrasötikler ve besin destek ürünlerine ilişkin bilgi verdi. Seminerde, vitaminler, omega-3 ürünleri, enerji içecekleri ve benzeri takviyelerin her öğrenci için gerekli olmadığı, bu ürünlerin ancak uzman önerisi ve gerçek eksiklik durumunda fayda sağlayabileceği vurgulandı. Üçel, özellikle internet üzerinden temin edilen ve içeriği belirsiz olan ürünlerin sağlık açısından ciddi risk taşıdığına dikkat çekerek, bilinçsiz ürün kullanımının beklenen yararı sağlamadığı gibi çeşitli sağlık sorunlarına da neden olabileceğini belirtti. Öğrencilere, sınav başarısının kısa yollardan değil; düzenli uyku, planlı çalışma, dengeli beslenme, tekrar, fiziksel aktivite ve disiplinli yaşam alışkanlıklarından geçtiği anlatıldı. Öğrencilere, başarıyı dış desteklerde değil kendi emek ve kararlılıklarında aramaları tavsiye edildi. Etkinlik düzenleme komitesi başkanı ve Eczane Hizmetleri Bölümü öğrencisi Derya Özen, Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü çerçevesinde planlanan programların hafta boyunca farklı kurumlarda ve şehir merkezinde devam edeceğini bildirdi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:13 Ordu’da minik eller boyama ve ebru sanatıyla buluştu Ordu’nun Ünye ilçesinde faaliyet gösteren İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu, öğrenci ve velileri sanat atölyesinde bir araya getirdi. "Birbirimize iyi gelmek" temasıyla düzenlenen etkinlikte, minikler ve anneleri ebru sanatı ve obje boyama yaparak keyifli vakit geçirdi. Ünye İlçe Müftülüğü’ne bağlı İpekyolu Mahallesi’nde eğitim veren İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu, sosyal sorumluluk ve sanat etkinlikleri amacıyla aileler ve çocukların bir arada olduğu etkinlik düzenledi. Son günlerde ülkemizde yaşanan üzücü olayların ardından manevi motivasyonu artırmak amacıyla düzenlenen sanat atölyesinde, 58 öğrenci ve velileri bir araya geldi. "Amacımız hem manevi hem akademik hazırlık" Kurslarda eğitimin sadece Kur’an-ı Kerim öğretimiyle sınırlı olmadığını söyleyen İpekyolu Camii 4-6 Yaş Kur’an Kursu Yöneticisi Rabia Elik, "Ülkemizde yaşanan üzücü olaylar nedeniyle velilerimiz ve çocuklarımızla bir araya gelerek, birbirimize destek olmak adına bir sanat atölyesi düzenledik. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz obje boyama ve ebru sanatı etkinliklerinde velilerimizle keyifli vakit geçirdik. Kurum olarak kurslarımızda sadece Kur’an-ı Kerim eğitimi vermiyor, aynı zamanda dini değerler ve ahlak eğitimini de önceliğimiz olarak görüyoruz" dedi. "Geleceğin ahlaklı bireyleri yetişiyor" Öğrencilerin bu eğitimler sayesinde ilkokula tam donanımlı hazırlandığını belirten Elik, "Eğitim sürecimizi hikâyeler, drama ve oyun temelli etkinliklerin yanı sıra okul öncesi müfredat konularıyla destekleyerek tamamlıyoruz. Böylece öğrencilerimiz, okul öncesi eğitimlerini almış olarak birinci sınıfa tam hazır bir şekilde başlıyorlar. Burada kazandıkları yetileri hem okul hem de manevi hayatları boyunca koruyorlar. Aileden aldıkları terbiyeyi, merkezimizde edindikleri değerler eğitimiyle pekiştirerek birlikte yaşama kültürünü öğreniyor ve ahlaklı bireyler olarak yetişiyorlar. Zaten yapılan araştırmalar, erken yaşta dini ve değerler eğitimi alan çocukların manevi değerlere daha meyilli olduğunu göstermektedir. Biz de bu vizyonla, 58 öğrencimiz ve velileriyle beraber sanat atölyemizi başarıyla gerçekleştirdik" diye konuştu. Program kapsamında kurulan atölyelerde, 4-6 yaş grubu öğrenciler anneleriyle birlikte ebru sanatı yaparak ve çeşitli objeleri boyadı. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte, çocukların el becerileri gelişirken veliler de çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı.
Öğretmenler Aydın’ın bin yıllık tarihinde yolculuk yaptı
23 Kasım 2025 Pazar - 13:14 Öğretmenler Aydın’ın bin yıllık tarihinde yolculuk yaptı Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademileri kapsamında düzenlenen ’Aydın’ın Tarihi İzlerinde Bir Gün: Kent Hafızası Yürüyüşü’ etkinliği gerçekleştirilirken, ’Şehir ve Kültür Akademisi’ başlığı altında düzenlenen etkinlikte katılımcılar, kentin köklü tarihini yerinde keşfetme fırsatı buldu. Rehberliğini ADÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nden Arş. Gör. Mükerrerem Kürüm’ün yaptığı yürüyüş, Ramazan Paşa Camii önünde başladı. Katılımcılar, Aydın’ın Anadolu Beylikleri döneminden kalan bin yıllık kültürel mirasına, sokaklarında saklı tarihi katmanlarına ve geçmişten günümüze uzanan kent hafızasına tanıklık etti. Gerçekleştirilen gezide Aydın’ın kültürel dokusu ayrıntılarıyla ele alınırken, yürüyüş süresince şehrin hafızasında yer eden önemli yapılar, tarihi olaylar ve toplumsal izler katılımcılarla paylaşıldı. İlgi gören etkinlik, hem bilgilendirici hem de keyifli bir kültür yolculuğu olarak tamamlandı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kent kültürünü tanımaya yönelik bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti. Projede yer alan Sökeli eğitimci ve aynı zamanda Söke Tarih Araştırmaları ve Kültür Değerlerini Koruma Derneği Başkanı İsmail Caner Genç, projenin Söke ayağını oluşturmak için de görüşme yaptıklarını söyledi. Genç, "proje içinde yer alan öğretmenlerimizi Sökemizin tarihi mekanlarında da ağırlamak isteriz" dedi. Bir sonraki etkinlik "Aydın’ın fethi ve Türkleşmesi" başlığıyla Doç. Dr. Ramazan Kemal Haykıran’ın sunumuyla yine Aydın’da gerçekleşecek.
Muğla etkileşim günlerinde öğretmenler kültürel mirasla buluştu
23 Kasım 2025 Pazar - 13:07 Muğla etkileşim günlerinde öğretmenler kültürel mirasla buluştu Muğla ilindeki öğretmenler arasında etkileşimi artırmayı ve dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen Muğla Öğretmen Etkileşim Günleri Projesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılında da devam ediyor. Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Muğla Öğretmen Etkileşim Günleri kapsamında İl Müdürü Emre Çay, Menteşe ilçemizde görev yapan öğretmenlerle Yaraş İzci Evi’nde bir araya geldi. Doğayla iç içe, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen program, öğretmenler arasındaki etkileşimi güçlendiren güzel anlara sahne oldu. Etkinlikte, Muğla’nın köklü kültürünü yaşatmak amacıyla yöremize özgü çekişte zeytin kırma geleneği uygulandı. Öğretmenler, hem bu geleneksel yöntemi deneyimleme fırsatı buldu hem de kültürel mirasın geleceğe aktarılmasına katkı sundu. Ardından keşkek dövme etkinliğiyle imece geleneği canlandırıldı. Programın bir diğer bölümü, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği geleneksel Türk okçuluğu etkinliğiydi. Öğretmenlerimiz ata sporlarımızdan okçuluğu deneyimleyerek Türk kültürünün köklü değerlerine dair anlamlı bir yolculuğa çıktı. Gün boyunca süren sohbetler, paylaşımlar ve birlikte yapılan etkinlikler; öğretmenlerimizin birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu pekiştirdi. İl Millî Eğitim Müdürü Emre Çay, etkinlikte tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayarak Muğla’nın eğitim yolculuğuna değer katan tüm öğretmenlere teşekkürlerini iletti
Görme engeline inat başarıya yürüyen öğretmen: Şimdi özel öğrencilerine rehberlik ediyor
23 Kasım 2025 Pazar - 12:43 Görme engeline inat başarıya yürüyen öğretmen: Şimdi özel öğrencilerine rehberlik ediyor Kırıkkale’de özel eğitim uygulama okulunda rehber öğretmeni olarak görev yapan görme engelli İsmail Üstün, kendi yaşam deneyiminden aldığı güçle öğrencilerinin dünyasına dokunarak onlara yön veriyor. Üstün, özel eğitimde görev yapmanın kendisi için "öğretmenlik mesleğinin adeta zirve yaptığı yer" olduğunu belirtti. Kırıkkale Mehmet Işıtan Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda 20 yıldır görev yapan rehberlik öğretmeni İsmail Üstün (44), doğuştan gelen görme engeline rağmen mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. 1981’de Kırıkkale’de dünyaya gelen Üstün, ailesinin yönlendirmesiyle ilkokul ve ortaokulu Görme Engelliler Okulu’nda tamamladı. Liseyi Keskin’de bitiren Üstün, daha sonra Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nü kazanarak 2005 yılında mezun oldu. Göreve Tekirdağ’da başlayan Üstün, 5 yıllık hizmetin ardından memleketi Kırıkkale’ye dönerek yaklaşık 15 yıldır özel eğitim öğrencileriyle çalışıyor. Her sabah sınıfa adımını atan Üstün, öğrencilerinin sesleriyle dünyasının renklendiğini söylüyor. Özel eğitimin sabır, sevgi ve anlayış gerektiren bir alan olduğuna dikkat çeken Üstün, engellerin aşılabileceğini kendi yaşam hikâyesiyle öğrencilere gösteriyor. 20 yıldır yüzlerce öğrencinin hayatına dokunan görme engelli öğretmen, hem rehber hem rol model olarak özel eğitim sınıflarında iz bırakmaya devam ediyor. "Ailem beni okumaya yönlendirdi" Üstün, yaşadığı zorlukları öğrencilerine rehberlik etmeye dönüştürdü. Doğuştan görme engelli olan Üstün, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk döneminden itibaren eğitim hayatını kararlılıkla sürdürdüğünü ve özel eğitimi gönülden seçtiğini söyledi. Doğuştan görme engeli bulunduğunu ifade eden Üstün, "1981 Kırıkkale doğumluyum. Doğuştan gelen görme engelim vardı. Ailemin bilinçli tutumu ve bu durumu erken yaşta kabullenmeleri sayesinde küçük yaşlardan itibaren beni okumaya yönlendirdiler. Görme Engelliler Okulu’nda ilkokul ve ortaokulu okudum. Liseyi Keskin’de tamamladım. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi’ni kazanarak Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden 2005 yılında mezun oldum ve göreve başladım" dedi. "Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla çalışmak bambaşka bir duygu" Tekirdağ’da 5 yıl görev yaptıktan sonra memleketine dönerek Kırıkkale’de hizmet etmeyi tercih ettiğini anlatan Üstün, Kırıkkale Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladığını kaydetti. Yaklaşık 15 yıldır özel eğitim okulunda görev yaptığını belirten Üstün, özel eğitimi seçme nedenini ise şu sözlerle anlattı: "Çünkü ben de özel eğitim ihtiyacı olan bir bireydim. Ailemle birlikte yaşadığımız sıkıntılar kolay değildi. Akranlarım gibi her kaynağa, her mekana kolayca erişemiyordum. Benim gibi olabilen, benim gibi hissedebilen öğrencilere ve benim ailem gibi zorluk yaşayan ailelere yardımcı olmak istedim. Bu tamamen gönülden gelen bir şey; yoksa herhangi bir okula atanabilir ve orada da severek çalışabilirdim. Elbette her okulda görev yapmak çok mukaddes, çok kutsaldır. Ancak özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla çalışmak bambaşka bir duygu. Öğretmenlik mesleğinin adeta zirve yaptığı yer diyebiliriz." Özel eğitim alanındaki görevinin kendisine büyük anlam kattığını belirten Üstün, "Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarla hemhâl olabilmek, onlarla vakit geçirebilmek ve bir rehber öğretmeni olarak onlara gerçekten rehberlik edebilmek; mesleğimi tam anlamıyla icra ettiğimi hissettiriyor" dedi.
Göz teması olmasa da gönül bağı kurup öğretiyorlar
23 Kasım 2025 Pazar - 11:28 Göz teması olmasa da gönül bağı kurup öğretiyorlar Görme engelli öğretmenler öğrencileriyle göz teması kuramasa da kurdukları gönül temasıyla hiçbir engel yaşamadan eğitim-öğretim hizmeti veriyor. Sivas’ta Halk Eğitim Merkezi’nde öğretmenlik yapan görme engelli Selman Devecioğu ve Hayri Yılmaz, mesleki başarıları ve azimleriyle dikkat çekiyor. Ders anlatırken öğrencileriyle göz teması kuramasalar da kurdukları gönül bağıyla tüm engelleri ortadan kaldırıyorlar. Sivas Halk Eğitim Merkezi Akşam Okulu’nda sınavlara hazırlık kursları başta olmak üzere birçok alanda ders veren görme engelli öğretmenler, mesleklerine olan aşklarıyla görme engelli diğer bireylere de hem örnek oluyor hem de umut veriyorlar. Selman Devecioğu, 2014 yılından bu yana mesleğini severek yaptığını belirterek "Öğretmenlik engelli engelsiz herkesin yapabileceği kutsal mesleklerden birisidir. Öğretmenlik yaparken en büyük beklentimiz herhangi bir önyargı ile karşılaşmamaktır. Öğretmen olabilmek için engelli adaylar da engelli olmayan adaylar da aynı yollardan geçiyor. Öğrencilerimize kavuşma isteğimiz hepimiz için de aynı. Aynı düzey sınavlardan geçerek öğretmen oluyoruz. Öğretmen olduktan sonra da insanları engelli veya engelli olmayan bireyler olarak değil de herkesi bir insan olarak görmek ve değerlendirmek lazım" dedi. "Göz teması kuramamak engel olmuyor" Devecioğlu, öğrencileriyle göz teması kuramamanın kendileri için engel teşkil etmediğini ifade edip, "Bugüne kadar beni inciten ve kıran bir öğrencim olmadı. Bana, ‘Öğrencilerinle göz teması kuramayınca sıkıntı olmuyor mu’ diye soranlar oluyor. Yetişkin öğrencilere eğitim veriyoruz. Gönüller birbirine uyduğu zaman göz temasına gerek kalmıyor. Gözlerimizle yaşadığımız ufak tefek sorunlar oldu ancak bunlar hiçbir zaman disiplini bozacak seviyeye ulaşmadı. Bir öğrencimin sınıfta telefonla oynadığını hissedebiliyorum ve uyarıyorum. Mesleğe ilk başladığım zamanlarda öğrencilerimden biri sınıfta makyaj yapıyordu, bunu ojenin kokusundan anlayıp öğrencime gülerek ‘Makyaj mı yapıyorsun’ diye sordum. O da çok şaşırmıştı, ‘Hocam siz nasıl gördünüz’ diye. Eğer görme engelli bir öğretmenseniz sınıf hakimiyetini sağlayabilmek için dört duyu organınızın çok iyi olması lazım. Ben bütün engelli öğretmenlerimize her zaman söylüyorum. Hangi duyu organımız engelli olursa olsun diğer duyu organlarınızı geliştirmeye bakın ki sınıf hakimiyetiniz iyi olsun" diye konuştu. "Öğretmenler günü bizim için daha fazla önem arz etmeli" Görme engelli öğretmen Hayri Yılmaz, öğretmenler gününün kendileri için daha fazla önem arz etmesi gerektiğine dikkat çekip, "2017 yılından itibaren öğretmen olarak görev yapıyorum. Sivas Halk Eğitim Merkezi’nde çeşitli kurslar açarak mesleğime devam ediyorum. Görme engelli bir birey olunca dışarıda ‘öğretmenim’ dediğiniz zaman bir şaşkınlık nidası ile karşılaşabiliyoruz. İster istemez attığımız adımlarda teknolojiden sıkça faydalanıyoruz. Derslerimizde bilgisayar temelli eğitimler vermek zorundayız. Öğrenciye akıllı tahta ve projeksiyon yardımı ile aktarmamız gerekenleri aktarmaya çalışıyoruz. Öğretmenler Günü bütün öğretmenler için önem arz eden bir gün. Görme engelli öğretmenlerimiz ve diğer engelli öğretmenlerimiz için daha fazla önem arz etmesi gereken bir gün. Bugün toplumla iletişimi güçlendirmek, öğretmen ve öğrenci arasındaki bağı güçlendirmek için kullanılması gereken bir gün. Öğrencilerimiz sağ olsunlar bizlere değer verdiklerini hissettiriyorlar. İdarecilerimiz de bugünle alakalı çeşitli faaliyetler düzenleyerek bizim de bir öğretmen olarak hissetmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar" şeklinde konuştu.
Depremde 92 öğrencisini kaybeden öğretmen acı dolu süreci anlattı
23 Kasım 2025 Pazar - 11:12 Depremde 92 öğrencisini kaybeden öğretmen acı dolu süreci anlattı Kahramanmaraş merkezli depremlerde 117 öğrencisinden 92’sini kaybeden kişisel gelişim uzmanı ve eğitim gönüllüsü öğretmen Metin Acıpayam, "Her 24 Kasım geldiğinde acımız tazeleniyor. 92 canımızı, bu ülkenin 92 geleceğini kaybettik" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşayan öğretmen Acıpayam depremde hayatını kaybeden 97 öğrencisinin bulunduğu mezarlığı ziyaret etti. Deprem döneminde en büyük acıyı çocuklarla birlikte yaşadıklarını belirten Acıpayam, 24 Kasım Öğretmenler Günü yüreklerinin yandığını belirtti. Öğretmen Acıpayam, "Bir çocuk bir ülkenin geleceği demek. Biz 92 geleceği kaybettik. Her 24 Kasım’da, her 6 Şubat’ta mezarlıklarını ziyaret ediyoruz. Onların hatıralarını yaşatmaya çalışıyoruz. Enkazdan kalan defterleri, kalemleri, kitapları küçük bir müzede sergilemek için hazırlıyoruz. Anne babalardan sonra bu acıyı en çok öğretmenler yaşadı. Çünkü öğretmenler çocukların hayatında ikinci sıradadır. Hüzünle öğretmenler günümüzü kutluyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Ölüm şiiri yazan öğrencim ölümü tattı’ Depremden kısa süre önce ölüm üzerine şiir yazmak isteyen bir öğrencisinin hikâyesini anlatan Acıpayam, "O çocuğum çok güzel bir şiir yazmıştı. Ben de ona edebiyatımızın ölüm şairi Cahit Sıtkı’yı örnek göstermiştim. 6 Şubat gösterdi ki o çocuk şiiri yazmakla kalmadı, ölümü bizzat tattı. Bir başka öğrencimiz de deprem anında bana ‘Hocam iyi misiniz?’ diye mesaj attı. Çok değerliydi. Enkazdan çıkardık ama bacağını kaybetti. Yaklaşık 15 gün sonra vefat etti" diye konuştu. ‘İsmi olan bir mezarlığa gömmek bile mutluluktu’ Depremde ailesini kaybeden ve kimsesizler mezarlığına gömülme riski taşıyan birçok çocuk için mücadele verdiklerini vurgulayan öğretmen, "Bu çocukların anne babalarının kim olduğunu bulmak, kayıtlarını çıkarmak için uğraştık. İsmi olan bir mezarlığa defnedilmeleri bile bizi mutlu etti. Resmi kayıtlara yansımayan 24 kayıp çocuk var. Ne biz bulabildik ne de devlet kayıtlarında yer aldı. Onların mücadelesini de hâlâ veriyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Başkan Erdoğan; Toplumsal değerlerin kaynağında öğretmenlerimizin yaktığı ışık vardır"
23 Kasım 2025 Pazar - 11:09 Başkan Erdoğan; Toplumsal değerlerin kaynağında öğretmenlerimizin yaktığı ışık vardır" DENİZLİ (İHA) – Eğitim camiasının 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayan Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, öğretmenleri ‘Türkiye’nin geleceğini inşa eden mimarlar’ olarak nitelendirdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Milletleri kurtaranlar, yalnız ve ancak öğretmenlerdir" sözünü hatırlatan Başkan Erdoğan, eğitimi ve eğitimcileri her zaman önemsediklerini ve desteklerini vurguladı. Başkan Erdoğan, mesajında; Atatürk’ün bizlere emanet ettiği; çağdaş, bilgiyi rehber alan, akıl ve bilim yolunda ilerleyen Türkiye’nin temeli öğretmenlerin omuzlarındadır. Bu şehrin ticaretinde, sanayisinde ve toplumsal gelişiminde onların emeği vardır. Tüm öğretmenlerimize minnettarız" diyen DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak eğitimi ve eğitimcileri her zaman önemsediklerini ve desteklerini ifade etti. Başkan Erdoğan, "Teknolojiyle hızla dönüşen dünyada, öğretmenlerin rolü daha da kritik bir hâle gelmiştir. Bir ülkenin üretim gücünden girişimcilik ruhuna, ticari vizyonundan toplumsal dayanışmasına kadar her değerin kaynağında öğretmenlerin yaktığı ışık vardır. Denizli Ticaret Odası olarak üretimin de ticaretin de eğitimle güçleneceğine inanıyoruz ve öğretmenlerimizin emeğini, alın terini ve değerini her platformda savunuyoruz. Başta Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bugün artık aramızda olmayan tüm öğretmenlerimizi saygı ve rahmetle anıyor; görevini özveriyle sürdüren tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz" dedi.
Denizli Milli Eğitim Müdürü Çalışkan; "Öğretmenliğe meslek desek de aslında bir ömürdür"
23 Kasım 2025 Pazar - 11:08 Denizli Milli Eğitim Müdürü Çalışkan; "Öğretmenliğe meslek desek de aslında bir ömürdür" Denizli İl Milli Eğitim Müdürümü Emre Çalışkan, Öğretmenler Günü mesajında; "Öğretmenlikte; sevgiyi sakınmak, bilgiyi saklamak, hoşgörü ve sabırdan ayrılmak yoktur. Kendinden tükenirken öğrencilerinle çoğalmak vardır" dedi. İl Milli Eğitim Müdürümü Emre Çalışkan, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Meslektaşlarının gününü kutlayan Çalışkan, "Öğretmenliği birkaç cümlenin süslü ifadelerinde anlatmak kifayetsizliktir aslında. Çünkü ne söz yeter dolu dolu anlatmaya ne de büyük teşekkürler yeter bu fedakârlığın altından kalkmaya. Öğretmenliğe meslek desek de aslında bir ömürdür. Kalem tutmayı bilmeyen ellerin emanet edildiği, bir harfin kırk yıllık ağırlığının taşındığı, öğrencilerimizin bir evlat gibi büyütüldüğü daimi bir öğrenciliktir. Yaşı ne olursa olsun, 7’den 70’e, bilgi için vatan için hizmet etmektir. Çok sevdiği evladını emanet eden anne-babanın telaşını yüklenmektir. Gönül koymadan, zorluklara aldırmadan çalışmaya devam etmektir. Çünkü öğretmen bilir ki, bugünün çocukları yarının büyükleridir. Öğretmenlikte; sevgiyi sakınmak, bilgiyi saklamak, hoşgörü ve sabırdan ayrılmak yoktur. Kendinden tükenirken öğrencilerinle çoğalmak vardır. Bir insanın, koca bir dünyayı değiştireceğine olan inanç vardır. Bu nedenle her çocuğumuz özel, her insanımız kıymetlidir. Ve tüm öğrencilerimiz, bizim en kıymetli emanetimizdir. Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulamalarında da önceliğimiz budur. Köklerden geleceğe kendine güvenen bireyler yetiştirmek ve varlığıyla gurur duymak. Çünkü bizler, insanlık tarihini değiştiren nice büyüklerin evlatlarıyız. Nice kazanılmaz denilen mücadelenin nesilleriyiz. Nice bilgiyi dünyaya hediye edenlerin torunuyuz. Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmeyi bilen, en küçük çakıl taşından toprağa köklenen fidanına hürmet gösterenleriz. Bu kadim bilgeliği taşıyan milletimiz çok kıymetli ve içinden yetişen öğretmenlerimizin sorumluluğu da çok büyüktür. Türkiye Cumhuriyeti’nin Denizli’den parlayan yıldızları değerli öğretmenlerimiz, 24 Kasım Öğretmenler Günümüz kutlu olsun" ifadelerini kullandı.
3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi
23 Kasım 2025 Pazar - 10:45 3 Müzik öğretmeni bir araya geldi, çocuklar söyledi, onlar ‘İyi ki öğretmenim’ dedi Yozgat’ta görev yapan üç fedakâr müzik öğretmeni, çocuklara müziğin çok sesli dünyasını açmak amacıyla gönüllü bir girişim başlattı. Üç öğretmen bir araya gelerek, tamamen gönüllülük esasına dayanan Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosu kurdu. Üç müzik öğretmeni, müziğin birleştirici gücünü kullanarak Yozgatlı çocukların sanatsal gelişimine katkıda bulunmayı hedefledi. Yoğun mesai saatlerinin ardından gönüllü olarak bir araya gelen öğretmenler, koro için yaptıkları seçmelerle 8-14 yaş arasındaki yetenekli öğrencileri bir çatı altında topladı. Koro ile geçtiğimiz yıl 23 Nisan’da konser veren öğrenciler sahne deneyimi yaşarken öğretmenlerini de gururlandırdı. "Çocukların sahnedeki heyecanını görünce ‘İyi ki öğretmeniz’ diyoruz" Müzik Öğretmeni Kübra Mutlu Yozgat Polifonik Çok Sesli Çocuk Korosunu 3 öğretmenin hayaliyle oluşturduklarını söyledi. Mutlu, "Koro içerisinde çocukların, müziğin birleştirici gücünü kullanarak bir disiplin ve özgüven içerisinde birlikte üretim yapmaları, müziği icra etmeleri, koro içerisinde kendilerini keşfetmelerini sağlamayı hedefledik. Biz üç öğretmen gönüllü olarak çalışıyoruz. Polifonik çok sesli koro daha önce kurulmamış. Çocuklar birbiriyle iletişim halinde olsun, özgüven kazansınlar, sahne deneyimi kazansınlar istedik. Hedefimize ulaşma yolunda sağlam adımlarla ilerliyoruz. Geçen yıl 23 Nisan’da ilk konserimizi verdik. Bizim için çok güzel bir ambiyans oldu. Öğrencilerimiz olmasaydı bizim mesleğimizin hiçbir anlamı olmazdı. Konser hazırlığı yaparken çok yoğun programlar içerisinde çalışıyoruz, çok yoruluyoruz. Çocukların sahnedeki heyecanı, özgüvenli duruşları, gülüşleri bizim bütün yorgunluğumuzu alıyor. O anda ‘İyi ki öğretmeniz, iyi ki bu işi yapıyoruz’ diye düşünüyoruz" dedi. "Konserdeki heyecanımız yaşamaya değer" Müzik Öğretmeni Belgüzar Akgül "Bu yolda çok mutlu, keyifli ve başarılı yürüdüğümüzü düşünüyorum. Mesleki anlamda konsere çıktığımız o an dizlerimizin titremesi, heyecan yaşamaya değer. Tadı hiçbir şeyle hiçbir alternatifle alınmayan şey. İnci gibi karşımıza dizildiler. Bizler eğitim aldığımız alanla onlara ne gerekiyorsa destek verdik. Güzel bir atmosfer oluşturduğumuzu düşünüyorum. Konser sonrasında öğretmenliğin hazzını hep birlikte yaşadık" ifadelerini kullandı. "Çocukların arasında ben de bir çocuğum" Müzik Öğretmeni Okan Bozkurt ise "Koromuzda piyano eşliklerini yazıyor ve düzenliyorum. Saatlerce vakit harcıyoruz, güzel bir iş çıkarmaya çalışıyoruz. Her eserde ayrı ayrı emeklerimiz var. Ben onlarla birlikte keyif alıyorum. Çocukları çok seviyorum onların arasında ben de bir çocuğum aslında. Genelde gülüyoruz, eğleniyoruz. Hocalarımdan çok şey öğrendim. Güzel bir proje yapmaya çalışıyoruz" cümlelerine yer verdi. Koroda yer alan öğrencilerden Yağmur Selin Uyar gönüllü öğretmenleri ve arkadaşları olmasa bu noktaya gelemeyeceklerini söyledi. Uyar, "Hepimiz evlerimizde şarkılar söylerdik. Burada konser ve sahne deneyimini yaşamak hepimiz için ayrı bir duygu. Başladığımızda 30 kişiydik. Şu an 50 kişiyiz. Hepimizin burada olması büyük bir başarı. Hocalarımız can bağımız, hepimiz aile gibiyiz" diyerek yaşadığı mutluluğu belirtti. Öğrenci velisi Terane Mehrevar torununu koroya getirdiğini belirtti. Mehrevar, "Torunum çok mutlu. Ondan önce ben kendim mutluyum. Böyle öğretmenler benim torunumla çalışıyor. Çocukluğumu hatırladım. Torunum evde de şarkılar söyler. Mutlu oluyorum. Öğretmenlerin zahmeti büyük. Çok teşekkür ederim" dedi. Veli Sevim Taşdemir 8 yaşındaki kızı Beren’in koroda olduğunu söyledi. Taşdemir, "Kızım koroya bu sene dahil oldu. İlimiz için çok güzel bir proje. Öğretmenlerimiz bunu gönüllülük esaslı yapıyorlar. Bu daha da kıymetli. Bizim için paha biçilemez bir değer. Kızım koroda olduğu için çok mutlu. Hocalarıma bu projeyi yaptıkları için teşekkür ediyorum" dedi. Veli Mehmet Nurdoğdu oğlu Çınar’ın koroya bu yıl dahil olduğunu ifade etti. Nurdoğdu, "Ben de her ebeveyn gibi çocuklarımın bir yeteneğe sahip olmasını isterdim. Koroya seçildiği için çok mutluyum. Burada yapılan çalışmayı görünce duygulanmamak elde değil. Kıymetli öğretmenlerimizin emekleri büyük. İnşallah güzel bir konserle bunu taçlandıracağız. Herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu. İlerleyen zamanda yarışmalara katılmayı hedefleyen koro ekibi, heyecanla provalarını sürdüreceklerini ifade etti.