EĞİTİM
Türk Eğitim-Sen’den okullarda şiddete tepki 15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:29:31 Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirtti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, "Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin, "Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:05 Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, Siverek’teki silahlı saldırı sonrası okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanmasının ardından Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, saldırıda öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanmasından büyük üzüntü duyduklarını belirti. Şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirti, kısa süre önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın ardından yaşanan bu saldırının kaygıları daha da derinleştirdiğini ifade etti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, " Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin," Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
Sadberk öğretmen, 4 kitabını okurlarla buluşturuyor
25 Kasım 2025 Salı - 14:01 Sadberk öğretmen, 4 kitabını okurlarla buluşturuyor Ankara ve Manisa’da toplam 31 yıl sınıf öğretmenliği yapan Sadberk Filizkan, hazırladığı dört kitabı okuyucularıyla buluşturuyor. Filizkan’ın imza günleri, 27-30 Kasım tarihlerinde Manisa Fuar Merkezi’nde düzenlenen Kitap Günleri Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Emekliliğini torunlarının bakımına ve eğitimine ayıran Sadberk Filizkan, öğretmenlik görevini aktif olarak bıraksa da çocuklardan hiç uzaklaşmadı. Yaşadığı sitede özellikle pandemi döneminde okula gidemeyen çocuklara gönüllü olarak okuma-yazma öğretmeye devam eden Filizkan, bugün de site içerisinde çocuklara ders desteği sağlamayı sürdürüyor. Son üç yılda hem kendi yaşadıklarından hem de ailesinden dinlediği hikayelerden yola çıkarak dört kitap kaleme alan Filizkan, büyüklerinden duyduğu masalları "Rumeli’den Türk Masalları", aile bireylerinin yaşanmış dramatik olaylarını "Hüzünlü Hikayeler", insanların vefasını karşılıksız gözeten evcil hayvanların gerçek öykülerini ise "Yaşanmış Hayvan Hikayeleri" adlı kitaplarda topladı. Ayrıca doğayı koruma ve çevre bilincini çocuklara aşılamak amacıyla 1., 2. ve 3. sınıf öğrencileri için hazırladığı "Başka Gezegenlerdeki Yaşam" adlı masalını da kitaplaştırdı. Filizkan, çevre ve doğa sevgisi ile hayvanlara karşı duyarlılığı önceleyen bu dört kitabını Öğretmenler Günü haftasında okuyuculara sunmanın heyecanını yaşadığını söyledi. 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Alanı’nda yerel yazarlar buluşması kapsamında okurları için imza verecek. Gerçek yaşamdan derlediği hikayeleri geleceğe aktarmayı amaçladığını belirten Sadberk Filizkan, çevre duyarlılığının önemini vurgulayarak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Çevremizi korumak aklın yoludur’ sözünden ilham aldım. Bugün dünyamızı tehdit eden en büyük sorunlardan biri doğanın kirletilmesidir. Çevremizi bizden sonraki nesillere tertemiz bırakmak birinci görevimiz olmalı. Sokaklarda, kaldırımlarda gördüğüm çöpler beni her zaman üzmüştür. Çevre hepimizin ortak yaşam alanı; onu kirletmemek, temiz tutmak ve bize en çok vefa gösteren evcil hayvanları incitmeden sevmek her bireyin asli görevidir." dedi. Öğrencilerine, çocuklarına ve torunlarına her zaman çevre bilincini aşıladığını dile getiren Filizkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Atasözümüz der ki; herkes kapısının önünü süpürürse sokaklar temiz olur. Ben de hazırladığım bu kitapların özellikle ilkokul öğrencilerine yararlı olacağına inanıyorum."
Niğde’de kadına karşı şiddetle mücadele için ’çok boyutlu yaklaşım’ paneli
25 Kasım 2025 Salı - 13:40 Niğde’de kadına karşı şiddetle mücadele için ’çok boyutlu yaklaşım’ paneli Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nce 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlenen ’Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar Paneli’ yoğun katılımla gerçekleştirildi. Program öncesinde kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla ilgili kurumlar tarafından bilgilendirici stantlar kuruldu. Stantlarda şiddetin tanımları, başvuru mekanizmaları, hukuki süreçler, hizmetler ve sosyal destek hatlarının işleyişi hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler, 25 Kasım’ın yalnızca bir farkındalık günü değil, insanlığın eşitlik ve toplumsal dayanışma açısından son derece önemli bir gün olduğunu vurguladı. Kesler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadına yönelik şiddetle mücadeleyi bir insan hakları mücadelesi olarak ele aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Şiddetin önlenmesi, masumun korunması ve farkındalığın artırılması yönünde ülke genelinde çok boyutlu çalışmalar yürütülmektedir. Kadın konuk evlerinden ŞÖNİM’lere, ALO 183 Sosyal Destek Hattı’ndan sahadaki hizmetlerimize kadar kadınların yanında olmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Niğde’de de kadınların güven içinde yaşayabildiği, saygı ve eşitliğin esas alındığı bir toplumsal yapıyı güçlendirmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca kadınların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Her birimiz bu mücadelenin önemli bir parçasıyız." Uzman isimler panelde konuştu Panelde kadına yönelik şiddetle mücadelenin hukuki, psikolojik ve sosyolojik boyutları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Doç. Dr. Nalan Gördeles, Dr. Öğr. Üyesi Yakup Hafızoğlu, Psikolog Münevver Seda Akdemir, Rabia Gökçe, Avukat Gamze Eryiğit Aksoy’un konuşmacı olarak katıldığı panelde, şiddetin türleri, kadınların başvuru mekanizmalarına erişimi, hukuki süreçlerin işleyişi, psikolojik destek modelleri, toplumsal farkındalığın önemi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklarda katılımcılara bilgi verildi. Özellikle erken müdahale, toplumsal bilinç, doğru yönlendirme ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının şiddet döngüsünü kırmada kritik rol oynadığı vurgulandı. Program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Bir tır dolusu mutluluk Manisa’ya geliyor
25 Kasım 2025 Salı - 13:39 Bir tır dolusu mutluluk Manisa’ya geliyor Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’nun birbirinden eğlenceli ve kültürel değeri yüksek oyunları çocuklar ve gençlerle buluşturduğu "Geleneksel Oyunlar Tırı" Manisa’ya geliyor. Geleneksel Oyunlar Tırı, 26 Kasım Çarşamba Günü 10.00-16.00 saatleri arasında Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda olacak. Tüm Manisalılar, çocuklar ve gençlerle birlikte unutulmaz bir buluşmaya davet edildi. Gittiği her şehirde çocukların, gençlerin ve geçmişin sıcak atmosferini yeniden yaşamak isteyen yetişkinlerin yoğun ilgisini gören oyun tırı, yüzyıllardır yaşatılan geleneksel oyunları tanıtmayı ve yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Ankara’dan yola çıkan tır; mas güreşi, kale oyunu, hacıyatmaz, onikitaş, mangala, aşık oyunu, halat çekme, çuval yarışı, çemberbaz ve kocaayak gibi birçok geleneksel oyunu Anadolu’nun dört bir yanında çocuklarla buluşturuyor. "Yarınımızın teminatı yavrularımızın kalplerine neşe, anne-babaların hatıralarına konuk olmaya geliyoruz" sloganıyla yüzbinlerce çocuğa ve ebeveyne ulaşan Geleneksel Oyunlar Tırı, kuşakları aynı heyecan etrafında bir araya getirecek. Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Başkanı Abdulhadi Turus, "Popüler kültüre karşı asil kültürümüzü yukarılara, geleceğe taşımak için hep birlikte mücadele edeceğiz" diyerek tüm Manisalıları bu özel şenliğe davet etti. Turus, ebeveynlerin nostaljik bir yolculuğa çıkacağı, çocukların ise unutamayacakları bir oyun şöleni yaşayacağı etkinliğin 26 Kasım’da Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirileceğini belirtti.
ADÜ’de "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" etkinliği gerçekleştirildi
25 Kasım 2025 Salı - 13:39 ADÜ’de "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" etkinliği gerçekleştirildi Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından öğretmenlik mesleğinin farklı yönlerinin ele alındığı "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" başlıklı etkinlik, Atatürk Kongre Merkezi İsa Bey Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğin açış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Yalçın Özdemir, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün anlamına vurgu yaparak öğretmenliğin değişen dünya şartlarında önemini koruyan, toplumun geleceğine yön veren değerli bir meslek olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özdemir, teknolojik gelişmeler ve değişen eğitim ortamlarının mesleğe yeni sorumluluklar yüklediğini belirterek, öğretmenliğin özünde her zaman "insana dokunmak, ilham vermek ve yol göstermek" olduğunun altını çizdi. Atatürk’ün "Yeni nesil sizler tarafından yetiştirilecektir." sözünün bugün de yol gösterici bir ilham kaynağı olduğunu belirterek tüm öğretmenlere katkıları için teşekkür etti. Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Salan, öğretmenliğin bilgi, emek, fedakârlık ve sevgiyle şekillenen kutsal bir meslek olduğunu belirtti. Öğretmenlerin toplumun her kesimine dokunan büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Prof. Dr. Salan, mesleği "sevgi mesleği" olarak gördüğünü ve öğretmenin toplumda örnek rol üstlendiğini söyledi. Prof. Dr. Kerim Gündoğdu’nun moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte, eğitim alanında farklı kademelerde görev yapan konuşmacılar mesleki birikimlerini öğrencilerle paylaştı. Etkinliğe Okul Müdürü Sevilay Ulubeli ile öğretmenler Cevat Ayna ve Hande Karadestan konuşmacı olarak katıldı. Katılımcılar, öğretmenlik deneyimlerinden örnekler sunarak mesleki gelişim, sınıf içi uygulamalar, eğitim süreçlerinde karşılaşılan güçlükler ve öğretmenlik motivasyonuna ilişkin görüşlerini aktardı. Öğretmen adaylarının sektöre hazırlanmasına katkı sağlayan etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen program, öğretmenlik mesleğinde deneyim paylaşımının önemine dikkat çekerek, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanmasına katkı sağlayan soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Tomarzalı öğrenciler ERASMUS+ programı kapsamında Avrupa’ya eğitime gönderildi
25 Kasım 2025 Salı - 13:18 Tomarzalı öğrenciler ERASMUS+ programı kapsamında Avrupa’ya eğitime gönderildi Tomarza Zekiye Canpolat Ortaokulu öğrencileri ve öğretmenleri; Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Biriminin ERASMUS+ programına akredite olarak birçok Avrupa ülkesine giderek eğitimlere katıldı. Eğitimler kapsamında, öğrenci Sultan Büyükbaş ve Fatmanur Arslantaş Romanya’da, Ecemnur Tekyıldırım Polonya’da, Öykü Ecem Demirezen Hırvatistan’da, Semra Utgan İtalya’da, Renginur Şenyürek-Zeynep Demirezen ve Zehra Hıdıroğlu Bulgaristan’da eğitim faaliyetlerini yakından izledi. Proje çerçevesinde ayrıca Öğretmen Nuray Akdoğan Yunanistan’da, Selim Demir Hırvatistan’da, Merve Meciti İtalya’da, Oğuz Selim Hıdıroğlu Litvanya’da işbaşı eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. Gittikleri ülkelerde bir hafta süreyle kalan öğretmen ve öğrenciler; ERASMUS deneyimi sayesinde farklı kültürlerle etkileşim kurma, dil becerisini geliştirme ve küresel bir bakış açısı kazanma fırsatı kazandı, eğitimini zenginleştirdi ve farklı öğretim yöntemlerini deneyimleme olanağına sahip oldu. Öğrenciler yeni ve farklı bir ortamda yaşama, bağımsızlık kazanma ve yeni aktarılabilir beceriler edinme fırsatına ve Avrupa çapında insanlarla tanışma ve uzun vadeli ilişkiler kurma imkanına sahip oldu. ERASMUS+ programı zengin bir deneyim sunarak öğrencileri ve öğretmenleri kişisel, akademik ve profesyonel düzeyde daha donanımlı bir birey haline getirdi. Zekiye Canpolat Ortaokulu Müdürü Oğuz Selim Hıdıroğlu, şimdiye kadar 8 öğrenci ve 4 öğretmenlerini yurtdışı eğitim fırsatıyla tanıştırdıklarını belirterek, projeye akredite olmalarını sağlayan Müdür Yardımcısı Merve Meciti’ye ve Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge biriminin çalışanlarına, öğrencileri ve öğretmenleri bu imkanlarla tanıştırdıkları ve deneyimlemelerine imkan sağladıkları için teşekkür etti.
Öğrenciler kestane şekeri üretimini yerinde gözlemledi
25 Kasım 2025 Salı - 13:15 Öğrenciler kestane şekeri üretimini yerinde gözlemledi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin fabrikaları öğrencilere tanıtma projesi çerçevesinde, 2. ve 4. sınıf öğrencileri kestane şekeri üretim tesisini ziyaret etti. Nilüfer’deki kestane şekeri üretim fabrikası, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği eğitim programı kapsamında öğrencileri ağırladı. Ziyarette, çocuklar kestanenin şekere dönüşüm sürecini yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, öğrencilerin Bursa’nın üretim gücünü, yerel değerlerini ve geleneksel lezzetlerini yerinde tanımalarını amaçlayan kapsamlı bir gezi olarak planlandı. Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise dış pazara ürün sunan İlka Şekerleme’nin Nilüfer’deki modern üretim tesislerinin kapısını öğrencilere açmanın son derece önemli olduğunu belirten İlka Şekerleme Ar-Ge Müdürü Ebru Aygün, "Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kente özgü üretim tesislerini öğrencilere tanıtma çabasının son derece değerli. Kestane şekerinin Bursa’nın kültürel kimliğinde yalnızca bir lezzet değil aynı zamanda bir üretim kültürüdür. Çocukların bu üretim sürecini yerinde gözlemlemesi hem bilimsel meraklarını besliyor hem de kentin değerlerini tanımalarına katkı sağlıyor" dedi. Aygün ayrıca, fabrikanın kapılarını öğrencilere açarak hem üretim teknolojilerini hem de kestanenin şekere dönüşüm hikâyesini paylaşmanın şirket için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi. Program, "Kültürden Lezzete Uzanan Yolculuk" adlı kısa film gösterimiyle başladı. Öğrenciler, kestanenin kültürel değerinden modern üretim tekniklerine uzanan serüvenini görsel olarak izledi. Film gösteriminin ardından düzenlenen "Kestane Yaşam Haritası" etkinliğinde çocuklar, kestanenin ağaçtan toplandıktan sonra sofraya gelene kadar geçirdiği biyolojik döngüyü yakından tanıdı. Gezinin bilimsel ayağında, öğrenciler şeker oranı ölçümü yaparak gıdaların analiz edilmesi hakkında pratik bilgiler edindi. Ardından düzenlenen "Kestane Hamurundan Sanat Atölyesi" ile öğrenciler, kendi kestane figürlerini tasarlayarak hem eğlendi hem de üretimin farklı boyutlarını farklı biçimde deneyimledi. Fabrika gezisi sırasında öğrenciler, Kardelen markasıyla üretilen kestane şekerinin hangi aşamalardan geçtiğini, kullanılan teknolojileri ve geleneksel yöntemlerin modern üretim hatlarıyla nasıl birleştirildiğini gözlemledi. Ebru Aygün, öğrencilerin bu süreçten büyük keyif aldığını belirterek sözlerine şunları ekledi: "Kestanenin işlenmesi, soyulması, şuruplanması ve paketlenmesine kadar tüm aşamaları çocuklara uygulamalı olarak gösterdik. Onların merakla soru sorması, üretim hatlarını ilgiyle takip etmesi bizim için en büyük mutluluk oldu."
Mahalle mahalle engelsiz eğitim
25 Kasım 2025 Salı - 13:12 Mahalle mahalle engelsiz eğitim İstanbul Çocukları Vakfı’nın başlattığı "Engelsiz Çocuklar, Mutlu Sınıflar" projesi çerçevesinde İstanbul genelinde planlanan 100 özel eğitim sınıflarından biri, Eyüpsultan’daki Dede Korkut Ortaokulu’nda hizmete açıldı. Okulda daha önce bulunan sınıf tamamen yenilenerek özel eğitim ihtiyacına uygun hale getirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, "Fırsat ve imkân verildiğinde çocuklarımız öğrenebiliyor, yetenekleri gelişiyor, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyorlar. İstanbul’da da özel eğitim öğrencilerinin eğitim aldığı müstakil okullarımız var. Anne babaların en büyük isteği, çocuklarının kendi ayakları üzerinde durması" dedi. İstanbul Çocukları Vakfı’nca yürütülen "Engelsiz Sınıflar Mutlu Çocuklar" projesi çerçevesinde Eyüpsultan’daki Dede Korkut Ortaokulu’nda var olan özel eğitim sınıfı tamamen yenilenerek hizmete açıldı. Sınıf için düzenlenen açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül’ün yanı sıra İstanbul İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Engin Boyraz, Eyüpsultan İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız ve öğrencilerin velileri katıldı. "Mahalle ölçeğinde özel eğitim daha faydalı" Açılış sonrası soruları yanıtlayan Vali Gül, özel eğitim sınıflarının mahalle okullarında yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi İstanbul’da da özel eğitim öğrencilerinin eğitim aldığı müstakil okullarımız var. Ancak öğrenci sayımızın fazlalığı ve mahalle ölçeğinde eğitimin daha faydalı olacağı düşünüldüğü için uygun dersliklerde dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Amacımız, annelerimizin çocuklarını en yakın okula göndererek eğitim imkanına erişmelerini sağlamak" dedi. "Hayırsever desteğiyle sınıflar yenileniyor" Gül, İstanbul Çocukları Vakfı ve hayırsever katkılarıyla sınıfların yenilendiğini belirterek, "Bir sınıfı gördüğünüz gibi düzenledik, yanındaki iki sınıfı da dönüştüreceğiz. Böylece mahalledeki özel eğitim ihtiyacını karşılamış olacağız" diye konuştu. Veliler dinlendi, ihtiyaçlar not edildi Vali Gül, velilerin taleplerinin de değerlendirildiğini vurgulayarak, "Velilerimizi dinledik, ilave ihtiyaçlar varsa onları da not ettik. Hem Valiliğimiz hem İstanbul Çocukları Vakfı olarak yavrularımıza en iyi hizmeti sunacağız" ifadelerini kullandı. "Fırsat verildiğinde çocuklarımız başarabiliyor" Özel eğitim öğrencilerinin gelişim potansiyeline dikkat çeken Gül, "Fırsat ve imkân verildiğinde çocuklarımız öğrenebiliyor, yetenekleri gelişiyor, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyorlar. Anne babaların en büyük isteği, çocuklarının kendi ayakları üzerinde durması. Bunu öğretmenlerimizin gayretiyle başarmaya çalışıyoruz" dedi. "İhtiyaç olan her yerde özel eğitim sınıfı açacağız" Gül, projenin tüm İstanbul’da ihtiyaç duyulan mahallelerde sürdürüleceğini belirterek, özel eğitimde erişilebilirliği artırmayı hedeflediklerini söyledi.
KMÜ ile TDK arasında iş birliği protokolü imzalandı
25 Kasım 2025 Salı - 12:53 KMÜ ile TDK arasında iş birliği protokolü imzalandı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) ile Türk Dil Kurumu (TDK) arasında Türk dünyasının dil, edebiyat ve kültür unsurlarına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesini amaçlayan iş birliği protokolü imzalandı. İş birliği protokolü, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ve TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. TDK Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Şahin ile KMÜ Rektör Yardımcısı ve TDK Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İdris Nebi Uysal da imza töreninde hazır bulundu. Protokol ile KMÜ ve TDK arasında, Türk dünyasıyla ilgili ulusal ve uluslararası ölçekte, asli kaynaklara dayalı dil, edebiyat ve kültür çalışmaları yürütülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, iki kurumun da misyon ve stratejik hedeflerine katkı sunacak şekilde ortak akademik faaliyetler, bilimsel projeler ve kültürel etkinlikler planlanacak. Protokol çerçevesinde, özellikle Türk dilinin farklı kollarının daha iyi anlaşılmasına yönelik karşılaştırmalı dil çalışmaları yapılması öngörülüyor. KMÜ ve TDK’nın sahip olduğu yetkin insan kaynağı ve bilimsel birikim kullanılarak, Türk dünyası lehçeleri ve yazı dilleri üzerine disiplinler arası nitelikte ortak araştırmalar yürütülecek. Ayrıca, Türk dünyasına yönelik söyleşi, panel, konferans, seminer ve çalıştay gibi etkinlikler düzenlenerek akademik etkileşimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Protokol kapsamında taraflar; ortak program ve projelerde insan kaynağı, teknik destek ve kurumsal imkân paylaşımı, yayın desteği ve yayın değişimi, ulusal ve uluslararası projelerde eğitimci, katılımcı ve materyal desteği gibi alanlarda da iş birliği yapacak. Bu çerçevede, Türk dili Türk dünyası odaklı çalışmaların daha güçlü, sistematik ve sürdürülebilir bir zemine taşınması amaçlanıyor.