EĞİTİM
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09 Millî Eğitim Akademisi, Bakan Tekin’in verdiği ilk dersle kapılarını açtı Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi, 7 ilde bulunan 12 Akademi Uygulama Merkezi’nde eş zamanlı olarak başladı. İstanbul’daki Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde ilk dersi veren Bakan Tekin, merkezlerdeki öğretmen adaylarına canlı bağlantıyla hitap etti. Öğretmen adayları, bugün itibarıyla Millî Eğitim Akademisi’nde hazırlık eğitimine başladı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 eğitim merkezinden biri olan Sultanahmet Eğitim ve Uygulama Merkezi’nde öğretmen adaylarının heyecanına ortak oldu. Bakan Tekin’in vereceği ilk ders öncesinde İl Müftüsü Emrullah Tuncer tarafından dua okundu. Akademinin ilk dersinde öğretmen adaylarına hitap eden Bakan Tekin, "Öğretmenlik her şeyden evvel vicdanda kurulan bir ahittir. Bir çocuğun istikbalini kendi istikbali ile birlikte düşünme iradesidir. Henüz dile gelmemiş ihtiyacı sezme dikkati, bir milletin yarınını bir öğrencinin kalbinde ve zihninde emanet bilme şuurudur. Sizler bugün Millî Eğitim Akademisinde hazırlık sürecine adım atıyorsunuz. Aynı anda bu ülkenin evlatlarına doğru yürüyen büyük bir mesuliyetin eşiğine de gelmiş oluyorsunuz." dedi. Bakan Tekin, eğitim süreçlerinin millî ve manevî değerler ile medeniyet perspektifi temelinde şekillendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu mesuliyet bizler açısından hem dinî açıdan hem de sahip olduğumuz engin medeniyet birikimimiz açısından ulvi bir mesuliyet. Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır; sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman’ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir. Evet, bir peygamber mesleğine adım atıyorsunuz. Zira kadim geleneğimizde bütün peygamberlerin birer öğretmen olduğunu hepimiz biliyoruz. Peygamber Efendimiz, ‘Ben ancak bir muallim, bir öğretmen olarak gönderildim.’ buyurmuştur. Bu ulvi mesuliyet bizim için sadece dinî açıdan değil; aynı zamanda mensubu bulunduğumuz engin medeniyetin tüm uygulamalarında da öğretmenlik, insana hizmet etmek, ilim öğretmek; bu meslek, toplumun inşası ve kadim devlet geleneğinin devamı açısından çok başat bir konuma yerleştirilmiştir. Bunun en somut örneği Cumhurbaşkanı olmasına rağmen "Başöğretmen" unvanını kullanan ve yeni nesli yetiştirme görevini öğretmenlere atfeden Gazi Mustafa Kemal olmuştur. Onun için ben sizlerin her birini önünde bir eğitim süreci bulunan genç arkadaşlarımız olarak anmaktan ziyade, bugünden maarif hizmetimizin vakarını taşımaya namzet, medeniyet değerlerimizin ilanihaye devamını sağlayacak genç kardeşlerimiz olarak görüyor ve selamlıyorum. Temennim ve duam odur ki Sultanahmet’in bu derin ve vakur ikliminde başlayan ilk dersimiz burada hazır bulunan ve diğer şubelerimizde bizlere iştirak eden her bir kardeşimiz için hayırlı, bereketli ve ufuk açıcı bir başlangıç olsun. Rabbim zihninize vuzuh, gönlünüze inşirah, meslek hayatınıza ahlak, muhakeme ve sebat nasip eylesin. Milletimizin emanetini layığıyla taşıyacak dirayeti sizlere lütfeylesin. Akademide geçireceğiniz hazırlık sürecini muvaffakiyetle tamamlayarak yarın memleketimizin dört bir yanında sizleri bekleyen pırıl pırıl evlatlarımızla buluşacağınıza; onlara bilgi veren, istikamet kazandıran, şahsiyet inşasına omuz veren öğretmenler olarak aziz milletimize hizmet edeceğinize yürekten inanıyorum." Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuşmasında bugünkü buluşmayı eğitimin teorik çerçevesinin aktarıldığı bir dersin ötesinde ortak bir sorumluluk bilinci etrafında gönül ve zihinlerin buluştuğu bir istişare zemini olarak değerlendirerek, öğretmenlik mesleğine hazırlık sürecinin planlı, uygulama ağırlıklı ve fikrî ile mesleki açıdan sağlam bir zemine oturtulmasının yalnızca pedagojik bir ihtiyaç değil; maarif nizamı, kültürel süreklilik ve milletin istikbali açısından ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirtti. Saha deneyimlerinin de bu gerekliliği açıkça ortaya koyduğunu, alan bilgisinin ise tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bakan Tekin; "Öğretmenlik mesleğine ilk adımını atmak üzere olan siz sevgili kardeşlerim; teorik bilgiyle hayatın akışı arasındaki aralığı tek başına kapatmasını beklemek öğretmenin omuzuna, çocuğun gelişimine ve okulun bütün iklimine aynı anda ağır bir yük bırakıyor. Millî Eğitim Akademisinin mühim ve tarihî tarafı işte bu aralığı ciddiyetle ele alması; mesleğe geçişi bir eşik olmaktan çıkarıp kültürle, uygulamayla, meslek hayatıyla ve okulun gerçek ritmiyle beslenen kuvvetli bir hazırlık düzenine kavuşturmasında tebarüz etmektedir. Hazırlık programımız da bu bakımdan sizleri kültürel kapasitesi güçlü, düşüncesi işlenmiş, kendini dönüştürme kudreti bulunan ve yaptığı işe dönüp yeniden bakabilen bir öğretmen kimliğine hazırlamayı hedeflemektedir." dedi. *Hazırlık eğitiminde bütüncül ve uygulama ağırlıklı yaklaşım* Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık eğitimi programının kapsamına ve içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadeleri kullandı: "Hazırlık programını baştan sona geniş ve kuşatıcı bir yaklaşımla kurguladık. Ortak derslerin tertibinde de genç öğretmenlerimizi dar bir alan bilgisine sıkıştırmayan; onları hakkaniyet duygusundan demokrasi kültürüne, aileyle kurulacak irtibattan rehberliğin inceliklerine, eleştirel düşünmeden Türkçenin imkânlarına, kurucu metinlerimizden estetik ve nezaket terbiyesine, kapsayıcılıktan yapay zekâ ve veri temelli değerlendirmeye kadar uzanan zengin bir düşünce ve mesuliyet alanıyla buluşturan geniş bir çerçeve tesis etmeye çaba gösterdik. Buradaki muradımız öğrencisinin özgür muhakeme kudretine alan açan, demokratik bilinci diri tutan ve farklılıkları hakkaniyet içinde okuyabilen bir öğretmenlik anlayışını kuvvetlendirmektir. Alan derslerinde de aynı dikkati derinleştirmeye çaba sarf ettik. Her bir branşı kendi fikrî altyapısı, yöntem bilinci ve tatbik kudreti içinde ele aldık. Felsefeden uygulamaya uzanan olgun ve bütünlüklü bir hazırlık zemini kurduk. Tarih felsefesinden matematik ve bilim felsefesine, Türkçe düşünmekten sanatçı öğretmenliğe, dijital edebiyattan ahilik kültürüne çok kapsamlı bir çeşitlilikle öğretmenlerimizin kendi sahasına daha derinden nüfuz edebilmesini ve o derinliği sınıfın canlı hakikati içerisinde işleyebilmesini hedefledik. Aynı şekilde eğitim teknolojilerini de bu hazırlığın bir parçası olarak kabul ettik. Onları pedagojik dikkat, etik ilke ve öğretimsel fayda içinde ele alarak siz öğretmenlerimizin çağın imkânlarını yerli yerinde kullanabilmesini gözeten bir yaklaşım benimsedik. Elbette bütün bunları teorik bir çerçevede bırakmadık; çeşitli ve kapsamlı uygulama imkânları sunduk. Genelde uygulama imkânını yaklaşık 600 saate, doğrudan öğretmenlik uygulamasını ise 480 saate taşıdık ki bu dünyada bugün gelinen noktada öğretmenlik mesleği için olmazsa olmaz kabul edilen ilkelerden bir tanesi. Akademik birikim ile okul tecrübesini aynı zeminde buluşturan bir eğitim kadrosu oluşturduk. Küresel ölçekte de aynı ciddiyetin giderek kuvvet kazandığı aşikar." Müfredat değişikliğine de değinen Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile eğitimin daha kapsayıcı bir fikrî zemine kavuştuğunu belirterek, modelin "Köklerden Geleceğe" yaklaşımı doğrultusunda tecrübeyi çağın ihtiyaçlarıyla buluşturduğunu; bilgiyi beceriyle, beceriyi değerle ve değeri irade ile duyarlılıkla bütünleştiren bir anlayış ortaya koyduğunu ifade etti. Eğitimi, hem ülkenin maddi kalkınmasına katkı sunan stratejik bir alan hem de kültürel varlığı güçlendiren, toplumsal hafızayı canlı tutan ve bireyin kendini tanımasına imkân sağlayan sürekli bir öğrenme süreci olarak değerlendirdiklerini vurguladı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, hazırlık sürecinde öğretmen adaylarının metinlerle etkileşim içinde olacaklarını; tartışma, gözlem ve uygulama temelli bir yaklaşımla kendi emeklerini sürekli değerlendireceklerini belirterek, kültür ve sanat derslerinin duyuş dünyasını, alan bilgisinin zihinsel birikimi güçlendireceğini, okul deneyiminin ise öğrenciler ve ailelerle kurulan ilişkinin mahiyetini doğrudan hissettireceğini ifade etti. Teknoloji kullanımının da etik bir dikkatle ele alındığını vurgulayarak, "Biz sizlerin elinde program taşıyan bir vazife insanı olmanın ilerisinde bir olgunluğa erişmesini arzu ediyoruz. Arzumuz çocuklarımızın iç dünyasını okuyabilen, kendi medeniyet birikimini çağın diliyle konuşturabilen, bilgiyi hikmetle mezcedebilen öğretmenler olarak evlatlarımızın karşısına sizleri çıkarabilmektir. Kuşkusuz o gün geldiğinde burada kazandığınız her kavrayış ve her meslek şuuru memleketimizin dört bir yanında çocuklarımızın dünyasında karşılık bulacaktır. Sizlerden istirhamım akademide geçireceğiniz bu süreye hayatınızın sıradan bir safhası olarak bakmamanızdır. Kendinizi lütfen dikkatle yetiştirin. Kolay olana meyl etmeyin, az okumayla yetinmeyin, hızlı kanaatlerle avunmayın. Birbirinizin tecrübesinden istifade edin. Bu mesleği bir iş gibi değil, bir emanet gibi taşıyın. Her çocuğa emanet gözüyle bakın. Akademide geçireceğiniz bu sürecin her birinizin içinde daha derin bir okuma iştiyakını, daha yüksek bir mesuliyet duygusunu ve daha köklü bir meslek vakarını beslemesini temenni ediyorum." şeklinde konuştu. *"Bizim derdimiz okullarımızdaki eğitim öğretimin niteliğini daha da artıracak şekilde dünyadaki bütün gelişmeleri takip edecek şekilde hareket etmek"* Tekin, Türkiye’de eğitim politikalarının tarihi gelişimine ve mevcut yaklaşıma ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Geçmişten baktığımızda ülkemizde eğitim öğretimde nitelik arttıkça, erişim arttıkça, süre arttıkça bütün politikalarımızda değişiklikler olmuş. Şimdi sizleri sahada arkadaşlarımız çok farklı şekillerde bilgilendirecekler, göreceksiniz. Bizim derdimiz okullarımızdaki eğitim öğretimin niteliğini daha da artıracak şekilde dünyadaki bütün gelişmeleri takip edecek şekilde hareket etmek." dedi. Tekin, Millî Eğitim Akademisi’nin üniversitelerin lisans programlarının yerine geçen ya da bu yapıları işlevsiz kılmayı amaçlayan bir girişim olmadığını belirterek, hedeflerinin mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin daha donanımlı yetişmesini sağlamak ve eğitim süreçlerine sundukları katkının niteliğini artıracak bir zemin oluşturmak olduğunu ifade etti. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerle sahada tecrübe sahibi öğretmenler arasında güçlü bir etkileşim zemini oluşturmayı hedeflediklerini belirten Tekin, bu sayede öğretmenlerin katkılarının daha yüksek katma değere dönüşeceği bir eğitim öğretim ortamının birlikte inşa edileceğini aktararak, hayata geçirilen programın kapsamı ve niteliği itibarıyla önemli bir heyecan kaynağı olduğunu dile getirdi. Tekin, sözlerini şöyle tamamladı: "Rabbim akademide geçireceğiniz bu hazırlık sürecini her biriniz için, bizler için hayırlı, bereketli ve verimli kılsın. Bu duygularla Millî Eğitim Akademimizin ilk dersinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; burada bulunan ve çevrim içi ortamda bizlere iştirak eden bütün kıymetli öğretmen adayı arkadaşlarımıza gönülden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Hepinizi muhabbetle, hürmetle selamlıyorum. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun arkadaşlar. Sizi çok seviyoruz." Programa Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Millî Eğitim Akademisi Başkanı Ali Fuat Arıcı, Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ve İstanbul Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür de katıldı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:57 Adana’da 4 ve 5. sınıf öğrencilerine uluslararası standartlarda ücretsiz deneme sınavı Uluslararası öğrenci değerlendirme programı olan PISA yaklaşımı baz alınarak hazırlanan yeni nesil ölçme ve değerlendirme uygulaması, İstanbul Lider Koleji Adana Kampüsü’nde ve kolejin tüm kampüslerinde eşzamanlı olarak 28 Nisan saat 10.00’da ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. İstanbul Lider Koleji’nin PISA yaklaşımından ilham alınarak hazırladığı yeni nesil ölçme ve değerlendirme uygulamasında, öğrencilerin yalnızca bilgi düzeylerinin değil; analitik düşünme, problem çözme ve bilgiyi gerçek yaşam durumlarında kullanabilme becerilerinin de ölçülmesi hedefleniyor. Kolejin programının, PISA ölçme ve değerlendirme yaklaşımı üzerine çalışan uzman eğitimciler ve uluslararası standartlarda soru geliştirme deneyimine sahip kaynak yazarlarının katkılarıyla hazırlandığı açıklandı. Bu sayede öğrencilerin, dünya genelinde uygulanan yeni nesil değerlendirme anlayışına yakın bir ölçme deneyimi yaşayarak üst düzey düşünme becerilerini geliştirme fırsatı bulacağı ifade edildi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, "İstanbul Lider Koleji olarak amacımız; ezberi değil, düşünmeyi, analiz etmeyi ve üretmeyi merkeze alan bir eğitim anlayışıyla öğrencilerimizi geleceğin dünyasına en güçlü şekilde hazırlamaktır" dedi. Sınav, Türkiye genelindeki İstanbul Lider Koleji kampüslerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Adana Kampüsü’nde ise 28 Nisan Salı günü saat 10.00’da yapılacak sınava 4 ve 5’inci sınıf öğrencileri ücretsiz katılabilecek.
Sadberk öğretmen, 4 kitabını okurlarla buluşturuyor
25 Kasım 2025 Salı - 14:01 Sadberk öğretmen, 4 kitabını okurlarla buluşturuyor Ankara ve Manisa’da toplam 31 yıl sınıf öğretmenliği yapan Sadberk Filizkan, hazırladığı dört kitabı okuyucularıyla buluşturuyor. Filizkan’ın imza günleri, 27-30 Kasım tarihlerinde Manisa Fuar Merkezi’nde düzenlenen Kitap Günleri Fuarı’nda gerçekleştirilecek. Emekliliğini torunlarının bakımına ve eğitimine ayıran Sadberk Filizkan, öğretmenlik görevini aktif olarak bıraksa da çocuklardan hiç uzaklaşmadı. Yaşadığı sitede özellikle pandemi döneminde okula gidemeyen çocuklara gönüllü olarak okuma-yazma öğretmeye devam eden Filizkan, bugün de site içerisinde çocuklara ders desteği sağlamayı sürdürüyor. Son üç yılda hem kendi yaşadıklarından hem de ailesinden dinlediği hikayelerden yola çıkarak dört kitap kaleme alan Filizkan, büyüklerinden duyduğu masalları "Rumeli’den Türk Masalları", aile bireylerinin yaşanmış dramatik olaylarını "Hüzünlü Hikayeler", insanların vefasını karşılıksız gözeten evcil hayvanların gerçek öykülerini ise "Yaşanmış Hayvan Hikayeleri" adlı kitaplarda topladı. Ayrıca doğayı koruma ve çevre bilincini çocuklara aşılamak amacıyla 1., 2. ve 3. sınıf öğrencileri için hazırladığı "Başka Gezegenlerdeki Yaşam" adlı masalını da kitaplaştırdı. Filizkan, çevre ve doğa sevgisi ile hayvanlara karşı duyarlılığı önceleyen bu dört kitabını Öğretmenler Günü haftasında okuyuculara sunmanın heyecanını yaşadığını söyledi. 27-30 Kasım 2025 tarihleri arasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Alanı’nda yerel yazarlar buluşması kapsamında okurları için imza verecek. Gerçek yaşamdan derlediği hikayeleri geleceğe aktarmayı amaçladığını belirten Sadberk Filizkan, çevre duyarlılığının önemini vurgulayarak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Çevremizi korumak aklın yoludur’ sözünden ilham aldım. Bugün dünyamızı tehdit eden en büyük sorunlardan biri doğanın kirletilmesidir. Çevremizi bizden sonraki nesillere tertemiz bırakmak birinci görevimiz olmalı. Sokaklarda, kaldırımlarda gördüğüm çöpler beni her zaman üzmüştür. Çevre hepimizin ortak yaşam alanı; onu kirletmemek, temiz tutmak ve bize en çok vefa gösteren evcil hayvanları incitmeden sevmek her bireyin asli görevidir." dedi. Öğrencilerine, çocuklarına ve torunlarına her zaman çevre bilincini aşıladığını dile getiren Filizkan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Atasözümüz der ki; herkes kapısının önünü süpürürse sokaklar temiz olur. Ben de hazırladığım bu kitapların özellikle ilkokul öğrencilerine yararlı olacağına inanıyorum."
Niğde’de kadına karşı şiddetle mücadele için ’çok boyutlu yaklaşım’ paneli
25 Kasım 2025 Salı - 13:40 Niğde’de kadına karşı şiddetle mücadele için ’çok boyutlu yaklaşım’ paneli Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nce 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlenen ’Kadına Karşı Şiddetle Mücadelede Çok Boyutlu Yaklaşımlar Paneli’ yoğun katılımla gerçekleştirildi. Program öncesinde kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla ilgili kurumlar tarafından bilgilendirici stantlar kuruldu. Stantlarda şiddetin tanımları, başvuru mekanizmaları, hukuki süreçler, hizmetler ve sosyal destek hatlarının işleyişi hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nurettin Kesler, 25 Kasım’ın yalnızca bir farkındalık günü değil, insanlığın eşitlik ve toplumsal dayanışma açısından son derece önemli bir gün olduğunu vurguladı. Kesler, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadına yönelik şiddetle mücadeleyi bir insan hakları mücadelesi olarak ele aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Şiddetin önlenmesi, masumun korunması ve farkındalığın artırılması yönünde ülke genelinde çok boyutlu çalışmalar yürütülmektedir. Kadın konuk evlerinden ŞÖNİM’lere, ALO 183 Sosyal Destek Hattı’ndan sahadaki hizmetlerimize kadar kadınların yanında olmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Niğde’de de kadınların güven içinde yaşayabildiği, saygı ve eşitliğin esas alındığı bir toplumsal yapıyı güçlendirmek amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca kadınların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğudur. Her birimiz bu mücadelenin önemli bir parçasıyız." Uzman isimler panelde konuştu Panelde kadına yönelik şiddetle mücadelenin hukuki, psikolojik ve sosyolojik boyutları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Doç. Dr. Nalan Gördeles, Dr. Öğr. Üyesi Yakup Hafızoğlu, Psikolog Münevver Seda Akdemir, Rabia Gökçe, Avukat Gamze Eryiğit Aksoy’un konuşmacı olarak katıldığı panelde, şiddetin türleri, kadınların başvuru mekanizmalarına erişimi, hukuki süreçlerin işleyişi, psikolojik destek modelleri, toplumsal farkındalığın önemi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi gibi başlıklarda katılımcılara bilgi verildi. Özellikle erken müdahale, toplumsal bilinç, doğru yönlendirme ve sürdürülebilir destek mekanizmalarının şiddet döngüsünü kırmada kritik rol oynadığı vurgulandı. Program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Bir tır dolusu mutluluk Manisa’ya geliyor
25 Kasım 2025 Salı - 13:39 Bir tır dolusu mutluluk Manisa’ya geliyor Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’nun birbirinden eğlenceli ve kültürel değeri yüksek oyunları çocuklar ve gençlerle buluşturduğu "Geleneksel Oyunlar Tırı" Manisa’ya geliyor. Geleneksel Oyunlar Tırı, 26 Kasım Çarşamba Günü 10.00-16.00 saatleri arasında Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda olacak. Tüm Manisalılar, çocuklar ve gençlerle birlikte unutulmaz bir buluşmaya davet edildi. Gittiği her şehirde çocukların, gençlerin ve geçmişin sıcak atmosferini yeniden yaşamak isteyen yetişkinlerin yoğun ilgisini gören oyun tırı, yüzyıllardır yaşatılan geleneksel oyunları tanıtmayı ve yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Ankara’dan yola çıkan tır; mas güreşi, kale oyunu, hacıyatmaz, onikitaş, mangala, aşık oyunu, halat çekme, çuval yarışı, çemberbaz ve kocaayak gibi birçok geleneksel oyunu Anadolu’nun dört bir yanında çocuklarla buluşturuyor. "Yarınımızın teminatı yavrularımızın kalplerine neşe, anne-babaların hatıralarına konuk olmaya geliyoruz" sloganıyla yüzbinlerce çocuğa ve ebeveyne ulaşan Geleneksel Oyunlar Tırı, kuşakları aynı heyecan etrafında bir araya getirecek. Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Başkanı Abdulhadi Turus, "Popüler kültüre karşı asil kültürümüzü yukarılara, geleceğe taşımak için hep birlikte mücadele edeceğiz" diyerek tüm Manisalıları bu özel şenliğe davet etti. Turus, ebeveynlerin nostaljik bir yolculuğa çıkacağı, çocukların ise unutamayacakları bir oyun şöleni yaşayacağı etkinliğin 26 Kasım’da Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirileceğini belirtti.
ADÜ’de "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" etkinliği gerçekleştirildi
25 Kasım 2025 Salı - 13:39 ADÜ’de "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" etkinliği gerçekleştirildi Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından öğretmenlik mesleğinin farklı yönlerinin ele alındığı "Öğretmenlik Yolunda: Deneyimden İlham Almak" başlıklı etkinlik, Atatürk Kongre Merkezi İsa Bey Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğin açış konuşmasını gerçekleştiren Eğitim Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Yalçın Özdemir, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün anlamına vurgu yaparak öğretmenliğin değişen dünya şartlarında önemini koruyan, toplumun geleceğine yön veren değerli bir meslek olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özdemir, teknolojik gelişmeler ve değişen eğitim ortamlarının mesleğe yeni sorumluluklar yüklediğini belirterek, öğretmenliğin özünde her zaman "insana dokunmak, ilham vermek ve yol göstermek" olduğunun altını çizdi. Atatürk’ün "Yeni nesil sizler tarafından yetiştirilecektir." sözünün bugün de yol gösterici bir ilham kaynağı olduğunu belirterek tüm öğretmenlere katkıları için teşekkür etti. Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Salan, öğretmenliğin bilgi, emek, fedakârlık ve sevgiyle şekillenen kutsal bir meslek olduğunu belirtti. Öğretmenlerin toplumun her kesimine dokunan büyük bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Prof. Dr. Salan, mesleği "sevgi mesleği" olarak gördüğünü ve öğretmenin toplumda örnek rol üstlendiğini söyledi. Prof. Dr. Kerim Gündoğdu’nun moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte, eğitim alanında farklı kademelerde görev yapan konuşmacılar mesleki birikimlerini öğrencilerle paylaştı. Etkinliğe Okul Müdürü Sevilay Ulubeli ile öğretmenler Cevat Ayna ve Hande Karadestan konuşmacı olarak katıldı. Katılımcılar, öğretmenlik deneyimlerinden örnekler sunarak mesleki gelişim, sınıf içi uygulamalar, eğitim süreçlerinde karşılaşılan güçlükler ve öğretmenlik motivasyonuna ilişkin görüşlerini aktardı. Öğretmen adaylarının sektöre hazırlanmasına katkı sağlayan etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen program, öğretmenlik mesleğinde deneyim paylaşımının önemine dikkat çekerek, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanmasına katkı sağlayan soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Tomarzalı öğrenciler ERASMUS+ programı kapsamında Avrupa’ya eğitime gönderildi
25 Kasım 2025 Salı - 13:18 Tomarzalı öğrenciler ERASMUS+ programı kapsamında Avrupa’ya eğitime gönderildi Tomarza Zekiye Canpolat Ortaokulu öğrencileri ve öğretmenleri; Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Biriminin ERASMUS+ programına akredite olarak birçok Avrupa ülkesine giderek eğitimlere katıldı. Eğitimler kapsamında, öğrenci Sultan Büyükbaş ve Fatmanur Arslantaş Romanya’da, Ecemnur Tekyıldırım Polonya’da, Öykü Ecem Demirezen Hırvatistan’da, Semra Utgan İtalya’da, Renginur Şenyürek-Zeynep Demirezen ve Zehra Hıdıroğlu Bulgaristan’da eğitim faaliyetlerini yakından izledi. Proje çerçevesinde ayrıca Öğretmen Nuray Akdoğan Yunanistan’da, Selim Demir Hırvatistan’da, Merve Meciti İtalya’da, Oğuz Selim Hıdıroğlu Litvanya’da işbaşı eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi. Gittikleri ülkelerde bir hafta süreyle kalan öğretmen ve öğrenciler; ERASMUS deneyimi sayesinde farklı kültürlerle etkileşim kurma, dil becerisini geliştirme ve küresel bir bakış açısı kazanma fırsatı kazandı, eğitimini zenginleştirdi ve farklı öğretim yöntemlerini deneyimleme olanağına sahip oldu. Öğrenciler yeni ve farklı bir ortamda yaşama, bağımsızlık kazanma ve yeni aktarılabilir beceriler edinme fırsatına ve Avrupa çapında insanlarla tanışma ve uzun vadeli ilişkiler kurma imkanına sahip oldu. ERASMUS+ programı zengin bir deneyim sunarak öğrencileri ve öğretmenleri kişisel, akademik ve profesyonel düzeyde daha donanımlı bir birey haline getirdi. Zekiye Canpolat Ortaokulu Müdürü Oğuz Selim Hıdıroğlu, şimdiye kadar 8 öğrenci ve 4 öğretmenlerini yurtdışı eğitim fırsatıyla tanıştırdıklarını belirterek, projeye akredite olmalarını sağlayan Müdür Yardımcısı Merve Meciti’ye ve Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge biriminin çalışanlarına, öğrencileri ve öğretmenleri bu imkanlarla tanıştırdıkları ve deneyimlemelerine imkan sağladıkları için teşekkür etti.
Öğrenciler kestane şekeri üretimini yerinde gözlemledi
25 Kasım 2025 Salı - 13:15 Öğrenciler kestane şekeri üretimini yerinde gözlemledi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin fabrikaları öğrencilere tanıtma projesi çerçevesinde, 2. ve 4. sınıf öğrencileri kestane şekeri üretim tesisini ziyaret etti. Nilüfer’deki kestane şekeri üretim fabrikası, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği eğitim programı kapsamında öğrencileri ağırladı. Ziyarette, çocuklar kestanenin şekere dönüşüm sürecini yerinde inceleme fırsatı buldu. Program, öğrencilerin Bursa’nın üretim gücünü, yerel değerlerini ve geleneksel lezzetlerini yerinde tanımalarını amaçlayan kapsamlı bir gezi olarak planlandı. Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazara, Cardelion markasıyla ise dış pazara ürün sunan İlka Şekerleme’nin Nilüfer’deki modern üretim tesislerinin kapısını öğrencilere açmanın son derece önemli olduğunu belirten İlka Şekerleme Ar-Ge Müdürü Ebru Aygün, "Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kente özgü üretim tesislerini öğrencilere tanıtma çabasının son derece değerli. Kestane şekerinin Bursa’nın kültürel kimliğinde yalnızca bir lezzet değil aynı zamanda bir üretim kültürüdür. Çocukların bu üretim sürecini yerinde gözlemlemesi hem bilimsel meraklarını besliyor hem de kentin değerlerini tanımalarına katkı sağlıyor" dedi. Aygün ayrıca, fabrikanın kapılarını öğrencilere açarak hem üretim teknolojilerini hem de kestanenin şekere dönüşüm hikâyesini paylaşmanın şirket için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu dile getirdi. Program, "Kültürden Lezzete Uzanan Yolculuk" adlı kısa film gösterimiyle başladı. Öğrenciler, kestanenin kültürel değerinden modern üretim tekniklerine uzanan serüvenini görsel olarak izledi. Film gösteriminin ardından düzenlenen "Kestane Yaşam Haritası" etkinliğinde çocuklar, kestanenin ağaçtan toplandıktan sonra sofraya gelene kadar geçirdiği biyolojik döngüyü yakından tanıdı. Gezinin bilimsel ayağında, öğrenciler şeker oranı ölçümü yaparak gıdaların analiz edilmesi hakkında pratik bilgiler edindi. Ardından düzenlenen "Kestane Hamurundan Sanat Atölyesi" ile öğrenciler, kendi kestane figürlerini tasarlayarak hem eğlendi hem de üretimin farklı boyutlarını farklı biçimde deneyimledi. Fabrika gezisi sırasında öğrenciler, Kardelen markasıyla üretilen kestane şekerinin hangi aşamalardan geçtiğini, kullanılan teknolojileri ve geleneksel yöntemlerin modern üretim hatlarıyla nasıl birleştirildiğini gözlemledi. Ebru Aygün, öğrencilerin bu süreçten büyük keyif aldığını belirterek sözlerine şunları ekledi: "Kestanenin işlenmesi, soyulması, şuruplanması ve paketlenmesine kadar tüm aşamaları çocuklara uygulamalı olarak gösterdik. Onların merakla soru sorması, üretim hatlarını ilgiyle takip etmesi bizim için en büyük mutluluk oldu."
Mahalle mahalle engelsiz eğitim
25 Kasım 2025 Salı - 13:12 Mahalle mahalle engelsiz eğitim İstanbul Çocukları Vakfı’nın başlattığı "Engelsiz Çocuklar, Mutlu Sınıflar" projesi çerçevesinde İstanbul genelinde planlanan 100 özel eğitim sınıflarından biri, Eyüpsultan’daki Dede Korkut Ortaokulu’nda hizmete açıldı. Okulda daha önce bulunan sınıf tamamen yenilenerek özel eğitim ihtiyacına uygun hale getirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, "Fırsat ve imkân verildiğinde çocuklarımız öğrenebiliyor, yetenekleri gelişiyor, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyorlar. İstanbul’da da özel eğitim öğrencilerinin eğitim aldığı müstakil okullarımız var. Anne babaların en büyük isteği, çocuklarının kendi ayakları üzerinde durması" dedi. İstanbul Çocukları Vakfı’nca yürütülen "Engelsiz Sınıflar Mutlu Çocuklar" projesi çerçevesinde Eyüpsultan’daki Dede Korkut Ortaokulu’nda var olan özel eğitim sınıfı tamamen yenilenerek hizmete açıldı. Sınıf için düzenlenen açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül’ün yanı sıra İstanbul İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Engin Boyraz, Eyüpsultan İlçe Millî Eğitim Müdürü Zeliha Yıldız ve öğrencilerin velileri katıldı. "Mahalle ölçeğinde özel eğitim daha faydalı" Açılış sonrası soruları yanıtlayan Vali Gül, özel eğitim sınıflarının mahalle okullarında yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi İstanbul’da da özel eğitim öğrencilerinin eğitim aldığı müstakil okullarımız var. Ancak öğrenci sayımızın fazlalığı ve mahalle ölçeğinde eğitimin daha faydalı olacağı düşünüldüğü için uygun dersliklerde dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Amacımız, annelerimizin çocuklarını en yakın okula göndererek eğitim imkanına erişmelerini sağlamak" dedi. "Hayırsever desteğiyle sınıflar yenileniyor" Gül, İstanbul Çocukları Vakfı ve hayırsever katkılarıyla sınıfların yenilendiğini belirterek, "Bir sınıfı gördüğünüz gibi düzenledik, yanındaki iki sınıfı da dönüştüreceğiz. Böylece mahalledeki özel eğitim ihtiyacını karşılamış olacağız" diye konuştu. Veliler dinlendi, ihtiyaçlar not edildi Vali Gül, velilerin taleplerinin de değerlendirildiğini vurgulayarak, "Velilerimizi dinledik, ilave ihtiyaçlar varsa onları da not ettik. Hem Valiliğimiz hem İstanbul Çocukları Vakfı olarak yavrularımıza en iyi hizmeti sunacağız" ifadelerini kullandı. "Fırsat verildiğinde çocuklarımız başarabiliyor" Özel eğitim öğrencilerinin gelişim potansiyeline dikkat çeken Gül, "Fırsat ve imkân verildiğinde çocuklarımız öğrenebiliyor, yetenekleri gelişiyor, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale geliyorlar. Anne babaların en büyük isteği, çocuklarının kendi ayakları üzerinde durması. Bunu öğretmenlerimizin gayretiyle başarmaya çalışıyoruz" dedi. "İhtiyaç olan her yerde özel eğitim sınıfı açacağız" Gül, projenin tüm İstanbul’da ihtiyaç duyulan mahallelerde sürdürüleceğini belirterek, özel eğitimde erişilebilirliği artırmayı hedeflediklerini söyledi.
KMÜ ile TDK arasında iş birliği protokolü imzalandı
25 Kasım 2025 Salı - 12:53 KMÜ ile TDK arasında iş birliği protokolü imzalandı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) ile Türk Dil Kurumu (TDK) arasında Türk dünyasının dil, edebiyat ve kültür unsurlarına yönelik ortak çalışmalar yürütülmesini amaçlayan iş birliği protokolü imzalandı. İş birliği protokolü, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı ve TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi. TDK Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Şahin ile KMÜ Rektör Yardımcısı ve TDK Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İdris Nebi Uysal da imza töreninde hazır bulundu. Protokol ile KMÜ ve TDK arasında, Türk dünyasıyla ilgili ulusal ve uluslararası ölçekte, asli kaynaklara dayalı dil, edebiyat ve kültür çalışmaları yürütülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, iki kurumun da misyon ve stratejik hedeflerine katkı sunacak şekilde ortak akademik faaliyetler, bilimsel projeler ve kültürel etkinlikler planlanacak. Protokol çerçevesinde, özellikle Türk dilinin farklı kollarının daha iyi anlaşılmasına yönelik karşılaştırmalı dil çalışmaları yapılması öngörülüyor. KMÜ ve TDK’nın sahip olduğu yetkin insan kaynağı ve bilimsel birikim kullanılarak, Türk dünyası lehçeleri ve yazı dilleri üzerine disiplinler arası nitelikte ortak araştırmalar yürütülecek. Ayrıca, Türk dünyasına yönelik söyleşi, panel, konferans, seminer ve çalıştay gibi etkinlikler düzenlenerek akademik etkileşimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Protokol kapsamında taraflar; ortak program ve projelerde insan kaynağı, teknik destek ve kurumsal imkân paylaşımı, yayın desteği ve yayın değişimi, ulusal ve uluslararası projelerde eğitimci, katılımcı ve materyal desteği gibi alanlarda da iş birliği yapacak. Bu çerçevede, Türk dili Türk dünyası odaklı çalışmaların daha güçlü, sistematik ve sürdürülebilir bir zemine taşınması amaçlanıyor.