EĞİTİM
Mardin’de AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi 05 Mart 2026 Perşembe - 22:23:12 Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen "Akreditasyon ve Destek AFAD Gönüllüleri Sertifika Teslim Töreni’nde" eğitimlerini tamamlayan 125 kişiye sertifikaları verildi. Mardin Büyükşehir Belediyesine bağlı Sanat Akademisi’nde düzenlenen törene Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kemalettin Sakin, AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve AFAD gönüllüleri katıldı. Programda konuşan AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, akredite ekipler ve destek AFAD gönüllülerinin toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretmek için önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, gönüllülerin sosyal medyada paylaşım yapmak yerine sahada görev alarak vicdanlarını eyleme dönüştürdüklerini söyledi. Akreditasyon ve gönüllülük sistemlerinin Türkiye Afet Yönetim Sistemi’nin önemli parçaları olduğunu ifade eden Buçan, bu sistemler sayesinde eğitimlerini tamamlayan ve yeterliliklerini sağlayan vatandaşların afet yönetiminde görev alma imkanı bulduğunu dile getirdi. Gönüllülerin son yıllarda deprem, sel ve salgın gibi afetlerde aktif görev aldığını kaydeden Buçan, "Kahramanmaraş merkezli depremlerde 39 bin 12 gönüllümüz sahada görev aldı. Arama-kurtarmadan beslenmeye, sosyal yardımdan çadır kurulumuna, teknik hizmetlerden büro işlerine kadar birçok alanda büyük gayret gösterdiler. Hem farkındalık ve bilinci artıran hem de profesyonel ekiplere yardımcı ekipler yetiştiren AFAD Gönüllülük Sistemi’ne bugüne kadar 1 milyon 636 bin vatandaşımız başvuru yapmıştır. Bunlardan 365 bin vatandaşımız online eğitimlerini tamamlayarak Temel AFAD Gönüllüsü olmuştur. Birebir eğitim alan Destek AFAD Gönüllüsü sayımız ise 81 binin üzerine çıkarılmıştır. Son üç yıl içinde toplam 44 bin 336 AFAD gönüllüsü sahada görev yapmıştır" dedi. Konuşmaların ardından Vali Akkoyun tarafından ulusal seviyede akredite olan ekipler ile destek AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:34 Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:13 YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.
Kadınlara su tasarrufu eğitimi verildi
24 Şubat 2026 Salı - 10:38 Kadınlara su tasarrufu eğitimi verildi Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında hazırlanan "Her Damla İçin Kadın Gücü" projesi çerçevesinde kadınlara su tasarrufu ve su verimliliği konularında bilgilendirme yapıldı. İnönü Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülçin Nacar’ın akademik danışmanlığında ve Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Hasan Özhan Gedik’in yürütücülüğünde gerçekleştirilen proje, Yeşilyurt Kent Konseyi’nde başladı. Eğitim öncesi konuşan Yeşilyurt Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kibar Aslan, toplumdaki değişimin aileden başladığını söyledi. Projenin önemli olduğunu belirten Aslan, "Kadınların üretimde, danışmada ve yaşamın her alanında daha güçlü olması için bu proje anlamlı bir adımdır" dedi. Projenin Yürütücüsü Hasan Özhan Gedik, Türkiye’nin yaşadığı su kıtlığına dikkat çekti. Projenin hedeflerinden bahseden Gedik, "Ailede en önemli mihenk taşlarımızdan birisi anneler olduğu için ilk olarak sizlerle başlamak istedik. Bir musluğu kapatmanın veya bir makinenin programını değiştirmenin hayatımızda ne kadar değerli olabileceğini anlatmayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. Projenin Akademik Danışmanı Doç. Dr. Gülçin Nacar ise üniversite öğrencilerinin böyle anlamlı bir projeyi hayata geçirmesinin heyecan verici olduğunu belirtti. Su tasarrufu konusunda tavsiyelerde bulunan Nacar, "Bir kadın bir yere dokunduğunda bir çok şeyi gerçekleştirebilir. Su yönetiminin anahtarı kadınların elindedir geleceğimiz olan çocuklarımız için, Dünya için suyu tasarruf etmek zorundayız. Biz bugün belki yaşayacağız ve su kıtlığı yaşamadan atlatıp yaşamamızı sürdürüp bitireceğiz. Ama gelecekteki nesiller büyük bir su kıtlığıyla baş başa kalacaklar" dedi. Nacar, mutfaktan banyoya kadar ev içindeki su kullanım alışkanlıklarının nasıl iyileştirilebileceğinin detaylarını paylaştı. Eğitimin kapsamında katılımcılara, evdeki su tüketim alışkanlıklarını 30 gün boyunca kayıt altına alacakları "Su Günlükleri" dağıtıldı. Katılımcılardan, fatura bilgilerini not etmeleri ve günlük kullanım detaylarını bu defterlere işlemeleri istendi. 3 haftalık sürecin sonunda yapılacak değerlendirme atölyesi ile su kullanımındaki değişimler incelenecek ve programa düzenli katılan kadınlara "Su Gönüllüsü ve "Su Elçisi" sertifikası takdim edilecek.
TÜBA-TESEP Ödüllü Prof. Dr. Orhan Yazıcı’ya plaket takdim edildi
24 Şubat 2026 Salı - 10:38 TÜBA-TESEP Ödüllü Prof. Dr. Orhan Yazıcı’ya plaket takdim edildi 2025 yılı TÜBA-TESEP Ödülü’ne layık görülen İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Yazıcı’ya, Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat tarafından plaket takdiminde bulunuldu. Senato Salonu’nda plaket takdimi öncesi konuşan Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversitenin adını ulusal düzeyde duyurarak kurumu onurlandıran Prof. Dr. Orhan Yazıcı’ya teşekkür etti. Son dönemde akademisyenlerin başta TÜSEB ve karaciğer nakli alanı olmak üzere art arda aldığı ödüllerin tesadüf olmadığını belirten Akpolat, bu başarıların üniversite adına gurur verici olduğunu söyledi. Akpolat, Yazıcı’ya başarılar diledi ve plaketini verdi. Plaket almaktan onur duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Orhan Yazıcı ise ödül aldığı eserinde Afganistan’ın tarihsel derinliğini akademik bir disiplin çerçevesinde ortaya koymayı amaçladığını belirtti. Çalışmasının yalnızca bireysel bir çabanın ürünü olmadığını dile getiren Yazıcı, üniversitenin sağladığı imkânlar ve kurumsal desteğin önemli olduğunu da sözlerine ekledi. Prof. Dr. Orhan Yazıcı, kendisine ödül kazandıran "Kuruluşundan Bağımsızlığa Afganistan Tarihi " adlı eseri, Rektör Akpolat’a hediye etti. "Kuruluşundan Bağımsızlığa Afganistan Tarihi " eseriyle 2025 yılı TÜBA-TESEP (Bilimsel Telif Eser) Ödülü’ne layık görülen Yazıcı’ya, 23 Aralık 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ödülü takdim edilmişti.
Üniversite öğrencilerine siber güvenlik ve IBAN uyarısı yapıldı
24 Şubat 2026 Salı - 10:36 Üniversite öğrencilerine siber güvenlik ve IBAN uyarısı yapıldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve güvenli dijital yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda üniversite yerleşkelerinde öğrencilere yönelik kapsamlı siber güvenlik eğitimleri düzenlendi. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitimlere Cumhuriyet savcıları ve hakimlerin yanı sıra Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ile Niğde İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde görev yapan Siber Suçlarla Mücadele birimleri ve Toplum Destekli Polis ekipleri katıldı. Gerçekleştirilen programlarda son yıllarda artış gösteren siber dolandırıcılık yöntemleri, dijital güvenlik, kişisel verilerin korunması ve özellikle gençleri hedef alan IBAN kiralama suçunun hukuki, ekonomik ve toplumsal boyutları ele alındı. Alanında uzman kamu görevlileri tarafından verilen eğitimlerde yüzlerce öğrenciye, internet ortamında karşılaşılabilecek riskler ve bu risklere karşı alınabilecek önlemler detaylı şekilde anlatıldı. IBAN kiralama suçunun hukuki sonuçları anlatıldı Eğitimlerde; sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık girişimleri, sahte yatırım ve bahis tuzakları, mobil uygulama üzerinden yapılan veri hırsızlıkları ve banka hesaplarının yasa dışı amaçlarla kullandırılması gibi konular örnek vakalar üzerinden işlendi. Özellikle son dönemde gençler arasında yaygınlaşan IBAN kiralama yönteminin, yalnızca maddi kayıplara yol açmadığı; aynı zamanda ciddi cezai yaptırımlar doğurabilen bir suç olduğu vurgulandı. Gençlere "Kolay Kazanç" tuzağı uyarısı Yapılan açıklamada öğrencilerin "kolay kazanç" vaadiyle hesap bilgilerini paylaşmalarının suç örgütleri tarafından kara para aklama ve dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığını belirterek, bu tür tekliflerin hukuki sonuçlarına dikkat çekti. Program kapsamında öğrencilere; şüpheli durumlarla karşılaştıklarında başvurabilecekleri resmi kurumlar, kişisel verilerin korunmasına yönelik temel güvenlik adımları ve güvenli dijital davranış alışkanlıkları hakkında da bilgi verildi. Ayrıca güçlü şifre kullanımı, iki aşamalı doğrulama sistemleri, bilinmeyen bağlantılara tıklamama ve kişisel bilgilerin paylaşımında dikkatli olunması gibi temel siber güvenlik önlemleri üzerinde duruldu.
Kütahya’da eTwinning başarı ödül töreni düzenlendi
24 Şubat 2026 Salı - 10:32 Kütahya’da eTwinning başarı ödül töreni düzenlendi Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen eTwinning projeleri kapsamında başarı gösteren okul, öğretmen ve öğrenciler için ödül ve sertifika takdim programı gerçekleştirildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Beylerbeyi Salonu’nda yoğun katılımla düzenlenen program, Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği müzik sunumuyla başladı. Sanat dolu açılış, katılımcılardan büyük beğeni topladı. Programda; eTwinning projelerinde üstün başarı gösteren okul, öğretmen ve öğrencilerin çalışmalarını görünür kılmak, iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmak ve proje kültürünü güçlendirmek amacıyla bir araya gelindi. Etkinlik süresince eğitimde dijitalleşme, yenilikçi öğrenme ortamları ve uluslararası iş birliklerinin önemi vurgulandı. Açılış konuşmalarında, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların eğitimde teknoloji entegrasyonu ve yenilikçi öğrenme yaklaşımlarına önemli katkılar sunduğu ifade edildi. eTwinning faaliyetlerinin 2009 yılından bu yana Türkiye’de kesintisiz sürdürüldüğü ve her yıl daha geniş kitlelere ulaştığı belirtildi. Programda konuşan Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, eTwinning çalışmalarının yalnızca proje üretmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda eğitim kalitesini, kültürel mirası ve milli değerleri uluslararası platformlarda temsil etme fırsatı sunduğunu dile getirdi. Dijital platformlar aracılığıyla farklı ülkelerden öğrenci ve öğretmenlerle aynı öğrenme ortamında buluşulabildiğini belirten Müdür Yılmaz, bu etkileşimin eğitimde kaliteyi artıran önemli bir güç olduğunu vurguladı. Öğretmenlerin özverili çalışmalarının eğitim sisteminin en güçlü unsuru olduğunu ifade eden Yılmaz, elde edilen başarıların artarak devam edeceğine inandığını belirterek, motivasyon ve kararlılıkla çok daha büyük başarılara imza atılabileceğini söyledi. Program sonunda kalite etiketi almaya hak kazanan okullar alfabetik sırayla sahneye davet edilerek sertifika ve belgeleri takdim edildi.
Denizli kız yurtlarında modern kafeterya konsepti
24 Şubat 2026 Salı - 10:27 Denizli kız yurtlarında modern kafeterya konsepti Gençlik ve Spor Bakanlığı Denizli Kız Yurtlarında kalan öğrencilerin talepleri doğrultusunda, yeni nesil anlayışla tasarlanan kafeterya hizmete girdi. 545 m2 alana sahip, modern tasarım detaylarıyla dikkat çeken kafeteryada öğrenciler serbest zamanlarında ders çalışabiliyor, arkadaşlarıyla keyifli vakit geçirebiliyor. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren kız öğrenci yurtlarında önemli bir dönüşüm projesi hayata geçirildi. Öğrencilerin talepleri doğrultusunda yurtların sosyal tesisinde bulunan kantin alanı, kapsamlı bir yenileme çalışmasıyla modern ve lüks bir kafeteryaya dönüştürüldü. Duvar renklerinden mobilyalara kadar öğrenciler karar verdi Yaklaşık iki ay kadar önce yurtta kalan öğrencilerin talebiyle hem sosyalleşme hem de ders çalışılabilecek çok yönlü bir yaşam alanı için harekete geçildi. Sosyal Tesisler 1. Katında yer alan 545 m2 metrekarelik alan öğrencilerin belirlediği konseptte müstecir tarafından tamamen yenilenirken duvar renklerinden mobilyalara, aydınlatmalardan masa düzenine her bir ayrıntıya öğrenciler karar verdi. Öğrencilerin keyifle vakit geçirebildiği ve rahatlıkla ders çalışabildiği nitelikli bir sosyal ortama dönüşen kafeterya, geçtiğimiz günlerde hizmete girdi. Konfor ve estetiği bir araya getiren yeni nesil mobilyalar, çalışma masaları, dinlenme alanları ve oturma grupları mekânda dikkat çekiyor. Öğrencilerden yeni kafeteryaya tam not Kafeterya alanındaki uygulamadan memnun olduklarını ifade eden öğrenciler, çalışma motivasyonlarının arttığını, yurt yaşamının daha konforlu hale geldiğini söyledi. "Artık ders aralarında ya da akşam saatlerinde dışarı çıkma ihtiyacı duymadan nezih bir ortamda arkadaşlarımızla vakit geçirebiliyoruz" sözleriyle memnuniyetlerini dile getirdiler. Erdoğan "Öğrencilerimiz için önemli bir kazanım oldu" Modern kafeterya konseptinin gençlerin hem dinlenebileceği, hem ders çalışabileceği, hem de sosyalleşebileceği bir ortam sunduğunu söyleyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, yenilenen sosyal alanın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi. Yurtlarda gençlerin kendilerini güvenli ve konforlu hissettikleri yaşam alanlarının öncelikleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, öğrencilerin görüş ve önerilerinin kıymetli olduğunu dile getirdi.
Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:27 Uzmanlardan öğrencilere gün içerisinde Power nap önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu.
Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi
24 Şubat 2026 Salı - 10:25 Uzmanlardan öğrencilere uyku önerisi Uzmanlar, Ramazan ayında özellikle sınav öğrencileri başta olmak üzere öğrencilerin uyku düzenine dikkat etmesi gerektiğini ve gün içerisinde kısa süreli şekerlemelerin faydalı olduğunu belirtiyor. Ramazan ayının başlaması ile öğrencilerin bir çoğu önceki aylardaki uyku düzenlerini değiştiriyor. Uykunun, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araç olduğunu belirten uzmanlar, öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. "Gün içerisinde kısa şekerlemeler yapmaları gerekiyor" Ramazan ayında uyku düzeninin çok önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, "Uyku düzenini iyi planlayan öğrencilerin sınav başarılarının daha yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bir ay süresince uyku, beslenme düzeni değişen öğrencilerin bir ay sonrasında da yaşamları farklı olacağı için sınav pozisyonlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle sahurdan sonra ders çalışma alışkanlığı olmamalı ve gün içerisinde Power nap dediğimiz eskiden kısa şekerlemeler adını verdiğimiz bu şekerlemeleri yapmaları gerekiyor. Öğrencilerin ve aslında bütün yetişkinlerin hem öğrenmenin kalıcı olması için hem de dinlenme için Power nap’ın yapılmasında fayda vardır. Ramazan ayının girmesi ile beraber öğrencilerde fiziksel ve zihinsel dalgalanmalar olabilir" dedi. "Sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" Öğrencilerin Ramazan boyunca su tüketimine dikkat etmesi gerektiğine değinen Özcan Aladağ, "Öğrencinin gün içinde enerji seviyeleri farklı olacaktır. Bu da Ramazan ayında normal bir durumdur. Tabii hem YKS öğrencileri hem de LGS öğrencileri sınava hazırlık süresince bu dönemi iyi değerlendirmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler özellikle uyku ve beslenme alışkanlıklarını Ramazan nedeniyle bozabilmekte. Bu da sınav başarısını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Sınav performansı beslenme ile doğrudan ilişkilidir. Öğrenciler hem iftarda hem de sahurda hem bedenlerine uygun hem de gün içinde kendilerini aç bırakmayacak, dikkatlerini dağıtmayacak beslenme rejimiyle yürümeleri gerekmektedir. Öğrenme için ve bellek için hidrasyon dediğimiz su dengesinin olması gerekiyor. Öğrencilerin hem iftarda hem de sahurda ihtiyaçları kadar su tüketmeleri gerekiyor" şeklinde konuştu. "Öğrencilerin iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor" Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerektiğini anlatan Aladağ, "Uyku, öğrenmenin ve kalıcı belleğe yerleşmek için çok önemli bir araçtır. Öğrencilerin bu dönemde uykuya dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı öğrenciler iftar ve sahur arasında ders çalışma programlarını güzel bir şekilde planlamaktadır. Ancak bazı öğrenciler özellikle sahurdan sonra uyumamayı tercih edip, bu süreçte ders çalışma planı yapabiliyor. Ama ertesi gün okul olan öğrenciler için bu oldukça büyük bir problemdir. Öğrencilerin okuldaki verimlerini ve çalışma şekillerini düşürmektedir. Bu nedenle öğrencilerin özellikle iftardan sonra çalışma periyotlarını planlamaları gerekiyor ve sahurdan sonrasına çok iş bırakmadan bu çalışma planlarını öğretmenleriyle görüşerek yapmalarında fayda vardır. Öğrencilerin gün içinde teknoloji bağımlısı olmamaları da gerekiyor. Mutlaka ders çalışırken, konu öğrenirken, soru çözerken online sitelerden ve soru çözümlerinden faydalanıyorlar ama öğrencilerin Ramazan ayı boyunca teknolojiden uzak durmaları gerekiyor. Teknolojiyi akıllı bir şekilde kullanırlarsa onların başarısı için artı bir değer katacaktır" diye konuştu. (İY-FM-