EĞİTİM
OMÜ’de akademisyenlere ’Kapsayıcılık Eğitimi’ 01 Nisan 2026 Çarşamba - 20:38:05 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Personel Daire Başkanlığı ve Engelli Öğrenci Birimi tarafından, akademisyenlere yönelik "Yükseköğretimde Kapsayıcılık: Eğiticilerin Eğitimi" konulu hizmet içi eğitim programı düzenlendi. İki gün süren eğitim, kapsayıcı eğitim yaklaşımının yükseköğretim ortamlarında uygulanmasına ilişkin bilgi ve farkındalık oluşturmayı amaçladı. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi (AKM) Pembe Salon’da gerçekleşen eğitim programı Engelli Öğrenci Birimi Akademik Koordinatörü Doç. Dr. Meryem Vural Batık’ın açılış konuşması ile başladı. Engelli Öğrenci Birimi çalışma grubunda yer alan Koordinatör Dr. Öğr. Üyesi Uygar Bayrakdar, Arş. Gör. Dr. Osman Çolaklıoğlu, Arş. Gör. Dr. Ayşenur Çelik Şahin, Arş. Gör. Dr. Zeycan Özdan ve Öğr. Gör. Emrah Altun tarafından eğitim gerçekleştirildi. Engelli Öğrenci Birimi Yönetim Kurulu Başkanı ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, konuşmasında kapsayıcı eğitimin önemine dikkat çekerek, "Üniversitemizin bugün 51. kuruluş yıl dönümü. 51. yılımızda hala bazı eksiklerimizi geçmişte düşünemediğimiz için bugün kapatmaya çalışıyoruz. Engelli bireylerin de bu süreçlere katılımı bizim için önemli. Bu süreci birlikte yürütelim. Gelecek yıl alınacak bayrak ve nişanlar üniversitemiz adına gurur verici olacaktır. Üniversitemiz için bir tuğla koymak böyle oluyor. Emeklerinizden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah süreci tamamlayıp sonuçlarını birlikte kutlarız" dedi. Çeşitli sunumlar düzenlendi Eğitimin ilk oturumunda Dr. Öğr. Üyesi Uygar Bayrakdar’ın moderatörlüğünde "Yükseköğretimde Hak Temelli Yaklaşımlar" çerçevesinde üniversitemiz engelli öğrenci temsilcileri ile söyleşi gerçekleştirilmiş ve engelli öğrencilerin kampüs içi deneyimleri ele alındı. Eğitim kapsamında ayrıca Arş. Gör. Dr. Ayşenur Çelik Şahin "Yükseköğretimde Erişilebilirlik ve Evrensel Tasarım"; Arş. Gör. Dr. Osman Çolaklıoğlu "Yükseköğretimde Öğretimsel Uyarlamalar"; Öğr. Gör. Emrah Altun "Yükseköğretimde Teknolojik Uyarlamalar" konularında uygulamalı ve teorik bilgiler sundu. İki gün süren programın son oturumunda, YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri başvuru süreci hakkında Dr. Öğr. Üyesi Uygar Bayraktar ve Arş. Gör. Dr. Osman Çolaklıoğlu tarafından akademik birimlerde görevli akademik ve idari personellere bilgi verildi. Eğitim; akademisyenlerin kapsayıcı eğitim yaklaşımlarına ilişkin bilgi, tutum ve farkındalıklarını artırmayı, evrensel tasarım ilkeleri doğrultusunda öğretim süreçlerini yapılandırma yeterliklerini geliştirmeyi hedefledi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:09 Edirne’de buzağı kayıplarını azaltma ve verimlilik eğitimi Edirne’de hayvancılıkta verimliliğin artırılması ve buzağı ölümlerinin azaltılması amacıyla düzenlenen eğitim programında, savaş ve küresel krizlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde hayvancılık sektörüne katkı sunulması amacıyla gerçekleştirilen programda ’yeni doğan buzağı ölümlerinin azaltılması ve döl veriminin artırılması’ konuları ele alındı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, her buzağının ülke ekonomisi açısından değer taşıdığını belirterek, buzağı kayıplarının azaltılmasının sürdürülebilir hayvansal üretimin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Köse, üreticilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim çalışmalarının devam edeceğini kaydetti. Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı ise günümüzde tarım ve hayvancılığın yalnızca üretim faaliyeti değil, aynı zamanda stratejik bir alan haline geldiğini belirterek savaş, kuraklık ve ekonomik dalgalanmaların üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Subaşı, küresel gelişmelerin girdi fiyatlarında öngörülemeyen artışlara yol açtığını belirterek, üreticilerin hem iç hem de dış riskleri hesaplayarak hareket etmesinin önemine vurgu yaptı. Subaşı ayrıca, buzağı ölümlerinin azaltılmasının da üreticinin bir yıllık emeğinin korunması anlamına geldiğini dile getirdi. Eğitimde Dr. Öğr. Üyesi Şebnem Engin Canikli tarafından doğum öncesi bakım, doğum sürecinin doğru yönetimi ve doğum sonrası buzağı sağlığını korumaya yönelik bilimsel yöntemler aktarıldı. Sağlıklı bir buzağı için dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Canikli, gebeliğin son sürecinde annenin de doğru beslenmesi ve bu sürecin hijyen kurallarını uygun bir şekilde geçirilmesi gerektiğine değindi. Yetiştiricilere yönelik düzenlenen eğitimde, sağlıklı buzağı yetiştirmenin gebelik döneminden itibaren planlı bakım ve doğru besleme ile mümkün olduğu vurgulandı. Eğitimlerle buzağı kayıplarının önlenmesi, verimli üretim için doğru bakım yöntemleri ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin artırılması hedefleniyor. Eğitimin ikinci etabı 2 Nisan Perşembe günü Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.
İzmir’den İspanya’ya uzanan ‘eğitim’ köprüsü
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:30 İzmir’den İspanya’ya uzanan ‘eğitim’ köprüsü İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), uluslararası alandaki iş birliklerine bir yenisini daha ekleyerek İspanya merkezli Cervantes Enstitüsü ile protokol imzaladı. Öğrencilere yeni eğitim fırsatlarının sunulması, iki ülkenin kültürünü yansıtacak ortak sanatsal ve akademik etkinliklerin düzenlenmesi hedefiyle yapılan anlaşmaya, İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ve İstanbul Cervantes Enstitüsü Müdürü Fernando Martinez Vara de Rey imza attı. Protokol kapsamında, akademisyenlerin ve öğrencilerin kişisel gelişimlerini hızlandırmak amacıyla stratejik çalışmalar yapılarak yol haritası belirlenecek. İspanya’daki üniversitelerle iş birliği ve diyaloğun artırılması için girişimlerde bulunulacak. İspanyolca dil sınavlarında (DELE) alınacak sertifikaları artırmaya yönelik ortak çalışmalar gerçekleştirilecek. Bilimin yanı sıra kültürel anlamda da karşılıklı olarak sergi, panel ve söyleşi gibi etkinlikler düzenlenerek Türk ve İspanyol kültürünün daha geniş kesimlere ulaşması hedeflenecek. İmza törenine geniş katılım İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen protokol imza törenine; İspanya Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İEÜ Mütevelli Heyet Üyesi Emre Kızılgüneşler, İspanya Ankara Büyükelçiliği Eğitim Programları Direktörü D. Gilberto Terente Fernndez, İspanya İzmir Fahri Konsolosu Muharrem Hilmi Kayhan, İEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Uluslararası İlişkiler Ofisi Müdürü Hülya İncekara, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdür Yardımcı Özge Coşkun Aysal, Uluslararası İlişkiler Temsilcisi Mehmet Şenbağcı, İspanyol Dili Koordinatörü Dilek Amet ve İspanyolca öğretim görevlileri de katıldı. "Akademik üretim artacak" Törende konuşan İEÜ Rektörü Prof. Dr. Abacıoğlu, üniversite olarak öğrencileri ve akademisyenleri küresel dünyanın dinamiklerine en iyi şekilde hazırlamak için çalıştıklarını söyleyerek, "Dünyaca saygın kültür ve dil kurumlarından biri olan Cervantes Enstitüsü ile imzaladığımız iş birliği protokolü, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonu açısından son derece değerli ve stratejik bir adım. Bu protokol sayesinde öğrencilerimize sadece yeni bir yabancı dil öğrenme fırsatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda farklı kültürleri tanıma, uluslararası akademik ve kültürel ağlara dahil olma imkânı da sağlıyoruz. Akademisyenlerimiz açısından da bu iş birliği, İspanya’daki üniversiteler ve akademik çevrelerle daha güçlü ilişkiler kurma, ortak projeler geliştirme açısından önemli fırsatlar sunacak" diye konuştu. "Çok kültürlü bakış açısı kazanacaklar" Prof. Dr. Abacıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üniversiteler, aynı zamanda kültürler arasında köprü kuran kurumlardır. Cervantes Enstitüsü ile birlikte hayata geçireceğimiz sergi, panel ve söyleşi gibi kültürel etkinlikler sayesinde öğrencilerimizin çok kültürlü bir bakış açısı kazanmasına katkıda bulunacağız. Öğrencilerimizi dünyaya açan, onları uluslararası düzeyde rekabetçi ve donanımlı bireyler haline getiren iş birliklerini artırarak sürdüreceğiz. Cervantes Enstitüsü ile başlattığımız bu değerli ortaklığın, üniversitemiz için uzun vadeli ve kalıcı kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyorum." "İzmir, özel bir yere sahip" İstanbul Cervantes Enstitüsü Müdürü Fernando Martinez Vara de Rey, İEÜ ile imzalanan protokolden büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, bu güçlü akademik ve kültürel bağın kendileri için çok kıymetli olduğunu söyledi. Vara de Rey, "İzmir; zengin tarihi, kültürel çeşitliliği ve dinamik genç nüfusuyla her zaman özel bir yere sahip. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin vizyonu ve uluslararasılaşmaya verdiği önem, bu iş birliğini daha da anlamlı hale getiriyor. Bu anlaşma sayesinde Türk ve İspanyol kültürlerini, gençler aracılığıyla birbirine daha da yakınlaştıracağımıza inanıyorum. Öğrencilerin dil öğrenimi, kültürel etkileşimi ve uluslararası deneyim kazanmaları için etkili adımlar atacağız. Bu protokolün uzun soluklu ve verimli olmasını; her iki ülke için de güzel sonuçlar doğurmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
HKÜ’den uluslararasılaşma yolunda büyük bir atılım daha
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:22 HKÜ’den uluslararasılaşma yolunda büyük bir atılım daha Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), dijitalleşme, uluslararasılaşma ve beceri temelli öğrenme çağının gerekliliklerine yanıt veren önemli bir adım daha atarak dünyanın önde gelen çevrim içi eğitim platformlarından ‘Coursera’ ile stratejik iş birliği protokolü imzaladı. HKÜ’nün küresel eğitim vizyonunu güçlendiren ve öğrencilerine uluslararası düzeyde geçerli mesleki becerileri kazandırmayı hedefleyen iş birliği protokolünün imza törenine, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, HKÜ Sürekli Eğitim Merkezi Koordinatörü Esra Değerli ve Coursera İçerik Direktörü Marni Baker Stein ve ekibi katıldı. HKÜ, alanlarında küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler yetiştiriyor Coursera ile yapılan iş birliğinin üniversitenin uluslararası eğitimdeki konumunu daha da güçlendireceğini vurgulayan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak çağın gerekliliklerine uygun, yenilikçi ve dijital öğrenme odaklı bir vizyonla ilerliyoruz. Coursera ile yaptığımız bu iş birliği, öğrencilerimizin küresel ölçekte rekabet etmelerine ve mikro yeterlilikler aracılığıyla mesleki beceriler kazanmalarını sağlayacaktır. HKÜ, mezunlarının istihdam edilebilirliğini artırmayı, yaşam boyu öğrenmeyi teşvik etmeyi ve uluslararası eğitimde etkin bir aktör olmayı hedeflemiş bir üniversitedir. Coursera ile yapılan bu iş birliği, bu vizyonun somut bir göstergesidir" dedi. İş birliği, öğrencilerimize küresel ölçekte tanınan sertifika programlarıyla donanım kazandıracak HKÜ Sürekli Eğitim Merkezi Koordinatörü Esra Değerli, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Coursera ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, öğrencilerimize küresel ölçekte tanınan sertifika programlarıyla donanım kazandıracak. Bu sayede öğrencilerimiz, uluslararası iş gücü piyasasında daha güçlü ve rekabetçi hale gelecek. Üniversitemiz, dijital öğrenme imkanlarını genişleterek çağın gereklerine uygun eğitim modelleri sunmaya devam edecek" dedi. HKÜ ile iş birliği yapmaktan büyük heyecan duyuyoruz Coursera’nın Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Kais Zribi, "Yapay zeka ve yeni teknolojilerin iş dünyasını yeniden şekillendirmeye devam ettiği bu önemli dönemde Hasan Kalyoncu Üniversitesi ile iş birliği yapmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Sektörle ilgili, dünya çapında tanınan içerikleri ve önde gelen üniversite ve şirketlerin mikro sertifikalarını müfredata entegre ederek, bu ortaklık HKÜ öğrencilerinin işverenlerin ihtiyaç duyduğu becerileri geliştirmelerine, işgücüne daha hazırlıklı mezun olmalarına ve geleceğe hazır Türk işgücünün gelişimini desteklemesine yardımcı oluyor" diye konuştu. Eğitimde küresel vizyon ve dijital dönüşüm Bu iş birliğiyle birlikte HKÜ, Coursera platformu üzerinden küresel ölçekte tanınan mikro sertifika ve mesleki yeterlilik programlarını öğrencilerine sunacak ve öğrenciler, lisans ve meslek yüksekokulu programlarına entegre edilecektir. Bu kapsamda, öğrenciler kısa modüller sayesinde, mezuniyet öncesinde uluslararası iş dünyasında talep gören becerilere sahip olabilecek. HKÜ’nün Coursera ile gerçekleştirdiği ortaklık, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 4 (SDG 4) doğrultusunda, kapsayıcı, erişilebilir ve kaliteli yükseköğretim vizyonunu desteklemektedir.
Kütahya OSB’den mesleki eğitime güçlü yatırım
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:16 Kütahya OSB’den mesleki eğitime güçlü yatırım Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan "Mesleki Eğitimle Sanayiye Lider Eleman Katkısı-MESLEK" projesi, 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülecek proje, Kütahya’da sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine önemli katkı sunacak. Kütahya OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı yararlanıcılığında, TOBB Kütahya OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ortaklığında hayata geçirilecek proje ile mesleki eğitimin altyapısı güçlendirilecek. Bu kapsamda okulun atölye ve laboratuvarları modern teknolojiyle donatılacak. Proje çerçevesinde özellikle Mekatronik, Endüstriyel Otomasyon, CNC Tezgâh Operatörlüğü ile Gazaltı (MIG/MAG) Kaynak Teknolojileri alanlarında ileri teknoloji ekipmanlar temin edilerek öğrencilerin uygulamalı eğitim imkanları artırılacak. Böylece öğrencilerin eğitim sürecinde sanayi ile bağları güçlenecek, mezuniyet sonrası istihdama daha hızlı ve donanımlı şekilde katılmaları sağlanacak. Toplam 18 ay sürecek proje ile Kütahya OSB’nin eğitimle entegre sanayi yapısının daha da güçlendirilmesi, nitelikli ara eleman ihtiyacına kalıcı çözüm üretilmesi, genç işsizliğin azaltılması ve bölgesel kalkınmaya sürdürülebilir katkı sağlanması hedefleniyor.
ERÜ ile Çelebi Hava Servisi iş birliği yapacak
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:11 ERÜ ile Çelebi Hava Servisi iş birliği yapacak Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile Çelebi Hava Servisi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, teorik bilginin yanında pratik uygulamaların yaygınlaşmasının gençlerin gelişimine büyük katkılar sağladığına dikkat çekerek, iş birliği protokolünün hayırlı olması temennisinde bulundu. Çelebi Hava Servisi Güney Bölge İnsan Kaynakları Müdürü Gökçe Kulaksızoğlu da konuşmasında; Erciyes Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğrencileri ile Çelebi olarak uzun yıllardır çalıştıklarına dikkat çekerek, "Bu işbirliğimizle daha da güçlenerek çalışma alanımızın da genişleyeceğini düşünüyoruz" dedi. Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Fatih Altun ve Çelebi Hava Servisi İnsan Kaynakları Müdürü Gökçe Kulaksızoğlu iş birliği protokolüne imza attı. İmzalanan protokol kapsamında; Çelebi ile ERÜ havacılık yönetimi işbirliğinde, sivil havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek düzeyde teorik ve uygulama bilgisine sahip insan kaynağının yetiştirilmesi, öğrencilerin Çelebi bünyesinde sertifikalı eğitimlerini almaları ve bu eğitimleri başarı ile tamamlamış olan öğrencilerin Çelebi’nin istihdam programları dahilinde işe alımlarda öncelikli olmaları sağlanacak.
Kastamonu Üniversitesi’nde Türkçe şenliği düzenlendi
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:02 Kastamonu Üniversitesi’nde Türkçe şenliği düzenlendi Kastamonu Üniversitesi’nde "Dünya Dili Türkçe Günü" dolayısıyla düzenlenen şenlik renkli görüntülere sahne oldu. Kastamonu Üniversitesi’nde, "Dünya Dili Türkçe Günü" olarak kabul edilmesi sebebiyle Türkçenin kültürel mirastaki yerini ve toplumsal önemini vurgulamak amacıyla kampüs genelinde iki ayrı etkinlik gerçekleştirdi. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Merkezi (KÜSAM), Kültür Sanat Uygulama ve Araştırma Topluluğu (KÜSAT) ile Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) iş birliğiyle düzenlenen "Dünya Dili Türkçe Şenliği", Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeoğlu, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Rabia Aktaş, KÜSAM Müdürü Doç. Dr. Zeki Gürel, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan KÜSAM Müdürü Doç. Dr. Zeki Gürel, Türk dilinin millet hayatındaki belirleyici rolüne vurgu yaptı. Türkçenin tarih boyunca kültürün, düşüncenin ve ortak hafızanın taşıyıcısı olduğunu ifade eden Gürel, Türk dünyasında yürütülen ortak dil ve alfabe çalışmalarının önemine dikkat çekti. TÖMER Müdürü Doç. Dr. Onur Hasdedeoğlu ise Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, milletin hafızasını ve dünyayı algılama biçimini yansıtan temel unsur olduğunu belirtti. Konuşmaların ardından KÜSAT Halk Dansları Ekibi’nin sahnelenen gösteri, izleyicilerden beğeni topladı. Program kapsamında öğrenciler ve TÖMER’de eğitim gören öğrenciler tarafından şiirler okundu ve müzik performansları gerçekleştirildi. KÜSAM Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Osman Eroğlu’nun seslendirdiği eserlerle devam eden programın sonunda katkı sunan öğrenci ve akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Öte yandan, Dünya Dili Türkçe Topluluğu tarafından Eğitim Fakültesi ana kampüs girişine kadar uzanan yaklaşık 1 kilometrelik güzergah boyunca, yabancı kökenli kelimelerin Türkçe karşılıklarını içeren 100 adet pankart asıldı. "Dilimiz kimliğimizdir" anlayışıyla hazırlanan pankartlar, Kastamonu Üniversitesi öğrencileri ve kampüs güzergahını kullanan vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.
Atık ahşaplar sanata dönüşüyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 09:44 Atık ahşaplar sanata dönüşüyor Tunceli’de lise öğrencileri, atık ahşapları tuval olarak kullanarak hem sanata yöneliyor hem de teknoloji ve diğer bağımlılıklardan uzaklaşıyor. Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde öğrenciler, sanal bağımlılık ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzaklaşmak amacıyla resim sanatıyla buluşuyor. Çemişgezek Anadolu Lisesi’nde yürütülen etkinliklerde, kullanılmayan ahşap parçaları tuvale dönüştürülüyor. Öğrenciler, öğretmenleri Songül Deniz Ilık’ın rehberliğinde fırça ve boyalarla ahşap yüzeyler üzerinde duygu ve düşüncelerini resimlere yansıtıyor. Yaklaşık 15 öğrencinin katılım sağladığı çalışmalar, hem çevre bilincini artırıyor hem de gençlerin sosyal ve ruhsal gelişimine katkı sunuyor. Öğrencilerden Sudenaz Köroğlu, "Atık ahşapların sanata dönüştüğü bu çalışmamızda hem çevre bilincimizin daha çok arttığını hem de bağımlılıkla mücadelede etkili bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Resim çizmeye başladığımdan beri kendimi daha rahat, stres ve kaygıdan uzak hissediyorum" Resimle birlikte çevre bilincinin de oluştuğunu belirten Ilgın Özçelik, "Telefon ve bilgisayardan uzak kalmak günümüzde imkansız bir hale geldi. Bu yüzden telefon ve bilgisayardan uzaklaşmak için kendime bazı hobiler edinmek istiyordum. Bu da resim çizmek oldu. Resim çizmeyi sevdiğim için kendime bu hobiyi edindim. Bu şekilde telefon ve bilgisayardan uzaklaştım. Resim çizmeye başladığımdan beri kendimi daha rahat, stres ve kaygıdan uzak hissediyorum. Bu yüzden resmin hayatımda önemi büyüktür. Herkese resim çizmeyi tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu tür etkinliklerle gençlerin ekran bağımlılık süresi azalıyor" Okul bünyesinde resim sanatını sevdiren Resim Öğretmeni Songül Deniz İlik ise "Türkiye Yüzyılı Maarif modelinde, üzerinde durulan konulardan biri de kaynakların etkili kullanımı ve sıfır atık ile geri dönüşümün önemine vurgu yapmaktadır. Burada yaptığımız etkinliklerde okulumuzda var olan atıkları en etkili şekilde kullanıp atık miktarını geri dönüşüm yoluyla tekrar kullanmaktır. Bunun yanında bu tür etkinliklerle gençlerin ekran bağımlılık süresi azalıyor, teknoloji bağımlılıkları azalıyor ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzaklaşabiliyorlar. Resim çalışmaları sayesinde öğrencilerin hem el becerilerinin geliştiğini hem de sosyal etkileşimlerinin arttığını fark edebiliriz. Öğrencilerimiz geri dönüşüm ile sanatı bir araya getiriyor. Çevreye daha duyarlı, üretken ve estetik bakış açısına sahip bireyler yetiştirdiğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Ebeveynlere 3 yaş altına telefon ve tablet uyarısı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:44 Ebeveynlere 3 yaş altına telefon ve tablet uyarısı Edirne’de "2025 Aile Yılı" etkinlikleri çerçevesinde ebeveynlere yönelik düzenlenen seminerde konuşan Psikolojik Danışman ve Eğitimci Mehmet Hilmi Eren, 3 yaşından önce telefon ve tablet kullanımının çocuk gelişimine ciddi zarar verdiğini söyledi. 2025 Aile Yılı etkinlikleri çerçevesinde Edirne Valiliği himayelerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SODAM) tarafından ailelere yönelik ’Eğitimin ABÇ’si: Anne, Baba, Çocuk’ konulu seminer düzenlendi. Seminerde ebeveynlere ekran bağımlılığına karşı uyarılar yapıldı. Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen seminer saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Seminerde sunum yapan Psikolojik Danışman ve Eğitmen Mehmet Hilmi Eren, aile ve çocuklar arasında sağlıklı iletişim kurma yolları, sosyal medyayı etkin kullanım, çocukların zeka gelişimi, çevresel faktörler gibi çeşitli konularda bilgilendirmelerde bulundu. Her çocuğun içinde bir yetenek ve bir cevher, bir kapasite olduğun dikkat çeken Eren, bu cevherin ev ortamında artırılabileceğini ve ebeveynlerin sosyal, duygusal ve zihinsel gelişime katkı sunabileceğini söyledi. Psikolojik Danışman ve Eğitmen Eren, çocuklarda ekran bağımlılığına dikkat çekti. Eren, 3 yaşından önce telefon, tablet ve televizyon kullanımının çocuk gelişimine ciddi zarar verdiğini vurguladı. Eren, erken yaşta ekrana maruz kalan çocuklarda dil gelişimi, dikkat süresi ve sosyal becerilerin olumsuz etkilendiğini belirtti. 3 yaşından önce çocuğa ekran vermenin yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri olduğunu söyleyen Eren, aileleri bu konuda duyarlı olmaya çağırdı. Çocukların zeka gelişimi ile ilgili bilgilere de yer veren Eren, "Sıfır atık projesi çok gündemde ya, sıfır atık diyoruz. Ama zihinlerdeki sıfır atık da çok önemli. Hep heba edilen peynirlerden, çöpe giden ekmeklerden bahsediyoruz; bu güzel. Ama bir de heba edilen yetenekler ve kapasiteler var. Bugün bu salondaki aileler buradan ayrıldıktan sonra ’Aslında ben çocuğum için şunları yapabilirim ve onun kapasitesini de geliştirebilirim’ duygusunu yaşarsa, ben bahtiyar olacağım" ifadelerine yer verdi. Dil gelişimi ile zekanın paralel olduğuna değinen Eren, "Çocukların kelime dağarcığında ne kadar çok kelime haznesi varsa, zeka gelişimi de o kadar iyidir. Bu yüzden daha okul öncesi dönemde, bebeklikten itibaren çocuklarımızla iletişim kurarken bolca diyalog kurmak, konuşmak gerekir" dedi. Son yıllarda bebek arabalarında, restoranlarda, kafelerde, mama sandalyelerinde telefon tutamaçları olduğunu aktaran Eren, "Annesiyle sokağa çıkan bebek, bebek arabasında ağaca, çiçeğe, böceğe bakacağına telefondan çizgi film izliyor. Yapmayın, yaptırmayın. Etrafınızdakileri de kibarca, nazikçe uyarın. Özellikle altını çizerek söylüyorum; 3 yaşından önce çocuğa telefon, tablet ve televizyondan bir şeyler izletmek İngilizceye bebeklikten itibaren alışsın, kulak dolgunluğu olsun gibi yalan yanlış düşüncelerle ekrana maruz bırakmak, çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir" şeklinde konuştu.
Göçün hafızası geleceğe taşınıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:52 Göçün hafızası geleceğe taşınıyor Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan göçün taşıdığı hafıza, kültür ve yaşamın Bursa’nın toplumsal dokusuna bıraktığı derin izler, genç kuşakların gözünden geleceğe taşınıyor. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerinin izlerini günümüze taşımak amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi ve DARD iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Göçmen Torunların Gözünden: Balkanların İzi’ projesi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde kamuoyuna tanıtıldı. Balkan ve Rumeli göçmeni ailelerin yeni nesil üyesi 10 üniversite öğrencisinin saha deneyimi kazanacağı projeyle, kültürel diyaloğun pekiştirilmesi amaçlanıyor. Balkan müzikleri eşliğinde Rumeli yemeklerinin ikram edildiği etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projeye büyük önem verdiklerini ve yaygınlaştırmak istediklerini söyledi. Kendisinin de bir göçmen torunu olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, babasının babasının 17 yaşında, annesinin babasının ise 28 yaşında mübadele zamanında Bursa’ya geldiğini söyledi. Büyüklerinin yaşadığı göç yolculuğunu ve Bursa’daki ilk yıllarını da paylaşan Başkan Mustafa Bozbey, dedelerinin her zaman terk etmek zorunda kaldıkları topraklara geri dönmeyi hayal ettiğini dile getirdi. Memlekete dönme umutları bitince tamamen yerleşik düzene geçtiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, sonraki yıllarda dedesinin köyünü bulmaya yönelik yaptığı çalışmaları da paylaştı. Bursa’nın Balkan şehri özelliğinin çok fazla olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’da Balkan Enstitüsü kurulması fikrini de desteklediklerini belirtti. Kendi ailesinin de göçmen olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Balkan göçmenleri olmasa böylesine gelişmiş bir şehir bulamazdık. Bursa nüfusunun yaklaşık yüzde 90’ı göçmen kökenlidir. Bu şehir, Balkanlardan ve Rumeli’den gelen hemşehrilerimizin emeğiyle, alın teriyle ve kültürüyle büyümüştür. Bursa’nın 17,5 milyar dolar ihracatı var. Bunun 12 milyar doları Balkanlardan gelenlerin katkısıyla oldu. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Ben bir mübadil torunu olarak projeden büyük mutluluk duydum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Balkanlarda yapacak çok işimiz var. Orada birçok eserimiz var. O eserlere sahip çıkmamız lazım. Bursa da bir göçmen şehridir. Bu göçmen şehrinde barışı, her rengi bir araya getirerek sağlamak zorundayız. Bu barış, Bursa’nın gelecekte çok güçlü yönlerinden birisi olacaktır" dedi. CHP Bursa Milletvekili ve Balkan ve Rumeli Komisyon Başkanı Hasan Öztürk, bırakmak zorunda kaldıkları topraklara ve ailelerine karşı önemli bir sorumlulukları olduğunu dile getirdi. Balkan ve Rumeli insanının büyük mücadeleler verdiğini, büyük emekleri bulunduğunu, ağır bedeller ödediklerini vurgulayan Hasan Öztürk, "Bursa Balkanların başkentidir. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de bu doğrultuda önemli rol ve sorumluluk üstlendi. Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Bursa’da olması gerektiğini düşünüyorum. Bursa’da bir taraftan acıları ve sürgünleri konuşurken, diğer taraftan ortak geçmişle ortak geleceği inşa edebiliriz. Ortak geçmişe ve kültüre sahip olduğumuz Balkan ülkeleriyle birlikte birbirimize saygı duyarak geleceği inşa edebiliriz. Bu kısa soluklu bir çalışma değildir; bir başlangıçtır. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Barış Özdal, proje hakkında detaylı bilgi verdi. Konuşmaların ardından projenin kapsamı ve hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.
Turizm sektör deneyimi akademiyle buluştu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:21 Turizm sektör deneyimi akademiyle buluştu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Turizm Fakültesi tarafından düzenlenen etkinlikte Otel Genel Müdürü ve İcra Kurulu Üyesi Özlem Kanbak öğrencilerle bir araya geldi. ‘Turizm ve Otel İşletmeciliğinde Stratejik Yönetim: Bütçe ve Kararlar’ başlıklı etkinlik, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde gerçekleştirildi. 1998 yılından bu yana turizm sektörünün farklı kademelerinde görev alan Özlem Kanbak, yurt içi ve yurt dışında edindiği mesleki deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Uluslararası otel işletmelerinde uzun yıllar yöneticilik yapan Kanbak, 2021 yılından itibaren Bodrum’da çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, kariyer yolculuğuna ilişkin önemli kesitler aktardı. Etkinlikte; stratejik yönetim anlayışı, bütçe planlama süreçleri, rekabet ortamında karar alma mekanizmaları, finansal hedeflerin belirlenmesi, misafir memnuniyeti odaklı yönetim yaklaşımı ve otel içi operasyonların etkin yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca sektörün güncel durumu ve geleceğe yönelik beklentiler ele alındı. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen program, soru-cevap bölümüyle devam etti. Öğrenciler, sektörle ilgili merak ettikleri konuları doğrudan sorma fırsatı bulurken, verilen yanıtlar mesleki bilgi ve farkındalıklarının artmasına katkı sağladı. Sektör-üniversite iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sunan etkinlik, öğrencilerin uygulamaya yönelik bilgi edinmeleri ve kariyer planlamalarına yön vermeleri açısından verimli ve öğretici geçti.
Yerli Malı Haftası’na Togg damgası
17 Aralık 2025 Çarşamba - 15:14 Yerli Malı Haftası’na Togg damgası Yerli Malı Haftası, Manisa’nın Selendi ilçesi Atatürk İlkokulunda öğrenci ve velilerin katılımıyla coşku içinde kutlandı. Kutlama programında Türkiye’nin yerli üretimi olan Togg marka araçların tanıtımı da yapıldı. Okulda düzenlenen etkinlikler, Selendi İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri, Hakan Gündüz, Nermin Özalp, Okul Müdürü Şeref Koçyiğit, okul yöneticileri, velilerin ve öğrencilerin katılımıyla adeta şölen havasında geçti. Program, Selendi’de her evde yapılan kış ayının vazgeçilmezi olan tarhana çorbasının ikramı ile başladı. Öğrenci velilerinin katkılarıyla yapılan tarhana çorbası öğrenciler ve katılımcılar tarafından afiyetle içildi. Simit ve Peynir’in de verildiği ikramların ardından programda yerli malı kullanmanın önemine dikkat çekilen etkinlikler gerçekleştirildi. Öğrenciler yerli malı kullanmanın önemine değinen şiirler okuyup şarkı söyledi. Yerli üretimin ülke ekonomisine katkı sağlanacağı belirtilen etkinlikte Türkiye’nin kendi ürettiği Togg marka 2 aracın öğrencilere tanıtımı da yapıldı. Yerli üretim meyvelerin dağıtıldığı programda yerli ürünlerden sergilendiği sergi alanı da öğrenciler ve katılımcılar tarafından gezildi. Atatürk İlkokulu Müdürü Şeref Koçyiğit, "Bu haftanın amacı, yerli tüketimin bilinçli olarak artırılmasıdır. Bu hafta süresince tutumlu olmanın, yatırım yapmanın ve yerli malı kullanmanın önemi çocuklarımıza küçük yaşta aşılanmaya başlar." diyerek katılımcılara teşekkür etti.