EĞİTİM
Kastamonu Üniversitesi’nde 89 akademisyen cübbe giydi 31 Mart 2026 Salı - 19:14:32 Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen törende 89 akademisyen cübbe giyerken, başarılı bulunan 95 akademisyen de ödüllendirildi. Kastamonu Üniversitesi tarafından 2025 yılında ataması yapılan ve akademik ünvanları yükseltilen öğretim üyeleri için tören düzenlendi. Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Konferans Salonunda gerçekleştirilen törende, 2025 yılı içerisinde akademik başarılarıyla öne çıkan akademisyenlere de ödülleri takdim edildi. Törene, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı’nın yanı sıra dekanlar, enstitü ve yüksekokul müdürleri ile çok sayıda akademisyen katıldı. "Ünvanda yükselen ve ödül alan arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum" Törende konuşan Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Atama ve yükseltilmesi yapılan ve akademik cübbe giyecek olan 21’i profesör, 30’u doçent ve 38’i doktor öğretim üyesi olmak üzere 89 arkadaşımızı ve başarılı çalışmaları ile ödüle hak kazanan 95 arkadaşımızı gönülden tebrik ediyorum. Çalışanı, iyi ve başarılı olanı, ilme katkı vereni, üniversitemizin, ilimizin, ülkemizin gelişmesi için gayret eden arkadaşlarımızı ödüllendirmek ve teşvik etmek önceliğimizdir. Biliyoruz ki başarılı çalışmalar desteklendikçe gelişmekte, yayılmakta, büyümekte ve elbette toplumun bütün kesimleri tarafından takdir görmektedir. Takdir edilen başarılı çalışmalar aslında yeni başarı hikayelerinin de mihmandarı olmaktadır" dedi. "Üniversitemiz saygın bir bilimsel duruş ve istikrarlı bir gelişim göstermiştir" 2006 yılında kurulan Kastamonu Üniversitesi’nin 20’inci yaşını kutladığını hatırlatan Rektör Topal, "Üniversitemiz bu süre zarfında kurumsallaşmasını üst düzeye taşımış, eğitim öğretimde, araştırma geliştirmede, kalite ve akreditasyon süreçlerinde, uluslararasılaşmada, bölgesel kalkınma ve ihtisaslaşmada, sosyal sorumluluk çalışmalarında ve fiziki yapılanmada önemli bir mesafe kat etmiştir. Üniversitemiz, henüz 20 yaşında genç bir üniversite olmasına rağmen, kısa sayılabilecek bir zaman diliminde güçlü bir akademik kimlik, saygın bir bilimsel duruş ve istikrarlı bir gelişim göstermiştir. Kuruluş yılımızı sadece tarihi bir başlangıç olarak değil, aynı zamanda bir iradenin, bir vizyonun ve daha yüksek hedeflerin bir miladı olarak görmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada akademik ve idari kadromuzun alın teri, fikri, emeği, mesuliyet ve aidiyet duygusu bulunmaktadır. Emek ve gayretleri için tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. "30’a yakın program akredite oldu" YÖK 2030 Eylem Planı çerçevesinde dijitalleşme ve veri analitiğinin önemine değinen Rektör Topal, "Bu noktada dijitalleşme, yalnızca bir araç değil, aynı zamanda kalite anlayışını yeniden tanımlayan güçlü bir dönüşüm alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Üniversitemizde kaliteyi merkeze alan çalışmaların neticelerini kısa sürede 30’a yakın programımızın akredite olması ile gördüğümüzü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bizler biliyoruz ki akreditasyon ve kalite çalışmaları, üniversitemizin sadece bugünkü performansını değil, gelecekteki saygınlığını ve tercih edilebilirliğini de belirleyen temel alanlardan birisi olacaktır. Dolayısıyla bu çalışmaların sürdürülebilirliği büyük ehemmiyet arz etmektedir. Kalite ve akreditasyon çalışmalarını kurumsal yapımızın ayrılmaz parçası haline getirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Gerek ÜNİDES gerekse sosyal sorumluluk projelerinde üniversitemiz saygın bir yere sahip" Kastamonu Üniversitesi’nin bilgi üreten bir kurum olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Topal, "Topluma hizmet anlayışı, asli varlık sebeplerimizden biridir. Bizler insan hayatına dokunan, problem çözen, rehberlik eden ve toplumun değerlerini koruyan ve gelişimi destekleyen çalışmalar yapmakla mükellefiz. Akademik yetkinliğin, toplumun değerleri ile birleşmediği bir yerde kalıcı etki bırakmanın mümkün olmadığını biliyoruz. Bundan dolayı sosyal sorumluluk projelerini üniversitemizin yalnızca dışa dönük faaliyetleri olarak değil, aynı zamanda değerler eğitimimizin ve insan merkezli bakışımızın bir yansıması olarak görüyoruz. Gençlerimize rol model olan, bilimsel birikimini sosyal faydaya dönüştüren, dezavantajlı gruplara, çevreye, kültüre ve insana karşı sorumluluk duyan her bir akademisyenimiz, üniversitemizin ahlaki ve entelektüel seviyesini yükseltmektedir. Bu sebeple üniversitemizin yürüttüğü topluma hizmet faaliyetleri ve sosyal sorumluluk çalışmalarının kıymeti izahtan varestedir" şeklinde konuştu. Programda profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadrolarına atanan toplam 89 akademisyene cübbeleri takdim edildi. Teşvik puanları, SCI indeksli yayınlar, TÜBİTAK ve TÜSEB destekli projeler, patent ve faydalı model çalışmaları, TEKNOFEST ve benzeri yarışmalarda başarılı olan 95 akademisyen de ödüllendirildi.
31 Mart 2026 Salı - 17:07 Ağrı’da eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar ele alındı Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek başkanlığında, il genelinde yürütülen projeler ve eğitim çalışmalarının ele alındığı değerlendirme toplantısı yapıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıya, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek’in yanı sıra Eğitim Müfettişleri Başkanı İbrahim Gökalp, Milli Eğitim Müdür Yardımcıları Neriman Karakoç, Edip Erdoğan ve Selahattin Bilgiç ile şube müdürleri katıldı. Toplantıda, il genelinde sürdürülen eğitim projeleri, akademik başarıyı artırmaya yönelik çalışmalar, okulların fiziki durumu ile sosyal ve kültürel faaliyetler değerlendirildi. Birim amirleri tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin sunumlar yapılırken, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Toplantıda konuşan Kökrek, eğitimin niteliğini artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Eğitimde başarının planlı ve disiplinli bir süreç gerektirdiğini vurgulayan Kökrek, yöneticilerin sahaya hakim olması ve süreci yakından takip etmesinin önemine işaret etti. Öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve sportif alanlarda da desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kökrek, "Öğrencilerimizin çok yönlü bireyler olarak yetişmesi için okullarımızda yürütülen her çalışmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda öğretmenlerimizin özverili gayretleri, idarecilerimizin koordinasyonu ve velilerimizin desteği büyük önem arz etmektedir." dedi. Eğitimde fırsat eşitliğine yönelik çalışmalara da değinen Kökrek, dezavantajlı bölgelerdeki okulların ihtiyaçlarının öncelikli olarak karşılandığını belirtti. Okulların fiziki imkanlarının iyileştirilmesi, eğitim materyallerinin temini ve öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydeden Kökrek, sahadan gelen geri bildirimlerin titizlikle değerlendirildiğini ifade etti. Kökrek, "Her bir okulumuzun ihtiyacını yerinde tespit ederek çözüm üretmeye gayret ediyoruz. Eğitimde kaliteyi artırmak için tüm paydaşlarımızla güçlü iş birliği içerisinde hareket ediyoruz. Önümüzdeki süreçte projelerimizi daha etkin ve verimli hale getirerek öğrencilerimize daha iyi imkanlar sunmayı hedefliyoruz." diye konuştu. Toplantı, görüş ve önerilerin alınmasının ardından sona erdi.
31 Mart 2026 Salı - 15:57 Diyarbakır’da "Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" bölge finalleri tamamlandı İmam Hatip Okulları Mesleki Yarışmaları kapsamında düzenlenen ’Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın kız öğrenciler bölge finalleri Diyarbakır’da gerçekleştirildi. 12 ilden katılımın olduğu yarışmada birinciler Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen İmam Hatip Okulları Mesleki Yarışmaları kapsamında gerçekleştirilen "Genç Nida Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması" lise ve ortaokul bölge finalleri Diyarbakır’da yapıldı. Diyarbakır Büyükşehir Öğretmenevi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Diyarbakır’ın yanı sıra Batman, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinden gelen öğrenci, idareci ve danışman öğretmenler katıldı. Toplam 24 kişilik yarışmacı grubunun yer aldığı organizasyon yoğun ilgi gördü. Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma alanında yeteneklerini sergileyen öğrenciler, jüri tarafından titizlikle değerlendirildi. Yarışma sonunda kendi kategorilerinde birinci olan öğrenciler, Türkiye finallerinde bölge ve illerini temsil etme hakkı elde etti. Programın sonunda dereceye giren öğrencilere ve danışman öğretmenlerine çeşitli ödüller takdim edildi. Yarışmaya Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşkın, İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Burada konuşan Vali Yardımcısı Taşkın, öğrencilerle birlikte olduğu için çok mutlu olduğunu söyledi. Taşkın, "Çok önemli bir yarışmada, çok güzel bir an yaşıyoruz. Birinci olan öğrenci arkadaşlarımıza, kardeşlerimize hediyelerini takdim edeceğiz. Bugün gerçekten çok kıymetli bir yarışma olduğunu düşünüyorum. Bana soracak olursanız, bu yarışmaya katılan, bu yarışmaya emek veren herkes benim gönlümde, devletimizin gönlünde birincidir diye düşünüyorum. Bugünlerde yaşadığımız tecrübelerin hayatımız boyunca sizlere, ailelerimize, devletimize, milletimize çok büyük katkıları olacağına en içten duygularımla inanıyorum. İnşallah geleceğimiz güzel, parlak olur hepimiz için, milletimiz için. Daha güzel başarılara hep beraber erişiriz diye düşünüyorum" dedi. Diyarbakır’dan yarışmaya katılan ve lise düzeyinde birincilik elde eden Zilnur Bozkurt, babası ve danışma hocası sayesinde bu yarışmada derece elde ettiğini ifade etti. Bozkurt, "Çeşitli makamlar denedim, sürekli dinledim ve taklit etmeye çalıştım. Genel olarak bu şekilde çalıştım. Şu an çok heyecanlıyım, konuşmakta bile zorlanıyorum. Türkiye finalleri için öğretmenim ve babamla birlikte çalışmaya devam edeceğim. Türkiye finalinde de iddialıyım. İnşallah nasip olursa kazanacağımı düşünüyorum. Diyarbakır’ı güzel bir şekilde temsil etmek istiyorum. Geçen yılda Diyarbakır’da birinci olmuştum, bölge finalini de kazanmıştım ama Türkiye’de dördüncü olmuştum inşallah bu kez birinci olarak döneceğim buraya" şeklinde konuştu. Bingöl’den yarışmaya katılan ve ortaokul seviyesinde birinci olan Hiranur Kala, hazırlık aşamasında evde çalıştığını ve okulda öğretmenlerinden yardım aldığını aktardı. Kala, "Çok heyecanlıyım. Finallere gideceğim çok mutluyum" dedi.
Engelleri kaldıran Türkiye’nin ilk ve tek yükseköğretim kurumu 32 yıldır hizmet veriyor
19 Aralık 2025 Cuma - 10:39 Engelleri kaldıran Türkiye’nin ilk ve tek yükseköğretim kurumu 32 yıldır hizmet veriyor ESKİŞEHİR(İHA) – Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi bünyesindeki Türkiye’de tek olan Engelliler Entegre Yüksek Okulu barındırdığı 4 bölüm ile işitme kayıplı öğrencileri çalışma hayatına kazandırıyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde bulunan Engelliler Entegre Yüksek Okulu, Türkiye’de tek olma özelliği taşıyor. Grafik ve Seramik Anasanat Dallarının yer aldığı Güzel Sanatlar Bölümü, Yapı Ressamlığı ve Bilgisayar Operatörlüğü programları olmak üzere 4 bölümde eğitim veren okul, çeşitli şehirlerden işitme kayıplı öğrencileri seçtikleri alanlarda eğitim ve çalışma hayatına hazırlıyor. Geçtiğimiz yıl 23 öğrenci mezun veren okulda, hâlihazırda 107 öğrenci bulunuyor. Sınıf kontenjanları en faza 11 kişiyle sınırlı ve özel eğitim için uygun sınıf, laboratuvar ve atölyelerde eğitim veriliyor. Alınan eğitim sonrasında staj programları ve çalışma hayatlarında da okul tarafından öğrenciye yardım ediliyor. Yüksekokulun yaptığı araştırmalarda mezun işitme kayıplı öğrencilerden 2021 yılında yüzde 80’i işe girdi. İşe başlayan bahse konu öğrencilerden yüzde 57’si alanlarında kariyerlerine devam ediyor. "Türkiye’nin ilk ve tek özel eğitim yükseköğretim kurumu" Okulun Türkiye’de tek oluşundan bahseden Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, "Şu anda Türkiye’nin ilk ve tek özel eğitim yükseköğretim kurumunda bulunuyorsunuz İleri ve çok ileri derecede işitme kayıplı bireyler sınavlara girip diğer bölümlerdeki çok yüksek puanları almakta zorlandıklarında, o zaman bizim okulumuz devreye giriyor. En az 50 desibel işitme kaybı olan ve üniversite sınavına girip yüksekokulun taban puanlarını alan öğrencilere bir yükseköğretim fırsatı sunuyoruz. Yüksekokulda şu anda hâlihazırda 4 tane programda eğitimlerimizi veriyoruz. 2 programımız lisans düzeyinde eğitim veriyor: Grafik ve Seramik Güzel Sanatlar Bölümü altındalar. 2 programımız ön lisans düzeyinde eğitim veriyor: Yapı Ressamlığı ve Bilgisayar Operatörlüğü programları. Yüksekokulun diğer yükseköğretim birimlerinden ayrılan bir yanı da Temel Türkçe hazırlık sınıfının bulunması. ‘Neden bu sınıf var?’ diye düşünebilirsiniz. Çünkü işitme kayıplı bireyler, bizim öğrencilerimiz özellikle doğuştan işitme engelli olup yeterli okuma, anlama, dil gelişim becerilerinde sınırlılıklar yaşıyorlar. Öğrencilerimizin Türkçe okuma, anlama, yazma, dinleme becerilerinin geliştirilmesi ve bölümlerde verilen mesleki bilgiyi anlayabilmeleri, onları içselleştirebilmeleri için Temel Türkçe Hazırlık Sınıfı çok önemlidir" dedi. "Toplam mezun sayımız ise 728" Okuldan mezun olan, mevcut ve iş hayatına atılan öğrenciler hakkında Doç. Dr. Kaya, "Şu anda hâlihazırda 107 öğrencimiz var. Geçen yıl 23 öğrenci mezun ettik. Toplam mezun sayımız ise 728. 32 yıldır yüksekokul eğitim-öğretim hayatına devam ediyor. "Öğrenci sayılarımız, geçen seneki mezun sayımız neden az" diye sorabilirsiniz. Neden az? Çünkü biz özel eğitim yükseköğretim kurumuyuz ve özel eğitim çerçevesi içerisinde derslerimizi yapıyoruz. Okul kontenjanları 11 ile sınırlı; yani her sınıfta maksimum 11 öğrencimiz var. Dolayısıyla mezun sayılarımız, öğrenci sayılarımız da bununla orantılı olarak değişiyor. Buradan çıkan öğrenci, kendi özgüvenine sahip, güçlü bir CV’si olan, kendini ifade edebilen birey olarak çıkıyor ve bu gözle görülür bir değişim. Sadece bizim bildiğimiz değil, dışarıdan da gözle görünür bir deneyim. Ailelerden aldığımız güzel dönütler, mezunlardan aldığımız güzel dönüşler. Bizim yaşadığımız birçok başarı hikâyesi var. Bunlar, öğrencilerimizin gözle görülür değişimini çok net gösteriyor" diye konuştu. "Çok şükür, ben de kazandım geldim" Aydın’dan Eskişehir’e gelen 19 yaşındaki işitme engelli öğrenci Selim Evren, "Sınava giriyorsun, geçiyorsun, kazanıyorsun. Çok şükür, ben de kazandım geldim. Çok mutluyum. Üniversite hocalarım bizlere derslerini anlatıyor ve başarılı olacağız. Hedefim; üniversiteden mezun olmak, memur olmak ve sporcu olmak. Branşım atletizm. Arkadaşlarımla, işiten insanlarla iletişim kurmak çok zor. Bazıları rahatsız hissediyor ama işitme engelli insanlarla konuşmak daha çok rahatlatıyor. Bilgisayarla ilgili dersleri, yazılım bölümünü çok seviyorum. Öğrencilerin hepsi bilmeyebilir, olsun. Pozitif yaklaşımlar ve yardımlar sayesinde hepimiz başarılı olacağız. Bilgisayarda birkaç arkadaşlarımız bilmiyor ama destek olacağız, başarılı olacağız" dedi.
Akçaabat Belediye Başkanı Ekim, İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle buluştu
19 Aralık 2025 Cuma - 09:59 Akçaabat Belediye Başkanı Ekim, İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle buluştu Trabzon’un Akçaabat ilçe Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Kariyer Günleri kapsamında İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Programda Başkan Ekim, Akçaabat’ta gençler için hayata geçirilen projeleri detaylarıyla anlatarak, gençliğe yapılan her yatırımın geleceğe yapılan en kıymetli yatırım olduğunu vurguladı. Okul Müdürü Mustafa Kutlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen programda konuşan Başkan Ekim, Akçaabat Belediyesi olarak gençlere yönelik çok sayıda proje ve yatırım hayata geçirdiklerini belirterek "Biz Akçaabat’ta gençlerimiz için çalışan, düşünen ve üreten bir belediyeyiz. Spor tesislerinden kültür-sanat merkezlerine, eğitim desteklerinden gençlik projelerine kadar her alanda sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bu şehrin yarını sizlersiniz" dedi. Başkan Ekim konuşmasında, spor sahaları ve tesis yatırımları, gençlerin ücretsiz yararlanabildiği kurslar, kültür-sanat etkinlikleri, kütüphane ve eğitim destekleri ile gençlerin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlayan projelere de değindi. Gençlerin sadece akademik değil; sportif, kültürel ve sosyal anlamda da güçlü bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini ifade etti. "Sizlerin hayallerine dokunabilmek, yolunuza katkı sunabilmek bizim en büyük motivasyonumuz. Belediyemizin kapıları da imkânları da her zaman sizlere açık" diyen Başkan Ekim, gençlerden hedeflerini büyük tutmalarını ve disiplinli bir şekilde çalışmalarını istedi. Program hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Rektör Prof. Dr. Alcı: "Üniversitemizin hedefleri için el ele gönül gönüle yekvücut olacağız"
19 Aralık 2025 Cuma - 09:54 Rektör Prof. Dr. Alcı: "Üniversitemizin hedefleri için el ele gönül gönüle yekvücut olacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörlüğü görevine atanarak göreve başlayan Prof. Dr. Musa Alcı, rektör olarak ilk senato toplantısına başkanlık etti. EÜ yeni senato salonunda gerçekleştirilen toplantıda Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, senato üyeleriyle bir araya geldi. Toplantıda, Ege Üniversitesinin akademik ve idari süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin yanı sıra yeni döneme yönelik temenniler dile getirildi. İlk senato toplantısında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, el ele, gönül gönüle, güç birliği içinde yekvücut olarak Ege Üniversitesi markasını daha da güçlendireceklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Hepimizin bildiği gibi üniversiteler, düşüncenin açıkça ifade edildiği, farklı görüşlerin akademik nezaket kuralları çerçevesinde dile getirildiği kurumlardır. Yarım asırdır mensubu olduğum üniversitemiz çoğulculuğu ve katılımcılığı bir kültür haline getiren güzide üniversitelerden biridir. Akademik ve bilimsel üretimi güçlendiren, eğitim-öğretimde kaliteyi esas alan, araştırma, yenilikçilik ve toplumsal katkıyı önceleyen, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını benimseyerek; öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz, mezunlarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte Ege Üniversitesini ulusal ve uluslararası düzeyde daha ileri seviyeye taşıyacağız. Bu onurlu görevi ifa ederken üniversitemizin tüm bileşenleriyle açık iletişim içinde olmaya, sorunları diyalog yoluyla ele almaya ve kurumsal huzuru korumaya azami özen göstereceğiz. Bu kapsamda, tüm paydaşlarımızla istişare ederek gerekli çalışmaları yürüteceğiz ve her türlü öneriye açık olacağız" dedi. Yeni dönemde, üniversitenin bilimsel özerkliğini, akademik ve kurumsal saygınlığını, kurum içi ve kurum dışı paydaşlarla birlikte güçlendireceklerini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Alcı, "Bu onurlu görevi şahsıma tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyor; bugüne kadar üniversitemize emek vermiş tüm rektörlerimize, akademik ve idari kadrolarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Toplantı, senato üyelerinin talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından gündem maddelerinin görüşülmesi ile tamamlandı.
Dijitalleşmenin medya, pazarlama, eğitimce ekonomiye etkileri anlatıldı
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:10 Dijitalleşmenin medya, pazarlama, eğitimce ekonomiye etkileri anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen sempozyumda dijitalleşmenin medya, pazarlama, eğitim ve ekonomi üzerindeki çok boyutlu etkileri disiplinlerarası bakışla anlatıldı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Bartın Meslek Yüksekokulu tarafından "Yeni Medya, Yeni Pazarlama: Dijital Çağın Dinamikleri" başlığıyla çevrim içi bir sempozyum düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya yaptı. Dijital çağda üniversitelerin rolünü Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Günümüz çağında yeni medya etkileşimin ve hızın merkezde olduğu yeni bir iletişim kültürüdür. Bu kültür düşünme biçimlerimizi, üretim anlayışımızı ve ekonomik ilişkilerimizi etkilemektedir. Bu noktada üniversitelerin temel sorumluluklarından biri de geçmişin birikimini dijital çağın gereklilikleriyle harmanlayabilen, değişen dünya şartlarına uyum sağlayabilen dijital yetkinliklere sahip bireyler yetiştirmektir. Bu sempozyum öğrencilerimizin dijital dönüşümü akademik ve uygulamalı boyutlarıyla değerlendirmesine, güncel gelişmeleri alanın uzmanlarından takip etmesine ve üniversite-sektör-toplum etkileşiminin güçlenmesine önemli katkılar sunacaktır" dedi. Dijitalleşmenin medya, eğitim ve ekonomiye etkileri Sempozyumun oturum başkanlığını Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Barış Bulunmaz yaptı. Prof. Dr. Bulunmaz, "Dijital Medya ve Kültürel Dönüşüm" başlıklı değerlendirmesinde yeni medyayı ve gelişim sürecini anlatarak dijital platformların toplumsal değerler ve kültür üzerindeki dönüştürücü rolünü ele aldı. Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulundan Doç. Dr. Yasemin Bilişli, "Yapay Zekâ Çağında Influencer Ekonomisi: Dijital Güvenin Anatomisi" başlıklı sunumunda influencer ekonomisinin evriminin yapay zekâ destekli içerik üretimiyle yaşadığı dönüşümü aktardı. Bağımsız araştırmacı Dr. Hakan Öngören, "Yeni Eğitim ve Dijital Vatandaşlık" başlığı altında dijitalleşen dünyada eğitim modellerinin değişimini, dijital vatandaşlık bilincini, 21. yüzyıl becerileri ve öğretmenin rolünü anlattı. "Yapay Zekâ Pazarlaması" konusunda Iğdır Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Barış Armutcu, kişiselleştirilmiş pazarlama stratejileri ve otomasyon uygulamalarının günümüz pazarlama anlayışını nasıl dönüştürdüğünü örneklerle açıkladı. Son olarak Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Nazlıcan Dindarik ise "Dijital Dönüşüm Çağında Akıllı Lojistik ve Tedarik Zinciri: Yeni Medyanın Etkileri" başlıklı konuşmasında yeni medya ve dijital teknolojilerin lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde getirdiği yeniliklerin akıllı sistemlerde sunduğu katkılara dikkat çekti. Dijital çağın dinamiklerine ilişkin disiplinler arası bir bakış sunan sempozyum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
MEB, 811 öğrenciyi yurt dışına gönderecek
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:51 MEB, 811 öğrenciyi yurt dışına gönderecek Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) ‘2025 Yılı 1416 Bursları’ kapsamında 811 öğrenci, lisansüstü öğrenim için yurt dışına gönderilecek. Milli Eğitim Bakanlığınca, lisansüstü öğrenim görmek üzere 811 öğrenci yurt dışına gönderilecek. ‘2025 Yılı 1416 Bursları’ için başvurular, Bakanlık Resmi Burslu Öğrenci Sistemi (REBUS) üzerinden 19-30 Aralık tarihleri arasında alınacak. ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun’ kapsamında yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı ile kamu kurum ve kuruluşlarının yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla mecburi hizmet karşılığında lisansüstü düzeyde öğrenim görmek üzere yurt dışına burslu öğrenci gönderiliyor. 33 yaşını geçmemiş adaylar programa başvurabilecek. Bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğünce ‘2025 Yılı 1416 Bursları Başvuru ve Tercih Kılavuzu’ yayımlandı. Kılavuza göre başvuru tarihi bitimine kadar ilgili lisans alanlarından mezun olan, son 5 yıl içinde ALES’ten en az 75 puan alan, lisans öğrenimi ile ilgili genel akademik not ortalaması 4 üzerinden 2.50, 100 üzerinden 65 veya daha yukarı olan, yüksek lisans kadroları için 30 yaşını, doktora kadroları için 33 yaşını geçmemiş adaylar programa başvurabilecek. 2025 Yılı 1416 Bursları çerçevesinde 811 öğrenci, resmi burslu statüde lisansüstü öğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilecek. Burs için 21 farklı kamu kurumu adına 125; Milli Savunma Üniversitesi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve Polis Akademisi dahil 72 Yükseköğretim Kurumu adına 673 ve Milli Eğitim Bakanlığı adına 13 kontenjan olmak üzere toplam 811 kontenjan ayrıldı. Bunlardan 703’ü stratejik ve öncelikli alanlardan oluştu. 45 farklı ülkede burs imkanı 2025 yılı için belirlenen 811 kontenjana 477 farklı lisans mezuniyet alanı ile başvuru yapılabilecek. Bursiyer olmaya hak kazanacak adaylar 45 farklı ülkede öğrenim görebilecek. 2025 Yılı 1416 Bursları kapsamında elektrik-elektronik mühendisliği, kontrol ve bilgisayar mühendisliği, haberleşme mühendisliği, yazılım mühendisliği, malzeme mühendisliği, uçak mühendisliği, ekonomi, iktisat, istatistik, hukuk, özel eğitim öğretmenliği öne çıkan başlıca lisans mezuniyet alanları olarak belirlendi. Almanya, Japonya, Çin, Fransa, Hollanda’nın da aralarında bulunduğu ülkelerde bursiyer olmaya hak kazanacak adayların lisansüstü öğrenim göreceği başlıca alanlar ise yapay zeka, yarı iletkenler ve çip teknolojisi, yeşil dönüşüm, uzay ve uydu teknolojileri, nükleer enerji, akıllı şehir teknolojileri, siber güvenlik ve hukuk olarak sıralandı.
KBÜ’den İnsan Hakları Günü’ne akademik ve sanatsal katkı
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:43 KBÜ’den İnsan Hakları Günü’ne akademik ve sanatsal katkı Karabük Üniversitesi (KBÜ), Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında düzenlenen akademik konferans ve resim sergisiyle şehirde insan hakları bilincinin güçlendirilmesine yönelik etkinliklere katkı sundu. Karabük Üniversitesi’nde İnsan Hakları Günü kapsamında düzenlenen konferans ve ulusal jürili resim sergisiyle insan hakları ve demokrasi kültürüne dikkat çekildi. Karabük Valiliği himayesinde yürütülen "İşte Birlik, Güçte Birlik: Kamu-STK İşbirliği Projesi" çerçevesinde gerçekleştirilen program, Karabük Merkez Mahalle Muhtarları Derneği tarafından hazırlanan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Karabük’te Demokrasi Kültürü ve İnsan Hakları Bilincinin Güçlendirilmesi" Projesi çerçevesinde hayata geçirildi. Programın akademik bölümünde, KBÜ Safranbolu Şefik Yılmaz Dizdar Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Hülya Özçağlar Eroğlu tarafından "Odadaki Fil ve İnsan Hakları" başlıklı konferans verildi. Konferansta, insan haklarının günümüzde karşı karşıya olduğu sorunlar küresel gelişmeler ve dijital dönüşüm çerçevesinde ele alındı. Sunumda, "Odadaki Fil" metaforunun toplumların farkında olduğu ancak çoğu zaman göz ardı edilen insan hakları ihlallerini temsil ettiği ifade edildi. Şiddet, ayrımcılık, nefret söylemi ve dezenformasyonun artan etkilerine dikkat çekilirken, Gazze’de yaşanan insani krize de değinildi. Konferansta, insan hakları mücadelesinin hem fiziksel hem de dijital alanlarda sürdüğü vurgulandı. Programın sanatsal bölümünde ise KBÜ ortaklığında, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından hazırlanan "Kısa Süreli Açık Çağrılı Ulusal Jürili İnsan Hakları Resim Yarışması Sergisi"nin açılışı gerçekleştirildi. Sergiyle, insan hakları ve demokrasi bilincinin sanat yoluyla toplumsal farkındalığa dönüştürülmesi amaçlandı. Ulusal Resim Yarışması’nda Necmettin Salih Aydınlı birincilik, Duygu Çakmak ikincilik, Berna Gündoğdu üçüncülük ödülüne layık görülürken, Efsane Erdem mansiyon ödülü aldı. Ayrıca Asude Müberra Şereflican, Fatma Doğruoğlu, Gülşah İleri, Hasiyne Ayhan, Melek Tombul, Müfide Gül Biçen, Selcan Tunç, Sümeyye Bozkurt ve Zeynep Çelik’in eserleri sergilenmeye değer bulundu. Yarışmanın seçici kurulunda Prof. Dr. Serkan İlden, Prof. Dr. Selda Mant Menay, Doç. Dr. Eda Öz Çelikbaş, Doç. Dr. Evrim Çağlayan ve Doç. Dr. Kübra Şahin Çeken yer aldı.