EĞİTİM
Manisalı minik piyanistten uluslararası başarı 21 Mart 2026 Cumartesi - 18:43:16 Manisa’da özel bir okulda öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencisi Eslina Akoğlan, uluslararası piyano yarışmasında elde ettiği dereceyle bayramda aile büyüklerine unutulmaz bir gurur yaşattı. Manisa’da eğitim hayatını sürdüren başarılı öğrenci Eslina Akoğlan, 28 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen 16. Uluslararası Little Mozart’s Online Müzik Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı. Yarışmada B kategorisinde üçüncülük elde eden Akoğlan, ayrıca "Müzikal Performans Başarı Ödülü"nün de sahibi oldu. Ramazan Bayramı dolayısıyla annesi İpek Akoğlan ve babası Mehmet Kamil Akoğlan ile birlikte Sarıgöl’de yaşayan dedesi Ali Akoğlan ve ninesi Selver Akoğlan’ı ziyaret eden küçük piyanist, kazandığı ödülleri bayram sürprizi olarak ailesine sundu. Torununun başarısıyla büyük mutluluk yaşayan dede ve nine duygusal anlar yaşadı. Baba Mehmet Kamil Akoğlan, yarışmanın dünyanın dört bir yanından genç ve yetenekli piyanistleri bir araya getirdiğini belirterek, "Kızımız, müzik öğretmeni Özlem Kaplan’ın öğrencisi olarak bu önemli yarışmada dereceye girdi. 6 yaşından bu yana severek çaldığı piyano sayesinde bu başarıyı elde etmesi bizleri çok mutlu etti" dedi. Torununun başarısından gurur duyduğunu ifade eden dede Ali Akoğlan ise, "Üçüncülük aldığını bize önceden söylemedi. Bayram günü yaptığı bu sürprizle çok mutlu oldum. Torunumla gurur duyuyorum" diye konuştu. Bayram ziyaretinde dedesi ve ninesinin ellerini öperek bayramlaşan Eslina Akoğlan, kazandığı ödülleri ailesine göstererek mutluluğunu paylaştı.
21 Mart 2026 Cumartesi - 14:48 Son dönemde artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı uzmanlar uyarıyor Anadolu Üniversitesi’nden uzmanlar, özellikle gençler arasında yayılan ’IBAN kiralama’ yönteminin ve yapay zekâ destekli yeni nesil dolandırıcılıkların ağır hapis cezalarına yol açan bir suç ortaklığı olduğu konusunda kritik uyarılarda bulundu. Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan "IBAN kiralama" yöntemi, dolandırıcılık suçlarının önemli bir parçası hâline gelmiş durumda. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya ile Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, son dönemde artış gösteren IBAN kiralama yöntemi ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık faaliyetleri konusunda vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu yöntemin hem teknik işleyişine hem de doğurabileceği ağır hukuki sonuçlara dikkat çekti. Dolandırıcılıkta "IBAN kiralama" yöntemi İnternet bankacılığının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcıların kimliklerini gizlemek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Hakan Karakehya, bu yöntemin halk arasında "IBAN kiralama" olarak bilindiğini ifade etti. Karakehya, dolandırıcıların paranın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait hesapları kullanmaya çalıştığını belirterek şu bilgileri verdi: "Dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, mağdurlardan elde ettikleri parayı aktarabilecekleri başkalarına ait hesapları temin etmeye çalışıyor. Bunun için de hesap sahiplerine belirli bir ücret teklif ederek hesaplarını kiralıyorlar." "Savcılıkla ilk karşılaşan kişi hesap sahibi oluyor" Bu yöntemin özellikle paranın izini sürmeyi zorlaştırmak amacıyla tercih edildiğini vurgulayan Karakehya, soruşturma süreçlerinde ilk olarak hesap sahibinin karşılarına çıktığını söyledi. "Savcılık bir soruşturma başlattığında karşılarına çıkan ilk kişi, hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi oluyor" diyen Karakehya, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Karakehya ayrıca IBAN kullandırmanın; dolandırıcılık suçuna iştirak, müşterek faillik ya da suça yardım etme kapsamında değerlendirilebildiğine dikkat çekti. "Haberim yoktu" savunması çoğu zaman geçerli olmuyor Hesaplarını kullandıran kişilerin çoğu zaman suç işlemediklerini düşündüklerini belirten Karakehya, bu durumun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi. "Birçok kişi ‘Ben kimseyi kandırmıyorum, parayı ben almıyorum, sadece hesabım kullanılıyor’ diye düşünüyor. Ancak ceza hukuku açısından durum böyle değerlendirilmiyor" diyen Karakehya, kişinin hesabının bu tür bir eylemde kullanılabileceğini öngörmesine rağmen riski kabullenmesinin "olası kast" kapsamında değerlendirilebildiğini ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ifade etti. Dolandırıcılıkta yeni dönem: Yapay zekâ Yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirten Çelik, deepfake teknolojisinin özellikle yeni riskler doğurduğunu söyledi. "Kısa bir ses kaydından bir kişinin sesini taklit etmek ya da görüntülü görüşmelerde yüz değiştirme teknolojileriyle başka biriymiş gibi davranmak artık mümkün. Bunlar saldırı tarafında kullanılan yeni yöntemler" diyen Çelik, aynı teknolojilerin bankacılık sistemlerinde şüpheli işlemleri tespit etmek amacıyla savunma tarafında da kullanıldığını ifade etti. Dijital güvenlik eğitimi müfredata girmeli Dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, bu konunun eğitim sisteminde daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. Çelik son olarak "Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklerin eğitim müfredatına ders olarak girmesi önemli. Bunun yanında finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi gençlerin bu tür tuzaklara karşı daha bilinçli olmasını sağlayacak" dedi.
Manevi ve ahlaki gelişim programı Bursa’da gerçekleştirildi
13 Ocak 2026 Salı - 15:58 Manevi ve ahlaki gelişim programı Bursa’da gerçekleştirildi Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen ’Manevi ve Ahlaki Gelişim’ programı çerçevesinde 900 öğrenciye eğitim verildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda yürütülen ’Manevi ve Ahlaki Gelişim’ programı Bursa Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesinde gerçekleştirildi. Bursa genelinde 15 Anadolu İmam Hatip Lisesinde uygulanmakta olup yaklaşık 900 öğrenciye ulaşılan eğitimlerde, öğrencilerin milli, manevi ve ahlaki değerler temelinde yetişmelerini hedefleyen, akran rehberliği esasına dayalı bir eğitim çalışması olarak yürütülmektedir. Program kapsamında 52 koordinatör öğretmen ve 208 rehber öğrenci görev alırken, akademik, psiko-sosyal ve manevi gelişimi destekleyen haftalık çalışmaların yanı sıra okuma faaliyetleri, kültürel ziyaretler, kamp ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Programın birinci bölümünde, "İnsan Eğitiminde Temel Prensipler ve Gençliğin Dijital Dünya Karşısındaki Durumu" başlıklı panel düzenlendi. Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, programın öğrencilerin değer temelli gelişimine katkı sağladığını ifade ederek, "Öğrencilerimizin sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunduğunu düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda gönüllülük ve veli izni esasına dayalı olarak yürütülen program, eğitim-öğretim sürecini aksatmadan sürdürüldü" dedi. Programın ikinci bölümünde, BİHMED ve YİHMED tarafından öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla Manevi ve Ahlaki Gelişim Programının değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, programın uygulama süreci ve planlanan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Programın üçüncü bölümünde ise, "Müslüman’ın Kardeşlerine Merhameti ve Mazlum Coğrafyalar" başlıklı konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak Taha Kılınç yer aldı. Program, emeği geçen kurum ve paydaşlara teşekkür edilmesiyle sona erdi.
Gazikültür, "500. Yılında Mercidabık Savaşı" adlı yayını okuyucuyla buluşturdu
13 Ocak 2026 Salı - 15:20 Gazikültür, "500. Yılında Mercidabık Savaşı" adlı yayını okuyucuyla buluşturdu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin kültür yayıncılığı alanındaki köklü markası Gazikültür Yayınları, tarih araştırmalarına önemli bir katkı sunan nitelikli bir eseri daha okurla buluşturdu. Prof. Dr. Mehmet Ali Yıldırım ve Prof. Dr. Osman Köse’nin editörlüğünde hazırlanan 500. Yılında Mercidabık Savaşı adlı eser, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biri olan 1516 Mercidabık Zaferi’ni çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyor. Osmanlı Devleti ile Memlük Sultanlığı arasındaki siyasi, askerî ve ideolojik mücadeleyi Doğu Akdeniz ve Ortadoğu tarihini yeniden şekillendiren bir kırılma anı olarak değerlendiren kitap, disiplinlerarası bir perspektifle kaleme alınmış makalelerden oluşuyor. Beş asırlık bir tarihsel mesafeden bakılarak hazırlanan bu çalışma, Osmanlı yükselişinin seyrini belirleyen Mercidabık Savaşı’nı bölgesel, uluslararası yeniden tartışmaya açıyor. Eserde yer alan makaleler, dönemin siyasi dengelerini, dini meşruiyet tartışmalarını, doğal afetlerin tarihsel etkilerini ve Osmanlı-Memlük ilişkilerinin arka planını ayrıntılı biçimde ele alıyor. Kitapta Metin Akis’in "Mercidabık Savaşı’na Doğru Osmanlı-Memlük İlişkileri" başlıklı çalışması, savaş öncesi diplomatik ve askerî süreci bütünlüklü bir çerçevede incelerken, Sedat Bilinir’in "Tarih Boyunca Halep ve Çevresindeki Büyük Depremler: Etkileri ve Sonuçları" makalesi, coğrafyanın tarih üzerindeki belirleyici rolünü gözler önüne seriyor. H. Hilal Şahin’in Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail ve Kansu Gavri ekseninde şekillenen güç mücadelesini irdeleyen çalışması, dönemin siyasal aktörleri arasındaki gerilimleri derinleştiriyor. Naime Yüksel Karasu, Yavuz Sultan Selim’in Memlük Devleti’ne savaş ilanının gerekçelerini hukuki ve siyasal boyutlarıyla ele alırken, Prof. Dr. Zeynel Özlü ve Dr. İsmail Hakkı Üzüm’ün ortak makalesi, Mercidabık ve Ridaniye savaşlarını dinî motifler ve manevî meşruiyet çerçevesinde değerlendiriyor. Süleyman Kızıltoprak ise Mercidabık Zaferi’ni Osmanlı Cihan Devleti’nin yükseliş sürecinde bir kırılma noktası olarak konumlandırarak savaşın uluslararası sonuçlarını ayrıntılı biçimde analiz ediyor. 500. Yılında Mercidabık Savaşı, Osmanlı tarihine ilgi duyan araştırmacılar, akademisyenler, lisansüstü öğrenciler ve tarih meraklıları için güvenilir bir başvuru kaynağı olma niteliği taşıyor. Okurlar, eserin e-kitap versiyonuna gbbkultur.com adresinden ulaşabilir. "Tarihi hafızanın canlı tutulmasının şehir kültürü ve toplumsal bilinç açısından önemli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdürü Halil İbrahim Yakar, kitabın yayımlanması dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, tarihi hafızanın canlı tutulmasının şehir kültürü ve toplumsal bilinç açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Prof. Dr. Yakar, "Mercidabık Savaşı, Osmanlı tarihinin yönünü değiştiren, Anadolu, Suriye ve Mısır coğrafyasını yeni bir siyasal düzleme taşıyan büyük bir dönüm noktasıdır. Bu tür çalışmalar, tarihi olayları ezber bilgilerin ötesine taşıyarak sebepleri, sonuçları ve etkileriyle birlikte düşünmemizi sağlar. Gazikültür Yayınları olarak amacımız, akademik niteliği yüksek, kalıcı başvuru eserlerini hem araştırmacıların hem de tarih meraklılarının istifadesine sunmaktır" ifadelerini kullandı. Yakar ayrıca, Gaziantep’in tarih ve kültür alanında yürüttüğü yayıncılık faaliyetleriyle yalnızca yerel belleği değil, Anadolu ve İslam tarihinin ortak mirasını da görünür kılmayı hedeflediklerini vurguladı. Yakar, "Bu eser, üniversitelerimizde yürütülen akademik çalışmalarla yerel yönetimlerin kültür politikaları arasında güçlü bir köprü kurmaktadır. Beş yüzüncü yılında Mercidabık Savaşı’nı yeniden düşünmek, geçmişi anlamanın yanı sıra bugünü doğru okumak için de önemli bir imkandır" diye konuştu.
Arena bursluluk sınavına yoğun ilgi
13 Ocak 2026 Salı - 13:06 Arena bursluluk sınavına yoğun ilgi Arena Eğitim Kurumları’nın 10-11 Ocak tarihlerinde düzenlediği Arena Bursluluk Sınavı (ABS), bu yıl da yoğun katılımla tamamlandı. Sınav süreci devam ederken eş zamanlı olarak gerçekleştirilen veli bilgilendirme oturumlarında Arena Eğitim Kurumları’nın akademik kadrosu, okulun sunduğu ayrıcalıkları ve gelecek projelerini paylaştı. Arena Eğitim Kurumları Genel Koordinatörü ve Ortaokul Müdürü Yusuf Özbakır konuşmasında, kurumun temel taşlarından biri olan rehberlik sistemine dikkat çekerek "Eğitim anlayışımızın merkezinde güçlü ve dinamik bir rehberlik sistemi yer alıyor. Bizim için başarı; akademik göstergelerin yanında, her öğrencimizin bireysel yeteneklerini keşfetmesi, potansiyelini ortaya koyması ve kariyer planlamasını sağlam adımlarla şekillendirmesiyle bütünleşen bir gelişim sürecidir. Eğitimin okul, öğrenci ve aileden oluşan birlik üzerine kurulu olduğunun bilinciyle, veli-okul iş birliğini başarımızın en önemli anahtarı olarak görüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz ‘Anne Baba Okulu’ projemizle, ebeveynlerimizin bu süreçte bilinçli ve etkin birer yol arkadaşı olmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Lise kademesindeki eğitim kalitesine ve uluslararası iş birliklerine değinen Arena Eğitim Kurumları Lise Müdürü Oktay Acar da okulun vizyoner projelerine vurgu yaparak, "Eğitim modellerimizde dünyadaki en iyi örnekleri referans alıyoruz. Finlandiya eğitim sisteminin öğrenciyi merkeze alan yapısını kendi kurum kültürümüze entegre ederken, Güney Kore’deki kardeş okulumuz ile gerçekleştirdiğimiz değişim programları ve ortak projelerle öğrencilerimize küresel bir bakış açısı kazandırıyoruz. Amacımız, yerel değerlerine bağlı ama dünya ile rekabet edebilen nesiller yetiştirmek" dedi. Okul öncesi ve ilkokul döneminin önemine vurgu yapan Anaokulu ve İlkokul Müdürü Onur Bilgiç ise Arena’nın dil eğitimindeki başarısına değinerek "İlkokul ve anaokulu kademelerimizde uyguladığımız ’Bilingual’ (çift dilli) eğitim modeli ile çocuklarımız İngilizceyi bir ders olarak değil, hayatın bir parçası olarak öğreniyorlar. Erken yaşta dil öğrenimini destekleyen bu yaklaşımımızla, öğrencilerimizin akademik hayatlarına çok güçlü bir temel ile başlamalarını hedefliyoruz" diye konuştu. Sınavın ardından değerlendirmede bulunan Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan ise "Kurulduğumuz günden bu yana başarıyı ödüllendirmeyi ve yetenekli gençlerimizin yolunu açmayı bir görev biliyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu sınav, fırsat eşitliği oluşturma vizyonumuzun en önemli parçasıdır. Gördüğümüz yoğun katılım ve öğrencilerimizin başarma azmi, ülkemizin aydınlık geleceği adına bizlere büyük bir umut verdi. Tüm katılımcılara ve bizlere güvenen velilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Sınav sonuçları, optik değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından Arena Eğitim Kurumları’nın web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacak. Dereceye giren öğrenciler ise kurumun modern eğitim imkânlarından, farklı oranlarda burs kazanma hakkı elde edecek.
Türkiye’nin en başarılı öğrencileri girişimcilik sahnesinde
13 Ocak 2026 Salı - 12:38 Türkiye’nin en başarılı öğrencileri girişimcilik sahnesinde ODTÜ ve ODTÜ TEKNOKENT iş birliğiyle üniversite sınavında ilk bine girerek ODTÜ’yü kazanan öğrenciler için ilk kez hayata geçirilen METU STARS Girişimcilik Programı, 14 haftalık yoğun bir dönemin ardından METU STARS Demoday etkinliğiyle başarıyla tamamlandı. METU STARS, öğrencilerin üniversiteye adım attıkları ilk dönemde girişimcilik ekosistemiyle buluşturmayı, yenilikçi fikirlerini yapılandırmalarını sağlamayı ve bu fikirleri sürdürülebilir girişimlere dönüştürme yolunda desteklemeyi amaçlayan kapsamlı bir girişimcilik programı olarak kurgulandı. Program süresince katılımcılar girişimcilik temelleri, iş modeli geliştirme, pazarlama ve satış stratejileri, yatırım süreçleri, fikri mülkiyet hakları ve etkili sunum teknikleri gibi girişimcilik yolculuğunun kritik başlıklarında eğitim aldı. Alanında uzman mentorlar ve konuk konuşmacılarla bir araya gelen öğrenciler, teorik bilgilerini uygulamaya dökme ve birebir mentorluk alma imkânı buldu. Program akışı atölye çalışmaları, interaktif oturumlar, grup çalışmaları ve proje geliştirme süreçleriyle desteklendi. Programın finalinde düzenlenen METU STARS Demoday etkinliğinde katılımcılar, geliştirdikleri girişim fikirlerini jüri karşısında sunarak değerlendirmeye alındı. Sunumlar sonucunda girişimler puanlanarak yatırım ve gelişim destekleriyle ödüllendirildi. Demo Day kapsamında ilk 4’e giren girişimlere, 1. olan Dormy ekibine 100 bin lira, 2. olan ParaWake ekibine 80 bin lira, 3. olan EduCRS ekibine 60 bin lira, 4. olan Canbul ekibine 40 bin lira tutarında ürün geliştirme desteği ödülü verildi. Bunun yanı sıra, dereceye giren ve öne çıkan girişimcilere ofis kullanım imkânı, kuluçka ve hızlandırma programlarına erişim, uygulama entegrasyonu ve teknik destek gibi girişimlerin ölçeklenmesini ve sürdürülebilirliğini destekleyecek çeşitli fırsatlar sunuldu. METU STARS Girişimcilik Programı, ilk kez düzenlenmesine rağmen yoğun ilgi görerek genç girişimcilerin erken aşamada desteklenmesine güçlü bir zemin oluşturdu. Program, önümüzdeki dönemlerde de yeni yeteneklerle ODTÜ’nün girişimcilik ekosistemine katkı sunmaya devam edecek.