EĞİTİM
Radikal Okullarında kariyer günleri: Uzman isimler öğrencilerle geleceği konuştu 15 Mart 2026 Pazar - 15:34:46 Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri’nde öğrenciler; farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya gelerek geleceğin mesleklerine dair deneyim ve önerileri dinleme fırsatı buldu. Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri, öğrencileri farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya getirdi. Etkinliklerde öğrenciler, geleceğin mesleklerine dair önemli bilgiler edinirken farklı sektörlerden uzmanların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Program kapsamında öğrenciler; Av. Arb. Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cenk Ecevit, tiyatro oyuncusu Ümit Çırak, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zileli, Yazılım Mühendisi Volkan Küçük, Makine Mühendisi Prof. Dr. Hasan Yıldız, Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü, Bena Bistro Lounge kurucusu ve ödüllü işletmeci Gülper Ergün ile Deniz Hukuku Avukatı Çağdaş Kırcalı başta olmak üzere farklı disiplinlerden alanında yetkin pek çok isimle bir araya geldi. Etkinlikte ayrıca Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu ve Matematik Öğretmeni Erdal Avcı da öğrencilerle buluşarak eğitim hayatı, meslek seçimi ve hedef belirleme konularında deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar; kendi kariyer yolculuklarını, meslek hayatlarında edindikleri deneyimleri ve gençlere yönelik önerilerini aktararak öğrencilerin meslekleri yakından tanımalarına ve kariyer hedeflerini daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine katkı sağladı. Radikal Okullarında gerçekleştirilen bu buluşmalar, öğrencilerin farklı meslek alanlarını yakından tanımalarına, ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine ve geleceğe dair kariyer planlarını daha güçlü bir bakış açısıyla değerlendirmelerine imkân sundu.
15 Mart 2026 Pazar - 14:00 Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
15 Mart 2026 Pazar - 12:46 SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi. Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi. Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı. Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti. Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı. Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı. Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde" Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu. Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi. 3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.
BARÜ Hemşirelik Bölümü akredite edildi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 20:12 BARÜ Hemşirelik Bölümü akredite edildi Bartın Üniversitesi (BARÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Hemşirelik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (HEPDAK) tarafından 5 yıl süreyle akredite edildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, eğitim kalitesini ve akademik yeterliliğini tescilleyen önemli bir başarıya imza attı. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen Hemşirelik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (HEPDAK) incelemeleri sonucunda Hemşirelik Bölümü 5 yıl tam akreditasyon almaya hak kazandı. Hemşirelik bölümü elde ettiği HEPDAK akreditasyonuyla programın eğitim-öğretim yapısı, akademik kadrosu, uygulama imkanları, ölçme-değerlendirme süreçleri ve sürekli iyileştirme mekanizmalarının ulusal standartlara uygunluğunu kanıtladı. Ayrıca Hemşirelik Bölümü’nün akreditasyon belgesi almasıyla BARÜ’nün 9 fakültesi de akreditasyon belgesi alan bölümlere sahip oldu. Böylece BARÜ’de ulusal ve uluslararası düzeyde kalite standartları tescillenen program sayısı 37’ye (29 lisans - 8 ön lisans) yükseldi. Sağlık Bilimleri Fakültesinde ilk kez bir programın akreditasyon almasından duydukları memnuniyeti dile getiren BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, kurumsal akreditasyon süreçlerine temel oluşturan program akreditasyonunun önemine değinerek emeği geçen herkesi tebrik etti.
Uşak Belediyesi öğrencileri ücretsiz üniversite sınavı için kurs imkanı sağlıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:45 Uşak Belediyesi öğrencileri ücretsiz üniversite sınavı için kurs imkanı sağlıyor Öğrencilere parasız, bilimsel ve çağdaş eğitim vermeyi amaçlayan Uşak Belediyesi, öğrencilerin gelişimlerine katkı sunmak için ücretsiz kurslar sağlamaya devam ediyor. Uşak Belediyesi Çağdaş Akademi Kurumu aracılığıyla onlarca genci üniversite sınavına hazırlıyor. Her geçen gün zorlaşan ekonomik şartları göz önünde bulunduran Uşak Belediyesi, öğrenciler arasında fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla gençlerin ve ailelerin omuzlarından bir yük almayı hedefliyor. 12. sınıfların ve mezun grupların eğitim görebildiği Çağdaş Akademi; uzman öğretmen kadrosuyla Matematik, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tarih ve Coğrafya dersleri ile tam donanımlı bir eğitim kurumu olarak öne çıkıyor. Eğitim sürecine dahil olmak isteyen öğrenciler öğretim yılının başında Uşak Belediyesi tarafından yapılan duyuruların ardından başvurularını yapıyor. Aile gelir durumuna ve başarı oranlarına bakılarak seçilen öğrencilerin kesin kaydı yapılırken, haftanın 7 gün eğitim veren kurumda sık sık yapılan deneme sınavları ile öğrencilerin gelişimi de takip ediliyor. Çağdaş Akademi bünyesinde sadece eğitim verilmiyor, aynı zamanda gençlerin geleceğini garanti altına alması için öğretmenleri tarafından meslek seçimi yönlendirmeleri de yapılıyor. Onların geleceğe güvenle hazırlanması için her şartı düşünüldüğü eğitim kurumu, öğrenciler tarafından tercih edilmesiyle öne çıkıyor. Bu sayede gençler, üniversite sınavına hazırlanırken Uşak Belediyesi’nin sağladığı eğitim desteğiyle hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor.
Tanfer Ailesi’nin anne acısı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:29 Tanfer Ailesi’nin anne acısı Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’in vefat eden annesi Hediye Tanfer, Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verildi. Bir süredir hastanede tedavi gören AK Parti Eski İl Başkanı ve Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’in 103 yaşındaki annesi Hediye Tanfer, hayatını kaybetti. Erzurum Eski İl Sağlık Müdürü Doktor Ömer Tanfer, İş İnsanı Ali Tanfer, Hasan Tanfer’in annesi Hediye Tanfer İstanbul’da hayatını kaybetmişti. Anne Tanfer’in cenazesi önceki gün hava yolu ile Erzurum’a getirildi. Anne Hediye Tanfer’in ikindi namazına müteakip Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, AK Parti Eski Erzurum Milletvekili Adnan Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Akarsu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Horasan Belediye Başkanı Hayrettin Özdemir, Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, Hınıs Belediye Başkanı Ali Eren, Tortum Belediye Başkanı Muammer Yiğider, Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hasan Yılmaz, Erzurum Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz, AK Parti Yakutiye İlçe Başkanı Ferit Yıldız, Kent Konseyi Başkan Vekili Lokman Karadaş, Zafer Ofset İcra Kurulu Başkanı Selahattin Barlak, Veteriner Hekimler Odası Başkanı Ahmet Çağrı Birdal, İş Adamı Hamza Cimilli, Muammer Cındilli, Aydın Oral, Mehmet Melik Kaya, Fatih Yeşilyurt, Kadir Ovat, Mutlu Özakalın, Tanfer Ailesi, yakınları eş ve dostları katıldı. Anne Hediye Tanfer’in ikindi namazına müteakip kılınan cenazesi Asri Mezarlığı’ndaki aile kabristanında defnedildi.
Hexagon kurs bursluluk sınavı 7 Şubat’ta gerçekleşiyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 16:28 Hexagon kurs bursluluk sınavı 7 Şubat’ta gerçekleşiyor Şahinkaya Eğitim Kurumları, 2026-2027 eğitim-öğretim dönemi için geleneksel hale gelen Hexagon Kurs Bursluluk Sınavını 7 Şubat 2026 Cumartesi günü gerçekleştirecek. Sınavda başarı gösteren öğrenciler, aldıkları puanlar ve belirlenen kontenjanlar doğrultusunda yüzde 100’e varan eğitim bursu kazanma hakkı elde edecek. Gelecek yıl ortaokul ve lise kademelerinde öğrenim görecek öğrenciler için düzenlenen bursluluk sınavı, Bursa genelindeki tüm öğrencilere açık olacak. Sınav, Hexagon Özlüce Kampüsünde yapılacak. Başvurular online olarak alınıyor Hexagon Kurs Bursluluk Sınavı’na başvurular, kurumun resmi internet sitesi hexagonkurs.com üzerinden gerçekleştiriliyor. Sınav süreci, kampüs ziyaretleri ve eğitim programlarına ilişkin detaylı bilgi almak isteyen veli ve öğrenciler, yine resmi internet sitesindeki iletişim bölümü üzerinden randevu talebinde bulunabiliyor. "Eğitimin en mükemmeli" için ilk adım Hexagon Kurs; en iyilerle yola çıkmak, potansiyelini gerçek başarıya dönüştürmek ve geleceğini güçlü bir eğitim temeli üzerine inşa etmek isteyen tüm öğrencileri bursluluk sınavına davet ediyor. Eğitimde 22 yıllık köklü bir birikimin, yenilenen vizyonla buluştuğu Hexagon Kurs, Şahinkaya Eğitim Kurumları çatısı altında başarı odaklı eğitim yolculuğunu sürdürüyor. Temelleri Şahinkaya Dershanesi ile atılan bu güçlü eğitim geleneği; bugün YKS ve LGS hazırlık programlarıyla, Hexagon Kampüs’te geleceğin başarılı bireylerini yetiştirmeye devam ediyor.
Van’da atıklar sanata dönüşüyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:51 Van’da atıklar sanata dönüşüyor Van’ın Muradiye ilçesinde KÜYAP 2026 etkinlikleri kapsamında Muradiye Bebek ve Çocuk Tıbbi Kütüphanesi tarafından düzenlenen "Sürdürülebilir Onarım Atölyesi" etkinliği, çevre bilinci mesajlarıyla dikkat çekti. "Atıktan sanata geri dönüşüm kostüm şöleni" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, atık malzemelerden kendi kostümlerini tasarlayarak hem eğlendi hem de çevreye duyarlılık konusunda farkındalık kazandı. Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Kütüphane Sorumlusu Miras Kızılkaya, kütüphaneleri yalnızca kitap okunan mekânlar olarak görmediklerini belirterek, "Kütüphaneler; çevre okuryazarlığının, sürdürülebilir yaşam becerilerinin ve yeşil düşünmenin çocuk yaşta filizlendiği öğrenme alanlarıdır. Bugün çocuklarımız atık olarak görünen malzemelere başka bir gözle bakıyor. Çevre bilinci anlatılarak değil, deneyimleyerek ve üreterek kazanılıyor" dedi. Kızılkaya, Muradiye Bebek ve Çocuk Tıbbi Kütüphanesi’nde yürütülen yeşil etkinlikler ve çevre okuryazarlığı çalışmalarıyla doğayı koruyan ve kaynakları doğru kullanan bireylerin yetişmesine katkı sunmayı amaçladıklarını ifade ederek, bu tür çalışmaların görünür kılınmasında basının desteğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Etkinliğe katılan öğrenciler de, duygu ve düşüncelerini paylaştı. Ümmü Masal Hakan, projede yer almaktan mutlu olduğunu belirterek, "Geri dönüşüm için bu projeye katıldım. Buradan herkese sesleniyorum; atmayın, geri dönüştürün, kullanın. Bu etkinliği düzenleyen kütüphanecilere teşekkür ediyorum" diye konuştu. Furkan Beyaztaş ise kütüphanede yapılan çalışmalar sayesinde geri dönüşümden yeni eşyalar üretilebileceğini öğrendiğini belirterek, "YouTuber olmayı hayal ediyorum. Bu projede yaptığımız kamera, hayalimi gerçekleştirmenin ilk adımı oldu" ifadelerini kullandı. Emin Adar Başboğa da geri dönüşüm malzemelerinden kendi kostümlerini yaptıklarını söyleyerek, etkinliği düzenleyen kütüphane sorumlularına teşekkür etti.
Balıkesir’de eğitimde ikinci dönem, bayrak sevgisiyle başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:47 Balıkesir’de eğitimde ikinci dönem, bayrak sevgisiyle başladı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı ikinci döneminin başlangıcında ülke genelinde uygulanması kararlaştırılan "İlk Derste Bayrak Sevgisi" teması kapsamında Balıkesir’de anlamlı bir okul ziyareti gerçekleştirildi. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu ve protokol üyeleri öğrencilerle ilk derste buluştu. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Altıeylül Kaymakamı Turgay Hakan Bilgin, İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Özcan Özen, Altıeylül İlçe Millî Eğitim Müdürü Çetin Keren, Şube Müdürü Onur Aydın’ın katılımıyla, Altıeylül ilçesinde bulunan Gülser-Mehmet Bolluk Anadolu Lisesi ziyaret edilerek ikinci dönemin ilk okul günü, bayrak sevgisi ve millî değerler vurgusuyla başladı. Bayrağın birleştirici gücü okul ortamında yaşatıldı Ziyaret kapsamında Vali Ustaoğlu ile beraberindeki heyet, Türk bayraklarıyla donatılan okul binasında sınıfları gezeek öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle samimi sohbetler gerçekleştiren Vali Ustaoğlu, Türk bayrağının tarihî, millî ve manevi anlamına dikkat çekerek, bayrağın milletimizin ortak değeri ve bağımsızlığımızın en güçlü simgesi olduğunu vurguladı. Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini dinleyen Vali İsmail Ustaoğlu, genç nesillerin millî kimlik ve aidiyet bilinciyle yetişmesinin, güçlü bir gelecek inşa etmenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Öğretmenlerle eğitim üzerine istişare Ziyaret sırasında öğretmenlerle de bir araya gelen Vali Ustaoğlu, eğitim öğretim faaliyetleri, okul iklimi ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Öğretmenlerin görüş ve önerilerini dinleyen heyet, eğitimin tüm paydaşlarıyla birlikte güçlenerek ilerlemesinin önemine vurgu yaptı. "İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle" vurgusu Millî Eğitim Bakanlığının "İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle" anlayışı doğrultusunda gerçekleştirilen bu anlamlı ziyaretin; öğrencilerin bayrak sevgisini pekiştirmesi, birlik ve beraberlik duygularını güçlendirmesi ve millî değerlerle bütünleşmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunması hedefleniyor. Ziyaret kapsamında okulun fiziki alanları da gezilerek yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi alındı. Bayrak sevgisi teması çerçevesinde okul genelinde hazırlanan görsel çalışmalar ve etkinlikler incelendi.