EĞİTİM
Radikal Okullarında kariyer günleri: Uzman isimler öğrencilerle geleceği konuştu 15 Mart 2026 Pazar - 15:34:46 Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri’nde öğrenciler; farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya gelerek geleceğin mesleklerine dair deneyim ve önerileri dinleme fırsatı buldu. Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri, öğrencileri farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya getirdi. Etkinliklerde öğrenciler, geleceğin mesleklerine dair önemli bilgiler edinirken farklı sektörlerden uzmanların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Program kapsamında öğrenciler; Av. Arb. Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cenk Ecevit, tiyatro oyuncusu Ümit Çırak, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zileli, Yazılım Mühendisi Volkan Küçük, Makine Mühendisi Prof. Dr. Hasan Yıldız, Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü, Bena Bistro Lounge kurucusu ve ödüllü işletmeci Gülper Ergün ile Deniz Hukuku Avukatı Çağdaş Kırcalı başta olmak üzere farklı disiplinlerden alanında yetkin pek çok isimle bir araya geldi. Etkinlikte ayrıca Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu ve Matematik Öğretmeni Erdal Avcı da öğrencilerle buluşarak eğitim hayatı, meslek seçimi ve hedef belirleme konularında deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar; kendi kariyer yolculuklarını, meslek hayatlarında edindikleri deneyimleri ve gençlere yönelik önerilerini aktararak öğrencilerin meslekleri yakından tanımalarına ve kariyer hedeflerini daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine katkı sağladı. Radikal Okullarında gerçekleştirilen bu buluşmalar, öğrencilerin farklı meslek alanlarını yakından tanımalarına, ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine ve geleceğe dair kariyer planlarını daha güçlü bir bakış açısıyla değerlendirmelerine imkân sundu.
15 Mart 2026 Pazar - 14:00 Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
15 Mart 2026 Pazar - 12:46 SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi. Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi. Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı. Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti. Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı. Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı. Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde" Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu. Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi. 3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Isparta’daki okullarda ikinci yarıyılın ilk dersi bayrak sevgisi oldu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 15:47 Isparta’daki okullarda ikinci yarıyılın ilk dersi bayrak sevgisi oldu Isparta genelinde yarıyıl tatilinin ardından başlayan ikinci eğitim öğretim döneminde okullar Türk bayraklarıyla donatılırken, 438 okulda 74 bin 927 öğrenci ve 7 bin 246 öğretmen ders başı yaptı. Yarıyıl tatilinin ardından 2025–2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, Isparta genelindeki tüm okullarda anlamlı ve güçlü bir başlangıçla başladı. İl genelinde bulunan 438 okulda eğitim gören 74 bin 927 öğrenci ile görev yapan 7 bin 246 öğretmen için ders zili çalarken, okul binaları Türk bayraklarıyla donatıldı. Yeni dönemin ilk gününde okullarda Türk bayrağının tarihî, millî ve manevi değerine yönelik bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Öğrencilere bayrak sevgisi, millî birlik ve beraberlik bilinci ile bayrağa karşı taşıdıkları sorumluluklar anlatıldı. "İlk ders bayrak sevgisi oldu" İkinci dönemin ilk dersi, millî kimliğin en önemli sembollerinden biri olan "Bayrak Sevgisi" temasıyla işlendi. Okul öncesi, ilkokul ve ortaokul düzeyindeki öğrencilere yönelik yapılan etkinliklerle bayrağa duyulan sevgi ve saygının artırılması, millî bilincin güçlendirilmesi hedeflendi. Isparta’daki okullarda ayrıca bayrak sevgisi temalı resim, şiir, kompozisyon ve afiş yarışmaları ile sergi ve çeşitli sanatsal-kültürel etkinlikler düzenlenerek ikinci yarıyıla anlamlı bir başlangıç yapıldı.
Zonguldak’ta ikinci dönemin ilk dersi ’Bayrak Sevgisi’ oldu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:57 Zonguldak’ta ikinci dönemin ilk dersi ’Bayrak Sevgisi’ oldu Zonguldak’ta 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci yarısı, "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladı. İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, ilk ders heyecanını Anıl Cömert İlkokulu öğrencileriyle paylaştı. Yarıyıl tatilinin sona ermesiyle Zonguldak genelindeki okullarda ders zili yeniden çaldı. Yeni dönemin başlangıcı nedeniyle Anıl Cömert İlkokulu’nu ziyaret eden Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, okul bahçesinde düzenlenen törene katıldı. Öğrenci ve öğretmenlerle birlikte saygı duruşunda bulunan Keskin, İstiklal Marşı’nın okunmasına eşlik etti. Törenin ardından sınıfları gezen İl Müdürü Keskin, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından dönemin ilk ders konusu olarak belirlenen "Bayrak Sevgisi" dersine iştirak etti. Öğrencilerle aynı sıraları paylaşan Keskin, çocukların hazırladığı etkinlikleri ilgiyle takip etti. Sınıf ziyaretinde öğrencilere hitap eden Uygar Keskin, Türk bayrağının bağımsızlığın ve birliğin en güçlü sembolü olduğunu vurguladı. Keskin, "Ay yıldızlı bayrağımız, milletimizi bir arada tutan ortak değerimizdir. Bu bilincin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması noktasında en önemli görev siz sevgili öğrencilerimize düşmektedir" diyerek öğrencilere başarılar diledi. Ziyaret, öğretmenlerle yapılan değerlendirme toplantısının ardından sona erdi.
Antalya Bilim Merkezi’nde sömestir tatilinde üretim odaklı bilim kampları yapıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:57 Antalya Bilim Merkezi’nde sömestir tatilinde üretim odaklı bilim kampları yapıldı Kepez Belediyesi bünyesinde hizmet veren Antalya Bilim Merkezi, sömestir tatilinde çocuklar ve gençlere yönelik düzenlediği üretim odaklı bilim kampıyla yoğun ilgi gördü. Ahşap tasarım atölyelerinde gerçekleştirilen çalışmalar, katılımcılara hem eğitici hem de keyifli bir deneyim sundu. Kepez Belediyesi’ne bağlı Antalya Bilim Merkezi’nde tatil boyunca düzenlenen ahşap tasarım atölyeleri, katılımcıların üretim sürecine aktif olarak dahil olduğu uygulamalı etkinlikler gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarında torna makinası, testere makinası, zımpara makinası ve matkap tezgahları kullanılarak ahşap uçak, ahşap penguen robot ve ahşap anahtarlık gibi ürünler tasarlanıp üretildi. Katılımcılar, gerçek bir atölye ortamında hem üretmenin hem de kendi tasarımlarını hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Etkinlikler kapsamında öğrenciler; güvenli üretim tekniklerini öğrenirken el becerilerini geliştirme, tasarım sürecini yönetme ve problem çözme yetkinliklerini artırma fırsatı buldu. Teorik bilginin uygulamayla desteklendiği atölyelerde, bilim ve teknolojinin üretimle buluştuğu bir öğrenme ortamı oluşturuldu. Sömestir tatilinde gerçekleştirilen bilim kampı, çocukların üretkenliklerini desteklerken bilimle iç içe, verimli bir tatil geçirmelerine katkı sağladı. "Üreten bireyler yetiştiriyoruz" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen bilim kampına ilişkin yaptığı açıklamada, çocukların erken yaşta bilim ve üretimle tanışmasının önemine dikkat çekti. Başkan Kocagöz, "Antalya Bilim Merkezimizde çocuklarımızın yalnızca izleyen değil, üreten bireyler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Sömestir tatilinde düzenlediğimiz bu kamp ile çocuklarımız hem eğlendi hem de el becerilerini ve hayal güçlerini geliştirme fırsatı buldu" dedi.
Kastamonu Üniversitesi Aşçılık Programı, akredite edildi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 14:24 Kastamonu Üniversitesi Aşçılık Programı, akredite edildi Kastamonu Üniversitesi Daday Nafi ve Ümit Çeri Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı, TURAK tarafından akredite edildi. Kastamonu Üniversitesi Daday Nafi ve Ümit Çeri Meslek Yüksekokulu bünyesinde bulunan Aşçılık Programı, Turizm Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (TURAK) tarafından akredite edildi. TURAK tarafından yürütülen değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından program, 31 Aralık 2025-31 Aralık 2027 tarihleri arasında geçerli olmak üzere "Şartlı Akreditasyon" almaya hak kazandı. Süreç kapsamında programın eğitim müfredatı, akademik kadrosu ve uygulama imkanları belirlenen ölçütler doğrultusunda incelendi. Verilen akreditasyon kararıyla birlikte, Daday Nafi ve Ümit Çeri Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı’nın eğitim yaklaşımı ve sürekli iyileştirme hedefleri resmiyet kazandı. İki yıl süreyle geçerli olacak bu akreditasyon, programın gelişim sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. TURAK akreditasyon öğrencilerin aldıkları eğitimin sektör beklentileriyle uyumlu olduğunu ortaya koyarken, mezuniyet sonrasında diplomalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınırlığını destekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bu süreçte emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür etti. Aşçılık Programı’nın daha önce uluslararası festivallerde elde ettiği başarıları hatırlatan Rektör Topal, gastronomi alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedefi doğrultusunda kalite odaklı çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, kalite odaklı çalışmaların Kastamonu Üniversitesi genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik olarak son dönemde hayata geçirilen uygulamalara bundan sonrada devam edeceklerini kaydetti.
İkinci dönem "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:47 İkinci dönem "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladı Düzce’de yarıyıl tatilinin ardından öğretmen ve öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığınca ikinci dönemin "Bayrak Sevgisi" temasıyla başlayacağının duyurulması üzerine okullara ellerindeki Türk bayraklarıyla gitti. Bayrak sevgisinin anlatılması için etkinlikler düzenlendi. Milli Eğitim Bakanlığı 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısının başlangıcını "Bayrak Sevgisi" teması olarak belirledi. Bu çerçevede Düzce’de de öğrenciler okullarına ellerinde bayraklarla gittiler. Öğretmenleri öğrencilere bayrak sevgisini, bayrağın önemini ve Türk milleti için değerini anlattı. Düzce Belediyesi Gündüz Bakımevi’nde de yaşları 4 ile 6 arasında değişen miniklere öğretmenleri bayrak sevgisini anlatarak, pekişmesini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler yaptılar. Düzce Belediyesi Gündüz Bakımevi 6 yaş sınıfı öğretmeni Şükran Uygun, bayrağın önemini anlatarak, "Bayrak sizin en çok sevdiğiniz ve koruyup, önem vermeniz gereken bizim bağımsızlık sembolümüz. Bayram bizim için çok değerli. Ay ve yıldızını göklerde ay ve hilalden aldı. Rengini ise onu seven, ülkemizi korumak isteyen şehitlerimizin kanından aldı. Bayrağımız hep yukarılarda durur" dedi. Uygun, konuşmanın ardından iki kavanoz içine koyduğu kırmızı suları, peçeteye emdirerek Türk bayrağı rengini almasını sağlayan bir deneyle öğrencilere bayrağın renginin nasıl oluştuğunu anlattı. Ayrıca peçetelerin üzerine konuşan ay ve yıldız sayesinde kırmızı suyu emen peçete, Türk bayrağına dönüştü. Ayrıca çocuklar bayrak töreni temalı bir resmi de boyayarak üzerine adları yazılarak oluşturulan bayrağı göndere çektiler. Ayrıca öğrenciler, Türk bayrağı ile ilgili sözler ve şiirler okudular. 3-4 yaş sınıfında ise minik öğrenciler Türkiye haritası üzerinde el baskısı yaparak Türk bayrağını oluşturdular. Minikler, bayrağı oluşturduktan sonra coşkuyla Türk bayrağı sallayarak etkinliklerini tamamladılar.
Sarıgöl’de minik yüreklerden İstiklal Marşı coşkusu
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:38 Sarıgöl’de minik yüreklerden İstiklal Marşı coşkusu Sarıgöl’de düzenlenen 5. sınıflar arası İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması’nda dereceye giren öğrenciler büyük gurur yaşarken, birinci olan öğrenci Manisa’da yapılacak il yarışmasında ilçeyi temsil edecek. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde ortaokullar arası düzenlenen 5. sınıflar İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma Yarışması, duygu dolu anlara sahne olurken, dereceye giren öğrenciler büyük alkış aldı. Sarıgöl Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi Salonu’nda düzenlenen yarışmaya ilçedeki ortaokullardan öğrenciler katıldı. Jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda yarışmada ilk üç dereceyi elde eden öğrenciler belli oldu. Yarışmada, Afşar Ortaokulu’ndan Fadime Yavaş birinci, Çanakçı Ortaokulu’ndan İbrahim Eymen Kocaağa ikinci, Atatürk Ortaokulu’ndan Zeynep Hilal Gök ise üçüncü oldu. Birinci olan Afşar Ortaokulu öğrencisi Fadime Yavaş, Sarıgöl’ü Manisa’da düzenlenecek il yarışmasında temsil etme hakkı kazandı. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, yarışmaya katılan tüm öğrencileri tebrik ederek, "En güzel İstiklal Marşı’nı okuyan ortaokul 5. sınıf öğrencilerimiz arasında düzenlenen yarışmaya çok sayıda okul katıldı. Canla başla okuyan tüm öğrencilerimizi kutluyorum. Yarışmada birinci olan öğrencimiz Manisa’da yapılacak olan yarışmada ilçemizi temsil edecektir. Kendisini şimdiden başarılar diliyorum. Ayrıca öğrencilerimizi yarışmaya hazırlayan öğretmenlerimize de teşekkür ediyorum." dedi.
Bodrum’da öğrenciler kırmızı beyaz ay yıldızlı kıyafetlerle eğitime başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:28 Bodrum’da öğrenciler kırmızı beyaz ay yıldızlı kıyafetlerle eğitime başladı Tüm yurtta olduğu gibi Muğla’nın Bodrum ilçesinde de 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, "Bayrak Sevgisi" teması ile başladı. Öğrenciler ve öğretmenler kırmızı beyaz ay yıldızlı kıyafetlerle okula geldi. Bodrum’da eğitimin ikinci dönemi okullarda "Bayrak Sevgisi" teması ile başladı. Bodrum’daki tüm okullarda öğrenciler Türk bayrağı temalı kıyafetlerle okula geldi. Umurça Ömer Akın İlkokulu’na Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı ile Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Korkmaz katıldı. Okuldaki öğrencilerle bir araya gelen Ali Sırmalı, öğrencilere bayrak sevgisi hakkında bilgiler verdi. Öğrenciler Bayrak Marşı’nı okudu, bayrak sevgisini anlatan şiirler seslendirdi. Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, bayrağın önemine değinerek, "2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemine bugün itibarıyla başladık. Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda bayrak temalı etkinliklerimizi sınıflarda öğrencilerimiz yaptı. Hafta boyunca bu etkinliklerimiz devam edecek. Bodrum’da 128 okulumuzda, hem resmi hem özel okullarımızda hafta boyunca bayrak temalı etkinliklerimiz gerçekleşecek. Öğrencilerimiz bizim geleceğimiz, onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamak istiyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği sevgili yavrularımız çok güzel şekilde hazırlandılar, bize etkinlikler sundular. Şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle ve minnetle anıyoruz. Bugün al bayrağımızın altında huzur ve güven içerisinde yaşıyor, geleceğe umutla bakıyorsak bunu şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz" dedi.
Yalova’da ikinci dönem, "İlk Ders: Bayrak" temasıyla başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 13:23 Yalova’da ikinci dönem, "İlk Ders: Bayrak" temasıyla başladı Yalova’da 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ikinci dönemi, "İlk Ders: Bayrak" temasıyla Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin da katıldığı törenle başladı. 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı ikinci döneminin başlangıcı "İlk Ders: Bayrak" temasıyla yapıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Şehit Osman Altınkuyu Anadolu Lisesi’nde düzenlenen bayrak töreninde öğrenciler, yeni döneme başladı. Törende İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Hatırlarsanız, bu dönemlere tematik başlama işini geçen yıl Gazze’de yaşanan zulümlerden dolayı ‘Gazze’den Çanakkale’ye vatan sevgisi’ olarak belirlemiştik. Bu yıl sene başında ise yazın yaşanan orman yangınlarından ötürü korumamız gereken bir Kızılderili atasözünün de söylediği gibi, ‘Tabiat bize atalarımızın mirası değil, torunlarımızın emanetidir’ bakışıyla, eğitim-öğretim yılının başında da ‘Yeşil Vatan’ temasıyla ilk haftaya başlamış ve bütün sene boyunca yapılacak etkinliklerin planlamasını yapıp okullarımızla sahayla paylaşmıştık. Yaşanan, maalesef bağımsızlığımızın sembolü olan şanlı bayrağımıza karşı gerçekleştirilen bir saldırıdan dolayı, bu dönem başlangıcının ilk dersi, Sayın Bakanımızın talimatıyla, bu haftayı ‘İlk ders: bayrak’ öz ifadesiyle, bayrağımızı ve bayrak sevgisini işleyecek şekilde belirlemiş olduk" dedi. Yelkenci, son dönemde Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saldırılar nedeniyle şu kaydetti: "Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nda da çok defa en büyük vurgu olarak bayrak sevgisi, bayrağımıza olan saygı ve sevgi belirtilmektedir. Bayrağımızdan ‘Ey şanlı Hilal’ diye söz edilmekte hatta ‘Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı Hilal’ diyerek onu kişileştirmektedir. Hem nazlı bir tavırla bize kızmaması gerektiğini, bizlerin yanlış yapsak da hatalar yapsak da hatalarımızı düzeltebileceğimizi ‘Sadece ve sadece sen orada, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün sembolü olarak dalgalan’ bu sevgi bizi bir arada tutar devletimizi ebed müddet, kıyamete kadar ayakta tutar milletimizi bir arada tutar. Gençler, bayrağımız az önce saymaya çalıştığım birçok anlamı üzerinde taşımaktadır." Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta eğitim-öğretimde yapısalaşmada iyi durumda olunduğunu belirtti. Usta, her pazartesi bir tane okulun bayrak törenine birlikte katılacaklarını da sözlerine ekledi. Törende konuşan Yalova İl Milli Eğitim Müdürü Aytekin Yılmaz, Yalova’nın eğitimde Türkiye ortalamasının üzerinde bir konumda olduğunu belirtti. Törenin ardından öğretmenler odasına öğretmenlerle bir araya geldi.