EĞİTİM
Radikal Okullarında kariyer günleri: Uzman isimler öğrencilerle geleceği konuştu 15 Mart 2026 Pazar - 15:34:46 Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri’nde öğrenciler; farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya gelerek geleceğin mesleklerine dair deneyim ve önerileri dinleme fırsatı buldu. Radikal Eğitim Kurumları tarafından Konak, Buca ve Bornova Radikal Okullarında düzenlenen Mesleki Yetkinlik ve Kariyer Günleri, öğrencileri farklı meslek alanlarından alanında uzman isimlerle bir araya getirdi. Etkinliklerde öğrenciler, geleceğin mesleklerine dair önemli bilgiler edinirken farklı sektörlerden uzmanların deneyimlerini dinleme fırsatı buldu. Program kapsamında öğrenciler; Av. Arb. Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Cenk Ecevit, tiyatro oyuncusu Ümit Çırak, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zileli, Yazılım Mühendisi Volkan Küçük, Makine Mühendisi Prof. Dr. Hasan Yıldız, Uluslararası Gastronomi Film Festivali Direktörü, Bena Bistro Lounge kurucusu ve ödüllü işletmeci Gülper Ergün ile Deniz Hukuku Avukatı Çağdaş Kırcalı başta olmak üzere farklı disiplinlerden alanında yetkin pek çok isimle bir araya geldi. Etkinlikte ayrıca Radikal Eğitim Kurumları Kurucusu ve Matematik Öğretmeni Erdal Avcı da öğrencilerle buluşarak eğitim hayatı, meslek seçimi ve hedef belirleme konularında deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar; kendi kariyer yolculuklarını, meslek hayatlarında edindikleri deneyimleri ve gençlere yönelik önerilerini aktararak öğrencilerin meslekleri yakından tanımalarına ve kariyer hedeflerini daha bilinçli şekilde şekillendirmelerine katkı sağladı. Radikal Okullarında gerçekleştirilen bu buluşmalar, öğrencilerin farklı meslek alanlarını yakından tanımalarına, ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine ve geleceğe dair kariyer planlarını daha güçlü bir bakış açısıyla değerlendirmelerine imkân sundu.
15 Mart 2026 Pazar - 14:00 Mimariden tasavvufa: Mahperi Hatun’un Şeyh Turesan ile bıraktığı izler Doç. Dr. Demet Kara, Mahperi Hatun’un 1240 yılında inşa ettirdiği Şeyh Turesan Zaviyesi’nin tasavvufi ritüellerle şekillenen mimari sırlarını gün yüzüne çıkardı. Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli kadın figürlerinden biri olan Mahperi Huand Hatun, Selçuklu Dönemi’nden günümüze kalan tarihî miraslarıyla anılıyor. Mahperi Hatun’un geride bıraktığı pek çok eser arasında yer alan Şeyh Turesan Zaviyesi, tasavvuf eğitimlerinin verildiği, dervişlerin barındığı ve ibadet ettiği bir yapı olarak biliniyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Türk-İslam Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Demet Kara, yüksek lisans tez çalışması olan "Mahperi Huand Hatun’un yaptırdığı yapılardan biri olan Şeyh Turesan Zaviyesi" hakkında bilinmeyenleri anlattı. "Zaviye-i Şeyh Turesan Mahperi Hatun tarafından yaptırıldı" Zaviye terimi, anlam olarak 14. ve 15. yüzyıla kadar şehir, kasaba ve köylerde ya da yollar üzerinde kurulmuş, içinde belli bir tarikata mensup şeyh ve dervişlerin yaşadığı, yol üzerinden gelip geçen yolcuların ücretsiz misafir edildiği belli bir müesseseyi ifade etmek için kullanılır. Bu yapıların zaviye olarak adlandırılmasının yanı sıra ribat, hânikâh, buk’a, savmaa, düveyre ve medrese gibi isimlerle de anıldığı görülüyor. Kayseri’nin İncesu ilçesi ile Ürgüp’ün Başköy kasabası arasında yer alan, Tekke Dağı olarak adlandırılan mevkide bulunan Şeyh Turesan Zaviyesi; 1240 inşa tarihiyle bu tarikat yapılarının ilk örnekleri arasında yer alıyor. Zaviye, inşa kitabesine göre I. Alâeddin Keykubad’ın eşi, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Huand Hatun tarafından, II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat döneminde yaptırılıyor. Zaviyenin inşa kitabesinde Mahperi Hatun’un ismi geçmiyor. Ancak yapının vakıf kaydı Mahperi Huand Hatun ismini vermekle birlikte, yapının zaviye olduğunu da "Zaviye-i Şeyh Turesan" ifadesiyle doğruluyor. İnşa kitabesi ve vakıf kaydı birlikte değerlendirildiğinde; yapının zaviye olduğu, 1240 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in saltanat yıllarında annesi Mahperi Hatun tarafından Şeyh Turesan adına yaptırıldığı anlaşılıyor. "Zaviyenin mimari yapısı ritüeller için de kullanılmış" Zaviyenin mimari planı ve kullanım amacı, döneminin diğer yapılarına göre bazı farklılıklar barındırıyor. Plan bakımından incelendiğinde, yapı içerisinde yer alan bazı mimari unsurların mekân kurgusunu geliştirmek ya da yapıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılmadığı görülüyor. Bu nedenle söz konusu mimari öğelere, inançla ilgili gerçekleştirilen ritüeller kapsamında ihtiyaç duyulduğu tahmin ediliyor. Bu unsurlardan ilki, sofada yer alan ana eyvanın zeminden yükseltilmiş bir sekisinin bulunması. Eyvanlı tarikat yapılarında eyvan bölümünde bir mihrap bulunmaması, eyvanların tasavvufi ritüeller esnasında seyirci mahfili olarak kullanılmasından kaynaklanıyor. Bu doğrultuda, zaviyenin ana eyvanında bulunan sekinin işlevi de bu şekilde açıklanabiliyor. Diğeri ise orta sofanın örtüsünü destekleyen takviye kemerleri arasına yerleştirilmiş sembolik kubbe ve bu kubbenin altına denk gelecek biçimde yapılmış tonoza açılan merdiven kuruluşu. Merkezi kubbe-eyvan ilişkisine sahip Anadolu Selçuklu zaviyelerinde, merkezde yer alan kubbedeki açıklık aracılığıyla evrenle bağlantı kurulduğu ileri sürülüyor. Bu bağlamda Şeyh Turesan Zaviyesi’nin sembolik kubbesinde böyle bir açıklığın bulunmamasının oluşturduğu eksikliğin, hemen yakınında tonoza açılan ve çatıya çıkan bir açıklıkla giderilmeye çalışıldığı düşünülüyor. Alt kısımda yer alan merdivenin kuruluşu da bu yorumu destekliyor. Tarikat zaviyelerinin sosyal görevlerinden birini de ülkede dolaşan "âyende ve revende"ye (gelip geçene) belirli bir süre karşılıksız barınma ve konaklama imkânı sağlanması oluşturuyor. Şeyh Turesan Zaviyesi’nde eyvana açılan bazı odaların yaşam mekânı olarak kullanıldığı biliniyor. Bu kapsamda, kuzey duvarı boyunca uzanan ve günümüzde mezarlık olarak anılan bölümün duvarlarında yer alan halkaların, konaklayan kişilerin hayvanlarını barındırmak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor. Mahperi Hatun, özellikle Kayseri, Tokat ve Yozgat gibi şehirlerde vakıflar ve hayır kurumları kurdu. Zaviyeler ise Osmanlı döneminde tekke ve dergâhlara dönüşerek bu işlevlerini sürdürdü.
15 Mart 2026 Pazar - 12:46 SANKO Üniversitesi’nde 14 Mart Tıp Bayramı programı düzenlendi SANKO Üniversitesinde "14 Mart Tıp Bayramı" dolayısıyla "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" konulu program düzenlendi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı konuşmada tıp mesleğinin ekip çalışmasına dayanan bir alan olduğuna dikkat çekerek, "Dünyanın en iyi hekimi de olsanız, ekibiniz görevini en iyi şekilde yerine getiremiyorsa başarılı olmanız mümkün değildir. Tıp, bireysel başarıdan çok ekip uyumu ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülen bir meslektir" dedi. Modern tıbbın temellerinin savaş dönemlerinde atıldığını hatırlatan Prof. Dr. Dağlı, askeri gerekliliklerle başlayan gelişmelerin zamanla ortaya çıkan salgın hastalıklardan dolayı sivil sağlık hizmetlerine de yansıdığını ifade etti. Prof. Dr. Dağlı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin muhtemel bir savaş ihtimaline karşı bazı önlemler aldığını hatırlatarak, Topkapı Sarayı’nda bulunan Cumhuriyetin önemli değerlerinin güvenlik amacıyla önce Ankara’daki Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasına, daha sonra ise Gülhane binasına taşındığını söyledi. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına vurgu yapan Prof. Dr. Dağlı,"Çok büyük bir amaca hizmet ederek mesleğini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca üniversitemizde edindikleri bilgi, birikim ve donanımla mesleklerini aynı özveriyle icra edeceklerine inandığım kıymetli öğrencilerimizin de bu anlamlı gününü tebrik ediyor; sağlıkla, başarıyla ve sevinçle kutlayacağımız nice bayramlar diliyorum" dedi. Programın açış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, "Hekimlik, insan odaklı bir bilim olmasının yanında insanlığa adanmış bir sanattır; mesleğimiz penceresinden bakınca bugün insanlığın zarar gördüğü gelişmeleri endişe ve üzüntü ile izliyoruz" ifadelerini kullandı. Ülkemizde hekimlik mesleğinin 100 yılı aşkın süredir kendine ait bir bayrama sahip olmasının büyük bir anlam taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akkın, bu özel günün sağlık çalışanlarının emeğini, özverisini ve topluma sunduğu katkıları hatırlatması açısından önemli olduğunu vurgulayarak, hekimlik mesleğinin değerinin ne yazık ki çoğu zaman felaket dönemlerinde daha iyi anlaşıldığına dikkat çekti. Olağanüstü durumların ve felaketlerin beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına da değinen Prof. Dr. Akkın, insan hayatını korumak ve toplum sağlığını geliştirmek için büyük bir sorumluluk üstlenen hekimlerin temel amacının, şiddet ve savaşların yol açtığı sağlık sorunları yerine hastalıkları ortaya çıkaran biyolojik yapıyı ve fizyolojik işleyişi bozan etkenlerle mücadele etmek ve koruyucu hekimliği güçlendirmek olduğunu vurguladı. Meslektaşlarının ve öğrencilerinin Tıp Bayramı’nı kutlayan Prof. Dr. Akkın, sözlerini "barış ortamlarında kutlayacağımız nice 14 Martlarda buluşmak üzere hepinize başarı ve kolaylıklar dilerim" diyerek tamamladı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin A. Sırmalı ise "Osmanlı’da Çağdaş Tıbbın Başlaması" başlıklı sunumunda Osmanlı Cihan Devleti’nin modern tıbba geçiş sürecini anlattı. Prof. Dr. Sırmalı, konuşmasına, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’ta yer alan şu sözlerini okuyarak başladı: "1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Vaziyet ve manzara-i umumiye: Osmanlı Devleti’nin dahil bulunduğu grup, Harb-i Umumi’de mağlup olmuş; Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütareke imzalanmış. Büyük Harbin uzun seneleri zarfında millet yorgun ve fakir bir halde" Ardından, 14 Mart 1827’de açılan ilk çağdaş tıp okulu Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile ilgili olarak Prof. Dr. Nusret Fişek’in şu sözlerine dikkat çekerek, "Bugünü bir okulun kuruluş günü olarak değil, çağdaşlaşma tutkumuzun gerçekleşmesi için atılan bir adım olarak kutluyoruz" şeklinde konuştu. Sultan II. Mahmut’un ileri görüşlü ve mantıklı kararlar veren bir padişah olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, "Osmanlı ordusu artık yenilgiler almaya başlamıştı. Cephelerde savaşan askerler, ordular ve halk perişan durumdaydı. Bunun üzerine Sultan II. Mahmut, çağdaş bir tıp hizmeti verilmesi gerektiğine ve bu hizmeti sağlayabilecek, çağdaş eğitim almış hekimlere ihtiyaç olduğuna karar verdi. Bu doğrultuda hekimbaşı Mustafa Behçet Efendi’ye (1774-1834) talimat verdi. Böylece çağdaş anlamda ilk tıp okulu olan Tıphane-i Âmire ve Cerrahhane-i Âmire, 14 Mart 1827 Çarşamba günü Şehzadebaşı’ndaki Tulumbacıbaşı Konağı’nda kuruldu. Bu dönem, Osmanlı tıp eğitiminin modernleşme sürecinin en kritik aşamalarından biridir. Daha sonra kurulan Demirkapı Askerî Kışlası (1866-1903), modern tıp eğitiminin kurumsallaştığı yer hâline geldi. Türkiye’nin ilk modern radyologlarının, patologlarının, cerrahlarının ve kadın-doğum uzmanlarının yetiştiği bu kurum; Osmanlı modernleşmesinin tıp alanındaki en somut mekânlarından biri oldu. Aynı zamanda Tıbbiyeli geleneğinin (siyasi bilinç ve bilimsel modernleşme) doğduğu merkez olarak Türk tıp tarihinin hafızasında önemli bir yer edindi. Bu kurum, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Haydarpaşa Tıbbiyesi gibi kurumlara giden yolun da öncüsü oldu" dedi. 3 Şubat 1919’da İngiliz birliklerinin karargâh yapmak amacıyla Haydarpaşa’da bulunan Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Sırmalı, günümüze kadar uzanan süreç hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ayrıca 3 Ocak 1953 tarihinde 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun kabul edildiğini belirtti. SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen ve sunuculuğunu Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı programa; SANKO Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.
İzmir Ekonomi’de dev buluşma: 5 günlük ‘kariyer’ zirvesi
03 Şubat 2026 Salı - 10:18 İzmir Ekonomi’de dev buluşma: 5 günlük ‘kariyer’ zirvesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), öğrencilerine ve mezunlarına yeni iş fırsatları sunmak hedefiyle 5 gün sürecek ‘Kariyer Fuarı’ düzenleyecek. Teknoloji, tekstil, sağlık, iletişim ve turizm gibi farklı sektörlerden tam 119 firmanın katılacağı fuarda gençler, çalışmak istedikleri şirketlerin temsilcileriyle tanışma, yüz yüze özel görüşmeler yapma ve CV’lerini bırakma şansı yakalayacak. 9-13 Mart tarihleri arasında en az 15 bin kişinin katılımıyla gerçekleşmesi beklenen fuar, sadece İEÜ öğrencilerine ve mezunlarına açık olacak. İEÜ Kariyer Yönlendirme Merkezi ve Mezunlarla İlişkiler Ofisi iş birliğiyle düzenlenecek Kariyer Fuarı’na katılacak gençler, profesyonel insan kaynakları yöneticileriyle bir araya gelerek iş görüşmesinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda da özel bilgiler edinecek. Firmalar da aradıkları nitelikli ve genç insan gücüne kolayca ulaşma, ekiplerini güçlendirme imkanı bulacak. "12 yılın rekorunu kıracağız" İEÜ Öğrenci Dekanlığı Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Özge Kulaçoğlu, fuarı 12 yıldır aralıksız düzenlediklerini belirterek, katılan firma sayısında ise bu yıl rekor kırmaya hazırlandıklarını dile getirdi. Türkiye’nin yanı sıra uluslararası alanda da faaliyet gösteren büyük markaları kampüste konuk edeceklerini müjdeleyen Kulaçoğlu, daha önce fuarda yer almayan yaklaşık 50 firmanın bu yıl kendileriyle birlikte olacağını söyledi. Kulaçoğlu, "Öğrencilerimizin mezuniyet sonrası yaşamlarına güçlü, bilinçli ve özgüvenli bir şekilde adım atmalarını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Kariyer Fuarı, gençlerimizin kariyer yolculuklarında önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Fuar deneyimi; öğrencilerimizin kariyer hedeflerini netleştirmeleri, eksik yönlerini görmeleri ve kendilerini geliştirmeleri gereken alanları daha erken fark etmeleri açısından da büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "İş dünyasını yakından takip ediyoruz" İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin yenilikçi yaklaşımına da değinen Kulaçoğlu, "Üniversite olarak değişen iş dünyasını yakından takip ediyor, öğrencilerimizin ihtiyaçlarına göre sürekli yeni uygulamalar ve fırsatlar geliştiriyoruz. Kariyer Fuarı da bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Amacımız, gençlerimizi yalnızca diploma sahibi bireyler olarak değil; sektörleri tanıyan, kendini ifade edebilen ve geleceğe hazır profesyoneller olarak mezun etmek. Üniversitemiz, bugün olduğu gibi gelecekte de öğrencileri ve mezunları için yenilikçi projeler üretmeye, sektör iş birliğini güçlendirmeye ve gençlerin kariyer yolculuklarına eşlik etmeye devam edecek" diye konuştu.
Pazarlar’da "Bayrağa saygı koşusu" düzenlendi
03 Şubat 2026 Salı - 10:04 Pazarlar’da "Bayrağa saygı koşusu" düzenlendi Kütahya’nın Pazarlar ilçesinde, Pazarlar Spor Lisesi tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Bayrak Sevgisi" temalı programı kapsamında "Bayrağa Saygı Koşusu" düzenlendi. Kaymakamlık binası önünde başlayan programa Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, kurum amirleri, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı temsilcileri ile ilkokul öğrencileri katıldı. Törende, Türk bayrağı Kaymakam Alper Açıkgöz tarafından Pazarlar Spor Lisesi’ni temsilen iki öğrenciye teslim edildi. Bayrağı teslim alan öğrenciler, bin metrelik parkurun ilk etabını koşarak başlattı. Koşunun Pazarlar Belediyesi önündeki bölümünde Belediye Başkanı Bilal Demirci, ortaokul öğrencileri ve öğretmenlerle birlikte sporcuları karşıladı. Başkan Demirci, kendisine teslim edilen bayrağı bir sonraki etapta koşacak olan öğrencilere devretti. Hükümet Konağı önünden başlayarak okul bahçesinde sona eren toplam bin metrelik parkur, 14 sporcu öğrenci tarafından 7 etap halinde tamamlandı. Koşu boyunca İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler güzergâhta güvenlik önlemi aldı. Kortej boyunca çalınan marşlar etkinliğe renk kattı. Koşunun bitiş noktasında yer alan Pazarlar Spor Lisesi bahçesindeki Atatürk Büstü önünde sporcuları karşılayan İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Çalışkan, bayrağı öğrencilerden teslim aldı. Bayrak, öğrenciler tarafından İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Pazarlar Spor Lisesi Müdürü Muammer Gökalp ile Beden Eğitimi Öğretmeni Osman Erdinç koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.
Kütahya’da ihtiyaç sahibi okullara donatım, oyuncak ve spor malzemesi desteği
03 Şubat 2026 Salı - 09:40 Kütahya’da ihtiyaç sahibi okullara donatım, oyuncak ve spor malzemesi desteği Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen ve yerel imkânlarla temin edilen anasınıfı donatım setleri, oyuncak takımları ile spor malzemeleri Kütahya’daki ihtiyaç sahibi okullara ulaştırıldı. Çalışma kapsamında donatım ve oyuncak eksiği bulunan anasınıfları ile anaokullarının ihtiyaçları giderilirken, spor malzemeleri ise Kütahya merkez ve ilçelerinde farklı eğitim kademelerinde faaliyet gösteren ihtiyaç sahibi eğitim kurumlarına teslim edildi. Dağıtım süreci, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şubesi bünyesinde görev yapan Donatım ve Sosyal Tesisler Birimi koordinasyonunda planlanarak titizlikle yürütüldü. Yapılan çalışmalarla okul öncesi eğitim ortamlarının fiziki ve eğitsel donanımının güçlendirilmesi, öğrencilerin daha nitelikli ve zengin öğrenme ortamlarında eğitim almaları hedeflendi. Eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bu çalışma ile özellikle okul öncesi dönemde öğrencilerin gelişimine katkı sağlayacak materyallerin eksiksiz şekilde okullara ulaştırılması amaçlanırken, spor malzemesi desteğiyle öğrencilerin bedensel gelişimleri ve sportif faaliyetlere katılımları da teşvik edildi. İl genelinde sürdürülen planlı donatım ve destek çalışmalarının önümüzdeki süreçte de devam edeceği belirtildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, öğrencilerin daha güçlü, donanımlı ve sağlıklı ortamlarda eğitim alabilmesi için tüm imkânların seferber edildiğini ifade etti.
KBÜ’den Bartın OSB’ye su verimliliği desteği
03 Şubat 2026 Salı - 09:02 KBÜ’den Bartın OSB’ye su verimliliği desteği Karabük Üniversitesi(KBÜ), Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yürütülen "Dijitalleşen Su Yönetimi ile Sürdürülebilir Sanayi" projesine danışmanlık desteği veriyor. Projenin, sanayide su verimliliği ve dijitalleşme süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor. KBÜ Demir Çelik Enstitüsü, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKKA) 2025 Yılı Yönetim Danışmanlığı Teknik Destek Programı kapsamında Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen projede stratejik danışmanlık üstlendi. Çalışmanın 12 Ocak 2026’da imzalanan sözleşmeyle, kaynak verimliliği alanında bölgeye katkı sunması amaçlanıyor. Enstitü Müdürü Doç. Dr. Recep Demirsöz, üniversitenin sürdürülebilir üretim ve çevresel yönetim konularındaki birikimini bölgesel kalkınma hedefleriyle buluşturduklarını belirtti. Demirsöz, proje kapsamında TS EN ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi standardına uygun prosedürlerin oluşturulması, dijital izleme altyapısının kurulması ve kapasite geliştirme eğitimlerinde aktif rol aldıklarını ifade etti. Proje ile sanayi kuruluşlarının su tüketimlerini daha şeffaf ve ölçülebilir şekilde yönetmesinin hedeflendiğini kaydeden Demirsöz, uygulamanın yasal yükümlülüklere uyumu kolaylaştıracağını ve maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlayacağını dile getirdi. Hazırlanacak 5 yıllık stratejik yol haritasıyla Bartın OSB’nin su verimliliği performansının sürekli geliştirilmesi planlanıyor. Projenin, doğal kaynakların korunmasına ve sanayide sürdürülebilir üretim anlayışının güçlendirilmesine katkı sunması bekleniyor.
KBÜ ile Mahalli İdareler Derneği arasında Sosyalfest için protokol imzalandı
03 Şubat 2026 Salı - 09:02 KBÜ ile Mahalli İdareler Derneği arasında Sosyalfest için protokol imzalandı Karabük Üniversitesi(KBÜ) ile Mahalli İdareler Derneği arasında iki ayrı iş birliği protokolü imzalandı. Protokoller, Sosyalfest 2026 organizasyonu ve kurumlar arası ortak çalışmaları kapsıyor. KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Mahalli İdareler Derneği Başkanı Murat Sancar’ı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında biri Sosyalfest 2026’ya yönelik Kurumsal Paydaşlık Protokolü, diğeri ise genel iş birliğini kapsayan Kurumlar Arası İş Birliği Protokolü imzalandı. Kurumsal Paydaşlık Protokolü ile Mahalli İdareler Derneğinin, Sosyalfest 2026’nın organizasyon ve destek süreçlerinde üniversiteyle iş birliği yapması hedefleniyor. Kurumlar Arası İş Birliği Protokolü kapsamında ise iki kurum arasında ortak proje ve çalışmaların geliştirilmesi planlanıyor. Bu çerçevede KBÜ bünyesindeki Kamu Araştırmaları ve Politika Geliştirme Merkezi (KAPGEM) üzerinden yerel yönetimler ve kamu hizmetleri alanında araştırmalar yürütülmesi öngörülüyor. Görüşmede, protokollerin hem Sosyalfest sürecine katkı sunması hem de kurumsal iş birliğini uzun vadeli bir zemine taşıması yönünde değerlendirmelerde bulunuldu. Sosyalfest 2026’nın, 10-11 Mayıs tarihlerinde İstanbul Üniversitesi ortaklığında Beyazıt Kampüsü’nde düzenlenmesi planlanıyor. Festival kapsamında sosyal model yarışmaları gerçekleştirilecek.