GÜNDEM - 24 Nisan 2026 Cuma 13:07

Adalet Bakanı Gürlek: "Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir"

A
A
A
Adalet Bakanı Gürlek: "Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de yaptığı açıklamada kamuoyunda gündem olan dosyaların titizlikle takip edildiğini belirterek, "Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vakası olmak üzere çözümler ve bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir" dedi.


Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Edirne’ye geldi. Sabah saatlerinde kara yoluyla kente ulaşan Bakan Gürlek, programına ilk olarak Edirne Valiliği’ni ziyaret ederek başladı. Valilikte gerçekleşen ziyarette, kentte yürütülen adli hizmetler, yargı süreçleri ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi aldı.


Valilik girişinde protokol üyeleri tarafından karşılanan Bakan Gürlek’e, halk oyunları kıyafetleri giymiş çocuklar tarafından çiçek takdim edildi. Çocuklarla yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden Gürlek, ardından protokol üyeleriyle selamlaşarak Valilik toplantı salonuna geçti. Burada il protokolü, yargı mensupları ve ilgili kurum temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Gürlek, Edirne’deki adalet hizmetlerinin mevcut durumu ve ihtiyaçları üzerine değerlendirmelerde bulundu.


Adalet Bakanı Akın Gürlek yaptığı açıklamada, "Aziz Edirneli hemşehrilerim, Cumhurbaşkanımızın selamlarını sizlere iletmekten ötürü onur duyuyor, sizleri saygıyla selamlıyorum. İmparatorluklara başkent olmuş, Anadolu’dan Avrupa’ya medeniyet ve kültür şehri Edirne’mizde bulunmaktan şeref duyduğumu tekrardan ifade etmek istiyorum. Meriç’in başına taç yapmış yemyeşil ovalarıyla şehre kaftan giydirmiş Mimar Sinan ruhunun şahlandığı Selimiye Camisi’nin kenti Edirne’mize Türkiye Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanı olarak bizi misafir ettiniz. Tekraren şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Edirne’nin taşıdığı sınır şehir vasfı ile devletimizin kudreti ile hukuk düzeninin en görülü olduğu alanlardan biridir. Sınırda yalnızca güvenlik değil, hukuk da görevdedir. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olan bu şehrimize sunulan adalet hizmeti ülkemizin hukuk devleti kimliğinin dışarıya aynı zamanda bir yansımasıdır. Edirne’nin sınır vilayeti olması sebebiyle yargı sistemimizin de kusursuz bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu nedenle Edirne’yi ziyaret etmemizdeki maksadımız buradaki yargı işleyişini yakından görmek ve yerinde inceleme yapmaktır. Bu nedenle bugün burada olmaktan ötürü duymuş olduğumuz memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Az önce de sayın valim ve kıymetli milletvekilimizle de bir araya geldik. Burada bir müjde olarak verelim. Edirne’de inşallah bölge idare mahkemesi kurulmasına karar verdik. Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü hem de hakimler kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne’mize bölge idare mahkemesi yaz kararnamesi ve faaliyeti geçirilecek. Bunu da tekrardan söyleyelim" dedi.



"Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir"


Konuşmasının devamında Bakan Gürlek, "Değerli Edirneli hemşehrilerim, kıymetli basın mensupları, malumunuzun olduğu üzere kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan, aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Güncel olarak başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz Vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ve kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisine ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bunu da belirtmek isterim ki bu tür davaları takip eden cumhuriyet başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakar görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.



"Suçla mücadelede kararlıyız"


Adalet Bakanlığı olarak güncel konularla ilgili birçok çalışmayı aynı anda başlattıklarını belirten Gürlek, "Bunları başlıklar halinde ifade edersek yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumumuzda, milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve kollarının üzerine kararlılıkla gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin, toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği arttıran düzeni kararlılıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla, çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum. Değerli Edirneli hemşehrilerim, aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağırıp uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen, ilk cümle, tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları, milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta ve toplumsal bünyemizi içerden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum. Metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına, onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından, sokak düzeyindeki ağlarına kadar bu karanlık düzenin asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi, en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır. Bu konuda biliyorsunuz yakın zamanda meclisten bir aile paketi geçti. Bu aile paketimizde sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12’nci yargı paketimizi sosyal medyayla ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Türkiye Yüzyılı hedeflerine yürürken adalet sistemimizi daha da güçlendirmek, vatandaşın olan güvenliği pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak için bizim temel sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletimizin değerlerinden, tarihinden ve inancından aldığımız güçle hareket etmekteyiz. Bugün buraya bakanlığımızın ilgili tüm kadroyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyoruz. Çözüm yollarını projelendiriyor. Ve Edirne için adli altyapı ekipleri varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimize tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımlar varsa bunları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz. Sözlerime son verirken Edirne’de görev yapan tüm yargı mensuplarına, adalet teşkilatımızın bütün personeline, hukukun üstünlüğü için emek veren herkese teşekkür ediyorum. Temennim odur ki bu kadim serhat şehir geçmişte olduğu gibi bugün de adaletin, nizamın, hakkaniyetin ve devlet vakarının güçlü bir sembolü olmaya devam etsin" diye konuştu.



Adalet Bakanı Gürlek: "Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep "Bir Umut Bir Can" tüp bebek desteği projesinin ilk bebeği dünyaya geldi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Aile Yılı" kapsamında hayata geçirilen "Bir Umut Bir Can" tüp bebek destek projesinin ilk bebeği olarak dünyaya gelen minik Fatma Şahin’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesiyle birlikte, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde başlatılan "Bir Umut Bir Can" projesinin ilk meyvesi alındı ve projenin ilk bebeği dünyaya geldi. 5 yıldır çocuk hasreti çeken ve projeden ilk yararlanan ailelerden biri olan İsmail-Eylem Şahin çifti, dünyaya gelen kızlarına, verilen desteklerden dolayı Başkan Fatma Şahin’in adını verdi. Minik Fatma Şahin’i ilk ziyaret eden isim Başkan Fatma Şahin oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı doğumun ardından, minik Fatma Şahin’i ziyaret eden ilk isimlerden biri de Başkan Fatma Şahin oldu. Başkan Şahin, aileyi tebrik ederek minik Fatma için iyi dileklerini iletti. Ziyarette konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Aile Yılı’nın ilan edilmesinin hemen ardından kapsamlı bir aile destek paketi açıkladıklarını belirtti. "Projenin ilk bebeği dünyaya geldi" Başkan Şahin, "Bu aile paketi içerisinde bebeği olmayanlara tüp bebek desteği de vardı. Devlet ve özel hastanelerden destek aldık. Çok güzel bir protokol yapmıştık. Bu işlerin mali boyutu ve takibi var. Biz bu desteği vereceğimizi söyledik. Projenin ilk bebeği oldu. Lütfettiler benim ismimi koydular bebeğe. Fatma’mız ilk bebeğimiz. Destek veren, yanımızda olan değerli doktorlarımız ve bütün sağlık camiasına, sağlık kurumlarına çok teşekkür ediyorum. Bu aile yılının ilk bebeği. Bakanlık dönemimde yaptığımız proje vardı. Belediye Başkanı olduktan sonra da talepler gelince tüp bebek desteğine devam ettik. Orada 300 bebeğimizi proje ile anne ve babasına kavuşturmuştuk. Bu yeni aile yılının ilk bebeği" ifadelerini kullandı. Proje kapsamında 10 bebek daha yolda Projenin son durumuna ilişkin bilgi veren Başkan Fatma Şahin, "Bir Umut Bir Can" tüp bebek desteğine 200 başvuru yapıldığını belirterek, "Şu anda 10 yeni bebeğimiz daha yolda" dedi. Aileden Başkan Şahin’e teşekkür İsmail-Eylem Şahin çifti ise yaptıkları açıklamada, 5 yıllık çocuk hasretlerinin sona ermesine vesile olan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e destekleri için teşekkür ederek duydukları mutluluğu dile getirdi.
Yalova Yalova’da baba ve kızına scootterla saldıran sanığın yargılanması başladı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran Şener E.’nin yargılanmasına başlandı. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammet Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sanığın babaya karşı saldırısıyla ilgili ’kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, olay sırasında 14 aylık olan İkra için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Şener E. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Şener E. burada hakime verdiği ifadede, iftar yaptıkları sırada ses duyarak dışarı çıktığını belirterek, "Beni görür görmez küfürler etti. O an sinirle scootera ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm. Ben 1 kez vurdum. 2’nci kez scooter elimden kayıp gitti. Vurduğum cisim de scooterın bir parçasıydı" dedi. Sanık Şener E., Muhammet Baca’nın yolunu kesip ailesini buradan sürgün edeceğini söylediğini iddia etti. 3 çocuğundan birinin İkra yaşlarında olduğunu anlatan sanık, çocuklarına bugüne kadar bir kez bile vurmadığını söyledi. Kendisi ve kızına saldıran sanığın en ağır cezayı almasını isteyen Muhammet Baca ise, "Olay sırasında eşimi düşürmüşler. İkra yoldaydı. Onu görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener scooter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Benim kızım en ufak seste kafasını tutuyor artık" açıklamasında bulundu. Tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi Servet E. de olay günü Muhammet Baca’nın kendisine hakaret ettiğini ileri sürerek, "Bağırış çağırış olunca kardeşim geldi. Ben jandarmayla birlikte kadınların kavgasını ayırdım. Muhammet Baca doğulu olduğumuz için takıntı haline getirdi" dedi. Tanık Bilge Baca ise arbede sırasında kızı İkra Baca’ya sopayla vurulduğunu iddia ederek, "Şener sopayla vurdu. İlk önce çocuk benim kucağımdaydı. Arbede sırasında yere bıraktım. Sonra Nevin E. beni itince yere düştüm. Sonra eşim bana doğru geldi ve kızımı kucağına aldı" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise müvekkillerinin tahliyesini istedi. Baca ailesi avukatları ise davanın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Ağır Ceza’da görülmesini istedi. Mahkeme sanığa savunma için süre verirken duruşmayı ileri tarihe erteledi. "İfadeler çelişkili" Duruşma sonrasında açıklamada bulanan Baca ailesinin avukatı Berika Kurt, "Duruşma esnasında sanığın ifadeleriyle, kolluk ifadeleriyle şu an verdiği ifade arasında çok büyük bir çelişki vardı zaten hakimde. Bunu sordu kendisine. Siz çocuğa vurduğunuzu karakoldaki ifadenizde ikrar etmişsiniz. Ancak şu anda çocuğu görmedim diyorsunuz. Bu çelişki hakkında ne düşünüyorsunuz dediğinde olayın şokuyla hatırlamadığını iddia etti kendisi. Aslında bu açıklamalar dahi her şeyin bilinerek ve istenerek yapıldığını açık açık gösteriyor" dedi. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini istediler Kurt, suçun vasfının değişmesi için talepte bulunduklarını dile getirerek şöyle konuştu: "Şu anda iddianame kasten yaralama neticesi sebebiyle kasten yaralamadan yazılmış olunsa da bebeğe karşı olan eylemin meydana getirdiği sonucun hayati tehlike oluşturacak düzeyde olması sebebiyle ve bunun bilinerek ve istenerek yapılması sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne tevzini istedik dosyanın. Çünkü ilk adli tıp raporunda İkra bebeğin şu açıkça yazıyor zaten, bebeğin hayat tehlikesi olduğu yazıyor. Aynı zamanda beyin kanaması ve kafatası kırıkları da sabit. Dolayısıyla biz Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevkini istedik. Bu aşamada mahkeme hakimi sanıktan ek savunma istedi. Yani suçun mahiyetinin değişmesi durumunda. Kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanması durumunda açıklaması ne olacak, savunması ne olacak şeklinde beyan vermesini istedi, savunma vermesini istedi. Önümüzdeki celseye kadar da o savunmanın alınacağını düşünüyorum." Baca ailesinin diğer avukatı Tolga Taylı ise, "Olayın oluş şekli Muhammed ve İkra’nın bedensel bütünlüğü bakımından kafa ve omurilik veyahut da beyincik kısmına gelen darbeler aslında bir yaralama değil kasten öldürmeye teşebbüs veya olursa olsun diye yapılan eylemlerdir. Dolayısıyla biz suçun vasfının değişeceği kanaatindeyiz. Bu da 6 ay sonra alınacak olan raporla sabitlik kazanacaktır. Buradan dosyanın Asliye Ceza’dan Ağır Ceza’ya gönderilmesini talep ettik. Nitekim de bu beyanımız mahkeme hakimi tarafından dikkate alındı ve ek savunma istendi. Sürecin yakinen takipçi olacağız. Sanığın en ağır ceza almasını sağlamak için meslektaşımla birlikte olanca gayreti göstereceğimize eminiz" diye konuştu.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, 333 hafızın icazet merasimine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nde gerçekleştirilen 333 hafızın icazet aldığı, hafızlık icazet merasimine katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Cami’nde gerçekleştirilen Üsküdar Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İmam Hatip Okulları ve Üsküdar Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları bünyesinde hafızlık eğitimlerini tamamlayan 333 Hafız’ın icazet merasimine katıldı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Okunan Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve duaların ardından hafızlığını tamamlayan Kur’an talebeleri, Reis-ul Kurra Mustafa Demirkan’dan icazetlerini aldı. İcazet alan hafızlar, merasime Türkiye ve Filistin Bayraklarının olduğu atkılarla katıldı. İcazet merasiminin sona ermesini ile birlikte, hafızlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, Cuma namazını da Büyük Çamlıca Camii’nde eda ederken, Cuma Hutbesini genç Hafız Muhammed Fatih Mercan, Arapça, İngilizce, Japonca ve Türkçe olmak üzere 4 farklı dilde okudu. Cuma Namazını ise Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş kıldırdı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanısıra, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Diyanet İşler Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve çok sayıda davetli hazır bulundu.