EĞİTİM - 22 Kasım 2025 Cumartesi 10:57

Tütün kullanımı, insan hayatına kasteden en büyük düşman

A
A
A
Tütün kullanımı, insan hayatına kasteden en büyük düşman

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Bağımlılık mı Özgürlük mü? Bilim Ne Diyor?’ başlıklı etkinlik Konuralp Antik Tiyatrosu Seyir Terası Çadırında gerçekleştirildi.


Üniversitelerde üretilen akademik bilginin toplumun her kesimiyle buluşturmayı amaçlayan "Bilim Kafe" buluşmaları devam ediyor. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğinde düzenlenen "Bağımlılık mı Özgürlük mü? Bilim Ne Diyor?" başlıklı etkinlik Düzce Belediyesi Konuralp Antik Tiyatrosu Seyir Terası Çadırında gerçekleştirildi.



Bağımlılıkla mücadelede ortak akıl ve toplumsal dayanışma vurgusu


Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. Hande Bulut, Bilim Kafe buluşmalarının temel amacının, üniversitede üretilen bilginin toplumla etkileşim içinde paylaşılması olduğunu belirterek, bağımlılık konusunun yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumun tüm yapısını etkileyen önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. Bağımlılıkla mücadelenin bilimsel bilgi, toplumsal farkındalık ve ortak aklın bir araya geldiği bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ifade eden Bulut, etkinliğe katılan herkese teşekkürlerini sundu.



"Erken yaşta farkındalık kritik önem taşıyor"


Davetli konuşmacı Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜBAM) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Kaya, bağımlılığın özellikle erken yaşlarda ele alınması ve doğru bilgilendirmenin büyük önem taşıdığını vurgulayarak konuşmasına başladı.



"Tütün kullanımı, insan hayatına kasteden en büyük düşmandır"


Bağımlılığın tanımını yaparak konuşmasına başlayan Dr. Abdulkadir Kaya, zararlı olan maddelerin bağımlılık oluşturduğunu, tütün kullanımının ise insan sağlığı için "en büyük sessiz tehditlerden biri" olduğunu paylaştı. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini dile getiren Dr. Kaya, Türkiye’de trafik kazalarında yılda yaklaşık 5 bin kişi yaşamını yitirirken, sigara nedeniyle her yıl 100 bin kişinin öldüğünü açıkladı.


Tütün ürünlerinin maddi kayıplara ek olarak çevre kirliliği, orman yangınları ve ekosistem tahribatı gibi geniş çaplı zararlara yol açtığını vurgulayan Kaya, Türkiye’de sigaraya başlama yaşının 15-16’lara kadar düştüğünü, bunun toplum sağlığı açısından çok ciddi bir tehlike olduğunu kaydetti. Ancak bağımlılığın hangi yaşta başladığının önemli olmadığını, her yaşta bırakılabileceğini ve bırakmanın sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin çok kısa sürede görülebildiğini belirten Kaya, doğru mücadele yöntemleriyle önemli başarılar elde edilebileceğini söyledi. Dünyada sigarayla mücadelede ilk sıraya yerleşen Yeni Zelanda’nın uyguladığı politikalarla sigara kullanım oranını yüzde 30’dan yüzde 8’lere kadar düşürmesinin dikkat çekici bir başarı olduğunu ifade etti.



"Alkol ve madde bağımlılığı, tedavi edilebilir"


Konuşmasında alkol ve madde bağımlılığına da ayrı bir başlık açan Dr. Kaya, bu alanda Türkiye’de yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti. AMATEM’in tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde uzman etkili bir hizmet sunduğunu, Yeşilay’ın, gençlere yönelik eğitimleri ve danışmanlık hizmetlerinin toplum sağlığı için son derece değerli olduğunu belirtti. Bağımlılığın bir irade zayıflığı değil, bir hastalık olduğunu söyleyen Dr. Kaya, profesyonel destekle iyileşme oranlarının oldukça yüksek olduğuna da dikkat çekti.



Görünmez tehlike: dijital bağımlılık


Konuşmasının son bölümünde dijital bağımlılık, özellikle de sosyal medya bağımlılığı üzerinde duran Dr. Öğr. Üyesi Abdulkadir Kaya, erken yaşlardan itibaren kontrolsüz ekran kullanımının; dikkat süresi, sosyal ilişkiler ve akademik başarı üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti. Zamanın önemli bir kısmının sosyal medya içeriklerine harcanmasının, bireylerin üretkenliklerini ve yaşam kalitelerini düşürdüğü söyleyen Dr. Kaya, dijital bağımlılığın tıpkı madde bağımlılığı gibi beyindeki ödül mekanizmasını etkilediğini anlattı. Konuşmasında, dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında uygulanabilecek örneklere de yer veren Dr. Abdulkadir Kaya; ekran kullanım sınırlaması, sosyal medya uygulamaları için zaman kısıtlayıcı ayarlar kullanmak, boş zamanların alternatif faaliyetlerle doldurulması ve dijital detoks yapmak gibi tavsiyelerde bulundu.


Program, interaktif soru-cevap bölümünün ardından, günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.



Tütün kullanımı, insan hayatına kasteden en büyük düşman

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep CHP’lilerin sırt döndüğü çocuklar er meydanına çıktı Gaziantep’te 23 Nisan kutlamalarında CHP’lilerin sırt döndüğü çocuk mehteran takımı, er meydanına çıkan pehlivanların yağlı güreşler müsabakasında gösteri yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Vakkas Açar ve il yönetiminin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Gaziantep’te gerçekleştirilen kutlama programlarında küçük öğrencilerden oluşan mehter takımı gösterisinde çocuklara arkalarını dönerek protesto etmesine gösterilen tepkiler devam ediyor. Şahinbey Belediyesi’nin ev sahipliğinde Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu’nun düzenlediği 4’üncü Türkiye Yağlı Güreş Ligi müsabakası çocuk mehteran takımının gösterisiyle başladı. 2 gün önce CHP’lilerin arkasını döndüğü çocuk mehteran takımının programda yaptığı gösteri büyük beğeni topladı. AK Parti Grup Başkanvekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Gaziantep milletvekilleri İrfan Çelikaslan, Bünyamin Bozgeyik, Mesut Bozatlı, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ile protokol üyeleri, gösteri yapan çocuklara büyük destek verdi. Çocukların gösterisi esnasında platforma çıkan protokol üyeleri Mehtaran Marşı’nı çocuklarla birlikte söyledi. Çocukların ailelerinin de katıldığı gösteride çocuklar, kendilerine verilen destekten dolayı çok oldukları gözlemlendi. "Çocuklarımıza, mehteran takımımıza asla sırtımızı dönmüyoruz" Gösterinin ardından açıklamalarda bulunan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, "23 Nisan’da bu gücel çocuklarımızın yapmış olduğu gösteride yaşanan olaylar bizi gerçekten çok üzdü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara hediye ettiği bir bayramda çocuklara dönük bu hareket gerçekten hiç yakışmadı. Kültürümüze, tarihimize ne kadar yabancı olduklarını gösterdiler. Halbuki biz tarihimize de, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve çocuklarımıza da sahip çıkıyoruz. Çocuklarımızın daha güzel bir yaşam için ve daha güzel bir eğitim alması için onlara her türlü desteği veriyoruz. Çocuklarımıza, mehteran takımımıza asla sırtımızı dönmüyoruz, bilakis onları kucaklıyoruz. Bu er meydanında çocuklarımızın gelip bu gösterilerini yapması, mehteri çalması bizi ayrıca gururlandırdı, onurlandırdı. Biz her zaman çocuklarımızın yanındayız, her zaman onların yanında olacağız ve asla çocuklarımıza da sırtımızı dönmeyeceğiz, onları kucaklamaya devam edeceğiz" dedi. "Çocuklarımıza sahip çıkacağız" Tahmazoğlu, "Her şey ortada, hatta kendi beyanları da var. ‘Biz bilerek sırtımızı döndük, protesto ettik’ diyorlar. Mehteran Marşı, bizim ecdadımıza aittir. Günümüzde geçerli olan milli kültürümüz. Dolayısıyla tarihimize de Cumhuriyetimize de sahip çıkacağız. Çocuklarımıza sahip çıkacağız. Onları asla yalnız bırakmayacağız" diye konuştu.
Çorum 75 yaşındaki Satı teyzenin bayrak sevgisi Çorum’da her milli bayramlarda eline aldığı Türk bayrağıyla sokaklarda dolaşan 75 yaşındaki Satı Bocuk, bayrak hassasiyetiyle dikkat çekiyor. Çorum’da yaşayan 75 yaşındaki Satı Bocuk, milli bayramlarda eline aldığı Türk bayrağıyla sokaklarda yürüyor, kutlamalara katılıyor. Son olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Satı Bocuk’u eline aldığı Türk bayrağıyla yürürken gören Eren Kızıltepe isimli esnaf o anları dronla görüntüledi. Sosyal medyada paylaşılan Satı Bocuk’un Türk bayrağıyla yürüdüğü görüntüler, vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Tüm bayramlarda, özel günlerde sokağa Türk bayrağıyla çıktığını ifade eden Satı Bocuk, "Benim okumam yazmam yok, yalnız yaşıyorum. Bayrağımı, vatanımı, askerlerimi çok seviyorum. Özel günlerde bayrağımı alır, sokağa çıkıp gezerim. Bayrağımı alırım, yağmur, çamur dinlemem. Askerlerime, bütün Türkiye’ye selam olsun" dedi. Satı Bocuk’u Türk bayrağıyla gezerken görüntüleyen Eren Kızıltepe ise, "Satı teyzemizi sürekli buradan geçerken görüyoruz. Özel günlerde eline bayrağını alıp hemen kutlamalara koşar. 23 Nisan’da da havanın yağmurlu olmasına rağmen Satı teyze bayrağını almış, koşa koşa Saat Kulesi Meydanına gidiyordu. Bu da benim çok hoşuma gitti. Ertesi gün baktım, yine bayrağını almış, acaba yine kutlama olur mu diye tekrar gittiğini görünce bunu çekmek istedim" dedi.
Eskişehir Eskişehir İl Sağlık Müdürü Bildirici’den Dünya Sıtma Günü uyarısı: "Risk tamamen bitmedi" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılından bu yana her yıl 25 Nisan’da anılan Dünya Sıtma Günü kapsamında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtmanın; plasmodium cinsi paraziti taşıyan dişi anofel sivrisineklerin ısırığı yoluyla bulaşan ve kırmızı kan hücrelerini enfekte ederek hayatı tehdit edebilen ciddi bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın ilk belirtilerinin genellikle sivrisinek ısırığını takip eden 10-15 gün içerisinde baş ağrısı, titreme ve ateş şeklinde ortaya çıktığını ifade etti. İnsanlarda sıtmaya yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu dile getiren Bildirici, özellikle P. falciparum ve P. vivax türlerinin en büyük riski oluşturduğunu, falciparum tipinin tedavi edilmediği durumlarda kısa sürede ağır seyrederek ölüme neden olabildiğini vurguladı. "Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sıtma riski altında" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının sıtma riski altında bulunduğunu, bu riskin özellikle Sahra altı Afrika ülkelerinde yoğunlaştığını ifade etti. Türkiye’de geçmiş yıllarda yaygın olarak görülen sıtmanın, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen etkin çalışmalar neticesinde yerli bulaşının sona erdiğini belirtti. Bildirici, ülkemizde sıtma etkenini taşıyabilecek sivrisinek türlerinin halen bulunduğuna dikkat çekerek; iklim ve çevresel faktörler, artan uluslararası seyahatler, endemik bölgelerden gelen vakalar ve düzensiz göç hareketleri nedeniyle yurtdışı kaynaklı sıtma vakalarının görülebildiğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin subtropikal kuşakta yer alması ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının da hastalık riskini artırabileceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımız riskli bölgelere seyahat ederken dikkat etmeli" Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sıtma riskinin tamamen ortadan kalkmadığını, bu nedenle Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların özellikle riskli bölgelere seyahat öncesinde gerekli koruyucu önlemleri almaları ve hastalık belirtileri görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Adana Adana’da termometreler 41 dereceyi gösterdi Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da sıcak hava etkisini göstermeye başladı. Kent merkezinde araç termometreleri 41 dereceyi gösterirken güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar park ve bahçelere akın etti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre kentte 30 derece olan hava sıcaklığı, araç termometrelerinde 41 dereceye kadar ulaştı. Sıcak havayı fırsat bilen Adanalılar park ve bahçelere giderek havanın tadını çıkarttı. Geçtiğimiz haftaya kadar şiddetli yağışın etkisinde olan kentte bu günden itibaren sıcaklıkların mevsim normalleri üzerine çıkması bekleniyor. "Havalar çok sıcak" Vatandaşlardan Kadir Oygur, "Havalar çok sıcak. İnsan duşa girerken terler mi? Bu güneş niye buraya vuruyor. Ben anlamadım, bu sıcaklık çok fazla" dedi. "Biraz daha böyle devam ederse sıkmaya başlayacağız" Şervan Ildız ise, "Bu havalar çok sıcak ve bize yanlış yapıyor. Biraz daha böyle devam ederse sıkmaya başlayacağız. Gençler kanallarda yüzmeye başladı. Kısa kollu giymeye başladık, yaz erken geldi" ifadelerini kullandı. "Yürüyüşe çıktım ama terlemeye başladım" Metin Gelincik isimli vatandaş ise havaların çok sıcak olduğunu anlatarak, "Sıcaklıklar etkili olmaya başladı. Yürüyüşe çıktım ama terlemeye başladım. 1-2 aya asfaltta yumurta pişmeye başlar. Allah yaşlılarımıza sabır ve dayanma gücü versin" diye konuştu.