POLİTİKA - 25 Nisan 2026 Cumartesi 15:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim ulaştığımız bu seviyelere Ana Muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim ulaştığımız bu seviyelere Ana Muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde "Ev Sahibi Türkiye İstanbul Kura Çekim Töreni"nde konuştu. İstanbul’un ulvi ve manevi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un şehirlerden bir şehir değildir. Burası 6 asrın birikimi, ataların hazinesi ve milletin en güzel eseridir. Burası merhum Nihat Sami Banarlı’nın ifadesiyle en az İstanbul Türkçesi kadar güzel, bütün asırlardan ve uzak yakın bütün vatanlardan derlenmiş zengin bir terkip, eşsiz bir neticedir. Burası dünyanın en uzun ömürlü Fatih milletinin 3 kıtada kurduğu imparatorluk topraklarında güzel, yüce ve iyi ne kadar kıymet varsa hepsini topladığı yerdir. İstanbul işte böyle ulvi, böyle manevi, böyle muteber, böyle müstesna bir şehirdir. İstanbul bizim dünyaya açılan kapımız, İstanbul bizim vizyon şehrimiz. İstanbul bizim göz bebeğimiz. Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehirde sizlerin karşısına yeni eserlerle, hizmetlerle, projelerle çıkmanın bahtiyarlığı içindeyim. Sizlerin bu teveccühüne mazhar olmayı, verdiğimiz sözleri tutmayı bizlere nasip eden Allah’a sonsuz şükürler olsun diyorum. Sevgili İstanbullular; şehirler milletlerin kimlik belgesidir, medeniyetlerin tapu senedidir. Tarihten kültüre, mimariden estetiğe, edebiyattan sanata bir milletin kökleri şehirlerde gizlidir. Bu yönüyle şehirler yalnızca binalardan, yapılardan, sokak, cadde ve meydanlardan müteşekkil değildir. Onlarda tarih yatar, onlarda bugünün kalbi atar, onlarda geleceğin ufku doğar. Bunun için şehre sahip çıkmak mazi ile atiyi aynı hizada buluşturmaktır. Milletle birlikte kültür ve medeniyeti geleceğe taşımaktır" dedi.


"TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk"


AK Parti olarak 23,5 yıldır şehirlerimizi abad etmenin millete hakkıyla hizmet etmenin gayreti içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa şehirlerimizin altyapısını iyileştirmenin, depreme daha dirençli hale getirmenin samimi çabası içindeyiz. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm hamlelerimiz bu gayretlerimizin en somut tezahürleridir. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim. TOKİ eliyle bugüne kadar tam 1 milyon 762 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Bu konutlarla 6 milyondan fazla vatandaşımızı camileriyle, parklarıyla, yürüyüş yolları ve diğer sosyal donatılarıyla modern yaşam alanlarına kavuşturduk. Meseleyi sadece yeni konut üretimi olarak görmedik. Şehirlerimizin emniyetini sağlamak riskli yapı stoğunu azaltmak için kolları sıvadık. Bugüne kadar İstanbul’da 986 bin, Türkiye genelinde ise 2 milyon 262 bin bağımsız bölümü dönüştürmeyi başardık. İstanbul’da 232 bin 533 bağımsız bölümün inşa süreci, 125 binin proje süreci kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında devam ediyor. 81 ilimizde toplam 264 bin bağımsız bölümün yapımı da yine kentsel dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde sürüyor. İstanbul’un dönüşüm sürecini daha da hızlandırmak için Yarısı Bizden kampanyasını hayata geçirdik. Bugün itibarıyla 316 bin bağımsız bölümü Yarısı Bizden kampanyasına dahil ettik. Kampanya kapsamında 83 bin bağımsız bölümde dönüşüm tamamlandı, 233 bin bağımsız bölümün ise proje ve inşa çalışmaları devam ediyor" dedi.


"İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür"


Kentsel dönüşümün önemine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeğin altını bugün bir kez daha çizmek durumundayım. İstanbul’un güvenliği için yegane çözüm kentsel dönüşümdür. İstanbul’un bundan daha acil, daha öncelikli bir gündemi yoktur. İstanbul afetlere ne kadar hazır ve dirençli olursa, İstanbul o derece güçlü olur. Onun için buradan tüm vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapmak istiyorum. Gelin bu fırsatları değerlendirin. Binanızı dönüştürmek için geç olmadan harekete geçin. Kentsel dönüşüm alanında bunları yaparken deprem bölgemizde de tam bir seferberlik ruhuyla çalıştık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz 6 Şubat’tan hemen sonra deprem konutlarının temelini 15 gün içinde attık. İlk anahtarları 45 günde teslim ettik. 174 ayrı proje alanında, 3 bin 500 şantiyede, 200 bini aşkın personelle çok kısa bir süre içinde deprem bölgemizi yeniden imar ve ihya ettik. 11 ilimizi parklarıyla, bahçeleriyle, altyapısıyla, çarşıları, tarihi yapıları, sokak, meydan ve caddeleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Acıdan rant devşirmek isteyen deprem turistlerine aldırmadan canımızı dişimize taktık. Hükümet bu enkazın altında kalır umuduyla başarısız olmamızı bekleyenlere en güzel cevabı tarihi bir başarıya imza atarak verdik. Tam 455 bini aşkın ev ve iş yerini afetzedelerimize teslim ettik" diye konuştu.


"Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar"


Depremden etkilenen şehirlerde üretim ve ticaret, eğitim ve sosyal hayat eski ritmine, eski canlılığına kavuştuğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asrın felaketinde yitirdiğimiz canları bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Dikkat ederseniz değerli kardeşlerim, bizim ulaştığımız bu seviyelere ana muhalefetin hayalleri bile ulaşamıyor. Yapılanı karalamanın, hizmet edene iş ve ticaret üretene çamur atmanın ötesine hiçbir zaman geçemiyorlar. Gece ile gündüz, siyah ile beyaz ne kadar farklı ise ana muhalefetle bizim aramızda da işte böyle derin bir zihniyet farkı var. Biz iş yapmanın, eser ortaya koymanın, şehirlerimizin sorunlarına çözüm üretmenin derdindeyiz. Onlar ise belediyeleri hortumlamanın, zenginliklerine zenginlik katmanın peşindeler. Bizim gündemimizde İstanbul’la birlikte tüm şehirlerimiz için taş üstüne taş koymak var. Onların gündeminde para kuleleri var. İçi avro dolu baklava kutuları, milyon dolarlık rüşvet pazarlıkları var. Biz ister mahalli idarelerde ister genel seçimlerde olsun sandıktan çıkan iradeye milletin emaneti olarak bakıyoruz. Onlar ise belediyeleri adeta yağmalanacak bir ganimet olarak görüyor. Yönettikleri şehirlerde vatandaş sıkıntı çekiyormuş, trafik artık katlanılamaz hale gelmiş, en temel hizmetlerde aksamalar oluyormuş, meydanlarda verilen sözler tutulmuyormuş; bunların hiçbiri ana muhalefet partisinin umurunda dahi değil. Milletin sadece gündeminden değil aynı zamanda tarihinden de kopuklar. Kahraman ecdadımızın asırlardır cenk meydanlarını coşturduğu Mehter Marşımızı protesto edecek kadar tarih şuurundan yoksun durumdalar. Koca koca adamlar işi gücü bırakmışlar çocuk bayramında çocuklardan oluşan Mehteran takımına sırtlarını dönüyorlar. Sultanlık diyerek, padişahlık diyerek Mehter Marşımızdan bile cumhuriyet karşıtlığı üretmeye çalışıyorlar. Komik desen komik değil, mantıklı desen mantıklı değil. Rahmetli Ahmet Kaya’nın o meşhur şarkısındaki gibi ’Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça" dedi.


"Kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor"


24 Ekim’de Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan Yüzyılın Konut Projesi’ni devreye aldıklarını, 500 bin sosyal konut seferberliğini başlattıklarını duyurduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "29 Aralık’ta start verdiğimiz kura çekimlerini 81 ilimizde nihayete erdirdik. Bugün de proje kapsamında 100 bin konut ayırdığımız İstanbul’da hak sahiplerini belirleyeceğiz. Konutlarımızı devlet güvencesiyle 240 aya varan vade imkanıyla satışa sunacağız. Taksitler 7 bin 313 lira ile 11 bin lira arasında olacak. Bu ödeme modeliyle vatandaşlarımız uzun vadeli, düşük taksitli ve güvenli bir şekilde ev sahibi olacak. Kura çekiminin ardından temelleri atacak, evlerimizi en kısa süre içinde vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. Bunlara ilaveten kiralık sosyal konut uygulamamızı da Türkiye’de ilk kez İstanbul’da başlatıyor, TOKİ eliyle kiralama sistemini kuruyoruz. Projenin ilk adımını 15 bin kiralık sosyal konutla atacağız. Yüzyılın Konut Projesi sadece konut üretimiyle sınırlı bir atılım değildir. Aynı zamanda insan odaklı ve tam teşekküllü yaşam alanlarının inşasıdır. Mahalle konaklarımızla bu projeye yepyeni bir boyut kazandırıyoruz. TOKİ’mizin koordinasyonunda inşa edilecek 500 mahalle konağında 500 cami, 500 aile sağlığı merkezi, 500 gündüz bakımevi, 500 el sanatları üretim merkezi, 500 spor salonu ve 500 misafirhane yer alacak. Mahalle konaklarımızla hem mahalle kültürümüzü yaşatacak hem değerlerimizi koruyacak hem de şehirlerimiz için çok önemli işlevler görecek yapıları da şehirlerimize ve milletimize kazandıracağız" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapılarını açtı Tarihi Rami Kütüphanesi’nde "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali"nin açılış törenine katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" dedi. İstanbul’un en yeni ve önemli kültür mekanlarından biri olan Rami Kütüphanesi, çocukların hayal gücünü sanatla buluşturan büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Emine Erdoğan tarafından açılan "1. Rami Çocuk ve Sanat Bienali", "Resimli Çocuk Kitapları" teması ve "Renkliyse Gerçektir" mottosu ile 25 Nisan - 15 Haziran tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Bienalin açılışına Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı. Birbirinden farklı ve tematik enstalasyon, interaktif sergi ve dijital deneyim alanlarının yanı sıra, Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "Hayatı Dönüştürmek Bizim Elimizde" temalı deneyim alanı da bienalin dikkat çeken alanları arasında yer aldı. "İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Bienal yalnızca bir sanat etkinliği değildir. Aynı zamanda bir hayal kurma alanı, bir öğrenme yolculuğu ve çocuklarımızın dünyayı yeniden yorumladığı bir zemin olarak tasarlanmıştır. ’Renkli ise Gerçek’ sloganıyla yola çıkan bu önemli organizasyon, resimli çocuk kitaplarının iki boyutlu dünyasını üç boyutlu bir deneyime dönüştürerek kitabı yaşayan bir hale büründürmektedir. Bugün burada, çocuklarımız sadece okumuyor; dokunuyor, keşfediyor, sorguluyor ve üretiyor. İşte bu kültür politikalarımız açısından son derece kıymetli bir dönüşümdür" dedi. "Rami Kütüphanesi’nde bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik" 3 yılda Rami Kütüphanesini ziyaret eden ziyaretçi sayısına değinen Bakan Ersoy, "Avrupa’nın sayılı, ülkemizin ise en büyük kütüphanesi olan Rami Kütüphanesi’ni hayata geçirirken, tam da aslında bunu planlamıştık. Yaşayan kütüphane konseptiyle, 250 yıllık tarihi yapıyı cazibe merkezi haline getirmek. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 yılında açılışını gerçekleştirdiği Rami Kütüphanesi’nde, bugüne kadar 9 bine yakın etkinlik gerçekleştirilirken, 8.8 milyona yakın kişiyi misafir ettik. Bienale de ziyaretçilerimizin yoğun ilgi göstereceğine eminim" şeklinde konuştu. "Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor" Rami Çocuk ve Sanat Bienaline tüm vatandaşları davet eden Bakan Ersoy, "Bienal kapsamında yer alan Dede Korkut temalı alanlar, ’Işıldayan Masallar’ sergisi ve ’Kitabın Serüveni’ gibi deneyim alanları, geçmişten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı çocuklarımızla buluşturmaktadır. Bu yönüyle bienal, köklerle bağ kurarken, geleceği de inşa etmektedir. Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde çok zengin bir program katılımcıları bekliyor. 300’ün üzerinde atölye, panel ve etkinlikle bu organizasyon, yalnızca çocuklarımızı değil aileleri de kültürel etkinliklerin aktif bir parçası haline getirmektedir. Bu bienalin birçok başlıkta mesajları da olacaktır. Yeşilay iş birliğiyle yürütülen farkındalık çalışmaları ve eğitim projelerini çocuklarımızın sağlıklı ve bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamasını hedefliyoruz. Bu bienalin bir diğer önemli yönü ise taşıdığı vicdani ve insani mesajdır. Başta Filistin olmak üzere yerinden edilen çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken ’Geri Dönüş İstasyonu’, sanatın evrensel diliyle dünyaya güçlü bir çağrı yapmaktadır. Bu çağrı insanlığın ortak vicdanına yöneliktir" diye konuştu. "Kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar" Çocukların kitapla ilgilendiklerinde bakış açılarında değişiklik olacağını söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bir çocuk için kitap, dünyayı tanımanın en zarif yollarından biridir. Çocuk, kelimeleri tam öğrenmeden önce de görerek ve hissederek anlam kurar. Bir karakterin yüzündeki duyguyu, bir rengin içindeki neşeyi, sayfalar arasında kurulan dünyayı fark eder. Böylece kitap, çocuğun zihninde bir hikaye ile birlikte bir bakış, bir duygu ve bir düşünce dünyası kurar. Bir çocuğun eline verilen nitelikli bir kitap; onun iç dünyasına incelik, dikkat, merak ve estetik duyarlılık taşır. Bu nedenle çocuk kitabı, sanatın çocukla kurduğu en erken ve en güçlü temaslardan biridir. Bugün açılışını yaptığımız Çocuk ve Sanat Bienali de tam olarak bu temasın değerini görünür kılıyor" şeklinde konuştu. "Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor" Bakan Göktaş, "Bu Bienal; çocuklarımız için kitabın, sanatın ve ailenin birlikte kurduğu o güçlü dünyaya yeni bir kapı aralıyor. Bienal, çocuklara, aktif biçimde katılacakları bir deneyim sunuyor. Sessiz kitaplar sergisiyle çocuklar, kelimelerin ötesinde bir anlatı ile buluşuyor. Büyük ölçekli enstalasyonlar, kitabı ve hayali mekana taşıyor. Diorama alanları, hikayeleri üç boyutlu bir deneyime dönüştürüyor. Atölyeler, çocukları üretimin merkezine yerleştiriyor. Burada her çocuk, kendi hikayesini kurma imkanı buluyor" dedi. "Çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz düzenleme önemli bir adımdır" Bu hafta mecliste 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyen Bakan Göktaş, "Dijital dünyanın içinde büyüyen çocuklarımızı risklerden korumak için çocuk odaklı, bilinçli ve güvenli bir Dijital yaşam anlayışını esas alıyoruz. Onları dijital risklerden korumak, sağlıklı medya kullanım alışkanlıkları kazandırmak ve dijital haklar konusunda bilinçlendirmek temel önceliklerimizdir. Bu hafta Meclis’te 15 yaş altı sosyal medyaya ilişkin önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdik. Hiç şüphesiz, çocuklarımıza güvenli bir dijital dünya sunmak için hayata geçirdiğimiz bu düzenleme önemli bir adımdır" diye konuştu. "Amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" Bienalde bulunan eserlerin çocukların üretkenliğine katkı sağlayacağını belirten Bakan Göktaş, "Artık, sosyal ağ sağlayıcıları ve oyun platformları çocukları önceleyen bir çerçevede sorumluluk üstlenecek. Yaş doğrulama süreçlerini güçlendirme ve zararlı içeriklere karşı belirli yükümlülükleri yerine getirme konusunda daha etkin bir rol alacak. Bugün bu bienalde gördüğümüz her eser, her atölye ve her hikaye; çocuklarımız için ekranın ötesinde de renkli, üretken ve zengin bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren somut ve güzel bir örnektir. Bizim amacımız, çocuklarımızı sadece korumak değil, onları sanatla, kültürle, kitapla ve aileyle güçlenen daha güvenli bir dünya sunmaktır" diye konuştu. Bakan Göktaş’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve alanda bulunan çocuklarla birlikte kesilen kurdele sonrası bienalin açılışı gerçekleşti.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Özgür Özel, "Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Genel Merkezinde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşmasına katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Bugün beş ayrı salonda toplandık. Burada büyükşehrin ilçe belediyeleri vardı. İkinci katta belde belediye başkanlarımız vardı başımızın gözümüzün üstüne. Dördüncü katta illerin ilçe belediyeleri, yedinci katta il belediyeleri, 12’nci katta da büyükşehir belediyeleri vardı. Her bir masa tartıştı, önerdi. Çünkü kötülük durmuyor, plan yapıyor, saldırıyor. Elbette stratejimiz, mitinglerimiz, mücadelemiz, hukuk mücadelemiz devam edecek. Ama onlar nasıl durmuyorlarsa biz de durmayacağız" ifadelerini kullandı. Görüşmelerde herkesin teker teker dinlendiği ve gerekli raporların alındığını belirten Özel, "Bu akşam, yarın, yarın akşam, pazartesi günkü Parti Meclisi’ne yerel yönetimlerden, sizin her birinizin önerileri, talepleri, parlak fikirleri, gördüğü varsa aksaklıklar, düzeltilmesi gereken hususlar hepsi alınıp, Parti Meclisi’nde ve MYK’da çalışılacak" diye konuştu. "Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız" Özel, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, bundan sonra nasıl duracağımızı biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler, mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Biraz önce söylediğimiz gibi işimize odaklıyız. Partimizde, Meclis’te, belediyelerde görevimizin başındayız. Milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak, millet o bayrağı bir daha bize emanet etmez. En zor dönemde verdi ve herkes şunu bilsin. Öyle bir coğrafyadayız ki; sistemin tamamı bunun için de artık ne varsa, ama gözleyen de millet sonunda. Bu coğrafyanın kendisi belki de coğrafya kader ya. Sistemin tamamı devletin bütün yerleşik gelenekleri, genleri ve milletin ta kendisi, partimizi bir stres ve direnç testine tabi tutmaktadır" açıklamasında bulundu. "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız" Zorluklara karşı mücadele edeceklerini vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı: "Asla ve asla zora, baskıya teslim olmayız. Kötülükle geri adım atmayız. Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla hep birlikte yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevlerde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olarak görevde olacak. İktidarın belediye başkanları bu salonda, benimle birlikte. Siz sadece partinin değil, ülkenin umudusunuz. Sadece ülkenin değil bütün mazlum milletlerin umudusunuz. 100 yıl önce olduğu gibi, örnek olacağız, tek adamı da yeneceğiz, baskıları kıracağız, hep birlikte iktidara yürüyeceğiz. Bu mücadele bugünün değil, yarının mücadelesidir. Yolunuz açık olsun, hepinizi seviyorum, hepinize güveniyorum. Hepinize sonuna kadar inanıyorum. İyi ki sizinle aynı partideyim, iyi ki sizinle aynı yolda yürüyorum."