SAĞLIK - 25 Mart 2025 Salı 10:14

Tüberküloz önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır

A
A
A
Tüberküloz önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şubesi ve Düzce Halk Sağlığı Müdürlüğü iş birliğinde "24 Mart Dünya Tüberküloz Günü Etkinliği" adlı konferans düzenlendi.


Düzce Üniversitesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, dünya genelinde tüberküloz nedeniyle halen 3 bin 400 kişinin hayatını kaybettiğinin ve 30 bin kişinin de hastalığa yakalandığının bilgisini paylaşarak, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2024 Küresel Tüberküloz Raporu’na göre 2023 yılında yeni tüberkülozlu hasta sayısının 10.8 milyon olarak hesaplandığını ifade etti. Tüberkülozun sonlandırılabileceğinin altını çizen Balbay, katılım sağlayanlara teşekkür ederek konferansın yararlı olması temennisi ile açılış konuşmasını sonlandırdı.


Açılış konuşmasından sonra "Aile Hekimleri İçin Tüberküloz" başlıklı sunumunu yapmak için kürsüye davet edilen Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peri Meram Arbak, tüberküloz hastalığının akciğer ile ilgili belirtilerini; "İki hafta ya da daha uzun süren öksürük, balgam, hemoptizi, göğüs, sırt yan ağrısı, nefes darlığı, ses kısıklığı" şeklinde sıralarken, genel belirtileri ise; "halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo almada duraklama, ateş, gece terlemesi" olarak ifade etti.


Tüberküloz (TB) hastaları ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesinin önemine değinen Prof. Dr. Peri Meram Arbak, tüberküloz ile mücadelede TB tanılı hastaların çevresinin kaynak vaka yönünden sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. Bulaşmada damlacık çekirdeğinin etkisi üzerinde duran Düzce Üniversitesi öğretim üyesi Arbak, konuşma ile 0-210 partikül, öksürme ile 0-3,500 partikül, hapşırma ile ise 4,500-1000.000 partikülün dışarı çıktığını ifade etti. Ayrıca Prof. Dr. Arbak, bulaşmanın TB hastasının çıkardığı 1-5 mikron büyüklüğünde olan ve 1-3 canlı basil içeren taneciklerin (damlacık çekirdeği) solunmasıyla olduğunu ifade etti.



Kimler temaslı sayılır?


Standart ısı ve nemde damlacık çekirdeğindeki tüberküloz besinlerinin; yüzde 60-70’i üç saat, yüzde 48-66’sı altı saat, yüzde 28-32’sinin ise dokuz saat canlı kalabildiğini hatırlatan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Peri Meram Arbak, bulaştırıcı hasta ile toplam 8 saat ve üzerinde kapalı ortamda birlikte bulunmuş kişilerin yakın temaslı kabul edileceğini ve 8 saati aşan uçak yolculuklarının da bu gruba dahil edileceğini sözlerine ekledi.


TB bulaştırıcı hasta ile 8 saatten daha kısa süreyle kapalı alanda kalan kişilerin ise sıradan temaslı olarak adlandırıldığını söyleyen Arbak, tanı konulan hastaların tedavi sürecinin titizlikle yürütülerek yarıda bırakılmadan sonlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Katılımcılarla hasta örneklerini paylaşarak sunumunu sürdüren Arbak, hastaya yaklaşımın önemi üzerinde durdu.


"Düzce’de Tüberkülozun Güncel Durumu" adlı sunumunu yapmak için kürsüye davet edilen Düzce Verem Savaş Hekimi Uzm. Dr. Pelin Bayram İnce ise; Düzce’de tedavi gören ve tedavisi sonlanan hastalar hakkında katılımcıları bilgilendirdi.


Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı konferans, hatıra fotoğraf çekimi ile sona erdi.



Tüberküloz önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Bayramda sağlıklı beslenmeye dikkat Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Bilgen, Ramazan Bayramı’nda sağlıklı beslenme için uyarılarda bulundu. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Bilgen, Ramazan ayında oruç tutulması nedeniyle metabolizma hızının yavaşladığını belirterek, bayramda bir anda yüksek kalorili ürünler tüketilmesinin sindirim sistemi başta olmak üzere diğer organlarda da çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceği konusunda uyardı. Dengeli beslenmenin sağlık açısından önemli olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Ali Bilgen, "Ramazan ayı süresince, öğün sayısının azalması ve aç kalınan sürenin uzun olması nedeniyle, oruç tutan kişilerin metabolizmasında bir takım değişiklikler meydana geliyor. Ramazan sonrasında birden normal beslenme düzenine geçildiğinde ise besin çeşitliliği ile birlikte tatlı tüketiminin de artması, çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle diyabet, kalp, hipertansiyon, böbrek ve karaciğer hastalarının beslenme düzenine daha fazla dikkat etmesi gerek. Kahvaltı ile öğüne başlanmalı ve az az sık sık beslenilmelidir. Yemekler çok hızlı değil, iyice çiğneyerek tüketilmeli. Akşam yemeklerinin hafif olmasına özen gösterilmeli. Ana öğünlerde, yağlı ve ağır yiyecekler tercih edilmemeli, hamur işleri, kızartmalar ve yağlı besinlerden uzak durulmalı. Geleneksel bayram ikramları olan şekerleme, çikolata, tuzlu hamur işleri, gazlı içecek, tatlının birdenbire ve çok sık tüketilmesi sindirim sistemi rahatsızlıklarının yanı sıra, kan şekerinin hızlı artmasına ve hipertansiyon hastalarının da tansiyonlarının yükselmesine neden olabiliyor. Bayramda kalorisi yüksek besinlerin çok miktarda tüketilmesi karın ağrısı, mide bulantısı, reflü, karın şişkinliği, ishal, kabızlık ve hazımsızlık gibi mide ve bağırsak problemlerine neden olabilir" dedi. Sıvı alımına da önem verilmesi gerektiğini belirten Dr. Bilgen, "Günde ortalama 2-2,5 litre su içilmesi sağlık açısından önemlidir. Bayramda, gazlı, asitli ve şeker içeriği yüksek içeceklerin tüketimi arttığı gibi çay ve kahve de bol miktarda tüketilmektedir. Ancak, bu içeceklerin fazla tüketimi, yüksek tansiyon, kalp-damar rahatsızlığı olan hastalarla, diyabet, kronik böbrek yetmezliği yaşayanların sağlığı açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle fazla tüketimden kaçınılmalıdır. Diğer yandan bayram boyunca hareketsiz kalınmamalı. En az yarım saat yürüyüş yapmak, bayramın daha rahat geçirilmesini sağlayacaktır. Herkese sağlıklı günler ve iyi bayramlar dilerim "diye konuştu.
Ordu Hilmi Güler, Avrupa Konseyi’nde sert çıktı: "Geçmişiniz kirli, dürüst olun" Fransa’nın Strazburg kentinde yapılan Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde Türkiye’yi temsil eden Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Avrupalılara sert çıkarak, "Demokrasi geçmişiniz kirli ve sabıkalı, dürüst olun" dedi. Başkan Güler, Konseyde Türkiye’deki mevcut yargı süreçleri üzerine tartışma çıkması üzerine söz alarak, "Demokrasi geçmişi kirli ve sabıkası olan ülkeler bize demokrasi dersi veremez" diyerek sert konuştu. Başkan Güler, konuşmasında "Burada devam eden bir yargı var, erken değerlendirme yapılıyor. 3 yıl varsa seçimleri ama ne olursa olsun bunların tarafsız bir şekilde tartışılmasından yanayım. Fakat demokrasi geçmişi kirli olan sabıkası olan bazı ülkelerin bize buradan demokrasi dersi vermeye kalkışmalarını kınıyorum" ifadelerini kullandı. "Avrupa sapla samanı birbirine karıştırıyor" Başkan Güler, şöyle devam etti: "Bakın insan haklarından konuşuyoruz. Filistin’i konuşmuyoruz, Gazze’ye konuşmuyoruz. Suriye meselesini çözdük arkadaşlar. Suriye meselesi çözüldü, PKK meselesi çözülüyor şu anda, bu mu sizi rahatsız ediyor? Burada esasında terör meselesiyle demokrasiyi karşılaştırmak istemiyoruz ama burada maalesef sapla samanın birbirine karıştığını görüyoruz. Onun için tarafsız olmaya, dürüst olmaya, erdemli olmaya davet ediyorum." "Dürüst olun" Konseyde Avrupa’nın geleceğini ilgilendiren ana konuların konuşulması gerektiğini de vurgulayan Başkan Güler, "Buradaki iş o kadar kolay değil. Bu işin yarın NATO’su var, enerji güvenliği var. Bunlar hiç konuşulmayacak mı? Bakın Rusya-Ukrayna meselesini konuşuyorsunuz. Yüzüstü bıraktınız bazı ülkeleri. Biz bunları hep kaydediyoruz. Onun için çok iyi takip edelim ve dürüst olalım" şeklinde konuştu.