SAĞLIK - 18 Şubat 2026 Çarşamba 10:09

İki öğünü tamamlamak önemli

A
A
A
İki öğünü tamamlamak önemli

Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "Ramazan’da sağlıklı beslenmenin sürdürülebilmesi için iftar ve sahur arasında geçen sürede en az 2 öğünü tamamlamak önemlidir" dedi.


Dr. Yasin Yılmaz, 11 ayın sultanı Ramazan ayını daha sağlıklı geçirmesi için sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu. Yılmaz, "Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir dönemdir. Sağlıklı beslenmenin sürdürülebilmesi için iftar ve sahur arasında geçen sürede en az 2 öğünü tamamlamak önemlidir. İki vakit arasındaki zaman dilimin kısalması ve uykudan istifade etmek amacıyla sahurda yemek yenmemesi ya da sadece su içilmesi gün içerisinde açlık kan şekerinin ani düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır" ifadelerinde bulundu.



Sahura kalkmak önemli


Sahura kalkmanın vücut sağlığı açısından önemli olduğunu işaret eden Yılmaz, "Sahura mutlaka kalkılmalı. Sağlıklı bir oruç süreci için; süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilmeli ancak aşırı yağlı ve tuzlu yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması gerekmektedir. İftar vaktinde ise yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir" dedi.



Sıvı tüketimine dikkat!


Doktor Yılmaz, İftar ve sahur arasında yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu halsizlik, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabileceğini belirterek "Günde ortalama en az 1,5-2 litre (8-10 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade maden suyu veya komposto gibi şeker içeriği düşük sıvıları tüketmeye özen gösterilmelidir" şeklinde konuştu.



Ramazanda beslenme önerileri


Yasin Yılmaz, sağlıklı beslenme ile ilgili ise şu açıklamaları yaptı; "Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek ve bağışıklığımızı güçlü tutmak adına oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonlar şeklinde beslenin. Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin. Sahur öğününüzü atlamayın. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edin. iftara söğüş salata veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği ile devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates gibi yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna tercih edin. Mümkün olduğunca iftar ve sahurda badem, ceviz vb. tüketmeye özen gösterin. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi gibi) veya meyve tercih edin. Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz. Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden mümkün olduğunca uzak durun. İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler veya evde hafif egzersizler yapın. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek sindirim problemlerini önlemek için lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller -kuru fasulye, mercimek, nohut-, kepekli tahıllar ve tam buğday ekmeği, sebzeler ve salata) tercih edilmelidir. Taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, badem vb gibi kuru yemişler tüketilmelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kent Konseyi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, kadınların toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadınlarımız; aile kurumunun temel taşı, değerlerimizin en önemli temsilcisi, kültürümüzün taşıyıcısı ve koruyucusudur. Hayatın her alanında etkin şekilde yer almalarını sağlayacak şartların hazırlanması, kadın-erkek tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Kadınlarımızın iktisadi, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinlik ve yetkinliklerinin artması, daha güçlü ve müreffeh bir toplumun en önemli teminatıdır. Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın en güçlü temsilcileridir. Bizler, cenneti annelerin ayağının altına seren bir dinin mensupları; hem yönetimde hem de aile içinde vakur duruşlarıyla örnek olan, İstiklal Mücadelemizde eşsiz kahramanlıklar gösteren Nene Hatunların ve Kara Fatmaların torunlarıyız. Türk kadınının kahramanlık simgesi Nene Hatun, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşmuştur. Kadınlarımız, millet ve devlet hayatımızın merkezinde yer almış, fedakârlığın en yüce örneklerini sergilemişlerdir. İlk Türk devletlerinden günümüze uzanan süreçte olduğu gibi, özellikle Millî Mücadele yıllarında da vatanın kurtuluşu ve bağımsızlığı uğruna büyük özveriler göstermişlerdir. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu kadınının cesaret ve fedakârlığına vurgu yapan sözleri, kadınlarımızın tarihimizdeki müstesna yerini en veciz şekilde ortaya koymaktadır. Başarıda kadınlarımızın emeği her geçen yıl daha güçlü şekilde hissedilmektedir. Erzurum Kent Konseyi olarak; evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman olan şehit analarının, metanet timsali şehit eşlerinin ve şehit kızlarının; Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin ve eşlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu bir dünya temennisiyle; başta vatan uğruna canını feda eden kahraman şehitlerimizin emaneti olan şehit annelerimiz ve eşleri olmak üzere, emeğiyle, sabrıyla ve merhametiyle dünyayı yaşanabilir kılan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımızla kutluyorum."
İstanbul ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
Mardin Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Diyarbakır Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.