GÜNDEM - 24 Mart 2026 Salı 14:00

Google’da 3,5 milyon kez aranan Bolu Dağı tartışmasının altından bakın ne çıktı

A
A
A
Google’da 3,5 milyon kez aranan Bolu Dağı tartışmasının altından bakın ne çıktı

DÜZCE (İHA) – Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, 2024 yılında başlattığı "Bolu Dağı değil, Düzce Dağı" tartışmasının şehrin tanıtımı için maksatlı bir çıkış olduğunu ve söylemin ardından arama motorlarında 3,5 milyon kez arama yapılarak asıl amaca ulaşıldığını belirtti. Özlü, "Birçok kişi ’Faruk Özlü dağı kaçırıyor’ gibi anladı. Halbuki dağ yerinde duruyor. Biz dağı oradan alıp Düzce’ye getirmiyoruz. Ben ’Düzce Dağı’ dedikten sonra 3,5 milyon kişi Google’ye girip Düzce Dağı neresi ya da nerede diye sordu. Ben amacıma ulaştım" dedi.


Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, 2024 yılında sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, "Doğru bilinen yanlışlar vardır. Yanlıştır, ama insanlar doğru sanırlar. Bunlardan birisi de ’Bolu Dağı’ ismidir. Aslında Bolu tarafında dağ yoktur. Bolu tarafı ovadır. Dağ Düzce tarafındadır. Coğrafi yapısına göre burası ’Bolu Dağı’ değil, ’Düzce Dağı’dır. Yaşam alanı bakımından dağdaki yol boyu işletmelerin tamamına yakını da Düzcelilerin. Bu yanlışı düzeltelim. Bu dağın doğru adı Düzce Dağı" ifadelerini kullanmıştı. Faruk Özlü, açıklamasının yankılarına ilişkin değerlendirmede bulundu.



"Biz dağı oradan alıp Düzce’ye getirmiyoruz, dağ yerinde"


Aradan geçen 2 yılın ardından konuya açıklık getiren Başkan Özlü, söz konusu ifadenin Düzce’nin tanıtımına yönelik stratejik bir söylem olduğunu ve hedefine ulaştığını kaydetti. Açıklamasının ardından internet arama motorlarında "Düzce Dağı nerede?" sorusunun 3,5 milyon kez aratıldığını ifade eden Özlü, şunları söyledi:


"Ben 2 sene önce ’Bolu Dağı değil, Düzce Dağı’ dedim. Bu maksatlı bir çıkıştı. Birçok kişi ’Faruk Özlü dağı kaçırıyor’ gibi anladı. Halbuki dağ yerinde duruyor. Ben Düzce desem ne olur, Bolu desem ne olur? Biz dağı oradan alıp Düzce’ye getirmiyoruz. Dağ yerinde. Ben ’Düzce Dağı’ dedikten sonra 3,5 milyon kişi Google’ye girip Düzce Dağı neresi ya da nerede diye sordu. Ben amacıma ulaştım. Böylelikle Düzce ismini duyurmuş oldum."



"Düzce’nin tanıtımına ağırlık vereceğiz"


Düzce’nin güzelliklerine dikkati çeken Özlü, "Düze butik ve güzel bir şehir. Düzce’nin tanıtımına ağırlık vereceğiz. Bu sadece gazetelere, televizyonlara reklam vererek olmuyor. İnsanları Düzce’ye çekeceğiz, buraları görecekler, nefes alacaklar ve buradaki insanlarla muhatap olacaklar. Böylelikle buraya gelen insanlarda bu şehri anlatacaklar" dedi.



Google’da 3,5 milyon kez aranan Bolu Dağı tartışmasının altından bakın ne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Başkan Güler: "Eskipazar’ı sporun merkezi haline getiriyoruz" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, yürütülen çalışmalar ile Altınordu ilçesi Eskipazar Mahallesi’ni sporun merkezi haline getirdiklerini söyledi. Ordu’nun Altınordu ilçesine bağlı Eskipazar Mahallesi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler öncülüğünde yürütülen dönüşüm çalışmaları kapsamında spor yatırımları devam ediyor. Daha önce 22 dönümlük alanın Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tahsis edilmesiyle atletizm pisti ve futbol sahalarının kazandırıldığı bölgede, şimdi de yarı olimpik yüzme havuzu ile çok amaçlı spor salonu inşa ediliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında yürütülen projede sahada yoğun çalışma sürüyor. Yarı olimpik yüzme havuzu binasında kaba inşaat devam ederken, bodrum katta dolgu ve yalıtım işlemleri tamamlandı. Temel betonunun döküldüğü projede kolon ve perde duvar imalatları ile havuz çanağının kalıp ve demir işleri sürdürülüyor. Çok amaçlı spor salonu binasında ise çelik çatının yapımına başlanırken, dış cephede duvar örme çalışmaları devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, çalışmaların tamamlanmasının ardından Eskipazar’ın büyük bir spor kompleksine dönüşeceğini söyledi. Başkan Güler, "Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Eskipazar Spor Kompleksi sporcuların, gençlerin ve vatandaşlarımızın yoğun ilgi göstereceği, bölgenin sosyal ve spor cazibesini artıracak önemli bir merkez olacak" dedi.
Manisa Manisa’nın ’Marka Kent’ yol haritası bilimsel temellerle çizildi Manisa’nın binlerce yıllık birikimini modern iletişim stratejileriyle buluşturan "Marka Kent Manisa" kitabı okuyucuyla buluştu. Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan çalışma, şehrin tüm paydaşları için stratejik bir rehber olma özelliği taşıyor. MCBÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meral Özçınar, yayımlanan eserin kentin tarihi derinliğini, ekonomik gücünü ve kültürel kodlarını iletişim paydasında birleştirdiğini belirtti. Çalışmanın sadece teorik bir metin olmadığını vurgulayan Özçınar, "Medya Tasarımının Manisa Kent Markalaşması Üzerine Etkisi" başlıklı bilimsel araştırma projesi kapsamında, yerel paydaşlarla yapılan derinlemesine görüşmeler ve üniversite gençliğine yönelik anketlerle sahadan elde edilen verilerin bu stratejik yol haritasını şekillendirdiğini ifade etti. Manisa’nın karakteri ‘Bilge’ ve ‘Yardımsever’ Kitapta yer alan analizlere göre Manisa’nın "Bilge" ve "Yardımsever" karakterleriyle tanımlandığını kaydeden Prof. Dr. Özçınar, bu durumun kentin pazarlama stratejilerinde "şifa ve bilgi merkezi" imajının öncelikli olması gerektiğini kanıtladığını söyledi. Özçınar, Manisa Tarzanı ve Mesir Macunu gibi geleneksel sembollerin Z kuşağına yeni nesil hikayelerle anlatılması gerektiğini, ayrıca kentin 32 tescilli ürünü üzerinden oluşturulacak bir gastronomi rotasının ekonomik kalkınma için en büyük itici güç olacağını vurguladı. Geniş akademik kadro tek çatı altında buluştu Aralık 2025’te Ekin Basım Yayın Dağıtım aracılığıyla yayımlanan eser, İletişim Fakültesi’nin farklı bilim dallarından isimleri bir araya getirdi. Kitapta; Prof. Dr. Meral Özçınar kültürel mirasın küresel markaya dönüşümü ve hikâye anlatıcılığı, Prof. Dr. Nuray Yılmaz Sert görsel bellek ve kentin imaj yolculuğu, Prof. Dr. Serhat Baştan ise kent imgesinin zihindeki anlamsal kökleri üzerine yoğunlaştı. Doç. Dr. Volkan Yakın marka kişiliği ve arketipler, Doç. Dr. Özgehan Özkan yerel basının kentlilik bilincindeki rolü, Doç. Dr. Pınar Güner Koçak UNESCO mirası Mesir Festivali üzerinden kültürel diplomasi, Doç. Dr. Handan Güler İplikçi tanıtım filmlerinin ikna gücü, Doç. Dr. Göker Gülay kamu kurumlarının dijital varlığı ve veri analitiği, Doç. Dr. Melis Yalçın kentin bilgi envanteri, Arş. Gör. Dr. Ezgi Güneş yerel yönetimlerin stratejik hedefleri ve Arş. Gör. Dr. Selime Gümüş ise coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik değer analizi bölümleriyle çalışmaya katkı sundu. Prof. Dr. Özçınar, çalışmanın temel amacının Manisa’nın sanayi kimliğini; kültür, tarih ve şifa ekseniyle tahkim etmek olduğunu belirterek, bu eserin üniversitenin şehre bir vefa borcu olduğunu sözlerine ekledi. Özçınar ayrıca, projenin hayata geçirilmesindeki desteklerinden dolayı MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar’a teşekkürlerini sundu.
Ankara Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı, anlamlı bir proje ile anılıyor. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi", çocukları dijital dünyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkararak yapay zeka destekli araçlarla kendi animasyon filmlerini üreten aktif içerik geliştiricilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Proje, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına özel bir anlam taşıyor. Ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan ve 10 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu pedagojik bir altyapıya sahip olan projede öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında prompt yazma, görsel üretimi, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazımı ile çizgi roman ve animasyon hazırlama gibi başlıklar yer alıyor. Kontenjanla sınırlı yarışma için ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde ise 7 bin öğrencinin katılımı hedefleniyor. Katılımcıların kendi okullarından gönüllü bir danışman öğretmenle başvurması zorunlu tutulurken, eğitim modüllerini tamamlayarak yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrenciler yarışmaya başvuru hakkı elde edecek. Eğitimlerin ardından düzenlenecek animasyon film ve beste/video klip yarışması, öğrencilerin ürettikleri eserleri sergilemeleri için önemli bir platform sunacak. 1 Nisan itibariyle başlayacak eğitimler, 1 Mayıs’a kadar sürecek. 10 Mayıs’ta proje teslimleri, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Projenin Ödül töreni ise 11 Haziran’da yapılacak. Yarışmada her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere manevi değeri yüksek Umre ödülü verilecek. Ayrıca ilk üçe giren öğrencilere sertifikalı oyun geliştirme eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python eğitimi desteği sağlanacak. Nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ adlı dijital albüm oluşturulacak.
Kayseri ERÜ Hastaneleri’nde, minimal invaziv cerrahi yöntemiyle Kayseri’de ilk mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen tarafından Kayseri’de İlk defa minimal invaziv cerrahi yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. ERÜ Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rifat Özmen, yaptığı açıklamada "Bu cerrahi, ana bilim dalımızda ve Kayseri’de ilk defa uygulanması şehrimiz, üniversitemiz ve kliniğimiz adına son derece mutluluk verici olmuştur" dedi. Minimal invaziv (küçük kesi) mitral kapak ameliyatı hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Rifat Özmen, "Göğüs kemiği (sternum) kesilmeden, kaburgalar arasından veya koltuk altından yapılan modern bir kalp cerrahisi yöntemidir. Bu teknik sayesinde daha az doku travması oluşmakta, ameliyat sonrası ağrı azalmakta ve hastaların iyileşme süreci daha hızlı gerçekleşmektedir. Hastalar genellikle 2-3 hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir." dedi. Doç. Dr. Özmen; "Çabuk yorulma ve nefes darlığı şikâyetleri ile kliniğimize başvuran 60 yaşındaki erkek hastanın yapılan tetkik ve değerlendirmelerinde mitral ve triküspit kapaklarında ileri derecede yetmezlik olduğu tespit edildi. Hasta, Kalp Konseyi’nde değerlendirilerek cerrahi müdahale kararı alındı. Ameliyat öncesi hazırlıkları tamamlanan hastanın minimal invaziv kapak cerrahisi için uygun olduğu belirlendi" diye konuştu. Doç. Dr. Rifat Özmen; "Gerçekleştirilen operasyon sırasında onarım için uygun olmayan mitral kapak, mekanik protez kapak ile değiştirildi. Triküspit kapak ise ring anüloplasti yöntemi kullanılarak minimal invaziv cerrahi teknik ile başarıyla tamir edildi. Ameliyat sonrası takip ve tedavi süreci sorunsuz seyreden hasta, şifa ile taburcu edildi" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Rifat Özmen, minimal invaziv kalp cerrahisi hakkında şunları kaydetti: "Özel ekipmanlar kullanılarak gerçekleştirilen ve anestezi, perfüzyonist ve cerrahi ekiplerin uyumlu çalışmasını gerektiren multidisipliner bir süreçtir. Küçük kesi ile uygulanması yalnızca kozmetik avantaj sağlamakla kalmaz; aynı zamanda kan ve kan ürünü kullanımında azalma, daha az doku hasarı, hastanede kalış sürecinde kısalma ve hastaların günlük yaşamlarına daha erken dönmesi gibi önemli avantajlar sunar. Minimal invaziv cerrahi yöntemleri günümüzde yalnızca mitral ve triküspit kapak hastalıklarında değil; kalp odacıkları arasında bulunan ve ASD olarak adlandırılan deliklerin kapatılmasında, kalbin iyi huylu tümörlerinin cerrahisinde ve aort kapak ameliyatlarında da uygulanabilmektedir." Doç. Dr. Rifat Özmen son olarak "Cerrahi işlemde desteklerinden dolayı üniversite ve hastane yönetimimize, ana bilim dalı öğretim üyeleri ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Hastamıza da şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.