KÜLTÜR SANAT - 12 Nisan 2026 Pazar 10:20

Düzce’de Türk sanat müziği konseri ilgi gördü

A
A
A
Düzce’de Türk sanat müziği konseri ilgi gördü

Düzce Belediyesi bünyesindeki Ayşe Taş Sanat Akademisi Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu, bahar konseri düzenledi. Güftekar ve beste şairi Turhan Taşan’ın da konuk sanatçı olarak katıldığı gecede sanatseverler, Türk sanat müziğinin seçkin eserleriyle unutulmaz bir akşam yaşadı.


Düzce Belediyesi Ayşe Taş Sanat Akademisi Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu Bahar Konseri, Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin büyük ilgisiyle gerçekleştirildi. Türk sanat müziği repertuarına hem besteci hem de söz yazarı olarak önemli eserler kazandıran Turhan Taşan, geceye konuk sanatçı olarak katıldı.


Konser öncesi bir konuşma yapan Koro Başkanı Birgül Devrim, nostaljik Türk Sanat Müziği programında sanatseverlerle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Gecenin konuğu Turhan Taşan’ın katılımının da kendilerini ayrıca mutlu ettiğini kaydeden Devrim, Türk müziğinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda kendilerine destek veren Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’ye teşekkür etti.


Sunuculuğunu Nebahat Konu’nun üstlendiği gecede, Ayşe Taş şefliğindeki koro, usta sanatçının eserlerini başarıyla seslendirerek dinleyicilerden tam not aldı.


Konser sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Başdanışmanı ve Düzce Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Burçin Sarıcan, Düzce’ye 1500 kişilik büyük bir konser salonu kazandırmak üzere Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından çalışmalar yürütüldüğünü paylaştı. Turhan Taşan’ı Düzce’de misafir etmekten ve şarkılarını dinlemekten büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Sarıcan, "Bu inanılmaz atmosferi bize her sene sağlayan, bundan sonra da sağlayacak olan mükemmel ses Sayın Ayşe Taş hanımefendiye ve koromuza teşekkür ediyorum" dedi.


Gecenin konuğu Turhan Taşan ise yaptığı kısa konuşmada, kendisine gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyetini dile getirerek, Düzce Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Şimdi teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin teknoloji geliştirme bölgesi ekosistemini uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alan kapsamlı raporunu yayınladı. ‘Küresel Teknoloji Politikaları Perspektifinde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Analizi’ başlıklı rapor, Türkiye’deki teknoparkların 25 yıllık dönemde önemli bir ölçeğe ulaştığını; ancak bu ölçeğin patent, ticarileşme ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine aynı düzeyde yansımadığını ortaya koydu. "Ekosistemde büyüme var ancak teknoloji ihracatı ve derinleşme sınırlı" Rapora göre, Türkiye’de 113 Teknoloji Geliştirme Bölgesi bulunuyor. Bunların 94’ü aktif olarak faaliyet gösterirken, 19’unda altyapı çalışmaları devam ediyor. Son 25 yılda teknoparklarda 88 bin 77 proje tamamlanırken faaliyet gösteren firma sayısı 12 bin 188 ve bu bölgelerde toplam istihdam ise 125 bin 124 kişiye ulaştı. Aynı dönemde toplam satış hacmi yaklaşık 1,15 trilyon liraya, toplam kümülatif ihracat ise 16 milyar dolara yükseldi. Ancak rapor, bu güçlü ölçeğin patent ve ürünleşme tarafında aynı derinliği oluşturamadığını ve sanayiyle entegrasyonu süreçlerinde de yapısal bir kopukluk olduğunu ortaya koydu. 2002-2024 döneminde Türkiye genelinde yapılan 112 bin 131 patent başvurusunun yalnızca 5 bin 228’i teknopark kaynaklı gerçekleşti. Patent tescilinde ise toplam 31 bin 757 tescilin sadece 2 bin 412’si teknoparklardan geldi. Böylece teknoloji geliştirme bölgelerinin ulusal patent tescilindeki payı yüzde 7,6 seviyesinde kaldı. Üniversite merkezli mevcut teknopark yapılanması, bilgi üretiminde önemli bir rol oynasa da, bu üretilen bilginin sanayiyle yeterince buluşamaması, Ar-Ge çıktılarının patent, ticarileşme, ekonomik değer ve üretime dönüşme kapasitesini sınırladığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca, teknopark firmalarının yüzde 56’sının patent üretimi yapısal olarak sınırlı olan yazılım ve dijital teknoloji alanında faaliyet gösterdiği; imalat ve donanım odaklı firmaların payının ise yüzde 5’in altında kaldığı belirtildi. Söz konusu girişimci yapısının patent üretimini sınırladığına dikkat çekildi. Mevcut tablo, Ar-Ge’den prototipe, prototipten ürüne ve seri üretime uzanan zincirde yapısal güçlenme ihtiyacını açıkça ortaya koydu. ASO’nun raporunda, teknoloji geliştirme bölgelerinde uluslararasılaşma tarafında da istenen derinliğe henüz ulaşılamadığına dikkat çekildi. 2014 yılında 126 olan yabancı firma sayısı, 2025 yılı Ekim ayında 525’e yükseldi. Ancak bu artışa rağmen, yabancı firmaların toplam ekosistem içindeki payı yaklaşık yüzde 4,3 seviyesinde kaldı. Raporda, uluslararasılaşmada asıl ihtiyacın yalnızca sayı artışı değil; daha güçlü iş birlikleri, daha derin etkileşim ve daha kalıcı bir küresel entegrasyon olduğu vurgulandı. "Teknoparklarda ürünleşme, ticarileşme ve ihracatta sıçrama zamanı" ASO Başkanı Seyit Ardıç, rapora ilişkin değerlendirmesinde, teknoparklarda niceliksel büyümenin önemli bir eşik olduğunu ancak yeni dönemde asıl ihtiyacın nitelik odaklı dönüşümden geçtiğini belirterek, "Teknoparklarda ulaşılan niceliksel büyüme önemli bir eşiği temsil ediyor. Ancak asıl mesele, bu ölçeği güçlü fikrî mülkiyet çıktısına, ürünleşmeye ve sanayi ölçeğinde teknoloji üretimine dönüştürebilmektir. Bu noktada, üniversitelerdeki araştırma derinliği sorununun da sanayi ile ortak bir bakış ve iş birliği yaklaşımıyla ele alınması kritik önem taşımaktadır. Şimdi teknoparklarda patent ve ticarileşmede sıçrama yapma zamanıdır" ifadelerini kullandı. Teknoloji geliştirme bölgelerinin teknoloji üretiminde ve küresel pazarlara açılmada önemli bir kapasite oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, "Bunun kalıcı rekabet avantajına dönüşmesi ise fikrî mülkiyet, ürünleşme ve sanayi entegrasyonunun güçlendirilmesine bağlıdır" değerlendirmesinde bulundu. ASO’dan 13 maddelik reform paketi: ‘4 stratejik eksen’ Raporda, patent ve ürünleşme derinliğindeki açığın yalnızca kaynak yetersizliğinden değil, statü bazlı, çıktıyı yeterince öncelemeyen teşvik yapısından, kira yönetimine sıkışan işletme modellerinden ve zayıf ürünleşme hatlarından kaynaklandığı vurgulanarak, teknoparklarda ikinci sıçramayı sağlayacak 13 maddelik reform çerçevesi ortaya konuldu. Reform önerileri dört ana stratejik eksende toplandı. Teşvik mimarisinde dönüşüm Teknopark teşviklerinin yalnızca bölgede bulunma statüsüne göre değil; patent, ürünleşme, ihracat ve teknoloji çıktısına göre performans odaklı hale getirilmesi önerildi. Alan işletmeciliğinden teknoloji yatırımcılığına geçiş Yönetici şirketlerin yalnızca kira ve alan yöneten yapılardan çıkarılarak; ortak altyapı, teknoloji transferi, yatırım ve ticarileşme süreçlerini yöneten aktörlere dönüşmesi gerektiği vurgulandı. OSB-TGB entegrasyonu ve finansman derinliği Ar-Ge ile üretim arasındaki kopukluğun giderilmesi, prototipten pilot üretime uzanan hattın güçlendirilmesi ve teknopark finansman yapısının girişim sermayesi araçlarıyla derinleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Performans, insan kaynağı ve uluslararasılaşma Teknoparkların çıktı ve etki bazlı izlenmesi, akademik sistemin patentin ürüne dönüşme süreciyle daha güçlü ilişkilendirilmesi ve büyük ölçekli teknoparklarda uluslararası ortaklık kapasitesinin artırılması önerildi. Uygulama zemini: ‘ASO Teknoloji Üssü’ Ankara Sanayi Odası’nın raporunda ortaya konulan reform çerçevesi yalnızca öneri düzeyinde bırakılmadı; bunun kurulum hazırlıkları hızla devam eden ASO Teknoloji Üssü ile uygulamaya dönüşeceği vurgulandı. Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekare alanda konuşlanacak olan ve fizibilite çalışmaları tamamlanan ASO Teknoloji Üssü, Ar-Ge, üretim, girişimcilik ve ticarileşmeyi aynı kampüste buluşturan bütünleşik bir inovasyon ekosistemi olarak tasarlandı. Tam kapasiteye ulaştığında ASO Teknoloji Üssü’nün Ankara ihracatına yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlaması, 18 bini aşkın nitelikli istihdam üretmesi ve 800’den fazla Ar-Ge şirketi ile girişime ev sahipliği yapması hedefleniyor. "Ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemde" Raporda yer alan reform paketini değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, "Teşviklerin sonuç ve etki üreten bir yapıya evrilmesi, yönetici şirketlerin ‘kira yöneten’ değil ‘değer üreten’ bir modele geçmesi ve üretimle entegrasyonu sağlayan uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi, ülkemizin rekabetçiliği açısından kritik önemdedir" dedi. Ardıç, raporun tamamlayıcı stratejiler ve uygulama yol haritasıyla birlikte, dönüşümün nasıl hayata geçirileceğine dair somut bir çerçeve ortaya koyduğunu belirtti. ASO Teknoloji Üssü’nün bu dönüşümün somut uygulama zemini olacağını belirten Başkan Ardıç, "Teknoparklarda yeni dönemin anahtarı, Ar-Ge’yi üretimle ve ticarileşmeyle aynı hatta buluşturabilmektir. ASO Teknoloji Üssü, bu yaklaşımın somut uygulama zeminini oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Kasap Halil Usta’nın sahipleri Bakışgan kardeşlere dünya ahilik ödülü Ankara’da düzenlenen 2025 Yılı Dünya Ahileri Ödül Töreni’nde geleneksel meslek temsilcileri, sanatçılar ve kurum yöneticileri bir araya geldi. Ödül töreni’ne Gaziantep’ten Kasap Halil ustanın sahipleri Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşler damga vurdu. Ankara’da, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen "Anadolu’nun Ahisiyiz, Türkiye’nin Ailesiyiz" projesi kapsamında 2025 Yılı Dünya Ahileri Ödül Töreni gerçekleştirildi. Musiki Muallim Mektebi salonunda düzenlenen programa çok sayıda siyasetçi, bürokrat, sivil toplum temsilcisi ve davetli katıldı. Bakışgan kardeşlere ödül Dünya esnaf ve sanatkarlar derneği Ankara’da düzenlediği ödül törenine Gaziantep, Türkiye ve Dünya’nın en büyük kebapçıları arasında olan Kasap Halil Usta’nın sahipleri Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşler damga vurdu. Kasap Halil Usta adına Abdullah Bakışgan’a ödülünü Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin alkışlar arasında verdi. Esnaflık övgüsü, Bakışgan kardeşlere Aynı zamanda Dünya Esnaf Sanatkarlar Derneği ve Ahi Enstitüsü Başkanı Fehmi Çalmuk Gaziantep’in meşhur kebapçısı Kasap Halil Usta’nın sahiplerine ahilik ödülü almasından mutluk duyduğunu belirterek, "Biz böyle esnaflara sahip çıkmazsak ahilik geleneği sona erer diyerek Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşlerin başarısını ve esnaflık tutumunu gerçekten takdir ediyorum" dedi. Ustalara ve markalara ödül Törende Edirne’den süpürge ustası Hamdi Gaspar, Gaziantep’ten sedef ustası Muzaffer Demir ve Türkye’nin en meşhur kebapçıları arasında yer alan aynı zamanda Gastonomide Unesco ödüllü olan Kasap Halil Usta adına Abdullah ve Yunus Bakışgan kardeşlere, Malatya’dan damascus ustası Yusuf Bayyiğit’e ödülleri takdim edildi.
İzmir Dünya Marble Talks’ta buluşuyor Doğal taş sektörünün kalbi İzmir’de atacak. Tasarım, mimari ve küresel ticaretin dev isimleri 14-17 Nisan’da Marble Talks sahnesinde bir araya geliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 14-17 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek Marble İzmir’de, "D-ESIGN Arena" konseptiyle kurgulanan D Holü’nde gerçekleştirilecek program; sektör temsilcilerini, mimarları, tasarımcıları ve akademisyenleri bir araya getirecek. Üç gün sürecek Marble Talks konuşma serisi kapsamında, doğal taşın mimari projelerdeki yeri, tasarım yaklaşımları, sürdürülebilirlik, küresel pazar dinamikleri ve dijitalleşme gibi başlıklar ele alınacak. Oturumların; sektör temsilcileri, akademisyenler, tasarımcılar, mimarlar ve öğrenciler başta olmak üzere geniş bir katılımcı kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmesi bekleniyor. Sektörün öne çıkan isimleri Marble Talks’ta Program, fuarın açılış günü olan 14 Nisan saat 15.00’te Ege Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selçuk Demirci moderatörlüğünde İç Mimar Yeşim Kozanlı’nın konuşmacı olduğu "Zamanın İzi" oturumuyla başlayacak. Aynı gün saat 17.00’de Marble İzmir Heykel Çalıştayı Teşekkür Töreni ile 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması Ödül Töreni gerçekleştirilecek. Hikayelerden değişen dinamiklere Fuarın ikinci günü 15 Nisan saat 12.00’de İzmir Serbest Mimarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Onur moderatörlüğünde mimar Melis Varkal’ın konuşmacı olduğu "Mimari Projelerde Doğal Taş Hikayeleri" oturumu düzenlenecek. Saat 13.00’te ise Türkiye doğal taş sektörünün çatı kuruluşu TÜMMER’in Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ile İtalya doğal taş ve taş işleme makineleri sektörünün güçlü temsilcilerinden, İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli’nin konuşmacı olduğu "Küresel Pazarda Doğal Taş: Yerel Güç ve Değişen Dinamikler" başlıklı oturum gerçekleştirilecek. Aynı gün saat 14.00’te, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Can Özcan moderatörlüğünde gerçekleştirilecek "Değişen Zamanlar" oturumunda; Selanik Aristoteles Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Despoina Zavraka, Saint Petersburg Stieglitz State Sanat ve Tasarım Akademisi’nden Prof. Dr. Ilia Palaguta, Politecnico di Milano Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marinella Ferrara ve Varşova Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Michal Stefanowski konuşmacı olacak. Saat 15.15’te de Dr. Dürrin Süer moderatörlüğünde, mimarlar Burçin Demirsoy, Derya Akdurak ve Tolga Kezer’in konuşmacı olduğu "Tasarım Yaklaşımında Doğal Taşın Anlamı, İmkanlar ve Sınırlar" başlıklı oturum yapılacak. Saat 16.15’te ise Funda Bekişoğlu moderatörlüğünde; Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği’nden Ahmet Tekin, Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden Reyhan Sezgin ile Mimar Burak Pekoğlu ve Peyzaj Mimarı Dr. Oktan Nalbantoğlu’nun konuşmacı olduğu "Best Use of Stone By Turkish Stones" oturumu gerçekleştirilecek. Marble Talks, 16 Nisan’da saat 13.00’te "Mermer ile Düşünmek: Doğadan İç Mekana" oturumuyla devam edecek. Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan Sezgin moderatörlüğündeki bu oturumda, İç Mimar Hasan Burak Akyıldız konuşmacı olacak. Saat 14.00’te Doç. Dr. Selçuk Demirci moderatörlüğünde "Sürdürülebilir Tasarım ve Doğal Taş" konusu, Mimar Öznur Turan Eke ve Endüstriyel Tasarımcı Adnan Serbest tarafından ele alınacak. Mimarlık ve yeni medya alanındaki çalışmalarıyla sosyal medyada dikkat çeken isimler arasında yer alan Mimar Sedat Bayrak, saat 15.15’te düzenlenecek "İyi Tasarım Yeter mi? Yeni Medyada Görünür Olmanın Kodları" başlıklı oturumda güncel ve farklı bir bakış açısı sunacak.