SAĞLIK - 13 Mart 2026 Cuma 11:18

Çocuklarda koyu burun akıntısına dikkat

A
A
A
Çocuklarda koyu burun akıntısına dikkat

Uzmanlar, iyileşmeyen grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından çocuklarda gelişebilecek sinüzit tehlikesine karşı aileleri uyarıyor.


Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, özellikle iyileşmeyen grip sonrası ortaya çıkan sinüzite karşı aileleri uyardı. Sinüzitin, burun çevresinde bulunan ve "sinüs" olarak adlandırılan boşlukların iltihaplanması sonucu geliştiğini belirten Yurtseven, en sık uzayan üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından görüldüğünü söyledi. Ailelerin bazı belirtileri dikkate alması gerektiğini vurgulayan Yurtseven, "Çocuklarda burun akıntısının koyu kıvamlı ve renk değiştiren bir hal alması, ateşin uzun sürmesi, büyük çocuklarda alın ve yüz bölgesinde dolgunluk hissi ile birlikte baş ağrısı olması durumunda sinüzitten şüpheleniriz" dedi.


Bazı çocukların sinüzit açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Yurtseven, özellikle geniz eti bulunan, alerjik rahatsızlığı olan ve sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda daha dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.



"Tedaviler değişebiliyor"


Çocukların tedavisinin yapılış şekli ile de bilgiler veren Yurtseven, "Çocukların yaşına ve şikayetine göre tedaviler yapılmaktadır. Burun açma, temizleyici spreyler kullanılması bol bol sıvı alması ve uygun görülen antibiyotiğin reçete edilmesi önemlidir. Bu durumu olan çocukların çocuk hekimine başvurması gerekiyor. Tedavi edilmemiş sinüzitler olabiliyor. Düzenli bir çocuksa, kontrolleri yapılmıyorsa, burun temizliğine dikkat edilmiyorsa, kapalı alanlarda sigara dumanına çok maruz kalıyorlarsa bu insanlarda ki sinüzit tedavisinin iyileşmesi gecikir ve devam eden bir başka durum olabilir. O zaman ilgili bölümlere kulak, burun ve boğaz, çocuk doktoruna veya yetişkin doktorlarına başvurulması gerekmektedir" diye konuştu.



Çocuklarda koyu burun akıntısına dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Yeniden Refah Partisi Karabük merkez ilçe başkanı ve yönetimi istifa etti Yeniden Refah Partisi Karabük Merkez İlçe Başkanı Yunus Emre Ulu, parti içinde yaşanan bazı değerlendirmeler ile Filistin, Doğu Türkistan ve Orta Doğu’nun mazlum coğrafyalarından gelen öğrencileri evlerinde ziyaret ettikleri ancak parti il yöneticilerinin "partiye üye ya da oy kazandırmayacağı" sözleri üzerine görevinden yönetimi ile bilikte istifa ettiğini açıkladı. Ulu, yaptığı yazılı açıklamada Temmuz 2024’te başladığı Merkez İlçe Başkanlığı görevini yönetim kurulu ile birlikte bıraktıklarını belirtti. Necmettin Erbakan tarafından ortaya konulan Milli Görüş misyonuna inanan kadrolar olarak görevlerini samimiyetle yürütmeye çalıştıklarını ifade eden Ulu, görev süresi boyunca Karabük’te sivil toplum kuruluşları, sendikalar, siyasi partiler ve dernekleri ziyaret ettiklerini, mahalle mahalle dolaşarak vatandaşlarla bir araya geldiklerini kaydetti. Yaptıkları faaliyetlerde önceliklerinin gönül kazanmak ve insan odaklı bir anlayışla hareket etmek olduğunu belirten Ulu, bu doğrultuda çeşitli farkındalık etkinlikleri de düzenlediklerini ifade etti. Ramazan ayında başlattıkları "Çayı Koyun Refah Geliyor" projesi kapsamında öğrenci evlerini ziyaret ederek gençlerle bir araya geldiklerini aktaran Ulu, ziyaret ettikleri öğrencilerin önemli bir bölümünün Filistin, Doğu Türkistan ve Orta Doğu’dan gelen gençlerden oluştuğunu belirtti. Ulu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ziyaret ettiğimiz öğrencilerin büyük bir kısmı Filistin, Doğu Türkistan ve Orta Doğu’nun mazlum coğrafyalarından gelen gençlerdi. Bizler için bu kardeşlerimiz yabancı değil; aksine gönül coğrafyamızın birer parçası ve öz kardeşlerimizdir. Ancak yapılan bu ziyaretlerin ardından parti yöneticileri tarafından söz konusu çalışmaların durdurulması yönünde uyarılar aldık. Gerekçe olarak ise bu öğrencilerin partiye üye ya da oy kazandırmayacağı yönünde ifadeler kullanıldı. Yapılan her faaliyetin ardından ‘oy ve üye kazandırıp kazandırmadığı’ sorusunun gündeme getirilmesi ve il yönetiminde bulunan bazı kişilerin ‘20 aydır burada boş boş durdunuz’ şeklindeki söylemleri ise bizler için bardağı taşıran son damla olmuştur."
Trabzon İlahiyatçı yazar Muhammed Yazıcı: "Gelecek bizim olacak" Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Ramazan Sohbetleri’ programının konuğu olan İlahiyatçı Yazar Muhammed Yazıcı, Müslümanların birlik olması gerektiğini ifade ederek, "Ümitsiz, geleceği karartan sözlerin bizde yeri yok. Gelecek bizim olacak inşallah ama fedakarlık yapacak bir nesle ihtiyacımız var" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Ramazan ayına özel hazırladığı etkinlikler vatandaşların yoğun ilgisiyle sürüyor. Bu kapsamda düzenlenen "Ramazan Sohbetleri" programında İlahiyatçı Yazar Muhammed Yazıcı, "İslam Medeniyetinin Kurucu Nesli: Sahabe" başlıklı söyleşi gerçekleştirdi. Yazıcı, "Allah Resulü’nün (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) davasının en önde geleni, ona sahip çıkanı sahabelerdir. Sahabenin gösterdiği fedakarlığın dünyada emsalini göstermek mümkün değil. Yaşadıkları hayat, akılla idrak edilmeye müsait değil. Peygamberimiz’in mübarek sözleri sahabede hayat buluyor. Peygamberimizin bütün hususiyetlerinin parçalar halinde sahabeye dağıtıldığını görüyoruz. Her bir sahabe bir yönüyle öne çıkmıştır. Sahabeler Resulullah’ın aynalarıdır. Hepsini topladığınızda Hz. Peygamberimizi görürsünüz. Bugün her zamankinden çok onların örnekliğine ihtiyacımız var. Çünkü, hepimiz müslümanımız ama müslümanca bir topluluk oluşturma yönünde zaafımız var. 1,5 milyar nüfusumuz var ama 5 milyonluk bir yahudinin elinde, kontrolü altında, onun zilleti içinde yaşıyoruz. Demek ki, sayımız kaça ulaşırsa ulaşsın, eğer sahabe kıvamında bir topluluk olmayı başaramadıysan onların elinde zillet içinde yaşamak zorundasın. Bugün ihtiyacımız olan sahabe kıvamıdır. Sahabeyi öne çıkaran iki şey vardı: fedakarlıkları ve adanmışlıkları" ifadelerini kullandı. Herkesin bireysel menfaatlerini düşündüğü bir topluluğun güçsüz, bölük pörçük olacağına dikkat çeken Yazıcı, "Herkesin sadece menfaati için yaşadığı bir yerde bir topluluk olmaz. Bölük pörçük ve güçsüz bir dünya olur. İşte İslam dünyası kardeşlerim. İçinde bulunduğumuz hal bu. O yüzden beş milyonluk İsrail, Müslümanlara meydan okuyor. Bu durum ben de varım diyebilen, ilk önce kendi ahlakını düzelten, fedakar neslin yetişmesiyle, sahabe gibi bir topluluğun meydana çıkmasıyla ancak düzelecek" diye konuştu. "Gayret edeceğiz" Müslümanların kurtuluşun sahabe kıvamında bir topluluğun ortaya çıkmasıyla mümkün olabileceğini kaydeden Yazıcı, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Ümitsiz, geleceği karartan sözlerin bizde yeri yok. Gelecek bizim olacak inşallah ama fedakarlık yapacak bir nesle ihtiyacımız var. Buna sahabeden iki örnek vermek istiyorum. Savaşa hazırlık aşamasında Hz. Ebu Bekir malının tamamını getiriyor. Eğer sen malını vermeyi göze alabilirsen o zaman özgürleşirsin ve o malının esiri olmazsın. Ebu Akil de verecek bir şeyi olmadığından gün boyunca çalışıp bir sahan hurma getiriyor. Münafıklar her ikisiyle de alay ediyorlar. Ebu Akil, Yemame Savaşı’nda büyük fedakarlık göstererek savaşın Müslümanların aleyhine döndüğü bir zamanda cesaretiyle sahabeyi galeyana getirerek savaşın kazanılmasına önayak oluyor ve şehit düşüyor. İşte bizi kurtaracak olan böyle bir fedakarlığı yapacak sahabe topluluğunun ortaya çıkmasıdır. Bizim ihtiyacımız olan sahabe topluluğudur. Eyüp El Ensari’yi 80 yaşında İstanbul surlarına kadar getiren şey, Allah Resulü’nün sevgisi, aşkı ve mesajının ulaştırılmasıydı. O heyecanla buraya kadar geldi, bizler onların gayretlerinin neticesiyiz. Belki bizden sonraki nesil de bizlerin gayretleri neticesinde sahabe kıvamında bir topluluk olacak."
Karabük KBÜ’de uluslararası öğrenci iftarı düzenlendi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen "Uluslararası Öğrenci İftarı" programı farklı ülkelerden öğrencileri aynı sofrada buluşturdu. "Kampüste Ramazan Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen programda birlik, paylaşma ve dayanışma vurgusu öne çıktı. İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) Karabük Genç İHH ekibi tarafından organize edilen programda farklı ülkelerden öğrenciler bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda öğrenciler aynı sofrada iftar yaparak paylaşma kültürünü birlikte yaşadı. Programda konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, üniversitede yürütülen "Kampüste Ramazan Etkinlikleri" projesinin Türkiye genelinde örnek gösterilen güçlü bir sosyal model hâline geldiğini söyledi. Kırışık, daha önce Karabük Genç İHH iş birliğiyle düzenlenen "Ümmet İftarı" programının da geniş katılımla gerçekleştirildiğini hatırlatarak uluslararası öğrenciler için düzenlenen iftar programının anlamlı bir buluşma olduğunu ifade etti. Program kapsamında yapılan çekilişte hediyeler Rektör Fatih Kırışık tarafından öğrencilere takdim edildi. Sosyal Yaşam Merkezi Lila Salon’da düzenlenen iftar programına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Solmaz ve Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, İHH Karabük İl Başkanı İbrahim Şentürk, akademisyenler, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.
İzmir İzmir’de Erzurumlular iftar programında buluştu Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu’nca düzenlenen iftar programında, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşu ve İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı. Programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Balçova Termal Otel’deki etkinliğe Ege Bölgesi’nin dört bir yanından Erzurumlular ve dernek başkanları katıldı. Program kapsamında Bayraklı Müftüsü Mehmet Ali Kuştaşı tarafından 1001 Hatim duası okundu. Kuştaşı’nın okuduğu akşam ezanı ile birlikte katılımcılar oruçlarını açtı. "Bir milletin onuru ayağa kalkmıştır" Programda konuşan Ege Bölgesi İzmir Erzurum Dernekler Birliği Federasyonu Başkanı Zakir Salmanoğlu, "Bugün sıradan bir gün değil, Bugün Erzurum’un kurtuluşunun yıl dönümü, bugün milletimizin imanını ve karakterini anlatan İstiklal Marşı’nın kabul günü ve bugün Erzurum’un asırlardır sürdürdüğü 1001 Hatim geleneğinin duasının yapıldığı gün. Yani bugün, kurtuluşun, imanın, istiklalin ve duanın aynı yürekten yükseldiği gündür. Erzurum mertliğin, dadaşlığın, devletine sadakatin ve bayrağa bağlılığın adıdır. Erzurum’un tarihi kahramanlıkla, imanla ve haysiyetle yazılmıştır. Bu şehir, düşman kapıya dayandığında geri çekilmeyi değil ölmeyi ama teslim olmamayı seçmiş bir şehirdir. 12 Mart 1918’de Erzurum ayağa kalktığında aslında sadece bir şehir değil, bir milletin onuru ayağa kalkmıştır. Yiğitlerimiz, dadaşlarımız, ’Ya İstiklal ya ölüm’ diye haykırmıştır. Bu milletin ruhunu en güzel anlatan destanlardan biri de İstiklal Marşı’dır. Merhum Mehmet Akif Ersoy o destanı yazarken aslında bu milletin karakterini anlatmıştır. O karakter şudur: ’Bayrak düşmez, ezan susmaz, bu millet diz çökmez’. İşte Erzurum’un kurtuluşu da, İstiklal Marşı’nın ruhu da, 1001 Hatim’in duası da aynı hakikati haykırır" dedi. Programda İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, Karaburun Kaymakamı Hilal Kızılkaya, Kemalpaşa Kaymakamı Musa Sarı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar ve Türkiye Gazetesi İzmir Koordinatörü Yüksel Güven yer aldı.