GÜNDEM - 25 Nisan 2026 Cumartesi 09:27

Tescilli Karacadağ pirincini kullanan ev hanımları ‘lezzet’ ve ‘besin kalitesi’ farkını anlatı

A
A
A
Tescilli Karacadağ pirincini kullanan ev hanımları ‘lezzet’ ve ‘besin kalitesi’ farkını anlatı

Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde yetiştirilen tescilli "Karacadağ pirinci"ni ilk defa kullanan ev hanımları, "lezzet" ve "besin kalitesi" farkını anlattı.


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan Diyarbakır’ın eşsiz iklimi ile Karacadağ’ın volkanik topraklarının ürünü olan Karacadağ pirinci, Lyra Heritage markasının öncülüğünde küresel bir lezzet ve sağlıklı olmasıyla tercih ediliyor. Marka, gerçekleştirdiği kapsamlı bilimsel analizlerle, ata tohumu olan bu özel pirincin sadece lezzetiyle değil, aynı zamanda düşük glisemik indeksi, yüksek besleyiciliği ve sporcu dostu yapısıyla da fark oluşturmasıyla dikkat çekiyor. Ürünü ilk defa kullanan ev hanımları ve sporcu, Karacadağ pirincinin lezzet ve besin kalitesini deneyimledi.


Lyra Heritage Yönetim Kurulu Başkanı İclal Beşenk, şirket olarak bu işe başladıkları günden itibaren iki şeye çok önem verdiklerini söyledi. Birincisi bu işe bilimsel olarak çok yaklaştıklarını belirten Beşenk, alt yapılarını güçlü tutmak için analiz raporları, Karacadağ pirinciyle ilgili hem Türkiye’de, hem de dünyada yapılmış yayınların hepsini araştırıp bulduklarını ifade etti.


İnsanları da bilgilendirmek adına web sitelerine yerleştirdiklerini kaydeden Beşenk, "İkinci aşamamızda saha araştırmaları oldu. Pirinci kullanan hanımlarla birebir görüştük. Hatta bazı yemekleri beraber yaptık. Sosyal medya hesabımızdan paylaştık, paylaşmaya devam edeceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Bilmeyen kişilerin ilk tepkileri gerçekten çok güzel oldu. Hem sağlıklı olması, hem leziz olması onlar için gerçekten paha biçilemez bir şeydi. Memnuniyetlerini çok güzel dile getirdiler. Karacadağ pirincini bilen müşterilerimiz ise kolay yoldan buna erişebilmek fikirleri çok hoşuma gitti ve çok büyük bir memnuniyetle yemeklerini yaptılar. Sofraları beraber paylaştık. Başından itibaren geri dönüşler çok güzel oldu. Daha fazla saha çalışmaları yapmayı düşünüyoruz. Şu an Türkiye’de yapıyor. Ama umuyoruz ki önümüzdeki yıllardan itibaren bu çalışmaları dünyada da yapabiliriz" dedi.


Ev hanımı Tuba Güneş, Karacadağ pirincini bilmediğini, İclal Hanım vesilesiyle tanıştığını dile getirerek, "Karacadağ pirinci, kullandığım diğer pirinçlere göre gayet lezzetli, gayet besleyici ve sağlık açısından güzel bir besin kaynağı. Kendime ve çocuklarıma severek yapıyorum" diye konuştu.


Basketbolcu Nuran Tutsak ise profesyonel basketbolcu olduğunu, sporcuların sağlıklı beslenme üzerine kontrollü bir şekilde davrandığını aktardı. Karacadağ pirincini denemiş bir sporcu olarak diğer pirinçler arasındaki farklı çok fazla anlaşılır bir şekilde görebildiğini söyleyen Tutsak, "Glisemik endeksi düşük, protein oranı yüksek. Tat olarak çok lezzetli buldum. Her şeyden önce sağlıklı bir ürün tüketiyorum" şeklinde konuştu.


Ev hanımı Meral Altu da, Karacadağ pirincini çok beğendiklerini, çok sevdiklerini dile getirerek, "Sağlıklı olduğu için çocuklar daha çok sevdi. Özelikle 12 yaşındaki kızım, sağlık açısından sevdiği, daha bilinçli olduğu için yiyoruz, seviyoruz" dedi.



Tescilli Karacadağ pirincini kullanan ev hanımları ‘lezzet’ ve ‘besin kalitesi’ farkını anlatı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan bezelyesi görünümüyle Karadeniz hamsisine benzetildi Adana’da bir üretici, hasat ettiği bezelyeleri, yüksek rekolte nedeniyle hamsiye benzetti. Adana’nın Kozan ilçesinde üretim yapan Orhan Adır, 5 dönüm arazide ektiği bezelyenin hasadına başladı. Verimin yüksek olması nedeniyle hasadı "güle oynaya" yaptıklarını belirten Adır, ürününü Karadeniz’de ki hamsi bereketine benzetti. Adır, "Kamıoba köyünde 5 dönüm alanda bezelye ektim. Bu bezelye Karadeniz hamsisi gibi. Bunu gören başka yerden alırsa ben bu işi bırakırım. Trabzon hamsisi derler ya, bunlar da öyle. Hamsiden daha lezzetli. Böyle bezelye görülmemiş, Adana’da bu şekilde yetiştiren yok" diyerek iddialı sözleriyle yüzleri güldürdü. Bezelyeyi doğal yöntemlerle yetiştirdiğini vurgulayan Adır, "25 Ekim’de ekimini yaptık, 21 Nisan’da hasada başladım. Gübre kullanmadım. Taneleri iri ve dolgun. İçinde 9’lu, 11’li taneler var. Bu yüzden Karadeniz hamsisine benzettim" dedi. Ürünün satışına da değinen Adır, "Kilosunu köylü yesin diye tarlada 60 liradan veriyorum. Adana’da pazarda 100 liraya satılıyor. Talep çok, günlük topluyoruz ve hemen satıyoruz. Bu ilk hasat, 10 gün sonra ikinci hasat olacak. Dönümden yaklaşık 800 kilo verim alıyoruz. Bu tohum ‘Mardin canavarı’ diye biliniyor" diye konuştu. Yüksek verim ve uygun fiyatla dikkat çeken Kozan bezelyesi, hem üreticinin yüzünü güldürdü hem de vatandaşın ilgisini çekti. (BS-GF-
Adana Botanik bahçeyi andıran cami, yeniden sarmaşıklarına kavuştu Adana’da birçok dizi ve film sahnesine ev sahipliği yapan Köprüköy Cami, baharın gelişiyle birlikte yeniden sarmaşıklarına büründü. Merkez Yüreğir ilçesi Köprülü Mahallesi’nde, Bosnalı Salih Efendi öncülüğünde yapımına başlanan ve 91 yıl önce ibadete açılan Köprüköy Camisi görenleri kendine hayran bırakıyor. Sarmaşıklar nedeniyle ’Yeşil Cami’ olarak anılan Köprüköy Camii, bu sene de yeşil haline kavuştu. Cami avlusunda açan çeşit çeşit çiçekler, hem ibadete gelen vatandaşlara huzurlu bir ortam sunuyor hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Cami, İlkbahar aylarında sarmaşıkların yeşermesi ve çiçeklerin açmasıyla adeta kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Daha önce birçok dizi ve film çekiminde de kullanılan Köprüköy Cami, bu yönüyle de bölgenin önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor. "Gelen herkes hayran kalıyor" Cami cemaatinden İbrahim Aslan, caminin hem ibadet hem de ziyaret açısından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Burası sadece ibadet edilen bir yer değil, aynı zamanda görsel olarak da çok güzel bir ortam sunuyor. Dizi ve filmlerde de sıkça yer almasıyla bilinirliği arttı. Gelen herkes hayran kalıyor" diye konuştu. "Sarmaşıklar yeniden canlanıyor" Cami cemaatinden Cumali İba, baharın gelişiyle caminin ayrı bir güzelliğe kavuştuğunu belirterek, "Her sene bahar geldiğinde burası bambaşka bir yer oluyor. Sarmaşıklar yeniden canlanıyor, çiçekler açıyor. Biz de burada ibadet ederken ayrı bir huzur buluyoruz" dedi.