EKONOMİ - 20 Şubat 2026 Cuma 10:14

Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı

A
A
A
Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı

Dicle Elektrik, özellikle Şanlıurfa’da yasak olmasına rağmen ekimi yapılan mısırın kaçak elektrik kullanılarak yer altı su kaynaklarıyla vahşi bir şekilde sulanmasının ülke kaynaklarını da tehdit ettiğini açıkladı. Özellikle Harran ve Akçakale hattında vahşi sulama sonucu drenaj kanallarıyla toplanan suların sınır hattından Türkiye dışına aktığı belirtilirken, yeraltı sularının yer yer 850-900 metreye kadar inen kuyulardan çekildiği vurgulandı. Yer altı sularının çıkarılması için motopomplarda kullanılan kaçak elektriğin ülke ekonomisine maliyeti ise sadece 2025 yılında 15 milyar lira oldu.


Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrikle sulama uygulamalarının ulaştığı boyuta dikkat çekti. Şirket, özellikle mısır gibi bölgede ekimi yasak olan yüksek su tüketen ürünlerin kontrolsüz ve kaçak enerjiyle sulanmasının hem elektrik altyapısını zorladığını hem de stratejik öneme sahip yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesine yol açtığını bildirdi.



Sular sınır hattından dışarı akıyor


Yapılan saha gözlemlerine göre, kaçak elektrikle 850 - 900 metre gibi derin kuyulardan çekilen suların vahşi sulamayla tarlalara verildiği, atıl suyun ise Harran ve Akçakale ilçelerinde toplanarak sınır hattından boşa aktığı belirlendi. Suya en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde yeraltı rezervlerinin kontrolsüz biçimde tüketilmesi ve önemli bir kısmının ekonomik ya da tarımsal fayda sağlanmadan sınır ötesine yönelmesi, "ülke kaynaklarının kaybı" olarak değerlendiriliyor. Ekimi yasak mısırın da tetiklediği tarımsal sulamada 5 milyar kWh’lık enerji kaçak kullanıyor.


Konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi:


"Hizmet bölgemizde tarımsal sulama eski usüllerle yapılıyor. Çoğunlukla ’salma sulama’ dediğimiz vahşi sulama kullanılıyor. Buna ek olarak ekimi yasak olan mısır gibi bitkiler ekiliyor. Sulama imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle sulama ihtiyacı yer altı sularından karşılanmaya çalışıyor. Bu yapılırken de yoğun bir şekilde kaçak elektrik kullanılıyor. Öyle ki hizmet verdiğimiz illerde toplamda tarımda kullanılan yıllık 8,5 milyar kWh’lık elektriğin 5 milyar kWh’si kaçak olarak kullanılıyor. Bu rakam da Türkiye’de tarımsal sulama için kullanılan toplam elektriğin 3’te 1’ine denk geliyor. Tarımsal sulamadaki kaçak enerji kullanımında ağırlıklı olarak Şanlıurfa ve Mardin illeri başı çekiyor. Hatta Şanlıurfa’nın Siverek ve Viranşehir ilçelerindeki bazı bölgelerde kaçak oranları yüzde 98’e ulaşıyor. Uzun zamandır bu tablonun sürdürülemez olduğunu anlatıyoruz. Bu nedenle acil olarak bölgenim tarımsal su sorunun çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu durum bölgemizdeki kaliteli enerji arzının tehdit ederken, ekolojik tahribatın boyutunu da geri dönülemez hale getiriyor."


Aşırı sulama nedeniyle Şanlıurfa Harran Ovası’nda yaklaşık 15 metre derinliğinde obruklar oluştuğu gözlemleniyor. Ayrıca yasak olmasına rağmen ikinci ürün olarak dikilen mısır toprağın çoraklaşmasına sebep olduğu görülüyor.



Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.