EĞİTİM - 03 Ocak 2026 Cumartesi 16:29

Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi 2025 yılında 346 bin kullanıcıya ulaştı

A
A
A
Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi 2025 yılında 346 bin kullanıcıya ulaştı

Diyarbakır’da 4 bin 420 metrekare kullanım alanına sahip Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi, 2025 yılı boyunca haftanın 7 günü, 07.00-24.00 saatleri arasında iki vardiya sistemiyle kesintisiz hizmet sunarak 346 bin 65 kullanıcıyı ağırladı.


Bilgiye erişimi herkes için eşit, kolay ve sürdürülebilir kılmayı ilke edinen kütüphane; öğrencilerden akademisyenlere, araştırmacılardan her yaştan vatandaşa kadar geniş bir kullanıcı profiline hitap etti. Günün erken saatlerinden gece yarısına kadar açık olan yapısıyla özellikle sınav dönemlerinde yoğun ilgi gören kütüphane, kullanıcılarına güvenli, nitelikli ve çağdaş bir çalışma ortamı sundu.


2025 yılı boyunca Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi’nde kitap sergileri, resim ve sanat sergileri, söyleşiler, atölye çalışmaları ve farkındalık oluşturan eğitimler olmak üzere toplam 90 etkinlik gerçekleştirildi. Bu etkinliklere 8 bin 275’i kadın, 7 bin 270’i erkek olmak üzere toplam 15 bin 545 kişi katılım sağladı. Etkinlikler, kütüphanenin yaşayan ve topluma dokunan bir kültür merkezi olma niteliğini daha da güçlendirdi.


Etkinlikler kapsamında; birçok kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu ile iş birliği yapılarak, madde bağımlılığı, internet ve teknoloji bağımlılığı, kadına yönelik şiddet, aile içi iletişim ve bilinçli medya kullanımı gibi toplumu yakından ilgilendiren konularda eğitim ve bilgilendirme programları düzenlendi. Bu çalışmalarla kütüphane, bireysel gelişimin yanı sıra toplumsal farkındalığın artırılmasına da önemli katkılar sundu.


Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin, kütüphanelerin üstlendiği çok yönlü role dikkat çekerek, "Kayapınar İlçe Halk Kütüphanemiz, uzun çalışma saatleri, erişilebilir yapısı ve zengin etkinlik programıyla örnek bir kamu hizmeti sunmaktadır. 2025 yılında ulaşılan 346 bin 65 kullanıcı ve 15 bin 545 etkinlik katılımcısı, bu anlayışın somut bir göstergesidir. Kütüphanelerimizi yalnızca kitapların bulunduğu alanlar olarak değil; kültürün, eğitimin ve toplumsal farkındalığın merkezleri olarak görüyoruz. Madde ve internet bağımlılığıyla mücadeleden kadına yönelik şiddetin önlenmesine kadar pek çok alanda yürütülen eğitimler, kütüphanelerimizin toplumla kurduğu bağı daha da güçlendirmektedir" dedi.



Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi 2025 yılında 346 bin kullanıcıya ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.