GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 10:27

Kadınların emeği madalyayla taçlandı

A
A
A
Kadınların emeği madalyayla taçlandı

Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde eğitim alan kadınlar, aşçılık atölyesinde elde ettikleri başarıyla Diyarbakır Gurme Fuarı’nda 5 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.


Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde faaliyet gösteren Rabia-tül Adeviyye Kadın Kültür ve Sanat Merkezi, kadınlara yönelik çok sayıda eğitim ve sosyal imkan sunuyor. Merkez bünyesinde aşçılık atölyesi başta olmak üzere Kur’an-ı Kerim kursu, kuaförlük atölyesi, okuma-yazma sınıfı, el sanatları atölyesi, fitness salonu, kütüphane, konferans salonu ile çocuk bakım ve oyun odası bulunuyor. Aşçılık Atölyesi’nde eğitim alan kadınlar dünya mutfağı başta olmak üzere birçok yemek tarifi üzerine hem teorik hem de uygulamalı eğitim alıyor. Atölyede eğitim gören kadınlar, katıldıkları Diyarbakır Gurme Fuarı’nda önemli bir başarıya imza atarak 5 gümüş ve 1 altın madalya kazandı.



Kadınlar yöresel yemeklerin yapımını öğreniyor


Aşçılık kursu öğreticisi Selma Uruç, şu an 20 öğrencisinin olduğunu söyleyerek, "Yiyecek içeceğe dair her şeyi yapıyoruz. Şerbetlerden tutun tatlılara, baklavasından kadayıfına kadar hepsini orijinal şekilde, tam ustasından öğrenildiği gibi yapıyoruz. Çöreğinden, böreğinden, pastalarına kadar yiyecek içecek alanındaki her şeyi öğretiyoruz. Diyarbakır’ın coğrafi işaret almış bütün yemeklerini ve yöresel yemeklerini yapıyoruz. Hatta sadece Diyarbakır değil, bütün yörelerin yemeklerini de yapıyoruz. Amacımız, bütün öğrencilerimize ister Diyarbakırlı olsun ister olmasın bu yemekleri öğretmek, tattırmak ve sevdirmek. Bununla ilgili çok güzel örnekler de yaşadık. Mesela kursiyerlerimizden biri buralı değildi ve kuru sebze meftunesini hiç yememişti. Bir gün burada yaptık, ’Hocam çok güzel’ dedi. Sonra Gurme Fuarında bir yarışma oldu. Ben de ona ’Sen bunu yap’ dedim. Burada onu eğittik, nasıl yapıldığını gösterdik ve o yemekle yarışmaya katıldı. Sonuçta altın madalya aldı. Diğer kursiyerlerimden toplamda 5 kursiyerim de gümüş madalya aldı. Hepsi Diyarbakır yemekleriyle yarışmaya katıldılar. Çok güzel bir sonuç oldu, çok güzel bir dönüş aldık. Tabii ki çok gururluyum, çok mutluyum. Her yerde yetiştirdiğim kursiyerlerim gerçekten beceriklidir" dedi.



Atölye kursiyerlere iş kapısı açıyor


Burada sadece yemek öğretmediklerini, kursiyerlerin kalbine de dokunduklarını, ailelerine de dokunduklarını ifade eden Uruç, şu ifadeleri kullandı:


"Bir aile gibi oluyoruz. Hepsinin çocukları benim çocuklarım gibi oluyor. Hepsi benim kardeşlerim, kızlarım gibi. Bu yüzden birbirimizden daha fazla verim alıyoruz. Aralarında iş yeri açanlar var, iş yerlerinde çalışanlar var. Özellikle tatlıcılık ve restoran işletmeciliği sektöründe birçok arkadaş benden eleman istiyor. Yetiştirilmiş eleman talep ediyorlar. Ben de kursiyerlerimizi yönlendiriyorum. Şu anda birçok kursiyerimiz iş yerlerinde çalışıyor, evlerine ekmek götürüyor ve kendi ayakları üzerinde duruyor. Bu da beni çok mutlu ediyor, gururlandırıyor. Biz zaten sık sık alan taramasına çıkıyoruz. Evlerinde oturan kadınlarla konuşuyoruz. Kimisi ’Eşim izin vermiyor’, kimisi ’Bu saatten sonra ne yapacağım’ diyor. Biz onlara dokunuyoruz ve her şeyi anlatıyoruz. ’Evet, evlenmişsiniz, çoluk çocuğunuz var ama hayat bitmiş değil. Hayat sadece bundan ibaret değil’ diyoruz. ’Kursa gelin’ diyoruz. Kursa geliyorlar ve burada sadece yiyecek içecek öğrenmiyorlar. Her şeyi öğreniyorlar."



Diyarbakır yemeği ile yarışmada 1’inci oldu


Gurme Fuarında altın madalya alan Arzu Demirtaş, Diyarbakırlı olmadığını fakat altın madalyayı Diyarbakır’ın tescilli yemeğini yaparak kazandığını aktardı. Demirtaş, "Hocamızla şans eseri tanıştık. Buranın yemeği olan kuru sebze meftunesini yarışma için çıkardım. Tabii önce hocamız bana öğretti, ben de o şekilde yaptım. Altın madalya aldım. Yemeğim de çok beğenildi. Hocamız burada farklı şekilde baklava yapmayı, su böreği yapmayı, hepsini tek tek bize öğretiyor. Daha önce herkes tabii ki evinde yapıyor ama buradaki gibi püf noktalarını bilmiyordum. Pasta yapımıdır nasıl açacağımızı, nasıl keseceğimizi, nasıl bir yağlama yapacağımızı bütün teknikleri tek tek bize öğretiyor. Buradan hocama çok teşekkür ediyorum. Eğer bu şekilde eğitimime devam edersem, ben de hocamız gibi bir hoca olmak istiyorum. Öyle bir hedefim var. Kadın olmak sadece evde oturmak değil, sadece çocuk bakıp çocuk doğurmak da değil. Çocuklarla birlikte her şeyi yapabiliriz, her şeyi başarabiliriz. Tabii arkada eşlerimiz bizi desteklerse. Çünkü çoğu kişinin eşi desteklemiyor, bu tarz şeylere izin vermiyor. Ama eğer eşiniz destekçi oluyorsa evde oturmanıza gerek yok. Çocuklarınız bile varsa bu tarz yerlere gelip eğitim alabilir ve ileriye dönük adımlarınızı sağlam bir şekilde atabilirsiniz" ifadelerini kullandı.


Kars yöresine ait Hangel yemeği yapıp gümüş madalya alan Eylem Özden ise, "Tabii ki her kadın her şeyi bilmiyor. Biz geldik buraya ve burada birçok şeyi öğrendik. Bilmediğimiz şeyler de vardı tabii ki ama hocamızın sayesinde onları da öğrendik. Mesela yaş pasta yapmayı bilmiyordum, onu öğrendim. Baklava yapmayı bilmiyordum, onu öğrendim. Yani çok şey öğrendik. Kadın isterse her şeyi yapar. Kadınlar güçlüdür" diye konuştu.


Gümüş madalya alan Suriye uyruklu öğrenci Mizgin Öter de kursta hemen her şeyi öğrendiğini dile getirdi. Öter, "Tatlı yapmasını hiç bilmiyordum. Burada her şeyi öğrendim. Hocalarımızdan çok memnunum. Ben Suriyeliyim bu kursa geldim ve artık Türk mutfağı ve tüm yörelerin yemeklerini yapabiliyorum. Gümüş madalya aldım. Tüm kadınlara sesleniyorum. Ne istiyorsanız yapın, başarılı olursunuz."



Kadınların emeği madalyayla taçlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri atıkları sanata dönüştürdü Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören öğrencilerin atık malzemeleri sanatla buluşturarak yaptıkları ürünlerin yer aldığı sergi büyük ilgi gördü. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES)" projesi kapsamında "Atık Malzemelerin Sanata Dönüşümü" sergisi açıldı. Atık malzemeler kullanılarak yapılan ürünler büyük ilgi gördü. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez, "2025 yılı 5. Dönem Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu olarak ÜNİDES projesine başvuruda bulunduk. Yaklaşık 20 arkadaşımız kağıt, metal, cam ve plastikten oluşan atık malzemeleri birer objeye dönüştürdüler. Bu süreç biraz yorucu oldu. Hafta sonlarını bizler için ayırdılar. Bu yüzden süreç öğrenci arkadaşlarımız için biraz yorucu oldu" dedi. Güzel Sanatlar Öğrenci Topluluğu Başkanı Aleyna Atalar ise, "Sergimizde metal, plastik, kağıt ve camdan oluşmakta olan toplam 22 eser yer almaktadır. Bu projemizi topluluğumuz ile birlikte 5. dönem şeklinde gerçekleştirdik. Sergimizde atık malzemeleri simgelemek istedik. Atık malzemelerde göz bebeğini, doğayı tema olarak ele aldık. Gözün içerisindeki kırık camlar ise epoksiden yapıldı. Doğanın parçalanmasını simgeliyor. Aynı zamanda etrafındaki plastik poşetler de doğanın aslında zararsız gibi gözüken, aynı zamanda çok büyük zararı olduğu maddelerden kullandık. Sempatik yapmamın sebebi ise insanlar aslında doğayı kirletirken farkında değiller. Doğaya bu maddelerin çok büyük zararları var ama en büyük zararlardan bir tanesi insanların olduğunu simgelemek istedim" diye konuştu. Konuşmaların ardından davetliler tarafından sergi gezildi. Öğrenciler, sergiyi gezen davetlilere yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Serginin açılışına Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erol Yıldır, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Grafik ve Tasarım Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Köksal Bilirdönmez ile öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Davetlilerden büyük ilgi gören sergi, 13 Mart’a kadar ziyaret edilebilecek.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında İmamoğlu’nun avukatından reddi hakim talebi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasında, İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir, reddi hakim talebinde bulunarak, davaya bakan heyetin değiştirilmesini talep etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşma bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 No’lu duruşma salonunda görülmeye başlandı. Ekrem İmamoğlu’nun avukatından reddi hakim talebi Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir, "Avukatlar olarak uzun bir yoldan geldikten sonra güvenlik adı altından çıkarılan engelleri aşarak müvekkillerimizle iletişim hakkından yoksun kaldığımız biz ortamda karşınızda bulunmaktayız. Ekrem İmamoğlu gözaltındayken ön seçimde toplam 15 milyon yurttaşın teveccühünü görmüştür. Sayın İmamoğlu 19 Mart 2025’te gözaltına alınmıştır. Adliyelerin kuşatılması, halktan korkanların korkusunu yatıştırmaya yetmemiştir. Bu kez Silivri Kaymakamlığı cezaevinin 1 kilometre çevresinde anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri yasaklamıştır. Duruşmaları canlı yayınlama sözü verenler tez vakitte sözlerinden dönmüşlerdir. Olağanüstü hal altında mahpushane içinde toplama kampında yürütülmeye çalışılan faaliyeti kabul etmiyoruz reddediyoruz. Amacın yargılamaları gerçekleri kamuoyundan kaçırmak olduğu konusunda şüphe yok. İddianame diye önümüze koyulan, hacmiyle hakikati boğan, niyet okumaya yönelik bir ihtimaller antolojisinden ibaret. Bu hukuki temeli olmayan evrak yığını ile savunma etkisizleştirilmeye çalışılmıştır. Sanıkların da dosyayı inceleme olanağı ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. Avukat Demir, savunmasının devamında ise bağımsız ve tarafsız bir yargılama olmadığını gerekçe göstererek, mahkemeye reddi hakim talebinde bulunarak, heyetin değiştirilmesini talep etti.
Bursa Bursalı Kadınlardan özgürlük ve eşitlik yürüyüşü Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, geniş bir katılımla gerçekleşti. Yürüyüşe katılan kadınlar, kadına şiddetin sona ermesi çağrısında bulunarak, mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi. "Saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Birbirimizin çaresiyiz" sloganından hareketle Osmangazi Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer Belediyesi ve kent konseylerinin kadın meclisleri öncülüğündeki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü, yoğun bir katılım ile organize edildi. Cumhuriyet Caddesi’nden başlayan yürüyüşe katılan kadınlar, Hanlar Bölgesi’ne kadar alkışlar ve ıslıklar eşliğinde ilerledi. Kadınlar, "Dünya yerinden oynar, kadınlar özgür olsa", "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganlarıyla tepkilerini dile getirirken, haklarının savunucusu olacaklarını hep birlikte ifade etti. "Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil" Yürüyüşün ardından Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Kadınların yüz yıllardır süren eşitlik mücadelesini büyütmek için bir aradayız. 8 Mart hakları için direnen işçi kadınların, eşitlik için sokaklara çıkan kadınların, şiddete karşı yaşamı savunan kadınların günüdür. Bugün bizler bir kez daha söylüyoruz, kadınların hayatı pazarlık konusu değildir. Kendi tırnaklarımızla kazandığımız haklarımızı, kimse elimizden alamaz. Krizler derinleştikçe kadınların ve çocukların hakları, ilk vazgeçilen haklar oluyor. Bugün dünyanın birçok yerinde kadınlar hem savaşlara, hem şiddete, hem de eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Türkiye’de ise tablo daha ağır. Kadın cinayetleri, taciz, istismar durmuyor. Şiddet her gün yeni hayatlar karartıyor. Kadınların güvenli yaşama hakkı hala garanti altına alınmış değil." "Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz" Bildiride, "Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu olamaz. Kadınları koruyan yasalar ve uluslararası sözleşmeler etkin bir biçimde uygulanmalıdır. Kadınların eşitsizliği yalnızca kadınların meselesi değildir, bu bir adalet meselesidir. Demokrasi, insan hakları meselesidir. Kadınların özgür olmadığı hiçbir toplum özgür değildir. Kadınların güvende olmadığı hiçbir toplum güvenli değildir. Kadınların eşit olmadığı hiçbir yerde gerçek demokrasi olmaz. Medeni kanunun 100. yılında hem laikliğe, hem demokrasiye sahip çıkmamız gerektiği görülüyor" ifadelerine yer verildi. "Biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz" Özgür ve şiddet yaşam için mücadeleye devam edileceği vurgulanan bildiride, "Kadınlar bir araya geldiğinde, hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Bugün burada yan yana durmamızın nedeni de tam olarak budur. Çünkü biz biliyoruz ki kadınların en büyük gücü birbirlerinden aldıkları güçtür. Bu yüzden bugün buradan güçlü bir şekilde söylüyoruz, biz saklandığımız yerde değil, buluştuğumuz yerdeyiz. Burada attığımız her adım, kurduğumuz her dayanışma, yükselttiğimiz her söz daha eşit, daha özgür ve şiddetsiz bir yaşam içindir ve biz bu mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Kadınları korkutarak susturamayacaksınız. Kadınları yalnızlaştırarak durduramayacaksınız. Kadınların haklarını geri alamayacaksınız çünkü biz buradayız. Birbirimizin yanında, birbirimizin sesinde, mücadelesindeyiz ve biz biliyoruz ki birbirimizin çaresiyiz. Kadınlar vardır, kadınlar buradadır, kadınlar mücadelededir" sözleriyle güçlü bir mesaj verildi. Basın açıklamasının ardından kadınlar düzenlenen ‘Mesaj Duvarı’ etkinliğinde dileklerini duvara yazdı.
İstanbul Trendyol Süper Lig: Eyüpspor: 0 - Kocaelispor: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında Eyüpspor, sahasında karşılaştığı Kocaelispor’a 1-0 mağlup oldu. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 46. dakikada Kocaelispor’un sol taraftan kullandığı taç atışı sonrası Serdar Dursun’un pasında Keita’nın sol çaprazdan vuruşunda meşin yuvarlak uzak kale direğine çarparak oyun alanına döndü. Pozisyonun devamında Churlinov’un vuruşunda savunmada Talha, gole izin vermezken kale alanında Agyei’nin tamamlamaya çalıştığı topu Talha bir kez daha uzaklaştırdı. 66. dakikada Ahmet’in sol taraftan kullandığı köşe vuruşunu Show’un arka direğe aşırttığı meşin yuvarlağı Agyei kafayla tamamlamak istedi. Kaleci Jankat, gole izin vermedi. Hakemler: Gürcan Hasova, Murat Ergin Gözütok, Selim Şenöz Eyüpspor: Jankat Yılmaz, Talha Ülvan (Denis Radu dk. 80), Jerome Onguene (Anıl Yaşar dk. 46 (Charles-Andre Raux Yao dk. 60)), Bedirhan Özyurt, Umut Meraş, Emre Akbaba, Taşkın İlter (Mateusz Legowski dk. 80), Baran Ali Gezek, Angel Torres (Metehan Altunbaş dk. 66), Lenny Pintor, Umut Bozok Yedekler: Marcos Felipe Monteiro, Calegari, Luccas Claro, Arda Yavuz, Abdou Sy Teknik Direktör: Atila Gerin Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Hrvoje Smolcic, Anfernee Dijksteel, Karol Linetty, Habib Keita (Joseph Nonge, dk. 62) Show, Daniel Agyei (Samet Yalçın dk. 87), Darko Churlinov (Tayfur Bingöl dk. 62), Serdar Dursun (Massadio Haidara dk. 72) Yedekler: Serhat Öztaşdelen, Deniz Ceylan, Furkan Gedik, Esat Yusuf Narin, Boende, Ahmet Sagat, Arda Özyar Teknik Direktör: Selçuk İnan Gol: Serdar Dursun (dk. 6 pen.) (Kocaelispor) Sarı kartlar: Jerome Onguene, Lenny Pintor, Taşkın İlter, Metehan Altunbaş (Eyüpspor), Anfernee Dijksteel, Ahmet Oğuz (Kocaelispor)