SAĞLIK - 05 Ağustos 2025 Salı 13:27

Diyarbakır’da Dünya Emzirme Haftası kutlandı

A
A
A
Diyarbakır’da Dünya Emzirme Haftası kutlandı

Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinde "Dünya Emzirme Haftası" kapsamında farkındalık etkinliği düzenlendi.


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Heybet Tüzün’ün öncülüğünde gerçekleşen etkinliğe, sağlık çalışanları ve yeni doğum yapan anneler katıldı. Programda emzirmenin önemi vurgulandı, katılımcılarla birlikte pasta kesilirken, annelere çeşitli hediyeler de takdim edildi.


Etkinlikler kapsamında kentin birçok noktasına Dünya Emzirme Haftası’na dair pankartlar asılarak anneler ve anne adaylarının bilinçlendirildi.


Uzm. Dr. Tüzün, 1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası dolayısıyla, anne sütünün önemini vurgulamak ve anne sütünün sürdürülebilirliğini artırmak amacıyla etkinlikler düzenlediklerini söyledi. Tüzün, " Anne sütü, bildiğiniz gibi bebeklerin gelişimi için çok önem arz ediyor. Bu noktada özellikle ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmenin, hem besin değeri açısından hem de bağışıklık sistemi ve diğer bütün enerji kaynakları açısından yeterli olduğunu biliyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi, ilk 6 ay sadece anne sütü, 6 aydan sonra ise tamamlayıcı beslenmeye geçilerek 2 yaş ve ötesine kadar anne sütünün devamıdır. Bu noktada, biz anne sütünün özellikle erken başlatılmasının bağırsak florasının oturmasında ve mikrobiyotların oluşmasında ciddi önem arz ettiğini biliyoruz. Bu da bebeğin bütün gelecek yaşamında; özellikle obezite, diyabet, astım ve alerjik hastalıkların oluşmaması açısından büyük önem arz ediyor" dedi.


İlk başlarda bebeğin kilosu uygun değilse bile, ten tene temas ve kanguru bakımı eğitimi verdiklerini dile getiren Tüzün, "Bu sayede annelerin bebekle bağı artıyor. Hormon salınımı dengeye girdikten sonra, annelerin kaygıları azalıyor ve böylece süt devamlılığı sağlanıyor. Bu noktada İl Sağlık Müdürlüğü, ilin belli yerlerine afişler asarak farkındalık yaratmaya çalışıyor. Bizim hedefimiz; sağlık profesyonelleri olarak, halk da bütün kesimlerini işin içine katarak anne sütünün sürdürülebilirliğini ve önemini artırmak. Tarihsel olarak, milyarlarca insan hatta diğer canlı türleri yavrularını emzirebiliyor. Buradaki en önemli nokta, annenin anne sütüne inanmasıdır. Bu birinci faktör. İkincisi; kaygıları azaltıldıktan sonra uygun teknikle beslemeyi öğretmek, doğru beslenme, hamilelik öncesi planlı gebelikler ve gebelik sonrası uygun ortamın sağlanması gerekiyor. Ailenin buna inanması her şeyden önce önemlidir. Süt artırıcı gıdalar, ağır beslenme ya da ağır diyetler aslında çok gerekli değil. Günlük, normal alması gereken gıdalarla beslenen bir anne; uygun sıvı takviyesi aldığı zaman ve kaygı bozukluğu yaşamadığında yeterince süt üretebiliyor. Anne sütü bu şekilde yeterli hale geliyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu. Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı. Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi. Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi. Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi. Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.