ASAYİŞ - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 13:56

Beton direkleri kırdılar, 32 milyon liralık yatırımı engellediler

A
A
A
Beton direkleri kırdılar, 32 milyon liralık yatırımı engellediler

Dicle Elektrik tarafından Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde başlatılan 32 milyon lira tutarındaki yatırım engellendi. Mahalleye sevk edilen çok sayıda beton direğin henüz dikim işlemi yapılmadan kırılarak kullanılamaz hale getirilmesi üzerine Dicle Elektrik, muhtar C.E. ile olaya karıştığı iddia edilen kişiler hakkında Mazıdağı Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şirket ayrıca Mazıdağı kaymakamlığına da şikayette bulunarak kamu hizmeti niteliğindeki enerji altyapısına zarar verilmesine ilişkin sürecin takipçisi olacağını bildirdi. Şirket verilerine göre kaçak kullanım oranının yüzde 96 seviyesinde olduğu mahallede, elektrik tüketimi Türkiye ortalamasının 8,5 katına ulaşırken, son 3 yılda kaçak tüketimin maliyetin yaklaşık 50 milyon lirayı buldu.


Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bölgelerde altyapı yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde eskiyen şebekenin yenilenmesi, enerji hatlarının modernize edilmesi ve can ile mal güvenliği açısından risk oluşturan mevcut sistemin değiştirilmesi amacıyla 32 milyon lira tutarında yatırım planlandı. Ancak çalışmalar kapsamında mahalleye getirilen beton direklerin kırılarak kullanılamaz hale getirilmesi, yatırım sürecini sekteye uğrattı.



Suç duyurusunda bulunuldu


Yaşanan olayların ardından Dicle Elektrik, muhtar C.E. ile direklere zarar verdiği iddia edilen kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Şirket ayrıca ilçe kaymakamlığına da şikayette bulunarak yatırım çalışmalarının engellenmesine ve kamu hizmeti niteliğindeki enerji altyapısına zarar verilmesine ilişkin sürecin takipçisi olacağını bildirdi. Olayla ilgili adli sürecin başladığı öğrenildi.



Bölgedeki tüketim Türkiye ortalamasının 8,5 katı


Dicle Elektrik verilerine göre Balpınar Mahallesi’nde kaçak elektrik kullanım oranı yüzde 96 seviyesinde bulunuyor. Mahalledeki elektrik tüketiminin Türkiye ortalamasının yaklaşık 8,5 katına ulaştığı, bu tüketimin büyük bölümünün ise kaçak yollarla gerçekleştiği kaydedildi. Yetkililer, söz konusu tablonun düzenli ödeme yapan aboneleri, kamu kaynaklarını ve bölgedeki enerji arz güvenliğini olumsuz etkilediğine dikkat çekti.



Kaçak tüketimin maliyeti yaklaşık 50 milyon lira


Şirket kayıtlarına göre Balpınar Mahallesi’nde son 3 yıl 4 aylık süreçte kaçak yollarla tüketilen elektriğin maliyeti yaklaşık 50 milyon lira olarak dikkati çekiyor. Yüksek kaçak kullanım nedeniyle mevcut şebekenin sürekli aşırı yük altında çalıştığı, bunun da yangın, elektrik çarpması ve büyük çaplı arıza risklerini artırdığı ifade edildi. Köyde kaçak taramasına ve teknolojik yatırımların yapılmasına engel olduğunu belirten Dicle Elektrik yetkilileri, mahallede planlanan yatırımın kaçak tüketimin önlenmesinin yanında, eskiyen şebekenin oluşturduğu can ve mal güvenliği risklerinin ortadan kaldırılmasında büyük önem taşıdığını vurguladı.



32 milyon liralık yatırıma ilk olarak direkleri kırarak engel oldular


Kaçak kullanımın önüne geçmek ve bölgedeki enerji altyapısını güvenli hale getirmek amacıyla hazırlanan 32 milyon lira tutarındaki yatırım kapsamında Balpınar Mahallesi’ne sevk edilen çok sayıda beton direğe, bağlantı elemanlarına henüz dikim işlemleri tamamlanmadan zarar verildi. Ayrıca dikim için kazılan çukurlar da kapatıldı. Kaçak elektrik kullanmakta ısrar eden kişiler tarafından kırılarak kullanılamaz hale getirilen direklerin maliyetinin yaklaşık 1 milyon lira olduğu öğrenildi.



Beton direkleri kırdılar, 32 milyon liralık yatırımı engellediler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Türk firmasının havacılık yakıtı teknolojisi İngiltere ile yapılan anlaşmayla küresel pazarda Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, bünyelerindeki firmalardan Altaca’nın sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında İngiltere merkezli Firefly ile imzaladığı teknoloji anlaşmasının, Türk mühendislik kapasitesinin küresel ölçekteki gücünü gösterdiğini belirtti. Murat Çemberci, GOSB Teknopark firmalarından Altaca ile Firefly arasında Ankara’daki Britanya Büyükelçiliğinde imzalanan stratejik işbirliği anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Teknopark ekosistemlerinin yalnızca teknoloji geliştiren yapılar değil, aynı zamanda girişimciliği, uluslararası işbirliklerini ve yüksek katma değerli üretimi destekleyen inovasyon merkezleri olduğunu vurgulayan Çemberci, "Altaca’nın İngiltere merkezli önemli bir şirketle gerçekleştirdiği bu stratejik işbirliği, ülkemizde geliştirilen Ar-Ge ve mühendislik kapasitesinin küresel ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu göstermesi açısından son derece kıymetlidir. Bugün teknoloji ekosistemlerinde sürdürülebilir başarı; yalnızca yenilikçi çözümler geliştirmekle değil, bu çözümleri doğru işbirlikleriyle uluslararası pazarlara taşıyabilmekle mümkün hale geliyor" ifadelerini kullandı. Çemberci, Altaca’nın ortaya koyduğu bu başarı hikayesinin, GOSB Teknopark bünyesinde geliştirilen teknolojilerin dünya ölçeğinde çözüm üretme potansiyeline sahip olduğunu açıkça ortaya koyduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Özellikle sürdürülebilirlik, temiz enerji ve iklim teknolojileri gibi geleceği doğrudan şekillendiren alanlarda Türk girişimlerinin aktif rol üstlenmesi bizler için ayrıca gurur vericidir. GOSB Teknopark olarak firmalarımızın uluslararası ölçekte güçlü işbirlikleri geliştirmelerini desteklemeye, girişimcilik ve Ar-Ge odaklı ekosistemimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz." Birleşik Krallık’ın Türkiye Büyükelçisi Jill Morris ev sahipliğinde Ankara’daki Britanya Büyükelçiliğinde gerçekleştirilen imza törenine, GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci ile Ar-Ge Müdürü Ergün Alver de katılmıştı. Anlaşma kapsamında Altaca’nın geliştirdiği teknolojinin, sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında uluslararası bir projede yer alması kararlaştırılmıştı.
İzmir Güzelbahçe Belediyesindeki ’rüşvet’ operasyonunda yeni detaylar İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik gerçekleştirilen dev rüşvet ve organize suç operasyonunda çarpıcı yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasından elde edilen bilgilere göre, belediyede 2009 yılından bu yana organize bir suç şebekesinin faaliyet gösterdiği, rüşvet çarkının şirketler üzerinden döndürüldüğü ve milyonlarca liralık kamu zararı oluştuğu anlaşıldı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sabahın erken saatlerinde Güzelbahçe Belediyesi’ne ve şüphelilere ait adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde titizlikle yürütülen soruşturmanın detaylarına göre, haklarında gözaltı kararı bulunan toplam yedi şüpheliden beşi adreslerinde yakalandı. Soruşturma dosyasında adı geçen diğer iki şüpheli olan Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ile MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’nün ise yurt dışında oldukları belirlendi. Bu isimler hakkında savcılık talimatıyla yakalama kararı çıkartılarak adli işlemler başlatıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, Güzelbahçe Eski Belediye Başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, eski zabıta müdürü, Belediye Meclis Üyesi/Encümen Üyesi Gizem Göçtü, bu encümen üyesinin eşi olan MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü ve mevcut Belediye Başkanının eşi Nermin Günay ile Belediye Meclis Üyesi Sezgin Kuş’un organize şekilde suç işlediğinin tespit edilmesiyle başladı. Müteahhitlerden aracı şirketlerle rüşvet toplanmış Yapılan incelemelerde, şüphelilerin organize bir şekilde hareket ederek ilçede imara aykırı yapıların yapılmasına göz yumdukları, mevzuata aykırı bu binaların yıkılmasını engelledikleri ve bu işlemler karşılığında maddi menfaat temin ettikleri belirlendi. Suç şebekesinin, imara aykırı inşaat yapan müteahhitleri aracı şirketler ve muameleciler vasıtasıyla yönlendirerek kendi mal varlıklarını haksız şekilde artırdıkları öğrenildi. Dosyada, rüşvet çarkına ilişkin banka dekontları ile mağdur ve tanık beyanlarının da delil olarak yer aldığı belirtildi. Rüşvet trafiğini başkanın eşinin şirketi yönetmiş Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri ise rüşvet paralarının akış yöntemi oldu. Yapılan teknik ve mali incelemelerde, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın eşi Nermin Günay’ın yetkilisi olduğu şirketin, dönen rüşvet paralarının transferini ve akışını sağladığı tespit edildi. Yine şüpheliler arasında yer alan Belediye Encümen üyesi Gizem Göçtü ve eşi Şamil Göçtü’nün, kendilerine ait şirket aracılığıyla rüşvet alınmasına yönelik pazarlıklar ve görüşmeler gerçekleştirdiği alınan beyanlarla dosyaya girdi. 2009’dan beri aktifler: Bilirkişi ve Valilik raporları dosyada Mevcut suç şebekesinin geçmişinin oldukça eskiye dayandığı ve 2009 yılından itibaren birlikte hareket ettiklerine dair somut tespitlere ulaşıldı. Şüphelilerin suça konu eylemleri; geçmiş soruşturma kayıtları, İzmir Valiliği araştırma raporları ve uzman bilirkişi raporları ile tek tek delillendirildi. Belediyeler Birliği üzerinden 3,5 milyon TL’lik vurgun Öte yandan, operasyonun odağındaki isim olan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın aynı zamanda Yarımada Belediyeler Birliği Başkanı olduğu kaydedildi. Günay’ın, bu birlik aracılığıyla üye belediyelerin mal varlıklarından, kamuyu tam 3,5 milyon TL zarara uğratacak şekilde usulsüz harcamalar yaptığı uzman bilirkişi raporunda yer aldı. Adreslerdeki arama işlemlerinin süresi uzatıldı İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, elde edilen bu kritik deliller doğrultusunda mahkemeden alınan yeni kararla arama saatlerini genişletti. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri, araçları ve belediye binasındaki arama ve el koyma işlemlerinin 26 Mayıs 2026 günü saat 05.30’dan öğleden sonra 15.00’e kadar sürecek şekilde planlandığı ve jandarmanın dijital materyaller ile gizli belgelere el koyma işlemlerine titizlikle devam ettiği bildirildi. Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Hatay Hatay’daki prefabrik Uzun Çarşı’da bayram yoğunluğu Deprem yaralarının sarıldığı Hatay’da afetzede vatandaşlar, Kurban Bayramı alışverişi için prefabrik Uzun Çarşı’ya akın etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerde zarar gören ve ticaretin merkezi konumunda olan Antakya’daki tarihi Uzun Çarşı esnafına, Hatay Valiliği’nce Haraparası Mahallesi’nde yeni bir prefabrik çarşı kuruldu. Hataylılar, her bayram olduğu gibi Kurban Bayramı alışverişi için de tarihi Uzun Çarşı ismiyle kurulan prefabrik uzun çarşıya akın etti. Tarihi Uzun Çarşı’nın ihya ve inşa süreci devam ederken vatandaşlar ve esnaf, gelecek bayramı Uzun Çarşı’da karşılamak istediklerini söyledi. "Bayram yoğunluğu çok iyi ve iki gündür çok yoğunluk var, esnaf olarak çok memnunuz" Bayram yoğunluğundan memnun olan çarşı esnafından Rukiye Doğru, "Bayram yoğunluğu çok iyi ve iki gündür çok yoğunluk var. Esnaf olarak çok memnunuz. Eski çarşımız daha güzeldi, inşallah en kısa zamanda eski Uzun Çarşı’ya taşınacağız. Bugün de arife günü; insanlarımız tıklım tıklım geliyor, alışverişlerini de yapıyorlar. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı oluyoruz" dedi. "Ben de bayram alışverişi yaptım, bayram kıyafetleri aldım" Bayram öncesi alışveriş yaptığını ve kıyafet aldığını söyleyen Mustafa Doğrucan, "Arife günü gayet güzel bir yoğunluk var, mutluyum. İnsanlar bayram alışverişlerini yapıyorlar, bayramlarda seyranlarda, misafirliğe gidiyorlar. Ben de bayram alışverişi yaptım, bayram kıyafetleri aldım. Eski bayramlar gibi olur mu bilmiyorum ama bu bayramın güzel geçeceğini düşünüyorum. İnsanlar zamanla yarışıyor, hemen bayram alışverişini yapıyorlar" şeklinde konuştu. "İki bayram arası durgunluk olur ama şu anda 3 ila 4 gündür bayağı bir yoğunluk var" Gelecek bayramda tarihi Uzun Çarşı’da olmak istediklerini dile getiren Şahap Fansa, "Bayram kömbesi yapıyorum, bayağı bir yoğunluk var. İki bayram arası durgunluk olur ama şu anda 3 ila 4 gündür bayağı bir yoğunluk var. Valimizden Allah razı olsun, böyle güzel bir yer yapmışlar. Burası geçici olmasına rağmen, yıkılacağı için üzülüyorum. Uzun Çarşı da bitmek üzere Allah’ın izniyle, en kısa zamanda eski Uzun Çarşı’mıza kavuşacağız. Bizler Uzun Çarşı’da olmasak Uzun Çarşı da olmaz. Hatay’ın insanı, bayramı hissedelim, o yoğunluk olsun diye bayram alışverişini son güne saklar. Bu sene güzel bir bayram geçecek; esnafa destek olsun diye gelenler de var. Bu yoğunluğu bayramda da bekliyoruz. Yeni çarşımız çok güzel ve çok temiz. Bu sene bayram daha güzel geçecek" ifadelerini kullandı.