GENEL - 07 Eylül 2018 Cuma 11:46

(Özel) Oğlunu kan tahliline götüren anne hayatının şokunu yaşadı

A
A
A
(Özel) Oğlunu kan tahliline götüren anne hayatının şokunu yaşadı

Diyarbakırlı Sema Özkul, 1 yaşındayken kan tahliline götürdüğü oğlunun halk arasında kas erimesi olarak bilinen ve tedavisi olmayan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığına yakalandığını öğrenince hayatının şokunu yaşadı.

Diyarbakırlı Sema Özkul, 1 yaşındayken kan tahliline götürdüğü oğlunun halk arasında kas erimesi olarak bilinen ve tedavisi olmayan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığına yakalandığını öğrenince hayatının şokunu yaşadı. 20’li yaşlarda ölümle sonuçlanan bu hastalıkla mücadele etmeye karar veren ve yurt dışında hastalığın ilerlemesini geciktiren ilaç denemelerinin olduğunu öğrenen Özkul, bu denemelerin Türkiye’de de yapılmasını istiyor.


Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde ikamet eden Sema ve Ahmet Özkul çifti 2 yıl önce bebek sahibi olmanın mutluluğunu yaşadı. 1 yaşına basınca oğlu Çınar’ı rutin kan tahliline götüren Sema Özkul, çıkan sonuçla adeta yıkıldı. Oğlunun halk arasında kas erimesi olarak bilinen ve 20’li yaşlarda ölümle sonuçlanan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastalığına yakalandığını öğrenen Özkul, yaşadığı kısa süreli şokun ardından hastalıkla mücadele etmeye karar verdi. Araştırmalar yapan Özkul, önce Duchenne Kas Hastalığı İle Mücadele Derneğine üye olarak,ardından da eşiyle birlikte derneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisi oldu. Hastalıkla ilgili gelişmeleri sürekli takip eden Özkul, yurt dışında yapılan ilaç tedavileri ve denemelerinde hastalığın ilerlemesinin geciktirildiğini ve gerilediğini öğrendi. 10 yaşından sonra hastalığın çok hızlı bir şekilde ilerlediğini belirten Özkul, bu tip ilaç denemelerinin Türkiye’de de yapılmasını istiyor.



“Öğrenince yıkıldık”


Hastalığı öğrenince bir yıkım yaşadıklarını ve çaresiz kaldıklarını ifade eden Özkul, “1 yaşındayken normal rutin kan tahlillerini yaptırdıktan sonra bazı değerlerin yüksek çıkmasından ötürü doktor bizi çocuk nöroloğuna yönlendirdi. Genetik test yapıldı. Genetik test sonucunda bu hastalığa yakalandığını öğrendik. İnternete girdiğimizde ölümcül bir kas hastalığı olduğunu gördük. Ben yıkıldım. Çaresiz kaldım. Daha sonra DMD kas hastalığı ile alakalı neler var diye araştırdım. Mücadele edebileceğim, bana destek olabilecek bir yer var mı diye araştırmaya başladım. DMD kas hastalığı ile ilgili derneği buldum. Daha sonra oraya üye oldum. Şu an ben ve eşim Güneydoğu Anadolu Bölgesi temsilcisiyiz. Türkiye geneli 70 bin civarında kişi bu hastalığın pençesinde. Her 3 bin 500 çocuktan birinde görülen bir hastalık” dedi.



“Diyarbakır’da oğlum dışında kimsede yok”


Diyarbakır’da DMD hastası olarak kayıtlı oğlundan başka kimse olmadığını dile getiren Özkul, “Mardin, Elazığ, Siirt, Batman gibi çevre illerde var tabii ki. Bu erkek çocuklarında görülen bir hastalık. Bu hastalıktan haberi olmayan, teşhis konulmayan kişiler de vardır. 4-5 yaşına kadar fark edilmeyen hastalar da var. Çocuğun yerden kalkması, zıplaması, yaşıtlarına göre hızlı koşamaması gibi durumlar hastalığın belirtileri. Hiçbir şekilde anlaşılmıyor. AST ALT denen değerlere bakılıyor. Onlar yüksek çıkınca CK denen bir değer var. CK kas yıkımına sebep olan bir değer” diye konuştu.



“Denemelerde hastalık geriliyor”


Yurt dışında yapılan denemelerde hastalığın gerilediğini öğrendiklerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yurt dışındaki denemelerin Türkiye’de de yapılmasını istediklerini aktaran Özkul, şunları kaydetti:


“Bizim en büyük amacımız sesimizin duyulması. Yani bu hastalık çok yaygın ve bilinen bir hastalık değil. Bunun bilinmesi ve duyarlılık oluşturulması amacıyla, insanlar tarafından yayılmasını ve sesimizi duyurmalarını istiyoruz. Yurt dışında ilaç denemelerine alınan çocuklarda yürüyemeyen, merdiven çıkamayan çocukların merdiven çıkmaları, yerlerinden kalkabilmelerini sağlayan ilaç denemeleri var. Hastalık geriliyor ve ilerleme hızını yavaşlatıyor. 10 yaşından sonra çok hızlı ilerleyen hastalık bu tedavi yöntemleri ile yavaşlatılabiliyor. Ailelere tavsiyem çocuklarını rutin her ay doktor kontrolüne götürsünler. 1 yaşında yapılması gereken rutin kan tahlilleri var. O tahliller yapıldığı zaman oradaki değerlere göre daha sonra doktor yönlendiriyor. Hastalığın kan tahlili yapılmadan 3-4 yaşına kadar tespiti zor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uşak Belediyesi’ne yönelik rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan 28 şüpheli İstanbul’a getirildi Uşak Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturmasında başlatılan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında olduğu 28 şüpheli İstanbul’a getirildi. Zanlılar, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisine ifade verecek. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediyesi’ne yönelik "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 27 Mart’ta Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. İlk operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile yardımcısı Halil Arslan, belediyenin Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, makam şoförü Murat Altınkaya ile belediye personeli Cihan Aras ve Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi içinde olduğu S.A.’nın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Yalım da dahil 9 kişi tutuklanırken, 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında ortaya çıkan yeni itiraflar, deliller ve belgeler doğrultusunda haklarında yakalama kararı verilen 29 şüpheli için bu sabah ikinci dalga operasyon başlatılmıştı. Savcılık talimatı ile harekete geçen İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul, Uşak ve İzmir’de düzenlenen eş zamanlı baskınlarda CHP Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban ve Uşakspor Kulüp Başkanı Özhan Özgöbek’in de aralarında bulunduğu 28 şüpheliyi gözaltına almıştı. İstanbul’da gözaltına alınan 1 kişi haricinde Uşak ve İzmir’de gözaltına alınan şüpheliler, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. İlk olarak hastanede sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, soruşturmada firar durumdaki 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiği kaydedildi. Çarpıcı detaylara ulaşıldı Öte yandan "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Savcılıkça yürütülen soruşturma dosyasındaki öne çıkan iddialar arasında, Uşak’taki gece kulüpleri ve eğlence mekanlarının haraca bağlandığı ve rüşvet çarkına dahil edildiği ileri sürüldü. İşletme saatlerinin gece yarısından itibaren 5 saat uzatılması karşılığında mekan sahiplerinden haftalık 500 bin lira civarında rüşvet alındığı iddia edilirken, ilk tespitler doğrultusunda 20’ye yakın bar ve gazino tarzı eğlence merkezinin söz konusu sistem içerisinde yer aldıkları öne sürüldü. Bu kapsamda "rüşvet" verdikleri iddia edilerek haklarında başlatılan soruşturmada adı geçen mekan sahipleri arasında Gelecek Partisi eski Merkez İlçe Başkanı F.C., F.A., G.A., U.D., T.E., S.T., K.C., İ.Y., C.A., R.A., M.A., M.A., G.D., R.K., A.A., A.A., A.Y., A.C.’nin yer aldığı öğrenildi. Belediyedeki üst kademe eğlenmiş, faturayı Uşak Belediyesi ödemiş Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında, belediyedeki üst kademedeki yöneticilerin misafirlerini Uşak’ta faaliyet gösteren bu eğlence merkezlerine götürerek, yaptıkları yüksek tutarlı harcamaların faturalarını "temsil" ve "misafir ağırlama gideri" olarak gösterip, Uşak Belediyesi’ne kestirdikleri iddia edildi. Devam eden soruşturma kapsamında kamu kaynaklarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin somut delillere ulaşıldığı vurgulanıyor.