EKONOMİ - 16 Ocak 2026 Cuma 09:40

DTO Başkanı Erdoğan; "İhracatçı sayımızı çoğaltarak üretimimizi artırmayı hedefliyoruz"

A
A
A
DTO Başkanı Erdoğan; "İhracatçı sayımızı çoğaltarak üretimimizi artırmayı hedefliyoruz"

Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Heimtextil 2026 Ev Tekstili Fuarında stant açan üyelerini Almanya’nın Frankfurt şehrinde ziyaret etti. Denizlili firmaların bu yıl çok umutlu olduklarını söyleyen Başkan Erdoğan, ziyaretleri sırasında firma yetkilileri ile görüşmeler yapıp; fikir alışverişinde bulunduklarını dile getirdi; "Fuar sonrasında siparişlerin olması ve sanayinin büyümesiyle birlikte 2026 yılının daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Denizli Ticaret Odası olarak fuarda stant açmayan 100’ün üzerinde üyemizi de ziyaretçi olarak getirdik. Amacımız ihracatçı sayımızı çoğaltarak ihracatımızı, üretimimizi artırmak, ülke ekonomisine daha fazla katkı ve destek vermek" dedi.



Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Odaları Konseyi Üyesi ve DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Almanya’daki Heimtextil 2026 Ev Tekstili Fuarı’na katılan DTO üyesi 58 firmanın stantlarını ziyaret etti. Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ile Şeref Arpacı’nın da yer aldığı ziyaretlerde, Başkan Erdoğan Denizlili firmaların yetkilileri ve çalışanlarıyla görüşüp sektör ve fuar hakkındaki görüşlerini dinledi.



Başkan Erdoğan: İhracat yapmayı isteyen üyelerimizi de fuara getirdik


Erdoğan, ziyaretlerde sektör temsilcilerinin umutlu, yeni sezondan beklentilerinin de yüksek olduğunu gördüklerini dile getirdi. Başkan Erdoğan, "25 yıldan beri Heimtextil’de ara vermeden stant açan üyelerimizin bu yıl da yanlarındayız. Bu fuar organizasyonları, işimizi geliştirme, teknolojiyi yakalama ve ARGE çalışmalarını daha yüksek noktaya çıkarma noktasında kıymetli. Denizli Ticaret Odası olarak üyelerimizin fuarlara katılmalarına yönelik desteğimiz her geçen gün daha da artıyor. Buraya da heyet halinde üyelerimizi getirdik. Ayrıca Denizli Ticaret Odası olarak üyelerimizi dünyanın dört bir tarafına götürüyoruz. Bir yıl içerisinde 3 kez Çin’e gittik, Almanya, Hollanda, Belçika, Polonya, Rusya ve Dubai’de gerçekleştirilen farklı sektörlerdeki fuarlara üyelerimizi götürüyoruz. Amacımız üretime, ihracata ve sektöre destek vermek; onların yanında olup motive etmek ve daha da büyüyüp gelişmelerini sağlamak. Tekstilin dışında da diğer sektörlerimizin de her geçen gün ihracatta payının arttığını da net bir şekilde görüyoruz. Bu da yapmış olduğumuz fuar ziyaretlerinin sektörlere sağladığı katkıyı göstermektedir. İleriki günlerde de sektör bazlı fuar organizasyonlarımızla, bu alandaki çabamızı daha etkin ve sonuç odaklı ortaya koymak için Denizli Ticaret Odası ailesi olarak var gücümüzle üyelerimizi destekleyeceğiz. Denizli insanı 24 saat esasına göre çalışıyor. Biz de gece gündüz demeden kar, yağmur, çamur da olsa yoğun bir şekilde çalışmalarımıza ekip olarak devam edeceğiz" dedi.



"Döviz dönüşüm desteği artırılmalıdır"


Başkan Erdoğan, Heimtextil’in hem Türkiye hem de Denizli açısından çok önemli olduğunu da dile getirdi; "Fuarlar olmazsa olmazımız. Denizli Ticaret Odası olarak birçok farklı sektörde dünyanın dört bir tarafındaki fuarlara katılarak ülke ekonomisine ve ihracatına destek verme gayreti içerisindeyiz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz ziyaretlerde firmalarımızın umutlu olduklarını gördük. Fuar sonrasında da siparişlerin olması ve sanayinin büyümesiyle birlikte 2026 yılının daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Tabii ki firmalarımızın talepleri de var. Özellikle girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı rekabet etme şanslarının az olduğunu ifade ediyorlar. Döviz dönüşüm desteği oranı yüzde 2’den 3’e çıkartılmıştı ancak bunun yüzde 5 hatta 6’ya çıkarılması talebi var. Bunu da fuar sonrası hem Merkez Bankası Başkanımıza, TOBB Başkanımıza hem de ilgili bakanlarımıza ileteceğiz" dedi.



MÜSİAD Hessen’İ ziyaret etti


Başkan Erdoğan, fuar ziyaretlerinin akşamında ise Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Hessen Şubesi’ni beraberindeki heyetle ziyaret etti. Yeni Şube Başkanı İlhami Yılmaz ve yönetim kurulu üyesi iş insanları ile bir araya geldi. Sektörler, yeni yatırım imkanları ve iş birliği alanlarının istişare edildiği buluşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Denizli Milletvekili Şahin Tin de yer aldı. Başkan Erdoğan, ziyaretlerinin sonunda Şube Başkanı Yılmaz ile ekibine ve gurbetçi iş insanlarına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti; iki ülke arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla yürüttükleri iş birliklerinin artarak devam etmesini diledi. MÜSİAD Şube Başkanı Yılmaz da "Ayaklarınıza sağlık, bizleri onurlandırdınız. Verimli bir toplantı oldu, teşekkür ederiz" dedi.



DTO Başkanı Erdoğan; "İhracatçı sayımızı çoğaltarak üretimimizi artırmayı hedefliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muş’ta evlat nöbeti devam ediyor Muş’ta DEM Parti İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan aileler, çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. Muş’ta çocuklarının terör örgütü PKK tarafından dağa götürüldüğünü öne süren ailelerin DEM Parti İl Başkanlığı önünde başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerinde çocuklarının fotoğraflarını taşıyan anne ve babalar, "Artık yeter", "Yakamızdan düşün" ve "Anneler direniyor" yazılı pankartlarla seslerini duyurmaya çalıştı. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı eylemde aileler, çocuklarına güvenlik güçlerine teslim olmaları çağrısında bulundu. Anne Naciye Sönmez Yıldız, "Ben Osman’ın annesiyim. Osman’ın babası yok ama ben buradayım. Bir damla kanım kalana kadar burada, Osman’ın peşindeyim. Osman, sesimi duyuyorsan gel teslim ol oğlum. 11 senedir seni arıyorum. Eğer yaşıyorsan, beni görüyorsan gelin teslim olun. Yeter. Bu dava sizin davanız değil. Oğlum gelin teslim olun" dedi. Oğlu Atilla’ya seslenen anne Şahinaz Özcan ise, "Atilla’nın annesiyim. Oğlumdan hiç haber alamadım. Var mı, yok mu bilmiyorum. Sadece bir kez sesi bize gelseydi, sesini duysaydım içim yine rahat olurdu. 9 yıldır hiç haber alamıyorum. Yaşıyor mu, yaşamıyor mu bilmiyorum. Buna ‘Kürt davası’ diyorlar. Biz de Kürt’üz. Bu Kürt davası değil, İsrail’in davası. Oğlum şimdi devletin elinde, cezaevinde olsaydı her hafta görüşe gider gelirdim. Bu nedir? Ne davası, bilmiyorum. Oğlum Atilla, sesimi duyuyorsan çık gel" ifadelerini kullandı.
İstanbul Mustafa Rakım Efendi vefatının 200. yılında özel sergiyle anılıyor Osmanlı hat sanatının önde gelen isimlerinden Hattat Mustafa Rakım Efendi, vefatının 200. yılında düzenlenen "Mustafa Rakım Efendi Yazı Kalıpları Sergisi" ile anılıyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK) Başkanı Coşkun Yılmaz, "Kısmen fotoğraflarla, yani mimari eserlere işlenmiş yazıları gösteren fotoğraflarla ama büyük ölçüde bu yazı kalıplarının yer aldığı bir sergi açtık. Bu bir ’ilk’ olma özelliğine sahip ve son derece hem hat tarihimiz açısından hem mimari sanat-hat ilişkisi açısından hem de Mustafa Rakım Efendi açısından çok önemli bir sergi" dedi. 19. yüzyılın en önemli hattatlarından biri olarak kabul edilen Mustafa Râkım Efendi’nin vefatının 200. yılında, anısına Süleymaniye Külliyesi’ndeki TÜYEK Sergi Salonu’nda sergi açıldı. Sergide Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonunda yer alan ve Mustafa Râkım Efendi’nin bizzat hazırladığı iğneli yazı kalıpları ilk kez bir araya getirildi. Söz konusu kalıplar, sanatçının cami, türbe ve çeşitli mimari yapılar için taşa uygulanmak üzere hazırladığı eserlerden oluşuyor. Yazı kalıplarının yalnızca estetik birer unsur olmadığına dikkat çekilen sergide, bu eserlerin hat sanatının mimariyle olan ilişkisini ve yazının taş üzerindeki nihai halini belgeleyen önemli vesikalar olduğu vurgulanıyor. Sergide ayrıca kalıpların günümüzdeki kitabelerle birlikte fotoğrafları da yer alarak, hazırlık aşamasından uygulamaya kadar geçen zaman ziyaretçilere sunuluyor. Sergide Nakşidil Valide Sultan Türbesi’ndeki çeşme kitabesi, Nusretiye Camii için hazırlanan yazılar ve İsmail Zühdi Efendi’nin mezar kitabesine ait kalıplar da yer alıyor. Bunun yanı sıra, farklı yapılarda kullanılan tuğra kalıpları ile henüz taş üzerindeki nihai hali tespit edilemeyen bazı kitabeler de sergide sergileniyor. Sergide sürpriz eserler de bulunuyor. Hezarfen Necmeddin Okyay’ın Mustafa Râkım Efendi için kaleme aldığı mersiye, hattat Macit Ayral tarafından yazılırken, tezhibi ise Süheyl Ünver tarafından yapıldı. Söz konusu eserin fotoğrafları da sergide ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Mustafa Râkım Efendi’nin sanat anlayışını, hat sanatındaki ustalığını ve Osmanlı hat geleneğindeki yerini gözler önüne seren sergi, aynı zamanda yazı ile mimari arasındaki ilişkiyi yakından incelemek isteyenler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. "Mustafa Rakım Efendi’nin tıpkıbasımını yapacağız sınırlı sayıda; çalışmaları devam ediyor" Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Coşkun Yılmaz, "Mustafa Rakım Efendi, özellikle celî sülüste bizim hat tarihimizin en zirve isimlerinden birisi. Kendisi adeta bir mektep, bir ekol olmuş bir isim. Sultan 3. Selim döneminde, Sultan 2. Mahmud döneminde çalışmaları olan ve Sultan 2. Mahmud’un hat hocalığını yapan bir isim. Bu sene onun vefatının 200. senesi. Mustafa Rakım Efendi gibi büyük bir hattatın anılmaması büyük bir eksiklik, büyük bir haksızlık olurdu. Biz de Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı olarak onunla ilgili çok özel bir çalışma veya özel çalışmalar olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Yazı tarihimiz açısından çok önemli bir zirve. Ve araştırmalarımız neticesinde, değerlendirmelerimiz neticesinde onun ’Hilye-i Saadet’i var, çok muhteşem bir hilye. Onun tıpkıbasımını yapacağız sınırlı sayıda; çalışmaları devam ediyor. Ama bugün 25 Mart, tam vefatının 200. yılı olduğu için (1826’da vefat ediyor), bu Rakım Efendi’nin hatlarının ’Yazı Kalıpları Sergisi’ni açtık. Bu yazı kalıpları son derece önemli. Aslında mimariye nakşedilen o gördüğümüz hatların önce bir yazılması, sonra da iğne ucuyla milimetrik bir şekilde bütün yazının üç dört tane kağıtla beraber bir ıhlamur kalıba çıkarılması, sonra da onun bir taş ustası tarafından aynı ustalıkla nakşedilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bu son derece orijinal bir sergi" dedi. Mustafa Rakım Efendi’den daha önceki dönemlerden bugüne ulaşan herhangi bir yazı kalıbı olmadığını belirten Yılmaz, "Dolayısıyla mevcut bilgiler ışığında, belgeler ışığında bu sergide yer alan yazı kalıpları aynı zamanda elimizdeki ilk veya en eski tarihli yazı kalıpları. Hat tarihimiz açısından son derece önemli. Rakım Efendi’nin o hat tarihimizdeki büyüklüğü, dehası, diğer taraftan buradaki kalıpların belgesel değeri son derece önemli, son derece manidar. Kısmen fotoğraflarla, yani mimari eserlere işlenmiş yazıları gösteren fotoğraflarla ama büyük ölçüde bu yazı kalıplarının yer aldığı bir sergi açtık. Bu bir ’ilk’ olma özelliğine sahip ve son derece hem hat tarihimiz açısından hem mimari sanat-hat ilişkisi açısından hem de Mustafa Rakım Efendi açısından çok önemli bir sergi. Biz bir ay boyunca sergimizi açık tutacağız, bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz" diye konuştu. "Mustafa Rakım Efendi ne yapsa zaten muhteşem; buradakiler de ayrı bir değer taşıyor" Sergide en çok dikkatini çeken eserleri anlatan Yılmaz, "En çok dikkatimi çeken eser; Nakşidil Valide Sultan Türbesi’nin kapısına yazılan ’Çapraz Müsennâ’, bunlardan birisi. Yine Nusretiye Camii’nin yazı kalıbının orijinali bunlardan birisi. Doğrusu seçim yapmakta çok zorlandığımı, ’hani bu değil de şu olsa’ diyebileceğim bir tablo olmadığının da altını çizmem gerekiyor. Çünkü Mustafa Rakım Efendi ne yapsa zaten muhteşem; buradakiler de ayrı bir değer taşıyor" dedi. "Rakım’ın celî yazı kalıpları korunmuş ve günümüze de kadar gelmiş; onun için çok önemlidir" Hattat Mehmet Özçay ise, "Bu sergi hat sanatımızın en önemli kilometre taşlarından biri olan Mustafa Rakım Efendi’nin celî yazı kalıplarından oluşan sergi. Celî yazı; bilhassa mimaride kullanılan büyük hacimli yazılara, yazı kalemi ile yazılan yazılara celî yazı diyoruz. Bu sergilenen yazı kalıpları da Mustafa Rakım Efendi’nin meşhur İstanbul camilerinde; Fatih Camii olsun, Nusretiye Camii olsun, Tophane’deki camilerde olsun kullanılan, işlenen yazıların orijinal yazı kalıpları. Bunlar bizim için son derece önemli. Bu mimaride bulunan celî yazılarda Rakım öncesindeki kalıplara maalesef biz rastlamayız. Onlar ne hikmetse muhafaza edilmemiş, kaybolmuş. Hiç bugüne kadar rastlamadım. Ama bunda Rakım müstesna. Rakım’ın celî yazı kalıpları korunmuş ve günümüze de kadar gelmiş; onun için çok önemlidir" dedi. Özçay, "Mustafa Rakım Efendi’nin bizim hat sanatı tarihimizdeki yeri için ’Celî sülüs ve tuğra hattında Rakım öncesi ve Rakım sonrası’ diye bir tasnif yapabiliriz. Yani o kadar önemli bir kilometre taşıdır. Celî sülüs yazısında, hattında inkılap yapmış Rakım. Bu celî yazıda ve tuğra sultanların tuğralarında form ve tavır olarak büyük bir inkılap yapmış ve kendinden sonra gelen bütün üstatlar Rakım yolunda eser vermeye başlamışlar. O bakımdan çok çok önemlidir bizim için. Hakikaten bizden sonraki nesillere bu üstadımızı tanıtmamız, aktarmamız için ilgili herkesi bu sergiye davet ediyorum. Gelsinler bu kıymetimizi, bu değerimizi tanısınlar görsünler" diye konuştu.