SAĞLIK - 13 Haziran 2025 Cuma 09:27

Dijital bağımlılık ilkokul çocuklarında dahi boyun fıtığı oluşturuyor

A
A
A
Dijital bağımlılık ilkokul çocuklarında dahi boyun fıtığı oluşturuyor

Son dönemlerde artan teknoloji kullanımı ve dijital bağımlılığın her 10 kişiden 9’unda boyun düzleşmesine yol açtığını belirten Denizli Özel Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, "Eskiden sadece çalışma hayatındaki belirli insanlarda bu tarz sorunlar görünürken, artık ilkokul öğrencilerinde dahi ortaya çıkabiliyor" dedi.



Denizli Özel Tekden Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Levend Özçelik, son zamanlarda artan boyun düzleşmesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Özçelik, boyun düzleşmesinin son zamanlarda eskiye göre daha çok sık gördüklerini belirtti. Eskiden daha çok kuaförlerde, sekreterlerde görülen bir rahatsızlık olduğunu hatta boyun düzleşmesinin ve yol açtığı boyun fıtığının sekreter hastalığı olarak geçtiğini belirtti. Bu tür hastalıkların son dönemlerde artmasının en büyük sebeplerinden birinin boynumuzu yanlış kullanmaktan olduğunu söyledi. boynun kendi doğal bir kavisi olması gerektiğini belirten Op. Dr. Özçelik, bu kavisin yumuşak bir C harfi şeklinde olduğunu ifade etti. Çeşitli yanlış davranışlar ve hareketlerin ardından kavisi koruyamadığınız zaman ise boynun önündeki veya arkasındaki kasların spazma girdiğini belirten Op. Dr. Özçelik, kasılan kasların omurların kendine doğru çektiğini ve sonrasında düzleşme denilen bir hadisenin geldiğini ifade etti.



"Bugün yoldan geçen 10 kişiden 8-9’unda film çekseniz boyun düzleşmesi çıkar"


Hastaların bu şikayet ile çok geldiğini ve sokaktan geçen her 10 kişiden 8-9’unda boyun düzleşmesi olduğunu ifade eden Op. Dr. Özçelik, "Bugün yoldan geçen 10 kişiden 8-9 ’unda boyun düzleşmesi görüyoruz. Hastalarımız bu şikayette çok geliyorlar. Bunu çok ciddi bir hastalık olarak düşünüyorlar. Çok ciddi bir hastalık değil. Ancak ciddi hastalıkların belirtisi veya öncüsü olabiliyor. Bugünlerde bu kadar sık görmemizin en büyük sebebi de boynumuzu yanlış kullanmamız. Boynumuzu yanlış kullanmamızın en büyük sebebi ise çok fazla telefon, tablet, bilgisayar kullanımı. Artık herkesin elinde bir bilgisayar ve telefon var" ifadelerini kullandı.



"Boynumuzun 30 dereceden fazla eğerek yapılan her şeyin boyun kaslarında spazma yol açıyor"


Boynun 30 dereceden fazla eğerek yapılan her şeyin boyun kaslarında spazma yol açtığını belirten Op. Dr. Özçelik, "Bu sorunlar genellikle boynumuzu ergonomik kullanmamakla ilgili oluyor. Örneğin, boynumuz 30 dereceden fazla eğerek yaptığımız her şey boynumuz kaslarında spazma yol açabiliyor. Yani şu şekilde yaptığımız; kitap okuma, telefona bakma, pirinç seçme, dantel örme, nakış yapma vesaire gibi durumlarda boynumuzda düzleşmeye yol açabiliyor. Normalde boyunlar düz değil arkaya doğru kıvrılması gerekiyor. Hafif ‘C’ şeklinde bir kavisi olması gerekiyor" dedi.



"Boyun düzleşmesi, önemli hastalıkların belirtisi ya da başlangıcı olabilir"


Boyun düzleşmesinin bir hastalık olmadığını ama çok önemli hastalıkların belirtici veya başlangıcı olduğunu açıklayan Op. Dr. Özçelik, "Kaslar spazma girdiğinden omurgayı öne doğru çekiyor. Bu durumlarda arada kalan disk yapılarında yük dağılımı değişiyor ve arkaya doğru kuvvet dağılımı baskı yapmaya başlıyor. Bu da fıtıklaşmalara ve fıtık patlamalarına yol açıyor. Boyun düzleşmesi çok önemli değildir ama çok önemli hastalıkların belirteci veya başlangıcı olabilir. Bunların başında boyun fıtıkları, boyun omurlarında kaymaları geliyor. Sonrasında ise operasyona kadar gidebiliyor" diye konuştu.



"Boyun düzleşmesinin fıtık başlangıcı olabilir sonrasında ise felce kadar ilerleyebilir"


Op. Dr. Yasin Levend Özçelik; boynu ergonomik kullanmaya özen gösterilmesi tablet, telefon, kitap okuma da 30 dereceden fazla eğerek zaman geçirilmemesi konusunda uyarılarda bulunurken bunların sonucunda ise boyun fıtığına dönüşebileceğini ardından ise felce kadar ilerleyebileceğini belirterek, şu uyarılarda bulundu:


"Boynumuzu ergonomik kullanmaya dikkat etmeliyiz. Özellikle telefon kullanan arkadaşlar, tablet kullanan arkadaşlara, gençlere sesleniyorum. Uzun süre kafamızı 30 dereceden fazla eğerek zaman geçirmeyelim. Yattığımız yerden boynumuzu katlayarak telefon kullanmayalım. Kitap da okumak aynı şekilde kafamızı çok eğerek kitap okumayalım. Mümkün olduğu kadar 30 dereceye geçmesin. Örneğin boynumuz dik bir şekilde telefon, kitap, bilgisayar kullanabiliriz. Bunun dışında zorladığınız her boyun hareketi size boyun düzleşmesi ve daha sonra boyun fıtığı başlangıcı olarak dönüyor. Boyun fıtığı bir kere başladıktan sonra da geri gelmez. İleriye doğru gider. İkinci, üçüncü, dördüncü derece boyun fıtıkları ve sonuç felce kadar yol açabilir"



Boyun düzleşme rahatsızlığı eskiye göre daha çok arttı


Eskiden belirli insanlarda boyun düzleşme sorunu olduğunu ama son dönemlerde artan teknoloji kullanımı ile beraber çoğu insanda görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Özçelik, "Boyun düzleşmesinin eskiden sekreter hastalığı olarak geçerdi. Daha çok daktilo varken sekreterler çok kafasını eğer çalıştığı için ve bir de kuaförlerde çok görürdük. Onlar da kafasını eğer çalışıyor. Ama şimdi herkes elinde bir tablet, telefon, kafasını eğerek okuyor, çalışıyor, işlem yapıyorlar ya da bilgisayar kullanırken sürekli gözler ya da kafa eğik olarak çalışıyor. Bunlar da boyunda düzleşmenin çok çok artmasına neden oldu" dedi.



"Son dönemlerde telefon ve tablet kullanımından dolayı 10 yaşındaki çocuklarda boyun fıtığı oluyor"


Son zamanlarda teknolojik aletlerin kullanımı ile küçük çocuklarda boyun fıtıkları görmeye başladıklarını belirten Op. Dr. Özçelik, "Eskiden sadece çalışma hayatındaki belirli insanlarda bu tarz sorunlar görünürken, artık ilkokul öğrencilerinde dahi ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıklar masum hastalıklar gibi görünüyor. Ama daha sonrası itibariyle ciddi hastalıklara yol açabilen durumlara yol açıyor. Boynumuz bir kere düzleştikten sonra dinamiği değişiyor. Sonrasında ise 10-15 yaşlarında çocuklarımız da boyun fıtığı görmeye başlıyoruz. Eskiden 25-30 yaşlarından önce bu hastalıkları görmek mümkün değildi. Şimdi ise küçük çocuklarımızın telefon, tablet kullanıyorlar. Bu da çok büyük risklere doğuruyor" diye konuştu.



Dijital bağımlılık ilkokul çocuklarında dahi boyun fıtığı oluşturuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Tredyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Beşiktaş: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in son haftasında Çaykur Rizespor, Beşiktaş’ı konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 6. dakikada sağ kanattan Laçi’nin kullandığı köşe vuruşunda savunmadan seken topla ceza sahasının sol çaprazında buluşan Hojer’in şutunda meşin yuvarlak direğe çarparak dışarıya çıktı. 18. dakikada Mebude’nin ara pasında topla buluşan Ali Sowe’un ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 31. dakikada sağ kanattan Mebude’nin ceza sahasına ortasında kale önünde Ali Sowe kafayla topu ağlara gönderdi.2-0 Hakemler: Asen Albayrak, Anıl Usta, Murat Şener Çaykur Rizespor: Fofoana, Hojer, Sagnan, Mocsi, Mithat Pala, Olawoyin, Taylan Antalyalı, Mihaila, Laçi, Mebude, Sowe Yedekler: Erdemcan Polat, Papanikolaou, Halil Devrişoğlu, Buljubasic, Pierrot, Taha Şahin, Agusto, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Agbadou, Yasin Özcan, Emirhan Topçu, Murillo, Ndidi, Cengiz Ünder, Asllani, Orkun Kökçü, El Bilal Toure, Mustafa Hekimoğlu Yedekler: Salih Uçan, Olaitan, Cerny, Taylan Bulut, Jota, Vasquez, Rıdvan Yılmaz, Djalo, Devrim Şahin, Emre Bilgin Teknik Direktör: Sergen Yalçın Goller: Ali Sowe (dk. 18 ve 31) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Agbadou, Cengiz Ünder, Ndidi (Beşiktaş)
Bartın Valiyi çok sevdiğini söyleyen engellinin duygulandıran mutluluğu Bartın’da Engelliler Haftası ve Aile Günü nedeniyle düzenlenen şenlikte, özel eğitim alan engelliler ile evlilik hazırlığında olan çiftler buluştu. Etkinlikte valiye çok sevdiğini söyleyen engelli kadının mutluluğu duygusal anlara neden oldu. Bartın Gündüz Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi bahçesinde 10-16 Mayıs Engelliler Haftası ve 15 Mayıs Aile Günü nedeniyle şenlik düzenlendi. Şenliğe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yavuz Korkmaz, il protokolü engelli bireyler, aileleri ile evlilik hazırlığında bulunan çiftler katıldı. Mangalların yapıldığı etkinlikte, yüzleri boyanan engelli çocuklara pamuk şeker, balon ve çikolata gibi ikramlar yapıldı. Çeşitli oyun ve eğlenceli aktivitelerle, gönüllerince zaman geçiren engelliler, palyaçolarla birlikte dans edip, göbek attı. Engellilerin mutluluğuna Bartın Valisi Nurtaç Arslan da eşlik etti. Masaları tek tek dolaşan Vali Nurtaç Arslan, onlarla sohbet ederek, engelli ve ailelerinin hatıra fotoğrafı taleplerini geri çevirmedi. Vali Arslan’ı görünce mutlulukları gözlerinden okunan engelliler, Vali Arslan’a sevgi gösterisinde bulundu. Duygulandıran mutluluk Tekerlekli sandalye ile programa katılan 37 yaşındaki Zehra İşkesen, fotoğraf talebini geri çevirmeyen Vali Arslan’a "Seni çok seviyorum" dedi. Nurtaç Arslan’ın da, "Ben de seni çok seviyorum" demesinin ardından ise engelli kız büyük sevinç yaşadı. Zehra İşkesen’in mutluluğunu gören Vali Arslan ve yanındaki protokole duygusal anlar yaşadı. Vali Arslan, "Çok kıymetli engelli bireylerimiz ve değerli aileleri ile piknikte bir araya geldik. Çok hoş güzel vakit geçirdik. eğlencelerine ortak olduk. Engelli bireylerimizin de toplumun bir ferdi olduğunu, azim, başarı ve fedakarlıklarının bize ne kadar cesaret ve ilham verdiğini bir kez daha görmüş olduk. Bugün uluslararası Aile Günü. Evlenecek olan, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüzden destek alan gençlerimize bilgilendirme yapıldı, eğitim verildi. Bu gençlerimiz de bu şenliğe katıldı. Aile toplumun temeli. Özellikle kültürümüzde ailenin önemini anlatmaya gerek yok. Bu etkinlikle, ailenin önemini vurgulamış olduk" diye konuştu.
Ankara Bakan Ersoy’dan tarihi eser kaçakçılığı operasyonları hakkında açıklama Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Konya merkezli 9 ilde düzenlenen tarihi eser kaçakçılığı operasyonlarıyla ilgili, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bakanlığımızca yurt dışından iadesi sağlanan eserlerin her biri kültür varlıklarımızın ait olduğu topraklara yeniden kavuşmasının taşıdığı güçlü anlamı ortaya koymaktadır. Ancak bizim için asıl mesele, bu eserlerin yıllar sonra geri getirilmesi değil; ait oldukları topraklardan hiç koparılmadan korunabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yürütülen her çalışma, yalnızca bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda medeniyet mirasımıza sahip çıkma iradesinin de somut bir göstergesidir. Bu bakımdan, Emniyet Genel Müdürlüğümüz KOM Başkanlığı tarafından Konya merkezli 9 ilde gerçekleştirilen operasyon ülkemiz açısından son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Başarılı operasyon için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ve emniyet mensuplarını tebrik eden Ersoy, "Operasyonda 500’den fazla kültür varlığının ele geçirilmesinin yanı sıra, yurt dışındaki müzayede evleri ile kaçak kazı yapan kişiler arasındaki bağlantıların ve para transferlerinin ortaya çıkarılması, bir suç ağının çökertilmesini sağlamıştır. Bu başarılı çalışma, Türkiye’nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve ciddiyetini dünya kamuoyuna bir kez daha göstermiştir" dedi.
Bursa TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
Muğla Marmaris’te ’gözlükçü kurşunlama’ olayında 9 tutuklama Muğla’nın Marmaris ilçesinde bir gözlük mağazasının kurşunlanması olayıyla 4 ilde gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 12 şüpheliden 9’u tutuklandı. Olay, 29 Mart’ta Marina bölgesindeki bir gözlük mağazasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gözlükçüde meydana gelen kurşunlama olayının ardından Muğla Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekipleri tarafından şüphelileri yakalamak için çalışma başlatıldı. Güvenlik kamera ve PTS kayıtlarını inceleyen ekipler şüphelilerin olayı sahte plaka taktıkları bir araçla gerçekleştirdiklerini tespit etti. Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde olayla bağlantılı olduğu düşünülen 12 şüpheliyi yakalamak için düğmeye basıldı. Muğla merkezli, Kayseri, İzmir ve Aydın’da yapılan eş zamanlı operasyonda şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli yağma, 6136 sayılı kanuna muhalefet, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik" suçlamalarıyla işlem yapıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 12 şüpheli AK., M.A.G., Ö.F.Y., C.A., Y.E.Y., F.B.Ö., G.Ö., M.A., R.Ç., M.D., B.D.G. ve K.K. Marmaris Adliyesi’ne sevk edildi. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden 9’u tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.