SAĞLIK - 11 Şubat 2026 Çarşamba 11:02

Çocuklarda tedavi edilmeyen seröz otit kalıcı işitme kayıplarına sebep olabiliyor

A
A
A
Çocuklarda tedavi edilmeyen seröz otit kalıcı işitme kayıplarına sebep olabiliyor

Çocuklarda sık görülen seröz otit rahatsızlığı hakkında önemli açıklamalarda bulunan Denizli Özel Egekent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emrah Yücel; "Seröz Otit, tedavi edilmez ve kronikleşirse kalıcı işitme kayıplarına sebep olabilir" dedi.



Denizli Özel Egekent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emrah Yücel, çocuklarda sık görülen akut ve kronik seröz otit rahatsızlıkları hakkında önemli uyarılarda bulundu. Seröz otitin çocuklar için "sessiz bir tehlike" olduğunu belirten Yücel, hastalığın çoğu zaman geç fark edildiğine dikkat çekti. Op. Dr. Yücel, seröz otitin genellikle ateş ve ağrı gibi belirgin şikâyetlere yol açmaması nedeniyle fark edilmesinin zor olduğunu ifade ederek, "Seröz otitte orta kulakta sıvı birikimi olur. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda bu durum uzun süre fark edilmeyebilir" dedi.



Hastalığın çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Yücel, küçük yaş grubunda konuşma gelişiminde akranlarına göre gecikme görülebildiğini belirtti. Daha büyük çocuklarda ise konuşulanları anlamada zorluk, söylenenleri sık sık tekrarlatma, televizyonu ya da okulda öğretmeni daha yakından dinleme isteği, okul başarısında düşüş ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin ortaya çıkabildiğini söyledi. Çocuklarda seröz otitin daha sık görülmesinin nedenlerine de değinen Op. Dr. Emrah Yücel, "Çocuklarda orta kulak havalanmasını sağlayan Östaki kanalı yetişkinlere göre daha dar, kısa ve yatay seyirli olduğu için tıkanmaya daha yatkındır. Bu durumu tetikleyen çeşitli faktörler de bulunmaktadır" diye konuştu.



Yücel, alerjiler, okula veya kreşe erken yaşta başlama, geniz eti büyümesi ve sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonlarının çocuklarda seröz otit riskini artırdığını belirterek, ailelerin bu belirtiler konusunda dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.



"Ameliyat olan hastalarımızda ekseriya ameliyat sonrası ciddi bir ağrı olmaz ve aynı gün taburcu edilir"


Çocuklarda görülen rahatsızlık için tedavileri dile getiren Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emrah Yücel, "Tanıda ise öncelikle kulak muayenesi eğer gerekli görülürse işitme testleri yapıyoruz. Bu testler çocuklar için ağrısız güvenilir testlerdir. Bunun sonrasında tedaviye geçiyoruz. Tedavilerde her zaman antibiyotik ya da ameliyat gerekmiyor. Bazen sadece takip ve burun açıcı tedaviler yeterli oluyor. Bazı hastalarda duruma göre antibiyotikler gerekebiliyor. Eğer tablo kronikleşirse yani 3 aydan uzun sürecek olursa da ameliyat gerekebiliyor. Ameliyatla kulak zarına küçük bir çizik yapıp ventilasyon(havalandırma)tüpü yerleştiriyoruz. Ameliyat sonrası işitmede çok hızlı düzelme oluyor. Kulak tüpü ameliyatı genellikle günübirlik yapılan bir cerrahidir. Ekseriya geniz eti ameliyatı ile birlikte yapılır. Çocuklar ameliyat sonrasında çok ciddi bir ağrı hissetmezler. Ameliyat sonrasında genellikle aynı gün evlerine taburcu ediliyorlar" diye konuştu.



"Seroz Otit, tedavi edilmez ve kronikleşirse kalıcı işitme kayıplarına sebep olabilir"


Çocuklarda konuşma gecikmesi veya söylenenleri tekrarlatma durumu olursa ailelerin en kısa sürede kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini belirten Op. Dr. Emrah Yücel, "Çocuklarda konuşma gecikmesi varsa akranlarına göre geç konuşuyorsa veya daha büyük yaş gurubu çocuklarda konuşmaları tekrarlatma gibi durumlar varsa aileler kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına danışmaları gerekiyor. Eğer tedavi edilmez ve kronikleşirse seröz otit kalıcı işitme kayıplarına sebep olabiliyor" dedi.



Çocuklarda tedavi edilmeyen seröz otit kalıcı işitme kayıplarına sebep olabiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.