POLİTİKA - 16 Ocak 2026 Cuma 10:47

Başkan Dere, Çivril Belediyesi’nin 2024-2025 mali tablosunu açıkladı

A
A
A
Başkan Dere, Çivril Belediyesi’nin 2024-2025 mali tablosunu açıkladı

Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, belediyeyi 116 milyon TL borçla devraldıklarını, bunun 98 milyon TL’sinin ödendiğini ve kalan borcun 17,5 milyon TL’ye düşürüldüğünü açıkladı. Ayrıca kullanılan 48 milyon TL’lik kredinin personel hakları ve hizmet araçları için harcandığını belirtti.


Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, 2024-2025 yıllarına ait Çivril Belediyesi mali raporlarını kamuoyu ile paylaştı. Göreve geldiklerinde belediyeyi 116 milyon 245 bin TL borçla devraldıklarını belirten Başkan Dere, bu borcun 98 milyon 745 bin TL’sinin ödendiğini, geriye ise 17 milyon 500 bin TL borç kaldığını açıkladı.


Başkan Dere, 2024-2025 döneminde belediye tarafından toplam 48 milyon TL kredi kullanıldığını ifade ederek, bu borçlanmanın detaylarını da paylaştı. Kullanılan kredinin yüzde 58,33’lük kısmının (28 milyon TL) personel haklarını korumak amacıyla kıdem tazminatları ve işçi alacaklarının ödenmesinde kullanıldığını belirtti. Kalan yüzde 41,67’lik bölümün ise (20 milyon TL) belediyenin hizmet kapasitesini artırmak amacıyla alınan 15 adet hizmet aracının finansmanında değerlendirildiğini söyledi.


Belediyenin kurumsal yapısını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar attıklarını vurgulayan Başkan Dere, meclis kararıyla 2024 yılında 1, 2025 yılında ise 20 olmak üzere toplam 21 yönetmeliğin hayata geçirildiğini açıkladı.


Personel gelişimine de büyük önem verdiklerini ifade eden Başkan Dere, son iki yıl içerisinde belediye personeline yönelik toplam 16 ayrı işçi eğitimi düzenlendiğini belirterek, daha güçlü, daha şeffaf ve sürdürülebilir bir belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.



Başkan Dere, Çivril Belediyesi’nin 2024-2025 mali tablosunu açıkladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.