MAGAZİN - 10 Kasım 2020 Salı 14:27

10 Kasım’da işitme engelliler için Gençliğe Hitabeyi ekrandan betimledi

A
A
A
10 Kasım’da işitme engelliler için Gençliğe Hitabeyi ekrandan betimledi

Denizli’de yaşayan işaret dili tercümanı Kudret Çelebioğlu, Türkiye’de ilk kez tam betimlemesi hazırlanan Gençliğe Hitabeyi 10 Kasım’da ekranlardan paylaştı.

Denizli’de yaşayan işaret dili tercümanı Kudret Çelebioğlu, Türkiye’de ilk kez tam betimlemesi hazırlanan Gençliğe Hitabeyi 10 Kasım’da ekranlardan paylaştı.


Denizli’de yayın Denizli Radyo Televizyonu’nda (DRT) hafta içi her gün sabah programı sunan işaret dili tercümanı Kudret Çelebioğlu, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla programın sonunda izleyicilerine anlamlı bir sürpriz yaptı. Aynı zamanda işitme engelli bir anne babanın çocuğu olan Çelebioğlu, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini işaret diline çevirerek hazırladığı sunumu işitme engelli vatandaşlar ve gençler için paylaştı. 2 oğlu Arden ve Alp, eşi Şule ile kendi isminin baş harfinden esinlenerek “AŞK’la izindeyiz” temasıyla bu sunumu hazırlayan Çelebioğlu, Gençliğe Hitabenin tam metnini hem işaret dili hem de sesli olarak betimleyen ilk kişi oldu. Çelebioğlu’nun 10 Kasım’da işitme engellilerin Gençliğe Hitabeyi tam olarak anlamaları için hazırladığı video büyük beğeni topladı.



İşitme engelli bir ailenin çocuğu olarak 10 Kasım’a özel bir şeyler yapma fikriyle yola çıktığını kaydeden Kudret Çelebioğlu, “Denizli Radyo Televizyonu’nda Ajanda Programında her sabah ekran karşısında oluyorum. 10 Kasım’da işitme engelliler içine mesaj vermek istedim. Çünkü aralarında gençlerimizde var ve malum Ata’mızın Gençliğe Hitabesinde işitme engelli gençlere de bir hitabe söz konusu. Bu hitabeyi tam anlamıyla anlayabilmeleri için hem işaret diliyle hem de işiten bireylere yönelikte sesli betimleme ile çalışma ortaya çıktı. Çalışmanın da bir özelliği var. Türkiye’de Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi işaret diline çevrilmiş fakat yaptığım araştırmalarda dizelerin hep kesit kesit farklı isimlere seslendirildiğini gördüm ama burada şöyle bir özellik var; tamamı ile somut bir şekilde çevirisi söz konusu oldu. Ayrı bir özelliği ise bu çalışmayı yapanlar var ama sağır gramerinde işime engellilerin anlayabileceği düzeye indirebilmede ve onların gramerinde konuşmada Türkiye’de ilk bir proje diyebilirim” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ayakkabıcılarda kışlıklar raftan kalktı, yazlıklar geldi Eskişehir’de ayakkabı dükkanı bulunan Nur Mehmet Çınar, kış sezonunun ardından vitrinlerindeki botları kaldırdıklarını ve rafların yazlık modellerle süslendiğini belirtti. Düğün sezonunun açılmasıyla birlikte topuklu ayakkabı ve babetlere ilginin arttığını vurgulayan Çınar, asıl hareketliliği bayramdan sonra beklediklerini söyledi. Eskişehir’de hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte ayakkabı sektöründe de yazlık ürünlere ilgi arttı. İki Eylül Caddesi esnafından Nur Mehmet Çınar, kış sezonunu geride bıraktıklarını ve yeni sezon hazırlıklarını tamamladıklarını ifade etti. Yeni ürünlerin raflardaki yerini aldığını belirten Çınar, sektördeki son durumu değerlendirdi. "Yazlık ayakkabı satışlarımız başladı" Kış sezonunun ardından yazlık modellere geçiş yaptıklarını belirten Nur Mehmet Çınar, "Kış sezonunu kapattık. Şimdi yazlığa girmiş bulunmaktayız. Şu an sezona tam girişi yapmamış olsak da bayramdan sonra daha çok iş beklemekteyiz. Yani yeni ürünlerimiz de gelmiş bulunmakta. Genelde şu an düğün sezonu olduğu için tam olarak topuklu ayakkabılar ve babetler çok gidiyor. Platformlu modeller tercih ediliyor. Spor ayakkabılar zaten her zaman sattığımız ürünler, yaz kış gitmesi problem değil ama yeni modeller olarak daha çok topuklu ayakkabılar ön planda" ifadelerini kullandı. "Yeni modellerimiz gelmeye başladı" Sezon trendlerine göre satışların şekillendiğini kaydeden 12 yıllık sektör temsilcisi Çınar, son olarak şunları söyledi: "Bir de sezon olarak gidiyor her şey. Ona göre de satışlarımız oluyor. Şu an yeni modellerimiz gelmeye başladı. Elimde gösterdiğim ürünler gibi yeni topuklu ayakkabılarımız geldi. Müşterilerimizi yeni sezon ürünlerimizle buluşturmaya başladık."
Kocaeli Çarşının 10 kiloluk Prens’i Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor. Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O sesleniş, o sesleniş oldu" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu" Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum" Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "Mağazamıza enerji ve bereket verdi" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "Otobüse binecekken onu görmeye gelen var" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.