EKONOMİ - 17 Nisan 2026 Cuma 16:28

Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım

A
A
A
Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım

Çorum’da Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 2026-2030 dönemini kapsayan 5 yıllık periyotta 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışmasıyla elektrik kesinti sayı ve sürelerinde önemli iyileşme sağlanacak. YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, "Bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade, sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi" dedi.


Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), 2026-2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Çorum’un enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve güçlü bir yapıya kavuşturmak için kapsamlı çalışmalar hayata geçirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla hareket eden şirket, 2026-2030 yılları kapsamında Çorum’da 9 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Program kapsamında; şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo tesisleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. Yatırım programına ek olarak yürütülecek bakım çalışmaları kapsamında, arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri ile hat altı budama faaliyetleri hayata geçirilecek. Bu çalışmalar sayesinde hem kesinti sürelerinin azaltılması hem de enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor.



"Artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız"


Çorum’da gerçekleştirilen basın toplantısında yatırım programıyla ilgili basın mensuplarına bilgi verildi. Toplantıda konuşan YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, YEDAŞ’ın Çorum’da 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağladığını belirterek, "Geniş bir coğrafyada 2,5 milyonun üzerindeki kullanıcıya hizmet veriyoruz. Yıllık dağıtılan enerji miktarı terawatt/saat. 22 binin üzerinde dağıtım trafomuz var ve 88 bin kilometrelik hat yapısı aslında güçlü operasyon kapasitemizin temelini oluşturuyor. Çorum’da 5 bin trafo ve 16 bin kilometre hatla kapsamlı bir altyapı sağlıyoruz. Bununla birlikte artan tüketim ve kurulu güce göre yatırımlarımızı sürekli güncellemek durumundayız. Enerji hizmetinin merkezinde güçlü bir insan kaynağı olmazsa olmaz. 2 binden fazla personelle YEDAŞ bölgesinde hizmet veriyoruz. Çorum’da da yaklaşık 230 personelle 7 gün 24 saat sahada tedarik sürekliliğini sağlamak için aktif görev yapıyoruz. Bu kadronun büyük çoğunluğunu, tekniker, teknisyen ve mühendisler oluşturuyor. Teknik arkadaşlarımız sürekli sahada hizmet sürekliliği için gayret gösteriyor" dedi.



"Son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık"


Çorum’da son 7 yılda yapılan iyileştirme ve yatırımlarla ilgili konuşan Demir, "Çorum bölgesinde kullanıcı başına düşen kesinti süresinde son 7 yıl içerisinde güzel bir başarı yakaladık. Kullanıcı başına ortalama kesinti süresi 2019 yılında ortalama 734 dakikayken 2025 yılında bu sürek 629 dakika. Yüzde 14 kullanıcı başına düşen kesinti süresinde azalma sağlandı. Kesinti sayısında 2019’da kullanıcı başına düşen kesinti sayısı 10.5 adetti, 2025 yılında bu sayı 8.4’e düştü. Burada da son 7 yılda yüzde 20 iyileşme yakaladık. Kesinti sayısı ve süresinin azalmasındaki en temel etken önleyici ve kapsayıcı bakım çalışmaları, bunlarla birlikte dağıtım şebekesine entegre ettiğimiz teknolojik yatırımlar, teknolojik sistemler sayesinde oldu. Örneğin SCADA yatırımı; şu an bölgede kritik merkezlerin yüzde 99’unda SCADA kurulu. Bu da uzaktan enerjilendirme, ihtimal riskler halinde uzaktan enerji kesme kabiliyeti sağlıyor. Bölgeye ekip intikal etmeden uzaktan enerjilendirme yapabildiğimiz için kesinti sürelerinde ciddi azalma sağlanıyor. AGIS sistemi sayesinde de uzaktan hangi trafoda enerji olup olmadığını uzaktan görebiliyoruz. Kesinti yönetim sistemi yatırımı sayesinde ihtimal bir arızanın nerede meydana geldiğini önden tahmin edebiliyoruz" diye konuştu.



"Kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik"


Uzaktan müdahale sistemlerinde önemli bir kabiliyete sahip olduklarını belirten Demir, "2019 yılı ve 2025 yılı kıyaslandığında şu anda kritik merkezlerdeki SCADA istasyonu sayısı yüzde bin 507, yani 2 bin merkeze karşılık geliyor. Biz uzaktan enerji kesme, enerji verme ve ring şebekelerde risk akışını kullanıcılar kesintiyi hissetmeden aktarabilme kabiliyetine eriştik. SCADA sistemi olmadığı takdirde bölgeye ekip sevk etmek iş sağlığı ve güvenliği risklerini de beraberinde getiriyor. Burada dolaylı yolla iş sağlığı ve güvenliğinde risk seviyesini azalttık diyebiliriz" şeklinde konuştu.



"Bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz"


Çorum’a yapılacak enerji altyapısı yatırımının detaylarını anlatan Demir, "Kısaca bu iyileşmeler şebeke yönetiminden ziyade sistem yöneticiliği bakış açısı Çorum’un enerji alt yapısını geleceğe hazırlama noktasında en önemli adımlardan bir tanesi. Biz önümüzdeki 5 yıllık yeni uygulama döneminde de bu bakış açısıyla bölgeye yatırımlarımızı devam ettireceğiz. Dağıtım sektörü 5. uygulama dönemi olarak adlandırılan, 2026-2030 yıllarını kapsayan yeni bir uygulama dönemine girdi. Bu 5 yıllık periyotta biz Çorum’da 9 milyar liralık yatırım yapacağız. Geçmiş dönem yatırım miktarlarıyla kıyaslandığında hakikaten bu tutar yüksek bir meblağ. Bu 9 milyar 2026 yılı TÜFE’siyle hesaplanmış tutar. Gelecek yıl TÜFE’leriyle birlikte yıllık yatırım miktarları artacağı için 9 milyarın altına inme imkanı yok. Gelecek yıl TÜFE’lerin artış göstereceğini düşünürsek bu tutarın üzerinde bir yatırım bölgeye kazandırılacak. Bu yatırım, özellikle kırsal hatlarda kesinti süreleri ve kesinti sayılarının uzadığı bazı lokasyonlar var. Kırsal hatlarımız öncelikli olacak. Şehirleşme ve ticarileşmenin fazla olduğu ve buna bağlı bölgedeki alt yapı kapasitesinin arttırılması gereken noktalar var. Yine bunlar bizim önceliğimizde olacak. Coğrafyanın getirdiği aşırı kar yağışının fazla olduğu alanlar ve dağlıksal, sarp araziler gibi bölgelerde hatların çevre ve iklim şartlarına uygun hale getirilebilmesi için bu bölgelerdeki yatırımlar da öncelikli iş planlarımız arasında yer alacak" ifadelerini kullandı.


Yapılacak yatırımlarla elektrik kesinti sayısı ve kesinti sürelerinde önemli bir iyileşmenin sağlanacağını vurgulayan Demir, "Son 7 yılda kesinti sayısı ve kesinti süresi iyileşti dedik ama önümüzdeki 5 yıllık sürede bu yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra kesinti sürelerini ve kesinti sayılarını daha da aşağıya çekerek bölgedeki hizmet kalitesini yükseltmek ve müşteri memnuniyetini daha da iyi noktalara taşımak öncelikli hedefimiz ve beklentimiz. 2025 yılı 629 dakika olan süreyi, 9 milyar liralık yatırımı bölgeye kazandırdıktan sonra 528 dakika mertebesine çekmek istiyoruz, bu da kesinti sürelerinde yüzde 20’lik azalışa karşılık gelecek. Kesinti sayılarında benzer hedeflerimiz var. 2025 yılında kullanıcı başına 8.4 olan kesinti sayısını bu yatırımla 5.9 adete çekmek bizim öncelikli hedefimiz" dedi.



Çorum’un enerji altyapısına 9 milyar TL’lik yatırım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van TSO’da "Gözetim ve Analiz Programı" toplantısı düzenlendi Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Van Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğinde ‘Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı Kapsamında Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor? Nelere Dikkat Etmeliler?’ konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının açılışında konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, "Bugün; Vergi İdaresince Başlatılan Gözetim ve Analiz Programı hakkında bilgilenmek üzere bir aradayız. Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı, Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un yapacağı bilgilendirmeler büyük önem taşıyor. İl Defterdarımız ve deftardalık yetkililerimiz yine bugün aramızdalar. Yaşanabilecek muhtemel riskleri ortadan kaldırmaya yönelik Van SMMMO ile birlikte böyle bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Hızlı bir değişim, dönüşüm var. Üyelerimizde; yeni uygulamalar konusunda değişim, dönüşüm ve alınacak tedbirler hakkında bizlere bilgilendirme yapılması konusunda talepleri oluyor. Bizde bu doğrultuda böyle bir programı gerçekleştiriyoruz" dedi. Van SMMMO Başkanı Yakup Örenci ise "Günümüzde vergi idareleri, klasik denetim anlayışından hızla uzaklaşmakta; bunun yerine veri analitiğine dayalı, risk odaklı ve proaktif denetim modellerine geçmektedir. Ülkemizde de bu dönüşümün en somut örneklerinden biri; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen gözetim ve analiz programlarıdır. Artık vergi denetimi sadece geçmişe dönük bir inceleme süreci değil; aynı zamanda eş zamanlı izleme, karşılaştırma ve risk tespiti üzerine kurulu bir yapıya dönüşmüştür" dedi. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunduğunu vurgulayan Örenci, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yeni dönemde; mükelleflerin beyanları, sektörel ortalamalarla anlık olarak karşılaştırılmakta, elektronik belgeler, banka hareketleri ve üçüncü taraf verileri entegre şekilde analiz edilmekte, uyum düzeyi düşük görülen mükellefler sistem tarafından otomatik olarak riskli kategorilere alınmaktadır. Bu gelişmeler mükellefler açısından yalnızca bir denetim baskısı olarak görülmemelidir. Aksine, doğru okunduğunda bu sistem; kayıt dışı ile mücadelede adaleti güçlendiren, dürüst mükellefi koruyan, vergide gönüllü uyumu teşvik eden bir yapıyı da beraberinde getirmektedir. Ancak bu süreçte dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlar bulunmaktadır. Beyan ile fiili durum arasındaki tutarlılık, sektörel kârlılık oranlarına uyum, nakit ve banka hareketlerinin açıklanabilirliği, elektronik belge düzenine tam uyum ve en önemlisi, mali kayıtların şeffaf, izlenebilir ve savunulabilir olması gerekmektedir. Biz mali müşavirler olarak bu yeni dönemde yalnızca kayıt tutan değil; aynı zamanda riskleri önceden öngören, rehberlik eden ve stratejik danışmanlık yapan bir rol üstlenmekteyiz. Ancak bunun gerçekleştirebilmek için iş ve işlemlerinize ait tüm bilgileri zamanında mali müşavirlerinize teslim etmeniz, bu konularda mali müşavirinizi bilgilendirmeniz son derecece önem arz etmektedir. Bugünkü seminerimizin amacı da tam olarak budur. Sizleri bu yeni denetim yaklaşımı hakkında bilgilendirmek, karşılaşılabilecek riskleri ortaya koymak ve alınması gereken önlemleri somut şekilde paylaşmak." Toplantı; Yeminli Mali Müşavir İlhan Güneri ile Vergi ve Yatırım Danışmanı Eski Maliye Başmüfettişi Mehmet Abanoz’un ’Vergi İdaresi Gözetim ve Analiz Programı’ hakkındaki sunumları ile devam etti. ’Vergi Mükelleflerini Neler Bekliyor?’ ve ’Nelere Dikkat Edilmeli?’ gibi akıllarda yer alan sorularla ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı toplantı, soru-cevap bölümü ile son buldu.
Sivas Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Bursa Mudanya Çayönü Mahallesi’nde yağlık ay çiçek tohumu dağıtımı yapıldı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Alanlarının Kullanımını Etkinleştirilmesi (TAKE) Proje çalışmaları sürerken, Bursa’da toplamda 369 üreticiye 9 bin 262 dekar alanda uygulanmak üzere 3 ton 720 kilogram ayçiçeği tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen işlenmeyen veya işlemeli tarıma uygun olmayan alanlarda uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanılarak bitkisel üretimin arttırılmasına yönelik projeler Bursa’da uygulanmaya devam ediyor. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt’un verdiği bilgilerde, Proje Kapsamında Mudanya İlçesi Çayönü Mahallesinde gerçekleşen tohum dağıtım programına katılan Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, dağıtılan yağlık ayçiçek tohum çeşidinin ürün verimi olarak üstün bir çeşit olduğunu belirtti. Ayçiçek tohumunun yetiştirilme süreci hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinde bilgi alınabileceğini vurgulayan Sülün, dağıtılan tohumların tüm üreticilere ve ülkemize hayırlı olmasını temenni etti. 2026 yılında Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında Müdürlüğümüzce teklif edilen projelerden Ayçiçeği Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi (Bakanlık Katkısı 1 milyon 593 bin TL) kabul edilmiştir. Bu yıl İlimizde yürütülecek olan Yağlık Ayçiçeği projemiz Kestel, Karacabey ve Mudanya İlçelerimizde gerçekleşecektir. Dağıtım törenine Bursa İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Sülün, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Mudanya İlçe Tarım Müdürü Ergün Karadağ, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay Ercan Yavuz, AK Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak katılım gösterdiler.
Bursa Öğretmen ve öğrenciler çiçeklerle karşılandı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olayların ardından, Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden bir gurup öğrenci, arkadaşlarını ve öğretmenlerini çiçeklerle karşıladı. Bursa Osmangazi Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınlarından sonra farkındalık oluşturmak adına anlamlı bir etkinliğe imza attı. Sabah okula gelen öğretmenlerini çiçeklerle ve pankartlarla karşıladı. Öğrenciler, ‘öğretmene silah değil, çiçek uzatılır’ ve ‘Vatanı korumak çocukları korumaktan başlar’ pankartlarıyla arkadaşlarını karışlayan öğrenciler, ayrıca tüm öğretmen ve öğrencilere karanfil dağıttı. Öğrencilerinin bu duyarlılığının kendilerini çok duygulandırdığını ifade eden Şehit Erol Olçok Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Mehmet Niyazi Köse, "Eğitimci olarak bizler on iki günde meslek hayatlarının en zor dönemini yaşadık. Bu süreç öğrencilerimiz için çok daha zordu. Ancak onlar kendi zorluklarını unutarak arkadaşlarına ve bizlere büyük bir sürpriz yaptı. Kendileri küçük de olsa kalplerinin ne kadar büyük olduğunu bize gösterdiler. Bizim tahayyül ettiğimiz Türk Gençliği işte tam olarak budur. Öğrencilerimiz kutluyor ve onların öğretmenleri olmaktan gurur duyuyoruz" dedi.